İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Büse Gizem Ergüven ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/7457)

1. Başvuru, yakalama sırasında darbedilme

Başvuru No2015/7457Tarih7 Mart 2019Okuma16 dk · 3.207 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Büse Gizem Ergüven Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
7 Mart 2019
Başvuru Numarası
2015/7457
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.207 kelime·16 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yakalama sırasında darbedilme

nedeniyle kötü muamele yasağının; hukuka aykırı olarak, nedenleri bildirilmeden

yakalamadan dolayı da kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağır Bilişi

Sistemi’nden (UYAP) elde edilen bilgilere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Genel Bilgiler

8. Başvurucu Fatma Kılıç, Semiha

Ergüven, Cansu Gezer ve Büse Gizem Ergüven sırasıyla

1981, 1972, 1993 ve 1998 doğumludur. Kardeş olan başvurucular Fatma Kılıç ve Semiha Ergüven öğretmen olup hemşire olan başvurucu Cansu

Gezer’in halasıdırlar. Başvurucu Büse Gizem Ergüven

ise Semiha Ergüven’in kızıdır. Başvurucu Fatma

Kılıç’ın eşi, Hakkâri’de yüzbaşı olarak görevlidir.

9. 29/7/2014 günü saat 19.00’da Erdemli ilçesine bağlı Kızkalesi

beldesinde denize giren başvurucular plajdan ayrılmak üzere araçlarına

yönelmiştir. Ramazan Bayramı olması nedeniyle trafik yoğundur. Kara yolunun

ikinci şeridini başvurucuların içinde bulunduğu aracın kapattığını fark eden

jandarma ekibi, aracın ilerlemesi için başvurucuları uyarmıştır. Bu sırada

başvurucularla kolluk arasında tartışma yaşanmıştır. Olayı tesadüfen gören

Mersin Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde (Bölge Trafik) görevli iki

polisin de yardımıyla tartışma sona ermiştir. Olay yerinde toplanan bazı

vatandaşların da başvurucuları darbettiği ileri

sürülmüştür.

10. Olayla ilgili olarak aynı gün jandarma tarafından tutanak

düzenlenmiştir.

11. Jandarma, Cumhuriyet savcısını olaydan derhâl haberdar

ederek olayla ilgili talimatlarını almıştır. Talimatlar arasında olay yeri

kamera görüntülerinin temin edilmesi, ifadelerin Kızkalesi Polis Karakolu

tarafından alınarak tahkikatın polis tarafından yürütülmesi yer almaktadır.

12. Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucular hakkında

görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, hakaret, tehdit; kolluk

görevlileri hakkında ise başvurucuların 1/8/2014 tarihli şikâyet dilekçesi

üzerine kasten yaralama, işkence, basit cinsel saldırı, suç işlemeye alenen

tahrik, hakaret, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; olay mahallinde

bulunan motel işletmecisi O.Y.S. ile Kokoreççi M.Ü. hakkında ise başvurucular

Cansu Gezer ve Büse Gizem Ergüvan’ı

kasten yaralama suçundan soruşturma başlatılmıştır.

13. Başvurucu Fatma Kılıç’ın Hakkâri’de görev yapan eşi Yzb. M.K.nın jandarma karakolunu

arayarak görevlilere hakaret ve tehdit içeren sözler sarf ettiği tutanakla

tespit edilmiştir. M.K. hakkında yapılan soruşturmanın akıbetiyle ilgili bir

bilgi bulunmamaktadır.

14. Bireysel başvurunun asıl konusunu oluşturan olay ise kolluk

görevlileri hakkında yapılan soruşturmadır. Bütün soruşturmalar başlangıçta

aynı dosya üzerinden yürütüldüğünden olay ve olguların açıklanmasında her üç

dosyadaki bilgilerden yararlanılmıştır.

