İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Revaziye İnci Başvurusu (B. No: 2015/4223)

1. Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu

Başvuru No2015/4223Tarih11 Eylül 2019Okuma10 dk · 1.965 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Revaziye İnci Başvurusu

Karar tarihi
11 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2015/4223
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.965 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu

kararına karşı yapılan itirazın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde verilen kesin süre içinde başvurudaki eksikliğin tamamlanmadığı

gerekçesiyle başvurunun idari yönden reddine karar verilmiştir.

4. Başvurucu tarafından idari ret kararına itiraz edilmesi

üzerine Komisyonca itirazın kabulüne karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunulmasına gerek görülmediğini

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvurucu, çalıştığı işyerine ait servisle işe gittiği sırada

meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanarak malul kalmıştır.

9. Başvurucu, malul kalması nedeniyle uğradığı zararın tazmini

istemiyle çalıştığı Şirket aleyhine 28/8/2001 tarihinde Bursa 2. İş

Mahkemesinde (İş Mahkemesi) dava açmıştır.

10. İş Mahkemesinin davanın reddi yönünde verdiği karar Yargıtay

tarafından iki kez bozulmuştur.

11. İş Mahkemesinin bozma kararı doğrultusunda yaptığı yargılama

sonucunda davanın reddi yönünde verdiği kararın Yargıtay tarafından 1/6/2010 tarihinde

onanması ile birlikte yargılama sona ermiştir.

12. Başvurucu; makul sürede yargılama yapılmaması, yargılamanın

sonucu itibarıyla adil olmaması, kararın gerekçesiz olması nedenleriyle adil

yargılanma hakkının ve ayrıca yaşam, sosyal güvenlik ve mülkiyet haklarının

ihlal edildiği iddialarıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM)

başvurmuştur.

13. AİHM; makul sürede yargılanma hakkının ihlaliyle ilgili

şikâyet hususunda başvurucuların 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun ile kurulan Tazminat Komisyonuna (Komisyon) müracaat etmesi

gerektiğine, diğer şikâyetlerin ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde

(Sözleşme) belirtilen kabul edilebilirlik koşullarının yerine getirilmediğinin

saptandığı gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

14. Başvurucu, AİHM kararı doğrultusunda Komisyona müracaat

etmiştir. Başvurucu; Komisyona sunduğu dilekçesinde makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasını belirtmiş, ayrıca AİHM’e

yaptığı başvurudaki diğer ihlal iddialarına yönelik taleplerini de yinelediğini

ifade etmiştir. Komisyon 15/7/2014 tarihli kararıyla başvuruyu

sonuçlandırmıştır. Komisyon, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

gerekçesiyle başvurucuya 5.800 TL tazminat ödenmesine karar vermiştir. Aynı

kararda başvurucunun diğer şikâyetleri hakkında AİHM tarafından değişik

nedenlerle kabul edilemezlik kararı verilmiş olduğu hatırlatılarak Komisyon

tarafından çözüme kavuşturulacak bir şikâyetin bulunmadığı gerekçesiyle 6384

sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince diğer talepler reddedilmiştir.

15. 15/7/2014 tarihli Komisyon kararında ayrıca başvurucunun

tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde karara karşı Ankara Bölge İdare

Mahkemesine (Bölge İdare Mahkemesi) itiraz hakkının bulunduğu belirtilmiştir.

16. Komisyon kararı 25/9/2014 tarihinde başvurucu vekiline

tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu anılan karara karşı 10/10/2014 tarihinde Bölge

İdare Mahkemesine itirazda bulunmuştur.

18. Bölge İdare Mahkemesi 11/12/2014 tarihli kararıyla itirazı

süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, on beş günlük itiraz

süresinin Komisyon kararının tebliğ tarihinden itibaren başladığı

vurgulanmıştır. Komisyon kararının 25/9/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ

edildiği, bu itibarla en geç 9/10/2014 tarihine kadar itiraz edilmesi

gerekirken 10/10/2014 tarihinde kayda giren dilekçe ile yapılan itirazın

süresinde olmadığı belirtilmiştir.

