İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Erdal Kıran ve Orhan Kıran Başvurusu (B. No: 2015/17882)

1. Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti sırasında dayak ve

Başvuru No2015/17882Tarih11 Eylül 2019Okuma18 dk · 3.678 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Erdal Kıran Ve Orhan Kıran Başvurusu

Karar tarihi
11 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2015/17882
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.678 kelime·18 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti sırasında dayak ve

psikolojik baskı nedeniyle sağlığını kaybetmekten dolayı kötü muamele

yasağının, sağlık sorunlarına rağmen askerliğe alınma nedeniyle kişinin maddi

ve manevi varlığını koruma hakkının, açılan tazminat davasında mahkeme

heyetinde hâkim sınıfından olmayan üyelerin yer alması, hâkim sınıfından olan

üyelerin ise askerî hiyerarşiye bağlı olması nedeniyle bağımsız ve tarafsız

mahkemede yargılanma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucu Erdal Kıran'ın adli yardım talebinin

kabulüne karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. 2015/17880 numaralı başvuru dosyasının konu yönünden hukuki

irtibat nedeniyle 2015/17882 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine,

incelemenin 2015/17882 numaralı başvuru dosyası üzerinden yapılmasına ve

2015/17880 numaralı başvuru dosyasının kapatılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve ekleri ile dava dosyası içeriğinden tespit

edilen olaylar özetle şöyledir:

9. 1987 doğumlu olan başvurucu Erdal Kıran, son yoklamasında

askerliğe elverişli olduğuna karar verilmesi üzerine askere sevk edilmiştir.

25/8/2007 tarihinde birliğine katılan başvurucunun herhangi bir sağlık sorunu

olmadığına dair imzalı beyanı alınmış, algılama yeteneği ve Türkçe'yi

konuşabilme seviyesi normal olarak değerlendirilmiştir. Başvurucu 23/11/2007

tarihinde esas birliği olan Balıkesir Asker Hastanesi Baştabipliği Emniyet ve

Hizmet Takım Komutanlığına katıldıktan sonra 3/12/2007 tarihinde

rahatsızlanmış, danışma ve intaniye polikliniklerinde muayene ve tetkikleri

yapılmıştır. Laboratuvar tahlilleri sonucunda başvurucuya HBV Enfeksiyonu ve Transaminaz Yüksekliği

teşhisi konulmuş ve on gün süre ile yatak istirahati verilmiştir. Başvurucu

istirahat bitiminde genel temizlik hizmetlerinde görevlendirilmiştir.

10. Başvurucunun arkadaşları ile sorun yaşamaya başlaması

nedeniyle hakkında 24/12/2007 tarihli Kıt'a Anketi

Formu düzenlenmiştir. Formda; dört gündür arkadaşlarına karşı çeşitli

ithamlarda bulunduğu ve saldırgan davranışlar sergilediği, iletişim kurmakta

zorlanan ve sessiz bir kişiliğe sahip olduğu belirtilmiştir. Sevk edildiği

psikiyatri polikliniğinde dört gün yatarak tedavi gören ve 27/12/2007 tarihli

Sağlık Kurulu Raporu ile psikotik bozukluk tanısı konulan başvurucuya üç ay

süreyle hava değişimi verilmiştir. Raporda başvurucunun nedensiz korkular,

konuşamama ve aşırı kuşku tarzında yakınmalarının olduğu, hastalığının dört yıl

önce başladığı, bu durumu gizleyerek askere geldiği bilgisine yer verilmiştir.

11. 18/1/2008 tarihinde rahatsızlanan başvurucu Van Asker

Hastanesine başvurmuş, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Yüzüncü Yıl Üniversitesi

Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik Cerrahi Polikliniğine sevk edilmiştir. Bu işlem

sonrasında Erdal Kıran'ın abisi diğer başvurucu Orhan Kıran, Van Asker

Hastanesi doktoru S.U.nun yatış vermemesi nedeniyle

eve dönen kardeşinin rahatsızlandığını ve kesici aletle kendi kendisini

yaraladığını belirterek tedavide kusurlu davrandığı iddiasıyla Dr. S.U.dan şikâyetçi olmuştur. Van Cumhuriyet Başsavcılığının

18/2/2008 tarihli kararıyla askerî mahkemeye gönderilmek üzere başvuru hakkında

görevsizlik kararı verilmiştir.