B. Adli Muayene Raporları

15. Başvurucular ve jandarma görevlileri hakkında düzenlenen

raporlarda yer alan açıklamalar şöyledir:

i. Fatma Kılıç:

- Mersin Toros Devlet Hastanesinin 30/7/2014 günü saat 20.40’ta

düzenlediği rapora göre sol elmacık kemiği üzerinde ekimoz, sağ kol iç kenarda dirsek

üstünde hiperemi

(kanlanma) ve ekimoz,

her iki el bileği üst kısmında hiperemi, sol ön kol iç kenarda 2 cm’lik

sıyrık, sağ batında iki adet 0,5 cm’lik sıyrık

mevcut, basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilir.

- Erdemli Devlet Hastanesinin 30/7/2014 günü saat 00.14’te

tanzim ettiği rapora göre sol gözde darba bağlı ağrı, zigomaticusta (elmacık kemiği)

hafif ekimoz,

sol gözde görme bulanıklığı, boyunda yüzeysel sıyrıklar, sağ kolda muhtelif ekimozlar,

karın bölgesinde tırnak iz mevcut, kesin raporun göz hekimi tarafından

verilmesi uygun görülmüştür.

- Sincan Devlet Hastanesi göz hastalıkları uzmanı tarafından

15/8/2014 tarihinde düzenlenen raporda ise mevcut yaraların basit tıbbi

müdahale ile giderilebileceği bildirilmiştir.

ii. Semiha Ergüven: Sol yanak

bölgesinde darba bağlı hafif ekimoz, her iki kolda ağrı ve hassasiyet, sırtta ve

boyunda yer yer yüzeysel sıyrıklar mevcut olup basit tıbbi müdahale ile

giderilebilir niteliktedir.

iii. Büse Gizem Ergüven: Sağ frontal

(alın) bölgede darba bağlık hafif ödem, sırtta yer yer sıyrıklar mevcut olup

basit tıbbi müdahale ile giderilebilir.

iv. Cansu Gezer: Sol tibia (kaval kemiği) üzerinde darba bağlı 1x2 cm ebadında

yüzeysel sıyrık, sağ ayak üzerinde hafif sıyrık olup basit tıbbi müdahale ile

giderilebilir.

v. J Er E.Y.: Sağ el bileği üzerinde ön kolda yüzeysel üç adet

tırnak iziyle uyumlu 0,2 cm sıyrık mevcut, basit tıbbi müdahale ile

giderilebilir.

vi. J Uzm. Çvş. Ş.K.: Her iki üst

ektremitede

(kol) yaygın kızarıklık, tırnak iziyle uyumlu sıyrıklar mevcut, basit tıbbi

müdahale ile giderilebilir.

C. Başvurucuların Beyanları

16. Başvurucuların birbiriyle örtüşen ifadelerinde dile

getirdikleri hususlar şöyledir: 29/7/2014 günü saat 19.00 civarında Erdemli

ilçesi Kızkalesi beldesinde plajdan çıktıktan sonra başvurucu Semiha Ergüven’in kullandığı araçla yola çıkan

başvurucuların yanına hiddetli bir şekilde yaklaşan J Uzm. Çvş. Ş.K. nezaketsiz

biçimde bekleme yapmamaları hususunda onları uyarmıştır. Başvurucu Fatma

Kılıç’ı iten Ş.K. aracı yumruklamış, başvurucu Cansu Gezer’inbacaklarını

tekmelemiş, yanında bulunan diğer askerlerden de başvurucuları darbetmelerini istemiş, elle taciz ederek Fatma Ergüven’i

araca zorla bindirmeye çalışmıştır. Ş.K., başvurucu Semiha

Ergüven’e sarkıntılık oluşturabilecek biçimde sarılıp onu tutmaya çalışmıştır.

