İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Beste Güler Aslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/9669)

1. Başvuru, ölüm olayının failleri ile birlikte hareket

Başvuru No2015/9669Tarih19 Şubat 2019Okuma28 dk · 5.534 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Beste Güler Aslan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
19 Şubat 2019
Başvuru Numarası
2015/9669
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.534 kelime·28 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ölüm olayının failleri ile birlikte hareket

ettikleri iddia edilen kişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar

(kovuşturmasızlık kararı) verilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 9/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuşlardır.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvurucular Mehmet Aslan, Songül Aslan ve Beste Güler

Aslan 11/2/2015 tarihinde vefat eden Ö.A.nın sırasıyla babası, annesi ve

kardeşidir.

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

10. Başvurucu Mehmet Aslan 12/2/2015 günü saat 01.00

sıralarında, Mersin'in Tarsus ilçesinde bulunan bir üniversitede öğrenim gören

kızı Ö.A.dan haber alamadıklarını Mersin'de bulunan bir polis merkezine

bildirerek kayıp başvurusunda bulunmuştur.Başvurucu, kızının bir arkadaşıyla

yaptıkları telefon görüşmesinden söz ederek Ö.A.nın Mersin'e gitmek için saat

20.00 sıralarında Tarsus'taki bir alışveriş merkezi önünde arkadaşının yanından

ayrıldığını beyan etmiştir.

11. Bu olaydan yalnızca otuz beş dakika önce Tarsus

Jandarma Komutanlığı (Komutanlık) görevlileri, Sağlık Mahallesi mevkiinde

yaptıkları trafik kontrolü esnasında yolda yan yana duran biri minibüs diğeri

otomobil olmak üzere iki araç görmüş ve araç sürücülerine durma sebeplerini

sormuşlardır. Minibüs Şoförü A.S.A. otoyola hangi yoldan gidileceğine ilişkin

yol tarifi aldığını söyleyince görevliler yol tarif etmişlerdir.

12. Otoyola girmeyen minibüsün aşırı süratle Tarsus

istikametine gitmesi üzerine durumdan şüphelenerek minibüsü durduran Komutanlık

görevlileri, minibüsteki paspas ve siyah renkli bir bere üzerinde kan lekeleri

görmüşlerdir. A.S.A. söz konusu kan lekelerinin minibüste taşıdığı tavuklara

ait olduğunu söylemiştir. Ellerinde ve yüzünde kan lekeleri bulunan A.S.A.nın

yüzünde de çizikler bulunduğunun fark edilmesi üzerine A.S.A., Mersin'den

aldığı biri erkek, diğeri kadın iki yolcuyla kavga ettiğini beyan etmiştir.

13. Durumdan haberdar edilen Tarsus Cumhuriyet

Başsavcılığınca (Cumhuriyet Başsavcılığı) verilen arama ve elkoyma kararına

istinaden minibüste arama yapılmış ve bu aramada bulunan siyah renkli tüylü bir

bere, içinde yanıcı madde bulunan bir bidon, kırmızı renkli bir gözlük

çerçevesi parçası ve iki adet çuval ile üzerinde şüpheli leke bulunan A.S.A.ya

ait mont Komutanlık görevlilerince zapt edilmiştir. Ayrıca minibüste parmak izi

incelemesi yapılmış, ateşli silah giriş ve çıkış izi olmadığı tespit edilmiş,

bir yandan minibüsün içinden ve A.S.A.nın elinden biyolojik örnek toplanırken

diğer yandan A.S.A.nın ve A.S.A. ile birlikte minibüste bulunan babası N.A.nın

el ve yüz svapları alınmıştır.

14. Komutanlık görevlilerince A.S.A. ve N.A.nın ifadeleri

alınmıştır. Minibüsün içinde Mersin'den aldığı iki yolcuyla kavga ettiğini

beyan edip minibüsteki kan lekelerini kavgaya bağlayan A.S.A., babası N.A. ile

birlikte arkadaşı F.G.nin evine yemeğe gittiklerini ve F.G.den bir bidon benzin

aldığını söyleyerek minibüste bidon bulunma nedenini de bu şekilde

açıklamıştır. N.A. ise oğlu ile birlikte F.G.nin evine gittiklerini beyan

etmiştir.

15. Komutanlık görevlileri il merkezindeki kolluk

birimleri ve çevredeki hastanelerle irtibata geçip kayıp başvurusu olup

olmadığını, kavga olayı nedeniyle tedavi görmekte olan herhangi bir kimse

bulunup bulunmadığını araştırmış olsalar da bir netice elde edememişlerdir.

A.S.A.nınkavganın meydana geldiğini iddia ettiği yerde de olaya dair herhangi

bir ize rastlanmamıştır. Bu nedenle A.S.A. ve N.A. 12/2/2015 günü saat

08.00-09.00 sıralarında serbest bırakılmıştır.

16. Aynı gün saat 14.00 sıralarında Komutanlığa gelen

Mersin Emniyet Müdürlüğünde görevli polisler Ö.A.nın kaybolduğu bilgisini

vermiştir.

17. Başvurucu Songül Aslan, minibüste bulunan berenin

kızı Ö.A.ya ait olduğunu teşhis etmiştir.

18. Saat 16.00 sıralarında Komutanlıkça ifadesine

başvurulan F.G. 11/2/2015 günü saat 20.30-21.00 sıralarında evine gelen A.S.A.

ve N.A. ile birlikte yemek yediklerini, saat 23.30 sıralarında bir bidon

içindeki dört litre mazotu A.S.A.ya verdiğini, ayrı araçlarla Tarsus'a

giderlerken A.S.A.nın kendisine selektör yapması üzerine emniyet şeridinde

durduğunu, A.S.A.nın da kendisinin kullandığı aracın yanında minibüsü

durdurduğunu ve yanlarına gelen jandarma görevlilerinin durma sebeplerini

sorması üzerine Mersin'e nasıl gidileceğini sormak amacıyla yolda durduğunu

beyan ettiğini söylemiştir.

19. 17.00 sıralarında A.S.A.nın evinde yapılan aramada

bulunan ve A.S.A.nın olay esnasında giydiği düşünülen pantolon, A.S.A.nın eşi

Ne.A.nın rızasına istinaden Komutanlık görevlilerince muhafaza altına

alınmıştır. Ne var ki Ne.A. pantolunu yıkadığını beyan etmiştir.

20. N.A. ile F.G. aynı gün yakalanmışlardır.

21. Ö.A.nın cesedi 13/2/2015 günü saat 08.24 sıralarında

Çamalan Mahallesi Cin Deresi mevkiinde yanmış bir vaziyette bulunmuştur. Olay

yeri, Olay Yeri İnceleme Timince (OYİT) incelenmiş olup ceset ile yol arasında

bulunan bir adet çakmak ve krem renkli örme bir kazak ile cesedin bulunduğu

bölgeyle sapak arasında kalan yolun kenarındaki bir meyve bıçağı muhafaza

altına alınmıştır.

