İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Recep Seymen Başvurusu (B. No: 2014/4723)

1. Başvuru, yargı kararının uygulanmaması nedeniyle mahkemeye

Başvuru No2014/4723Tarih22 Kasım 2017Okuma22 dk · 4.410 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Recep Seymen Başvurusu

Karar tarihi
22 Kasım 2017
Başvuru Numarası
2014/4723
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.410 kelime·22 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yargı kararının uygulanmaması nedeniyle mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde

profesör olarak görev yapmaktadır.

7. Başvurucu, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün 31/8/2012

tarihli ve 55537, 55538, 55539 ve 55540; 17/5/2013 tarihli ve 30826 sayılıişlemleri ile farklı fiillerden dolayı beş ayrı

göreve son verme cezası ile cezalandırılmıştır.

8. 31/8/2012 tarihli ve 55537, 55538, 55540 sayılı işlemler ile

17/5/2013 tarihli ve 30826 sayılı işlemlere dayanak disiplin kurulu

kararlarında, soruşturma konusu fiiller 21/8/1982 tarihli ve 17789 sayılı Resmî

Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim

Kurumları Yönetici Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin

(Yönetmelik) 9. maddesi kapsamında; 31/8/2012 tarihli ve 55539 sayılı işleme

dayanak disiplin kurulu kararında ise soruşturma konusu fiil, Yönetmelik'in 12.

maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve

hâller kapsamında değerlendirilmiştir. Ancak başvurucunun 1. derecenin 4.

kademesinde olması nedeniyle söz konusu ceza uygulanamayacağından aynı

Yönetmelik'in 13. maddesi gereğince 1/4 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması

fakat bu uygulamanın daha önce bir kez yapıldığı (tekerrür) gözetilerek aynı

madde uyarınca görevine son verilmesi yönünde mezkur

işlemler tesis edilmiştir.

A. İhlal İddialarına Konu

Mahkeme Kararları:

1. İstanbul 8. İdare

Mahkemesinin E.2012/1665 Sayılı Dava Dosyası

9. Başvurucu, göreve son verme cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin 31/8/2012 tarihli ve 55537 sayılı işlemin iptali ve yürütmenin

durdurulması istemiyle İstanbul 8. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

10. Mahkeme 28/11/2012 tarihli ara kararıyla yürütmenin

durdurulması istemini reddetmiştir.

11. Mahkeme 12/7/2013 tarihli kararıyla dava konusu işlemi iptal

etmiştir. İptal kararının gerekçesinde özetle; Yönetmelik'in 33. maddesinde

göreve son verme cezasının disiplin amirlerinin bu yoldaki isteği üzerine

Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verileceğinin düzenlendiği belirtilmiştir.

Dava konusu göreve son verme işleminin ise Disiplin Kurulu kararı ile tesis

edilmesi nedeniyle hukuka uygun olmadığı tespit edilmiştir. Kararın

gerekçesinde ayrıca, tekerrüre esas alınan 9/12/2011 tarihli işlem ile verilen

cezanın İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 21/3/2013 tarihli kararıyla iptal

edilmiş olması karşısında dava konusu işlemin bu yönüyle de hukuka uygun

olmadığı belirtilmiştir.

12. KararDanıştay Sekizinci Dairesince

4/2/2014 tarihinde onanmış, aynı Dairenin karar düzeltme isteminin reddine dair

25/12/2014 tarihli kararıyla kesinleşmiştir.

2. İstanbul 3. İdare

Mahkemesinin E.2012/1683 Sayılı Dava Dosyası

13. Başvurucu, göreve son verme cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin 31/8/2012 tarihli ve 55538 sayılı işlemin iptali ve yürütmenin

durdurulması istemiyle İstanbul 3. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

14. Mahkemenin 29/3/2013 tarihli kararıyla dava konusu işlemin

yürütmesinin durdurulması istemi kabul edilmiştir. Kararın gerekçesinde,

Yönetmelik'in 33. maddesi uyarınca yetkisiz makamtarafından

tesis edilmesi (bkz. § 11) nedeniyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu

belirtilmiştir.

15. Mahkeme 30/9/2013 tarihli kararıylaaynı

gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.

16. Karar Danıştay Sekizinci Dairesince 6/5/2014 tarihinde

onanmış, aynı Dairenin karar düzeltme isteminin reddine dair 25/12/2014 tarihli

kararıyla kesinleşmiştir.

3. İstanbul 1. İdare

Mahkemesinin E.2012/1677 Sayılı Dava Dosyası

17. Başvurucu, göreve son verme cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin 31/8/2012 tarihli ve 55539 sayılı işlemin iptali ve yürütmenin

durdurulması istemiyle İstanbul 1. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

18. Mahkemenin 26/11/2012 tarihli kararıyla dava konusu işlemin

yürütmesinin durdurulması istemi kabul edilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle;

bir gazeteye kişisel görüş belirtmekten ibaret olan fiilinkademe

ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiillerle aynı ağırlık ve nitelikte

olmadığı, başka bir ifadeyle isnat edilen fiil ile verilen ceza arasında

orantılılık bulunmadığı, bu nedenle tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu

belirtilmiştir.