Fatma Kılıç’ın araca bindirilmesine engel olmaya çalıştıkları esnada başvurucu Büse Gizem Ergüven’e iki asker vurmuştur. Araç şoförü olan

asker araç içinde başvurucuyu darbetmiştir. Ş.K. araç

içinde Fatma Kılıç’a “Senin gibi subay

karıları ahlaksız ve şerefsiz olur.” demiştir. Olayın gelişimi

sırasında jandarmanın “Türk askerini

dövüyorlar!” diye bağırması üzerine vatandaşlar olay mahallinde

toplanmıştır. Vatandaşlardan ikisi başvurucu Büse’nin

saçından çekmiş, beline yumruk atmıştır. Jandarma, karakola götürürken

başvurucu Fatma Kılıç'ın boğazını sıkmış; yere yatırıp başına ayaklarıyla

basarak el ve ayaklarına kelepçe takmıştır. Askerlerden biri Fatma’ya tokat atmıştır.

Başvurucular jandarma görevlilerine karşı işledikleri öne sürülen saldırı,

direnme, hakaret ve tehdit iddialarını ise reddetmiştir.

D. Şüpheli Kolluk Görevlilerinin Savunmaları

17. Kolluğun ifadeleri şöyle özetlenebilir: Kızkalesi Jandarma

Karakol Komutanlığında görev yapmakta olan J Uzm. Çvş. Ş.K., J Er E.K., J Er

B.C. olay günü asayişi sağlamak amacıyla devriye görevi ifa etmektedir. Işıklar

mevkiine gelince trafiğin aşırı derecede sıkışık olduğunu, başvurucuların

bulunduğu aracın D-400 kara yolunun ikinci şeridini kapattığını görmüşlerdir. U

dönüşü yapan araçların sağlıklı biçimde ilerleyemediğini gördükleri sırada

başvurucuların aracının fren sesini fark etmişlerdir. Araçtaki kadın sürücüden

ilerlemesini istemişlerdir. Yöneldiklerinde aracın yanında bulunan başvurucu

Fatma, J Uzm. Çvş. Ş.K.ya “Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Ben yüzbaşı

eşiyim, seni burada öldürürüm.” diyerek hakaret ve tehdit etmiştir.

Çevredeki vatandaşlar olay yerinde toplanmaya başlayınca Ş.K., Fatma Kılıç’tan

şikâyetçi olduğunu söyleyerek adli işlem yapılması için devriye aracına

binmesini istemiştir. Fatma Kılıç, araca binmemek için direnmiş, Ş.K.ya tokat atmıştır. Fatma

Kılıç, devriye aracına götürülürken Ş.K.nın

karnına ve testisine tekme atmış, tırnaklarıyla kolunu çizmiş, üniformasını

çekiştirerek yırtmış, elini ısırmıştır. Tekme atarken yere düşen başvurucu

Fatma Kılıç'ı Ş.K. yerden kaldırmıştır. Fatma Kılıç kolluk görevlilerine karşı

hakaret ve tehdit içeren sözler sarf etmiştir. Bu sırada diğer iki jandarma

görevlisi, Ş.K.nin yanına gelmiştir. Fatma Kılıç’ı

devriye aracına götürürken diğer başvurucular da Ş.K.yı darbetmiştir. Olay

yerinde toplanan vatandaşlardan bazıları Ş.K.ya saldırırken gördükleri başvurucuları

uzaklaştırmaya çalışmışlardır. Tesadüfen oradan geçen trafik polislerinin de

yardımıyla Fatma Kılıç devriye aracına bindirilmiştir. Devriye aracında Fatma

Kılıç’ın yanına E.K. oturmuş, B.C. sürücü koltuğuna, Ş.K. ise sürücü koltuğunun

yanında bulunan ön koltuğa oturmuştur. Fatma Kılıç devriye aracının içinde de

jandarma görevlilerine vurmayı sürdürmüş, aracın kapı ve koltuklarını

tekmelemiştir. Karakola gelindiğinde Cumhuriyet savcısı olaydan haberdar

edilerek talimatları alınmıştır. Bekleme odasında Fatma Kılıç’ın saldırgan

tavrı devam ettiği için ona kelepçe takmışlardır. Hakkâri’de yüzbaşı olarak

görev yapan başvurucu Fatma Kılıç'ın eşi, jandarmaya telefon ederek tehditte

bulunmuştur. Cumhuriyet savcısı tahkikatı Kızkalesi Polis Merkez Amirliğinin

yürütmesi talimatı verince Fatma Kılıç oraya götürülmüştür. Şüpheliler

başvuruculara karşı darp ve diğer suç iddialarını reddetmiştir.

