İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cevat Yıldız Başvurusu (B. No: 2014/9018)

1. Başvuru, zimmet suçu işlediği gerekçesiyle başvurucudan

Başvuru No2014/9018Tarih28 Eylül 2016Okuma13 dk · 2.559 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Cevat Yıldız Başvurusu

Karar tarihi
28 Eylül 2016
Başvuru Numarası
2014/9018
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.559 kelime·13 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, zimmet suçu işlediği gerekçesiyle başvurucudan

tahsil edilen tutarın, zimmet suçuna ilişkin beraat kararının ardından

başvurucuya iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın süre aşımı

gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/6/2014 tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/6/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 11/4/2016 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, bir devlet okulunda müdür olarak görev yapmakta

iken hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucu; disiplin yönünden, kademe

ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesine; mali yönden, zimmetine

geçirdiği 75.661,81 TL'yi ilgili okul hesaplarına yatırmasına; adli yönden ise,

görevini kötüye kullanma ile zimmet suçlarından hakkında kamu davası açılması

için suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.

8. Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, başvurucunun en son

müdür olarak görev yaptığı okula gönderdiği 24/7/2007 tarihli ve 410/24155

sayılı yazıyla, başvurucudan anılan tutarların tahsil edilmesini talep

etmiştir.

9. Okul yöneticileri tarafından bu yazının şifahi olarak

bildirilmesi üzerine başvurucu, talep edilen tutarları 1/8/2007 ve 6/8/2007

tarihlerinde banka hesaplarına yatırmıştır.

10. Zimmet suçlamasıyla açılan dava, Üsküdar 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 5/10/2010 tarihli ilamıyla "...Dosya

içeriğine göre sanığın üzerine atılı zimmet suçunu işlediği yolunda hükümlendirilmesine yeterli, elverişli ve inandırıcı delil

elde edilemediği ..." gerekçesiyle başvurucunun beraati ile sonuçlanmıştır.

11. Başvurucu, zimmet suçu işlediği gerekçesiyle kendisinden

tahsil edilen tutarların yasal faiziyle birlikte iade edilmesi talebiyle,

10/11/2010 tarihinde idareye başvuruda bulunmuş ancak idare 21/12/2010 tarihli

ve 8584 sayılı yazısıyla "tazminata

yönelik bir dava açılmadığı ve bu yönde bir mahkeme kararı olmadığı" gerekçesiyle

talebi reddetmiştir.

12. Başvurucu tarafından anılan ret işleminin iptali istemiyle

4/1/2011 tarihinde dava açılmış ve İstanbul 4. İdare Mahkemesi, 12/1/2011

tarihli kararıyla süre aşımı gerekçesiyle oyçokluğuyla davayı reddetmiştir.

Gerekçenin ilgili bölümü şöyledir:

"2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanununun 7. maddesinde Özel Kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde

Danıştay ve İdare Mahkemelerinde dava açma süresinin 60 gün olduğu düzenlemesi

ile 11. maddesinde“İlgililer

tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması

değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa

işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu

başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün

içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi

veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve

başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmü yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden, okul müdürü

olarak görev yapmakta iken hakkında açılan disiplin soruşturmasında getirilen

teklif doğrultusunda zimmetine geçirdiği tespit edilen 75.439,34 TL'nin

ödenmesi gerektiği aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı hususunda

24.7.2007 tarih ve 24155 sayılı işlemin tesis edildiği, davacının talep edilen

bedelin büyük bir kısmını 6.8.2007 tarihinde ödediği, davacı hakkında ceza

mahkemesinde zimmet suçun açılan davanın Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin

5.10.2010 tarih ve E:2008/228, K:2010/216 sayılı kararıyla beraatle

sonuçlandığı, davacının zimmet suçundan açılan davada beraat ettiğinden bahisle

ödediği 75.439,34 TL bedelin 22.235,67-TL işlemiş faizi olmak üzere

97.675,01-TL bedelin yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle yapılan başvurun

reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2577 Sayılı Kanun uyarınca dava açma süresi

olan 60 gün içinde yapılacak idari işlemin geri alınması veya kaldırılmasına

yönelik itiraz talebinin, kısmen veya tamamen reddi kararının tebliğinden

itibaren veya 60 gün içinde cevap verilmeyerek zımmen

reddi halinde başvurma tarihine kadar geçmiş sürede hesaba katılarak kalan süre

içinde dava açılmasının zorunlu olduğu görülmektedir.

