İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Bilal Sönmezsoy Başvurusu (B. No: 2015/2755)

1. Başvuru; tutukluluğa ilişkin itiraz incelemesinin duruşmasız

Başvuru No2015/2755Tarih28 Kasım 2018Okuma12 dk · 2.348 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Bilal Sönmezsoy Başvurusu

Karar tarihi
28 Kasım 2018
Başvuru Numarası
2015/2755
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.348 kelime·12 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutukluluğa ilişkin itiraz incelemesinin duruşmasız

olarak yapılması, bu inceleme sırasında alınan savcılık görüşünün

bildirilmemesi ve gerekçeli kararın süresinde yazılmaması nedenleriyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/2993

sayılı soruşturması kapsamında çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı Dörtyol

Sulh Ceza Mahkemesinin 15/4/2014 tarihli kararıyla tutuklanmıştır.

7. Başvurucu hakkında zincirleme olarak çocuğun basit cinsel

istismarı suçundan üç kez cezalandırılması talebiyle Dörtyol Cumhuriyet

Başsavcılığınca 4/6/2014 tarihli iddianame düzenlenmiştir.

8. Dörtyol 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/7/2014 tarihli görevsizlik kararı ile söz konusu dosya

İskenderun Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

9. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama

sonucunda 24/12/2014 tarihli ilk duruşmada, başvurucunun cinsel istismar

suçundan üç kez 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümle

birlikte tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin

ilgili bölümleri şöyledir:

" ... CMK'nın

100/3-a-8.maddesinde düzenlenen cinsel istismar suçu nedeni ile verilen hapis

cezasının süresi dikkate alınarak sanığın hükmen tutukluluk halinin devamına

..."

10. Başvurucu, tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara itiraz

etmiştir.

11. İnceleme merciince dosya Cumhuriyet Savcılığına gönderilmiş

olup Cumhuriyet savcısı usul ve yasaya uygun

olduğundan tutukluluk hâlinin devamına karar verilmesi yönünde

mütalaada bulunmuş ve Cumhuriyet Savcılığının bu mütalaası başvurucuya tebliğ

edilmemiştir.

12. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi 9/1/2015 tarihinde, dosya

üzerinden yaptığı inceleme sonucunda itirazın reddine karar vermiştir.

13.Ret kararı 26/1/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

14.Başvurucu 13/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

15. UYAP ortamında yapılan incelemede gerekçeli karara ilişkin

doküman editörünün 13/2/2015 tarihinde onaylandığı anlaşılmaktadır. Gerekçeli

karar 3/3/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu, hakkında verilen 24/12/2014 tarihli mahkûmiyet

kararını temyiz etmiştir. Anılan karar, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 12/10/2015

tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.

IV.İLGİLİ HUKUK

17. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şüpheli veya sanığın salıverilme

istemleri" kenar başlıklı 104. maddesi şöyledir:

"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin

her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.

(2)

Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim

veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.

(3)

Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya

geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay

ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak

incelemeden sonra verilir; bu karar re'sen de

verilebilir."

18. 5271 sayılı Kanun'un "Usul"

kenar başlıklı 105. maddesi şöyledir:

"103 ve 104 üncü

maddeler uyarınca yapılan istem üzerine, merciince Cumhuriyet savcısı, şüpheli,

sanık veya müdafiin görüşü alındıktan sonra, üç gün

içinde istemin kabulüne, reddine veya adlî kontrol uygulanmasına karar verilir.

(Ek cümle: 24/11/2016-6763/23 md.) 103

üncü maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca yapılan

istemler hariç olmak üzere örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar

bakımından bu süre yedi gün olarak uygulanır. Duruşma dışında bu karar

verilirken Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya müdafiinin

görüşü alınmaz. Bu kararlara itiraz edilebilir."

19.5271 sayılı Kanun’un "İtirazın

Cumhuriyet savcısına ve karşı tarafa tebliği ile inceleme ve araştırma

yapılması" kenar başlıklı 270. maddesi şöyledir:

"(1) İtirazı inceleyecek merci, yazı ile

cevap verebilmesi için itirazı, Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa

bildirebilir. Merci, inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde

bunların yapılmasını da emredebilir.

(2)

(Ek: 11/4/2013-6459/20 md.) 101 ve 105 inci maddeler

uyarınca yapılan itiraz üzerine Cumhuriyet savcısından görüş alınması

durumunda, bu görüş şüpheli, sanık veya müdafiine

bildirilir. Şüpheli, sanık veya müdafii üç gün içinde

görüşünü bildirebilir."

20.

5271 sayılı Kanun'un "Karar" kenar

başlıklı 271. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Kanunda yazılı olan hâller saklı kalmak

üzere, itiraz hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilir. Ancak, gerekli

görüldüğünde Cumhuriyet savcısı ve sonra müdafi veya vekil dinlenir."