E. Tanık Beyanları, Diğer Deliller ve

Soruşturma Neticesi

18. 31/7/2014 tarihinde polis memurları tarafından jandarma

karakolunun güvenlik kayıtları izlenerek tutanak düzenlenmiş, görüntülerden

jandarmanın darp ve cebir içeren bir eylemi bulunmadığı tespit edilmiştir.

19. Olayın gerçekleştiği Ayaş Yemişkumu

MOBESE güvenlik kamerası kayıtları da 31/7/2014 tarihinde polis tarafından

incelenmiştir. Bu tutanakta yer alan bilgilerin kolluk görevlileri ve

tanıkların beyanlarıyla örtüştüğü, kolluğun başvuruculara yönelik yaralama vb.

eylemlerinin bulunmadığı, aksine başvurucuların kolluk görevlilerine

direndikleri, başvurucu Fatma Kılıç’ın Uzm. Çvş. Ş.K.nın karnına tekme attığı, tokatladığı, boğazını

sıktığı, kimliği tespit edilemeyen bazı vatandaşların başvurucuları itip

kaktığı belirlenmiştir.

20. Erdemli Emniyet Müdürlüğünde görevli Polis Memuru T.E.

Cumhuriyet Savcılığı tarafından bilirkişi olarak atanmıştır. MOBESE kamerası ve

Jandarma Komutanlığının güvenlik kameraları üzerinde yaptırılan bilirkişi

incelemesi, yukarıdaki iki paragrafta yer alan bilgileri teyit etmektedir.

21. Tanık sıfatıyla dinlenen H.İ., minibüs şoförü A.E., bir otel

çalışanı A.Ç., otel işletmecisi T.D., minibüs şoförü A.E., Bölge Trafikte

görevli Polis Memurları V.B ile K.Ü., karakolda görevli askerler R.K., O.B.,

M.K. ve M.B şüpheli kolluk görevlilerininkine koşut beyan vermişlerdir.

22. 20/1/2015 tarihli iddianameyle başvurucular hakkında görevi

yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, tehdit ve hakaret suçlarından kamu

davası açılmıştır. Cumhuriyet Savcılığı şüpheli jandarma personeli hakkında ise

ek kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kovuşturmama kararında tarafsız

tanık anlatımları ve olay yeri kamera görüntülerine itibar edilerek jandarmanın

mevzuata uygun hareket ettiği, müştekilere vurmadığı, müştekilerin alınan adli

muayene raporlarına göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde

yaralandıkları belirtilmiş ise de başvurucu Büse

Gizem Ergüven ve Cansu Gezer'in olay yerindeki kalabalık vatandaş grubu içinde

yer alan faili meçhul sivil kişilerce darbedildiği,

faili meçhul bu kişiler hakkında 2015/182 No.lu dosyada ayrı bir soruşturma

yürütüldüğüne, bu soruşturmanın derdest olduğuna, başvurucu Fatma Kılıç ve

Semiha Ergüven'e ilişkin darp izlerinin ise kolluğun zor kullanma yetkisi

kapsamında değerlendirildiğine, kolluğun kalabalık olay mahallinde cinsel

saldırıda bulunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediğine, başvurucuların

soyut iddiası dışında herhangi bir delil elde edilemediğine vurgu yapılmıştır.

23. Bu karara başvurucular tarafından yapılan itiraz, Mersin 2.

Sulh Ceza Hâkimliğinin 2/3/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

24. 27/3/2015 tarihinde tebliğ edilen ret kararından sonra

27/4/2015 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı bulunmamaktadır.