19. Mahkeme 18/4/2013 tarihli kararıylaaynı

gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.

20. Karar, Danıştay Sekizinci Dairesince4/2/2014 tarihinde

onanmış; aynı Dairenin karar düzeltme isteminin reddine dair 25/12/2014 tarihli

kararıyla kesinleşmiştir.

4. İstanbul 6. İdare

Mahkemesinin E.2012/1657 sayılı Dava Dosyası

21. Başvurucu, göreve son verme cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin 31/8/2012 tarihli ve 55540 sayılı işlemin iptali ve yürütmenin

durdurulması istemiyle İstanbul 6. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

22. Mahkemenin 27/12/2012 tarihli kararıyla dava konusu işlemin

yürütmesinin durdurulması istemi kabul edilmiştir. Kararın gerekçesinde,

Yönetmelik'in 33. maddesi uyarınca yetkisiz makamtarafından

tesis edilmesi (bkz. § 11) nedeniyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu

belirtilmiştir.

23. Mahkeme 7/5/2013 tarihli kararıylaaynı

gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.

24. Karar, Danıştay Sekizinci Dairesince 4/2/2014 tarihinde

onanmış; aynı Dairenin karar düzeltme isteminin reddine dair 27/6/2014 tarihli

kararıyla kesinleşmiştir. Nihai karar 21/8/2014 tarihinde idareye tebliğ

edilmiştir.

5. İstanbul 9. İdare

Mahkemesinin E.2013/1413 sayılı Dava Dosyası

25. Başvurucu, göreve son verme cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin 17/5/2013 tarihli ve 30826 sayılı işlemin iptali ve yürütmenin

durdurulması istemiyle İstanbul 9. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

26. Mahkemenin 11/10/2013 tarihli kararıyla dava konusu işlemin

yürütmesinin durdurulması istemi kabul edilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle;

daha önce bir kez daha uygulandığı belirtilen tekerrüre esas alınan cezanın

(9/12/2011 tarihli, 38763 sayılı işleme konu ceza) İstanbul 4. İdare

Mahkemesinin 21/3/2013 tarihli kararıyla iptal edildiği belirtilmiştir. Buna

göre daha önceki cezanın yargı kararıyla iptal edilmiş olması ve dolayısıyla

davanın konusunu teşkil eden, cezanın aynı Yönetmelik'in 13. maddesi gereğince

göreve son verme olarak uygulanmasına yönelik işleminmaddi

ve hukuki dayanağının ortadan kalkması sebebiyle hukuka uygun olmadığı tespit

edilmiştir.

27. Mahkeme 30/12/2013 tarihli kararıyla aynı gerekçeyle dava

konusu işlemi iptal etmiştir.

28. Karar, Danıştay Sekizinci Dairesince 18/2/2015 tarihinde

onanmış; aynı Dairenin karar düzeltme isteminin reddine dair 16/3/2017 tarihli

kararıyla kesinleşmiştir.

B. İhlal İddialarına Konu Mahkeme Kararları

Sonrasında İdarece Tesis Edilen İşlemler

29. İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 29/3/2013 tarihli kararı ile

31/8/2012 tarihli ve 55538 sayılı işlemin yürütmesinin durdurulması üzerine

aynı soruşturma dosyası Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmüş ve 30/5/2013

tarihli ve 2013/72 sayılı kararla isnat edilen disiplin suçunun oluşmadığı

gerekçesiyle göreveson verilmesine ilişkin teklif

reddedilmiştir.

30. İstanbul 6. İdare Mahkemesinin7/5/2013 tarihli kararı ile

31/8/2012 tarihli ve 55540 sayılı işleme konu göreve son verme cezasının iptal

edilmesi üzerine aynı soruşturma dosyası Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmüş

ve 30/5/2013 tarihli ve 2013/71 sayılı kararla isnat edilen disiplin suçunun

oluşmadığı gerekçesiyle göreveson verilmesine ilişkin

teklif reddedilmiştir.

31. İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 2/7/2013 tarihli kararı ile

31/8/2012 tarihli ve 55537 sayılı işleme konu göreve son verme cezasının iptal

edilmesi üzerine aynı soruşturma dosyası Disiplin Kurulunun 28/11/2013 tarihli

toplantısında yeniden incelenmiştir. Disiplin Kurulunca, belirtilen fiilden

dolayı başvurucunun Yönetmelik'in 9. maddesinin (l) bendi uyarınca kademe

ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği

değerlendirilmiştir. Ancak başvurucunun 1. derecenin 4. kademesinde olması

nedeniyle söz konusu ceza uygulanamayacağından aynı Yönetmelik'in 13. maddesi

gereğince 1/4 oranında aylıktan kesme cezası olarak uygulanmasına karar

verilmiştir. Belirtilen işlem tesis edilirken İstanbul 8. İdare Mahkemesinin

2/7/2013 tarihli iptal kararındaki gerekçe doğrultusunda tekerrüre ilişkin

hükümler uygulanmamıştır. Söz konusu disiplin cezasının da daha sonra İstanbul

3. İdare Mahkemesinin 26/12/2014 tarihli kararıyla iptal edildiği ve kararın

Danıştay tarafından onanarak kesinleştiği tespit edilmiştir.

32. İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 11/10/2013 tarihli kararı ile

17/5/2013 tarihli ve 30826 sayılı işleme konu göreve son verme cezasının

yürütmesinin durdurulması üzerine aynı soruşturma dosyası Disiplin Kurulunun

3/12/2013 tarihli toplantısında yeniden incelenmiştir. Disiplin Kurulunca,

belirtilen fiilden dolayı başvurucunun kademe ilerlemesinin durdurulması cezası

ile cezalandırılması gerektiği değerlendirilmiştir. Ancak başvurucunun 1.

derecenin 4. kademesinde olması nedeniyle söz konusu ceza uygulanamayacağından

aynı Yönetmelik'in 13. maddesi gereğince 1/4 oranında aylıktan kesme cezası

olarak uygulanmasına karar vermiştir. Fakat Rektörlük makamının 13/12/2013

tarihli ve 75070 sayılı işlemi ile bu kez Disiplin Kurulunun 28/11/2013 tarihli

kararına konu cezaya atfen (bkz. § 31)bu uygulamanın

daha önce yapıldığı (tekerrür) belirtilerek cezanın yine Yönetmelik'in

13.maddesi gereğince göreve son verilmesi şeklinde uygulanması uygun

görülmüştür. Başvurucunun söz konusu cezaya karşı yaptığı itiraz Üniversite Disiplin

Kurulunun 9/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

33. Bu süreçte başvurucunun, yukarıda belirtilen cezalara konu

fiillerinin dışında ayrıca, 13/7/2012 tarihinde Rektörlük Sekreterliğine

giderek ve sekretere silahla geldiğini de belirterek hakaret ve tehdit içeren

konuşmalarda bulunduğu iddiasıyla hakkında yapılan soruşturma neticesinde

Disiplin Kurulunun 6/2/2014 tarihli ve 3 sayılı kararıyla Yönetmelik'in 9.

maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması

gerektiği değerlendirilmiştir. Ancak başvurucunun 1. derecenin 4. kademesinde

olması nedeniyle söz konusu ceza uygulanamayacağından aynı Yönetmelik'in 13.

maddesi gereğince 1/4 oranında aylıktan kesme cezası olarak uygulanmasına karar

verilmiştir. Fakat Rektörlük makamının 13/2/2014 tarihli ve 2534 sayılı işlemi

ile bu uygulamanın daha önce iki kez yapıldığı (tekerrür) gözetilerek cezanın

Yönetmelik'in 13. maddesi uyarınca göreve son verilmesi şeklinde uygulanması

uygun görülmüştür.

34. Aynı süreçte başvurucu, İstanbul 1., 3., 6., 8. ve 9. İdare

Mahkemelerinin göreve son verme cezalarının iptaline ilişkin kararlarının

uygulanarak görevine başlatılması talebiyle 23/1/2014 tarihinde İstanbul

Üniversitesi Rektörlüğüne başvurmuştur.

35. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü 12/3/2014 tarihli ve 4967

sayılı işlemi ile başvurucunun göreve başlatılma talebini reddetmiştir. İşlemin

gerekçesinde, söz konusu mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilerek

uygulandığı, ancak Disiplin Kurulunun 3/12/2013 ve 6/2/2014 tarihlerinde almış

olduğu kararlar ile (bkz. §§32, 33) görevine son verilmiş olması ve bu

kararların yürürlükte bulunması sebebiyle göreve başlatılması yönünde işlem

tesis edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

36. Söz konusu işlem 19/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

37. Başvurucu 7/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

C. Olayla İlgili Diğer

Yargısal ve İdari Süreçler

1. İstanbul 6. İdare

Mahkemesinin 2014/930 Sayılı Dava Dosyası

38. Başvurucu, göreve son verme cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin 13/2/2014 tarihli ve 2534 sayılı işlemin (bkz. § 33) iptali ve

yürütmenin durdurulması istemiyle 25/4/2014 tarihinde İstanbul 6. İdare

Mahkemesinde dava açmıştır.

39. Mahkemenin 30/4/2014 tarihli ara kararıyla davanın durumu ve

uyuşmazlığın niteliği gereği, yürütmenin durdurulması hakkında yeni bir karar

alınıncaya kadar dava konusu işlemin yürütmesi durdurulmuştur.

40. Yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair 30/4/2014

tarihli karar 16/5/2014 tarihinde idareye tebliğ edilmiştir.

41. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü müzekkereye cevap olarak

Anayasa Mahkemesine sunduğu 18/7/2016 tarihli yazıda, başvurucunun görevine son

verilmesine ilişkin işlemlerin dava konusu edildiği İstanbul 5. İdare

Mahkemesinin E.2014/944 ve İstanbul 7. İdare Mahkemesinin E.2014/291 sayılı

dosyalarının devam etmesi nedeniyle İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 30/4/2014

tarihli ve E.2014/930 sayılı yürütmenin durdurulması kararından sonra

başvurucunun göreve başlatılmadığını belirtmektedir.

