İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Doğan Kasadolu Başvurusu (B. No: 2013/3985)

1.

Başvuru No2013/3985Tarih6 Ocak 2016Okuma11 dk · 2.255 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Doğan Kasadolu Başvurusu (2)

Karar tarihi
6 Ocak 2016
Başvuru Numarası
2013/3985
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.255 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1.

Başvuru, hâkimin ret isteminin reddine ilişkin karar verilmesi nedeniyle

tarafsız ve bağımsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2.

Başvuru 7/6/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine İstanbul 39. Asliye Ticaret

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil

edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3.

Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4.

Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit

edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

5.

Başvurucu, tarafı olduğu İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/5 Esas

sayılı dosyasının yargılaması sırasında hâkimin, ön inceleme duruşmasında

zamanaşımı iddialarına ilişkin dosyaya bildirdiği delillerini toplamadan

tahkikatı bitirdiğini; bu nedenle tarafsızlığı hususunda şüphe duyduğunu

belirterek hâkimin reddi talebinde bulunmuştur.

6.

Reddedilen hâkim, talebin reddedilmesi gerektiği görüşü ile dosyayı İstanbul

39. Asliye Ticaret Mahkemesine göndermiş; Mahkeme 21/1/2013 tarihli ve

E.2013/34, K.2013/34 Değişik İş sayılı kararıyla talebi reddederek başvurucu

hakkında 2.500 TL disiplin para cezası uygulanmasına karar vermiştir. Kararın

ilgili kısımları şöyledir:

“Hâkimin davaya bakmaktan

yasaklılığı ve reddi, reddi hakim müessesesi HMK nın 34-44. maddelerinde düzenlenmiş olup davacı tarafında

istemine dayanak gösterdiği HMK nın 36/1.maddesi

genel olarak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin

bulunmasını da ret sebepleri arasında göstermiştir. Davacı tarafça ret sebebi

olarak 45. Asliye Ticaret Mahkemesi hâkiminin ön inceleme duruşmasında

öncelikle zaman aşımı itirazının halli bakımından delillerin toplanması

gerektiği nedenle tahkikatın bittiği şeklinde zapta geçmiş olmasının yanlış

olması nedenine dayandırarak bu kararlar ile tarafsızlık ilkesinin ihlal

edildiği iddia etmektedir. Yargılama aşamasında hâkimin usuli

ve delillerin toplanmasına ilişkin ve ret sebebi teşkil etmeyen ve yargılamanın

esasına ilişkin hüküm ile birlikte temyiz sebebi teşkil edebilecek hususun

hâkimin tarafsızlığını ihlal eden bir davranış niteliğinde olmayıp reddi hâkim

müessesesinin amacı ile de bağdaşır nitelikte olmadığından dolayı belirtilen

sebeplerin reddi hâkim istemi HMK nın 34-44.

maddelerinde sayılan sebepler arasında bulunmadığından reddi hâkim talebinin

reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İstanbul 45.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/5 esas sayılı

dosyasındaki reddi hakim isteminin HMK nın 34-44. maddelerinde sayılan nedenler arasında

bulunmadığından reddi hakim isteminin reddine,

2-HMK nın 42/4. maddesi gereğince

2.500 TL disiplin para cezasının reddi hâkim talebinde bulunan davacıdan

tahsiline,

…”

7.

Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15/4/2013

tarihli ve E.2013/2351, K.2013/4372 sayılı ilamıyla onanmıştır. Onama ilamının

ilgili kısmı şöyledir:

“…

Taraflar arasında görülen dava sırasında davacı tarafından

25.12.2012 tarihli dilekçe ile "...hâkimin, ön inceleme duruşmasında

zamanaşımı dolmadığı yönündeki delillerini toplaması gerektiğinden tahkikatın

sona ermemesine rağmen bittiğini belirtmesi nedeniyle tarafsızlığı hususunda

şüphe duyulduğu ...” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur.

Reddedilen Hâkim D.E’nin,

talebin reddinin gerektiği yönündeki görüşü üzerine dosyayı inceleyen merci

tarafından, "...ret sebebi olarak belirtilen hususların H.M.K.'nın 34 - 36. maddelerindeki sebepler olmadığı..."

gerekçesiyle reddi hâkim talebinin REDDİNE ve reddi hâkim talebinde bulunan

taraf hakkında H.M.K.'nın 42/4 maddesi uyarınca

2.500.- TL disiplin para cezası uygulanmasına ilişkin verilen karar davalı

tarafından temyiz edilmiştir.