25. Kamu görevlisine direnme suçundan başvurucular hakkında

Erdemli 3. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davaları bireysel başvurunun

yapıldığı tarihten sonra 10/10/2017 tarihli mahkûmiyet kararıyla sona ermiştir.

Yaşı küçük başvurucu Büse Gizem Ergüven hakkında

ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Diğer

başvurucular hakkında verilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilmiş ancak

yargılama sürecinde pişmanlık belirtisinin bulunmaması nazara alınarak hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu

Fatma Kılıç hakkında hakaret suçundan da ayrıca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Fatma Kılıç, tehdit suçundan açılan davadan ise beraat etmiştir. Kararlar

itiraz ve istinaf süreçlerinden geçerek kesinleşmiştir.

26. Olay mahallindeki motel işletmecisi O.Y.S. ile kokoreççi

M.Ü. hakkında başvurucular Cansu Gezer ve Büse Gizem

Ergüven’i kasten yaralama suçundan açılan kamu davası Erdemli 4. Asliye Ceza

Mahkemesince 19/10/2017 tarihinde karara bağlanmıştır. Sanıklar O.Y.S. ve M.Ü.nün mahkûmiyetine ve hükmün

açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu kararlar 23/3/2018 tarihinde

kesinleşmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

27. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kasten

yaralama, hakaret, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması ve görevi

yaptırmamak için direnme suçlarının düzenlendiği 86., 125. 256. ve 265.

maddelerine Vedat Şorli

ve Bilal Şorli, B. No: 2014/10459,

13/7/2016, §§ 64-67; 17/12/1983 tarihli ve 18254 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Jandarma Teşkilatı Görev ve

Yetkileri Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) 24. ve 38. maddelerine Vefa Serdar, B. No: 2014/4217, 8/6/2016, §

91; 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 161. ve 164.

maddelerine Nesrin Demir ve diğerleri,

B. No: 2014/5785, 29/9/2016, §§ 80, 81, aynı Kanun'un 141. maddesine Hüseyin Demir, B. No: 2014/5310, 21/2/2018,

§ 27 başvurularında yer verilmiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 7/3/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

29. Başvurucuların iddiaları şöyledir:

i. Kolluk tarafından darbedildiklerini,

yaptıkları şikâyetin kovuşturmama kararıyla sonuçlandığını,

ii. Delillerin zamanında toplanmadığını, Kızkalesi Jandarma

Karakolundaki görüntü kayıtlarının zamanında istenmediğini,

iii. Soruşturmanın kolluk amiri sıfatıyla Cumhuriyet savcısı

tarafından yürütülmesinin, görüntü izleme ve çözüm tutanaklarının şüphelilerin

meslektaşı olan polislerce hazırlanmasının bağımsızlık ve tarafsızlığa gölge düşürdüğünü,

iv. Gösterdikleri üç tanığın beyanlarına başvurulmadığını,

v. Kovuşturmama kararı ve buna yaptıkları itiraz sonucunda

verilen kararın gerekçeden yoksun olduğunu,

vi. İtiraz mercilerine yapılan müracaatlarının yüksek oranda

reddedilmesinin bu yolun etkisizliğine delalet ettiğini belirterek adil

yargılanma hakkı, kötü muamele yasağı ve bununla bağlantılı şekilde etkili

başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Adil yargılanma ve etkili başvuru hakkına

ilişkin şikâyetler kötü muamele yasağının usul yükümlülüğü kapsamında

kaldığından anılan haklar yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına gerek

duyulmamıştır.

31. Yakalama sırasında kötü muamele iddiasıyla ilgili genel

ilkeler Anayasa Mahkemesinin Vedat Şorli ve Bilal Şorli

(aynı kararda bkz. §§ 81-97, 117-129) başvurusunda açıklanmıştır.

