İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Bercan Aktaş Başvurusu (B. No: 2015/15860)

1. Başvuru, tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle

Başvuru No2015/15860Tarih10 Ekim 2019Okuma17 dk · 3.384 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Bercan Aktaş Başvurusu

Karar tarihi
10 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2015/15860
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.384 kelime·17 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; ifade özgürlüğü kapsamındaki eylemlerin

tutuklamaya konu edilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/9/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Genel Bilgiler

6. PKK'nın terör örgütü olduğu ulusal ve uluslararası makamlar

tarafından kabul edilmiş tartışmasız bir olgudur. Anılan örgütün

gerçekleştirdiği terörist şiddet, bölücü amaçları dolayısıyla anayasal düzene,

millî güvenliğe, kamu düzenine, kişilerin can ve mal emniyetine yönelik ağır

tehdit oluşturmaktadır. Bu yönüyle ülkenin toprak bütünlüğünü hedef alan PKK

kaynaklı terör, onlarca yıldır Türkiye'nin en hayati sorunu hâline gelmiştir (Gülser Yıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170,

16/11/2017, §§ 7-18).

7. Bununla birlikte kamuoyunda demokratik

açılım süreci, çözüm süreci

ve Millî Birlik ve Kardeşlik Projesi

gibi farklı isimlerle ifade edilen süreç içinde 2012 yılının son döneminden

itibaren PKK tarafından gerçekleştirilen terör saldırıları önemli ölçüde

azalmıştır. Ancak Suriye'de son yıllarda yaşanan iç savaşın Türkiye'nin

güvenliği üzerinde etkileri olmuş, PKK ve DAEŞ kaynaklı terör olayları yeniden

artmaya başlamıştır. Kamuoyunda 6-7 Ekim

olayları ve hendek olayları

olarak bilinen terör eylemleri bunların başında gelmektedir (Gülser Yıldırım (2), §§ 21-30).

8. Türkiye 2015 yılı Haziran ayından itibaren yeniden yoğun bir

şekilde terör saldırılarına maruz kalmıştır. Bu kapsamda PKK tarafından Şırnak

il merkezi ile Cizre, Silopi ve İdil ilçelerinde, Hakkâri'nin Yüksekova

ilçesinde, Diyarbakır'ın Silvan, Sur ve Bağlar ilçelerinde, Mardin'in Dargeçit,

Nusaybin ve Derik ilçelerinde, Muş'un Varto ilçesinde cadde ve sokaklara

çukurlar kazılıp barikatlar kurularak, bu barikatlara bomba ve patlayıcılar

yerleştirilerek teröristler tarafından bu yerleşim yerlerinin bir kısmında öz yönetim adı altında hâkimiyet

sağlanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda çok sayıda terörist, halkın bu yerlere

giriş ve çıkışını engellemek istemiştir. Güvenlik güçleri, çukurların

kapatılması ve barikatların kaldırılması suretiyle yaşamın normale dönmesini

sağlamak amacıyla operasyonlar yapmış ve teröristlerle çatışmaya girmiştir.

Aylarca devam eden bu operasyon ve çatışmalar sırasında yaklaşık iki yüz

güvenlik görevlisi hayatını kaybetmiş, tonlarca bomba ve patlayıcı imha

edilmiştir.

9. Terör saldırılarının gittikçe yoğunlaştığı ve ülkenin birçok

bölgesine yayıldığı bu dönemde, hem güvenlik güçleri hem de siviller hedef

alınmıştır.

B. Başvurucunun

Tutuklanmasına İlişkin Süreç

10. 15/8/2015 tarihinde PKK tarafından Hakkari'nin Şemdinli

ilçesinde gerçekleştirilen terör saldırısında, Hakkari Özel Hareket Şube

Müdürlüğünde görevli Komiser A.Ç. şehit edilmiştir. Başvurucu aynı gün bu

olayla ilgili olarak Twitter hesabında şöyle bir

paylaşımda bulunmuştur:

"Şemdinli’de Polis Özel

Harekat komiseri A.Ç. etkisiz hale getirilmiştir."

11. Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca terör örgütü propagandası yapma suçundan

yürütülen soruşturma kapsamında 17/8/2015 tarihinde gözaltına alınmıştır.