21.5271 sayılı Kanun'un 232. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

"Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa

geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş

gün içinde dava dosyasına konulur."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 28/11/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Tutukluluğa İtiraz

İncelemesinde Alınan Savcılık Görüşünün Bildirilmediğine İlişkin İddia

1.Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu; tutukluluğun devamı kararına yönelik itirazının

incelemesi sırasında alınan Savcılık görüşünün kendisine bildirilmediğini,

dolayısıyla bu görüşü değerlendirme imkânından yoksun bırakıldığını, böylelikle

tutukluluğa itiraz incelemesi sırasında silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkelerine riayet edilmediğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

24.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi”

kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve

yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi

açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı

başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar

verebilir."

25. Başvurucunun bu iddiasının kabul edilebilirlik

kriterlerinden olan anayasal ve kişisel önemden yoksun olma kriteri yönünden

incelenmesi gerekir.

26.Anayasal ve kişisel önemden yoksun olma kriterine ilişkin

genel ilkeler Anayasa Mahkemesince daha önce incelenmiş ve bu konuda karar

verilmiştir (K.V. [GK], B. No:

2014/2293, 1/12/2016, §§ 47-68). Başvuru konusu olayda bu ilkelerden ayrılmayı

gerektiren bir husus bulunmamaktadır.

a. Anayasal Önem Yönünden

27. Anayasa Mahkemesi, tutukluluk ve/veya tutukluluğa itiraz

incelemeleri sırasında alınan Savcılık görüşünün şüpheli/sanık veya müdafiine bildirilmemiş olması nedeniyle silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin başvurunun

genel bir soruna işaret etmediği gibi Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması

veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından da önem

taşıdığının ortaya konulamadığı sonucuna varmıştır (Devran Duran [GK], B. No: 2014/10405, 22/5/2017, §§

113-117).

b. Kişisel Önem Yönünden

28. Başvurucunun iddiasında dile getirdiği 24/12/2014 tarihli

duruşmada verilen tutukluluğun devamı kararına yönelik itirazı inceleyen

İskenderun 1.Ağır Ceza Mahkemesine Cumhuriyet savcısı tarafından bildirilen

yazılı görüşün içeriğinde, yalnızca usul ve yasaya aykırılık olmadığından

itirazın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

29. Anılan görüş yazısında (bkz. § 11) başvurucunun ayrıca cevap

vermesini gerektiren, daha önce ileri sürülmeyen herhangi yeni bir olgudan

bahsedilmemiş hatta hiçbir olguya veya gerekçeye yer verilmemiştir. Öte yandan

başvurucu, anılan görüş yazısında cevap vermesini gerekli kılan ve daha önceden

haberdar olmadığı yeni bir olgunun bulunduğunu ileri sürmediği gibi bu hususta

herhangi bir açıklama da yapmamıştır. Son olarak itirazın reddine ilişkin

Mahkeme kararında, hükmün Cumhuriyet savcısının görüşüne uygun olduğu

belirtilmişse de Savcılık görüşünde yer alan herhangi bir olguya atıf yapılması

veya bu görüşe dayanılması söz konusu değildir.

30. Tutukluluğa ilişkin itiraz incelemesi sırasında alınan

Savcılık görüşünün kendisine bildirilmemesi nedeniyle ciddi anlamda zarar

gördüğü, bu görüşün kendisi için ne denli önemli olduğu hususunda başvurucunun

herhangi bir açıklamasının bulunmadığı da gözetildiğinde başvurunun bu kısmı

açısından önemli bir zararın olmadığı kanaatine varılmıştır.

31. Açıklanan gerekçelerle anayasal

ve kişisel önemden yoksun olması nedeniyle başvurunun bu kısmının

diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Tutukluluğa İtiraz

İncelemesinin Duruşmasız Olarak Yapıldığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

32. Başvurucu; tutukluluğun devamı kararına yönelik itirazın

incelemesi sırasında duruşma yapılmadığını ve itirazın dosya üzerinden

gerçekleştirilen inceleme sonucunda reddedildiğini, böylelikle tutukluluğa

itiraz incelemeleri sırasında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerine riayet edilmediğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

33. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

"Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti

kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu

kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak

amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir."

34.Başvurucunun bu başlık altındaki iddiaları Anayasa'nın 19.

maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında değerlendirilmiştir.

35. Başvurucu, İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen

davanın 24/12/2014 tarihinde yapılan duruşmasına müdafileriyle birlikte bizzat

katılmış ve tutukluluğa ilişkin itirazları ile tahliye taleplerini sözlü olarak

Mahkemeye bildirmiştir. Duruşma sonunda tahliye talebi kabul edilmeyerek

başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiş; anılan karara yönelik

itiraz, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme

sonucunda 9/1/2015 tarihinde verilen kararla reddedilmiştir.

