İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Dursun Onur Başvurusu (B. No: 2015/7877)

1. Başvuru, haber sitesinde yayımlanan birden fazla makalede

Başvuru No2015/7877Tarih29 Ocak 2020Okuma15 dk · 3.054 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Dursun Onur Başvurusu

Karar tarihi
29 Ocak 2020
Başvuru Numarası
2015/7877
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.054 kelime·15 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, haber sitesinde yayımlanan birden fazla makalede

kullandığı ifadeler nedeniyle başvurucunun cezalandırılmasının ifade

özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/5/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Kendisine ait Giresun Time isimli haber sitesinde köşe

yazarlığı yapan başvurucu, Giresunspor Kulüp başkanı olan müşteki hakkında

ifadeler içeren 11/7/2014 ve 19/7/2014 tarihli üç farklı makale kaleme almış ve

yayımlamıştır.

9. 11/7/2014 tarihinde yayımlanan makaleler "Giresunlular Bunları Konuşuyor"

ve "Beygirci [B.] Adamsan Bırak" isimli makaleler

olup, 19/7/2014 tarihli makale ise "Alooo...

Beni Vuracaklar" isimlidir. Söz konusu makalelerde yerel

düzeyde tanınırlığı olan, aralarında olayların geçtiği tarihte Giresunspor

Başkanı N.T.B.nin de bulunduğu, kişileri ilgilendiren bazı iddia ve

değerlendirmelere yer verilmektedir.

10. Söz konusu makalelerin yayımlanmasının ardından N.T.B

(müşteki) tarafından Giresun Cumhuriyet Başsavcılığına 24/7/2014 tarihinde

başvurucudan şikayetçi olunmuştur. Müşteki; başvurucunun kendisinden para talep

ettiğini, para vermemesi hâlinde ise kendisini aleyhine beyanlarla topluma

rezil etmekle tehdit ettiğini belirtmiştir. Söz konusu makalelerde başvurucu

tarafından kullanılan "Giresun'un

delisi, akıllı deli" şeklindeki ifadelerin hakaret, "rant sağladığı, ortağı olduğu, ihale

aldığı" şeklindeki ifadelerin ise iftira olduğunu belirten

müşteki, başvurucunun söz konusu makalede kendisine karşı kullandığı ifadeler

nedeniyle hakaret, şantaj ve iftira suçlarını işlediğini ileri sürmüştür.

11. Anılan şikâyet üzerine Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı,

başvurucu hakkında şantaj suçlaması ile iddianame düzenleyerek dava açmıştır.

İddianamede; başvurucunun müştekiden para istediği, müştekinin bu isteği

reddetmesi üzerine müştekiye "Seninle

görüşürüz, bakalım bu yazıların nasıl altından kalkacaksın?"

dedikten sonra anılan makaleleri kaleme aldığı belirtilmiştir. İddianamenin

anlatım kısmında; makalelerde müşteki için kullanılan "Boz adam boşuna şahsi çekini yazmıyor,

Giresun'un delisi dediğimize bakmayın bu akıllı deli", "Beygirci B.

adamsan bırak, bütün zamanını transferden çok at yarışlarına vakfeden B.nin

derhal Giresunspor başkanlığını bırakması isteniyor.", "Acaba ayı

sürüsüne çobanlık eden kahraman mı olmaya çalışıyor?", "Beygirlerden

umudu kesmiş olmalı ki ekürü arıyor." gibi ifadelerin müştekinin toplumdaki şeref ve

haysiyetini zedeleyici nitelikte olduğu belirtilmişse de başvurucunun söz

konusu ifadeleri yazmamak için müştekiden para istediği, müştekinin bu talebi

reddetmesi üzerine ilgili yazıları kaleme aldığı kabul edilmiştir.

12. Başvurucu hakkında Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesi

(Mahkeme) tarafından yargılama yapılmıştır. Mahkeme 10/4/2015 tarihli

kararında, başvurucu hakkında her ne kadar "şantaj"

suçundan iddianame tanzim edilmiş ise de başvurucunun müştekiden istediği

parayı alamaması sebebi ile iddianameye konu ifadeleri kullandığı hususunun

müştekinin beyanı dışında başkaca bir delille ispat edilemediğini belirtmiştir.