12. Başvurucunun 18/8/2015 tarihinde Savcılıkta üç müdafii huzurunda verdiği ifadesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"BercanAktaş@bercanaktaş

rumuzlu kullanıcı ben olmaktayım. Twitter hesabımdan

15/08/2015 günü saat: 22:21 sıralarında www.twitter.com adresinde 'Şemdimli'de Polis Özel Hareket Polisi A.Ç. etkisiz hale

getirilmiştir' şeklindeki yazıyı ben yazdım paylaştım. Ben öğrenciyim. Halen

ben İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya Bölümü son sınıf öğrenciyim. Aynı zamanda

HDP Parti Meclis Üyesiyim.

Ben ifademde belirttiğim gibi bu sözle

anlattığım bir ironiydi. Ben barış dilini kullanmak istemiştim. Ancak yalnız

amacım kesinlikle bir örgüt propagandası değildir. Bu yazıyı yazarken ben

komiserin kimler tarafından öldürüldüğünü bilmiyordum. Yazdığım twit yanlış anlaşılmıştır. İfadem de konuyu açıklık

getirdim. Zaten bu yazıdan ve tepkilerden sonra ne amaçla yazdığımı yine twitter üzerinden lafımı geri aldığımı ve özür dilediğimi

yazmıştım. Emniyet ifademde belirttiğim gibi kimseyi övmek gibi bir kastım

yoktur.

Benim amacım kesinlikle şiddeti övmek değil.

Ben barış yanlısıyım. Bu durumların tekrarlanmaması için ben ve mensubu olduğum

partim HDP bir çatışmamasızlık ortamı için çağrı

yapmıştır. Bende bu çağrıya katılıyorum başka düşüncem yoktur.

Ayrıca Emniyet ifademi tekrar ederim. Dikkat

edildiyse getirilmiştir şeklinde yazmadığım için bir sahiplenmem söz konusu

değildir. Hiç bir şekilde şiddete davet olmamıştır."

13. Başvurucu 18/8/2015 tarihinde terör örgütü propagandası

yapma suçundan tutuklanması istemiyle İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk

edilmiştir. Tutuklamaya sevk yazısında başvurucunun üzerine atılı suçu

işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve

tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilmiştir.

14. Başvurucunun sorgudaki ifadesinde özetle; suçlamaları kabul

etmediğini, suçlama konusu yapılan sosyal medya paylaşımlarının örgüt

propagandası ve suç unsuru içermediğini ifade etmiştir.

15. Başvurucu, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/8/2015

tarihli kararıyla terör örgütü propagandası yapma suçundan tutuklanmıştır. Tutuklama kararının gerekçesinin

ilgili kısımları şöyledir:

"Şüphelinin terör örgütü propagandası

yapmak suçundan terörle mücadele kanunun 7/2 maddesi uyarınca tutuklanması

talep edilmiştir. Anılan madde metninde terör örgütünün cebir, şiddet veya

tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek yada bu yöntemlere

başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi 1 yıldan 5 yıla

kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın veya yayın yolu ile

işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında arttırılır şeklinde düzenleme

yapıldığı görülmektedir. Şüphelinin sosyal medyadaki tweetter

hesabından yayınlamış olduğu tweetinde 'Şemdinli'de

polis özel harekat komiseri A.Ç. etkisiz hale getirilmiş' şeklinde paylaşımda

bulunduğu görülmüştür, önceden beri etkisiz hale getirmek tabiri çatışmada

öldürülen teröristlere dönük olarak kullanılagelen bir tabirdir, terör ile

mücadelede hayatını kaybeden güvenlik görevlileri için Şehit tabiri

kullanılmaktadır ancak son dönemlerde Yargıtay kararlarında terör örgütü

listesinde bulunan pkk silahlı terör örgütü

mensupları Türkiye'de bir savaşın var olduğunu dile getirerek bu savaşta ölen

kendi mensupları için şehit tabirini kullanmakta kendilerine göre karşı taraf

içinde etkisiz hale getirildi tabirini kullanmakta olduğu bir vakadır.

Şüpheli paylaşmış olduğu tweet

ile yukarıda da açıklandığı üzere terör örgütü tarafından benimsenen bir

söylemi açıkça dile getirmiştir. Terör ile Mücadele Kanununun 7/2 maddesinde

bahsedildiği üzere şüphelinin bir terör örgütünün cebir şiddet ve tehdit içeren

yöntemlerini meşru gösterecek ölçüde çatışmada hayatını kaybeden bir güvenlik

görevlisi için etkisiz hale getirilmiş tabirini kullanması suçun unsurlarını

içerecek nitelikte kabul edilmelidir.

