İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

C.a. Başvurusu (B. No: 2016/14463)

1. Başvuru, temyiz kararında atıf yapılan mahkeme ilamının

Başvuru No2016/14463Tarih28 Kasım 2019Okuma11 dk · 2.217 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm C.A. Başvurusu

Karar tarihi
28 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/14463
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.217 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, temyiz kararında atıf yapılan mahkeme ilamının

bozularak aleyhe sonuçlanması ve karar gerekçesinin hatalı olması nedenleriyle

gerekçeli karar hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/8/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirilmesine gerek görülmediğini

belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Başvuru Konusu

Uyuşmazlığın Arka Planı

8. Başvurucu, Ankara Dışkapı Çocuk

Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi başhekimi olarak görev yapmakta iken

yapılan disiplin soruşturması sonucu 24/2/2009 tarihli işlemle başhekimlik

görevinden alınarak klinik şef yardımcısı görevine atanmış; bu işlemin iptali

istemiyle açılan davada ise Ankara 14. İdare Mahkemesinin 15/1/2010 tarihli

kararı ile dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

9. Bahsi geçen dava devam ederken 5/11/2009 tarihli işlemle

Ankara Dışkapı Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma

Hastanesi ile Ankara Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Hastanesinin Ankara Çocuk

Hematoloji ve Onkoloji Hastanesi Baştabipliği bünyesinde birleştirilmesine ve

her iki Hastane tarafından verilmekte olan tüm sağlık hizmetlerinin Ankara

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji ve Onkoloji Eğitim ve Araştırma

Hastanesi adı altında yürütülmesine karar verilmiştir.

10. Ankara Dışkapı Çocuk Hastalıkları

Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Baştabipliğinin kaldırıldığı, ilgili

Hastanenin Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji ve Onkoloji Eğitim

ve Araştırma Hastanesi çatısı altında faaliyet gösterdiği ve bu nedenle Ankara

14. İdare Mahkemesinin 15/1/2010 tarihli kararının fiilî olarak uygulanma

imkânı kalmadığı gerekçesiyle başvurucu 9/3/2010 tarihli işlemle Ankara Dışkapı Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

klinik şef yardımcılığından Ankara Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet

Hastanesine başhekim olarak atanmıştır.

11. Söz konusu atama işlemine karşı açılan davada Ankara 5.

İdare Mahkemesince 14/7/2010 tarihli karar ile yürütmenin durdurulması istemi

kabul edilmiş, bu karara karşı yapılan itiraz üzerine Ankara Bölge İdare

Mahkemesinin 22/9/2010 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulması kararının

kaldırılmasına hükmedilmiş, ardından da Mahkemenin 30/12/2010 tarihli ve

E.2010/628, K.2010/1980 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar

verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"Bu durumda, davacının başhekimlik

görevinden alınmasına ilişkin işlemin iptal edilerek hukuka aykırılığı yargı

kararı ile ortaya konulduğundan ve iptal kararının bütün unsurları ile işlemi

ilk yapıldığı andan itibaren ortadan kaldıracağından yargı kararı gereği

davacının eski görev yerine başhekim olarak atanması gerektiği açıktır. Öte

yandan, davacının eski görev yeri olan hastanenin birleştirilmesi sonucu yeni

kurulan hastaneye atanacak başhekimin birleştirilen hastanelerdeki başhekimler

arasından seçilerek atanmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun

olacağından hastanelerin birleştirildiğinden bahisle birleştirilen hastaneye

davacının başhekim olarak atanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle tesis edilen

dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir."

12. Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin

(Daire) 16/5/2011 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş,

ardından ise 26/12/2011 tarihli karar ile mahkeme kararı oyçokluğuyla

onanmıştır. Kararın düzeltilmesi istemi ise aynı Dairenin 19/12/2012 tarihli

kararı ile kabul edilerek mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir. Kararın

düzeltilmesi kararının gerekçesinde özetle davalı idare tarafından başvurucu

hakkındaki yargı kararının uygulanmasına yönelik olarak eş değer göreve

atamasının yapıldığı ve eski görevine atanması zorunluluğundan söz edilemeyeceğinden

dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki mahkeme kararında hukuki

isabet görülmediği ifade edilmiştir.

13. Ankara 5. İdare Mahkemesinin 26/9/2013 tarihli kararı ile

Dairenin 19/12/2012 tarihli bozma kararına uyularak davanın reddine karar

verilmiş, bu karar Dairenin 30/4/2014 tarihli kararı ile onanmış ve kararın

düzeltilmesi istemi de Dairenin 28/11/2014 tarihli kararı ile reddedilerek

karar kesinleşmiştir.