19. Nihai karar 5/2/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

20. Başvurucu 6/3/2015 tarihinde ve süresinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

21. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Songül Akça ve diğerleri ([GK], B. No: 2015/2401, 19/7/2018, §§ 22-25)

başvurusuna ilişkin karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 11/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, geçirdiği iş kazasından dolayı uğradığı zararın

tazmini istemiyle açtığı davanın makul kabul edilemeyecek kadar uzun sürdüğünü

belirtmektedir. Başvurucu ayrıca söz konusu davada yargılamanın sonucuna etki

edecek deliller toplanmadan ve hükme esas alınan delillerin geçersizliğiyle

ilgili iddialar dikkate alınmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye

istinaden verilen kararın adil olmadığından şikâyet etmekte, uğradığı tüm hak

ihlallerinin giderimi için başvurduğu Komisyondan da tatmin edici bir sonuç

elde edemediğini ifade etmektedir. Bu bağlamda başvurucu, Komisyon kararına

karşı yaptığı itirazın süre aşımından reddedilmesinin de adil olmadığını

belirtmektedir. Başvurucuya göre sürelere ilişkin genel esasların düzenlendiği

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 8. maddesi ile

12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 92. maddesi

uyarınca tebliğ gününün hesaba katılmaması ve sürelerin tebliği izleyen günden

itibaren başlatılması gerektiğinden bu şekilde yapılacak hesaplamaya göre

itirazı süresindedir. Başvurucu yukarıda belirttiği nedenlerle yaşam, mülkiyet,

sosyal güvenlik ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmektedir.

B. Değerlendirme

24. Anayasa’nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun yukarıda yer verilen

şikâyetlerinin özü, geçirdiği iş kazası ve bununla ilgili olarak açtığı dava

nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü hak ihlallerinin giderimi için başvurduğu

Komisyon kararına karşı yaptığı itirazın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle

Komisyon kararının esasının incelenememesidir. Bu itibarla belirtilen ihlal

iddiaları, adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkemeye erişim

hakkı kapsamında incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

27. Somut olayda başvurucunun itiraza konu ettikleri işlem

11/12/2014 tarihli Komisyon kararıdır. Söz konusu kararın 25/9/2014 tarihinde

başvurucuya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği hususunda herhangi bir ihtilaf

bulunmamaktadır. İhtilafın itiraz başvuru süresinin başlangıcı olarak hangi

tarihin (tebliğ tarihi/tebliğ tarihini izleyen gün) kabul edileceği noktasından

kaynaklandığı görülmektedir.

28. Bölge İdare Mahkemesi idari işlemin tebliğ edildiği günü de

sayarak on beş günlük itiraz süresini hesaplamıştır. Buna göre işlemin tebliğ

edildiği tarih de sayıldığında 10/10/2014 tarihinde gerçekleştirilen itirazın

on altıncı günde yapıldığı ve süresinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bölge

İdare Mahkemesi bu uygulamasını 6384 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (3) numaralı

fıkrasına dayandırmıştır. Anılan fıkrada, Komisyon kararlarına karşı itiraz

süresinin tebliğ tarihinden itibaren

on beş gün olduğu hükme bağlanmıştır.

29. Başvurucu ise itiraz süresinin Komisyon kararının tebliğ

tarihini izleyen gün olan 26/9/2014 tarihinden başladığını ileri sürmekte; bu

iddialarını 2577 sayılı Kanun'un sürelerle ilgili genel esasların düzenlendiği 8.

maddesinde ve 6100 sayılı Kanun'un 92. maddesinde yer verilen, sürelerin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren

başlayacağı yönündeki kurala dayandırmaktadır. Başvuruculara göre tebliği

izleyen günden itibaren on beşinci günde yaptıkları itiraz süresindedir.

