İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cemal Aydemir Başvurusu (B. No: 2013/5881)

1. Başvurucu, 1/7/2005 tarihinde İzmir 4. İş Mahkemesinde

Başvuru No2013/5881Tarih3 Nisan 2014Okuma13 dk · 2.584 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Cemal Aydemir Başvurusu

Karar tarihi
3 Nisan 2014
Başvuru Numarası
2013/5881
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.584 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 1/7/2005 tarihinde İzmir 4. İş Mahkemesinde

açtığı tazminat davasının halen devam ettiğini, makul sürede yargılama

yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüş, tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 30/7/2013 tarihinde Menderes 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 23/10/2013 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Birinci Bölümün 14/11/2013 tarihli ara kararı gereğince

başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 14/1/2014

tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucunun, Uğrak Sobacılık Ltd. Şti.’ye

ait işyerinde çalıştığı sırada, 1/3/2005 tarihinde pres makinesine elini

kaptırması sonucu sağ ve sol el başparmakları kopmuştur.

8. Başvurucu, 1/7/2005 tarihinde İzmir 4. İş Mahkemesinde,

pres makinesinin bakımının yapılmadığı ve gerekli önlemlerin alınmadığı

iddiasıyla işyeri sahibi şirket ile işyerinin teknik sorumlusu Y.K. isimli

şahıs aleyhine açtığı davada, iş görme kaybı nedeniyle maddi ve manevi

tazminatın tahsilini talep etmiştir.

9. Yargılama, anılan Mahkemede halen devam etmekte olup,

31/3/2014 tarihli duruşmada, davanın 9/6/2014 tarihine ertelenmesine karar

verildiği anlaşılmıştır.

B. İlgili Hukuk

10. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi”

kenar başlıklı 30. maddesi şöyledir:

“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir

biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”

11. 6100 sayılı Kanun’un “Diğer

kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler” kenar başlıklı

447. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf

yaptığı hâllerde, bu Kanunun basit yargılama usulü ile ilgili hükümleri

uygulanır.”

12. 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun

1. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“İş

Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci

maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç)

işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan

her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli

olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.”

13. 5521 sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“İş mahkemelerinde şifahi yargılama usulü

uygulanır. İlk oturumda mahkeme tarafları sulha teşvik eder. Uzlaşamadıkları ve

taraflar veya vekillerinden birisi gelmediği takdirde yargılamaya devam

olunarak esas hakkında hüküm verilir.”

14. 5521 sayılı Kanun’un 15. maddesi şöyledir:

“Bu Kanunda sarahat bulunmıyan

hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır.”

15. 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun “İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri”

kenar başlıklı 77. maddesi şöyledir:

“İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin

sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız

bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü

önleme uymakla yükümlüdürler.

İşverenler

işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını

denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması

gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve

gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Yapılacak

eğitimin usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak

yönetmelikle düzenlenir.

İşverenler

işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en

geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek

zorundadırlar.

Bu

bölümde ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüzük ve yönetmeliklerde yer alan

hükümler işyerindeki çıraklara ve stajyerlere de uygulanır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 3/4/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 30/7/2013 tarih ve 2013/5881 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, 15/3/2005 tarihinde meydana gelen iş kazası

sonunda başparmaklarının koptuğunu, fiziksel, psikolojik ve ekonomik açıdan

zarar gördüğünü, 1/7/2005 tarihinde İzmir 4. İş Mahkemesinde açtığı tazminat

davasının 7 yıldan fazla süredir devam ettiğini, temyiz ve infaz aşamasının hiç

başlamadığını, makul sürede yargılama yapılmadığını, dava dosyasının düzgün

şekilde incelenmediğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüş, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat ödenmesini talep

etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

18. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyeti

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi, bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik

nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

19. Başvurucu, iş kazası sonucu yaralanması üzerine, 1/7/2005

tarihinde açtığı tazminat davasının halen devam ettiğini belirterek, adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216

sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası hükümlerine göre, Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için, kamu

gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve

Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi gerekir. Bir

başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir

hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

21. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle

yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir.”

22. Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması”

kenar başlıklı 141. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılması, yargının görevidir.”

23. Sözleşme’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda

karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir.”

24. Sözleşme metni ile AİHM kararlarından ortaya çıkan ve

adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın

36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve

AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi

içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer

vermektedir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

25. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede

yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan

süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de, Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği,

makul sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır.

26. Makul sürede yargılanma hakkının amacı, tarafların uzun

süren yargılama faaliyeti nedeniyle maruz kalacakları maddi ve manevi baskı ile

sıkıntılardan korunması olup, hukuki uyuşmazlığın çözümünde gerekli özenin

gösterilmesi gereği de yargılama faaliyetinde göz ardı edilemeyeceğinden,

yargılama süresinin makul olup olmadığının her bir başvuru açısından münferiden

değerlendirilmesi gerekir (B. No:2012/13, 2/7/2013, § 40).

27. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

28. Ancak, belirtilen kriterlerden hiçbiri makul süre

değerlendirmesinde tek başına belirleyici değildir. Yargılama sürecindeki tüm

gecikmelerin ayrı ayrı tespiti ile bu kriterlerin toplam etkisi

değerlendirilmek suretiyle, hangi unsurun yargılamanın gecikmesi açısından daha

etkili olduğu saptanmalıdır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 46).

29. İşverenin, işyerinde

işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu

husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu,

4857 sayılı Kanun’un 77. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. İş kazalarında

işverenin sorumluluğu, kusur sorumluluğu esasına dayanır. İşverenin, kendisine

bağımlı olarak çalışan işçisini koruma ve gözetme borcuna aykırı hareket etmesi

sonucunda iş kazası veya meslek hastalığına maruz kalan işçi, tüm zararlarının

tazminini talep etme hakkına sahiptir.

30. İş mahkemelerinin görevi

5521 sayılı Kanun’un 1. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, işçiyle

işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her

türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının iş mahkemelerinde

çözümleneceği hüküm altına alınmıştır.

31. Bu şekilde kanun koyucu, iş

hukukunun çalışanı koruyucu niteliğini ve iş davalarının özelliklerini dikkate

alarak genel mahkemelerin dışında özel bir iş yargılaması sistemi oluşturmuş ve

iş davalarının, konunun uzmanı mahkemelerce mümkün olduğunca hızlı, basit ve

ucuz bir biçimde sonuçlandırılmasını amaçlamıştır.

32. Adil yargılanma hakkı

Devlete, uyuşmazlıkların makul süre içinde nihai olarak sonuçlandırılmasını

garanti edecek bir yargı sistemi kurma ödevi yükler. İş kazası sonucu yaralanan

bir çalışanın, bu fiil sonucu ortaya çıkan zararının karşılanması için derhal

bir yargı kararı verilmesinde önemli bir kişisel yararı bulunmaktadır. Zira

çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybeden bir bireyin hukuki durumunun

ivedilikle açıklığa kavuşturulması gerekir. Çalışanın, geçim kaynağı olmaksızın

hukuki durumunun uzun süre belirsiz bırakılması halinde, çalışan bu durumdan

olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle kaza sonucu meydana gelen zararların derhal

tazmin edilmesinde ve bu uyuşmazlıkların ivedilikle çözülmesi hususunda yargı

organlarının özel bir itina göstermesi gerekir.

33. 6100 sayılı Kanun’un 30.

maddesinde uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi gerektiği belirtilmiş, bu

amaçla 6100 sayılı Kanun’un 447. maddesiyle 5521 sayılı Kanun’un 7. maddesinde

olduğu gibi daha önce yürürlüğe girmiş olan kanunlarda yer alan sözlü ve seri

yargılama usulleri kaldırılmış ve bunun yerine iş hukuku uyuşmazlıklarına da

uygulanmak üzere basit yargılama usulü getirilmiştir. Dolayısıyla iş kazası

nedeniyle tazminat davalarında da takip edilmesi gereken yargılama usulü, 6100

sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 1/10/2011 tarihinden itibaren basit yargılama

usulü olmuştur.

34. Basit yargılama usulü, 6100

sayılı Kanun’un 316. maddesinde yer alan davalar ile kanunlarda açıkça

belirtilen bazı davalarda uygulanan ve yazılı yargılama usulünden daha basit ve

çabuk işleyen, daha kısa bir incelemeye ihtiyaç duyan ve daha kolay bir

inceleme ile sonuçlandırılabilecek dava ve işler için kabul edilmiş bir

yargılama usulüdür (B. No: 2013/772, 7/11/2013, § 65).

35. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi

uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede

karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda iş kazası sonucu

yaralanan başvurucunun, zarar gördüğünü ileri sürerek açtığı bir tazminat

davası bulunmakta olup, bu sorunun çözümüne yönelik olarak 5521 ve 6100 sayılı

Kanunlarda yer verilen usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama

faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda

kuşku bulunmamaktadır.

36. Yargılama faaliyetinin makul

sürede gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması için, öncelikle uyuşmazlığın

türüne göre değişebilen, başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesi

gereklidir.

37. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından 1/7/2005 tarihidir.

38. Davanın ikame edildiği tarih

ile Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruların incelenmesi hususundaki zaman

bakımından yetkisinin başladığı tarihin farklı olması halinde dikkate alınacak

süre, 23/9/2012 tarihinden sonra geçen süre değil, uyuşmazlığın başlangıç

tarihinden itibaren geçen süredir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 51).

39. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da yapılabilmesi

olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin bitiş anı

başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

40. Başvuru konusu olayda, iş kazası sonucu yaralanan

başvurucu tarafından 1/7/2005 tarihinde İzmir 4. İş Mahkemesi nezdinde açılan

tazminat davasında yargılama halen devam etmektedir.

