İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Metin Güngör Başvurusu (B. No: 2016/13020)

1. Başvuru, müdahil olarak yer alınan davada iddiaların

Başvuru No2016/13020Tarih25 Eylül 2019Okuma12 dk · 2.462 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Metin Güngör Başvurusu

Karar tarihi
25 Eylül 2019
Başvuru Numarası
2016/13020
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.462 kelime·12 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, müdahil olarak yer alınan davada iddiaların

karşılanmaması, makul sürede yargılama yapılmaması, temyiz isteminin

incelenmeksizin reddedilmesi ve açıkça hukuka aykırı karar verilmesi

nedenleriyle adil yargılanma hakkının; verilen iptal kararı sonucu yapılan

yatırımların karşılıksız kalması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/7/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Ankara'nın Çankaya ilçesi sınırları içinde bulunan

taşınmazın malikidir.

7. Taşınmazın bulunduğu alanda Ankara Büyükşehir Belediyesi

tarafından imar planı değişikliği yapılmıştır. Taşınmazın bulunduğu alan özel

eğitim alanı olarak belirlenmiş iken sağlık alanına dönüştürülmüştür.

8. Çankaya Belediyesi tarafından bu işlemin iptali istemiyle

Ankara 13. İdare Mahkemesi (Mahkeme) nezdinde dava açılmıştır.

9. Mahkeme 17/8/2009 ve 22/10/2009 tarihli kararları ile dava

dilekçesinin reddine karar vermiştir. Ret gerekçesi istemin açık ve net olarak

ortaya konulamamasıdır.

10. Daha sonraki dilekçeyi usulüne uygun bulan Mahkeme 8/4/2010

tarihli kararı ile de başvurucunun davalı Büyükşehir Belediyesi yanında davaya

katılma talebini kabul etmiştir.

11. Mahkeme 20/1/2011 tarihli hükmüyle davayı reddetmiştir. Ret

gerekçesine değişikliği şehircilik ve planlama ilkelerine uygun olduğunu ifade

eden bilirkişi raporu esas alınmış ve işlemin imar mevzuatı açısından da hukuka

aykırılık taşımadığı belirtilmiştir.

12. Başvurucu, dava dilekçesinin iki kez reddedilmesinin hukuka

aykırı olduğunu, işin esasının hiç incelenmemesi gerektiğini belirterek bu

kararı gerekçe yönünden temyiz etmiştir. Davacı Çankaya Belediyesi de temyiz

isteminde bulunmuştur. Diğer davalı Büyükşehir Belediyesi ise temyiz isteminde

bulunmamıştır.

13. Danıştay Altıncı Dairesi 21/3/2012 tarihli kararı ile

başvurucunun istemini davaya yanında katıldığı davalı idare olmadan tek başına

temyiz isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle incelenmeksizin reddetmiş, davacı

Çankaya Belediyesinin temyiz istemini ise esastan reddetmiştir.

14. Karar düzeltme aşamasında onama kararı kaldırılarak

Mahkemenin kararı 28/11/2013 tarihli hükümle eksik inceleme yapılarak karar

verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.

15. Mahkeme bozma ilamına uyarak 20/11/2014 tarihli kararı ile

işlemi iptal etmiştir. Ret gerekçesinde bilirkişi raporuna dayanılarak değişikliğin

şehircilik ve planlama ilkeleriyle bağdaşmadığı, imar mevzuatı açısından da

hukuka uygun bulunmadığıbelirtilmiştir.

16. İptal hükmü davalı ve başvurucu tarafından temyiz edilmiş

ancak talep esastan reddedilerek hüküm Danıştay Altıncı Dairesinin 24/5/2016

tarihli kararıyla onanmıştır.