32. Başvurucuların iddialarını ciddiye alan Cumhuriyet

Savcılığının soruşturmanın seyrini buna uygun biçimde yönlendirerek kötü

muamele vakasını aydınlatmaya elverişli delilleri toplaması gerekir.

33. "Olay ve Olgular"

kısmında zikredilen adli muayene raporlarında başvurucularda basit tıbbi

müdahale ile giderilebilecek yaralanmalar bulunmaktadır. Keza kötü muamelenin

fiziki bulguları bakımından doktor raporları anahtar role sahiptir. Bu aşamadan

sonra adli mercilere düşen görev, başvuruculardaki yaralanmanın nedenine makul

bir açıklama getirmektir.

34. Başvurucular dinlenmesini istedikleri üç tanığın ifadesine

başvurulmadığını, jandarma karakolundaki görüntülerin zamanında getirtilmediğini

öne sürmüştür. Başvurucuların dinlenmesini istediği tanıklar o sırada araçta

bulunan beş, yedi ve on iki yaşlarındaki çocuklardır.

35. Başvurucular; araçlarında bulunan, küçük yaştaki bu

çocukların olayla ilgili olarak verecekleri hangi bilgilerin soruşturma

açısından önemli olduğu konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Öte

yandan sokaktaki MOBESE ve karakoldaki kamera kayıtlarının toplanması

Cumhuriyet savcının kolluğa verdiği ilk talimatlar arasında yer aldığı ve bu

görüntüler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anlaşılmıştır.

36. Savcılık olaydan sonra derhâl soruşturma başlatmıştır. Gerek

olayın meydana geldiği kara yolundaki MOBESE kayıtları gerekse Jandarma

Karakolunun kamera kayıtları getirtilmiş, tarafların adli muayeneleri

yaptırılmıştır.

37. Öte yandan soruşturmada tarafların tüm taleplerinin

karşılanması her durumda geçerli bir ilke değildir. Soruşturma tekelini elinde

bulunduran Cumhuriyet savcısının bu konuda geniş bir özerkliğe sahip olması,

hangi delillerin kötü muamele vakasını aydınlatacağı hususunda da bizzat

kendisinin karar verebilmesini gerektirmektedir. Aksinin kabulü, maddi gerçeğin

aranmasının icra tarzı olan soruşturmaya ve dolaylı olarak da sonucuna yapılmış

bir sınırlandırma anlamına geleceğinden tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesini

zedeleyici mahiyete bürünebilir. Maddi gerçeği anlamlandırmada kanıt unsuru

olarak katkısı bulunmayan ya da oldukça kısıtlı bulunan noktalarda bazı

delillerin toplanıp toplanmamasında Cumhuriyet savcısının bir ölçüye kadar takdir

yetkisinin bulunması başlı başına soruşturmanın etkisiz icra edildiği anlamına

gelmemektedir (A.D., B. No:

2014/7967, 23/5/2018, § 131).

38. Şüpheli jandarma görevlilerinin soruşturmasının polise

yaptırılması, görüntüler üzerinde bir polis memurunun bilirkişi olarak atanması

ve kolluk amiri sıfatı olan Cumhuriyet savcısının soruşturma yürütmesinin

bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesine gölge düşürdüğü ileri sürülmüştür.

39. İlgili mevzuat kısmında açıklandığı gibi gerek jandarma

gerekse emniyet teşkilatının Cumhuriyet Savcılığına bağlı adli kolluk görevi

bulunmaktadır. Cumhuriyet savcısının jandarmanın karıştığı bir suç

soruşturmasını kendisine bağlı başka bir adli kolluk birimi olan polise

yaptırması başvurucuların iddialarının aksine soruşturmanın bağımsızlık ve

tarafsızlığını sağlamak için atılmış bir adımdır. Keza Türk ceza usul

mevzuatında adli kolluk dışında soruşturma yürütebilecek bir teşkilat

bulunmamaktadır.