B. Başvuru Konusu

Uyuşmazlığa Yönelik Dava Süreci

14. Ankara 5. İdare Mahkemesinin 14/7/2010 tarihli yürütmenin

durdurulması kararı sonrasında başvurucunun Dışkapı

Çocuk Hastalıkları Eğitim Araştırma Eğitim Araştırma Hastanesine atandığı,

Ankara Bölge İdare Mahkemesine yapılan itirazın kabul edilerek yürütmenin

durdurulması isteminin reddedilmesiyle başvurucunun tekrar Prof. Dr. Celal

Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesine atandığı, Mahkemenin 30/12/2010 tarihli dava

konusu işlemin iptali kararı üzerine başvurucunun tekrar Dışkapı

Çocuk Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesine atandığı ve kararın temyiz

aşamasında Danıştay Beşinci Dairesinin 16/5/2011 tarihli yürütmeyi durdurma

kararı üzerine de başvurucunun tekrar Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet

Hastanesine atandığı anlaşılmış; başvurucu tarafından son işlemin iptali istemiyle

dava açılmıştır.

15. Açılan davada Ankara 11. İdare Mahkemesinin (Mahkeme)

28/6/2012 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın ilgili

kısmı şu şekildedir:

"Olayda; davacının Prof. Dr. Celal Ertuğ

Etimesgut Devlet Hastanesine atanmasına ilişkin dava konusu işlemin, Ankara 5.

İdare Mahkemesince verilen iptal kararının Danıştay Beşinci Dairesince

yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararının uygulanması kapsamında

olduğundan, buna göre iptal kararının yürütmesinin durdurulması durumunda

davacının Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesine atanmasına ilişkin

iptal edilen işlem tekrar yürürlüğe gireceğinden, bu kararın uygulanması

kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık

görülmemiştir."

16. Kararın temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23/6/2015 tarihli

ilamı ile hükmün onanmasına ek gerekçe ile karar verilmiştir. Ek gerekçe şu

şekildedir:

"Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca,

mahkemelerce verilen esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların

ilgili idarelerce gecikmeksizin ve ilgililerin başvurmasına gerek olmaksızın

yerine getirilmesi gerekmektedir. Hukuka bağlı bir idarenin, ilgililer başvurmasa

dahi karar gereğini yerine getirmeleri bir görev ve zorunluluktur.

Bu durumda dava konusu işlemde ve mahkeme

kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, Ankara 5. İdare Mahkemesinin

30.12.2010 tarih ve E:2010/628; K:2010/1980 sayılı iptal kararının yürütülmesi,

Danıştay Beşinci Dairesinin 16.05.2011 tarih ve E: 2011/1556 sayılı kararı ile

durdurulmuş ise de, yine Danıştay Beşinci Dairesinin 26.12.2011 tarih ve E:

2011/1556; K:2011/8047 sayılı kararı ile iptal kararının onandığı dikkate

alındığında, davacının Ankara Dışkapı Çocuk

Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi (yeni adıyla Ankara Çocuk Sağlığı ve

Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi) Baştabipliği görevine atanması ve

talep ettiği özlük haklarının ödenmesi gerektiği de açıktır."

17. Karar düzeltme istemi aynı Dairenin 20/6/2016 tarihli ilamı

ile reddedilmiş ve nihai karar 1/8/2016 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ

edilmiştir.

18. Başvurucu 16/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. 6/1/1982 tarihli 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun "Kararların sonuçları" kenar

başlıklı 28. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare

ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının

icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya

mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz

günü geçemez."

20. 2577 sayılı Kanun'un

"Temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulması" kenar

başlıklı 52. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş

olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının

yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında

yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava

dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare

mahkemesince karar verilebilir. Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz

ya da istinaf yoluna başvurulması halinde, dava konusu işlem hakkında

yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27 nci maddede öngörülen koşulun varlığına

bağlıdır."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 28/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; Danıştay Beşinci Dairesinin 23/6/2015 tarihli

onama ilamında lehe sonuçlanmış şekliyle gerekçe yapılan aynı Dairenin

26/12/2011 tarihli kararının yine Dairenin 19/12/2012 tarihli kararın

düzeltilmesi kararı ile aleyhine bozulduğunu, bu nedenle anılan kararın

gerekçesinin sakat olduğunu, temyiz talebinin esastan tetkik edilmesinin

gerektiğini, bu hususa yönelik yapılan itirazların kararın düzeltilmesi

aşamasında cevapsız bırakılarak karşılanmadığını belirterek gerekçeli karar,

hakkaniyete uygun dinlenilme ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun yukarıda bahsi geçen