42. Mahkemenin 3/7/2014 tarihli kararıyla dava konusu işlemin

yürütmesinin durdurulması istemi kabul edilmiştir. Kararın gerekçesinde,

Yönetmelik'in 33. maddesi uyarınca dava konusu işlemin yetkisiz makam (rektör)

tarafından tesis edildiği, ayrıca fiil ile verilen ceza arasında açık orantısızlık

bulunduğu, bu sebeple dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

43. Mahkeme 22/9/2014 tarihli kararıylaaynı

gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiştir.

44. Karar Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/3/2017 tarihli

kararıyla onanmıştır.

45. Davalı idare tarafından karar düzeltme yoluna gidilmiş olup

karar henüz kesinleşmemiştir.

46. Diğer taraftan bu süreçte,İstanbul

6. İdare Mahkemesinin 22/9/2014 tarihli kararıyla 13/2/2014 tarihli ve 2534

sayılı işleme konu göreve son verme cezasının iptal edilmesi üzerine aynı

soruşturma dosyası Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmüş ve 22/1/2015 tarihli ve

2015/1 sayılı kararla göreveson verilmesine ilişkin

teklif reddedilmiştir.

2. İstanbul 7. İdare

Mahkemesinin 2014/291 Sayılı Dava Dosyası

47. Başvurucu, göreve son verme cezası ile cezalandırılmasına

ilişkin 13/12/2013 tarihli ve 75070 sayılı işlemin (bkz. § 32) iptali ve

yürütmenin durdurulması istemiyle 7/2/2014 tarihinde İstanbul 7. İdare

Mahkemesinde dava açmıştır.

48. Mahkemenin 9/5/2014 tarihli kararıyla dava konusu işlemin

yürütmesinin durdurulması istemi kabul edilmiştir. Kararın gerekçesinde,

Yönetmelik'in 33. maddesi uyarınca dava konusu işlemin yetkisiz makam (rektör)

tarafından tesis edilmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

49. Yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair 9/5/2014

tarihli karar 11/7/2014 tarihinde idareye tebliğ edilmiştir.

50. Söz konusu karar üzerine başvurucu 19/8/2014 tarihinde

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde profesör kadrosuna atanmıştır.

51. Mahkeme 27/10/2014 tarihli kararıyla yürütmenin

durdurulmasına ilişkin 9/5/2014 tarihli kararındaki aynı gerekçeyle dava konusu

işlemi iptal etmiştir.

52. Karar Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/3/2017 tarihli

kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

53. Diğer taraftan bu süreçte İstanbul 7. İdare

Mahkemesinin27/10/2014 tarihli kararıyla13/12/2013 tarihli ve 75070 sayılı

işleme konu göreve son verme cezasının iptal edilmesi üzerine aynı soruşturma

dosyası Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmüş ve 25/9/2014 tarihli ve 2014/133

sayılı kararlagöreveson verilmesine ilişkin teklif

reddedilmiştir. Bununla birlikte başvurucu aynı fiilden dolayı disiplin

amirinin 24/12/2014 tarihli ve 28784 sayılı işlemi ile aylıktan kesme cezası

ile cezalandırılmıştır. Başvurucunun söz konusu işlemin iptali istemiyle açtığı

dava neticesinde İstanbul 5. İdare Mahkemesinin27/5/2015 tarihli kararıyla

isnat edilen disiplin suçunun oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal

edilmiştir. Karar Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından 13/5/2016 tarihinde

onanmıştır. Karar düzeltme incelemesi Danıştayda

devam etmektedir.

3. İstanbul 5. İdare

Mahkemesinin 2014/944 Sayılı Dava Dosyası

54. Başvurucu, hakkındaki yargı kararlarının uygulanarak göreve

başlatılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 12/3/2014 tarihli

ve4967 sayılı işlemin (bkz. § 35) iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle

22/4/2014 tarihinde İstanbul 5. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

55. Mahkemenin 4/7/2014 tarihli kararıyla dava konusu işlemin

yürütmesinin durdurulması istemi kabul edilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle;

Anayasa'nın 138. ve 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 28. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince idarenin yargı

kararlarına uymak zorunda olduğu belirtilmiştir. Buna göre İstanbul 1. İdare

Mahkemesinin E.2012/1677, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin E.2012/1657, İstanbul

3. İdare Mahkemesinin E.2012/1683 ve İstanbul 9. İdare Mahkemesinin E.2013/1413

sayılı dosyalarında verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulü ve iptal

kararları gereğince başvurucunun görevine başlatılması gerekirken aksi yönde

tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ifade edilmiştir.

56. Yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin 4/7/2014

tarihli karar 31/7/2014 tarihinde idareye tebliğ edilmiştir.

57. İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü müzekkereye cevap olarak

Anayasa Mahkemesine sunduğu 18/7/2016 tarihli yazıda, İstanbul 7. İdare

Mahkemesinin 9/5/2014 tarihli ve E.2014/291 sayılı yürütmenin durdurulması

kararı gereği işlem tesis edilerek başvurucunun atamasının yapılmış olması

(bkz. §50) nedeniyle İstanbul 5. İdare Mahkemesinin mezkur

kararına yönelik ayrıca bir işlem tesis edilmediğini belirtmektedir.

58. Mahkeme 20/10/2014 tarihli kararıyla yürütmenin

durdurulmasına ilişkin 4/7/2014 tarihli kararındaki aynı gerekçeyle dava konusu

işlemi iptal etmiştir.

