İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cevdet Bayır Başvurusu (B. No: 2014/11710)

1. Başvuru, başvurucuya avukatı tarafından posta yolu ile

Başvuru No2014/11710Tarih22 Kasım 2017Okuma15 dk · 3.005 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Cevdet Bayır Başvurusu (2)

Karar tarihi
22 Kasım 2017
Başvuru Numarası
2014/11710
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.005 kelime·15 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, başvurucuya avukatı tarafından posta yolu ile

gönderilen mektubun ceza infaz kurumu görevlileri tarafından açılıp okunmasının

haberleşmenin gizliliği ilkesini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/7/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda

bulunmamıştır.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu, yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya

katılmak suçundan dolayı (kapatılan) İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin

26/12/2007 tarihli ilamı ile 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu'nun 314. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca altı yıl üç ay hapis cezası

ile cezalandırılmıştır. Karar, 17/12/2009 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu,

başvuru tarihi itibarıyla anılan suçtan dolayı Kocaeli 1 No.lu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

10. Bir avukat tarafından başvurucuya 12/7/2013 tarihinde

İstanbul'daki bir PTT şubesi aracılığıyla bir mektup yollanmıştır. Başvurucu,

göndericinin kendi avukatı olduğunu belirtmekle beraber başvuru formuna

herhangi bir vekâlet akdi sunulmamıştır. İlgili mektup 16/7/2013 tarihinde Ceza

İnfaz Kurumuna ulaşmış, aynı gün Mektup Okuma Komisyonu tarafından "görülmüştür"

kaşesi vurularak başvurucuya teslim edilmiş ve bu durum tutanağa işlenmiştir.

Aynı tutanakla Ceza İnfaz Kurumunda bulunan diğer yedi tutuklu yahut hükümlüye

de faks ve ilgili mektupların vardiya blok görevlileri nezaretinde teslim

edildiği anlaşılmaktadır.

11. Başvurucu 5/2/2014 tarihli dilekçesi ile Kandıra

(Kocaeli) Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek avukatın gönderdiği

mektubun hukuki sorunlarıyla ilgili olduğunu, bunların okunmasının savunmanın

gizliliğini ihlal ettiğini, mektubu okuyan kişilerden şikâyetçi olduğunu

belirtmiştir.

12. Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı 17/2/2014 tarihli

kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.

13. Daha sonra başvurucunun itirazı Sakarya 3. Ağır Ceza

Mahkemesinin 12/3/2014 tarihli kararıyla kabul edilmiştir. Mahkeme, başvurucuya

gönderilen mektubun celbi ile soruşturmanın incelenmesi gerektiğinden bahisle

itirazı kabul etmiştir.

14. İtirazın kabulü üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca

dosya tekrar incelenmiştir. 26/3/2014 tarihinde Kurum Müdürünün ifadesi

alınmıştır. Şüpheli ifadesinde şunları söylemiştir:

"...Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kurum müdürü olarak görev yapmaktayım.

Ben soruşturma konusuyla ilgili olarak daha önce üst yazı ile bildirimde bulunmuştum.

Cezaevimizdeki tutuklu ve hükümlülerin resmi vekaletlerine dayanarak

avukatlarına göndermiş oldukları mektupları kanunen inceleyemiyoruz. Ancak

dışarıdan cezaevimizde bulunan tutuklu ve hükümlülere gönderilen mektupları

resmi makamlardan kapalı zarf ile gelen mektuplar haricinde kimden geldiğine

bakılmaksızın mektup okuma komisyonu tarafından gerekli incelemesini

yaptırıyoruz. Sakıncalı ve yasaklı bir hal bulunmuyorsa ilgili kişilere

teslimini sağlıyoruz. Aksi durum söz konusu olduğunda da disiplin kurulana sevk

ediyoruz. Herhangi bir hukuksuz kanunsuz bir işlem yapılmamıştır. Bu ifade

ettiğim hususlar doğrultusunda Cevdet Bayır'a gelen mektup incelenmiştir.

Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."

15. Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı ayrıca 26/3/2014

tarihinde mektubun örneğini ilgili Kurumdan istemiştir.

16. 27/3/2014 tarihinde ilgili mektubun örneği

gönderilmiştir.