12. Başvurucu 15/2/2008 tarihinde Van Asker Hastanesine tekrar

müracaat etmiş, bu kez ileri tetkik ve tedavi amacıyla Ankara Gülhane Askerî

Tıp Akademisi (GATA) Psikiyatri Polikliniğine sevk edilmiştir. GATA'da yapılan

muayene ve tedavi neticesinde 11/3/2008 tarihli üç uzman tabip imzalı raporda,

davranışlarının kendine zarar verme, sınırsızlık, başkalarının eşyalarını

karıştırma ve içe çekilme tarzında bozulduğu, hava değişimi içinde garip

hareketleri ve konuşmalarının olduğu belirtilmiş, psikotik

bozukluk tanısı teyit edilerek üç ay süreli hava değişimi önerilmiştir.

13. Başvurucu sağlık durumunun tespiti amacıyla 2/6/2008

tarihinde Van Asker Hastanesine sevk edilmiş, yatış verilerek yapılan muayene

ve tetkikler sonrasında düzenlenen 10/6/2008 tarihli sağlık kurulu raporu ile kronik psikotik bozukluk

teşhisi konulan başvurucunun askerliğe elverişli olmadığına karar verilmiştir.

14. Başvurucular 30/6/2008 tarihli dilekçe ile Erdal Kıran'ın

rahatsızlığının askerlik hizmeti sırasında arkadaşlarından gördüğü ağır

psikolojik baskı ve dayak sonucu oluştuğunu ileri sürerek tazminat talebiyle

Millî Savunma Bakanlığına başvurmuşlardır. Bakanlık başvuruya cevap

vermemiştir.

15. Başvurucular, askerlik koşulları ile arkadaşları ve

üstlerinin tavırları nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek Millî

Savunma Bakanlığına karşı 7/10/2008 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde

(AYİM) tazminat davası açmışlardır. Dava dilekçesinde; Erdal'ın askere

alınmadan önce hayatına normal bir insan gibi devam etmekte iken şimdi evden

çıkamaz hâle geldiğini, abisi ve komşularının maddi yardımları ile yaşadığını

belirtmişlerdir. Dilekçede ayrıca, başvurucunun çoğu zaman kendisine zarar

vermeye çalıştığı, nitekim Van Asker Hastanesinde yatış verilmemesi nedeniyle

kesici aletle kendisine zarar verdiği, ciddi bir tedaviye ihtiyaç duymasına

rağmen davalı Millî Savunma Bakanlığının tedavi imkânı sağlamadığı ifade

edilmiştir. Başvurucu Erdal Kıran maddi ve manevi tazminat, abisi Orhan Kıran

ise manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

16. Başvurucular fakirlik belgesi sunarak adli yardım talebinde

bulunmuş, AYİM 2. Dairesi 28/10/2008 tarihli kararıyla adli yardım isteminin

reddine karar vermiştir. Harç ve posta ücreti eksikliğinin tamamlanmaması

üzerine AYİM 4/2/2009 tarihli kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar

vermiştir. Başvurucular bu karara karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM)

başvuruda bulunmuşlar, AİHM 10/1/2012 tarihli kararıyla mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Başvurucular bunun üzerine 5/3/3012

tarihli dilekçeleri ile yargılamanın yenilenmesi istemiyle AYİM'e

başvurmuşlardır. Başvuru dilekçesinde; başvurucunun askere alınmadan önce pek

çok muayeneden geçerek sağlam ve sağlıklı olarak askere gittiğini, Van İpekyolu

Devlet Hastanesince düzenlenen 3/6/2009 tarihli sağlık kurulu raporuna göre şizofreni tanısıyla %80 oranında vücut

fonksiyon kaybına uğradığını belirtmişlerdir.

17. AYİM 31/10/2012 tarihinde yargılamanın yenilenmesi istemini

kabul ederek davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına ve

yargılamaya kalınan yerden devam edilmesine karar vermiştir.