22. Cumhuriyet Basşavcılığı, cesedin kemik dokusuna kadar

yanık olması nedeniyle haricî ölü muayenesini yapamamıştır.

23. Başvurucular Songül Aslan ve Beste Güler Aslan,

minibüste bulunan berenin Ö.A.ya ait olduğunu beyan edip olayla ilgili

şikâyetlerini dile getirmişlerdir.

24. A.S.A.nın yakalanması amacıyla Tarsus Sulh Ceza

Hâkimliğince (Hâkimlik) verilen arama kararına istinaden pek çok adreste arama

yapılmış ancak A.S.A. bulunamamıştır.

25. A.S.A. 13/2/2015 günü saat 20.49 sıralarında Tarsus

ilçe merkezinde yakalanmıştır.

26. Soruşturma kapsamında Komutanlık pek çok kişinin

ifadesine başvurmuştur.

27. A.S.A. şüpheli sıfatıyla alınan beyanında;

şoförlüğünü yaptığı minibüsle 11/2/2015 tarihindeki son seferini 19.30-20.00

saatleri arasında Mersin'den Tarsus'a yaptığını, yolcuları son durakta

indirdikten sonra O.S. isimli arkadaşını evine bıraktığını, Ö.A.yı saat 20.05

sıralarında bir alışveriş merkezi önünden nöbetçi minibüse teslim etmek için

aldığını, Ö.A.nın şoför koltuğunun arkasındaki koltuğa oturduğunu, sonraki

minibüsün 20.30'da hareket edecek olması ve vaktin ilerlemesi nedeniyle 100 TL

karşılığında Mersin'e götürmek üzere Ö.A. ile anlaştığını, daha hızlı ulaşım

için otoyoldan gitmek istediğini ancak Ö.A.nın farklı güzergâhtan gitme

nedenini sorup eliyle kafasına vurduğunu, güzergâh değiştirse de Ö.A.nın

kendisine bir kez daha vurduğunu, ayrıca boynunu tırmalayıp biber gazı

sıktığını, eğilmesi nedeniyle biber gazının kendisine ulaşmadığını, minibüsü

yolun kenarına çekip minibüsün arka tarafına geçtiğini, bu esnada Ö.A.nın

yüzünü tırmaladığını, sinirlenip saçından tutup iteklediği Ö.A.ya birkaç kez

tekme attığını ve bunun üzerine Ö.A.nın bayıldığını söylemiştir. A.S.A. bundan

sonraki olaylar silsilesini ise şöyle anlatmıştır:

i. Ö.A.nın bayılması üzerine A.S.A.nın telefonla aradığı

F.G. 20.30 sıralarında bir başkasının aracıyla A.S.A.nın yanına gelmiştir. Araç

sahibi, F.G.yi bırakıp gitmiştir. Olayları dinleyen F.G. kendisini A.S.A.nın

yanına getiren araç sahibini tekrar arayıp 5 TL'lik benzin istemiştir.

Minibüsün dışındayken benzini teslim alıp minibüsün ön tarafına koyan F.G.

kendi aracını almak için benzin getiren araçla A.S.A.nın yanından ayrılmıştır.

ii. A.S.A. evine giderken babası N.A.yı telefonla arayıp

evlerinin bulunduğu köşeye çağırmıştır. Başından geçenleri N.A.ya anlatan

A.S.A., babası minibüsün yanında beklerken evine gidip kıyafetlerini

değiştirmiş ve elini yüzünü yıkamıştır. A.S.A. yüzüne ne olduğunu soran eşine

kavga ettiğini söylemiştir.

iii. N.A. Ö.A.yı hastaneye götürmeyi önermiştir. Ancak

F.G. A.S.A.ya Ö.A.yı öldürmesini söylemiştir. Bu sebeple A.S.A. babası

yanlarında yokken minibüse giripÖ.A.nın boğazına birkaç kez bıçak saplamıştır.

F.G.nin delil bırakmamaya ilişkin yönlendirmesi üzerine A.S.A., Ö.A.nın

ellerini bileklerinden kesmiştir. N.A.nın getirdiği poşete Ö.A.nın ellerini

koyan A.S.A., poşeti N.A.nın evinin alt katındaki kullanılmayan tuvaletin

klozetine saklamıştır. A.S.A.ya göre N.A. poşetin içinde ne olduğunu

bilmemektedir.

iv. A.S.A.dan aldığı 40 TL ile benzin almak için

bulunduğu yerden ayrılan F.G., satın aldığı benzini beyaz bir bidon içinde eski

Ankara yolu yakınlarında bir yerde A.S.A.ya vermiştir. A.S.A. babası N.A. ile

birlikte F.G.nin gösterdiği yerden ormanlık bir alana girmiş ve sürüyerek

minibüsten indirdiği cesedi uçurumun kenarına bırakmıştır. Daha sonra A.SA.

N.A.nın verdiği benzini cesedin üzerine döküp tutuşturduğu kâğıt parçalarını da

cesedin üzerine atmıştır. Bu esnada F.G. yolun kenarında beklemiştir.

v. Tarsus istikametine giderlerken F.G. aracını yolun

kenarında durdurmuş, bunu gören A.S.A. da minibüsü F.G.nın aracının yanına

çekmiştir. Jandarma görevlileri neden durduklarını sorunca A.S.A. ve F.G.,

A.S.A.nın Mersin'e gitmek için otoyolu sorduğunu söylemişlerdir. Jandarma

görevlileri, A.S.A.ya otoyolu tarif etmişlerdir. A.S.A.nın tarif edilen yoldan

gitmediğini gören jandarma görevlileri A.S.A.nın kullandığı minibüsü durdurup

minibüsteki kan lekelerini görmüşlerdir. A.S.A. ve N.A. karakolda ifade verip

sabahleyin serbest bırakılmışlardır.

vi. Serbest kalmasından sonra N.A., Ö.A.nın minibüsten

aldığı kitaplarını kardeşinin evindeki sobada yakmıştır.

vii. Minibüsü tamir eden Pompacı Ö.nün yanına giden

A.S.A., olayda kullandığı bıçağı minibüsün içinden alıp bir kanala atmıştır.

Olayı gören S.G.ye A.S.A. "Kavgada karışmıştır." demiştir.

