İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Egemen Aktaş Başvurusu (B. No: 2014/2404)

1. Başvuru, haksız olarak tutuklanılması,

Başvuru No2014/2404Tarih30 Haziran 2016Okuma12 dk · 2.430 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Egemen Aktaş Başvurusu

Karar tarihi
30 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/2404
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.430 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, haksız olarak tutuklanılması,

tutuklamanın azami ve makul süreyi aşması ve tahliye taleplerinin gerekçesiz olarak

reddedilmesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, davanın

çözümünde etkili olacak tanıkların sorgulanamaması ve delillerin

değerlendirilmesinde hataya düşülmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II.BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine Van

Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 22/12/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 23/02/2016 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 10/3/2016 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu hakkında, yürütülen adli soruşturma kapsamında Van

2 No.lu Devlet Güvenik Mahkemesi yedek üyeliğince

22/10/2003 tarihinde PKK terör örgütünde üst düzey yönetici olmak suçundan

gıyabi tutuklama müzekkeresi çıkarılmıştır.

8. 17/8/2006 tarihli teslim ve tesellüm belgesine göre sanık,

İran İslam Cumhuriyeti yetkililerince yakalanarak Esendere

Gümrük Kapısı’nda Türk makamlarına teslim edilmiştir.

9. Muş İl Emniyet Müdürlüğünün 5/2/2007 tarihli yazısına ekli

olarak başka dosyalarda kollukta beyanlarda bulunan kişilerin başvurucunun

örgütte yönetici olduğuna dair ifadeleri soruşturma dosyasına gönderilmiştir.

10. Başvurucu, Van Cumhuriyet Başsavcılığınca "devletin

birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve terör örgütü yöneticiliği yapma

suçlarından" yürütülen

soruşturma kapsamında 17/8/2006 tarihinde gözaltına alınmış; 19/8/2006

tarihinde ise tutuklanmıştır.

11. Van Cumhuriyet Başsavcılığının 30/4/2007 tarihli ve E.2007/308

sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında "devletin

birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve silahlı terör örgütü kurma veya

yönetme" suçlarından Van 4. Ağır Ceza Mahkemesine (CMK 250. madde ile

görevli) kamu davası açılmıştır.

12. Mahkeme 3/8/2012 tarihli ve E.2007/300, K.2012/195 sayılı

kararıyla başvurucunun devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan beraatine, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan

16 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına

karar vermiştir. Başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına itiraz edip etmediği

dosyadan anlaşılamamaktadır.

13. Gerekçeli kararın ilgili bölümü şöyledir:

"Muş Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün

05/02/2007 tarihli yazısına ekli raporda sanıkla ilgili bilgi ve belgeler ile

sanıkla ilgili beyanlarda bulunan kişilerin beyanları dosyaya gönderilmiştir.

Sanıkla ilgili bu bu

bilgi ve beyanlar aşağıda sıra numarası altında belirtilmiştir.

1- Muş Valiliği Olağanüstü Hal Bürosunun

28/04/1995 tarih ve 198 sayılı yazıları ekinde gönderilen, Hakkari

İl Jandarma Komutanlığının 25/03/1996 tarih ve 2019 sayılı yazıları ile

bildirilen, Kuzey Irak'ta ele geçirilen dokümanlarda VEDAT-İHSAN-VARTO (K)

Egemen AKTAŞ olarak 8 sayfa dokümanda ismi geçmektedir.

Bu belgelerden "öz geçmiş

raporumdur" isimli belgede sanığın öz geçmiş bilgileri bulunmaktadır.

Sanığın örgüt içinde dedi kodu yapma eylemi

nedeni ile yargılandığını gösteren belgelerdesanığın

"mücadele bağlı, kararlarında net, siyasi olarak gelişkin, 93 de gever, 92

de Başkale pratiğinde kalmış, pratikte manga komutanlığı görevlerini

yapmış" şeklinde bilgiler yer almıştır.

(...)

Tanık F. G. Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesine

verdiği 14/12/2007 tarihli ifadesinde " sanık benim dayımın oğlu olur.

Kendisi ile 15 yıldır görüşmüyorum. Ben lise 2 nci sınıfa gittiğim yıllarda PKK terör örgütü

sempatizanı olmak suçundan Muş ili Varto ilçesinde bir grup Arkadaşım ile

yakalandım ve yaklaşık 2 hafta süre tutuklu olarak kaldım yargılandım ve Beraat

ettim. Ben 1994 yılında da verdiğim ifadem de belirttiğim üzere sanığın en son

olarak İstanbul ilinde okumakta olduğunu duymuştum. Daha sonra terör örgütüne

katıldığını duydum. İddianamede okunan ve sanığın üzerine atılı eylemleri

gerçekleştirip gerçekleştirmediğini konusunda bilgim ve görgüm yoktur.