18. Millî Savunma Bakanlığı dava dilekçesine karşı savunmasında;

psikotik

bozukluğun dalgalı bir seyir izleyebildiğini, belirtilerde zaman zaman yatışma

olduğundan askere alınırken rahatsızlığın tespit edilemeyebildiğini,

başvurucunun askere alınması ile rahatsızlanması arasında çok kısa bir süre

bulunmasının hastalığın bünyesel ve başvurucunun askere alınmasından önce de

mevcut olduğunu gösterdiğini, ancak alevlenme döneminde ve askerlik hizmeti

sırasında tespit edildiğini ileri sürmüştür.

19. AYİM, başvurucuya ait tıbbi kayıt ve belgeleri temin ederek

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında

görevli üç öğretim üyesinden oluşan Bilirkişi Kuruluna tıbbi inceleme

yaptırmıştır. Bilirkişi Kurulundan başvurucunun rahatsızlığının bünyesel olup

olmadığı, oluşumunda veya tetiklenmesinde askerlik hizmetinin sebep ve

tesirinin bulunup bulunmadığı, teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinde hata,

gecikme ve eksiklik bulunup bulunmadığı, rahatsızlığın askerlik başlangıcında

mevcut olup olmadığı, mevcut ise askere alındığı sırada tespit imkânı bulunup

bulunmadığı hususlarında görüş istenmiştir.

20. 30/9/2014 tarihli Bilirkişi Raporunda; şizofreni hastalığının neden ortaya

çıktığı ve nasıl başladığı tam olarak bilinemeyen bir hastalık olduğu, tek bir

nedene bağlı olmadığı, doğuştan gelen yatkınlığa, büyüme döneminde yaşanılan ve

maruz kalınan çevresel şartlara bağlı olarak 15-35 yaşları arasında bazen sinsi

bazen de ani başlangıçlı olarak ortaya çıkabildiği, tümüyle tedavi edilemeyen,

tedaviyle belirtilerin yatıştığı iyileşme dönemleri ve alevlenmelerle gidiş

gösteren bir hastalık olduğu belirtilmiştir. Bilirkişiler, dosyadaki bilgilere

göre rahatsızlığın bünyesel olduğunu, askerliğin şizofreninin tetiklenmesinde

etkili olabileceğini, ancak bu etkinin askerliğe özgü olmadığını, başka hayat

olaylarının da hastalığı tetikleyebileceğini, stres verici bir etken yokken

kendiliğinden de başlayabileceğini değerlendirmiştir. Ayrıca raporda,

rahatsızlığından itibaren başvurucuya tıbbi bakım ve tedavinin verildiği,

istirahat ve geri hizmet uygulamasına gidildiği, organ kesimine neden olan

alevlenme döneminde hastaneye yatırılmamasında ihmal sorgulanabilecek ise de

benzer dürtüsel eylemlerin her zaman

öngörülebilmesinin mümkün olmadığı, başvurucunun dört yıl önce bu rahatsızlık

nedeniyle doktora gittiği hâlde askere alındığı sırada hastalığından söz

etmediği, iyileşme döneminde bilgi verilmediği takdirde kişide böyle bir

rahatsızlık olduğunun tespit edilemeyebileceği ifade edilmiştir.

21. Başvurucular bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; askere

alınmadan önce psikolojik rahatsızlık sebebiyle doktora başvurmadığını, bizzat

muayene edilmeden ve davalı idareye bağlı hastane kayıtlarına dayanılarak

verilen raporun bilimsel kurallara aykırı olduğunu, kesin kanaat içermeyip

muğlak ifadelerden oluştuğunu belirtmiştir. Bu nedenle başvurucu bizzat muayene

edilmek ve yatışı yapılmak suretiyle başka bir üniversiteden veya Adli Tıp

Kurumundan rapor alınmasını talep etmiştir.

22. AYİM ayrıca, Van Cumhuriyet Başsavcılığınca başvuruculardan

Orhan Kıran'ın şikâyeti hakkında verilen 18/2/2008 tarihli görevsizlik kararına

konu soruşturma dosyasını talep etmiştir. Van Jandarma Asayiş Kolordu

Komutanlığı konuyla ilgili soruşturma emri verilmediğini ve arşiv kayıtlarında soruşturma

dosyasına rastlanmadığını, bu nedenle talebin karşılanamadığını belirtmiştir.