Hâkimin reddi için ileri sürülen sebepler işin esası

yönünden temyiz sebebi olup, H.M.K.’nun 36.

maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Açıklanan nedenlerle yerinde

görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,

…”

8. Onama

ilamı 10/5/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 7/6/2013

tarihinde başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

9.

12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 36. maddesi

şöyledir:

“(1)

Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması

hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat

çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı

kabul edilir:

a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya

da yol göstermiş olması.

b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü

kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması.

c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak

dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması.

ç) Davanın, dördüncü

derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması.

d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile

davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması.”

10.

6100 sayılı Kanun’un 42. maddesinin (4) numaralı fıkrası şöyledir:

“Ret talebinin, kötü niyetle yapıldığının anlaşılması

ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her biri

hakkında beş yüz Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar disiplin para

cezasına hükmolunur.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

11.

Mahkemenin 6/1/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

12.

Başvurucu; İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2011/5 sayılı dosyasının

yargılaması sırasında haklı gerekçelerle hâkimin reddi talebinde bulunduğunu

ancak yetkili merciin talebini reddettiği gibi 2.500 TL disiplin para cezasına

hükmettiğini, para cezasına dayanak yapılan 6100 sayılı Kanun’un 42. maddesinin

(4) numaralı fıkrasında geçen talebin kötü niyetle yapılması hususunun kararda

açıklanmadığını, yine Kanun maddesinde 500 TL'den 5.000 TL'ye kadar disiplin

para cezası öngörüldüğünü, Mahkemenin alt sınırdan uzaklaşarak karar verme

nedenini de açıklamadığını, kararın bu yönlerden gerekçesiz olduğunu, Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesince (AİHM) gerekçesiz karar vermenin adil yargılanma

hakkının ihlali sebebi sayıldığını, Kanun'da tanınan hâkimin reddi isteminin

reddi nedeniyle cezaya maruz kalmasının hak arama hürriyetini engellediği

belirterek Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş; ihlalin tespit edilerek yargılamanın yenilenmesine,

zararlarının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

13.

Başvurucunun hâkimin reddi talebinin reddi ve hükmedilen disiplin para cezasına

yönelik iddialarının özünün Mahkemenin tarafsız olmadığı hususuyla ilgili

olduğu anlaşılmış; bu açıdan başvuru, tarafsız mahkemede yargılanma hakkı

kapsamında incelenmiştir.

14.

Başvurucu; hâkimin reddi talebinde neden kötü niyetli olunduğu hususu ile disiplin

cezasında alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçelerinin Mahkeme ve Yargıtay

kararlarında açıklanmadığını, hâkimin reddi talebinde kötü niyetli olduğu

gerekçesiyle disiplin para cezasına hükmedilmesinin bu yönde talepte bulunma

hakkını kısıtladığını belirterek tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

15.

Başvuru konusu davanın İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesinin hâkimin reddi

talebine ilişkin yargılama olduğu, İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesince

yapılan ana yargılamada hâkimin tarafsızlığına yönelik iddianın temyiz

aşamasında incelenebileceği, dolayısıyla bu yargılama yönünden başvuru

yollarının tüketilmediği anlaşılmış ise de İstanbul 39. Asliye Ticaret

Mahkemesince yapılan yargılamada başvurucu hakkında disiplin para cezası

verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu açıdan

kararın başvurucunun mal varlığını doğrudan etkilediği ve karara karşı

gidilebilecek başka bir başvuru yolu da bulunmadığından İstanbul 39. Asliye

Ticaret Mahkemesinin E.2013/34 Değişik İş sayılı dosyası çerçevesinde

değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

16. Sözleşme’nin

6. maddesinde, adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak davanın tarafsız bir

mahkemede görülmesini isteme hakkından açıkça söz edilmiştir. Anayasa’nın 36.

maddesinde mahkemelerin tarafsızlığından açıkça bahsedilmemekle beraber Anayasa

Mahkemesi içtihadı uyarınca bu hak da adil yargılanma hakkının zımni bir

unsurudur (AYM, E.2002/170, K.2004/54, 5/5/2004). Ayrıca mahkemelerin tarafsızlığı

ve bağımsızlığının birbirini tamamlayan iki unsur olduğu dikkate alındığında

-Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği- Anayasa’nın 138., 139. ve 140.

maddelerinin de tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde

dikkate alınması gerektiği açıktır (AYM, E.2005/55, K.2006/4, 5/1/2006;

E.1992/39, K.1993/19, 29/4/1993).

