İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cumhur Gülgen Başvurusu (B. No: 2016/71998)

1. Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması,

Başvuru No2016/71998Tarih4 Nisan 2019Okuma13 dk · 2.639 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Cumhur Gülgen Başvurusu

Karar tarihi
4 Nisan 2019
Başvuru Numarası
2016/71998
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.639 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması,

tutukluluğun makul süreyi aşması, soruşturma

dosyasına erişimin kısıtlanması ve uzun süre hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaması

nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; gözaltında iken avukat

yardımından yararlandırılmama nedeniyle adil yargılanma hakkının ve hastalığa

rağmen tutuklanma ve tahliye edilmeme nedenleriyle de kötü muamele yasağının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/11/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

6. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı

karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl

ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu

makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün

arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son

yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya

Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın

olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz

ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

7. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde

Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından darbe girişimiyle bağlantılı ya da darbe

girişimiyle doğrudan bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin

kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil

toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik soruşturmalar

yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri

uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri,

§ 51, Mehmet Hasan Altan (2)

[GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12).

8. Başvurucu, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık)

FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlardan başlatılan soruşturma kapsamında 4/8/2016

tarihinde gözaltına alınmıştır.

9.

Başvurucu 10/8/2016 tarihinde Başsavcılığa sevk edilmiştir. İfade tutanağına göre başvurucuya

yöneltilen FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçlamasına dair olay ve olgular

açıklanmıştır. İfade esnasında başvurucunun müdafii

de hazır bulunmuştur. Başvurucu ve müdafii Savcılıkta

ayrıntılı şekilde savunma yapmıştır.

10. Savcılık aynı tarihte başvurucuyu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanması

istemiyle Aliağa Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Tutuklama sevk yazısında

özetle başvurucuya isnat edilen suç, suçlamaya ilişkin deliler ve tutuklama

sebeplerinin varlığına değinilerek başvurucunun tutuklanmasına karar verilmesi

talep edilmiştir.

11. Hâkimlik aynı tarihte başvurucunun savunmasını almıştır.

Sorgu tutanağına göre başvurucuya isnat edilen suçlar anlatılmış ve sorgu

esnasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur.

Başvurucu ve müdafii Hâkimlikte ayrıntılı şekilde

savunma yapmıştır.

12. Aliağa Sulh Ceza Hâkimliği 10/8/2016 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olmak,

devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak

suçlarından tutuklanmasına karar vermiştir.

13. Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiş, Karşıyaka 2. Sulh

Ceza Hâkimliği 8/9/2016 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir.

14. Başsavcılık 7/11/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucu

hakkında silahlı terör örgütüne

üye olma suçundan İzmir Ağır Ceza

Mahkemesinde kamu davası açmıştır.

15. İddianame İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme)

20/11/2017 tarihinde kabul edilerek E.2017/695 sayılı dosya üzerinden

kovuşturma aşaması başlamıştır.

16. Mahkeme 18/5/2018 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucunun

savunmasını almış ve başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

17. Başvurucu 2/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur

18. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk

derece mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. İlgili hukuk için bkz.

Özcan Güney (B. No: 2017/20709, 15/11/2018, §§ 30-38) kararı.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 4/4/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Gözaltının Hukuki

Olmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu, kuvvetli suç şüphesi olmadığı hâlde yakalanarak

gözaltına alınması ve dört gün gün boyunca gözaltında tutulması nedenleriyle

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

b. Değerlendirme

22. Başvuru konusu olayda ileri sürülen gözaltına almanın hukuka aykırı olduğu

iddiasıyla ilgili olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve

başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak 2018/12871 sayılı dosya üzerinden

İkinci Bölüm Üçüncü Komisyon tarafından yapılan inceleme sonunda başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilmezlik kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu şikâyet

yönünden mükerrer nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.

23. Açıklanan gerekçelerle başvurunun mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine karar verilmesi

gerekir.

2. Tutuklamanın Hukuki

Olmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut olgular

ortaya konulmadan tutuklanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının

ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde

Kararnameleri ile yapılan değişiklikler sonucunda hukuka aykırı olarak

suçlanması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla somut olayda başvurucunun

iddialarının özünün tutuklanmasının hukuki olmadığına yönelik olduğu

anlaşılmakla başvurucunun bu bölümdeki şikâyetlerinin Anayasa'nın 19.

maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında incelenmesi gerekir.

b. Değerlendirme

26. Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutuklamanın hukuki olmadığı iddiasıyla

ilgili olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılan

şikâyetiyle ilgili olarak 2018/12871 sayılı dosya üzerinden İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyon tarafından yapılan

inceleme sonunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezlik

kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu şikâyet yönünden mükerrer

nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine karar verilmesi

gerekir.