23. AYİM 2. Dairesi 21/1/2015 tarihli kararıyla Bilirkişi

Raporundaki tespit ve değerlendirmeleri esas alarak oyçokluğuyla davayı

reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun askerlik hizmeti sırasında

tespit edilen ve askerliğe elverişsiz hâle gelmesine neden olan psikotik bozukluk (şizofreni vb.) rahatsızlığının,

idari bir eylem veya işlemden kaynaklandığına ilişkin somut bir iddia ve

kanıtın bulunmadığı, hastalığın askerliğin sebep ve tesirinden meydana

gelmediği, Balıkesir Asker Hastanesi Sağlık Kurulunca düzenlenen 27/12/2007

tarihli raporda hastalığın öyküsünün dört yıl önce başladığı, ancak askere

alınırken bu durumun gizlendiğine dair bilgi notunun bulunduğu, bunun da

rahatsızlığın askere gelmeden önce başladığını gösterdiği belirtilmiştir.

Kararda ayrıca hastalığın teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinde herhangi bir

hata, gecikme ve eksiklik bulunmadığı, zararlı sonuçla idarenin davranışı

arasında uygun nedensellik bağının, idareyi sorumlu tutacak herhangi bir

kusurlu hareket veya kusursuz sorumluluğu gerektirecek bir durumun bulunmadığı

ifade edilmiştir.

24. Karara katılmayan bir üye, bilirkişilerin askerlik gibi

kısmen stresli ve disiplin temelli olan silahlı eğitimin olduğu mesleklerin

şizofreni gibi kronik psikotik

hastalıkların tetiklenmesinde etkili olabileceği yönündeki görüşlerine vurgu

yaparak başvurucunun bünyesel rahatsızlığı olsa da askerlik hizmetinin bu

hastalığı tetiklemiş olabileceği değerlendirmesinde bulunmuş ve bir miktar

tazminat verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmamıştır.

25. Başvurucular kararın düzeltilmesini talep etmişlerdir. Buna

ilişkin dilekçede; başvurucu Erdal Kıran'ın askerlik öncesinde psikotik bir

rahatsızlıktan dolayı herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmadığını, bu konuda

askerî hastane tarafından düzenlenen rapordaki tespitlerin gerçeği

yansıtmadığını, ayrıca bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirtmişlerdir.

26. Karar düzeltme istemi AYİM'in

30/9/2015 tarihli kararıyla kabul edilerek 21/1/2015 tarihli karar

kaldırılmıştır. AYİM yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden farklı hüküm

kurmuş ise de davanın esasını önceki kararındaki gerekçeyle reddetmiştir.

27. Nihai karar 10/11/2015 tarihinde başvuruculara tebliğ

edilmiştir.

28. Başvurucular 16/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

29. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu'nun "İdari davalar ve

yargı yetkisinin sınırı" kenar başlıklı 21. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"20

nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve

askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil,

konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle

menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari

işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları,

doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve

karara bağlanır."

30. Anayasa Mahkemesi, yargılamaların makul sürede

sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da

hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen

bireysel başvurulara ilişkin olarak Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat

Komisyonu Başkanlığına (Tazminat Komisyonu) başvuru imkânının getirilmesine

ilişkin mevzuata önceki içtihadında yer vermiştir (Ferat Yüksel, B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 11-14).

B. Uluslararası Hukuk

31. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "İnsan haklarına saygı yükümlülüğü"

kenar başlıklı 1. maddesi şöyledir:

"Yüksek Sözleşmeci Taraflar kendi yetki

alanları içinde bulunan herkesin, bu Sözleşme'nin birinci bölümünde açıklanan

hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını sağlarlar."

32. Sözleşme'nin 3. maddesi şöyledir:

“Hiç

kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi

tutulamaz.”

33. AİHM'e göre yaşam hakkı

kapsamındaki pozitif yükümlülükler, askerlik hizmetini yerine getiren kişilerin

sağlıklarının ve iyilik hâllerinin korunmasını ve bu kişilere gerekli tıbbi

bakımın sağlanmasını gerekli kılar. AİHM'e göre

yetkili makamlar, askerlik hizmeti sırasında gerçekleşen her türlü yaralanma ve

ölüm olayına ilişkin makul bir açıklama sunma yükümlülüğü altındadır (Metin Gültekin ve diğerleri/Türkiye, B.