Başvurucunun söz konusu makalelerde müşteki için kullandığı "Boz adam boşuna şahsi çekini yazmıyor,

Giresun'un delisi dediğimize bakmayın bu akıllı deli", "Beygirci B.

adamsan bırak, bütün zamanını transferden çok at yarışlarına vakfeden B.nin

derhal Giresunspor başkanlığını bırakması isteniyor.", "Acaba ayı

sürüsüne çobanlık eden kahraman mı olmaya çalışıyor?", "Beygirlerden

umudu kesmiş olmalı ki ekürü arıyor." şeklindeki ifadelerin müştekinin şeref ve

haysiyetini zedeleyici olduğunu kabul eden Mahkeme, başvurucunun hakaret

suçundan 1.740 TL adli para cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir.

13. Anılan karar, hükmolunan sonuç adli para cezasının miktar

itibarıyla kesin olması nedeniyle karar tarihinde kesinleşmiş ve başvurucuya

10/4/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/5/2015 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

14. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı 125.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Bir kimseye onur, şeref

ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat

eden (...) (1) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına

saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile

cezalandırılır...

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli,

yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen

cezaya hükmolunur.”

B. Uluslararası Hukuk

15. İlgili uluslararası hukuk kaynaklarının derli toplu

verildiği bir karar için Hacı Boğatekin

(B. No: 2014/18101, 26/10/2017, §§ 16-20) kararına bakılabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 29/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu;

i.

Giresun Time isimli internet gazetesinin sahibi ve köşe yazarı olduğunu,

yazılarında Giresun'un siyasi ve sosyal hayatının nabzını tuttuğunu,

ii. Söz konusu makaleleri birtakım gizli ve şaibeli ilişkileri

dile getirerek kamuoyunu aydınlatmak amacıyla ve gazetecilik faaliyeti

kapsamında kaleme aldığını,

iii. Yazıda kullanmış olduğu "Giresun'un

delisi" benzetmesini ilk kez 2013 yılının Haziran ayında yazmış

olduğu "Giresun'un Son Delisi B."

isimli makalede borçlu olması dolayısıyla kimsenin başkalığını yapmaktan

istemediği Giresunspor'a müştekinin başkanlık yapmayı kabul etmesi nedeniyle "Giresun'u deli gibi seven kişi"

anlamında kullandığını,

iv. Daha önce müşteki hakkında birtakım olumlu makaleler de

kaleme aldığını,

v. Söz konusu makalelerde müştekinin Giresunspor başkanı

kimliğini kullanarak Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı ile gizli ortak olarak

taş kırma tesisi kurmasının ve Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı ile at yarışı

kuponu doldurmasının eleştirildiğini belirterek söz konusu makalelerde

müştekiye yönelik kullanmış olduğu ifadeler dolayısıyla hakkında mahkûmiyet

kararı verilmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

18. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde esas alınacak “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar

başlıklı 26. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini

söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve

yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın

haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması,... başkalarının

şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir…”

19. Anayasa’nın "Basın

hürriyeti" kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları

şöyledir:

“Basın hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır…”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

21. Başvurucu hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin kamu

düzeni ve başkalarının şöhret veya haklarının korunmasına yönelik önlemlerin

bir parçası olduğu kabul edilerek meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

22. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Temel hak ve

hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik

toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

23. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde

düzenlenmiş olan kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama

koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

24. Başvurucu hakkında uygulanan müdahalenin dayanağı olan 5237

sayılı Kanun'un 125. maddesinin “kanunla sınırlama” ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

25. Başvurucu hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin kamu

düzeni ve başkalarının şöhret veya haklarının korunmasına yönelik önlemlerin

bir parçası olduğu kabul edilerek meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel İlkeler

(a) İfade ve Basın

Özgürlüklerinin Demokratik Toplumdaki Önemi

26. Anayasa Mahkemesi; Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade

özgürlüğü ile Anayasa'nın 28. maddesinde yer alan basın özgürlüğünün demokratik

bir toplumun zorunlu temellerinden olduğunu, toplumun ilerlemesi ve her bireyin

gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturduğunu daha önce pek çok

kez ifade etmiştir Mehmet Ali Aydın [GK],

B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 69; Bekir

Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 34-36). Basın

özgürlüğünün kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumların iletilmesi ve bunlara

ilişkin bir kanaat oluşturması için en iyi araçlardan birini sağladığı açıktır

(İlhan Cihaner (2), B. No:

2013/5574, 30/6/2014, § 63).