17. Soruşturma kapsamında 28/3/2014 tarihli kararla

kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şu

şekildedir:

"... genişletilen soruşturma kapsamında

Şüpheli

sıfatıyla celp edilen ve ifadesine başvurulan ceza infaz kurumu müdürü ...;

cezaevindeki tutuklu hükümlülerin resmi vekaletlerine dayanarak avukatlarına

göndermiş oldukları mektupları kanunen incelemediklerini, ancak dışarıdan

cezaevindeki tutuklu hükümlülere gönderilen mektupları resmi makamlardan kapalı

zarf ile gelen mektuplar haricinde kimden geldiğine bakılmaksızın mektup okuma

komisyonu tarafından incelendiğini, sakıncalı ve yasaklı bir hal yok ise ilgili

kişilere tesliminin sağlandığını, herhangi bir hukuksuz kanunsuz işlem

yapılmadığını ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş,

Son

olarak müştekinin şikayetine konu mektubun onaylı örneği istenmiş ve dosyasına

derc edilmiş olup,

Öncelikle

Evrensel Ceza normu ve Türk Adalet Teşkilatının külliyen dahil olduğu AİHM

ilkelerine göre; bir tutuklunun avukatı ile haberleşmesinin-görüşmesinin ayrıcalıklı

olduğu muhakkak olmakla birlikte,

Yasa

dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçundan İstanbul 14.Ağır Ceza

Mahkemesi tarafından süreli hapis cezasına çarptırılan müştekinin sonuçlanmış

bir kamu davasından hükümlü olduğu,

Bir

avukat tarafından müştekiye gönderilen mektubun müdafii-tutuklu müvekkil

ilişkisi olduğuna dair dosya mündericatına dahi bir vekaletnamenin söz konusu

olmadığı,

Müştekiye

gönderilen bahse konu mektubun bir kamu kurumundan gönderilmediğinin aşikar

olduğu,

Son

olarak bahse konu mektubu müştekiye ulaşmadan açan kişi/kurumun bu hususta meri

mevzuat ile yetkilendirilmiş olan Ceza İnfaz Kurumu Mektup Okuma Komisyonu

olduğu hususları göz önüne alındığında,

Hükümlü

tutukluların gönderdikleri ya da kendilerine gönderilen mektuplar için5275

sayılı kanunun ve bu kanun uyarınca çıkarılan Ceza İnfaz Kurumları ile

Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Tüzük'ün 91. 121. 122. ve

123. maddelerinin açık hükmü gereğince avukat mesleğine mensup bir kişi

tarafından ilgi Tüzüğün 91/4 maddesinde zikredilen hüküm çerçevesinde kalan bir

hükümlüye gönderilen mektubun, tetkikinin akabinde müştekiye teslim edilmesinin

Pozitif Ceza Mevzuatımıza uygun olduğu bu noktada kanunun emrini ifa eden kamu

görevlilerinin görevi kötüye kullanma suçunu işlemesinin mümkün olmadığı,

Bu

bağlamda şikayete konu iddianın yerine getirilip getirilmemesinin Ceza ve

Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün inisiyatifinde kurum işleyiş ve düzenine

ilişkin mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kanaati hasıl olmakla eylemin

bu haliyle TCK 257. madde de zikredilen görevi kötüye kullanma yahut ihmali

suçuna vücut vermeyeceği anlaşılmıştır."

18. 22/4/2014 tarihinde anılan karar başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

19. Başvurucu 7/5/2014 tarihinde takipsizlik kararına

karşı itiraz etmiştir. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi 15/5/2014 tarihli

kararıyla itirazı reddetmiştir.

20. İtirazın reddi kararı başvurucuya 3/6/2014 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

21. Başvurucu 1/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

22. Anayasa Mahkemesi 3/8/2015 tarihinde başvuruya konu

mektubun örneğini başvurucudan istenmiştir. 23/8/2015 tarihinde mektubun

örnekleri başvurucu tarafından dosyasına sunulmuştur.