Olayda, davacıdan zimmetine geçirdiği belirtilen

parayı ödemesi gerektiği yolunda tesis edilen 24.7.2007 tarih ve 24155 sayılı

işlemin tebliğ tarihi belirtilmemekle beraber davacının 24.7.2007 tarih ve

24155 sayılı işlemi en geç talep edilen bedelin büyük bir kısmını ödediği

6.8.2007 tarihinde öğrendiği, davacı tarafından 24.7.2007 tarih ve 24155 sayılı

işlemine karşı 6.8.2007 tarihinden itibaren 60 gün içinde doğrudan dava

açılması ya da aynı süre içinde idareye başvurulması ve verilen cevaba göre

kalan süre içinde dava açılması gerektiği halde davacının ceza mahkemesince

verilen beraat kararı üzerine 60 günlük dava açma ve idareye başvuru süreleri

geçtikten çok sonra 10.11.2010 tarihinde idareye başvurduğu görülmektedir.

Bu durumda, davacı tarafından kendisinden

talep edilen bedeli ödediği 6.8.2007 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava

açılması veya idareye başvurulması gerekirken bu süreler geçtikten sonra

10.11.2010 tarihinde yapılan başvuru üzerine 04.01.2011 tarihinde açılanbu davada süre aşımı bulunmaktadır.

..."

13. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay İkinci

Dairesinin 10/4/2014 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Onama kararı

başvurucuya 20/5/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucu 9/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

15. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun 7. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen

hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve

vergi mahkemelerinde otuz gündür.

2. Bu süreler;

a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin

yapıldığı,

…

Tarihi izleyen günden başlar.”

16. 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi şöyledir:

"1. İlgililer,

haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için

idari makamlara başvurabilirler.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse

istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren

dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya,

idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde

idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak

dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma

süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı

geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük

sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın

tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."

17. 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi şöyledir:

“1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan

önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir

işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan,

idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan

idari dava açma süresini durdurur.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse

istek reddedilmiş sayılır.

3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş

sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine

kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 28/9/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, hakkındaki müfettiş raporunun kendisine tebliğ

edilmediğini, sadece öneriler kısmını kapsayan bir sayfanın fotokopisinin

verildiğini, dolayısıyla rapor içeriğini bilmediğinden panikleyerek, ödenmesi

istenen parayı okulun hesabına yatırdığını, oysa zimmet suçlamasına ilişkin

ceza davasından beraat ettiğini ve kararın kesinleştiğini, dolayısıyla idare

için sebepsiz zenginleşme oluşturan paranın geri verilmesi gerektiğini, bu

istemle açtığı davada süre ret kararı verilmesinin hatalı olup adil yargılanma

hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüş; yargılamanın yenilenmesi ile maddi ve

manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Başvurucu adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Başvurucunun bu şikâyeti adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

22. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta

ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

23. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

yargı organlarına davacı veya davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu

olarak da iddiada bulunma, savunma ve adil yargılanma hakları güvence altına

alınmıştır. Maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel

hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken

şekilde yararlanılmayı ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden

biridir (Vedat Benli, B. No:

2013/307, 16/5/2013, § 30).

24. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde

düzenlenen adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer almakta olup (Ahmet Yıldırım, B. No: 2012/144,

2/10/2013, § 28), bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın

etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir.

Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle

getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

25. Kural olarak belli bir hakkın mahkemede ileri sürülebilmesi

ya da hak arama hürriyeti kapsamında bir davanın açılabilmesi için öngörülecek

süreler hukuk güvenliği ilkesi gereği olup adil yargılanma hakkının ihlali

olarak değerlendirilemez. Anılan süreler, mahkemelerin zamanın geçmesi

nedeniyle güvenilirliği kalmayan, eksik ya da ulaşılması zor kanıtlara

dayanarak uzak geçmişte meydana gelmiş olaylar hakkında karar vermelerini

istemekle oluşabilecek adaletsizliklerin önüne geçmek ve hukuk güvenliğini

sağlamak gibi önemli ve meşru amaçlara hizmet ederler. Süre sınırlaması getiren

bu müdahaleler, devletin takdir yetkisi içinde olup ulaşılmak istenen meşru

amaçla orantılı oldukça ve hakkın özünü zedelemedikçe Anayasa'da yer alan hak

arama hürriyetini engellemiş sayılmazlar (Garanti

Bankası A.Ş., B. No: 2013/4553, 16/4/2015, § 43).

26. Olayda, bir devlet okulunda müdür olarak görev yapmakta iken

disiplin soruşturması sonucu başvurucunun 75.439,34 TL'yi zimmetine geçirdiği gerekçesiylebu tutarı ödemesinin istendiği, bunun üzerine

başvurucu tarafından 1/8/2007 ve 6/8/2007 tarihlerinde söz konusu tutarın

İdarenin banka hesabına ödendiği, zimmet suçlamasına ilişkin ceza davası sonucu

Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 5/10/2010 tarihli kararıyla başvurucunun

üzerine atılı bulunan suçu işlediğine dair hakkında cezalandırılmasına yeter

derecede kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine

karar verildiği ve kararın kesinleştiği, başvurucunun beraat kararı üzerine

10/11/2010 tarihinde, ödediği tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle

İlçe Milli Eğtim Müdürlüğüne başvurduğu, bu

başvurunun 21/12/2010 tarihli işlemle reddi üzerine 4/1/2011 tarihinde İdare

Mahkemesinde başvuruya konu davanın açıldığı, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin ise

olayda 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesini uygulayarak başvurucu tarafından

kendisinden talep edilen bedeli ödediği 6/8/2007 tarihinden itibaren altmış gün

içinde dava açması veya idareye başvurması gerekirken bu süreler geçtikten

sonra beraat kararı üzerine 10/11/2010 tarihinde yapılan başvurunun ardından

açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna vardığı anlaşılmaktadır.

27. Kural olarak bireysel başvuruya konu davadaki olayların

kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması, yargılama sırasında

delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ile kişisel bir

uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından getirilen çözümün esas yönünden adil

olup olmaması, bireysel başvuru incelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamaz.

Anayasa’da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece ve derece

mahkemelerinin kararları bariz takdir hatası içermedikçe kararlardaki maddi ve

hukuki hatalar bireysel başvuru incelemesinde ele alınamaz. Bu çerçevede derece

mahkemelerinin delilleri takdirinde bariz takdir hatası bulunmadıkça Anayasa

Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu olamaz (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No.

2012/1027, 12/2/2013, §§ 25, 26).

28. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ile güvence altına alınan hak ve

yükümlülüklere zarar vermedikçe mahkemeler tarafından yapıldığı iddia edilen iç

hukuktaki olay ve hukuk hatalarını incelemenin kendi görevi olmadığını,

kararlarında bir yerel mahkemenin şu veya bu şekilde karar vermesine neden olan

unsurlar hakkında değerlendirme yapma yetkisi bulunmadığını zira bunun

kendisini üçüncü ya da dördüncü derece yargı organı olarak görmesi anlamına

geleceğini ifade etmiş kendi rolünün ise bu yorumların etkilerinin Sözleşme’ye uygun olup olmadığını tespit etmekten ibaret

olduğunu belirtmiştir (Scordino/İtalya, B. No: 36813/97, 29/3/2006, §§

190,191).