Suçun basın yayın yolu ile işlenmesi de

verilecek cezanın arttırım nedenidir.

Şüphelinin üzerine atılı suçtan CMK 100

maddesinde sayılan tutuklama koşulları oluşmuştur.

Şüphelinin üzerine atılı suçun niteliği ,

mevcut delil durumu , kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut

delillerin varlığı bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz

kalacağı anlaşıldığından şüphelinin üzerine atılı suçtan CMK 100 ve devamı

maddeleri gereğince tutuklanmasına, [karar verildi]."

16. Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiş, İstanbul 7. Sulh

Ceza Hâkimliği 28/8/2015 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.

17. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 3/9/2015 tarihli

iddianamesi ile başvurucunun terör örgütü

propagandası yapmak suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması

istemiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davası açmıştır.

18. Başvurucu 10/9/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

19. İddianamede başvurucuya yöneltilen eylemlere ilişkin olarak

değerlendirmeler şöyle ifade edilmiştir:

"...15/8/2015 günü Hakkari ili Şemdinli

İlçesinde PKK/KCK terör örgütü mensuplarının yol kapatıp kimlik kontrolü

yapmaları üzerine, olay yerine intikal eden güvenlik güçlerimize yönelik terör

örgütü mensuplarınca roket atar ve ağır silahlar ile saldırıda bulunulduğu,

çıkan çatışmada Hakkari Özel Hareket Şube Müdürlüğünde görevli komiser A.Ç. nin şehit edildiği, şehit komiserin haberinin basın ve yayın

organlarında yayınlanmasından sonra yukarıda açık kimliği yazılı bulunan

şüpheli Bercan Aktaş’ın bu olay nedeniyle

www.twitter.com isimli sosyal paylaşım sitesinden 15/8/2015 günü saat 22.21

sıralarında 'BercanAktaş@bercanaktas' rumuzlu

kullanıcı profili ile 'Şemdinli’de

Polis Özel Harekat komiseri A.Ç. etkisiz hale getirilmiş' şeklinde paylaşım

yaptığı 16/5/2015 günlü tespit tutanağı ile anlaşılmıştır.

Şüpheli Bercan Aktaş

Emniyet Müdürlüğü, Savcılık ve Hakimlik önünde yaptığı verdiği savunmalarında

özetle; HDP parti meclisi üyesive aynı zaman öğrenci

olduğunu, twitter hesabında şiddeti öven hiç bir

yazısının olmadığını, insan olan hiç kimsenin zaten şiddeti övemeyeceğini, son

dönemlerde sıkça kullanılan etkisiz hale getirilmiş cümlesi ölenlerin yakınlarının

canını acıttığını,kendisinin bu noktaya dikkat çekmek

amacıyla böyle bir tweet attığını, daha sonra

tepkileri görünce olayın yanlış yere gittiğini fark ettiğini, bir saat sonra

ifadesini geri aldığını ve özür dilediğini, parti olarak savaşa karşı olduklarını,

savaşta ölenlerin yakınlarının durumunu anlatabilmek amacıyla böyle bir yola

başvurduğunu, savaş ile barış arasında barışın yanında olduğunu, bu savaşta

evlatlarını kaybeden anaların durumunu bu twet ile

anlatmaya çalıştığını, ancak etkisiz hale getirilmiş cümlesini tırnak içine

almayı unuttuğunu, bu sebeple de haketmediği şekilde

eleştirildiğini, halen de tehdit edildiğini suçlamaları kabul etmediğini

belirtmiştir.

Suça ve şüphelinin savunmasına konu ve

'Şemdinli’de Polis Özel Harekat komiseri A.Ç. etkisiz hale getirilmiş' yazısı

üzerine gelen tepkiler sonrası yine şüphelinin kendisi tarafından ve aynı site

üzerinden;

'İnsanlara dönük 'etkisiz hale getirildi'

dilinin ne kadar çirkin olduğunu anlatmak için o twiti

attım. Hiçbir insan aşağılanamaz, düşüncelerinden kimliğinde ya da inancından

dolayı insan onuru ayaklar altına alınama. Bu savaşta yitirdiğimiz hiç kimse

'etkisiz hale gelen' değersiz canlar değildir. Hepsi ortak acımızdır. Bu

şekilde bakmazsak toplumsal barışı ve bir arada yaşama iradesini inşa etmekte

zorlanırız. Dünkü twitim ironi içeren bir twitti. Başka şekilde yorumlayanlar her gün kendi

kullandıkları dile bakıp utanmalıdır.'