No: 17081/06, 6/10/2015, §§ 32, 33; Beker/Türkiye, B. No: 27866/03, 24/3/2009, §§ 41-43).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

34. Mahkemenin 11/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

35. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucu Orhan Kıran'ın

açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Bağımsız ve Tarafsız

Mahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

36. Başvurucular; askerî mahkeme üyelerinin tamamının asker

olması nedeniyle emir komuta zincirine dâhil olduklarını, bir kısım üyenin ise

hâkim sınıfından olmadığını, hâlen sivil olan ve yaşamının sadece bir kısmını

asker olarak geçiren birinin askerî mahkemede hak aramak zorunda bırakılmasının

adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

37. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiası, adil yargılanma hakkı

kapsamında bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkı yönünden

incelenmiştir.

38. AYİM'in bağımsız ve tarafsız bir

mahkeme olmadığı iddiaları, daha önce bireysel başvuruya konu olmuş ve Anayasa

Mahkemesince bu iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olduğuna karar verilmiştir

(Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134,

16/5/2013, § 29; S.Ç., B. No:

2012/1061, 21/11/2013, § 26; Salih Karakoç,

2013/2954, 19/12/2013, § 49). Somut başvuru açısından farklı karar verilmesini

gerektiren bir yön bulunmadığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların İddiaları

39. Başvurucular, yargılamanın çok uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

40. 31/7/2018 tarihli ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013

tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı

Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde

eklenmiştir.

41. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre yargılamaların

uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya da icra

edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin yürürlüğe

girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan bireysel

başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Tazminat Komisyonu tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

42. Anayasa Mahkemesi Ferat Yüksel kararında; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı

ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu,

ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin

bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel, § 26).

43. Ferat Yüksel kararında özetle; anılan başvuru yolunun

kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

44. Mevcut başvurunun bu kısmı yönünden söz konusu karardan

ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

45. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Kişinin Maddi ve

Manevi Varlığını Koruma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucu Orhan Kıran

Yönünden

46. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 46. maddesine göre Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması için başvuruya konu edilen ve ihlale

yol açtığı ileri sürülen kamusal eylem veya işlemden başvurucunun kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olması gerekir (Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014,

§§ 42-45).

47. Somut olayda başvurucunun, kardeşi olan diğer başvurucu

Erdal Kıran'ın askerlik hizmeti sırasında maruz kaldığı eylemlere ilişkin

olarak kendisi adına ayrıca yaptığı başvuruda ileri sürdüğü iddiaların

kardeşinin maddi ve manevi varlığında meydana gelen etki ve sonuçlar üzerinde

yoğunlaştığı anlaşılmaktadır. Başvurucunun söz konusu olaydan güncel ve kişisel

olarak doğrudan etkilenme durumu açık bir anlatımla ortaya konulamadığından

mağdur statüsünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

48. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvurucu Orhan Kıran

yönünden diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Başvurucu Erdal Kıran

Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

49. Başvurucu; hastalığının askerlik öncesinde de mevcut olduğu

tespitinin gerçeği yansıtmadığını, tespitin doğru olduğunun kabulü hâlinde ise

hastalığının fark edilmemesinin mümkün olmadığını, askerliğe elverişli

sayılmaması gerekirken elverişli görülüp askere alınması nedeniyle idarenin

kusur işlediğini iddia etmiştir.

b. Değerlendirme

50. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu olarak

olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar ile bu

mahkemelere sunulmayan bilgi ve belgeler bireysel başvuru konusu edilemez (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, §

20).

