İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cem Kağnıcıoğlu Başvurusu (B. No: 2014/1951)

1. Başvuru; adam öldürme, rüşvet ve kaçakçılık suçlarından

Başvuru No2014/1951Tarih9 Haziran 2016Okuma10 dk · 2.012 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Cem Kağnıcıoğlu Başvurusu

Karar tarihi
9 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/1951
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.012 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; adam öldürme, rüşvet ve kaçakçılık suçlarından

dolayı açılan davalara istinaden sözleşmenin feshi işlemine karşı açılan davada

verilen karara yönelik yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin anılan

suçlardan dolayı beraat kararı verilmesine rağmen reddedilmesi nedeniyle adil

yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 31/3/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 4/1/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 3/2/2016 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, uzman çavuş statüsünde görev yapmakta iken 2007

yılında üç ayrı fiil nedeniyle tutuklanıp hakkında kamu davası açılmış,

tutukluluk hâli devam ederken üç aydan fazla tutuklu kalmasından dolayı

kendisinden istifade edilemediği gerekçesiyle26/2/2008 tarihinde başvurucunun

sözleşmesi feshedilmiştir.

8. Bu işleme karşı açılan davada, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

(AYİM) Birinci Dairesinin 18/11/2008 tarihli ve E.2008/534, K.2008/1007 sayılı

kararı ile -her ne kadar adam öldürme suçundan delil yetersizliğinden beraat

etmiş ise de- tutuklu kaldığı süre ve rüşvet almak, rüşvet vermek, 10/7/2003

tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet suçlarından devam eden

yargılamaları nedeniyle kendisinden istifade edilememe hâlinin objektif olarak

gerçekleştiği, anılan sebeple sözleşmenin feshi işleminde kullanılan takdir

yetkisinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

9. Bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebi de aynı

Dairenin 24/2/2009 tarihli ve E.2009/235, K.2009/177 sayılı kararı ile

reddedilmiştir.

10. Başvurucu, rüşvet suçlarından 2010 yılında ve kaçakçılık

suçundan da 2013 yılında delil yetersizliği nedeniyle beraat etmesi üzerine

4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 64.

maddesinin (a) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş; AYİM

Birinci Dairesinin 24/12/2013 tarihli ve E.2013/1251, K.2013/1281 sayılı kararı

ile 1602 sayılı Kanun'un 64. maddesinin (a) bendindeki ''Zorlayıcı nedenlerle ya da lehine karar verilen

tarafın eylemlerinden dolayı elde edilemeyen belge''nin yargılamanın iadesi nedeni sayılabilmesi için bu

belgenin, davanın görümü aşamasında mevcut, hükmü etkileyecek nitelikte ve

hüküm tarihinden sonra ele geçirilmiş bir belge olması gerektiği, yargılamanın

kesin hükümle sonuçlanmasından sonra düzenlenen yeni bir belgeye dayanılarak

yargılamanın yenilenmesinin mümkün olmadığı, somut olayda başvurucu hakkında

Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesince yürütülen ceza yargılaması sonucunda 10/5/2013

tarihinde verilen ve 27/6/2013 tarihinde kesinleşen beraat hükmünün işbu talebe

konu iptal davasının görümü sırasında mevcut ve sonradan ele geçirilen bir

belge niteliğinde olmadığı keza söz konusu Kanun'un 64. maddesinin diğer

bentlerinde sayılan nedenlerin hiçbirisi de bulunmadığından yargılamanın iadesi

talebinin kabulünün mümkün görülmediği gerekçeleriyle talebin reddine karar

verilmiştir.

11. Karar 24/1/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu 14/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

13. 1602 sayılı Kanun'un "Yargılamanın

iadesi" kenar başlıklı 64. maddesi şöyledir:

"Daireler

ile Daireler Kurulundan verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyle yargılamanın iadesi istenebilir.

a) Zorlayıcı sebepler dolayısiyle

veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen

bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması;

b) Karara esas olarak alınan belgenin

sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu, mahkeme veya resmi bir makam

huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş

olup da yargılamanın iadesini isteyen kimsenin, karar zamanında bundan haberi

bulunmamış olması;

c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün

kesin hüküm halini alan bir kararla bozularak ortadan kalkması;

d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyan

ve ihbarda bulunduğunun, hükümle tahakkuk etmesi;

e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi

olan bir hile kullanmış olması;

f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler

huzuru ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması;

g) Çekilmeye mecbur olan Başkan veya üyenin

katılması ile karar verilmiş olması;

h) Tarafları ve sebebi aynı olan bir dava

hakkında verilen karara aykırı yeni bir karar verilmesine sebep olabilecek bir

madde yokken, aynı Daire veya diğer Daireler yahut Daireler Kurulu tarafından

evvelki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.