Kendisinin PKK'nın hangi kademesinde yönetici olduğuna dair bilgim yoktur."şeklinde beyanda bulunmuştur.

(...)

Tanık M. B. Muş Ağır Ceza Mahkemesine verdiği

ifadesinde, " Ben [E]gemen Aktaş'ı Muş E Tipi

Kapalı ceza evinde kalır iken tanıdım. Ben fotoğrafı gördüm. Fotoğraftaki kişi

Egemen Aktaş'dır.10-15 gün kadar bir arkadaşlığım oldu. Hakkındaki suçlamaya

dair bir bilgim yoktur. Kendisi terör örgütünden yakınıyordu. O kadar hizmet

ettim. Beni Ajan ilan ettiler derdi. Ben onun anlattığı kadar şeyler biliyorum"

şeklinde beyanda bulunmuştur.

(...)

Sanık mahkemedeki savunmasında terör örgütü

üyesi olduğunu kabul etmeyerek İran'da makine ticareti yaptığını savunmuştur.

Dinlenen tanık ifadeleri ve sanığın babasının beyanları dikkate alındığın

savunmasının gerçeği yansıtmadığı açıktır. Sanığın mahkemede yargılaması

sürmekte iken terör örgütü yanlısı yayın yapan İnternet sitelerinde sanık Vedat

(K) Egemen Aktaş'ın ajan olduğuna dair haberler yapılmıştır.

Dosyada bulunan dokümanlara ve yukarıda ifadeleri

belirtilen tanıkların ifadelerinden sanığın 1991 yılında Terör örgütüne

katıldığı, Vedat Varto (K) adını kullandığı, takım ve bölük komutanlığı

görevlerinde bulunduğu, bir dönem Amed Eyalet

koordinatörü görevini yaptığı, telsiz kodunun Andok

olduğu, terör örgütünün 6. kongresi sonrası merkez komitede yer aldığı, İran'da

terör örgütü adına faaliyet göstermekte iken yakalandığı ve Türkiye'ye

18/07/2006 tarihinde teslim edildiği anlaşıldığından sanığın terör örgütünde

faaliyet gösterdiği dönemde Amed Eyalet

koordinatörlüğü görevi ve merkez komitede yer alması nedeni ile sanığın silahı

terör örgütü içinde yönetici seviyesinde faaliyet gösterdiği kanaatine

varılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 314 üncü Maddesinin1 inci fıkrasına

göre cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın eylemi terör suçu sayılarak

3713 sayılı kanunun 5 inci maddesine göre cezası 1/2 oranında

artırılmıştır."

16.

Başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin

6/9/2013 tarihli ve E.2013/9602, K.2013/10852 sayılı ilamıyla onanmıştır.

17. Onama kararına istinaden düzenlenen 2/1/2014 tarihli müddetname başvurucuya 20/1/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

18. Başvurucu 12/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

19. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314.

maddesi şöyledir:

“(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci

bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silâhlı

örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla

kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye

olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.”

20. 4/12/2004

tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Delilleri takdir yetkisi” kenar başlıklı 217. maddesinin (2)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Yüklenen suç, hukuka uygun

bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 30/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, yargılama süreci boyunca hukuka aykırı ve keyfî

bir biçimde tutuklu kaldığını, tutuklamanın azami ve makul süreyi geçtiğini,

tahliye taleplerinin basmakalıp gerekçelerle reddedildiğini, hakkında somut bir

delil olmaksızın tanık beyanlarına itibar edilerek karar verildiğini, talep edilmiş

olmasına rağmen tanıkların hiçbirinin sorgulanmasına imkân verilmediğini,

ayrıca tanıkların büyük bir kısmı tarafından lehine beyan verilmesine rağmengerekçeli kararda bunların değil de aleyhe verilen

beyanların hükme esas alındığını, hakkında somut delil olarak ileri sürülen tek

yazılı döküman bulunduğunu ancak bu dokümandaki

kimlik bilgilerinin kendi kimlik bilgileri ile uyuşmadığını, belge üzerinde

hiçbir inceleme yapılmadan sahih olduğu hususunda kanaat getirilerek belgenin

hükme esas alındığını belirterek Anayasa'nın 19. ve 36. maddelerinde belirtilen

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; yargılamanın yenilenmesi ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

23. Başvurucu; yargılama süreci boyunca hukuka aykırı ve keyfî

bir biçimde tutuklandığını, tutuklamanın azami ve makul süreyi geçtiğini,

tahliye taleplerinin basmakalıp gerekçelerle reddedildiğini ileri sürmüştür.