51. Somut olayda başvurucu yargılama süreci boyunca askere

alınmadan önce herhangi bir psikotik

rahatsızlığının bulunmadığını, askere alındığında sağlıklı olduğunu ileri

sürmüştür. Öte yandan AYİM'in esas hakkındaki

21/1/2015 tarihli kararının gerekçesinde, başvurucunun rahatsızlığının askerlik

öncesinde de mevcut olduğu tespitine yer verildiği ve bu karara karşı düzeltme

isteminde bulunulduğu hâlde başvurucunun karar düzeltme dilekçesinde askerlik

öncesinde şizofreni olduğu yönündeki

tespit ve değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığı, askere sağlam olarak alındığı

iddiası tekrarlanmıştır. Başvurucu, önceden mevcut hastalığının askerliğe engel

olduğu, dolayısıyla askere alınmaması gerektiği iddiasını ilk defa bireysel

başvuru formunda ileri sürmektedir. O hâlde başvurucunun, ihlale neden olduğunu

ileri sürdüğü söz konusu iddiayı yargılama aşamalarında dile getirmediği, bu

iddiasına ilişkin bilgi veya belge sunmadığı, böylece başvuru yollarını usulüne

uygun tüketmediği anlaşılmaktadır.

52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

E. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucu Orhan Kıran

Yönünden

53. Başvurunun Orhan Kıran'a yönelik kısmının, yukarıda yer

verilen 46 ve 47 numaralı paragraflarda açıklanan gerekçelerle ve diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Başvurucu Erdal Kıran

Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

54. Başvurucu; Türkçe'yi yeterli

düzeyde konuşamadığı için söylenenleri tam olarak anlayamadığını, bundan dolayı

maruz kaldığı yoğun psikolojik baskı ve dayak nedeniyle ruh sağlığının

bozulduğunu, askere alınmadan önce böyle bir rahatsızlığının bulunmadığını

iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca, bilirkişilerin kendisini bizzat muayene

etmediğini, muayene etmiş olsalar şizofreninin

sebebini tespit edilebileceklerini, bu nedenle raporun yetersiz olduğunu,

mahkeme kararının taleplerini karşılayacak gerekçeyi haiz olmadığını belirterek

kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş

ve tazminat talebinde bulunmuştur.

b. Değerlendirme

55. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Buna göre somut olayda başvurucunun iddialarının özünün kötü muamele

yasağına yönelik olduğu anlaşıldığından başvurucunun bu konudaki şikâyetlerinin

Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında incelenmesi gerekir.

56. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları

şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse

insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”

57. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “İşkence yasağı” kenar başlıklı 3. maddesi

şöyledir:

“Hiç

kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muamelelere tabi

tutulamaz.”

58. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan maddenin

birinci fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü fıkrasında da

kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya

muameleye tabi tutulamayacağı belirtilmiştir (Cezmi

Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 80).

59. Bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak

ve Anayasa'nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna

ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde Anayasa'nın 17. maddesi -"Devletin temel amaç ve görevleri"

kenar başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle birlikte yorumlandığında- etkili

bir soruşturmanın yapılmasını gerektirmektedir. Bu soruşturma, sorumluların

belirlenmesini ve cezalandırılmasını sağlamaya elverişli olmalıdır (Tahir Canan, § 25).

60. Usul yükümlülüğünün bir olayda gerektirdiği soruşturma

türünün bireyin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının esasına ilişkin

yükümlülüklerin cezai bir yaptırım gerektirip gerektirmediğine bağlı olarak

tespiti gerekmektedir. Kasten ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana

gelen ölüm ve yaralama olaylarına ilişkin davalarda Anayasa’nın 17. maddesi

gereğince devletin, ölümcül ya da yaralamalı saldırı durumunda sorumluların tespitine

ve cezalandırılmalarına imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütme

yükümlülüğü bulunmaktadır (Serpil Kerimoğlu

ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 55).

61. Başvurucuların şikâyetleri açısından maddi olayın ortaya

çıkarılması, olayda sorumluluğu bulunanların tespiti ve cezalandırılması

şeklinde makul bir başarı şansı sunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek

nitelikte olan yolun etkili bir ceza soruşturması yürütülmesi yolu olduğu

anlaşılmaktadır (Zeki Güngör, B.

No: 2013/8491, 31/3/2016, § 40).

62. Devletin sahip olduğu etkili soruşturma yükümü kapsamında,

işkence veya kötü muamele olduğunu gösteren yeterli, kesin belirtiler mevcut

olduğunda müdahale üçüncü kişilerden gelmiş olsa dahi şikâyet ya da ihbar

yapılmadığında bile resen soruşturma açılmasının sağlanması gerektiği açıktır (Tahir Canan, § 25). Bununla birlikte

devletin sahip olduğu resen soruşturma yükümünü yerine getirmemesi, bireysel

başvuru yolunun ikincil niteliği gereği başvurucuların sahip olduğu iddialarını

idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletme yükümlülüğünü ortadan

kaldırmamaktadır(Zeki Güngör, §

42).