29. Bununla birlikte AİHM, süre koşulu gibi dava açmaya ilişkin

usul koşulları birden fazla yoruma neden olabilecek nitelikte ise mahkemeye

erişim hakkı kapsamında bireylerin dava açma haklarını engelleyecek şekilde

katı bir yoruma tabi tutulmaması veya söz konusu koşulların katı bir biçimde

uygulanmaması gerektiğini ifade etmiştir (Beles/Çek Cumhuriyeti, B. No: 47273/99, 12/11/2002, § 51; Tricard/Fransa, B. No: 40472/98, 10/7/2001, §

33). Mahkemeler usul kurallarını uygularken bir yandan âdil yargılanma hakkını

ihlâl edebilecek aşırı şekilcilikten, diğer yandan da yasalar tarafından

düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek aşırı

esneklikten kaçınmalıdırlar (Walchli/Fransa,

B. No: 35787/03, 26/7/2007, § 29).

30. Usul kurallarının, hukuki güvenliğin sağlanması ve

yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu adaletin tecelli etmesine

hizmet etmek yerine kişilerin davalarının yetkili bir mahkeme tarafından

görülmesi bakımından bir çeşit engel hâline gelmesi durumunda mahkemeye erişim

hakkı ihlal edilmiş olacaktır (Kamil Koç,

B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 68).

31. İdari işlemlerin sürekli bir biçimde dava açılma tehdidi altında

kalmasını engellemek, kamu hizmetinin hızlı ve etkin biçimde yürütülmesini

sağlamak düşüncesi ile idari davaların açılması kanunlarla belli sürelere

bağlanmıştır.

32. 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesinde idari işlemlere karşı

işlemin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem

yapılması istemiyle üst makama, yoksa işlemi yapmış olan makama idari dava açma

süresi içinde başvurulabilmesi yolu düzenlenmiş, aynı Kanun’un 10. maddesinde

ise idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari

makamlara başvuru usulü düzenlenmiştir.

33. Somut olayda, başvurucu zimmet suçundan yargılandığı ceza

davasında 5/10/2010 tarihinde beraat etmiş, beraat kararı üzerine daha önce

zimmet gerekçesiyle yatırdığı tutarın faiziyle iadesini İdareden istemiş ancak

istemi olumsuz işlem tesis edilerek reddedilmiştir. Bununla birlikte bu olumsuz

işlemin denetimi, idare mahkemesi tarafından dava açma süresinin, söz konusu

ödemenin yapıldığı 2007 yılından başlatılması nedeniyle yapılamamıştır. Her ne

kadar, başvurucunun, ödeme yapması yönünde tesis edilen işleme karşı 2007

yılında dava açması mümkün ise de başvurucunun talebi ödeme yapması yönünde

tesis edilen işlemin iptali olmayıp ceza davasının kesinleşmesiyle haksız

alındığı ortaya çıkan paranın tarafına iadesidir. Başvurucu bu kapsamda yeni

bir başvuru yapmış ve yeni bir işlem tesis edilmiştir. Başvurucu hakkındaki

ceza yargılamasında beraat kararının 2010 yılında kesinleştiği gözönüne alındığında, dava açma süresinin ödemenin

yapıldığı tarihten başlayacağına dair ilk derece mahkemesi kararının, 2577

sayılı Kanun’un dava açma süresine ilişkin usul kurallarının oldukça katı bir

şekilde yorumlanması neticesinde ortaya çıktığı ve böylece zimmet suçundan

beraat kararı tarihinden çok önceki bir tarih esas alınarak dava açma süresinin

belirlenmesi neticesinde başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

34. Açıklanan nedenlerle, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

36. Başvurucu yargılamanın yenilenmesi ve tazminat taleplerinde

bulunmuştur.

37. Adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

38. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 4. İdare Mahkemesi

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

39. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

İstanbul 4. İdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Danıştay İkinci Dairesi

Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

28/9/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Mehmet Sadık

YAMLI

Başvurucu

:

Cevat YILDIZ

Vekili

:

Av. Cahit

SARIKAŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/9018, 28 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  13. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin
  14. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Yıldırım
  17. Özgüldür
  18. Topal
  19. M. Emin KUZ
  20. Yamlı
  21. Sarıkaş
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/9018
Tarih
28 Eylül 2016

İlgili Kararlar

  • H.s. Başvurusu (B. No: 2014/2730)
  • Ahmet Ece Başvurusu (B. No: 2014/2355)
  • Güven Demir Başvurusu (B. No: 2014/11041)
  • Yahya Özay Başvurusu (B. No: 2014/11141)
  • Hüseyin Demirdizen Başvurusu (B. No: 2014/11286)
  • Muhittin Pirinççioğlu Başvurusu (B. No: 2014/4397)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.