3. Tutukluluğun Makul

Süreyi Aştığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu, tahliye taleplerinin ve itirazlarının

-tutukluluğun devamını meşru kılacak- ilgili ve yeterli gerekçe olmadan

reddedildiğini belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

b. Değerlendirme

29. Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutukluluğun makul

süreyi aştığı iddiasıyla ilgili olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu

ve başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak 2018/12871 sayılı dosya

üzerinden İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyon tarafından yapılan inceleme sonunda başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle kabul edilmezlik kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu şikayet yönünden mükerrer nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan gerekçelerle başvurunun mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine karar verilmesi

gerekir.

4. Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlandığına

İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu, soruşturma dosyasında bulunan kısıtlama kararı

nedeniyle hakkında toplanan delillerin neler olduğunu bilemediği için etkin bir

savunma geliştiremediğini, bu nedenle tutuklama kararına etkili şekilde itiraz

edemediğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

i. Uygulanabilirlik

Yönünden

32. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerinin

uygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvuruları

incelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere

ilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 187-191).

Soruşturma mercilerince başvurucuya yöneltilen ve tutuklama tedbirine konu olan

suçlama, başvurucunun darbe teşebbüsünün arkasındaki yapılanma olduğu

belirtilen FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiasıdır. Anayasa Mahkemesi anılan

suçlamanın olağanüstü hâl ilanını gerekli kılan olaylarla ilgili olduğunu

değerlendirmiştir (Selçuk Özdemir

[GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017, § 57).

33. Bu itibarla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama tedbirinin

hukuki olup olmadığının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi kapsamında

yapılacaktır. Bu inceleme sırasında öncelikle başvurucunun tutuklanmasının

başta Anayasa'nın 13. ve 19. maddeleri olmak üzere diğer maddelerinde yer alan

güvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek, aykırılık saptanması hâlinde

ise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu aykırılığı meşru kılıp kılmadığı

değerlendirilecektir (Aydın Yavuz ve

diğerleri, §§ 193-195, 242; Selçuk

Özdemir, § 58).

ii. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

34. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

"Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti

kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu

kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak

amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir."

35. Başvurucunun bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 19.

maddesinin sekizinci fıkrası bağlamında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı

kapsamında incelenmesi gerekir.

(1) Genel

İlkeler

36. Genel ilkeler için bkz.Gülser Yıldırım (2)

([GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, §§ 169-174) kararı.

(2) İlkelerin Olaya Uygulanması

37. Başvuru formunda soruşturma dosyasını incelemeye izin

verilmediği ileri sürülmüş ancak iznin verilmemesine neden olan kararın hangi

savcılık ya da mahkeme tarafından hangi tarihte verildiğine ilişkin bir

açıklamada bulunulmamıştır.

38. Başvuru formu ve eklerinde, kısıtlama kararının daha sonra

kaldırılıp kaldırılmadığı hususunda herhangi bir bilgi veya belge bulunmamakla

birlikte İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesince iddianamenin kabul edildiği

20/11/2017 tarihi itibarıyla kısıtlılık, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu'nun 153. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca

kendiliğinden sona ermiş bulunmaktadır (bkz. § 15).

39. Başvurucuya yöneltilen ve tutuklamaya konu olan suçlamaların

ve buna ilişkin olguların emniyette ifadesi alınırken Savcılıkta ve sorgu

esnasında başvurucuya sorulan sorularda açıklandığı, başvurucunun da ifadesinde

anılan suçlamalarla ilgili beyanda bulunduğu görülmektedir (bkz. §§ 9-11).

40. Öte yandan tutukluluğa itiraz dilekçesinde başvurucu müdafii tarafından da savunma yapılmıştır. Dolayısıyla başvurucunun ve müdafiinin isnat edilen suçlamalara ve tutukluluğa temel

teşkil eden bilgilere gerek sorgu öncesinde gerekse sorgu sonrasında erişimlerinin

olduğu anlaşılmaktadır.