A.S.A., S.G.nin telefonundan M. ve R. isimli iki arkadaşı ile halasını

aramıştır. A.S.A. telefon görüşmelerinin içeriğinden söz etmemiştir.

viii. A.S.A. kavga ettiğinden ve bir kişinin kayıp

olduğundan söz ederek telefon hattı ve telefon satışı ile uğraşan arkadaşı

H.D.den yeni bir telefon hattı almıştır. Yeni telefon hattını eşinin telefonuna

kaydettiren A.S.A., telefon hattının kullanımaaçılmaması üzerine eşinden yeni

hattın numarasını telefonundan silmesini istemiştir.

ix. H.D.ye anlattığı hususları arkadaşı B.B.ye de anlatan

A.S.A., daha sonra B.B.nin evine gitmiş ve onun ev telefonundan M. isimli bir

arkadaşını aramıştır. Bu telefon görüşmesinden sonra B.B.nin evinden ayrılırken

A.S.A., B.B. ve patronu M.C.yi görmüş ve B.B.ye ev telefonlarını kullandığını

söylemiştir.

x. Dayısı Y.T.nin evinde kullandığı mobil telefonu

-içinde SIM (abone kimlik modülü) kart ve batarya olmadan- annesi N.A.ya veren

A.S.A., M. ile buluşmuştur. O esnada M., çalıştığı minibüsün bağlı olduğu

kooperatifin ikinci başkanı olan H.T. ile telefonda konuşmaktadır. Telefona

A.S.A.yı isteyen H.T., alışveriş merkezinin önünden aldığı kızın gözlüklü olup

olmadığını sormuş, A.S.A. ise dikkat etmediğini söylemiştir. N.A.nın evinin

karşısındaki boş evde geceyi geçiren A.S.A. ertesi günyakalanmıştır.

28. A.S.A., Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde

kollukta alınan ifadesini tekrar etmiştir.

29. A.S.A.nın kendisiyle ilgili ifadeleriyle kısmen

uyumlu beyanda bulunan N.A., benzin bidonunu kendisinin A.S.A.ya verdiğine

ilişkin iddiayı kabul etmemiş; Ö.A.ya ait bluz, fular ve çanta askısını bahçede

yaktığını, daha sonra ablasının kendisini çay içmeye çağırdığını, Ö.A.ya ait kitapları

ablasının evindeki sobada yaktığını söylemiştir. N.A. Cumhuriyet

Başsavcılığında verdiği ifadesinde kollukça alınan ifadesini yinelemiştir.

30. F.G. ise 11/2/2015 günü saat 20.30 sıralarında

kendisine telefon eden A.S.A.nın başının belada olduğunu söylediğini ancak

ayrıntılı bilgi vermediğini, bir süre sonra kendisini telefonla tekrar arayan

A.S.A.nın 5 TL'lik benzin istediğini, arkadaşı O.T.nin kendisini aracıyla

A.S.A.nın bulunduğu yere bırakıp gittiğini, yüzüne ne olduğunu sorunca

A.S.A.nın kendisini soymaya çalışan ve biber gazı sıkan bir kişiyi

bıçakladığını ve bu kişinin minibüsün arkasında ölü vaziyete yattığını

söylediğini, minibüste yoğun bir kan kokusu olduğunu, A.S.A.nın isteği üzerine

telefonla aradığı O.T.nin 5 TL'lik benzin getirdiğini, benzini A.S.A.ya verip

O.T.nin aracıyla evine gittiğini, 21.30 sıralarında N.A.nın telefonundan arayan

A.S.A.nın kendisini evine çağırdığını, evine gelince dışarıya çıkan A.S.A. ve

N.A.nın minibüsteki kıza ne yapacaklarını konuşmaya başladıklarını beyan

etmiştir. Müdafiinin itirazı üzerine ifade tamamlanamamıştır.

31. Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesinde A.S.A.

ve N.A.nın kendisini suçlayıcı ifadelerini kabul etmeyen F.G., O.T.ye sadece

A.S.A.nın başının belada olduğunu söylediğini, A.S.A.nın başının belada olma

sebebini bilmediği için O.T.ye başka bir şey anlatmadığını, A.S.A.nın N.A.dan

aldığı bıçakla minibüse girdiğini, minibüsten çıktığında A.S.A.nın ellerinde

maktulün kesik ellerini gördüğünü, A.S.A.nın kendisine 40 TL verip benzin

almasını istediğini, bir akaryakıt istasyonundan 20 TL'lik benzin aldığını,

A.S.A. ve N.A.nın isteği üzerine Çamalan tarafına aracıyla gittiğini, cesedin

yakılması konusunda A.S.A. ve N.A. ile görüşmediğini, yer göstermediğini

savunmuştur. Ayrıca F.G. 12/2/2015 tarihinde ifadeye çağrılınca arkadaşı R.G.

ile birlikte A.S.A.nın evine gittiklerini, R.G.nin olaydan haberinin

olmadığını, nasıl ifade vereceğini kendisine A.S.A.nın anlattığını söylemiştir.

32. Hâkimlik, Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine

şüpheliler A.S.A., N.A. ve F.G.nin tutuklanmasına karar vermiştir.

33. Ö.A.nın arkadaşı B.N.G. bilgi sahibi sıfatıyla

verdiği ifadesinde; arkadaşı Ö.A. ile birlikte 17.00-20.00 saatleri arasında

bir alışveriş merkezinde dolaştıklarını, saat 20.00 sıralarında alışveriş

merkezinin önündeki duraktan otobüse bindiğini ve bu nedenle Ö.A.nın yanından

ayrıldığını söylemiştir.

34. H.İ.T. bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadesinde;

Mersin'den Tarsus'a gelmek maksadıyla 11/2/2015 günü saat 19.30'da A.S.A.nın

şoförlüğünü yaptığı minibüse binip Tarsus'ta indiğini ve yolculuk esnasında

herhangi bir tartışma yaşanmadığını beyan etmiştir.

35. F.G.nin arkadaşı R.G. bilgi sahibi sıfatıyla verdiği

ifadesinde; 11/2/2015 günü saat 20.00 sıralarında F.G. ile bir şeyler

yediklerini, saat 20.15 sıralarında F.G.nin yanından ayrıldığını, ertesi gün

saat 11.30 civarında F.G.nin evine gittiğini, F.G.nin babasının F.G.yi

telefonla arayıp karakoldan ifadeye çağırdıklarını söylediğini, daha sonra

A.S.A.nın evine gittiklerini, burada A.S.A., A.S.A.nın babası ve F.G.nin kendi

aralarında bir şeyler konuştuklarını, F.G.nin ifade verme nedenini bilmediğini

söylemiştir.

36. Bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadesinde O.T.,

arkadaşı F.G.yi 11/2/2015 günü saat 20.50 sıralarında aracıyla Şehitler Tepesi Mahallesi'nde

minibüste beklemekte olan A.S.A.nın yanına götürdüğünü, daha sonra oradan

ayrıldığını, F.G.nin yalnızca A.S.A.nın başına bir iş geldiğinden söz ettiğini

ve başka bir şey söylemediğini, F.G.nin 21.00 sıralarında telefonla arayıp 5

TL'lik benzin istediğini, aldığı benzini şişe içinde F.G.nin tarif ettiği yere

götürdüğünü, F.G.nin benzin şişesini minibüsün içinde bekleyen A.S.A.ya

verdiğini ve akabinde F.G.yi aracıyla evine bıraktığını beyan etmiştir.