23. Mektup içeriğinin ilgili kısmı özetle şu şekildedir:

"Sevgili

Cevdet;

Merhaba,

Öncelikle benden istediğin yazıya dönük belgeleri gönderiyorum. 94/474 no ile direk

bulamadım. Ama 9. Ağır Ceza Mh. 93/123 esas ile 4 yıl 6 ay hapis cezası alan

dosyayı buldum. Bu dosya için 19.4.93 tarihinde gözaltına alınıp, 26.4.93

tarihinde tutuklanmışsın ardından 24.6.93 tarihinde tahliye edilmişsin.

Daha

sonra 15.11.97 tarihinde gözaltına alınmışsın. Bu nedenle 18.11.97 tarihinde

tutuklanmışsın. Bununla ilgili olarak 98/4 Esas ile 4 nolu DGM (yeni ismi 12.

Ağır Ceza) Mahkemesinde yargılama devam ederken 2000/28 karar ile 14. Ağır Ceza

Mah. 96/168 esaslı dosya ile birleşiyor. 31.1.200 tarihinde birleştirme kararı

veriliyor. Bu tarihten sonra 27.9.2000 tarihinde tahliye ediliyorsun.

Eski

infazın şartlı tahliyesi 2.5.2001 tarihinde, bi hakkın tahliyesi 6.8.2002

tarihinde bitiyor. Daha sonra 2005 yılında yasal düzenleme nedeniyle bu ilk

yattığın ceza ile ilgili beraat kararı da veriliyor. İkinci ceza 6 yıl 3 ay

olarak 17.12.2009 tarihinde onanıyor.

Gerisini

sana bırakıyorum. 9 ACMye 93/123 esas ile dosyadan infazla ilgili bilgilerin bu

kadar.

'Sol

ayağım' kitabını soluksuz okudum dersem yalan olmaz. Öylesine etkileyici ki,

sanki yanı başımda bir yaşam sürüyor. Ben gözlerim açık onları izliyorum...

...

Sevgili

Cevdet iyi olmana sevindim. Mümkün olduğunca düzenli spor yap. Faydasını çok

göreceksin. Hasan G. İle ilgili avukatına ulaşamadım. Ama ayrıntılı olduğuna

inandığım taraf'ın haberini gönderiyorum. Ayrıca kızım da sana bir teşekkür

mektubu yazdı. Onu da mektubuma ekliyorum.

Mektup

içinde 1:3 sayfalık kanun

2:1

sayfalık taraf gazetesi küpürü

3:Sevgi

Nehirin yazısı

Sevgi

ve saygılarımla S. A. 12.7.2013"

24. Başvurucudan, 6/7/2017 tarihli yazıyla avukatı

olduğunu belirttiği kişi ile bireysel başvuru öncesi veya sonrasında herhangi

bir vekâlet ilişkisi olup olmadığına ilişkin bilgi ve belge de istenmiştir.

Anayasa Mahkemesine 21/7/2017 tarihinde sunulan belgede, başvurucunun avukatı

olarak belirttiği kişiyle 8/2/2010 tarihinde bir vekâletname ilişkisi kurulduğu

anlaşılmıştır.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

25. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 68. maddesi şöyledir:

“(1)Hükümlü,

bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks

ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme

hakkına sahiptir.

(2)

Hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar;

mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en

üst amirince denetlenir.

(3)

Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren,

terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının

haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve

yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar

hükümlüye verilmez. Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.

(4)

Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen

mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir.”

26. 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza Ve

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) 91. maddesi şöyledir:

“(1) Hükümlü, kendisine gönderilen

mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla,

gönderme hakkına sahiptir.

(2) Hükümlü tarafından gönderilen ve

kendisine gelen mektup, faks ve telgraflar; mektup okuma komisyonu bulunan

kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetlenir.

(3) Kurumun asayiş ve güvenliğini

tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü

veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine

neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri,

tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez.

Hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmez.

(4) Hükümlü tarafından resmî makamlara

veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime

tâbi değildir. Ancak, hükümlünün savunması için avukatına gönderilen mektup,

faks veya telgraflar 84 üncü maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2)

numaralı alt bendinde belirtilen hâllerin gerçekleşmesi hâlinde, bu gönderiler

hakkında da 84 üncü maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt

bendinde belirtilen esas ve usuller uygulanır.”