59. Karar Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/3/2017 tarihli

kararıyla onanmıştır.

4. İstanbul 1. İdare

Mahkemesinin E.2013/871 (Bozma Sonrası E.2017/423) Sayılı Dava Dosyası

60. Başvurucu, İstanbul 1., 3. ve 6. İdare Mahkemelerinde açtığı

davalar neticesinde anılan mahkemelerce verilen yürütmenin durdurulması

kararlarının uygulanmadığını ve soruşturma sürecinde şahsının ve ailesinin

temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirterek bu sebeple uğradığı

maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle İstanbul 1. İdare Mahkemesinde

19/4/2013 tarihinde dava açmıştır.

61. Mahkemenin Danıştayın bozma kararı

uyarınca verdiği 18/5/2017 tarihli kararında, başvurucunun göreve başlatılmamasına

sebep olan 31/8/2012 tarihli ve 55537 sayılı göreve son verme işleminin

İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 12/7/2013 tarihli kararı ile iptal edildiği ve

temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleştiği, ayrıca başvurucunun göreve iade

edildiğinin tespit edildiği belirtildikten sonra;

- Uyuşmazlıktaki mahkeme kararlarına konu işlemlerin tesis

edildiği 31/8/2012 tarihi ile tazminat davasının açıldığı 19/4/2013 tarihleri

arasındaki sekiz aylık döneme ilişkin ücret tutarı olarak idarenin 5/9/2014

tarihinde başvurucuya 38.244,04 TL ödediği, dolayısıyla maddi tazminat

talebinin bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığı; fiilî çalışmaya

bağlı parasal hak unsurları yönünden maddi tazminat talebinin reddi gerektiği,

- Söz konusu ücret alacağının faizsiz olarak ödendiği

anlaşıldığından dava tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz

ödemesi yapılması gerektiği,

- Manevi tazminat talebinin ise yürütmeyi durdurma kararları

verilen göreve son verme işlemlerinin başvurucunun davalı idareye başvuru tarihi

itibarıyla hukuka aykırılıklarının mahkeme kararıyla sabit olmadığı ve esasen

yürürlükte olan bir başka işlem nedeniyle mahkeme kararlarının yerine

getirilemediğinin anlaşıldığı, bu sebeple başvurucunun manevi zararından söz

edilemeyeceği gerekçesiyle reddi gerektiği yönünde hüküm kurulmuştur.

62. Karar, temyiz incelemesi için Danıştayda

olup henüz kesinleşmemiştir.

5. İstanbul 1. İdare

Mahkemesinin E.2013/2339 (Bozma Sonrası E.2017/421) Sayılı Dava Dosyası

63. Başvurucu, İstanbul 1.ve 6. İdare Mahkemelerinde açtığı

davalarda verilen iptal kararlarının uygulanmaması nedeniyle uğradığı maddi vemanevi zararın tazmini istemiyle İstanbul 1. İdare

Mahkemesinde 29/7/2013 tarihinde dava açmıştır.

64. Mahkemenin Danıştayın bozma kararı

uyarınca verdiği 18/5/2017 tarihli kararında, başvurucunun göreve

başlatılmamasına sebep olan 17/5/2013 tarihli ve 30826 sayılı göreve son verme

işleminin İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 30/12/2013 tarihli kararı ile iptal

edildiği ve temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleştiği, ayrıca başvurucunun

görev iade edildiğinin ve uyuşmazlıktaki mahkeme kararlarına konu işlemlerin

tesis edildiği 31/8/2012 ile tazminat davasının açıldığı 29/7/2013 tarihleri

arasındaki on bir aylık döneme ilişkin ücret alacağı tutarının 52.886,69 TL

olduğunun tespit edildiği belirtildikten sonra;

- Söz konusu ücret alacağının sekiz aylık döneme tekabül eden

38.244,04 TL kısmının E.2017/423 sayılı dosyada dava konusu edildiği ve davanın

hâlen derdest olduğu, dolayısıyla maddi tazminat talebinin bu kısmının derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi gerektiği,

- Söz konusu ücret alacağının, üç aylık döneme tekabül eden

14.642,65 TL kısmının 5/9/2014 tarihinde idarece başvurucuya ödendiği, bu

sebeple maddi tazminat talebinin bu kısmı hakkında karar verilmesine yer

olmadığı ancak söz konusu ücret alacağının faizsiz olarak ödendiği

anlaşıldığından dava tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz

ödemesi yapılması gerektiği,

-Fiilî çalışmaya bağlı parasal hak unsurları yönünden maddi

tazminat talebinin reddi gerektiği,

- Profesör olarak görev yapan başvurucunun hukuka aykırılığı

sabit olan işlemler zinciri ve mahkeme kararlarının uygulanmaması nedeniyle

mesleki kariyeri ile sosyal çevresindeki saygınlık ve itibarının zarar gördüğü

ve bu nedenle ızdırap ve eleme maruz kaldığı sonucuna

varıldığı gerekçesiyle 10.000 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği yönünde

hüküm kurulmuştur.

65. Karar temyiz incelemesi için Danıştayda

olup henüz kesinleşmemiştir.