'etkisiz hale getirildi' sözü incitici bir

söz. Her gün bu sözle insanlar incitiliyor. Ben payıma düşeni yapıp özür

diliyorum.

'Savaşın yarattığı psikoloji hepimiz dağıttı.

Ölü birisine dönük bu saygısızlıktan ötürü özeleştiri veriyorum. Barış dilinden

şaşmamalıyım'

'Bir açıklama 'etkisiz hale getirilmek'

gerçekten de hiçbir insana söylenmemesi gereken bir laf Mucitleri utansın.

Lafımı geri alıyorum.'

Şeklindeki yazıları ile önceden yazdığı

yazının gerekçelerini belirtipözür dilediğini ve

sözünü geri aldığını belirtmiştir.

Şehit Komiser A.Ç.nin

-Yargıtay kararlarına terör örgütü listesinde bulunan- PKK/KCKsilahlı

terör örgütü mensuplarınca şehit edildiği, terör ile mücadelede hayatını

kaybeden güvenlik görevlileri için Şehit tabirinin kullanıldığı, önceden beri

etkisiz hale getirmek tabirinin ise çatışmada öldürülen teröristlere dönük

olarak kullanılagelen bir tabir olduğu bilinmektedir.

Şehit Komiser A.Ç. nin

15/8/2015 günü Hakkari ili Şemdinli İlçesinde PKK/KCK terör örgütü

mensuplarının yol kapatıp kimlik kontrolü yapmaları üzerine, olay yerine intikal

eden güvenlik güçlerimize yönelik terör örgütü mensuplarınca roket atar ve ağır

silahlar ile saldırıda bulunulması sonrasında çıkan çatışmada şehit edildiğini

şüphelinin bildiği ve bu olayda devletin resmi görevli memuru karşısında şiddet

uygulayan bir silahlı terör örgütünün de bulunduğu açıktır.

Şüphelinin bu olayın hemen sonrasından tweetter hesabından paylaştığı şehit komiser için

'...etkisiz hale getirilmiş' sözünün cebir ve şiddet uygulayan silahlı terör

örgütünün davranış ve eylemlerini öven bir söz niteliğinde olduğu sonuç ve

kanaatine varılmıştır.

Şüphelinin bu şekildeki eyleminin 3713 Sayılı

Terörle Mücadele Kanunun 7/2 inci maddesinde düzenlenip tanımlanan terör

örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya

övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını

yapmak suçunu oluşturduğu, bu suçu da yayın yolu ile işlemiş olduğu bu nedenle

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 7/2 ikinci cümlesine göre verilecek

cezanın yarı oranında artırılması gerektiği kanun gereğidir.

Şüphelinin gelen tepkiler üzerine özür

dilemesi ve lafını geri alması suçu ortadan kaldırmıyorsa da şüphelinin lehine

değerlendirilecek bir durumdur.

Şüphelinin tweetter

hesabından yayınlamış olduğu söz, savunma ve tüm soruşturma kapsamına göre

yasal unsurları oluşan suçtan dolayı şüpheli hakkında dava açmak için yeterli

delil ve şüphe bulunduğu anlaşılmıştır."

20. Mahkeme 9/9/2015 tarihinde iddianamenin kabulüne karar

vermiş ve E.2015/272 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır.

21. Başvurucu 14/9/2015 tarihinde yapılan tensip incelemesi

sonunda tahliye edilmiştir.

22. Mahkeme 26/11/2015 tarihinde başvurucunun terör örgütü

propagandası yapma suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve

cezanın ertelenmesine karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısımları

şöyledir:

"...Sanık Bercan

Aktaş'ın suç tarihi olan 15/08/2015 günü Hakkari ili Şemdinli İlçesinde PKK/KCK

terör örgütü mensuplarının yol kapatıp kimlik kontrolü yapmaları üzerine olay

yerine intikal eden güvenlik güçlerine yönelik terör örgütü mensuplarınca roket

atar ve ağır silahlar ile saldırıda bulunulması nedeniyle çıkan çatışmada şehit

edilen Hakkari İl Emniyeti Özel Hareket Şube Müdürlüğünde görevli komiser A.Ç.