17. Başvurucu nihai hükmü 24/6/2016 tarihinde tebellüğ etmesinin

ardından 21/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

18. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"1. İdari dava türleri şunlardır:

...

b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel

hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam

yargı davaları "

B. Uluslararası Hukuk

19. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin

(1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Herkes davasının, medeni hak ve

yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen

suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve

tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde

görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir. Ancak,

demokratik bir toplum içinde ahlak, kamu düzeni veya ulusal güvenlik yararına,

küçüklerin çıkarları veya bir davaya taraf olanların özel hayatlarının

gizliliği gerektirdiğinde veyahut, aleniyetin adil yargılamaya zarar

verebileceği kimi özel durumlarda ve mahkemece bunun kaçınılmaz olarak

değerlendirildiği ölçüde, duruşma salonu tüm dava süresince veya kısmen basına

ve dinleyicilere kapatılabilir"

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 25/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; Danıştay Altıncı Dairesinin 21/3/2012 tarihli

kararı ile temyiz isteminin davaya yanında katıldığı davalı idare olmadan tek

başına temyiz isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle incelenmeksizin

reddedildiğini belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin

başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurular Anayasa Mahkemesince

incelenebilir (Zafer Öztürk, B.

No: 2012/51, 25/12/2012, § 17).

23. Somut yargılama sürecinde erişim hakkının ihlal edildiği

iddiasına konu onama kararı 21/3/2012 tarihlidir. Yargılama sürecinin devamında

başvurucu bu istemini karar düzeltme aşamasında yenilememiş ve daha sonraki

süreçte bu konuya dair değerlendirme yapılmamıştır. Bir başka ifadeyle ihlal

iddiasına konu kararın zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle incelenmesi mümkün

değildir.

24. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkına İlişkin Diğer İhlal

İddiaları

25. Başvurucu, uyuşmazlığın davacı ya da davalı sıfatıyla tarafı

olmayıp yargılama sürecine davalı yanında ferî müdahil sıfatıyla katılmıştır.

İlgili kişilerin davaya katılımının sağlanmasının; gerekçeli karar hakkı,

silahların eşitliği ilkesi, savunma hakkı gibi güvencelerle örtüşen, bu

güvencelerin gerçekleşmesini sağlayan bir gereklilik olduğu izahtan varestedir.

Yargılama sürecine dair güvencelerin ihlalinin müdahili de etkileyeceği dikkate

alındığında müdahilin, adil yargılanma hakkının sürece dair diğer

güvencelerinden faydalandırılmayacağı veya bu güvencelere ilişkin şikâyette

bulunamayacağı söylenemez. Aksi yaklaşımın sonuca etkili iddialarda

bulunulabilmesi, savunma yapılabilmesi, delil ileri sürülebilmesi adına

sağlanan mahkemeye erişimin etkinliğini zedeleyeceği, anlamsız ve içerikten

yoksun kılacağı ve bunun yanında bireysel başvurunun temel hak ve özgürlüklerin

korunması amacıyla da bağdaşmayacağı açıktır (benzer değerlendirmeler için bkz.

Cengiz İnş.san.ve Tic.A.Ş.

ve Mirax Tur.İnş.Tic.A.Ş.

[GK],B.No:

2015/7846, 26/6/2019, § § 29,36).

Bu belirlemeler ışığında davanın sonucundan etkileneceği öngörülerek yargılama

sürecine müdahil olarak dâhil edilen başvurucunun, adil yargılanma hakkının

sürece dair diğer güvencelerine yönelik ihlal iddiaları bakımından mağdur

statüsünün bulunduğu, kişi bakımından yetki koşulunu sağladığı sonucuna

ulaşıldığından diğer ihlal iddialarının değerlendirilmesine geçilmiştir.

1.Makul Sürede Yargılanma Hakkına İlişkin İhlal

İddiası

a. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu, yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını ileri

sürmektedir.

b. Değerlendirme

27. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır.

28. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı vetazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgilibaşarı şansı sunma ve yeterli

giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu

tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

29. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu; işin esasına girilmemesi gerektiği, davanın

ehliyet ve süre aşımı yönünden usulsüz olduğu, planda hukuka aykırılık bulunmadığı

gibi iddialarının doyurucu bir biçimde karşılanmadığını belirterek gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

b. Değerlendirme

32. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki

hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da

dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) birçok kararında

vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil

yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının kabul

edilmesi gerekir (Abdullah Topçu,

B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

33. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

34. Gerekçeli karar hakkı ile, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarının sağlanması amaçlanmaktadır. Mahkemeler, kararlarını hangi

temele dayandırdıklarını yeterince açık olarak belirtme yükümlülüğü altındadır.