(b) Başkalarının Şöhret

veya Haklarının Korunması

27. Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade

özgürlüğünün sınırlandırılma nedenlerinden ve bu bağlamda ifade özgürlüğünü

kullananların uyması gereken görev ve sorumluluklardan biri de başkalarının

şöhret veya haklarının korunmasıdır. Bireyin şeref ve itibarı, kişisel kimliğinin

ve manevi bütünlüğünün bir parçasını oluşturur ve Anayasa’nın 17. maddesinin

birinci fıkrasının korumasından faydalanır (İlhan

Cihaner (2), § 44). Devlet, bireyin şeref ve itibarına keyfî olarak

müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlüdür (Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184,

16/7/2014, § 41; Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123,

2/10/2013, § 33; Bekir Coşkun, §

45; Önder Balıkçı, B. No:

2014/6009, 15/2/2017, § 44).

(c) Çatışan Haklar

Arasında Dengeleme

28. Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruya benzer başvurularda,

başvurucunun Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında koruma altına alınan

şeref ve itibara saygı hakkı ile şikâyet konusu haberi yapan kişilerin

Anayasa’nın 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğü ve bu

özgürlükle bağlantılı olarak Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan

ifade özgürlüğü arasında adil bir dengenin gözetilip gözetilmediğini

değerlendirmektedir (Nilgün Halloran,

§ 27; Ergün Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, §

49; İlhan Cihaner (2), § 49; Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577,

25/10/2017, §§ 56-58). Bu, soyut bir değerlendirme değildir.

29. Benzer başvurularda derece mahkemelerinin başvurucunun basın

özgürlüğü ile müştekinin itibarının korunması hakkı arasında adil bir denge

sağlamaları gerekir (benzer değerlendirmeler için bkz Abuzer Demir ve Aslı Peksezer, B. No:

2016/73556, 23/10/2019, §§ 45, 47; Kenan

Kıran ve Ramazan Fatih Uğurlu, B. No: 2016/2884, 24/10/2019,§ 48; Bekir Coşkun, §§ 44, 47, 48; Hakan Yiğit,§ 61). İlk derece mahkemesinin

çatışan haklar arasında dengeleme yapabilmesi için;

1- Haber veya makalede yer alan ifadelerin kim tarafından

dile getirildiği

2- Hedef alınan kişinin kim olduğu, ünlülük derecesi ile

ilgili kişinin önceki davranışları; basının sıkı denetiminde olup olmadığı;

katlanması gereken, kabul edilebilir eleştiri sınırlarının sade bir vatandaş

ile karşılaştırıldığında daha geniş olup olmadığı

3- Haber veya makalenin konusu, bunlarda kullanılan

ifadelerin türü, yayının içeriği, şekli ve sonuçları

4- Haber veya makalenin yayımlanma şartları

5- Yayında kamu yararı bulunup bulunmadığı, genel yarara

ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, kamuoyu ile diğer kişilerin

düşünce açıklamaları karşısında sahip oldukları hakların ağırlığı

6- Kamuyu bilgilendirme değeri, toplumsal ilginin varlığı ve

konunun güncel olup olmadığı

7- Haber veya makalede yer alan ifadelerin olgusal temele

dayalı olup olmadığı, ihtilaflı açıklamanın somut unsurlarla yeterince

desteklenip desteklenmediği

8- Başkalarının şöhret ve haklarının zarar görme ihtimalinin

bulunduğu durumlarda başta meslek ahlakına saygı gösterme, doğru ve güvenilir

bilgi verecek şekilde ve iyi niyetli olarak hareket etme ödevi olmak üzere

basın mensuplarının kendiliğinden uymaları gereken zorunlu sınırlara, ödev ve

sorumluluklara uygun davranıp davranmadıkları

9- Haber veya makalede dile getirilen düşüncelere cevap

verme olanağının bulunup bulunmadığı

10- Haber veya makalenin hedef aldığı kişilerin hayatı

üzerindeki etkileri

şeklindeki kriterleri elindeki olaya uyduğu ölçüde uygulaması

gerekir (Nilgün Halloran, B. No:

2012/1184, 16/7/2004, § 41; Ergün Poyraz (2)

[GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, § 56; Kadir

Sağdıç, [GK], B. No:

2013/6617, 8/4/2015, §§ 58-66; İlhan Cihaner

(2), §§ 66-73; basının sorumluluğuna ilişkin bkz. Orhan Pala, B. No: 2014/2983, 15/2/2017,

§§ 47-48; Medya Gündem Dijital Yayıncılık

Ticaret A.Ş. [GK], B. No: 2013/2623, 11/11/2015, §§ 42, 43; Kadir Sağdıç, §§ 53, 54; İlhan Cihaner (2), §§ 60, 61).

30. Anayasa Mahkemesi başvurunun koşullarına göre yukarıda

sayılan kriterlerden somut olaya uygun olanların gerektiği gibi değerlendirilip

değerlendirilmediğini denetler (Nilgün

Halloran, § 44; Ergün Poyraz (2),

§ 56; Kadir Sağdıç, B. No:

2013/6617, 8/4/2015,§§ 58-66; İlhan Cihaner

(2), §§ 66-73). Bunun için başvurucuya yönelik haberlerin

-yayımlandığı bağlamdan kopartılmaksızın- olayın bütünselliği içinde

değerlendirilmesi gerekir (Nilgün Halloran,

§ 52; Önder Balıkçı, § 45).

Başvurucunun ifade ve basın hürriyetinin gerekçesiz olarak veya Anayasa

Mahkemesince ortaya konulan kriterleri karşılamayan bir gerekçe ile korunmaması

Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerini ihlal edecektir.

(2) İlkelerin Olaya

Uygulanması

31. Yerel bir gazeteci olduğunu belirten başvurucu; başvuruya

konu makalelerinde aralarında müştekinin de bulunduğu, özellikle Giresun

sakinleri tarafından tanınan siyasetçiler ve yerel yöneticilere ilişkin bir

kısım değerlendirmelerde bulunmuştur. Başvurucunun kaleme aldığı makalelerin

konusunu teşkil eden olayları ve bu olaylara ilişkin değerlendirmeleri kapalı

bir anlatımla aktarmaya çalıştığı görülmektedir.

32. Müşteki, Giresunspor Kulüp başkanıdır. Kulüp başkanları

özellikle kulüplerinintemsil ettikleri takımın taraftarları ile spor camiası

tarafından takip edilen, belirli bir tanınmışlık seviyesine sahip kişilerdir ve

bu sebeple kulüp başkanlarının eleştiriye katlanma yükümlülüklerinin daha geniş

olduğu kabul edilmelidir. Bununla birlikte kamuoyunca tanınmış kişilerin de

elbette şöhretlerini koruma hakları vardır (siyasetçilerle ilgili olarak bkz. Ergün Poyraz (2), § 58; kamusal yetki

kullanan görevlilerle ilgili olarak bkz. Nilgün

Halloran, § 45; tanınan bir Cumhuriyet başsavcısı ile ilgili olarak

bkz. İlhan Cihaner (2), § 82;

tanınan ve siyasete hazırlanan bir kamu görevlisi ile ilgili olarak bkz. Önder Balıkçı, § 42). O hâlde başvuru

konusu makalelerde müştekiye yönelik olarak kullanılan ifadelerin olayların ve

yazının bütünü ışığında hakaret içeren ifadeler olup olmadığı, yazının amacı ve

kullanılan ifadelerin bağlamı dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.

33. Başvuru konusu makalelerde müştekinin mahkûmiyetine neden

olan ifadelerin (bkz. § 13) değer

yargısı içerdiğinde şüphe bulunmamaktadır. Ancak bir açıklamanın tamamen değer

yargısından oluşması durumunda bile müdahalenin orantılılığı ihtilaflı

açıklamanın somut unsurlarla yeterince desteklenip desteklenmemesine göre

tespit edilmelidir. Çünkü somut unsurlarla desteklenmiyorsa değer yargısı

ölçüsüz olabilir (Cem Mermut, B.