37. N.A. bilgi sahibi sıfatıyla alınan beyanında;

11/2/2015 günü saat 19.00 sıralarında A.S.A.nın elleri ve yüzü kanlı vaziyette

eve geldiğini, boynunda ve yüzünde çizikler bulunduğunu, sağ gözünün altında da

morarma olduğunu, pantolununu değiştiren eşinin tedirgin gözüktüğünü, ne

olduğunu sorunca kavga ettiğini söylediğini, 19.15 sıralarında arkadaşı F.G.nin

yanına gitmek için evden ayrıldığını, geceleyin merak edip eşinin telefonunu

aradığını, telefonu açan N.A.nın karakolda olduklarını söylediğini, 07.00-08.00

sıralarında eve gelen eşinin kavga olayının bir şahidini görmeye gideceğini

söyleyipkendisinden telefonun mesaj ve arama kayıtlarını silmesini istediğini

söylemiştir.

38. A.A. bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadesinde;

A.S.A. ile birlikte aynı kooperatife bağlı olarak minibüs şoförlüğü yaptığını

ancak onunla fazla samimiyeti olmadığını, A.S.A.nın 12/2/2015 günü saat 19.55

sıralarında kendisini telefonla arayıp nerede olduğunu sorduğunu, 15-20 dakika

kadar sonra arkadaşlarının yanında bulunduğu esnada gelen A.S.A.nın yüzünde

tırnak izleri bulunduğunu, ayrıca elinde kesici alet yarası gördüğünü,

A.S.A.nın kavga ettiğini ve akşam saatlerinden itibaren karakolda olduğunu

söyleyerek kendisinden 100 TL borç para istediğini ancak parası olmadığı için

A.S.A.ya borç veremediğini beyan etmiştir.

39. Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan B.B. A.S.A.nın

arkadaşı olduğunu, 12/2/2015 günü saat 15.00-15.30 sıralarında yanına

geldiğini, on dakika kadar sohbet ettiklerini, kendisi evde olmadığı hâlde

akşam saatlerinde evlerine gelen A.S.A.nın bir görüşme yapmak için annesinden

telefon istediğini, annesinin evdeki telsiz telefonu verdiğini, telefonla

konuştuktan sonra A.S.A.nın evden ayrıldığını, A.S.A.nın telefon görüşmesinin

içeriğini annesinin duymadığını, A.S.A.nın ailesine zarar verebileceğini

düşünerek bu telefon görüşmesinden daha önce Komutanlık görevlilerine söz

etmediğini, cinayet olayı hakkında bilgi sahibi olmadığını söylemiştir.

40. A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığı minibüsün sahibi S.G.

şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde; 11/2/2015 tarihinde akşam saatlerinde

telefonla aradığı A.S.A.ya sabahleyin çalışacaklarını söylediğini, ertesi sabah

telefonla A.S.A.ya ulaşamadığını, 07.20 sıralarında A.S.A.yı jandarma

görevlileriyle gördüğünü, ne olduğunu sorunca kavga ettiğini söylediğini,teslim

aldığı minibüste bıçak görmediğini, minibüsü pompacılık yapan Ö.de tamir

ettirdiğini beyan etmiştir.

41. Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan A.S.A.nın halası

F.K., cinayeti evine gelen kolluk görevlilerinden öğrendiğini, evi ile kardeşi

N.A.nın evinin aynı avlu içinde olduğunu, evindeki sobada herhangi bir şey

yakılmadığını söylemiştir.

42. Bir akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışan

Ö.K. bilgi sahibi sıfatıyla alınan ifadesinde, F.G.nin 11/2/2015 günü saat

22.00 sıralarında 20 TL'lik benzin aldığını ve bu benzinin bir bidona

doldurulduğunu söylemiştir.

43. F.G.nin Ö.K.dan 1/2/2015 tarihinde bidonla benzin

aldığına dair güvenlik kamerası görüntüleri elde edilmiştir.

44. Cumhuriyet savcısınca verilen arama kararına

istinaden N.A.nın evinde yapılan aramada, kullanılmayan tuvalet içinde bir

kadına ait kesik iki el bulunmuştur.

45. Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı uyarınca A.S.A.

tarafından annesi N.T.ye verilen ve içinde SIM kart bulunmayan mobil telefon

ile N.T ve F.G.nin üzerilerinden çıkan mobil telefonlar rızalarına istinaden

Komutanlık görevlilerince muhafaza altına alınmıştır.

46. Ö.A. ve arkadaşı B.N.G.nin alışveriş merkezi

girişindeki görüntülerini içerir güvenlik kamerası kayıtları elde edilmiştir.

Buna göre zamanı otuz iki dakika ileri olan kamera kayıtlarına göre Ö.A.

11/2/2015 günü saat 20.41'de tek başına dolmuş duraklarına doğru gitmektedir.

47. F.G.nin olay tarihinden sonra değiştirmediğini iddia

ettiği kıyafetleri rızasına binaen muhafaza altına alınmıştır.

48. Kanala atıldığı söylenen bıçak aransa da bulunamamıştır.

49. Al.A. isimli kişinin derede bulduğunu iddia edip

olayda kullanılmış olabileceğini ileri sürdüğü, üzerinde kıllar bulunan bıçak

Al.A.nın haber vermesi üzerine kolluk görevlilerince muhafaza altına

alınmıştır.

50. Cin Deresi mevkiine 200 metre mesafede bulunan bir

akaryakıt istasyonunun güvenlik kameralarına ait görüntülerden 12/2/2015 günü

saat 00.02 sıralarında F.G.ye ait aracın akaryakıt aldığı ve araçtan inen ancak

yüzü seçilemeyen kişinin D.Ö. isimli pompacı ile bir süre konuştuğu tespit

edilmiştir.

51. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Hâkimlik

tarafından verilen kararlar uyarınca A.S.A., N.A. ve F.G.nin 2/2/2015-13/2/2015

tarihleri arasında, mobil telefonlar yoluyla kurdukları iletişimler tespit

edilmiş ve bu tespite dair raporlar Komutanlık görevlilerince analiz

edilmiştir.

52. Tarsus Emniyet Müdürlüğüne telefon eden ve soyadını

vermek istemeyen Ş. isimli bir kişi eski emniyet mensubu olduğunu söyleyerek

A.S.A. ve F.G.nin ortak arkadaşı olan B. isimli, soyadını bilmediği kişinin de

olaya karışmış olabileceğini iddia etmiş ancak olaya nasıl karışmış

olabileceğine dair bilgi vermemiştir. Komutanlık görevlileri, ihbarda ismi

geçen kişinin soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan B.B.

olduğunu değerlendirmişlerdir.

53. Komutanlık görevlileri, A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığı

minibüs ile F.G.ye ait aracın olay tarihinde MOBESE kayıtlarına yansıyan

görüntülerini temin edip incelemişlerdir.

54. Ö.A.nın mobil telefon yoluyla kurduğu iletişiminin

tespitine ilişkin raporlar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan temin

edilmiştir.

55. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı (Grup

Başkanlığı) cesetten ve başvurucu Songül Aslan'dan alınan biyolojik örnekler

üzerinde inceleme yapıp cesedin %99,99 oranında Ö.A. olduğunu tespit etmiştir.

56. Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı, şüpheliler

A.S.A., N.A., ve F.G.ye ait dört mobil telefonu inceleyip raporlama yapmış;

A.S.A. ve N.A.dan alınan el ve yüz svaplarında atış artığı olmadığını tespit

etmiş; inceleme için gönderilen meyve bıçağı, çakmak ve Al.A.nın teslim ettiği

bıçak üzerinde mukayeseye elverişli parmak izi olmadığını saptamıştır.

57. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Hâkimlikçe

verilen karara istinadenA.S.A., N.A. ve F.G.den alınan kan ve kıl örnekleri

üzerinde Grup Başkanlığınca moleküler genetik incelemeler yapılmıştır.

58. Adli Tıp Kurumu Adana Grup Başkanlığınca düzenlenen

otopsi raporundan;

- Göz içi sıvısında alkol (etanol, metanol) ve

sistematiklerindeki diğer maddelerin (uyutucu-uyuşturucu maddeler dâhil)

bulunmadığı,

- Yanık nedeni ile sınırlı bölgelerden alınabilen sürüntü

örneklerinde sperm bulunmadığı, tırnak numunesinde A.S.A.ya ait DNA

profilitespit edildiği,

- Kişinin duman solumaya ait solunum yollarında is

bulaşığı emaresine rastlanmadığı,

- Kişinin vücudunda on bir adet kesici ve delici alet

yarası mevcut olup bu yaralardan sekizinin ayrı ayrı öldürücü nitelikte olduğu,

- Kesici delici alet yarasının cilt-cilt altı bulgularına

göre ika edilen aletin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt olduğu, bu

yaraların aynı özelliklere sahip alet ve/veya aletlerle oluşturulmasının mümkün

olduğu,

- Ağır derecede yanmış kişinin ölümünün kesici ve delici

alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması, büyük damar yaralanmasına bağlı

dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu anlaşılmıştır.

59. Başvurucular Mehmet Aslan ve Songül Aslan, vekilleri

aracılığıyla delil toplanmasına ilişkin taleplerini içerir bir dilekçeyi

Cumhuriyet Başsavcılığına vermişlerdir. Bu dilekçeyle başvurucular; bazı

işyerlerindeki güvenlik kamerası görüntülerinin temin edilmesi, kesin ölüm

nedeninin ve yakıldığı esnada Ö.A.nın yaşayıp yaşamadığının tespit edilmesi,

A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığı minibüsün otoyolu kullanmak için gerekli geçiş

kartına (OGS ve HGS) sahip olup olmadığının araştırılması, olay öncesinde

A.S.A.nın minibüsle evine bıraktığını iddia ettiği O.S.nin ifadesinin alınması,

B.G., O.T., Ne.A., F.K. ve A.A.nın mobil telefon yoluyla kurdukları

iletişimlerin tespit edilmesi, A.S.A., N.A. ve F.G.nin 12/2/2015-15/2/2015

tarihleri arasındaki iletişimlerinin tespit edilmesi, F.K.nın ve Ne.A.nın mobil

telefonlarına el konulması, B.B.nin annesinin, H.D.nin, Y.T.nin ve Pompacı Ö.

isimli kişinin ifadelerine başvurulması da dâhil bazı taleplerde bulunmuşlardır.

Ayrıca başvurucular aynı dilekçede; Ne.A., O.T. ve A.A.nın bir şekilde suça

karıştıklarını iddia etmişlerdir.

60. Başvurucular Mehmet Aslan ve Songül Aslan'ın talebi

üzerine Komutanlık görevlileri, Ne. A., O.T. ve A.A.nın şüpheli sıfatıyla;

O.S., H.D. Ö.G. ve B.B.nin annesi M.B.nin ise bilgi sahibi sıfatıyla

ifadelerini alıp olayda kullanılan minibüsün otoyolu kullanmak için gerekli

kartı olduğunu tespit etmişlerdir.

i. Daha önce verdiği ifadesiyle kısmen uyumlu beyanda

bulunan Ne.A., kullandığı mobil telefonun mesaj ve çağrı kayıtlarını A.S.A.nın

talebi üzerine sildiğini, karakola gittiği zaman A.S.A.nın söylediği şekilde

ifade verdiğini, paraya ihtiyacı olduğu için mobil telefonunu sattığını

söylemiştir.

ii. O.T. daha önce verdiği ifadeyle benzer yönde beyanda

bulunup F.G.nin benzini hangi amaçla istediğini bilmediğini ifade etmiştir.

iii. A.A., A.S.A.nın kendisinden borç para istediğini

ancak parası olmadığı için veremediğini, telefonda görüştüğü H.İ.T.nin A.S.A.

ile konuşmak istediğini ancak A.S.A.nın "Müebbetle yargılanacağım.

Görüşmeme gerek yok." diyerek yanından ayrıldığını söylemiştir.

iv. O.S. 11/2/2015 günü saat 20.15 sıralarında otobüse

binecekken A.S.A.nın kullandığı minibüsle yanında durduğunu, bunun üzerine

minibüse bindiğini, minibüste iki yolcu daha olduğunu, yolcular indikten sonra

kendisinin de bir kavşakta minibüsten indiğini, A.S.A.nın Tarsus şehir

merkezine doğru gittiğini beyan etmiştir.

v. H.D. 12/2/2015 günü işyerine gelen A.S.A.nın biriyle

kavga ettiğinden söz ederek herhangi bir kişi adına kayıtlı, açık bir SIM kart

istediğini, vermek istemediğini ancak A.S.A.nın ısrarlarına dayanamayarak kaydı

olmayan boş bir SIM kartı A.S.A.ya verdiğini söylemiştir.

vi. Ö.G., S.G.ye ait olup A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığı

minibüsün 12/2/2015 tarihinde S.G. tarafından tamir için işyerine

getirildiğini, minibüste bıçak görmediğini, kendisi gelmeden önce bıçağın

alınmış olabileceğini beyan etmiştir.

v. M.B., evlerine gelen A.S.A.nın telefon numarasının

değiştiğini söyleyerek arama yapmak için mobil telefonunu istediğini,

kullanması için telsiz telefonu A.S.A.ya verdiğini, A.S.A.nın kiminle ne

görüştüğünü bilmediğini ve A.S.A.nın tedirgin bir hâlinin olduğunu söylemiştir.

