İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Mustafa Baysal Başvurusu (B. No: 2016/58482)

1. Başvuru, ceza infaz kurumu tarafından sakıncalı

Başvuru No2016/58482Tarih11 Eylül 2019Okuma11 dk · 2.250 kelime

KÜNYE

Birinci Bölüm Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Mustafa Baysal Başvurusu

Karar tarihi
11 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2016/58482
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.250 kelime·11 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumu tarafından sakıncalı

bulunan mektubun alıcısına gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 7/12/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe

teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde

21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan

edilmesine karar verilmiştir. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı, OHAL

döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa

Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK] B. No: 2016/22169,

20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.

9. 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrasında

terör örgütü (Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması, FETÖ/PDY)

üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklanarak Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna

(İnfaz Kurumu) konulan başvurucu 24/8/2016 tarihinde bir gazeteciye gönderilmek

üzere mektup yazmıştır.

10. Başvurucu mektubunda, 15 Temmuz akşamı Hâkimler ve

Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK-9/7/2018 tarihinden sonra Hâkimler ve Savcılar

Kurulu adını almıştır.) bazı üyelerinin Ankara Hâkimevinde yaptığı toplantı

sonrasında kendisi de dâhil olmak üzere açığa alınan hâkim ve savcılara ait

liste dayanak alınarak bu kişiler hakkında yürütülen arama, gözaltı ve

tutuklama işlemlerinden söz etmiş, bu işlemlerin dayanaksız olduğunu iddia

etmiştir. Başvurucu iddiasını doğrulamak için duyduğu bazı olayları

aktarmıştır. Buna göre görev yeri olan Sivas'ta bir savcının ifade aldığı

sırada Başsavcının odaya girerek hâkim ve savcılara ait soruşturma dosyalarında

somut delil bulunmadığını, bu kişilerin açığa alınmaları sebebiyle sorguya sevk

edildiğini söylediğini, bu beyanın da tutanak altına alındığını belirtmiştir.

Başvurucu mektubunun son bölümünde, temel insan haklarının öneminden bahsederek

sanal ve hukuksuz olarak nitelediği soruşturma işlemleri nedeniyle oluşan hak

ihlallerinin ileride hazineye önemli bir yük getireceği iddiasında bulunmuştur.

11. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının

(Disiplin Kurulu) 11/10/2016 tarihli kararıyla; mektubun birinci sayfasında

Sivas Cumhuriyet başsavcısı, ikinci sayfasında ise Başsavcılık makamı, sulh

ceza hâkimliği ve HSYK olmak üzere çeşitli kişi ve kurumları hedef gösteren

ifadelerin yer alması sebebiyle sakıncalı olduğu değerlendirilen mektuba el

konulmasına karar verilmiştir. Mektup, Disiplin Kurulunda karar alınmadan önce

mevzuat hükümleri uyarınca inceleme yapılmak üzere Sivas Cumhuriyet

Başsavcılığına gönderilmiş, Başsavcılık tarafından da HSYK'ya iletilmiştir.

HSYK mektubu 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin

İnfazı Hakkındaki Kanun'un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrası ve 116. maddesi

uyarınca işlem yapılmak üzere İnfaz Kurumuna iade etmiştir.

12. Başvurucu Disiplin Kurulu kararına karşı Sivas İnfaz

Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz

Hâkimliği 4/11/2016 tarihli kararıyla başvurucunun şikâyetini, mektup

içeriğinin 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrası hükmüne

aykırı olduğu gerekçesiyle reddetmiştir.

13. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz

yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesi 30/11/2016

tarihli kararıyla İnfaz Hâkimliğinin kararındaki gerekçeye atıf yaparak kararın

usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle başvurucunun itirazının reddine karar

vermiştir.

14. Nihai karar başvurucuya 6/12/2016 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu 7/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

16. İlgili hukuk için bkz. Ahmet Temiz, B. No:

2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 11/9/2019 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

18. Başvurucu; mektubunda tutuklanması sürecindeki keyfî uygulamaları

ve hukuka aykırılıkları yazdığını, bunların açıklanmasının savunma hakkı

yanında ifade hürriyeti kapsamına girdiğini, kişi ve kurumları hedef

göstermediğini ileri sürmüştür. Yaptığı itirazların gerekçe gösterilmeden

reddedildiğini belirten başvurucu, düşünce ve haberleşme hürriyetinin ihlal

edildiğini iddia etmiştir.

