İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Veli Çelebi Başvurusu (B. No: 2016/5785)

1. Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işlemi sonucu

Başvuru No2016/5785Tarih11 Eylül 2019Okuma11 dk · 2.171 kelime

KÜNYE

Birinci Bölüm Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Veli Çelebi Başvurusu

Karar tarihi
11 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2016/5785
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.171 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işlemi sonucu

emekli aylığının iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 18/3/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Emeklilik

Aylığının Bağlanması ve İptal Edilmesi Süreci

7. Başvurucu 1/12/1979-30/9/1980 tarihleri arasında

yaklaşık on ay Türkiye'de öğretmen olarak 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin c fıkrası

(4/c) kapsamında çalıştıktan sonra istifa ederek Almanya'ya gitmiştir.

Başvurucu daha sonra Türkiye'ye dönerek 1/10/2008-1/1/2009 tarihleri arasında

üç ay süreyle 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının b bendi

(4/1-b) kapsamında BAĞ-KUR sigortalısı olarak çalışmıştır.

8. Başvurucu 12/9/2011 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna

(SGK) başvurarak yurt dışında geçen süreyi borçlanarak emekli olmak istemiştir.

SGK 8/5/2012 tarihli cevap yazısında, yurt dışında geçirdiği 24 yıl 2 aylık

hizmetinin karşılığı olarak başvurucudan 124.123 TL ödemesini talep etmiştir.

9. Başvurucu 8/6/2012 tarihinde 124.132 TL'yi ödemiş ve

SGK tarafından 1/7/2012 tarihinde başvuruya Emekli Sandığından emeklilik aylığı

bağlanmıştır. 2/3/2014 tarihinde ise başvurucunun Emekli Sandığından değil

de BAĞ-KUR'dan emekli olması gerektiği gerekçesiyle emeklilik aylığı iptal

edilmiştir.

10. Emeklilik aylığının iptal edildiği tarihe kadar

ödenen yaşlılık aylıklarının ödenmesi talebiyle başvurucu aleyhine İstanbul

Anadolu 8. İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatılmıştır.

B. İptal Davası

Süreci

11. Başvurucu 5/3/2014 tarihinde İstanbul 20. İş Mahkemesinde

(Mahkeme) emekli aylığının iptaline ilişkin işlemin iptali, almaya hak

kazandığı emekli aylığının tekrar ödenmesi ve ödenmiş emekli aylığının iadesi

isteminin iptali talepleriyle dava açmıştır.

12. Mahkemece 25/12/2014 tarihinde davanın reddine karar

verilmiştir. Karar gerekçesinde, Türkiye'de sigortalılıkları bulunan kişilerin

borçlanma sürelerinin en son sigortalılık hâline göre yapılması gerektiği

açıklandıktan sonra başvurucunun borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Kanunu'nun

4/1-b maddesi kapsamında sigortalılık süresinin değerlendirilmesinin yasal bir

zorunluluk olduğu belirtilmiştir.

13. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay

21. Hukuk Dairesince 1/2/2016 tarihinde onanmıştır.

14. Nihai karar, başvurucu vekiline 18/2/2016 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucu 18/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

16. 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 2.

maddesiyle değişik 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"...

b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet

akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;

1) Ticarî kazanç veya serbest meslek

kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir

vergisi mükellefi olanlar,

...

c) Kamu idarelerinde;

1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a)

bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp

ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması

öngörülmemiş olanlar,

2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve

(b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili

kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş

olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,

sigortalı sayılırlar.”

17. 5754 sayılı Kanun'un 79. maddesiyle değişik 8/5/1985

tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında

Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında

Kanun'un 3. maddesi şöyledir:

"Bu Kanunun 1 inci maddesinde

belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan

sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri sigortalının Türkiye’de

hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması yoksa Sosyal Güvenlik

Kurumuna, Türkiye’de çalışması varsa en son tabi olduğu sosyal güvenlik

kuruluşuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan

yararlanırlar.

Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak

suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların

borçlanma işlemleri aylık aldıkları sosyal güvenlik kuruluşunca yapılır. ”

18. 5754 sayılı Kanun'un 79. maddesiyle değişik 3201

sayılı Kanun'un 5. maddesinin 4. fıkrası şöyledir:

“Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait

süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre

hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de

sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline

göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü

maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi

olarak kabul edilir.”

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 11/9/2019 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Ödenen

Primlerin İadesi ve Yaşlılık Aylığı Bağlanması Şikâyetleri Yönünden

a. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu, emeklilik aylığının SGK'nın

yapmış olduğu hatalı işlemden dolayı iptal edilmesine rağmen ödemiş olduğu

124.132 TL'nin iade edilmediğini ve başka bir sosyal güvenceden de

yararlanamadığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

b. Değerlendirme

21. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca

bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman

ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

22. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği

Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu

şikâyetini öncelikle yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir(İsmail Buğra İşlek, B.

No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

23. Somut olayda her ne kadar başvurucu kendisine

yaşlılık aylığı bağlanmadığını veya ödediği primlerin iade edilmediğini öne

sürmüş ise de başvuru formu ve eklerinden başvurucunun emekli olmak için ödediği

paranın iade edilmesi veya BAĞ-KUR'dan yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle

idareye başvuruda bulunduğuna ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmamıştır.

Dolayısıyla hukuk sisteminde mevcut idari ve yargısal yollar tüketilmeden

bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Emeklilik

Aylığının İptali ve Ödenen Aylıkların İadesi Şikâyetleri Yönünden

a. Başvurucunun

İddiaları

25. Başvurucu, emeklilik aylığının hukuka aykırı olarak

iptal edildiğini ve bu nedenle sosyal güvenceden yararlanamadığını belirterek mülkiyet

ve adil yargılanma hakları ile sosyal devlet ilkesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

b. Değerlendirme

26. Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" kenar

başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras

haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla,

kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum

yararına aykırı olamaz."

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

Başvurucu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası yanında adil yargılanma

hakkı ve sosyal devlet ilkesinin de ihlal edildiğini ileri sürmektedir. Ancak

başvurucunun emeklilik aylığının iptal edilmesi nedeniyle ileri sürdüğü

şikâyetlerinin mülkiyet hakkına ilişkin olduğu anlaşıldığından şikâyetlerin

mülkiyet hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

28. Somut olayda yurt dışındaki çalışma süresinin de

borçlandırılarak emekli edilmesine ilişkin olarak başvurucunun SGK nezdinde

yaptığı başvuru kabul edilerek kendisine emeklilik aylığı ödenmiştir. Ancak bu

işlem, SGK tarafından iptal edilerek başvurucunun almakta olduğu emeklilik

aylıkları geri istenmiştir. Dolayısıyla başvurucuya ödenen ancak sonradan

iadesi istenen emeklilik aylıkları yönünden Anayasa'nın 35. maddesi bağlamında

başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında bir menfaatinin bulunduğu sonucuna

varılmıştır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Kuddis

Büyükakıllı, B. No: 2014/3941, 5/10/2017, § 41; Fatma

Ülker Akkaya, B. No: 2014/18879, 22/2/2018, § 33).

29. Başvuru konusu olayda başvurucunun BAĞ-KUR'dan emekli

edilmesi gerekirken Emekli Sandığından emekli edildiği gerekçesiyle emeklilik

aylığı ödenmesine ilişkin işlemin iptal edilmesinin ve ödenen tutarların ise

geri alınmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği açıktır.

30. Başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahale,

mülkiyetten yoksun bırakma sonucuna yol açmamaktadır. Müdahalenin sosyal

güvenlik alanının düzenlenmesine yönelik olduğu anlaşıldığından mülkiyet

hakkının kullanımın kontrolüne ilişkin üçüncü kural çerçevesinde incelenmesi

gerekir.

31. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerde ilk

incelenmesi gereken ölçüt kanuna dayalı olma ölçütüdür. Bu ölçütün sağlanmadığı

tespit edildiğinde diğer ölçütler bakımından inceleme yapılmaksızın mülkiyet

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılacaktır. Müdahalenin kanuna dayalı

olması, müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir

kanun hükümlerinin bulunmasını gerektirmektedir (Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK],

B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44; Ford Motor Company,

B. No: 2014/13518, 26/10/2017, § 49; Necmiye Çiftçi ve diğerleri, B. No:

2013/1301, 30/12/2014, § 55).

32. Somut olayda Emekli Sandığına tabi görevde bulunmakta

iken bu görevinden ayrılan ve Almanya'da uzunca bir süre çalıştıktan sonra en

son Türkiye'de üç ay süreyle 5510 sayılı Kanunu'nun 4/1-b maddesi kapsamında

BAĞ-KUR sigortalısı olarak çalışan başvurucunun Emekli Sandığına bağlı olarak

kendisine emeklilik aylığı bağlanmamasına ilişkin derece mahkemesi kararlarının

5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 3201 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine

dayandığı anlaşılmaktadır.

33. Anılan mevzuat hükümlerinin belirli, öngörülebilir ve

ulaşılabilir olduğu açıktır. Bu itibarla derece mahkemelerinin kararlarının

dayandığı gerekçeler ile yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri dikkate

alındığında başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanunilik

ölçütünü taşıdığı değerlendirilmiştir.

34. Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet

hakkı, kamu yararı amacıyla sınırlandırılabilmektedir. Dolayısıyla mülkiyet

hakkına yapılan bir müdahalenin kamu yararına dayalı meşru bir amacının

bulunması gerekmektedir.

35. Sosyal güvenlik hakkının yer aldığı Anayasa'nın 60.

maddesinde "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu

güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." denilmektedir.

Sosyal güvenlik bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin

kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir

azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini en aza indirmek, ayrıca sağlıklı ve

asgari hayat standardını güvence altına alabilmektir. Bu güvencenin

gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşları oluşturularak kişilerin

yaşlılık, hastalık, malullük, kaza ve ölüm gibi sosyal risklere karşı asgari

yaşam düzeylerinin korunması amaçlanmıştır (AYM, E.2006/111, K.2006/112,

15/12/2006).

36. Sosyal güvenlik ödeme ve yardımlarının devletin mali

imkânlarının yeterliliği ve adil ölçüler ile sınırlı olduğu dikkate alındığında

açıkça kamu yararı amacı güttüğünden müdahalenin meşru amacı bulunmaktadır.

37. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik

ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik

öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli

olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin

zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının

mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile

ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini

ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53,

27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016, § 18; Mehmet Akdoğan ve

diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38).

38. Orantılılık ilkesi gereği kişilerin mülkiyet hakkının

sınırlandırılması hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı ile bireyin hakları

arasında adil bir dengenin kurulması gerekmektedir. Bu adil denge, başvurucunun

şahsi olarak aşırı bir yüke katlandığının tespit edilmesi durumunda bozulmuş

olacaktır. Müdahalenin orantılılığını değerlendirirken Anayasa Mahkemesi bir

taraftan ulaşılmak istenen meşru amacın önemini, diğer taraftan da müdahalenin

niteliğini, başvurucunun ve kamu otoritelerinin davranışlarını gözönünde bulundurarak başvurucuya yüklenen külfeti dikkate

alacaktır (Arif Güven, B. No: 2014/13966, 15/2/2017, §§ 58, 60; Osman

Ukav, B. No: 2014/12501, 6/7/2017, § 71).