ile ilgili olarak ve şehit komiserin haberinin basın ve yayın organlarında

yayınlanmasından sonra bu olay nedeniyle www.twitter.com isimli sosyal paylaşım

sitesinden 15/8/2015 günü saat 22.21 sıralarında 'BercanAktaş@bercanaktas'

rumuzlu kullanıcı profili ile 'Şemdinli’de Polis Özel Harekat komiseri A.Ç.

etkisiz hale getirilmiş' şeklinde yapmış olduğu paylaşım ile silahlı terör

örgütü PKK'nın silahlı mücadele yöntemi olarak nitelendirilen ve 3713 sayılı

Terörle Mücadele Kanununun 1.maddesindeki terör tanımında ifadesini bulan

yöntemlerden olan cebir - şiddet eylemini meşrulaştırdığı, sanığın bu şekilde

PKK ve destekçileri tarafından benimsenen ve kullanılan bir dili kullandığı,

yukarıda ifade edildiği üzere hakim olduğu ülke toprakları üzerinde hukuki

çerçevede silahlı şiddet tekelini elinde bulunduran devlet aygıtının güvenlik

birimlerinden birisine mensup olup, asayiş ve kolluk görevi gereği girmiş

olduğu silahlı çatışmada hayatını kaybeden ve hukuken şehit statüsünde olan bir

kolluk mensubu ile alakalı olarak silahlı çatışmada hayatını kaybeden PKK

mensupları ile eşit statüde olduğu intibaı ve algısını yaratacak şekilde ve

silahlı çatışma ve mücadele biçiminin haklı ve meşru bir mücadele biçimi olduğu

düşüncesini doğuracak şekilde yorumda bulunup bu içerikteki iletiyi birden

fazla kişinin vukufiyetine elverişli bir ortam

niteliğindeki internetteki sosyal medya hesabı üzerinden paylaşarak görüş ve

düşüncesini alenileştirdiği, sanığın böylelikle terör örgütünün; cebir, şiddet

veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde propagandasını yapmak

suretiyle silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği,

eyleminin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2 maddesindeki yasal suç

tanımına uyduğu ve suçun yasal unsurları itibariyle oluştuğu vicdani sonuç ve

kanısına varılmakla sanığın sübuta eren eylemine uyan 3713 SK.nun

7/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, suçun basın yayın araçlarından

internet üzerinden işlenmesi nedeniyle aynı madde ve fıkra hükmünün ikinci

cümlesi uyarınca sanığa verilen cezada yarı oranında artırım yapılmasına karar

verilmiş,

Sanığın olay günü saat 22.21 itibariyle suça

konu tweeti attığı sırada suç kastı ile hareket

ettiği, suça konu tweeti attıktan sonra gelen

tepkiler üzerine özür dilemesi ve sonraki açıklamalarının suç kastını ortadan

kaldırmadığı, bunların sadece işlenen fiilden ötürü pişmanlık sözleri olup

ancak TCK.nun 61. maddesi bağlamında temel cezanın

belirlenmesinde bir kriter olarak ve TCK.nun

62.maddesindeki takdiri indirim nedenleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin TCK.nun 51.maddesinin tatbiki yönünden hüküm ifade edeceği

düşüncesi ve kabulü..."

23. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla

Yargıtay nezdinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

24. İlgili hukuk için bkz. Besime

Konca (B. No: 2017/5867, 3/7/2018, §§ 43-53) başvurusuna ilişkin

karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 10/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Tutuklamanın Hukuki

Olmadığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu; tutuklamaya konu eylemlerinin ifade özgürlüğü

kapsamında değerlendirilmesi gereken beyanlarından ibaret olduğunu,

tutuklamanın ölçüsüz bir tedbir olduğunu, kuvvetli suç şüphesini ortaya koyan

bir delilin bulunmadığını, tutuklama kararının hukuka aykırı olarak

verildiğini, tutuklama ve tutukluluğa itirazın reddi kararlarının somut ve

hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, bu kararlarda tutuklama nedenlerinin

gösterilmediğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla somut olayda başvurucunun bu

bölümdeki iddialarının özünün tutuklamanın hukuki olmadığına yönelik olduğu

anlaşılmış, başvurucunun bu bölümdeki şikâyetlerinin Anayasa'nın 19. maddesinin

üçüncü fıkrası kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

28. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi

şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

29. Anayasa'nın "Kişi

hürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci

fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine

sahiptir.