27. Tüzük’ün 122. maddesi şöyledir:

“(1)

91 inci maddeye göre mektup alma ve gönderme hakkı kapsamında hükümlüler

tarafından yazılan mektup, faks ve telgraflar, zarfı kapatılmaksızın bu işle

görevlendirilen ikinci müdür başkanlığında, idare memuru ve yüksek okul mezunu

iki infaz ve koruma memuru tarafından oluşturulan mektup okuma komisyonuna

iletilmek üzere güvenlik ve gözetim servisi personeline verilir. Yapılan incelemeden

sonra gönderilmesinde sakınca görülmeyen mektuplar üzerine "görüldü"

kaşesi vurulur, zarf içerisine konularak kapatılır ve postaneye teslim edilir.

(2) Resmî makamlara veya savunması için

avukatına gönderilenler hakkında 91 inci maddenin dördüncü fıkrası hükmü

uygulanır.

(3) Hükümlülere gönderilen ve açılıp

incelendikten sonra verilmesinde sakınca olmadığı anlaşılan mektup, faks ve

telgraflar zarfları ile birlikte verilir.”

28. Tüzük'ün 123. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"(1) Mektup okuma komisyonunca,

mahalline gönderilmesi veya hükümlüye verilmesi sakıncalı görülen mektuplar, en

geç yirmidört saat içinde disiplin kuruluna verilir. Mektubun disiplin kurulu

tarafından kısmen veya tamamen sakıncalı görülmesi hâlinde, mektup aslı

çizilmeden veya yok edilmeden şikâyet ve itiraz süresinin sonuna kadar muhafaza

edilir. Mektubun kısmen sakıncalı görülmesi hâlinde, aslı idarede tutularak

fotokopisinde sakıncalı görülen kısımlar okunmayacak şekilde çizilerek disiplin

kurulu kararı ile birlikte ilgilisine tebliğ edilir. Mektubun tamamının

sakıncalı görülmesi hâlinde, sadece disiplin kurulu kararı tebliğ edilir.

Tebliğ tarihinden itibaren infaz hâkimliğine başvuru için gereken süre

beklenir. Bu süre içinde infaz hâkimliğine başvurulmamış ise, disiplin kurulu

kararı yerine getirilir. İnfaz hâkimliğine başvurulmuş ise, infaz hâkimliği

kararının tebliğinden itibaren itiraz süresi beklenir. İnfaz hâkimliği kararına

itiraz edilmemiş ise bu karara göre, itiraz edilmiş ise mahkemenin kararına

göre işlem yapılır."

B. Uluslararası

Hukuk

29. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel

ve aile hayatına saygı hakkı" kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:

“(1) Herkes özel ve aile hayatına,

konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu

makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir

toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının

hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz

konusu olabilir.”

30. AİHM kararlarında taraf devletlerin, Sözleşme’nin 8.

maddesi kapsamında korunan haklar bakımından keyfî müdahalede bulunmama

şeklindeki negatif yükümlülüklerinin yanı sıra bu hakların etkili bir şekilde

korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak şeklinde pozitif

yükümlülükleri olduğu vurgulanmıştır (Craxi/İtalya (2), B. No: 25337/94,

17/7/2003, § 73; Apostu/Romanya, B. No: 22765/12, 3/2/2015, § 118).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

31. Mahkemenin 22/11/2017 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

32. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden

yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli

yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

1. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

33. Başvurucu, avukatı tarafından gönderilen mektubun

Ceza İnfaz Kurumu tarafından okunmasının yasaya aykırı olduğunu, verilen ilk

takipsizlik kararında mektubun okunduğundan bahsedilmediğini, itirazın kabulü

üzerine dosyanın yine incelenmediğini ileri sürmüştür. Bu kapsamda ilgili Kanun

ve Tüzük'te hükümlüler lehine olan maddelerin dikkate alınmadığını, avukat

mektubunun alelade bir mektup olarak değerlendirildiğini, savunma hakkının

ihlal edildiğini ifade etmiştir. Ayrıca takipsizlik kararının Tüzük'ün 121.

maddesine dayandırıldığını, halbuki anılan maddenin hükümlülerin ölümü ile

ilgili olduğunu, adil ve etkin bir soruşturma yapılmadığını ileri sürerek

toplamda 10.000 TL manevi tazminat talep etmiştir.