61. Cumhuriyet Başsavcılığı 6/4/2015 tarihinde,

haklarında suçluyu kayırma ve suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme

suçlarından soruşturma yürütülenşüpheliler S.G., F.K., Ne.A., B.B., O.T.,

A.A. ve H.D. hakkında kovuşturmasızlık kararı vermiştir. Söz konusu kararın

ilgili kısımları şöyledir:

"...Kasten öldürme suçunun

şüpheliler [A.S.A.],

[N.A.] ve [F.G.] tarafından gerçekleştirildiği, şüphelilerin

ifadelerinde cinayet olayına ilişkin olarak ikrarlarının olduğu, delillerin ne

şekilde ve hangi surette yok edildiğinin ve yok edilmeye çalışıldığının

ayrıntılı bir şekilde şüpheliler tarafından ikrar edildiği, mevcut şüphelilerin

delillerin yok edilmeye çalışılmasına ve şüpheli [A.S.A.]nın firari

olduğu dönem içerisinde ona kaçmasına yardım ve imkan sağladıkları yönünde

kasten ve bilerek yardım ve iştirakte bulunduklarına dair dosya kapsamı

itibariyle iddia dışında bir delil olmadığı, kaldı ki herhangi bir kimsenin de

şüphelilerin eylemlerini kolaylaştıracak etkin bir imkan ya da kolaylık sağlama

durumunun dosya kapsamı itibariyle bulunmadığı, zira böyle bir suçun

işlendiğinin öğrenilmesinden sonra şüpheli [A.S.A.]nın kimsenin

kendisine yardım etmemesi nedeniyle kaçamadığı ve Tarsus ilçesinde kısa bir

süre içerisinde yakalandığı, delillerin yok edilmeye çalışılması eyleminde ise

şüphelilerin kendi aralarında iş bölümü ve gerekli planlamayı yaparak

eylemlerini gerçekleştirdikleri,

Böylelikle yapılan soruşturma sonucu

toplanan tüm delillere göre şüphelilerin [C]inayet şüphelilerinin eylemlerini bildiklerine,

bilerek bu şüphelilere herhangi bir şekilde yardım ettiklerine, bu şüphelilerin

kaçmalarına imkan sağladıklarına dair şüphelilerin savunmalarının ve diğer

şüphelilerin beyanlarının aksine soyut iddia dışında bu şüphelilerin suç işleme

kastıyla hareket ettiklerine dair haklarında kamu davası açılması için yeterli

delil elde edilemediği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla... [O]laydan

dolayı... şüpheliler hakkında açıklanan nedenlerle KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER

OLMADIĞINA... karar verildi."

62. Başvurucular, vekilleri aracılığıyla kovuşturmasızlık

kararına itiraz etmişlerdir. İtirazda;

- B.B. hakkındaki telefon ihbarı ile ilgili herhangi bir

araştırma yapılmamasına,

- 11/2/2015 tarihinde Ne.A. ve A.S.A. ile O.T. ve F.G.

arasında mobil telefon yoluyla kurulan iletişimlerin sıklığına,

- Ne. A.nın olay gecesi A.S.A.nın pantolonunu yıkamasına,

- A.A., .S.A. ve N.A.nın 12/2/2015 tarihinde mobil

telefon yoluyla kurdukları iletişimin sıklığına,

- A.S.A.nın B.B.nin ev telefonunu kullanmasına,

- H.D.nin A.S.A.ya sorgusuz sualsiz SIM kart vermesine,

- İfadesine göre 12/2/2015 tarihi sabahında çalışacak

olan S.G.nin apar topar minibüsü tamire götürmesine,

- Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan kişilerin

beyanları arasındakibazı çelişkilere dikkate çekilerek şüpheliler hakkında kamu

davası açılması için yeter derecede şüphe oluşturacak delil bulunduğu ileri

sürülmüştür.

63. Başvurucuların itirazı Hâkimliğin 30/4/2015 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

64. Bu karar başvurucular vekiline 13/5/2015 tarihinde

tebliğ edilmiş olup başvuru 9/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

65. Cumhuriyet Başsavcılığı 6/4/2015 tarihli

iddianameyle, nitelikli kasten öldürme, teşebbüs aşamasında kalmış cinsel

saldırı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği

iddiasıyla A.S.A. hakkında; nitelikli kasten öldürme suçunu işledikleri

iddiasıyla ise N.A. ve F.G. hakkında Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi (Ceza

Mahkemesi) nezdinde kamu davası açmıştır. Bahse konu iddianamede;

- A.S.A.nın gerçekleştirmek istediği cinsel saldırı

eyleminin Ö.A.nın direnmesi, biber gazı sıkması ve A.S.A.nın yüzünü tırmalaması

nedeniyle gerçekleşmediği,

- A.S.A., N.A. ve F.G.nin Ö.A.yı öldürme ve delilleri yok

etme konusunda kendi aralarında plan yaptıkları,

- A.S.A.nın F.G.nin yönlendirmesinden ve N.A.nın duruma

sessiz kalmasından destek alarak Ö.A.yı öldürüp ellerini kestiği,

- Ö.A.nın ellerini saklayan A.S.A., N.A. ve F.G.nin

cesedi yakmaya karar verdiği,

- Cin Deresi mevkiine varınca F.G.nin yolda aracıyla

gözcülük yaptığı, A.S.A. ve N.A.nın ise cesedin üzerine benzin dökerek cesedi

yaktıkları,

-Şüphelilerin el konulan cep telefonlarında yapılan

incelemede herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı iddia edilmiştir.

66. Ceza Mahkemesi, A.S.A., N.A. ve F.G.nin sorgularını

yapıp O.T. ve Ne.A.yı tanık sıfatıyla dinlemiştir.

67. Sorgusunda A.S.A.nın "F.G.nin Ö.A.ya cinsel

saldırıda bulunduğunu" ima etmesi üzerine Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet

Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü

soruşturma sonunda cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla F.G. hakkında kamu

davası açmıştır. Bu dava, Ceza Mahkemesi tarafından başvuruya konu davayla

birleştirilmiştir.

68. Ceza Mahkemesi 3/12/2015 tarihinde, A.S.A.yı

nitelikli kasten öldürme, cinsel saldırı ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden

yoksun kılma suçlarından, F.G.yi nitelikli kasten öldürme ve cinsel

saldırı suçlarından, N.A.yı ise nitelikli kasten öldürme suçundan

mahkûm etmiştir.

69. Anılan karar, sanık müdafileri, katılanlar vekilleri

ve katılma talebinde bulunan bir kısım vekil tarafından temyiz edilmiştir.

70. A.S.A. 11/4/2016 tarihinde ölmüştür.

71. Yaptığı temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 1. Ceza

Dairesi (Ceza Dairesi) 27/3/2017 tarihinde, F.G. ve N.A.nın nitelikli

kasten öldürme suçunu işledikleri iddiasıyla kurulan hükümleri hak

yoksunluğuyla ilgili kısımlarını düzelterek onamıştır. Ancak Ceza Dairesi,

varsayıma dayalı mahkûmiyet kararı verildiği, kaldı ki cezayı artırıcı

nedenlerin uygulanmasında hata edildiği gerekçesiyle F.G.nin cinsel saldırı suçunu

işlediği iddiasına dayanılarak açılan davada verilen hüküm ile ölmesi nedeniyle

düşme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle A.S.A. hakkında kurulan hükümleri

bozmuştur.

72. Böylece nitelikli kasten öldürme suçu yönünden F.G.

ve N.A.nın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair

hükümler 27/3/2017 tarihinde kesinleşmiştir.

73. Bozma sonrası yapılan yargılamada F.G., A.S.A.nın

birini öldürdüğünüO.T.ye söylediğini, benzini getirince O.T.ye ölü kişinin

minibüste olduğunu ifade ettiğini ve bunu duyan O.T.nin hemen bulundukları

yerden kaçtığını söylemiştir. Ayrıca F.G., R.G.ye de A.S.A.nın birini

öldürdüğünü söylediğini hatta A.S.A. ve N.A. ile konuşmaya giderken

konuşulanlara şahit olsun diye R.G.yi yanında götürdüğünü beyan etmiştir.