17.

Genel olarak tarafsızlık; davanın çözümünü etkileyecek bir önyargı, tarafgirlik

ve menfaate sahip olunmaması ve davanın tarafları karşısında ve onların leh ve aleyhlerinde bir düşünce veya menfaate sahip

olunmamasını ifade eder (Rıfat Bakır ve

diğerleri, B. No: 2013/2782, 11/3/2015, § 83).

18.

Tarafsızlığın öznel ve nesnel olmak üzere iki boyutu bulunmakta olup bu

kapsamda hâkimin birey olarak mevcut davadaki kişisel tarafsızlığının yanı sıra

kurum olarak mahkemenin kişide bıraktığı izlenimin de dikkate alınması

gerekmektedir (AYM, E.2005/55, K.2006/4, 5/1/2006). Yargılamayı yürüten mahkeme

üyelerinin taraflardan biriyle veya anlaşmazlık konusu ile maddi veya manevi yakın

bir bağının bulunması, yargılama sürecinde sarf ettiği ifadeleri ile tarafsız

olamayacağı yönünde meşru bir kanaat uyandırması, bunun yanı sıra davadan önce

dava ile doğrudan bağlantılı bir konumda bulunması da tarafsızlığı ihlal

edebilir. Ancak belirli bir uyuşmazlıkta yargılamayı yürüten hâkimin

taraflardan birine yönelik önyargılı ve taraflı bir tutumunun, kişisel bir

kanaatinin veya menfaatinin, bu bağlamda kişisel bir taraflılığının söz konusu

olduğunu ortaya koyan bir delil bulunmadığı ve bu husus kanıtlanmadığı müddetçe

tarafsız olduğunun bir karine olarak varsayılması zorunludur. Bunun yanı sıra

yargılama makamının tarafsızlığına ilişkin herhangi bir meşru kaygı veya

korkuyu bertaraf edecek yeterli güvenceleri sunması da gerekmekte olup ayrıca bu

husus tarafsızlığın nesnel boyutuna işaret etmektedir (Benzer yöndeki AİHM

kararları için bkz. Gregory/Birleşik Krallık, B. No: 22299/93,

25/02/1997, §§ 43-49; Fey/Avusturya, B. No: 14396/88, 24/2/1993, §§

28-36; Hauschildt/Danimarka, B. No: 10486/83, 24/5/1989, §§

46-48; McGonnell/Birleşik Krallık, B. No: 28488/95,

08/2/2000, §§ 55-57).

19.

İlke gereği eğer bir karar sonradan “tam yargı yetkisini” haiz ve başlangıçtaki

eksikliği gidermek suretiyle ilgili güvencelerin gözetilmesini sağlayan bir

yargı merciinin denetimine tabi olmuşsa karar veren mahkemenin bağımsız veya

tarafsız olmaması ya da söz konusu mahkemenin temel bir usule ilişkin güvenceyi

ihlal etmesi Anayasa’nın 6. maddesinin ihlaline yol açmaz (De Haan/Hollanda,

B. No: 22839/93, 26/8/1997, §§ 52-55).

20.

Hâkimin reddi talebine karşı verilen ret kararında, başvurucunun kötü niyetli

kabul edilip hakkında disiplin para cezasına alt sınırdan uzaklaşılarak karar

verilmesinin gerekçesi ile hükmedilen para cezasının kanunda öngörülen amaç

doğrultusunda yerinde ve orantılı olup olmadığı, başka bir ifadeyle uygulanan

müeyyidenin, başvurucunun bu hakkını ileri sürmesini engelleyici bir

niteliğinin bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılması gerektiği

anlaşılmaktadır.

21.