ı) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana

Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle

verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.

Birinci fıkranın (ı) bendi kapsamına giren

kararlar hakkında yargılamanın iadesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının

kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir."

14. 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12.

maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:

''Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro

görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime

gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade

edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine

bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri

kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar.

Görevde başarısız olma, intibak edememe ve

kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler,

çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.''

15. 20/9/2005

tarihli ve 25942 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesinin ikinci fıkrası

şöyledir:

''Görevde başarısız olanlar ile kendisinden

istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri

kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini

sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede

borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar,

mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile

göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili

olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs

veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine

bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er

kaynağına alınır.''

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 9/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu; adam öldürme, rüşvet ve kaçakçılık suçlarından

hakkında açılan davalara istinaden sözleşmesinin feshedilmesine rağmen bu

suçlardan beraat ettiğini, Mahkeme tarafından da adam öldürme suçundan beraat

etmiş ise de rüşvet ve kaçakçılık suçlarından devam eden yargılamaları dikkate

alınarak kendisinden istifade edilememe hâlinin objektif nedenlere dayandığı

gerekçesiyle sözleşmenin feshi işleminin iptali istemiyle açtığı davanın

reddedildiğini, ret kararından sonra söz konusu iki suçtan da beraat ettiğini,

beraat kararlarının 1602 sayılı Kanun'un 64. maddesinde aranan şartlara tekabül

ettiğini, kesinleşen mahkeme kararından sonra masumiyetinin ortaya çıkması

nedeniyle, iadei muhakeme dışında başvurubileceği

yasal bir yolun da bulunmadığını, sonuç olarak işlemediği bir suçtan tutuklu

kalması üzerine kendisinden istifade edilemediği gerekçesiyle sözleşmesinin

feshedildiğini, söz konusu suçlardan ise beraat ettiği dikkate alındığında

masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş

ve ihlalin tespit edilerek yeniden yargılama yapılmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme

18. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu; yargılamanın yenilenmesi

isteminin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma ve masumiyet karinesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüş ise de iddialarının mevzuatın yorumlanmasına ve kararın

adil olup olmadığı hususuna ilişkin olması nedeniyle başvurunun, yalnızca

yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararla ilgili olarak adil

yargılanma hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmiştir.

19. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

21. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında bireysel

başvurulara ilişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların

incelemeye tabi tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2)

numaralı fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir.

22. İlke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış

maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk

kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru

incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve

sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içermesi ve bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu

çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi

kararları bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

içermedikçe Anayasa Mahkemesince incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

23. Adil yargılanma hakkı, bireylere dava sonucunda verilen

kararın değil; yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme

imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin

şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun; yargılama sürecinde haklarına

saygı gösterilmediği, bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde

itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya

da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi

tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının

oluşumuna sebep olan unsurların değerlendirilmesinde eksiklik, ihmal ya da açık

keyfîliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması

gerekir (Nadi Karakoç, B. No:

2013/2767, 2/10/2013, § 22).

24. Başvuruya konu olayda, başvurucu hakkında açılan davalar

nedeniyle kaldığı tutukluluk süresi gözönünde

bulundurularak kendisinden istifade edilmediği gerekçesiyle sözleşmesi

feshedilmiş, fesih işlemine karşı açılan davada, her ne kadar adam öldürme

suçundan delil yetersizliği nedeniyle beraat etmiş ise de tutuklu kaldığı süre

ve rüşvet almak-rüşvet vermek ile 4926 sayılı Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet

suçlarından devam eden yargılamaları nedeniyle kendisinden istifade edilememe

hâlinin objektif olarak gerçekleştiği, anılan sebeple sözleşmenin feshi

işleminde kullanılan takdir yetkisinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın

reddine karar verilmiştir.