F.G.ye göreA.S.A. R.G.ye, hasmının kardeşi ile tartışıp onu vurduğunu

söylemiştir.

74. Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Ceza

Mahkemesi 29/9/2017 tarihinde, vefat etmesi nedeniyle A.S.A. hakkında açılan

davaların düşürülmesine; F.G.nin cinsel saldırı suçunu işlediği

iddiasıyla açılan davada varsayıma dayalı mahkûmiyet kararı verildiğine ilişkin

bozma kararına karşı direnilmesine ve F.G.nin cinsel saldırı suçundan

mahkûmiyetine karar vermiştir.

75. Ceza Mahkemesince verilen karar, F.G. hakkında

kurulan hüküm yönünden sanık müdafii ve katılanlar vekilleri ile katılma

talebinde bulunan bazı tüzel kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

76. Temyiz talepleri hakkında henüz karar verilmemiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

77. Konuyla ilgili ulusal ve uluslararası hukuka ilişkin

bilgiler Anayasa Mahkemesinin Yasin Ağca (B. No: 2014/13163, 11/5/2017,

§§ 86, 87, 91-96) başvurusu hakkında verdiği kararda yer almaktadır.

78. Bununla birlikte Yasin Ağca başvurusu hakkında

verilen kararda yer almayan ancak başvuru yönünden önem arz eden birkaç

husustan bahsetmek gerekir.

79. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ölüm olayı

nedeniyle haklarında kamu davası açılan, suç ortağı olduğu iddia edilen kişiler

hakkında kovuşturmasızlık kararı verilmesi nedeniyle yaşam hakkının usul

boyutunun ihlal edildiğine ilişkin bir başvuruda (Şevket Güneş ve diğerleri (k.k.),

B. No: 24494/06, 1/3/2016) başvuruya konu edilen soruşturmayı, hakkında

kamu davası açılan kişiyle ilgili yürütülen soruşturmayı da kapsayacak şekilde,

bir bütün olarak incelemiştir. Yaptığı incelemede başvuruya konu soruşturmanın

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 2. maddesinin usule ilişkin

gerekliliklerini karşıladığı ve suç ortağı olduğu iddia edilen kişilerin ölüm

olayı ile ilişkilendirilebilmeleri için yeterli unsur bulunmadığına dair

kovuşturmasızlık kararının keyfî olmadığı sonucuna varan AİHM,başvurucuların ya

da avukatlarının suç ortaklığına ilişkin suçlamalar konusunda yetkilimakamlara

daha kuvvetli bir dayanak sunmadan daha derin bir soruşturma yapılmasını ümit

edemeyecekleri kanısına varmıştır (Şevket Güneş ve diğerleri, § 19).

AİHM söz konusu kanıya Sözleşme'nin 3. maddesinin ihlal edildiği iddialarının

konu edildiği bazı başvurular hakkında verdiği kararları kaynak alarak

ulaşmıştır (anılan kararlar için bkz. Ş.T./Türkiye (k.k.), B. No:

28310/95, 9/11/1999; Kaplan/Türkiye (k.k.), B. No: 24932/94, 19/9/2000; Mahsun

Tekin/Türkiye, B. No: 52899/99, 20/12/2005, § 29). Son olarak AİHM mezkûr Şevket

Güneş ve diğerleri başvurusu hakkında verdiği kararda, etkili soruşturma

yükümlülüğünün başvurucuların suç ortaklığına dair iddialarının savunulabilir

olması hâlinde doğacağını belirtmiştir (Şevket Güneş ve diğerleri, §

20).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

80. Mahkemenin 19/2/2019 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü

81. Başvurucular; haklarında kamu davası açılan

sanıklarla birlikte hareket ettiklerini ileri sürdükleri şüpheliler hakkında

etkili bir soruşturma yürütülmeden kovuşturmasızlık kararı verildiğini

belirterek yaşam, adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini

iddia etmişlerdir. Başvuruculara göre söz konusu kişiler ile haklarında kamu

davası açılan kişiler arasındaki sıkı iletişim trafiği, bu iletişimlerin

gerçekleştiği zaman dilimleri, iletişimlerin gerçekleştiği yerler, soruşturma

kapsamında beyanlarına başvurulan bazı kişilerin ifadeleri arasındaki

çelişkiler ve suç delillerinin yok edildiğine dair emareler dikkate

alınmamıştır.

82. Bakanlık görüşünde, başvuruya konu olay hakkında

yürütülen soruşturma kapsamında yapılan işlemler özetlenerek etkili soruşturma

yürütülüp yürütülmediğinin Anayasa Mahkemesi tarafından takdir edilmesi

gerektiği belirtilmiştir.

83. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında

bazı delillerin taleplerine rağmen toplanmadığına ve bazı şüpheliler arasındaki

akrabalık bağına dikkat çekerek başvuru formundaki iddialarını tekrar

etmişlerdir.

B. Değerlendirme

84. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucular, özü itibarıyla yakınlarının ölüm olayına karışmakla

suçladıkları bazı kişiler hakkında etkili bir ceza soruşturması

yürütülmediğinden yakınmaktadırlar. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, başvurunun

özellikle yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu

kapsamında incelenmesi gerektiği kanaatindedir.

85. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak

alınacak “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar

başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes,

yaşama... hakkına sahiptir."

86. Anayasa’nın "Devletin temel amaç ve görevleri"

kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmışöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, …

Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve

mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti

ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal

engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli

şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

87. Anayasa'nın yaşam hakkını güvence altına alan 17.

maddesi ile devletin temel amaç ve görevlerini belirten 5. maddesi birlikte

değerlendirildiğinde meydana gelen ölüm olaylarının sorumlularının

belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir ceza

soruşturması yürütülmesi gerekmektedir. Ancak yürütülen bu soruşturma, belirli

bir kişinin sorumlu olup olmadığıyla sınırlı olmamalı; olayın tüm yönlerini

ortaya koyacak kapsamda ve nitelikte olmalıdır. Nitekim soruşturmanın etkili

olup olmadığına ilişkin değerlendirme -somut olayın kendine özgü koşulları

dikkate alınarak- belirli bir kişi hakkında verilen kararla sınırlı olarak

değil yürütülen soruşturma bir bütün olarak incelendikten sonra

yapılabilecektir (Gülcan Keleş ve diğerleri, B. No: 2014/797,

22/03/2017, § 30).