19. Bakanlık görüşünde; ceza infaz kurumunun düzeni,

disiplini, güvenliği ve yönetimi hususlarındaki değerlendirme takdir hakkının

somut olayın özelliklerine göre ceza infaz kurumuna ve mahkemelere bırakıldığı,

başvurucunun kişi ve kurumları hedef gösterdiği değerlendirilen mektubunun

muhatabına gönderilmemesine karar verilmesinin Anayasa'nın 22. maddesi

anlamında kamu düzeninin korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyaç

duyulan demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmadığı ve müdahalenin

ulaşılmak istenen amaçla orantılı olduğu, bu kapsamda Disiplin Kurulu, İnfaz

Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi kararlarının ilgili ve yeterli gerekçeler

içerdiği belirtilmiştir.

20. Bakanlık görüşüne karşı verilen cevapta, başvurunun

haberleşme hürriyeti yanında ifade hürriyeti yönünden de incelenmesi gerektiği,

mektupta cezaevi ve gözaltı koşullarında yaşanan olaylara dair tespit, tahlil

ve düşüncelerin ifade edildiği, mektup içeriğinin doğru olduğu belirtilmiştir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddiasının özü, göndermek istediği mektubun Disiplin

Kurulunca sakıncalı görülerek muhatabına gönderilmemesine karar verilmesi

nedeniyle haberleşme hürriyetinin engellenmesine ilişkindir. Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarında bu tür başvurular haberleşme hürriyeti

kapsamında incelenmiştir (Ahmet Temiz, § 23; Özkan Kart (2), B.

No: 2013/1201, 20/5/2015, § 22; Akif İpek, B. No: 2013/9456, 24/6/2015,

§ 23; Ramazan Vural, B. No: 2013/1148, 7/7/2015, § 24; Eren Yıldız,

B. No: 2013/759, 7/7/2015, § 25; Mustafa Aydin, B. No: 2013/275,

6/10/2015, § 24). Somut başvuruda da bu durumdan ayrılmayı gerektirecek bir

durum bulunmamaktadır.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek bir neden de bulunmadığı

anlaşılan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

23. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak

Anayasa'nın "Haberleşme hürriyeti" kenar başlıklı 22.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, haberleşme hürriyetine

sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç

işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya

başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına

bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere

bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış

merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine

dokunulamaz. ...

İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve

kuruluşları kanunda belirtilir."

24. Anayasa Mahkemesinin Ahmet Temiz (§§ 28-34) kararında

hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara ceza

infaz kurumlarının ilgili kurulları tarafından yapılan müdahalelere ilişkin

genel ilkeler belirtilmiştir.

25. Disiplin Kurulu, başvurucunun göndermek istediği

mektubun sakıncalı olduğunu değerlendirerek mektuba el konulmasına karar

vermiştir. Dolayısıyla anılan işlem ile kamu makamları tarafından başvurucunun

haberleşme hürriyetine bir müdahalede bulunulduğu açıktır.

26. Anılan müdahale Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı ve

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe

Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın,

Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,

demokratik toplum gereklerine uygun olma ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Ahmet Temiz, §

36).

27. Anayasa Mahkemesinin Ahmet Temiz kararında,

somut olayda da uygulanan 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinin, hükümlülerin

ceza infaz kurumlarından yaptıkları yazışmaların denetiminin ve

sınırlandırılmasının kanuni dayanağını oluşturduğu ve düzenlemenin kanunilik

ölçütünü karşıladığı tespit edilmiştir (Ahmet Temiz, §§ 37-46). Öte

yandan haberleşme hürriyetinin düzenlendiği Anayasa'nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında, söz konusu sınırlama sebeplerine bağlı kalınarak yapılacak

sınırlamanın ancak usulüne uygun olarak verilecek hâkim kararıyla mümkün

olabileceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında "İstisnaların

uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir." denilerek

bu kuralın da mutlak olmadığı ve bu kurala bazı kurumlar yönünden kanunla

sınırlamalar getirilebileceği açıkça düzenlenmiştir (AYM, E.2014/122,

K.2015/123, 30/12/2015, § 71). Bu bağlamda ceza infaz kurumları, Anayasa'nın

22. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında istisnaların uygulanacağı kamu

kurumlarındandır (Mehmet Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, §§

74-76).