40. Emri altındaki adli kolluk görevlileri hakkında onların

amiri olan Cumhuriyet savcısının bizzat soruşturma yapması da başvuru nedeni

olarak gösterilmiştir. Soruşturmanın başaktörü sayılan savcının emri

altındakilerden talimat alması fiilen ve hukuken mümkün olmadığından savcının

emrinde çalışan kolluğun suç faili olması durumunda soruşturmanın kendiliğinden

ön yargıyla yürütüldüğü sonucuna ulaşılması oldukça soyut bir iddiadır.

41. Etkili soruşturmanın diğer ilkeleriyle ilgili bir iddia ve

Anayasa Mahkemesince tespit edilen bir eksiklik bulunmadığından bunlar üzerinde

ayrıca durulmamıştır.

42. Soruşturmanın etkililiği bakımından son olarak delillerin

analizine sıra gelmiştir. Zira başvurucular kovuşturmasızlık

ve buna itiraz neticesinde verilen kararların gerekçeden yoksun olduğunu,

itiraz mercilerinin yüksek oranlarda ret kararı verdiklerini ileri sürmüştür.

Bu itirazlarla ilgili olarak başvurucuların muradı, somut delil durumuna

nazaran kamu davası açılmasıdır.

43. Anayasa'nın 17. maddesi ve Sözleşme’nin 3. maddesi, belirli

bir yasal muamele kapsamında bir yakalamayı gerçekleştirmek için güç

kullanımını yasaklamamaktadır. Ancak sınırları belli bazı durumlarda, sadece

kaçınılmaz ve asla aşırı olmaması koşuluyla güvenlik güçleri tarafından güce

başvurulmasının kötü muamele olmadığı kabul edilmektedir (Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No:

2013/3924, 6/1/2015, §§ 81, 82). Bu nedenle kullanılan gücün gerekli ve

orantılı olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.

44. Kolluğa karşı görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve

tehdit suçlarından suçüstü yakalanan başvurucuların kameralara yansıyan

görüntüleri, şüpheli üç jandarma görevlisinden ikisinin yaralandığının adli

raporla teyit edilmesi, birinin kıyafetinin yırtılması, kamera görüntüleriyle

başvurucuların direndiğinin ortaya çıkması, olay yerindeki vatandaşların ve nihayet

tesadüfen oradan geçen bir polis ekibinin yardımıyla başvurucu Fatma Kılıç’ın

devriye aracına bindirilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde

başvurucuların mukavemetini kırmak için kullanılan gücün gerekli olduğu

sonucuna varılmıştır.

45. Yakalama sırasında güç kullanımının gerekliliği ortaya

konduktan sonra ikinci aşamada olayın niteliğine göre kullanılan gücün ölçülü

olup olmadığı ele alınmalıdır. Hangi direnç seviyesinde ne tür bir kuvvet

uygulanacağının kılavuzu olan Yönetmelik’in 38. maddesinde yer verilen kademeli

olarak artan zor kullanma araçları, ölçülülük incelemesindeki en önemli

kıstaslardandır (Ali Ulvi Altunelli, B. No: 2014/11172, 12/6/2018, § 110).

46. Zor kullanılması için diğer yöntem ve araçların sonuçsuz

kalmış olması gerekir. Zor kullanma, müdahale sırasında karşılaşılan direnci

ortadan kaldıracak oranda ve aşamalı biçimde artan bedensel kuvvet, maddi güç,

değişik araçlar ile kanuni şartlar gerçekleştiğinde silah kullanmayı içerir.

Başvurucuların gösterdikleri direnci kırmak için kolluğun darp ve cebir

oluşturacak mahiyette bir eylemleri tespit edilememiştir.