iddialarının gerekçede lehe sonuçlanmış şekliyle yer verilen kararın bu kararın

verildiği tarihten yaklaşık üç yıl önce aleyhe bozulduğu ve bu hususa yönelik

itirazların kararın düzeltilmesi aşamasında değerlendirilmediğine yönelik

olduğu anlaşılmış, şikâyetin bu kısmının gerekçeli karar hakkı kapsamında

değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

24.Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine adil yargılanma ibaresinin eklenmesine

ilişkin gerekçede Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de

güvence altına alınan adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği

vurgulanmıştır. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli

karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin birçok

kararında vurgulanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen

adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının

kabul edilmesi gerekir (Abdullah Topçu,

B. No: 2014/8868, 19/4/2017, § 75).

25. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

26. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Bu hak, tarafların

muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde

incelenip incelenmediğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlarına

verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de

gereklidir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

27. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm

iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu

nedenle gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre değişebilir

(Mehmet Yavuz, B. No: 2013/2995,

20/2/2014, § 51). Kanun yolu incelemesi yapan mercinin

yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi

kullanarak veya atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması

bakımından yeterlidir (Yasemin Ekşi,

B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 57).

28. Somut olayda Danıştay Beşinci Dairesinin 23/6/2015 tarihli

onama ilamında lehe sonuçlanmış şekliyle gerekçede yer verilen kararın yaklaşık

üç yıl önce aleyhine bozulduğu, bu nedenle anılan kararın gerekçesinin sakat

olduğu ve temyiz talebinin esastan tetkik edilmesi gerektiği başvurucu

tarafından ifade edilmiş ise de hem İdare Mahkemesi kararında hem de Dairenin

anılan kararında uyuşmazlığın önceki yargı kararının uygulanması kapsamında ele

alındığı anlaşılmış ve Ankara 5. İdare Mahkemesinin 30/12/2010 tarihli dava

konusu işlemin iptaline yönelik kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 16/5/2011

tarihli kararı ile yürütmesinin durdurulması üzerine yargı kararının

uygulanması kapsamında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı

belirtilmiştir.

29. Ayrıca Dairenin 23/6/2015 tarihli onama kararının

gerekçesinin diğer uyuşmazlığa yönelik Dairenin 26/12/2011 tarihli onama

kararına dayandırılmadığı, söz konusu gerekçeye uygulamayı göstermek bağlamında

kararın esas gerekçesinden ayrı olarak ek gerekçe şeklinde yer verildiği ve

bahsi geçen ek gerekçenin başvurucu yönünden herhangi bir sonuç doğurmadığı

anlaşılmıştır.

30. Öte yandan başvurucunun aleyhine bozulduğunu belirttiği

Dairenin 19/12/2012 tarihli kararın düzeltilmesi kararı ile yargı kararının

uygulanması kapsamında başvurucunun eş değer görev olarak Ankara Prof. Dr.

Celal Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesine başhekim olarak atanmasının uygun

olduğuna hükmedildiği ve uyuşmazlığa konu kararın söz konusu karara yönelik

herhangi bir çelişki taşımadığı anlaşılmıştır.

31. Somut olayda yapılan yargılama sonunda tarafların davanın

sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmaları tartışılarak verilen

kararda hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunduğu görülmektedir. Kanun

yolu incelemesi sonucunda verilen kararda, değerlendirme konusu hüküm ve

gerekçenin uygun bulunduğu dikkate alındığında gerekçeli karar hakkına yönelik

bir ihlal olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

33. Başvurucu, yargılamanın çok uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

34. 31/7/2018 tarihli ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013

tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı

Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde

eklenmiştir.

35. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

36. Anayasa Mahkemesi Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018) kararında; yargılamaların makul sürede

sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da

hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen

bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının

getirilmesine ilişkin yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli

giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu

yolun etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel,

§ 26).

37. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

38. Mevcut başvurunun bu kısmı yönünden söz konusu karardan

ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

39. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

28/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Selahaddin

MENTEŞ

Raportör

:

Selçuk KILIÇ

Başvurucu

:

C.A.

Vekili

:

Av. Altan

BALANTEKİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/14463, 28 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvuru Konusu
  7. B. Başvuru Konusu
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Gerekçeli Karar
  11. B. Makul Sürede
  12. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  13. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Gökcan
  15. Hakyemez
  16. Menteş
  17. Balantekin
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/14463
Tarih
28 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • İsmail Çıtak Başvurusu (B. No: 2016/78629)
  • Cem Koyunoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/39706)
  • Kemal Ekinci Başvurusu (B. No: 2016/9912)
  • Asya Kılınç ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/541)
  • Metin Gümüş Başvurusu (B. No: 2016/14563)
  • Deniz Kürtoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/3247)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.