24. Anayasa Mahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü

başvurulara ilişkin olarak birçok kararında “zaman

bakımından yetkisi”yle ilgili ilkeleri belirlemiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının anılan yetkinin başladığı

23/9/2012 tarihinden sonra verilmiş olması gerektiği, bu tarihten önce verilen

bir nihai kararla sona eren tutukluluk hâllerine ilişkin başvuruların zaman

bakımından Mahkemenin yetkisi dışında kaldığı kabul edilmiştir (Osman Büyüksu,

B. No: 2013/5512, 3/4/2014, §§ 20-24; Ali

Öksüz, B. No: 2013/6065, 3/4/2014, §§ 20-23; Cevdet Genç, B. No: 2012/142, 9/1/2014, §§

24-29). Bu ilkeler temelinde yapılan değerlendirmede başvurucunun tutukluluk

hâli, nihai kararın verildiği 3/8/2012 tarihinde sona ermiş olduğundan

başvurunun bu kısmının zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Adil Yagılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. TanıkSorgulama

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

25. Başvurucu; yargılandığı davada aleyhinde beyanda bulunan

tanıkların sorgulamasına imkân tanınmadığını, bu şekilde dinlenen tanıkların

beyanlarının hükme esas alındığını, böylelikle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

26. Anayasa Mahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü başvurulara

ilişkin olarak birçok kararında “tanık sorgulama hakkı”yla

ilgili ilkeleri belirlemiştir. Buna göre bir ceza yargılamasında sanığın

aleyhine olan tanıkları sorguya çekme veya çektirme, lehine olan tanıkların da

aleyhine olan tanıklarla aynı koşullar altında davet edilmelerinin ve

dinlenmelerinin sağlanmasını isteme hakkı vardır. Sanığın hakkında

gerçekleştirilen ceza yargılaması sürecinde tanıklara soru yöneltebilmesi,

onlarla yüzleşebilmesi ve tanıkların beyanlarının doğruluğunu sınama imkânına

sahip olması adil bir yargılamanın yapılabilmesi bakımından gereklidir. Ancak

başvurucuların tanıklara soru sorabilmesi, onlarla yüzleşebilmeleri mutlak bir

hak değildir. Makul gerekçelerle getirilen kısıtlamalar, kimi zaman

başvurucunun iddia tanıklarına soru sorabilme ve onlarla yüzleşme imkânını da

ortadan kaldırabilmektedir. Diğer yandan bir mahkûmiyet -sadece veya

belirleyici ölçüde- sanığın soruşturma veya yargılama aşamasında sorgulama veya

sorgulatma imkânı bulamadığı bir kimse tarafından verilen ifadelere

dayandırılmış ise sanığın hakları Anayasa'nın 36. maddesindeki güvencelerle

bağdaşmayacak ölçüde kısıtlanmış olur (Atila

Oğuz Boyalı, B. No: 2013/99, 20/3/2014, §§ 34-56; Az. M., B. No: 2013/560, 16/4/2015, §§

46-67; Levent Yanlık, B. No:

2013/1189, 18/11/2015, §§ 67-77; İsmet Özkorul, B. No: 2013/7582, 11/12/2014, §§44,

45).

27. Sonuç olarak somut bir yargılama öncesinde veya haricinde

elde edilen tanık ifadelerinin delil olarak kabulünün yargılamanın adilliğine

zarar verip vermediğini değerlendirmek için iki aşamalı bir test uygulanmalıdır

(Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Al-Khawaja ve Tahery/Birleşik

Krallık [BD], B. No: 26766/05 ve 22228/06, 15/12/2011, § 119; Gabrielyan/Ermenistan,

B. No: 8088/05, 10/4/2012, § 77; Rudnichenko/Ukrayna,

B. No: 2775/07, 11/7/2013, § 103). İlk olarak tanığın mahkemede hazır

edilmemesi geçerli bir nedenin mevcudiyetine dayanmalıdır. İkinci olarak ise

okunmasıyla yetinilen ifadenin karara götüren tek ya da belirleyici kanıt

olması hâlinde savunma haklarının adil yargılanmanın gerekleriyle bağdaşmayacak

ölçüde sınırlandırılıp sınırlandırılmadığına bakılacaktır (Abdurrahim Balur, B. No:

2013/5467, 7/1/2016, § 80).