6100 sayılı Kanun’un 36. maddesinde hâkimin tarafsızlığı hakkında şüpheyi

gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde taraflardan birinin hâkimi

reddedebileceği gibi hâkimin de bizzat dosyadan el çekebileceği hususunun

belirtildiği, aynı maddede örnekleyici olarak birtakım

ret sebeplerinin sayıldığı, taraflarca bu hakkın kullanılabilmesi için

tarafsızlık konusunda önemli bir sebebin bulunmasının şart olarak öngörüldüğü

anlaşılmaktadır.

22.

Yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi, gereksiz taleplerle sürecin

insicamının bozulmaması ve her hak gibi hâkimin reddini talep etme hakkının da

amacına uygun olarak kullanılabilmesi için 6100 sayılı Kanun’un 42. maddesinin

(4) numaralı fıkrasında, kötü niyetli talepte bulunanlara disiplin para cezası

müeyyidesi getirilmiştir.

23.

Somut olayda başvurucu, görülmekte olan bir davada zamanaşımı iddiasının

açıklığa kavuşturulması için imar müdürlüğüne yazılan yazının akıbeti

sorulmadan tahkikatın bitirilmesi nedeniyle hâkimin tarafsızlığı hususunda

şüpheye düştüğünü belirterek Mahkeme hâkimini reddetmiştir.

24.

Mahkeme; yargılama aşamasında hâkimin usule ve delillerin toplanmasına ilişkin

verdiği kararın ret sebebi teşkil etmediğini, bu hususun yargılamanın esasıyla

ilgili ve hüküm ile birlikte temyiz sebebi teşkil edebilecek bir konu olduğunu,

bu nedenle ileri sürülen sebebin, hâkimin tarafsızlığını ihlal eden bir

davranış niteliğinde olmadığı gibi hâkimin reddi müessesesinin amacı ile de

bağdaşır nitelikte olmadığını belirterek talebi reddetmiş ve başvurucu aleyhine

2.500 TL disiplin cezasına hükmetmiştir. Yargıtay ise onama ilamında davacı ve

Mahkeme kararına özetle değinerek hâkimin reddi için ileri sürülen sebeplerin

işin esası yönünden temyiz sebebi olduğunu ve 6100 sayılı Kanun’un 36.

maddesinde tanımı yapılan sebeplerden olmadığını belirterek hükmü onamıştır.

25.

Başvurucu; hâkimin reddi talebinde bulunmasının tek başına kötü niyetli

olduğunu göstermeyeceğini, bu nedenle disiplin cezası verilmesinin gerekçesinin

açıklanması gerektiğini, ayrıca para cezasında alt sınırdan uzaklaşılmasının

gerekçesinin de kararda yer almadığını belirtmiştir.

26.

Başvuru konusu davanın gerekçeli kararında, ayrıntılı bir şekilde başvurucunun

hâkimin reddi için ileri sürdüğü hususun 6100 sayılı Kanun’un 36. maddesinde

belirtilen sebepler arasında yer almadığı ifade edilirken hüküm fıkrasının (2)

numaralı bendinde kanun maddesine atıf yapılmak suretiyle başvurucu aleyhine

2.500 TL disiplin cezasına hükmedildiği; esasen kararda talebin, hâkimin reddi

müessesesinin amacı ile bağdaşır yanının bulunmadığı hususunun vurgulanarak bir

anlamda davacıya tanınan bu hakkın kötüye kullanıldığının da tespit edildiği,

dolayısıyla atıf yapılan 42. madde hükmünün neden uygulandığına ilişkin

gerekçenin de genel olarak kararın bütününden anlaşılabildiği, başka bir ifadeyle

ret gerekçesi ile hâkimin reddi talebi sırasında davacının kötü niyetle hareket

ettiği olgusu arasında neden-sonuç ilişkisinin kurulabildiği, dolayısıyla

disiplin para cezası hususunda Mahkemenin ayrı bir açıklamada bulunmamasının

kararın gerekçeden yoksun olduğu sonucunu doğurmayacağı anlaşılmıştır.

27. Bunun

yanında 6100 sayılı Kanun’un 42. maddesinde, 500 TL’den 5000 TL’ye kadar

disiplin cezası uygulanabileceği hususunun düzenlendiği, kanun koyucu

tarafından her davanın kendi koşullarına göre ceza miktarı konusunda hâkime

belirli bir takdir yetkisinin tanındığı, Mahkemece de ret sebebi olarak

açıklanan gerekçe ve davanın niteliği, davacının ekonomik durumu gibi somut

bulgularla, öngörülen ceza miktarı arasında neden-sonuç ilişkisinin

kurulabildiği, bu hususta da kararda ayrı bir açıklamada bulunulması

zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine İlk Derece Mahkemesi

tarafından belirtilen gerekçe ve dosya kapsamındaki delillere açıkça atıf

yapılan Yargıtay onama ilamının gerekçesiz olduğundan da bahsedilemeyeceği

açıktır.