63. Başvurucu askerlik hizmeti sırasında arkadaşlarının ve

üstlerinin psikolojik baskısı ve dayak eylemlerine maruz kalması nedeniyle sağlığını

kaybettiğini ileri sürmektedir. Ancak başvurucu bu eylemlerin kim tarafından,

hangi tarihte ve ne şekilde gerçekleştirildiğini belirtmek suretiyle somut olay

ve olgulardan söz etmemektedir. Başvurucu ayrıca iddialarını yetkili makamlara

ilettiğini ileri sürmemekte, iddialarını makul ve savunulabilir kılan bir adli

rapordan veya benzeri bir delilden bahsetmemektedir. Başvurucu devletin ilgili

makamlarının, iddiasına konu durumdan bir şekilde haberdar olmak suretiyle

resen ceza soruşturması başlatma yükümlülüğü altında olduklarını da ortaya

koyabilmiş değildir.

64. Öte yandan başvurucu, bilirkişiler tarafından bizzat muayene

edilmiş olması hâlinde hastalığının darp ve psikolojik baskı nedeniyle meydana

geldiğinin anlaşılabileceğini ileri sürmüştür. Bilirkişi Raporunda belirtildiği

üzere şizofreni gibi psikotik bozukluklarda

sürecin iyileşme ve alevlenme şeklinde dalgalı bir seyir izlediği dikkate

alındığında, bilirkişilerin rapor düzenledikleri dönemde başvurucuyu bizzat

muayene etmelerinin olayın aydınlatılmasında yarar sağlayıp sağlamayacağı

hususunda vardıkları sonuç bilirkişilerin tıbbi kanaatlerinin bir parçasıdır.

Bu noktada Anayasa Mahkemesinin bilirkişilerin vardığı sonucun doğruluğu

hakkında fikir yürütme görevi bulunmamaktadır.

65. Tüm bu açıklamalar dikkate alındığında başvurucunun

psikolojik baskı ve dayak eylemlerine maruz kaldığı yönündeki iddiasını somut

olgulara dayalı olarak temellendiremediği, dolayısıyla iddiasının makul ve

savunulabilir olmaktan uzak bulunduğu, ayrıca bu konuda etkili yol olan ceza

soruşturması üzerine bireysel başvuruda bulunulmadığı anlaşıldığından kötü

muamele yasağının ihlal edildiği iddiasının incelenebilmesi için gerekli

koşulların başvuruya konu olayda mevcut olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

66. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvuruculardan Orhan Kıran'ın adli yardım talebinin

KABULÜNE,

B. 1. Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın;

a. Başvurucu Erdal Kıran yönünden başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

b. Başvurucu Orhan Kıran yönünden kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

4. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın;

a. Başvurucu Erdal Kıran yönünden açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

b. Başvurucu Orhan Kıran yönünden kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetlerine neden olacağından başvurucuların yargılama giderlerini

ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Selahaddin MENTEŞ Raportör : Engin GÜNDÜZ Başvurucular : 1. Erdal KIRAN 2. Orhan KIRAN Vekili : Av. Suat ÇAKMAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/17882, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım Talebi
  11. B. Bağımsız ve Tarafsız
  12. C. Makul Sürede
  13. D. Kişinin Maddi ve
  14. E. Kötü Muamele Yasağının
  15. A. Başvuruculardan Orhan Kıran'ın adli yardım talebinin
  16. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  17. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/17882
Tarih
11 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • İsmet Özdemir Başvurusu (B. No: 2015/18466)
  • Z.a. Başvurusu (B. No: 2015/6302)
  • Eti Turistik Yatırımlar Ticaret ve Sanayi A.ş. ve Ersoy Otelcilik İnşaat ve Turizm İşletmeciliği A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/15702)
  • Nursen Gül Başvurusu (B. No: 2016/9104)
  • Ercan Toğrul Başvurusu (B. No: 2016/71110)
  • Cebrail Bektaş ve Yüksel Şahin Başvurusu (B. No: 2015/4787)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.