41. Bu itibarla suçlamalara dayanak olan temel unsurların ve

tutmanın hukukiliğinin değerlendirilmesi için esas olan bilgilerin başvurucuya

veya müdafiine bildirilmiş ve bunlara karşı savunma

ve itirazları ileri sürme imkânı verilmiş olduğu dikkate alındığında yaklaşık

birkaç ay devam eden soruşturma aşamasında uygulanmış olan kısıtlama nedeniyle

başvurucunun tutukluluğa karşı etkili bir şekilde itirazda bulunamadığının

kabulü mümkün görülmemiştir.

42. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

43. Buna göre başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına

soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması suretiyle yapıldığını iddia ettiği

müdahalenin bu hakka dair Anayasa'nın 19. maddesinde yer alan güvencelere

aykırılık oluşturmadığı görüldüğünden Anayasa'nın 15. maddesinde yer alan

ölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

5. Tutukluluk İncelemelerinin

Hâkim/Mahkeme Önüne Çıkarılmaksızın Yapıldığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

44. Başvurucu, tutukluluk incelemelerinin duruşmasız olarak

yapıldığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

45. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir:

"Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti

kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu

kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak

amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir."

46. Başvurucunun bu bölümdeki iddiasının Anayasa'nın 19.

maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında incelenmesi gerekir.

47. Anayasa'nın Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini

düzenleyen 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

48. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

49. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, §§ 16, 17).

50. Anayasa Mahkemesi Salih

Sönmez (B. No: 2016/25431, 28/11/2018) kararında tutukluluk

incelemelerinin duruşmasız yapılması ve/veya makul sürede hâkim/mahkeme önüne

çıkarılmama şikâyetini incelemiştir. Anayasa Mahkemesi anılan kararda

başvurucunun inceleme tarihi itibarıyla hâkim/mahkeme önüne çıkarılmış olması

hususunu nazara alarak verilecek bir ihlal kararının başvurucunun yeniden hâkim

önüne çıkarılmasını sağlamayacağı ve serbest kalması sonucunu doğurmayacağını

belirtmiş ve bu durumda yalnızca kişinin uzun süre hâkim/mahkeme önüne

çıkarılmamasıyla ilgili bir hak ihlalinin tespiti ve gerekiyorsa belli bir

miktar tazminata hükmedilmesiyle yetinileceği sonucuna varmıştır.

51. Öte yandan Anayasa Mahkemesi anılan kararda bu tür ihlal

iddiaları bakımından öncelikle aynı giderim imkânını sağlayan başvuru

yollarının tüketilmesi ve bunlardan sonuç alınamaması hâlinde bireysel

başvuruda bulunulması gerektiğini belirterek 5271 sayılı Kanun'un 141.

maddesinde belirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafi

kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu olduğu tespitini yapmış ve başvuru

yollarının tüketilmediği sonucuna varmıştır.

52. Somut olayda başvurucu 10/8/2016 tarihinde tutuklanmış ve

tutuklandıktan sonra ilk kez kovuşturma aşamasında 18/5/2018 tarihinde yapılan

duruşmada mahkeme önüne çıkmış ve itirazlarını etkili bir biçimde ileri sürme

fırsatına sahip olmuştur. Başvurucunun hâkim/mahkeme önüne çıkmadığı süre

yaklaşık 1 yıl 9 ay 8 gündür. Dolayısıyla somut başvuru yönünden anılan

karardan ayrılmayı gerektiren bir durum söz konusu değildir.

53. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun tutukluluk

incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapıldığına ilişkin iddiası

ile ilgili olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru

yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

54. Başvurucu gözaltında iken avukat yardımından

yararlandırılmamasının Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

55. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Buna göre somut olayda başvurucunun iddialarının özü adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin olup başvurucunun bu bölümdeki şikâyetlerinin

Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında incelenmesi gerekir.

56. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

ihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya eylem için öngörülen idari ve

yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, §§ 16, 17).

57. Somut olayda başvurucu hakkındaki yargılamanın

sonuçlanmadığı (bkz. § 18), adil yargılanma hakkı kapsamında ileri sürülen bu iddiaların

yargılama sürecinde ve kanun yolunda incelenmesi imkânının bulunduğu

anlaşılmaktadır.

58. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Kötü Muamele Yasağının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

59. Başvurucu; MS hastası olduğunu, hastalığının atağa geçmesi

durumunda acilen bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek tedavi edilmesi

gerektiğini, ceza infaz kurumunda bu imkânın sağlanmasının mümkün olmadığını,

dolayısıyla tutukluluk durumunun sürdürülmesi hâlinde telafisi imkânsız

sonuçlar doğabileceğini, bu durumun yaşam hakkı kapsamında değerlendirilmesi

gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

60. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Başvurucunun sağlık sorunlarıyla bağlantılı olarak dile getirdiği

iddialarının Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında incelenmesi

gerektiği sonucuna varılmıştır.