6. İstanbul 7. İdare

Mahkemesinin E.2014/1070 Sayılı Dava Dosyası

66. Başvurucu, lehine verilen mahkeme kararlarının uygulanmaması

nedeniyle 31/5/2013-31/5/2014 tarihleri arasında uğradığı maddi ve manevi

zararın tazmini istemiyle İstanbul 7. İdare Mahkemesinde 2/6/2014 tarihinde

dava açmıştır.

67. Mahkemenin 31/3/2016 tarihli kararında, başvurucu hakkında

tesis edilen göreve son verme işlemlerinin hukuka aykırılığının mahkeme

kararları ile tespit edildiği, başvurucunun ancak Ağustos 2014 tarihinde göreve

başlatıldığı, hukuka aykırı işlemleri nedeniyle idarenin hizmet kusurunun

oluştuğu tespit edilmiştir. Bu tespitten hareketle kararda;

- 31/5/2013-31/5/2014 tarihleri arasında yoksun kaldığı ücret

tutarlarının mahkeme kararları gereğince zaten başvurucuya ödendiğinin tespit

edildiği belirtilerek ve ayrıca, fiilî çalışmaya bağlı parasal hak unsurları

yönünden maddi tazminat talebinin reddi gerektiği,

- Başvurucunun hukuka aykırı bir şekilde ve süregelen birden

fazla işlemle görevine son verilmesi nedeniyle sıkıntı ve üzüntü duyduğu kabul

edilerek dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte 50.000 TL

manevi tazminat ödenmesi gerektiği yönünde hüküm kurulmuştur.

68. Karar temyiz incelemesi için Danıştayda

olup henüz kesinleşmemiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

69. 2577 sayılı Kanun'un "Kararların

sonuçları" kenar başlıklı 28. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

"Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare

ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının

icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya

mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz

günü geçemez."

70. Yönetmelik'in "Süre

Durdurma Cezasının Uygulanamaması" başlıklı 13. maddesi

şöyledir:

"Yönetici, öğretim elemanı, memur veya

diğer personelin bulunduğu maaş derece ve kademesi itibariyle hakkında kademe

ilerlemesinin durdurulması cezasının uygulanmasının mümkün olmadığı hallerde,

fiilin ağırlık derecesine göre brüt aylıklarının ¼'ü -

½'si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir."

71. Anılan Yönetmelik'in "Disiplin

Cezası Vermeye Yetkili Amir ve Kurullar" başlıklı 33.

maddesinin (d) bendi şöyledir:

"Üniversite öğretim mesleğinden veya kamu

görevinden çıkarma cezası disiplin amirlerinin bu yoldaki isteği üzerine,

Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

72. Mahkemenin 22/11/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

73. Başvurucu 31/8/2012 ve 17/5/2013 tarihlerinde hakkında tesis

edilen göreve son verme cezalarının iptali istemiyle İstanbul İdare

Mahkemelerinde açtığı davalarda verilen iptal kararlarının gereğinin yerine

getirilmediğinden ve göreve iade edilmediğinden şikâyet etmektedir. Göreve iade

edilmemesi nedeniyle eğitim-öğretim ve çalışma haklarından yoksun

bırakıldığını, aile hayatının olumsuz etkilendiğini belirten başvurucu;

Anayasa'nın 36., 41., 42. ve 48. maddelerinde güvence altına alınan haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme

74. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu çerçevede başvurucunun yukarıda yer verilen

şikâyetlerinin özünün, hakkındaki göreve son verme cezalarının iptali istemiyle

açtığı davalarda lehine verilen kararların uygulanmadığına ilişkin olduğu

görüldüğünden belirtilen ihlal iddiaları niteliği gereği mahkemeye erişim hakkı

kapsamında incelenmiştir.

75. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

76. Anayasa'nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

77. Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrası şöyledir:

"Yasama ve yürütme organları ile idare,

mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını

hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini

geciktiremez."

78. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

yargı organlarına davacı veya davalı olarak başvurabilme ve bunun doğal sonucu

olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır.

Anılan maddeyle güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, kendisi bir temel

hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken

şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden biridir. Bu bağlamda Anayasa'nın, yasama ve yürütme organları ile

idarenin mahkeme kararlarına uyma zorunluluğunu ve mahkeme kararlarının

değiştirilemeyeceği ile uygulanmasının geciktirilemeyeceğini ifade eden 138.

maddesinin de adil yargılanma hakkının kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi

gerektiği açıktır (Arman Mazman,

B. No: 2013/1752, 26/6/2014, § 57).

79. Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü

ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak

iddia ve savunmada bulunma hakkını değil yargılama sonunda hakkı olanı elde

etmeyi de kapsayan bir haktır (AYM, E.2009/27, K.2010/9, 14/1/2010).

80. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de mahkemeye

erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme

ve aynı zamanda mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da

kapsar. Mahkeme kararlarının uygulanması yargılamanın dışında olmakla birlikte

onu tamamlayan ve yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan bir unsurdur. Karar

uygulanmazsa yargılamanın da bir anlamı olmayacaktır. Bu nedenle yargı

kararlarının uygulanması "mahkemeye erişim hakkı" kapsamında

değerlendirilmektedir. Buna göre yargılama sonucunda mahkemenin bir karar

vermiş olması yeterli değildir, ayrıca bu kararın etkili bir şekilde

uygulanması da gerekir. Hukuk sisteminde, nihai mahkeme kararlarını taraflardan

birinin aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanamaz hâle getiren düzenlemeler

bulunması veya mahkeme kararlarının icrasının herhangi bir şekilde engellenmesi

hâllerinde "mahkemeye erişim hakkı" da anlamını yitirecektir (Ahmet Yıldırım, B. No:2012/144, 2/10/2013,

§ 28).

81. Kural olarak mahkeme kararlarının uygulanması, ilam

zamanaşımı dolmadığı sürece her zaman talep edilebilir. Bu yöndeki bir talebe rağmen

mahkeme kararı uygulanmamışsa olumsuz kamu gücü işleminden kaynaklanan bir

süregelen ihlalden söz edilebilir. Bu durumda başvurucu mahkeme kararının

uygulanması talebini müteakiben makul bir süre bekledikten sonra Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir. Başvurucunun talebinden vazgeçtiği

ya da takipsiz bıraktığı anlaşılmadıkça bu tür başvuruların süresinde

yapıldığını kabul etmek gerekir. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkili

olup olmadığının ve başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığının da bu çerçevede

belirlenmesi gerekir (Ahmet Yıldırım,

§ 29).

82. Buna göre başvurucunun yargı kararlarının uygulanmadığı

iddialarını, İstanbul 1., 3., 6., 8. ve 9. İdare Mahkemelerinin göreve son

verme cezalarının iptaline ilişkin kararları gereğince görevine başlatılması

talebiyle 23/1/2014 tarihinde idareye yaptığı başvurunun 12/3/2014 tarihli ve

4967 sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine göreve başlatılmaması yönündeki

iradenin açıklanmış olması hususuna dayandırdığı dikkate alındığında başvurunun

süresinde yapıldığı açıktır.

83. Yargı kararının uygulanmaması nedeniyle mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiği iddiası daha önce Anayasa Mahkemesince incelenmiştir. (Barış Yaslan, B. No: 2014/14830,

23/3/2017; Bülent Türk, [GK], B.No: 2014/7002, 1/12/2016).

84. Anayasa Mahkemesinin anılan başvurularda ortaya koyduğu

içtihada göre bireysel başvuruda yargılamanın tümü bakımından kesinlik

taşımayan kararların icra edilmemesine ilişkin şikâyetlerde adil yargılanma

hakkı yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından bakılacak husus, bu kararın

uygulanmamasının ileride başvurucu lehine verilecek muhtemel nihai kararın icra

edilmesini imkânsız hâle getirecek veya aşırı derecede zorlaştıracak nitelikte

olup olmadığıdır. Bu hususun ise her somut olayda olayın koşulları dikkate

alınarak incelenmesi gerekir.

85. Adil yargılanma hakkına ilişkin ilke bu şekilde olmakla

birlikte diğer temel haklar yönünden kesin ve nihai nitelikte olmayan

kararların icra edilmemesi şikâyetinin somut olayın koşulları dikkate alınarak

yargılamanın bütününden bağımsız olarak incelenmesi mümkündür. Nitekim Anayasa

Mahkemesi Yaman Akdeniz ve diğerleri

(B. No: 2014/3986, 2/4/2014) başvurusunda yürütmenin durdurulması kararının

uygulanmadığına ilişkin başvuruyu ifade özgürlüğü yönünden incelemiştir. Benzer

şekilde Mahkeme, Kristal-İş Sendikası ([GK],

B. No: 2014/12166, 2/7/2015) başvurusunda yürütmenin durdurulması isteminin

reddi üzerine yapılan bireysel başvuruyu sendika hakkı yönünden incelemiştir.

86. Somut olayda başvurucunun, ihlal iddialarına konu İstanbul

1., 3., 6., 8. ve 9. İdare Mahkemelerinin göreve son verme cezalarının iptaline

ilişkin kararlarının uygulanarak görevine başlatılması için 23/1/2014 tarihinde

idareye başvurduğu ancak Disiplin Kurulunun 3/12/2013 ve 6/2/2014 tarihli

kararları ile de görevine son verilmiş olduğu ve söz konusu kararların

yürürlükte olduğu gerekçesiyle görevine başlatılmadığı anlaşılmaktadır.

87. Başvurucu hakkında daha önce tesis edilmiş göreve son verme

işlemlerine karşı İstanbul 8. İdare Mahkemesinin E.2012/1665, 3. İdare

Mahkemesinin E.2012/1683,6. İdare Mahkemesinin E.2012/1657 sayılı dosyalarında

açılan davalarda anılan mahkemeler tarafından verilen gerek yürütmenin

durdurulması gerekse iptal kararlarının gerekçelerinde, göreve son verme

cezasının disiplin amirlerinin bu yoldaki isteği üzerine Yüksek Disiplin Kurulu

kararı ile verileceğinin defaatle belirtildiği

görülmektedir. Dolayısıyla idarenin, başvurucunun yargı kararı üzerine göreve

iade edilmemesine dayanak olarak gösterdiği Disiplin Kurulu kararlarının

alındığı tarihlerde (3/12/2013 ve 6/2/2014) göreve son verme cezasının

tayininde disiplin kurulunun yetkisiz makam olduğuna dair kararlardan haberdar

olduğu açıktır. Nitekim ilerleyen süreçte belirtilen disiplin kurulu

kararlarına konu göreve son verme cezası işlemlerinin de aynı gerekçeyle idari

yargı mercilerince iptal edildiği görülmektedir (bkz. §§ 38-43;47-51).