Bu yükümlülük tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddiaların

kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri vedemokratik

bir toplumda onlar adına verilen yargı kararlarının sebeplerinin toplum

tarafından öğrenilmesinin sağlanması için de gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No:

2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

35. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı olarak yanıt

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine

sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan

anlaşılmalıdır.

36. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucunu etkilemesi,

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve

diğerleri, § 35).

37. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu

kabul ettiği bir husus hakkında ilgili ve

yeterli bir yanıt vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul

veya esasa dair iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden

olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri,

§ 39).

38. Mahkemenin gerekçesini oluştururken dayandığı olgu ve

delillerin takdiri Anayasa Mahkemesinin yetki alanı dışındadır. Yargılama

sürecine bir bütün olarak bakıldığında mahkemenin plan değişikliğine dair

bilirkişi incelemesi yaptırdığı ve uyuşmazlığı şehircilik ve planlama ilkeleri

ile mevzuat çerçevesinde yorumlayarak iptale hükmettiği görülmektedir.

39. Bu durumda yapılan yargılama sonunda hükme ulaşılması için

yeterli gerekçe bulunduğu, başvurucunun esasa etkili iddialarının karşılandığı,

karar düzeltme aşamasında değerlendirme konusu hüküm ve gerekçesinin uygun

bulunduğu dikkate alındığında gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal

olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun İddiaları

41. Başvurucu, iptal kararı nedeniyle taşınmazını gerektiği gibi

kullanamadığını, düşünülen sağlık merkezi projelerin gerçekleşmediğini, yapılan

yatırımların karşılıksız kaldığını ve bu nedenle zarara uğradığını belirterek

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

42. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse,

önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır (Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri, B. No:

2013/1178, 5/11/2015, §§ 49-54). Bu nedenle öncelikle başvurucunun Anayasa'nın

35. maddesi uyarınca korunması gereken mülkiyete ilişkin bir menfaatinin olup

olmadığı noktasındaki hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir (Cemile Ünlü, B. No: 2013/382, 16/4/2013, §

26; İhsan Vurucuoğlu,

B. No: 2013/539, 16/5/2013, § 31).

43. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet

hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal

varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20).

Mülkiyet hakkı, özel hukukta veya idari yargıda kabul edilen mülkiyet hakkı

kavramlarından farklı bir anlam ve kapsama sahip olup bu alanlarda kabul edilen

mülkiyet hakkı, yasal düzenlemeler ile yargı içtihatlarından bağımsız olarak

özerk bir yorum ile ele alınmalıdır (Hüseyin

Remzi Polge, B. No: 2013/2166, 25/6/2015,

§ 31; Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri,

§ 51).

44. Başvuru konusu olayda, yargı kararı ile imar planı

değişikliği işleminin iptal edilmesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddia

edilmiştir.

45. Somut olayda başvurucunun imar planı değişikliğine güvenerek

çeşitli proje çalışmalarını girip harcamada bulunduğu, yapılan masrafların

ekonomik bir değerinin olduğu ve bu ekonomik değerin mülkiyet hakkı kapsamında

değerlendirilmesi gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.

46. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı

Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmak için ihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya

eylem için idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması

gerekir.

47. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının

uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı takdirde ortaya

çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine

başvurulmalıdır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, ikincil nitelikte bir

kanun yoludur. Temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle

genel yargı mercilerinde olağan kanun yolları ile çözüme kavuşturulması

esastır. İddia edilen hak ihlallerinin bu olağan denetim mekanizması içinde

giderilememesi durumunda bireysel başvuru yoluna başvurulabilir (Bayram Gök, B. No: 2012/946, 26/3/2013, §§

17, 18).

48. Somut olayda başvurucu, imar planı değişikliği işleminin

Çankaya Belediyesi tarafından açılan dava sonucu iptal edilmesi ile sonuçlanan

ve müdahil olarak yer aldığı yargılama sürecini temel alarak mülkiyet hakkının

ihlali iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur.

49. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir" denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye

bağlanmıştır. Bu maddede bir temel hak olarak güvence altına alınmış olan

mülkiyet hakkının gerçekten ve etkili bir şekilde korunabilmesi yalnızca

devletin müdahaleden kaçınmasına bağlı değildir. Anayasa'nın 5. ve 35.

maddeleri uyarınca devletin mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin pozitif

yükümlülükleri de bulunmaktadır. Bu pozitif yükümlülükler, kimi durumlarda özel

kişiler arasındaki uyuşmazlıklar da dâhil olmak üzere mülkiyet hakkının

korunması için belirli tedbirlerin alınmasını gerektirmektedir (Eyyüp Boynukara, B.

No: 2013/7842, 17/2/2016, §§ 39-41). Devletin pozitif yükümlülükleri, mülkiyet

hakkına yapılan müdahalelere karşı usule ilişkin güvenceleri sağlayan yargısal

yolları da içeren etkili hukuksal bir çerçeve oluşturma ve oluşturulan bu

hukuksal çerçeve kapsamında yargısal ve idari makamların bireylerin özel

kişilerle olan uyuşmazlıklarında etkili ve adil bir karar vermesini temin etme

sorumluluklarını da içermektedir (Selahattin

Turan, B. No: 2014/11410, 22/6/2017, § 41).

50. Somut olayda zarara uğranıldığı ve mülkiyet hakkının ihlal

edildiği iddiası; Ankara Büyükşehir Belediyesince yapılan imar planı

değişikliği işleminin yargı kararı ile hukuka aykırılığı ortaya konularak

geçersiz hâle gelmesinden, bir başka ifadeyle ilgili idarenin hukuka aykırı

işleminden doğmaktadır. Öz olarak başvurucu, idarenin hukuka aykırı işlemine

(imar planı değişikliğine) güvenerek yaptığı masraf nedeniyle zarara uğradığını

ileri sürmektedir.

51. ''İlgili hukuk'' kısmında yapılan alıntılardan da

anlaşıldığı üzere pozitif hukukumuzun idarenin hukuka aykırı işlem ve eylemleri

nedeniyle uğranılan zararın tazmini için etkin hukuki yolları temin ettiği açıktır.Bu bağlamda başvurucunun mülkiyet hakkının etkin

şekilde korunması bakımından yargı kararıyla hukuka aykırı olarak tesis

edildiği saptanan imar planı değişikliği işlemini yapan idareye karşı,

masrafların karşılıksız kalması gibi nedenlerle uğradığını ileri sürdüğü zarar

için tazminat davası açarak idare

hukuku araçlarından yararlanması mümkündür.

52. Buna karşılık başvurucu bu yargısal yola başvurduğuna dair

herhangi bir somut bilgi veya belge sunamamıştır. Başvurucu mülkiyet hakkının

ihlal edildiği iddiasında bulunduğu bu başvuruyu, imar planı değişikliği

işleminin iptali için üçüncü kişi tarafından açılan davaya ilişkin süreci temel

alarak gerçekleştirmiştir. Bu durumda mülkiyet hakkının korunması bağlamında

hukuk sisteminde mevcut etkili hak arama yollarının tüketildiğinin kabulü

mümkün değildir.

53. Açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiği

iddiasının yetkili derece mahkemeleri önünde tanınan başvuru yolları tüketilmeden

bireysel başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarını tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarını tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

25/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

M.Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Volkan

ÇAKMAK

Başvurucu

:

Metin GÜNGÖR

Vekili

:

Av. Murat

MECİT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/13020, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mahkemeye Erişim
  11. B. Adil Yargılanma Hakkına İlişkin Diğer İhlal
  12. C. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin
  13. A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Yıldırım
  16. Kömürcü
  17. Seferinoğlu
  18. Çakmak
  19. Mecit
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/13020
Tarih
25 Eylül 2019

İlgili Kararlar

  • Magomed Emin Osmaev Başvurusu (B. No: 2016/70639)
  • Yasin Çetinoğlu Başvurusu (B. No: 2016/7456)
  • Fatma Öncel ve Nusret Öncel Başvurusu (B. No: 2015/18595)
  • Sinan Işık Başvurusu (B. No: 2015/12734)
  • Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/18554)
  • Nasrullah Kuran Başvurusu (B. No: 2015/14245)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.