No: 2013/7861, 16/4/2015, § 48).

34. Somut olaya gelindiğinde makalelerin müştekiye yönelik

ifadeler bulunan kısımlarında başvurucu tarafından müştekinin Giresun'da farklı

siyasi partilerin çeşitli mevkilerdeki temsilcileri ile yakınlığının

eleştirildiği anlaşılmaktadır. Başvurucu tarafından müştekinin söz konusu

bağlantılar sebebi ile temsil ettiği spor kulübünü ihmal ettiği iddia

edilmektedir. Başvurucu tarafından müşteki için kullanılan "deli" ifadesine yine başvurucu

tarafından 2013 yılında ilk kez kaleme alınan

"Giresun'un Son Delisi B." isimli makalede müştekinin

cesaretini taktir amacıyla yer verildiği, söz konusu makalede ise başvurucunun

aynı ifadeyi geçmiş makalesine atfen bir kinayeyi dile getirmek amacı ile

kullandığı anlaşılmaktadır.

35. İfade özgürlüğü ile yalnızca düşünce ve bilginin özünün

korunması amaçlanmamaktadır. Düşünce ve bilginin sunuluş şekli ve üslubu da

içerik kadar ifade özgürlüğünün korumasından yararlanır. Başvurucu tarafından

kullanılan ifadelerin yöneltildiği kişiye rahatsızlık veren ifadeler olduğu

kabul edilebilir. Bununla birlikte saldırgan ve kaba olarak

nitelendirilebilecek bu ifadelerin tümüyle sebepsiz saldırı teşkil etmediği ve

kabul edilebilir eleştiri sınırları içinde kaldığı değerlendirilmiştir.

36. Yukarıda açıklanan sebeplerle Anayasa Mahkemesinin kanaatine

göre mevcut olayda başvurucunun ifade ve basın özgürlükleri ile müştekinin

itibarını koruma hak ve menfaati arasında derece mahkemesi tarafından adil bir

dengenin kurulmasına çalışılmamış, başvurucunun adli bir ceza ile

cezalandırılmasının demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaca

karşılık geldiği ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya konulamamıştır.

Başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

37. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altına

alınan basın özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

38. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

39. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemiş ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

40. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan

kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875,

7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal

kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin

devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle

sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri, B.No: 2016/12506, 7/11/2019).

41. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi,

ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

42. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa

Mahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile

İçtüzük’ün 79. maddesinin 1 numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme,

usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan

kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya

özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi

tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde,

usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili

mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir

takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan

mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden

ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir. (Mehmet Doğan, §§ 58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri, §§ 57-59,

66-67).

43. İncelenen başvuruda, gazetedeki yazısı nedeniyle

başvurucunun cezalandırılmasına karar verilmesinin demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygun olmadığı gerekçesiyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal

edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

44. Bu durumda ifade ve basın özgürlüğü ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

45. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin

başvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı

açıktır. Dolayısıyla eski hâle getirme

kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya

net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 3.000

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.226,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına

alınan ifade özgürlüğü ile Anayasa'nın 28. maddesinin birinci fıkrasında

güvence altına alınan basın özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin ifade ve basın özgürlüklerinin

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere Giresun 3. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2015/52, K.2015/636)

GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.226,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

29/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Fatma Gülbin ÖZCÜRE Başvurucu : Dursun ONUR Vekili : Av. Ahmet ŞENYUVA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/7877, 29 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 69; Bekir
  13. A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin
  14. B. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına
  15. C. Kararın bir örneğinin ifade ve basın özgürlüklerinin
  16. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  17. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/7877
Tarih
29 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Nuray Volkan Başvurusu (B. No: 2017/18736)
  • Fidanlar İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2017/38836)
  • Merve Ertan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/7249)
  • Alois Harrer ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/26283)
  • Bülent Teoman Özkan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/557)
  • Gökçe Ekin Baran Başvurusu (B. No: 2016/13539)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.