34. Bakanlık görüşünün de negatif yükümlülükler

kapsamında Anayasa'nın 22. maddesinde düzenlenen haberleşme hürriyetine ilişkin

genel ilkeler belirtildikten sonra somut olayda avukat ile yapılan

haberleşmenin savunma ile herhangi bir ilgisinin olmasının başvurucunun hükümlü

olması dolayısıyla mümkün olmadığını, diğer taraftan Ceza İnfaz Kurumunda

bulunan hükümlüye gönderilen mektubun denetlenmesinin asgari koşulunun mektubun

okunması olduğu belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

35. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucu her ne kadar savunma hakkının ihlal edildiğini ileri sürse de

ihlal iddiasının dayanağı olan bu iddiaya ilişkin herhangi bir delil

gösterilmemiş olduğu ve o sırada hükümlü olarak Ceza İnfaz Kurumunda bulunan

başvurucuya gönderilen mektubun aynı gün teslim edildiği göz önüne alındığında,

başvurucunun iddialarının haberleşmenin gizliliği ilkesi kapsamında

değerlendirilmesi gerekmektedir.

36. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak

Anayasa'nın 22. maddesi şöyledir:

"Herkes,

haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî

güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel

ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması

sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim

kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan

hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça;

haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı

yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını

kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar.

İstisnaların

uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.. ..."

37. Anayasa Mahkemesi haberleşme gizliliğine ilişkin ilke

ve esasları Mehmet Seyfi Oktay [GK] (B. No: 2013/6367, 10/12/2015,§§

43-57), Yasemin Çongar ve diğerleri [GK] (B. No: 2013/7054,

6/1/2015, §§ 48-65), Ahmet Temiz (B. No: 2013/1822, 20/5/2015 §§ 28-34)

ve V.D., (B. No: 2013/1222, 20/4/2016, §§ 44-66) başvurularında

açıklamıştır.

38. Somut olayda Ceza İnfaz Kurumu Mektup Okuma

Komisyonunca, başvurucuya avukatı tarafından gönderilen mektubun okunması

nedeniyle kamu makamları tarafından haberleşmenin gizliliğine ilişkin

müdahalede bulunulmuştur.

39. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 22. maddesinin

ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına

dayanmadığı, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği

müddetçe Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle

sınırlamanın; Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilmiş olma, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir (Ahmet Temiz, § 36).

40. 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinin hükümlülerin ceza

infaz kurumlarından yaptıkları yahut kendilerine gelen yazışmaların denetimi ve

sınırlandırılmasının kanuni dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır (bkz. § 29).

Öte yandan haberleşme hürriyetinin düzenlendiği Anayasa'nın 22. maddesinin

ikinci fıkrasında, söz konusu sınırlama sebeplerine bağlı kalınarak yapılacak

sınırlamanın ancak usulüne uygun olarak verilecek hâkim kararıyla mümkün

olabileceği belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında "İstisnaların

uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir." denilerek

bu kuralın da mutlak olmadığı ve bu kurala bazı kurumlar yönünden kanunla sınırlamalar

getirilebileceği açıkça düzenlenmiştir (AYM, E.2014/122, K.2015/123,

30/12/2015, § 71). Bu bağlamda ceza infaz kurumları, Anayasa'nın 22. maddesinin

üçüncü fıkrası kapsamında istisnaların uygulanacağı kamu kurumlarındandır (Mehmet

Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, §§ 74-76).

41. Başvurucunun iddialarının özü avukat S.A. tarafından

gönderilen mektubun Mektup Okuma Komisyonunca incelenmesinin suç olduğu ve

soruşturmanın etkin olarak yürütülmediği iddiasıdır. Öncelikle somut başvuruda,

bir avukat tarafından gönderilen metnin incelenmesinin şikâyet edildiğini

belirtmek gerekir. Ancak 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinin son fıkrası,

hükümlülerin savunma için avukata gönderdiği belgelerin denetime tabi

olmadığını belirtmektedir. Bu kapsamda hükümlülere gönderilen ve adi postayla

ceza infaz kurumuna gelen mektupları inceleme yetkisi ceza infaz kurumunun

yetkisi dâhilindedir. Aksi düşünüldüğü takdirde vekâletname ilişkisi olsun

yahut olmasın, bir avukat tarafından adi posta yolu ile hükümlüye gönderilen

bir belgenin mutlak dokunulmazlığa sahip olduğunu kabul etmek gerekir. Bu

kapsamda cezaevi idaresi tarafından yapılan müdahalenin "kanunilik"

ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

42. 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (3) numaralı

fıkrasında “Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri

hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri

mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe

yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve

telgrafların” hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise

gönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Burada belirtilen sebeplerin, Anayasa’nın 22.

maddesinin ikinci fıkrasında sayılmış olan kamu düzeni ve suç işlenmesinin

önlenmesi genel amacı çerçevesinde cezaevinde güvenliğin ve disiplinin

sağlanmasını hedeflediği söylenebilir.

43. Mektupların açılıp okunmasının amacı hukuk devleti

ilkesi çerçevesinde cezaevindeki güvenliğin ve disiplinin sağlanmasıdır. Bu

kapsamda mektup okuma işleminde müdahalenin meşru bir amacı bulunmaktadır.

44. Anayasa Mahkemesinin Ahmet Temiz (§§ 58-68)

kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen

mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan müdahalelerde demokratik toplum

düzeninde gereklilik ve ölçülülük ilkesi yönünden genel ilkelere yer

verilmiştir.

45. Ceza infaz kurumlarının, özgürlüğü mahkeme kararıyla

kısıtlanan hükümlülerin tutulduğu devletin kontrolü altındaki özel alanlar

olması ve dolayısıyla devletin hem bu kurumda bulunanların güvenliklerinin

korunması hem de düzen ve disiplini tesis etme yükümlülüğünün bulunmasının

doğal sonucu olarak hükümlülerin sosyal ilişkilerinin ve dış dünya ile

iletişimlerinin sınırlandırılması kaçınılmazdır (AYM, E.2013/54, K.2013/161,

26/12/2013). Bu bağlamda ceza infaz kurumunda düzenin, güvenliğin ve disiplinin

sağlanması ve suç işlenmesinin önüne geçilmesi açısından hükümlülere avukatları

tarafından gönderilen yazılı haberleşmelerin denetiminin yapılması demokratik

toplum düzeni için gereklidir.

46. Diğer taraftan soruşturmanın etkisiz olarak

yürütüldüğü iddia edilmekte ise de söz konusu soruşturma kapsamında takipsizlik

kararı verilmesi üzerine Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından başvurucunun

itirazı kabul edilmiş, itiraz sonrası soruşturma derinleştirilerek Cumhuriyet

Başsavcılığınca şüphelinin ifadesi alınmış, mektubun içeriği ilgili Kurumdan

talep edilerek ceza soruşturması yürütülmüştür. Bu kapsamda başvurucunun

iddialarının soyut olduğu, soruşturmanın neden etkisiz olduğunun açıklanamadığı

anlaşılmaktadır.

47. Söz konusu olayda ileri sürülen şikâyetler ile

mektubun Ceza İnfaz Kurumuna geldiği gün zarflarıyla beraber başvurucuya aynı

gün teslim edildiği dikkate alındığında, haberleşme hürriyeti kapsamında

yapılan müdahalenin ölçüsüz olup olmadığı yönünden ayrıca bir değerlendirme

yapılmasına gerek görülmemiştir.

48. Bu kapsamda açıklanan nedenlerle başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 22/11/2017tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör Yrd. : Hikmet Murat AKKAYA Başvurucu : Cevdet BAYIR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/11710, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. IV. İlgili
  9. Hukuk
  10. A. Ulusal Hukuk
  11. B. Uluslararası
  12. V. İnceleme Ve
  13. Gerekçe
  14. A. Adli Yardım
  15. B. Kabul
  16. B. Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle
  17. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/11710
Tarih
22 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Recep Seymen Başvurusu (B. No: 2014/4723)
  • Nadir Kahya Başvurusu (B. No: 2014/16754)
  • Abdulvahap Can ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/3793)
  • Emine Hanım Turhan ve Fatma Yılmaz Başvurusu (B. No: 2017/6161)
  • Suat Özcan Başvurusu (B. No: 2014/12522)
  • Abbas Korkmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/17715)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.