28. Somut olayda Disiplin Kurulunca mektubun alıkonulma sebebi

olarak 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre mektup

içeriğinin sakıncalı olması gösterilmiştir. İlgili Kanun maddesinde kurumun

asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve

çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine

neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri,

tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği,

hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Bu

kapsamda başvurucunun mektubunun, Disiplin Kurulunca denetlenmesi suretiyle

haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin, kamu düzeninin korunması, suç

işlenmesinin önlenmesi ile ceza infaz kurumlarında asayiş ve güvenliğin sağlanması

amaçlarını taşıdığı, bunun da Anayasa'nın haberleşme hürriyetine ilişkin 22.

maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna varılmıştır

(Ahmet Temiz, §§ 47-51).

29. Anayasa Mahkemesinin Ahmet Temiz (§§ 58-68)

kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen

mektuplara ceza infaz kurumlarının ilgili kurulları tarafından yapılan

müdahalelerde demokratik toplum gereklerine uygun olma ve ölçülülük ilkesi

yönünden genel ilkelere yer verilmiştir. Buna göre demokratik toplum düzeninin

gerekleri gözetilmeli, sınırlamada öngörülen meşru amaç ile sınırlandırma aracı

arasında orantısızlık bulunmamalı, sınırlandırmayla ulaşılabilecek genel yarar

ile temel hak ve özgürlüğü sınırlandırılan bireyin kaybı arasında adil bir

denge kurulmasına özen gösterilmelidir.

30. Ayrıca mektup gönderme ve almanın ceza infaz

kurumlarında bulunan hükümlülerin ve tutukluların dış dünya ile bağlantısında

en önemli araçlardan biri olduğu gerçeğini gözönünde bulundurarak ceza infaz

kurumu yetkilileri, dış dünya ile yeterli bir iletişim sürdürmelerinde

mahkûmlara yardım etmeli ve bunun için onlara uygun desteği sunmalıdır (Musa

Kaya (2), B. No: 2013/2351, 16/9/2015, § 66).

31. Ancak ceza infaz kurumlarında tutulmanın kaçınılmaz

sonucu olarak kamu düzeninin korunmasına ve suç işlenmesinin önlenmesine

yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda hükümlü ve

tutukluların sahip oldukları haklar sınırlandırılabilir (Turan Günana,

B. No: 2013/3550,19/11/2014, § 35). Bu kapsamda mektubun tamamında ya da mektup

içeriğinin bir kısmında yer alan ifadelerin 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinde

yer verilen sebeplerden hangisi nedeniyle sakıncalı bulunduğunun ceza infaz

kurumunun ilgili kurulları tarafından mektuptaki somut ifadeler gösterilmek

suretiyle gerekçelendirilmesi gerekmektedir.

32. Somut olayda öncelikle mektubun bütünlüğü dikkate

alınarak hangi maksatla yazıldığının ortaya konulması gerekmektedir. Başvuruya

konu mektup başvurucunun, darbe girişimi sonrasında açığa alınan hâkim ve

savcılar hakkındaki gözaltı ve tutuklama süreçlerine yönelik eleştiri ve

yorumlarını içermektedir. Başvurucu söz konusu mektupla kendisinin de aynı

kapsamda gözaltına alınarak tutuklandığından söz ederek bu süreçte bizzat

yaşadığını ileri sürdüğü bir kısım olaylar ile başkalarından duyduğunu

belirttiği birtakım olayları, değerlendirmelerini de ekleyerek bir gazeteciyle

paylaşmak istemiştir. Esasında paylaştığı yorumlar ve aktardığı olaylar, söz

konusu dönemde kamuoyunda tartışılan, hukuki değerlendirmelere konu olan ya da

soruşturma ve yargılama mercileri önünde dile getirilen hususlarla benzer

doğrultudadır. İçerik, dil ve üslup yönünden değerlendirildiğinde mektubun

herhangi bir tahkir, tehdit ve propaganda amacı taşımadığı, hukuki yorum ve

eleştiri getirme amacıyla kaleme alındığı sonucuna ulaşılmıştır.