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan

kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini

veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu

kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla

tutuklanabilir."

a. Genel İlkeler

30. Genel ilkeler için bkz. Gülser Yıldırım (2)

([GK], B. No: 2016/40170, 6/12/2016, §§

110-124) başvurusuna ilişkin karar.

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

31. Başvurucu, terör

örgütü propagandası yapma suçunu işlediği iddiasıyla 4/12/2004 tarihli ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca tutuklanmıştır. Bu

itibarla başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına tutuklama suretiyle

yapılan müdahalenin kanuni bir temeli bulunmaktadır.

32. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin

meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın

ön koşulu olan suçun işlendiğine dair

kuvvetli belirtinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi

gerekir.

33. Başvurucunun tutuklanmasına dayanak olan eylem 15/8/2015

tarihinde PKK tarafından Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde gerçekleşen terör

saldırısında, Hakkari Özel Hareket Şube Müdürlüğünde görevli Komiser A.Ç.nin şehit edildiği haberinin basında yayımlanması

üzerine başvurucu aynı gün sosyal paylaşım hesabından "Şemdinli’de Polis Özel Harekat komiseri A.Ç. etkisiz

hale getirilmiş." şeklinde açıklamalarda bulunduğunun tespit

edilmesidir.

34. Somut olay değerlendirildiğinde ilk olarak suça konu

açıklamaların Hendek olayları

sırasında yapıldığı görülmektedir. Bu olaylar ülkenin önemli bir bölümünün PKK

kaynaklı terör şiddetini en ağır şekilde yaşadığı dönemlerden biridir. Bu

tarihlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki birçok yerleşim yerinde

PKK, şehirlerin bir kısmını işgal etmiş ve özerklik ilan etme girişiminde bulunmuştur.İkinci olarak başvurucu bu açıklamayı devletin

terör örgütü ile giriştiği meşru mücadelede hayatını kaybeden A.Ç.nin şehit edildiği haberinin basında yayımlanması

üzerine yapmıştır.

35. Bu itibarla soruşturma mercilerinin söz konusu açıklamaların

yapıldığı dönemi ile içeriğini ve bağlamını birlikte dikkate alarak yukarıda

yer verilen açıklamanın güvenlik güçleriyle çatışma hâlinde olan terör örgütü

mensuplarının eylemlerini öven, meşru gösteren hatta sahiplenen nitelikte

olduğu yönündeki değerlendirmelerinin ve bu açıklamaların yapılmasını suç

işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul etmelerinin temelsiz olduğu

söylenemez.

36. Sonuç olarak başvurucu yönünden suç şüphesini doğrulayan

kuvvetli belirtilerin bulunmadığının kabulü mümkün değildir.

37. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan ve kuvvetli suç

şüphesinin bulunması şeklindeki ön koşulu yerine gelmiş olan tutuklama

tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

38. İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğince başvurucunun

tutuklanmasına karar verilirken işlendiği iddia olunan terör örgütü

propagandası yapma suçunun vasıf ve mahiyetine, suça ilişkin kanunda öngörülen

yaptırımın ağırlığına, işin önemine, kaçma ve saklanma hususunda kuvvetli

şüphenin bulunduğuna dayanıldığı görülmektedir.

39. Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen terör örgütü

propagandası yapma suçu, Türk

hukuk sistemi içinde ağır cezai yaptırımlar öngörülen suç tiplerindendir. İsnat

edilen suça ilişkin kanunda öngörülen cezanın ağırlığı kaçma şüphesine işaret

eden durumlardan biridir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Hüseyin Burçak, B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran Duran [GK], B. No: 2014/10405, 25/5/2017, § 66).

40. Dolayısıyla somut

olayın özelliği ve Hâkimlik tarafından verilen kararın içeriği birlikte

değerlendirildiğinde başvurucu yönünden özellikle -suçun ağırlığına atfen-

kaçma şüphesine ilişkin tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu

söylenebilir.

41. Öte yandan başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü

olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13.

ve 19. maddeleri kapsamında ölçülü olup olmadığının belirlenmesinde somut

olayın tüm özellikleri dikkate alınmalıdır (benzer yöndeki değerlendirmeler

için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri

[GK], B. No: 2016/22169,

20/6/2017, § 268; Selçuk Özdemir

[GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, § 76).