30. 2577 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, sürelerin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren

işlemeye başlayacağı hükme bağlanmaktadır. Benzer hükümler 5271 ve 6100 sayılı Kanunlar'da da yer almaktadır. Derece mahkemesinin tebliğ tarihinden itibaren ile tebliğ tarihini izleyen günden itibaren

lafızları arasında bir ayrım yapması ve bu iki kavrama farklı anlamlar

yüklemesi anlaşılabilir bir durumdur. Ancak derece mahkemeleri dava açma

süresine ilişkin hukuk kurallarını yorumlarken tüm hukuk sistemini bir bütün

olarak gözönünde bulundurmak ve başvurucuların

mahkemeye erişim haklarını aşırı kısıtlayacak biçimde katı ve şekilci

yorumlardan kaçınmak durumundadır. Özellikle muğlak ve yorumu gerektiren

ifadelerin başvurucular açısından -hukuk sistemi bir bütün olarak dikkate

alındığında- öngörülemez biçimde yorumlanması başvuruculara aşırı bir külfet

yüklenmesi ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğurabilir (Songül Akça ve diğerleri, § 46).

31. Başvuru konusuna ilişkin ilkeler Anayasa Mahkemesince daha

önce Songül Akça ve diğerleri kararında

ortaya konulmuştur.

32. Anayasa Mahkemesi bu başvuruda 6384 sayılı Kanun'un 7.

maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan "tebliğ tarihinden itibaren" ibaresinin temel usul

kanunlarına ilişkin yerleşmiş uygulamalardan farklı olarak kararın tebliğ

edildiği tarihin de itiraz süresinin hesabında dikkate alınacak şekilde

yorumlanmasının -Komisyon kararının tebliğ edildiği tarihin de itiraz süresinin

hesabında dikkate alınacağı yolunda açık bir hükmün bulunmadığı da

gözetildiğinde- aşırı katı ve şekilci olduğunu değerlendirmiş, bu durumda

itiraz süresi öngörülmesiyle amaçlanan kamusal yarar ile başvurucunun mahkemeye

erişim hakkından yararlanmasındaki bireysel menfaat arasındaki dengenin

başvurucu aleyhine bozulduğunu ve derece mahkemesinin öngörülemez yorumu

nedeniyle itiraz hakkından mahrum kalan başvurucunun mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır (Songül

Akça ve diğerleri, §§ 47-49).

33. Somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durum

bulunmamaktadır. Bu durumda derece mahkemesince kararın tebliğ edildiği tarihin

de itiraz süresinin hesabında dikkate alınacak şekilde -temel usul kanunlarına

ilişkin yerleşmiş uygulamalardan farklı olarak- yorumlanmasının öngörülemez

nitelikte olduğu ve başvurucunun itiraz hakkından mahrum kalması nedeniyle

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna varmak gerekir.

34. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

36. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

37. Mehmet Doğan

kararında özetle uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikle

ihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet Doğan, §§ 57, 58).

38. Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesi

amacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usul

kanunlarında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak

yargılamanın yenilenmesi sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın

kaldırılması hususunda derece mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Zira ihlal kararı verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesinin

gerekliliği hususundaki takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını

tespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemesi Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek

üzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür (Mehmet

Doğan, § 59).

39. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına hükmedilerek

ihlalin giderilmesi ve uğradığı maddi ve manevi zararların tazminine karar

verilmesi talebinde bulunmuştur.

40. Anayasa Mahkemesi 6384 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (3)

numaralı fıkrasının öngörülemez bir şekilde yorumlanarak başvurucunun

itirazlarının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme

kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

41. Bu durumda mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un

50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken

iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet

ihlal sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın

bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Bölge İdare Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

42. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu

sonucuna varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

43. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için Ankara Bölge İdare Mahkemesine

GÖNDERİLMESİNE (Karar, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Kurulunun 11/12/2014

tarihli ve E.2014/1041, K.2014/1259 sayılı kararıyla ilgilidir.),

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 226,90 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.701,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Selahaddin MENTEŞ Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucu : Revaziye İNCİ Vekili : Av. Mustafa Metin SEZGİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/4223, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının
  11. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  12. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  13. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/4223
Tarih
11 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Edat Yücel Seyhan Başvurusu (B. No: 2016/16204)
  • Rana Demir ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/3146)
  • Ferzende Eren Başvurusu (B. No: 2015/10299)
  • Burhan Yaz Başvurusu (B. No: 2016/67047)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Mustafa Baysal Başvurusu (B. No: 2016/58482)
  • Ahmet Boran Başvurusu (B. No: 2015/16263)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.