39. İdarenin ölçülülük bağlamında iyi yönetim

ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İyi yönetim

ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu

otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak

hareket etmelerini gerektirir (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No:

2013/711, 3/4/2014, § 68). Bu bağlamda idarelerin kendi hatalarının sonuçlarını

gidermeleri ve bireylere yüklememeleri gerekir (Reis Otomotiv Ticaret ve

Sanayi A.Ş. [GK], B. No: 2015/6728, 1/2/2018, § 100).

40. Başvurucu Emekli Sandığına tabi olarak çalışıp istifa

ettikten sonra yurt dışında çalışmış ve yurt dışında geçirdiği hizmet

sürelerini saydırarak emekli olmayı talep etmiştir. Bu talebi kabul eden SGK, 124.132

TL ödenmesi karşılığında 1/7/2012 tarihinde başvurucuya emeklilik aylığı

bağlamıştır. Ancak SGK bu defa 2/3/2014 tarihinde emeklilik aylığı yerine

başvurucunun son olarak tabi olduğu BAĞ-KUR sigortalılığı sebebiyle emeklilik

aylığı bağlanması işlemini iptal etmiş ve emeklilik aylıklarının iadesini talep

etmiştir.

41. Başvurucunun emeklilik aylığının iptali son olarak

Emekli Sandığına tabi olmaması sebebine dayanmaktadır. Nitekim BAĞ-KUR'a tabi

olarak çalıştıktan sonra emeklilik talebinde bulunan başvurucu da bu gerekçenin

kanuniliğini sorgulamamış, bunun aksini ortaya koyamamıştır. İdarenin hatalı

işleminden dönebilmesi mümkün kabul edilmeli ancak yukarıda da değinildiği

üzere iyi yönetim ilkesi çerçevesinde başvurucuya aşırı bir külfet de yüklenmemelidir.

42. Bu açıklamalar doğrultusunda olaya bakıldığında

başvurucu, Emekli Sandığına tabi olarak emekli olamamakla birlikte başka sosyal

güvenlik şartlarına uygun olarak yaşlılık aylığı alması önünde bir engel

olduğunu ortaya koyamamıştır. Diğer taraftan başvurucu emekli olmak için

ödediği parayı geri alabilmesinin mümkün olmadığını da gösterememiştir. Ayrıca

emeklilik aylığı bağlandıktan yaklaşık 1 yıl 8 ay sonra bu hatanın fark

edilerek düzeltildiği dikkate alınmalıdır. Nihayetinde başvurucunun aylıklarının

toptan ve faiziyle birlikte geri istendiği yönünde açık bir şikâyeti de yoktur.

Dolayısıyla başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararı amacı

ile karşılaştırıldığında başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir

külfet yüklemediği, bu sebeple müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun

mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi bozmadığı

ve ölçülü olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal

edilmediği açıktır.

43. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B. No:

2012/1334, 17/9/2013, § 24).

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

ödenen primlerin iadesi ve yaşlılık aylığı bağlanması şikâyetleri yönünden başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın emeklilik

aylığının iptali ve ödenen aylıkların iadesi şikâyetleri yönünden açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 11/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Selahaddin MENTEŞ Raportör : Mahmut ALTIN Başvurucu : Veli ÇELEBİ Vekili : Av. Cihan SEVİM

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/5785, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Emeklilik
  10. B. İptal Davası
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Mülkiyet
  16. A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  17. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/5785
Tarih
11 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Erdal Kıran ve Orhan Kıran Başvurusu (B. No: 2015/17882)
  • İsmet Özdemir Başvurusu (B. No: 2015/18466)
  • Z.a. Başvurusu (B. No: 2015/6302)
  • Eti Turistik Yatırımlar Ticaret ve Sanayi A.ş. ve Ersoy Otelcilik İnşaat ve Turizm İşletmeciliği A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/15702)
  • Nursen Gül Başvurusu (B. No: 2016/9104)
  • Ercan Toğrul Başvurusu (B. No: 2016/71110)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.