25. Başvurucu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 7'nci Kolordu

Komutanlığı Askerî Mahkemesinin temyiz edilmeyerek kesinleşen 17/4/2009 tarihli

kararı uyarınca delil yetersizliği nedeniyle rüşvet suçlarından ve Nusaybin

Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeyerek kesinleşen 10/5/2013 tarihli kararı

uyarınca delil yetersizliği nedeniyle teşekkül hâlinde kaçakçılık suçundan

beraat etmiştir.

26. Anılan kararlar uyarınca başvurucu 1602 sayılı Kanun'un 64.

maddesinin (a) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuş, AYİM

Birinci Dairesi ise 24/12/2013 tarihli kararıyla; 1602 sayılı Kanun'un 64.

maddesinin (a) bendindeki ''Zorlayıcı

nedenlerle ya da lehine karar verilen tarafın eylemlerinden dolayı elde

edilemeyen belge''nin, yargılamanın iadesi

nedeni sayılabilmesi için bu belgenin, davanın görüldüğü sırada mevcut, hükmü

etkileyecek nitelikte ve hüküm tarihinden sonra ele geçirilmiş bir belge olması

gerektiği, yargılamanın kesin hükümle sonuçlanmasından sonra düzenlenen yeni

bir belgeye dayanılarak yargılamanın yenilenmesinin mümkün olmadığı, somut

olayda, başvurucu hakkında Nusaybin Asliye Ceza Mahkemesince yürütülen ceza

yargılaması sonucunda 10/5/2013 tarihinde verilen ve 27/6/2013 tarihinde

kesinleşen beraat hükmünün, işbu talebe konu iptal davasının görümü sırasında

mevcut ve sonradan ele geçirilen bir belge niteliğinde olmadığı, keza söz

konusu Kanun'un 64. maddesinin diğer bentlerinde sayılan nedenlerin hiçbirisi

de bulunmadığından, yargılamanın iadesi talebinin kabulünün mümkün görülmediği

gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

27. Askeri idari yargılama usulünde kesinleşen hükümlere karşı

yargılamanın yenilenmesi 1602 sayılı Kanun'un 64. maddesinde yazılı sebeplerle

sınırlı olarak istenebilmektedir. Başvurucunun, söz konusu düzenleme gereğince

yapılan yargılamalardaki hak ihlallerini bireysel başvuru yoluyla Anayasa

Mahkemesine getirmesi mümkündür. Ancak Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler

ihlal edilmediği sürece ya da derece mahkemelerinin kararları açık keyfîlik içermedikçe kararlardaki maddi ve hukuki hatalar

bireysel başvuru kapsamında ele alınamaz. Bu kapsamda derece mahkemelerinin

delilleri takdirinde açık bir keyfîlik bulunmadıkça

Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu olamaz (Keskinkılıç Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., B. No:

2013/4413, 21/11/2013, § 34).

28. Başvurucu, sözleşmesinin feshine nedenolan

ceza yargılamalarından beraat etmiş olmasına rağmen yargılamanın yenilenmesi

talebini inceleyen AYİM tarafından bu talebinin reddedildiğini belirterek adil

yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş ise

de yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi

sahibi olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı

bulamadığına, karşı tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde

itiraz etme fırsatı bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla

ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediğine veya kararın

gerekçesiz olduğuna ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi AYİM Birinci

Dairesinin yargılamanın yenilenmesi talebini yukarıda yer verilen gerekçeler

ile reddetmesinde bariz takdir hatası veya açık keyfîlik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilmemiştir.

29. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, AYİM Birinci Dairesi

kararının bariz takdir hatası veya açıkkeyfîlik de

içermediği anlaşıldığından, başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları

yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

9/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Bahadır

YALÇINÖZ

Başvurucu

:

Cem

KAĞNICIOĞLU

Vekili

:

Av. Bülent

İLGÜ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/1951, 9 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Başvurunun açıkça
  12. Yalçınöz
  13. Kağnıcıoğlu
  14. İlgü
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/1951
Tarih
9 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Vefa Serdar Başvurusu (B. No: 2014/4217)
  • Asil Öztürk İnşaat Emlak Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Başvurusu (B. No: 2014/1831)
  • Sadettin Tekin Başvurusu (B. No: 2014/3348)
  • Orhan Afacan Başvurusu (B. No: 2014/2266)
  • Mehmet Temizel Başvurusu (B. No: 2014/3044)
  • Hikmet Günkan Başvurusu (B. No: 2014/3839)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.