42. Öncelikle terör suçlarının soruşturulması kamu makamlarını

ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı, adli makamlar ve güvenlik görevlilerinin -özellikle organize

olanlar olmak üzere- suçlarla ve suçlulukla etkili bir şekilde mücadelesini

aşırı derecede güçleştirmeye neden olabilecek şekilde yorumlanmamalıdır (benzer

yöndeki değerlendirmeler için bkz. Süleyman Bağrıyanık ve diğerleri, § 214; Devran Duran, § 64).

43. Ölçülülüğe ilişkin somut olayın yukarıda belirtilen

özellikleri dikkate alındığında İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin isnat edilen

suçlar için öngörülen yaptırımın ağırlığını ve işin niteliğini de gözönünde tutarak tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve

adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı sonucuna varmasının keyfî ve

temelsiz olduğu söylenemez.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklamanın hukuki

olmadığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan

başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. İfade Özgürlüğünün

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

45. Başvurucu, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken

beyanlar nedeniyle tutuklandığını belirterek Anayasa'nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

46. Anayasa Mahkemesi tutuklama tedbirinin ifade ve basın

özgürlükleri, dernek kurma hürriyeti, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma

hakları gibi diğer temel hak ve özgürlükler üzerindeki etkisini incelerken

öncelikle tutuklamanın hukuki olup olmadığını ve/veya tutukluluğun makul süreyi

aşıp aşmadığını değerlendirmekte; sonrasında tutuklamanın hukukiliğine ya da

tutukluluğun süresinin makullüğüne ilişkin vardığı sonucu da dikkate alarak

diğer temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmediğini belirlemektedir (Erdem Gül ve Can Dündar [GK], B. No:

2015/18567, 25/2/2016, §§ 92-100; Hidayet

Karaca [GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, §§ 111-117; Mehmet Baransu (2), B. No: 2015/7231, 17/5/2016, §§

157-164; Günay Dağ ve diğerleri [GK],

B. No: 2013/1631, 17/12/2015, §§ 191-203; Mehmet

Haberal, B. No: 2012/849, 4/12/2013, §§ 105-116; Mustafa Ali Balbay, B. No: 2012/1272,

4/12/2013, §§ 120-134; Kemal Aktaş ve Selma Irmak, B. No:

2014/85, 3/1/2014, §§ 61-75; Faysal Sarıyıldız,B.

No: 2014/9, 3/1/2014, §§ 61-75; İbrahim

Ayhan, B. No: 2013/9895, 2/1/2014, §§ 60-74; Gülser Yıldırım, §§ 60-74).

47. Somut olayda başvurucunun tutuklanmasının hukuki olmadığına

ilişkin iddiası incelendiğinde başvurucunun suç işlemiş olabileceğinden

şüphelenilmesi için inandırıcı delillerin bulunduğu, ayrıca olayda tutuklama

nedenlerinin mevcut olduğu ve tutuklamanın ölçülü olduğunun söylenebileceği

sonucuna varılmıştır (bkz. §§

30-43). Bu kapsamda yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında başvurucunun

yalnızca ifade özgürlüğü kapsamında kalan eylemleri nedeniyle soruşturmaya

maruz kaldığı ve tutuklandığı iddiası yönünden farklı bir sonuca varılmasını

gerekli kılan bir durum bulunmamaktadır.

48. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutuklanmasının ifade

özgürlüğü ile seçilme ve siyasi faaliyette bulunma haklarını ihlal ettiği

iddialarına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun

bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Tutuklanma dolayısıyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Engin YILDIRIM Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Abdullah UÇAR Başvurucu : Bercan AKTAŞ Vekili : Av. Ali Deniz CEYLAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/15860, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Genel Bilgiler
  7. B. Başvurucunun
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Tutuklamanın Hukuki
  11. B. İfade Özgürlüğünün
  12. B. No: 2013/1631, 17/12/2015, §§ 191-203; Mehmet
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/15860
Tarih
10 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Rıdvan Yüksel Başvurusu (B. No: 2016/65549)
  • Abdulkadir Güneş Başvurusu (B. No: 2014/7489)
  • Senay Melik Başvurusu (B. No: 2015/3470)
  • Nashaat Alalloush Başvurusu (B. No: 2019/9386)
  • Hüseyin Terzi Başvurusu (B. No: 2016/4401)
  • Nezir Depren Başvurusu (B. No: 2015/6547)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.