88. Bir ceza soruşturması veya yargılaması sürecinde

kovuşturmasızlık, beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri

bırakılması kararları ile farklı zamanlarda neticelenmiş aşamalar bulunması

durumunda -bu aşamaların tek bir olay için farklı kişilerin sorumluluklarına

yönelik olduğu gözetildiğinde- soruşturmaların bir bütün olarak

değerlendirilmesi gerekebileceğinden (S.D., B. No: 2013/3017,

16/12/2015, § 69) hareket eden Anayasa Mahkemesi, aynı olaya ilişkin

sorumluluğu bulunduğu iddia edilen, birden fazla kişi hakkında yürütülen adli

süreçlerin bir kısmı devam ederken bazı şüpheli/sanık bakımından sürecin sona

ermesi üzerine yapılan bireysel başvurularda somut olayın ve tüm adli sürecin

bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiylebaşvuru yollarının

tüketilmediği sonucuna ulaşmıştır (Bilal Turan ve diğerleri (3), B. No:

2013/7418, 31/3/2016, § 72; Bülent Kurt, B. No: 2013/7408, 20/1/2016, §

40; Gülcan Keleş ve diğerleri, §§ 30, 31).

89. Başvurucular, ölüm olayının failleri ile birlikte

hareket ettiklerini iddia ettikleri kişiler hakkında kovuşturmasızlık kararı

verilmesi üzerine bireysel başvuru yapmışlar ise de başvurunun incelendiği

tarihte adli süreç nitelikli kasten öldürme suçu yönünden tamamlanmış

olup yalnızca cinsel saldırı suçu yönünden devam etmektedir. Dolayısıyla

başvuru yollarının tüketilmesi yönünden başvuruda bir eksiklik bulunmamaktadır.

Somut olayda devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirip

getirmediğinin tespiti için başvurucuların yakınının ölümü hakkında yürütülen

ceza soruşturması bir bütün olarak ele alınmalıdır.

90. Bundan başka başvuru açıkça dayanaktan yoksun

olmadığı gibi başvurunun kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek

başka bir neden de bulunmamaktadır. Bu sebeple yaşam hakkının usul boyutunun

ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Genel İlkeler

91. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkının usul boyutu

konusunda benimsediği genel ilkelere göre şüpheli bir ölüm olayı hakkında

yürütülen ceza soruşturmasının etkililiği için;

i. Soruşturma makamlarının resen ve derhâl harekete

geçerek ölüm olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini

sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri,B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 57),

ii. Ceza soruşturmasının fiilen hesap verilebilirliği

sağlamak için soruşturma sürecinin kamu denetimine açık olması, ayrıca her

olayda, ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak için bu sürece

gerekli olduğu ölçüde katılmalarının sağlanması (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 58),

iii. Hukuk devletine bağlılığın sağlanması ve hukuka

aykırı eylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesinin

engellenmesi amacıyla ceza soruşturması makul bir özen ve süratle yürütülmesi (Salih

Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013, § 30) gerekir.

b. İlkelerin

Olaya Uygulanması

92. Somut olayda Cumhuriyet Başsavcılığının ölüm olayı

hakkında kendiliğinden ivedilikle bir soruşturma başlattığı ve bu soruşturmada

başvurucuların delil toplanmasına ilişkin taleplerini dile getirebildikleri,

kovuşturmasızlık kararına itiraz edebildikleri, Ceza Mahkemesince verilen

kararlara karşı kanun yollarına başvurabildikleri ve soruşturmaya katılım

konusunda herhangi bir engelle karşılaşmadıkları görülmüştür. Ayrıca

soruşturmanın makul bir sürat ve özenle yürütüldüğü gözlemlenmiştir.

93. Bundan başka ölüm olayını aydınlatabilmek ve

sorumluları belirlemek adına soruşturma kapsamında;

- Yanmış vaziyette bulunan cesedin kimliğinin

belirlendiği,

- Cesedin başvurucuların yakını Ö.A. olduğunun

saptandığı,

- Olayda kullanılan minibüs ve olay yerinin kriminastik

yönden OYİT tarafından incelendiği,

- Otopsi işlemi sonunda Ö.A.nın ölüm nedeninin

belirlendiği,

- Ö.A.nın tırnak numunesinde A.S.A.ya ait DNA profilinin

tespit edildiği,

- A.S.A., N.A. ve F.G.nin 2/2/2015-13/2/2015 tarihleri

arasında mobil telefonlar yoluyla kurdukları iletişimlerin tespit edilip analiz

edildiği,

- A.S.A.nın şoförlüğünü yaptığı minibüs ile F.G.ye ait

aracın olay tarihinde MOBESE kayıtlarına yansıyan görüntüleri ve bazı

işyerlerine ait kamera kayıtlarının temin edilip incelendiği,

- Olayda kullanıldığı değerlendirilen bazı eşyalar

üzerinde parmak izi incelemesi yapıldığı ve alınanbazı svaplarda atış artığı

bulunup bulunmadığı yönünden rapor alındığı,

- Bazıları şüpheli sıfatıyla olmak üzere pek çok kişinin

dinlendiği anlaşılmıştır.

94. Yürüttüğü soruşturma sonunda iletişimin tespitine

(iletişim araçlarının diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin

arama, aranma, yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespit edilmesine yönelik

işlemler) ilişkin raporlar ile ifadesine başvurulan kişilerin beyanlarını

dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendiren Cumhuriyet Başsavcılığı, ölüm

olayına yalnızca üç kişinin karıştığı sonucuna varmış ve "cinayet

şüphelilerinin eylemlerini bildikleri, bilerek bu şüphelilere herhangi bir

şekilde yardım ettikleri ve bu şüphelilerin kaçmalarına imkân

sağladıkları" gerekçesiyle kamu davası açmaya yeter ölçüde delil

bulunmaması nedeniyle bir şekilde olaya karıştıkları iddia edilen kişiler

hakkında kovuşturmasızlık kararı vermiştir.

95. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların yakınının ölüm

olayı çerçevesinde sanıklar A.S.A., N.A. ve F.G.nin sorumluluğunun tespit

edilmesi amacıyla yürütülen ve N.A. ile F.G.nin mahkûmiyeti ile sonuçlanan

ayrıntılı ceza soruşturmasında keyfîliğin bulunmadığı ve bu soruşturmanın

Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği etkinlikte olduğu kanaatindedir.

Anayasa Mahkemesine göre, yürütülen soruşturmadan daha derin ve etkili bir

soruşturma yürütülmesi konusunda haklı bir beklentiye girebilmeleri için

başvurucuların iddiaları hakkında soruşturma makamlarına daha sağlam argüman

veya emare sunmaları gerekir.

96. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde

güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmediğine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam

hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 19/2/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Serruh KALELİ Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Murat İlter DEVECİ Başvurucular : 1. Beste Güler ASLAN 2. Mehmet ASLAN 3. Songül ASLAN Vekili : Av. Sevim KUCUK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/9669, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve
  11. Gerekçe
  12. A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  15. B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam
  16. C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde
  17. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/9669
Tarih
19 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Mehmet Coşkun Karabaşoğlu Başvurusu (B. No: 2015/14383)
  • Ömür Kınay Başvurusu (B. No: 2015/4686)
  • Turkcell İletişim Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/16830)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2015/15100
  • Çetin Doğan Başvurusu (B. No: 2014/3494)
  • Betül Güngör Başvurusu (B. No: 2016/12693)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.