36. Dolayısıyla başvurucunun ve müdafiinin

katıldığı duruşmada tahliyeye ilişkin beyan ve taleplerinin İskenderun 2. Ağır

Ceza Mahkemesi tarafından sözlü olarak alındığı ve başvurucunun yüzüne karşı

tutukluluğun devamına karar verildiğinin açıklandığı tarih (24/12/2014) ile

İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesince başvurucunun tutukluluğa yönelik

itirazının duruşmasız olarak incelendiği tarih (9/1/2015) arasında yalnızca on

beş günlük bir zaman dilimi bulunmaktadır.

37. Anayasa Mahkemesi, daha önce verdiği kararlarda tutukluluğa

itiraz incelemesinin başvurucuların dinlenilmesinden bir ay iki gün sonra (Hikmet Yayğın, B. No: 2013/1279, 30/12/2014, § 35); bir

ay yirmi sekiz gün sonra (Mehmet Haberal,

B. No: 2012/849, 4/12/2013, §

128) duruşmasız olarak yapılmasının Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci

fıkrasını ihlal etmediği sonucuna varmıştır.

38. Resen ya da talep üzerine tutukluluk hakkında verilmiş tüm

kararların bir başka mahkeme önünde itiraza konu edilebildiği ceza usul

sisteminde, başvuruya konu dava bakımından tüm itirazların duruşmalı

incelenmesi tutukluluk bakımından yargılamanın itiraz merciinde tekrar edilmesi

anlamına gelecektir. Bu durumda başvurucunun ve müdafiinin

sözlü olarak dinlenilmesinden ve tutukluluğun devamına ilişkin kararın

başvurucuya tefhim edilmesinden on beş gün sonra yapılan itiraz incelemesinin

duruşmasız olmasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini

ihlal ettiği söylenemez.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutukluluğa itiraz

incelemesinin duruşmasız bir şekilde yapıldığı iddiasına ilişkin olarak bir

ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Gerekçeli Kararın Geç Yazıldığına İlişkin

İddia

1. Başvurucunun İddiaları

40. Başvurucu; mahkûmiyet kararının gerekçesinin geç yazılması

nedeniyle bu süre zarfında dosyanın temyiz merciince incelenemediğini ve

denetim mekanizmasına ulaşma hakkının engellendiğini belirterek adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

41. Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

“Her ne

sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında

karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest

bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına

sahiptir.”

42.

Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi

ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde başvurucunun bu bölümdeki

şikâyetlerinin özünün gerekçeli kararın yazımındaki gecikme sebebiyle hükümle

birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına yönelik itirazının temyizde ileri

sürülmesinin ve karara bağlanmasının uzamasına yönelik olarak ileri sürüldüğü

değerlendirilmiştir. Bu itibarla başvurucunun bu bölümdeki iddialarının

Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası bağlamında kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

43. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca,

hürriyeti kısıtlanan kişi kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu

kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak

amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir (Mehmet Haberal, § 122).

44. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasında, hürriyeti

kısıtlanan kişinin durumu hakkında karar verilmesini talep etmesi hâlinde bu

talebin karara bağlanması için belirli bir süre öngörülmemişse de kısa sürede karar verilmesi gerektiği

belirtilmiştir. Kararın gereken süratle alınıp alınmadığı her davanın kendi

özel koşullarına göre değerlendirilir. Burada derece mahkemelerinin gösterdiği

özen, tutulan kişinin tutumlarının gecikmeye sebebiyet verip vermediği, gecikmenin

resmî makamların sorumluluğunda olup olmadığı gibi hususların dikkate alınması

gerekir (Ulaş Kaya ve Adnan Ataman, B. No: 2013/4128, 18/11/2015, § 71).

45. Ceza muhakemesi hukukumuzda itiraz usulünün düzenlendiği

5271 sayılı Kanun'un 268. maddesinin (2) numaralı fıkrasında; kararına itiraz

edilen hâkim veya mahkemenin itiraz incelemesini en çok üç gün içinde yapması,

itirazı yerinde görmezse yetkili merciye göndermesi

gerektiği belirtilmişse de itiraz merciinin incelemesini ne kadar süre içinde tamamlaması

gerektiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bununla birlikte Anayasa'nın

yukarıda değinilen 19. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "kısa sürede" ibaresi, hürriyeti

kısıtlanan kişinin bu kısıtlamanın hukukiliğine karşı yaptığı itirazın mümkün

olan en kısa sürede karara bağlanmasını zorunlu kılmaktadır (Ulaş Kaya ve Adnan Ataman, § 71). Dolayısıyla tutukluluğa ilişkin

bir karara yönelik itirazın karara bağlanmasının gecikmesi, Anayasa'nın 19.

maddesinin sekizinci fıkrası bağlamındaki güvenceyle ilgilidir.

46. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası hükmü uyarınca,

hürriyeti kısıtlanan kişi kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu

kısıtlamanın kanuna aykırılığı hâlinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak

amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir. Fıkrada,

kısıtlama sebebi bakımından bir ayrım yapılmadığından başvuru hakkı kuvvetli

suç şüphesi ve tutuklama nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılma ile sınırlı

değildir. Anayasa’nın 19. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen özgürlükten

yoksun bırakılma hâllerinde de bu güvence geçerlidir (Mehmet İlker Başbuğ, B. No: 2014/912,

6/3/2014, § 80).

47. 5271 sayılı Kanun’un 104. maddesi, soruşturma ve kovuşturma

evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanığın salıverilmesini isteyebileceği,

şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim

veya mahkemece karar verileceği, dosya Yargıtaya

geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki kararın Yargıtay ilgili Dairesi veya

Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verileceği hükümlerini içermektedir.

48. Hüküm tarihinden itibaren uzun süre gerekçeli kararın

dosyaya konulmamış olması, başvurucuların mahkûmiyete bağlı olarak tutukluluğun

devamına ilişkin kararları temyiz mercii önüne götürememesi sonucunu doğurur.

Özgürlükten yoksun bırakılmaya ilişkin kararın hukukiliğinin temyiz mercii

önünde denetletme hakkının kullanılamaması, hukuk güvenliği ve hukuki

belirlilik ilkelerine uygun düşmez (Mehmet

İlker Başbuğ, § 84).

49.Anayasa Mahkemesi, Mehmet

İlker Başbuğ kararında, hükmün açıklanmasından itibaren geçen yedi

ay sürede gerekçenin açıklanmaması nedeniyle temyiz incelemesinin

yapılamadığına ve salıverilme talebinin temyiz merciince incelenemediğine

ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna ve Anayasa’nın 19. maddesinin

sekizinci fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir.

50. Somut olayda ilk derece mahkemesi 24/12/2014 tarihinde nihai

kararını vermiştir. UYAP üzerinden yapılan araştırmada gerekçeli kararın

13/2/2015 tarihinde yazıldığı ve 3/3/2015 tarihinde başvurucunun müdafiine tebliğ edildiği görülmektedir.

51. Başvurucu, hükmün verilmesinden elli bir gün sonra gerekçeli

kararın yazılması ve bu kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle mahkûmiyete bağlı

olarak tutukluluğun devamına ilişkin kararı temyiz mercii önüne

götüremediğinden şikâyetçi olmuştur. Ancak bireysel başvuru dosyasında

başvurucunun kararın geç yazılması üzerine mahkemeye müracaat ederek tahliye

talebinde bulunduğuna dair bir veri bulunmamaktadır. Gerekçeli kararın geç

yazılmış olması başvurucunun tahliye talebinde bulunmasına engel değildir. Bu

süre zarfında tahliye talebinde bulunulmadığı dikkate alındığında başvurucunun

etkili bir yargısal incelemeden mahrum kaldığı, Anayasa’nın 19. maddesinin

sekizinci fıkrasında güvence altına alınan hakkının işlevsiz hâle geldiği

söylenemeyecektir.

52. Açıklanan gerekçelerle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına

yönelik açık ve görünür bir ihlal bulunmadığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tutukluluğa itiraz incelemesi sırasında alınan savcılık

görüşünün bildirilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın anayasal ve

kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Tutukluluğa itiraz incelemesinin duruşmasız olarak yapılması

nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Gerekçeli kararın geç yazılması nedeniyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

28/11/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör

:

Murat

BAŞPINAR

Başvurucu

:

Bilal

SÖNMEZSOY

Vekili : Av. Fadi TEKİN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/2755, 28 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Iv.ilgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Tutukluluğa İtiraz
  9. B. Tutukluluğa İtiraz
  10. B. No: 2012/849, 4/12/2013, §
  11. C. Gerekçeli Kararın Geç Yazıldığına İlişkin
  12. A. 1. Tutukluluğa itiraz incelemesi sırasında alınan savcılık
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Yıldırım
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Başpınar
  19. Sönmezsoy
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/2755
Tarih
28 Kasım 2018

İlgili Kararlar

  • Bensan Aktaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7288)
  • Kasım İlimoğlu Başvurusu (B. No: 2015/14545)
  • Sofia Negiz Başvurusu (B. No: 2014/8301)
  • Güven Köksoy ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/1086)
  • Abdulhalik Tekçi ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2690)
  • Ali Bulut ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/2752)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.