61. Demokratik toplumların en temel değerlerinden biri olan

herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı Anayasa'nın 17.

maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında insan

onurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü fıkrasında da kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi

tutulamayacağı belirtilmiştir (Cezmi Demir

ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 80).

62. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası, herhangi bir

sınırlama öngörmemekte ve işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele ve cezaların

yasaklanmasının mutlak mahiyetini belirtmektedir. Bu niteliği gereği anılan

yasağa ilişkin olarak Anayasa'nın 15. maddesi kapsamındaki hâllerde dahi

istisna öngörülmemiştir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 33).

63. Kötü muamele yasağı hükümlü ve tutuklulara yönelik

uygulamalar için de geçerlidir. Bu husus 13/12/2004 tarihli ve 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun'un "İnfazda temel

ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin (2) numaralı fıkrasında "Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında

zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda

bulunulamaz." ve yine aynı Kanun'un 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının (b) bendinde "Hürriyeti

bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının

korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir."

şeklinde düzenleme ile açıkça vurgulanmıştır. Dolayısıyla verilen bir

mahkûmiyet veya tutuklama kararının infazında mahkûmlar ve tutuklular için

sağlanacak şartlar insan onuruna saygıyı koruyacak nitelikte olmalıdır (Turan Günana, §

36).

64. Hukuka uygun olarak özgürlüğü kısıtlanan herkesin insan

onuruna uygun tutukluluk koşullarına sahip olma hakkı bulunduğunu, alınan

tedbirlerin uygulanma koşullarının kişiyi sıkıntıya ya da tutukluluğa bağlı

kaçınılmaz üzüntü seviyesini aşacak yoğunlukta bir ümitsizliğe sokmaması

gerektiğini kabul etmek gerekir. Bununla birlikte Anayasa'nın tutuklu bir

kimsenin sağlık gerekçesiyle serbest bırakılması için hiçbir genel zorunluluk getirmediğini ancak doğal

olarak ortaya çıkan fiziksel ya da ruhsal rahatsızlıklardan kaynaklanan acının

yetkililerin sorumlu tutulabileceği tutukluluk koşullarından dolayı artması ya

da artma riski bulunması hâlinde bu durumun Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrası kapsamına girebileceğini belirtmek gerekir (Hayati Kaytan, B. No: 2014/19527, 16/11/2016, § 43).

65. Somut olayda başvurucunun sağlık hizmetlerine erişim

yönünden herhangi bir engelle karşılaştığına dair bilgi ya da belge

bulunmamaktadır. Dolayısıyla bazı sağlık sorunları bulunan başvurucunun ceza

infaz kurumunda tutulmasının somut olayın koşullarında kötü muamele

oluşturmadığı sonucuna varmak gerekir (benzer

yöndeki kararlar için bkz. Hayati Kaytan,

§ 49; Ergin Aktaş, B. No:

2014/14810, 21/9/2016, § 95).

66. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

A. Açıklanan gerekçelerle

1. Gözaltına alma ile tutuklamanın hukuki olmamasına ve

tutukluluğun makul süreyi aştığına ilişkin şikâyetler yönünden başvurunun mükerrer olması nedeniyle

REDDİNE,

2. Tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne

çıkarılmaksızın yapıldığına ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

4/4/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan y.

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör

:

Fatih

HATİPOĞLU

Başvurucu

:

Cumhur

GÜLGEN

Vekili

:

Av. Veysel

GÜLTAŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/71998, 4 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal
  9. B. Adil Yargılanma
  10. C. Kötü Muamele Yasağının
  11. VI. Hüküm
  12. A. Açıklanan gerekçelerle
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Kömürcü
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. Hatipoğlu
  18. Gülgen
  19. Gültaş

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/71998
Tarih
4 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Haralambos Sakati ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/15815)
  • Enver Beyaztaş Başvurusu (B. No: 2014/9772)
  • Zafer Yenitepe Başvurusu (B. No: 2016/39694)
  • Aytaç Uçkan Başvurusu (B. No: 2016/7580)
  • Hasan Şahingöz Başvurusu (B. No: 2016/4878)
  • Acarlar Otomotiv Nakliyat Taah. Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/10008)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.