33. Buna karşılık Disiplin Kurulu kararında, başvuruya

konu mektupta kişi ve kurumları hedef gösterici ifadeler bulunduğu

değerlendirilmiştir. Ne var ki mektupta geçen kişi ve kurumlarla ilgili ifadelerin,

bu kişi ve kurumlara karşı hukuk dışı eylemsel bir faaliyeti teşvik ettiği,

onları kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırarak yıpratmayı amaçladığı söylenemez.

Kaldı ki hedef gösterildiği gerekçesiyle mektubun iletildiği kurumlar

tarafından başvurucu hakkında adli veya idari nitelikte bir işlem de

yapılmamıştır. Dolayısıyla mektupta bahsi geçen kişi ve kurumların hedef

gösterilmesi söz konusu değildir.

34. Bu kapsamda başvuruya konu mektuba yönelik yapılan

müdahalede, kamu makamlarınca mektuba özgü kabul edilebilir makul

gerekliliklerin ilgili ve yeterli gerekçelere dayanılarak ortaya konulmadığı

sonucuna varılmış; başvurucunun göndermek istediği mektuba el konulması

suretiyle haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin amaçlanan hedefler

açısından aşırı, dolayısıyla orantısız olduğu ve bu bağlamda demokratik toplum

gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkelerine uygun olmadığı kanaatine

varılmıştır.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 22.

maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

36. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

37. Başvurucu 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesini talep etmiştir.

38. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, Anayasa Mahkemesince bir temel hakkın ihlal

edildiği sonucuna varıldığında ihlalin ve sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağının

belirlenmesi hususunda genel ilkelere yer verilmiştir (Mehmet Doğan, §§

57-60).

39. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi

gerekir. Buna göre ihlal; idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya

yasama işlemlerinden kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun

giderim yolunun belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet Doğan,

§ 57).

40. Kamu makamlarınca mektuba el konulması ilgili ve yeterli

gerekçelere dayanılarak ortaya konulmadığından başvurucunun Anayasa'nın 22.

maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

41. Başvuruya konu mektubun yazıldığı tarihten itibaren

aradan uzunca bir süre geçtiği gözönüne alındığında yeniden yargılama

yapılmasında hukuki bir yarar bulunmamaktadır.

42. Başvurucunun Anayasa'nın 22. maddesinde güvence

altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğinin tespit edilmesi

sebebiyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya takdiren net 2.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

43. Başvuru kapsamında haberleşme hürriyetinin ihlal

edildiği gözetilerek kararın bir örneğinin bilgi edinilmesi için Sivas İnfaz

Hâkimliğine ve ihlalin sonuçlarının giderilmesi için Adalet Bakanlığına

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harçtan

oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan

haberleşme hürriyetinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 2.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 239,50 TL harçtan oluşan yargılama giderinin

BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Sivas İnfaz

Hâkimliğine (4/11/2016, E.2016/1679, K.2016/1733) GÖNDERİLMESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

G. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının giderilmesi

için Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 11/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar

verildi. Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Selahaddin MENTEŞ Raportör : Engin GÜNDÜZ Başvurucu : Mustafa BAYSAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/58482, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  14. B. Değerlendirme
  15. VI. Hüküm
  16. A. Haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin
  17. B. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan
  18. D. 239,50 TL harçtan oluşan yargılama giderinin
  19. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  20. F. Kararın bir örneğinin bilgi için Sivas İnfaz
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/58482
Tarih
11 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Ahmet Boran Başvurusu (B. No: 2015/16263)
  • Mustafa Kaya Başvurusu (B. No: 2015/19388)
  • Halil Özkan Başvurusu (B. No: 2015/17443)
  • Tuğrul Demir Başvurusu (B. No: 2015/11480)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Veli Çelebi Başvurusu (B. No: 2016/5785)
  • Erdal Kıran ve Orhan Kıran Başvurusu (B. No: 2015/17882)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.