28.

Bu açıdan Mahkemenin, hâkimin reddi talebinin reddine ilişkin kararında

davacının kötü niyetli olduğu hususunun tespiti ile alt sınırdan uzaklaşılarak

para cezasına hükmetmesinin gerekçesinin somut olay ve ileri sürülen iddialar

çerçevesinde yeterli ölçüde değerlendirildiği; kararın bu yönüyle mahkemenin

tarafsızlığına ilişkin karineyi zedelemediği sonucuna ulaşılmıştır.

29.

Başvurucu, hâkimin reddi talebiyle yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine aleyhine

disiplin para cezasına hükmedilmesinin bu talebi ileri sürebilme hakkını

engellediğini belirtmiştir.

30.

Somut olayda başvurucunun reddi hâkim talebi reddedilerek aleyhine 2.500 TL

disiplin para cezasına hükmedilmiştir.

31.

6100 sayılı Kanun’un 42. maddesinin (4) numaralı fıkrasında “Ret talebinin, kötü niyetle yapıldığının anlaşılması

ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her biri

hakkında beş yüz Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar disiplin para

cezasına hükmolunur.” kuralına yer verilmiştir.

32.

Somut iddia bu ilkeler kapsamında incelendiğinde başvurucunun, talebinin

reddedilmesi sonucunda kötü niyetli talepte bulunduğu gerekçesiyle 2.500 TL

para cezası ödemekle yükümlü tutulmasına karar verilmiş ise de hükmolunan bu

miktarın gözetilen meşru amaç ile korunmak istenen hak açısından orantılı

olduğu ve somut olayın özelliğine göre başvurucu üzerinde ağır bir yük

oluşturmadığı görülmüştür. Dolayısıyla söz konusu yaptırımın başvurucunun

hâkimin reddi talebini ileri sürmesine bir engel teşkil etmediği sonucuna

varılmıştır.

33.

Buna göre mahkemenin, hâkimin reddi talebinin reddine ilişkin kararda kötü

niyet olgusu ve alt sınırdan uzaklaşılarak para cezasına hükmedilmesi için

yeterli gerekçe sunduğu; para cezasının miktar itibarıyla başvurucunun bu

hakkının kullanmasını engellemediği, başvuruya konu yargılama faaliyeti

açısından yargılama makamlarının uyguladığı yöntemin, tarafsızlık konusunda

doğrulanabilir somut olguları bertaraf edici nitelikte olmadığı, adil

yargılanmaya ilişkin taraflarda oluşan meşru beklenti üzerinde menfi etkide

bulunacak bir izlenim meydana getirmediği gibi tarafsızlık karinesini ortadan

kaldıracak elverişliliğe sahip olmadığı; bu yönüyle başvurucunun tarafsız

mahkemede yargılanma hakkının zedelenmediği sonucuna ulaşılmıştır.

34.

Açıklanan nedenlerle tarafsız mahkemede yargılanma hakkına yönelik bir ihlalin

olmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

nedenlerle;

A.

Başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

6/1/2016

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan

ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Erdal

TERCAN

Hasan

Tahsin GÖKCAN

Raportör

:

Yakup

MACİT

Başvurucu

:

Doğan

KASADOLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/3985, 6 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. Hüküm
  8. B. İlgili
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun
  11. B. Değerlendirme
  12. B. Yargılama giderlerinin
  13. Üstün
  14. Tercan
  15. Macit
  16. Kasadolu
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/3985
Tarih
6 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Ayhan Karaman Başvurusu (B. No: 2013/2801)
  • Ayser Demiralp Başvurusu (B. No: 2013/2849)
  • Orhan Veli Yalçın Başvurusu (B. No: 2013/4097)
  • Ali Suat Ertosun Başvurusu (B. No: 2013/1299)
  • A. C. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1827)
  • Mahmut Türk Başvurusu (B. No: 2013/5965)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.