41. Somut olayda, derece Mahkemesince davanın açıldığı

tarihten itibaren tarafların delilleri toplanmış, tanıkların beyanları alınmış,

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan soruşturma ve maluliyet raporu

beklenmiştir. Tarafların kusurlarının tespiti amacıyla olay yerinde keşif

yapılarak tek bilirkişiden rapor alınmıştır. Anılan rapora itiraz üzerine tek

kişilik bilirkişiden yeniden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu rapora da

itiraz edilmesi üzerine kusur oranlarının tespiti amacıyla üç kişilik bilirkişi

heyetinden rapor alınması yönünde hüküm kurulmuştur. Raporun gelmesinden sonra

zarar miktarının hesaplanması amacıyla bilirkişi raporunun alınmasına karar

verilmiştir.

42. Mahkemece yine bu süre içinde başvurucunun maluliyet

oranının ve maluliyet tarihinin belirlenmesi amacıyla Yüksek Sağlık Kurulundan

rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu raporun gelmesinden sonra Adli Tıp

Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması yönünde hüküm kurulmuş, raporun

gelmesinden sonra, raporlar arasında çelişki olduğu gerekçesiyle Adli Tıp

Kurumu Genel Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiştir. Mahkemece halen

Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporunun beklendiği anlaşılmıştır.

43. Yargılama süresince başvurucu vekilinin bir duruşmaya

katılmayarak mazeret bildirdiği, Mahkemece başvurucu vekilinin mazereti kabul

edilerek duruşmanın bu nedenle ertelendiği, başvurucu vekilinin bunun dışında

mazeret beyan ederek katılmadığı duruşmaların da bulunduğu ancak o duruşmalarda

raporların beklenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun

tutumunun yargılamanın uzamasına özellikle bir etkisi olduğu tespit

edilememiştir.

44. Başvurucunun, çalıştığı sırada iş kazası sonucu

yaralanması nedeniyle uğradığı zararın tazmini amacıyla açtığı davada

yargılamanın halen devam ettiği ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporunun

beklendiği, duruşmanın 9/6/2014 tarihine ertelendiği anlaşılmıştır. Davanın

açıldığı 1/7/2005 tarihinden itibaren bireysel başvurunun karara bağlandığı

tarihe kadar, 8 yıl 9 ay 2 gündür yargılamanın devam ettiği belirlenmiştir.

45. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

tazminat davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların

karmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi

kriterler dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez.

46. Başvurunun konusu olan tazminat davasında yargılama

sürecindeki gecikmeler ayrı ayrı değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince

uzun aralıklarla duruşmalar yapıldığı, birçok defa bilirkişi raporu alındığı ve

yargılamanın 8 yıl 9 ay 2 gündür devam ettiği görülmektedir. İş kazasına dayalı

tazminat davalarının niteliği, başvurucu açısından taşıdığı değer ve

başvurucunun davadaki menfaati dikkate alındığında, bu sürenin makul olmadığı

açıktır.

47. Belirtilen nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

48. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğinin tespitini, 100.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi

tazminatın ödenmesini talep etmiştir.

49. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

50. Başvurucu tarafından maddi tazminat talebinde bulunulmuş

olup, mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiği tespit edilmiş

olmakla beraber, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi zarar arasında

illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından, başvurucunun maddi tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

51. Başvurucunun iş kazası sonucu yaralanması nedeniyle

açtığı tazminat davasındaki makul olmayan bir süre olan 8 yıl 9 ay 2 günlük

yargılama süresi nazara alındığında, başvurucunun yargılama faaliyetinin

uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvurucuya takdiren 13.000,00

TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

52. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

53. Başvuruya konu yargılamanın 8 yıl 9 ay 2 günden beri

sürdüğü ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek,

anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka,

adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi

amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyet yönünden

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya 13.000,00 TL manevi TAZMİNAT

ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Hazinesine başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme

olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre

için yasal faiz uygulanmasına,

F. Kararın bir örneğinin İzmir 4. İş Mahkemesine gönderilmesine,

3/4/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Zühtü ARSLAN Raportör : Murat AZAKLI Başvurucu : Cemal AYDEMİR Vekili : Av. Ahmed Emir BİNİCİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/5881, 3 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyet yönünden
  16. C. Başvurucuya 13.000,00 TL manevi TAZMİNAT
  17. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  18. Kaleli
  19. Dursun
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/5881
Tarih
3 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Hasan Elçi Başvurusu (B. No: 2013/6398)
  • Işıl Yaykır Başvurusu (B. No: 2013/2284)
  • Sedat Vural Başvurusu (B. No: 2014/5559)
  • Murat Durmaz Başvurusu (B. No: 2013/5956)
  • Ramazan Sönmez Başvurusu (B. No: 2013/6325)
  • Ömer Topuz Başvurusu (B. No: 2013/6833)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.