88. Bu tespitlere göre idarenin, ihlal iddialarına konu mahkeme

kararlarının verilmesinden sonraki süreçte de söz konusu kararların gerekçesini

açıkça görmezden gelerek aynı hukuka aykırılık unsurunu içeren başka işlemler

tesis etmeye devam ettiği, tesis ettiği bu yeni işlemlerin zincirleme olarak

yeni uyuşmazlıklar doğmasına neden olduğu gibi başvurucunun daha önceki mahkeme

kararları uyarınca göreve başlatılmasına da engel olarak ortaya konulduğu

görülmektedir. Bu itibarla yetkili makam konusundaki sarih yargı kararlarına

rağmen takındığı bu tutumu dikkate alındığında işlem ve eylemlerinde hukuka

uygun davranmakla yükümlü olan idarenin söz konusu yükümlülüğü yerine getirmeye

yönelik gerekli özeni gösterdiğinden söz edilemez. İdarenin bu özensiz

tutumunun etki ve sonuçlarının, ihlal iddialarına konu yargı kararlarının

uygulanması sürecine de sirayet ettiğigörülmekle

birlikte somut olayın özel koşullarında bu durumun, yargı kararının

uygulanmaması suretiyle mahkemeye erişim hakkı yönünden bir ihlal oluşturup

oluşturmadığının Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen içtihadı dikkate alınarak

ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

89. Bu bağlamda başvurucunun, İstanbul 7. İdare

MahkemesininE.2014/291 sayılı dosyasında verilen 9/5/2014 tarihli yürütmenin

durdurulması isteminin kabulüne dair karar gereğince ve ayrıca, ihlal

iddialarına konu mahkeme kararlarının uygulanarak göreve başlatılması talebinin

reddine ilişkin 12/3/2014 tarihli işlemin iptali istemiyle İstanbul 5. İdare

Mahkemesinde açtığı davada verilen 4/7/2014 tarihli, yürütmenin durdurulması

isteminin kabulüne dair karar gereğince 19/8/2014 tarihinde yeniden profesör

kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu kapsamda, ihlal iddialarına

konu İstanbul 1., 3., 6., 8. ve 9. İdare Mahkemeleri kararlarının da 19/8/2014

tarihinde uygulandığı kabul edilmelidir. Bu noktada ise 19/8/2014 tarihi

itibarıyla İstanbul 1., 3., 8. ve 9. İdare Mahkemelerinin mezkur

kararlarının henüz kesinleşmemiş olduğu, İstanbul 6. İdare Mahkemesinin

E.2012/1657 sayılı dosyasındaki 7/5/2013 tarihli iptal kararının ise 27/6/2014

tarihinde kesinleşmekle birlikte nihai kararın 21/8/2014 tarihinde idareye

tebliğ edildiği görülmektedir. Bir başka ifadeyle söz konusu iptal kararları,

belirtilen yargılamalara ilişkin nihai kararlar olan karar düzeltme

istemlerinin reddine dair kararların verildiği ve/veya idareye tebliğ edildiği

tarihlerden (bkz. §§ 12, 16, 20, 24, 28) önce icra edilmiştir. Öte yandan

göreve son verme cezalarının iptali istemiyle açılan davalarda verilen esasa

ilişkin kararlar olmakla birlikte icra edildikleri tarih itibarıyla henüz

kesinleşmediği -ya da nihai kararının idareye tebliğ edilmediği-tespit edilen

söz konusu kararların, 19/8/2014 tarihine kadar icra edilmemiş olmasının

yargılama sonundaki nihai kararın icra edilmesini imkânsız hâle getirecek veya

aşırı derecede zorlaştıracak bir nitelik arz etmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca

başvurunun başka bir hakla bağlantısı da tespit edilmemiştir. Bu durumda

mahkemeye erişim hakkına yönelik açık ve görünür bir ihlal bulunmadığı sonucuna

varılmıştır.

90. Açıklanan nedenlerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 22/11/2017

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör : Gülbin AYNUR Başvurucu : Recep SEYMEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/4723, 22 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. İhlal İddialarına Konu
  7. B. İhlal İddialarına Konu Mahkeme Kararları
  8. C. Olayla İlgili Diğer
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Başvurunun açıkça
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 22/11/2017
  15. Gökcan
  16. Hakyemez
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/4723
Tarih
22 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Nadir Kahya Başvurusu (B. No: 2014/16754)
  • Abdulvahap Can ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/3793)
  • Emine Hanım Turhan ve Fatma Yılmaz Başvurusu (B. No: 2017/6161)
  • Suat Özcan Başvurusu (B. No: 2014/12522)
  • Abbas Korkmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/17715)
  • Haci Boğatekin Başvurusu (B. No: 2014/12162)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.