47. Başvurucular Cansu Gezer ve Büse

Gizem Ergüven’de oluşan yaraların olay yerinde bulunan iki vatandaşın eylemi

sonucunda oluştuğu Erdemli 4. Asliye Ceza Mahkemesin başvuru tarihinden sonra

kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiştir. Diğer başvuruculardaki yaraların BTM

ile giderilebilir nitelikte olması da dikkate alındığında uygulanan gücün

kolluğun zor kullanma yetkisi kapsamında kaldığı, yargı mercilerinin bu

konudaki mevzuatı somut olaya uygulamalarındaki yorumunun makul olmadığı

söylenemeyeceğinden yapılan müdahalenin orantılı olduğu değerlendirilmiştir.

48. Anayasa Mahkemesinin soruşturma ve kovuşturma makamları

tarafından verilen kararları maddi vakıa yönünden inceleyerek bu mercilerin

yaptığı değerlendirmenin yerine kendisininkini ikame etme görevi

bulunmamaktadır (Cezmi Demir ve diğerleri,

B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 96). İlk derece yargı mercilerinin ulaştığı

sonuçlar Anayasa Mahkemesini bağlamamasına rağmen normal şartlar altında bu

mercilerin maddi olaylara ilişkin tespitlerinden ayrılmak için gerekli olan

kuvvetli neden gösterilmelidir. Başvuru dosyasındaki bilgi ve belgelere göre

Cumhuriyet Savcılığının kovuşturmasızlık kararından

ayrılmayı gerektiren böyle bir durum tespit edilememiştir.

49. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Başvurucu Fatma

Kılıç'ın Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

50. Başvurucu Fatma Kılıç; Erdemli İlçe Jandarma Komutanlığı

personeli tarafından keyfî biçimde alıkonulduğunu, yakalama ve gözaltına alma

tutanağı düzenlenmediğini, suçlama nedenleri hususunda bilgilendirilmediğini

öne sürmüştür.

2. Değerlendirme

51. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

52. Anayasa Mahkemesi, suç isnadıyla yakalanan kişilerin

yakalamanın hukuka aykırılığı ve yakalama nedenlerinin bildirilmemesi

iddialarına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen

tazminat davasının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna

varmıştır (Zeki Bingöl (2), B.

No: 2013/6576, 18/11/2015, § 61; Tahir Gökatalay (3), B. No: 2013/5605, 30/3/2013, §

49; Deniz Özfırat,

B. No: 2013/7929, 1/12/2015, § 54).

53. Somut olayda başvurucu tarafından dile getirilen yakalama

tedbirine ilişkin iddialar 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında

açılacak davada incelenebilecektir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna

göre başvurucunun iddialarının doğruluğunun tespiti hâlinde görevli mahkemece

başvurucu lehine tazminata hükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un

141. maddesinde belirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafi

kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu

tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı

sonucuna varılmıştır.

54. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

7/3/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör

:

Hüseyin

MECEK

Başvurucular

:

1. Büse Gizem ERGÜVEN

Yasal

Temsilcileri

1. Annesi

:

Semiha ERGÜVEN

2. Babası

:

Cuma ERGÜVEN

2. Fatma

KILIÇ

3. Cansu

GEZER

4. Semiha ERGÜVEN

Vekili

:

Av. Dicle

YİĞİT

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/7457, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Genel Bilgiler
  7. B. Adli Muayene Raporları
  8. C. Başvurucuların Beyanları
  9. D. Şüpheli Kolluk Görevlilerinin Savunmaları
  10. E. Tanık Beyanları, Diğer Deliller ve
  11. IV. İlgili Hukuk
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. Kötü Muamele Yasağının
  14. B. Başvurucu Fatma
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Yıldırım
  17. Kömürcü
  18. Seferinoğlu
  19. Mecek
  20. Kılıç
  21. Gezer
  22. Yiğit
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/7457
Tarih
7 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Derya Üçdal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6407)
  • Mahmut Sinan Abit Başvurusu (B. No: 2017/19431)
  • Fatma Müge Tekin ve Özge Tekin Başvurusu (B. No: 2014/2504)
  • Süleyman Tokgöz Başvurusu (B. No: 2015/18485)
  • Adem Yolcu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/13454)
  • Daygınat Magomedzhamılova ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/516)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.