28. Yukarıdaki değerlendirme yapılırken "geçerli

neden" şartı, öncelikli olarak gözetilmelidir. Çünkü tek veya yegâne ispat

unsuru olmasa dahi ifadesi hükme esas alınan bir tanığın geçerli bir neden

olmaksızın duruşmada dinlenmemesi tek başına adil yargılanma hakkına aykırılık

oluşturabilir (Al-Khawaja

ve Tahery/Birleşik Krallık, § 120; Gabrielyan/Ermenistan, § 78; Rudnichenko/Ukrayna, §§ 104, 109). Kamu makamları bu

nedenle ifadesi hükme dayanak yapılacak tanıkların duruşmada hazır edilmesi

için makul bir çaba sergileme yükümlülüğü altındadır (Abdurrahim Balur, § 81).

29. Diğer yandan kural olarak savcılığın ileri sürdüğü bir

tanığın ifadesinin hükme esas alınması, bu tanığın mahkeme önünde dinlenmesini

ve sorgulanmasını gerektirirse de tanık ifadesinin görülen dava bakımından

"açıkça ilgisiz olması ya da ihtiyaç haricinde kalması" hâlleri saklı

tutulmalıdır (Benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Khodorkovskiy ve Lebedev/Rusya,

B. No: 11082/06, 13772/05, 25/7/2013, § 717; Cevat

Soysal/Türkiye, B. No: 17362/03, 23/9/2014, § 77). İddia tanıkları

açısından geçerli olan bu istisnanın doğrudan mahkemenin başvurduğu tanık ve

benzeri kişilere öncelikle uygulanacağının kabulü gerekir (Abdurrahim Balur, § 82).

30. Somut olayda mahkûmiyet gerekçesinde başka soruşturmalar

kapsamında kolluk tarafından ifadesi alınan yirmiyi aşkın kişinin beyanlarına

yer verildiği, bunların büyük çoğunluğunun -bütün çabalara karşın kendilerine

ulaşılamadığı için- kovuşturma evresinde dinlenemediği ve Mahkeme tarafından

istinabe suretiyle dinlenenlerden biri dışında diğerlerinin önceki ifadelerini

kabul etmedikleri görülmektedir. Anılan tanıklardan ayrı olarak beş kişinin

daha istinabe yoluyla dinlendiği ve fotoğraf kullanılarak teşhis yaptırıldığı,

bunlardan da sadece ikisinin başvurucu aleyhine beyanda bulunduğu

anlaşılmaktadır.

31. Başvurucu ve müdafii tarafından,

aleyhte beyanda bulunan tanıklar N. T. ve G. B.nin

huzurda dinlenmesi, tanık M. B.nin ise bazı sorulara

cevap vermesi için bulunduğu yer mahkemesince yeniden dinlenmesi için

taleplerde bulunulduğu anlaşılmıştır. Bunların dışındaki tanıkların

sorgulanması talebini içerir herhangi bir delil dosyada bulunmamaktadır.

32. Başvurucunun huzurda dinlenmesini istediği tanıklardan N. T.,Diyarbakır Ağır Ceza

Mahkemesine verdiği 22/1/2009 tarihli ifadesinde "Mahkemece banan okunan iddianamede adı geçen sanık Egemen Aktaş

isimli şahsı tanımıyorum. Ben bu kişiyi örgütte bulunduğum süre içerisinde

görmedim. Herhangi bir eyleme katılıp katılmadığı konusunda bilgim yoktur."

şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık G. B. ise Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesine

verdiği 24/2/2009 tarihli ifadesinde "[B]en

fotoğrafta bana gösterilen şahsı örgütten tanıyorum. Vedat [V]arto olarak tanıyorum. Kendisinin terör örgütünde üst düzey

göre[v]lerde bulunduğunu

biliyorum. Kendisinin yaptığı eylemler ile ilgili ayrıntılı bilgim yoktur.

Nerelerde örgüt faaliyeti gösterdiğini bilmiyorum." şeklinde

beyanda bulunmuştur.

33. Somut olayda beyanları hükme esas alınan tanıklardan M.B.nin olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün tespiti amacıyla

Muş Ağır Ceza Mahkemesine yazılan istinabe talebinin cevabı, sanığın da hazır

bulunduğu 6/8/2011 tarihli 21. celsede okunmuştur. Başvurucu, istinabe

suretiyle alınan beyanlara bir diyeceğinin olmadığını ancak tanıktan Vedat

Varto'nun kim olduğunu, kendisi olup olmadığının hususunun sorulmasını

istediğini beyan etmiştir. Talep üzerine tanığa ilgili soruların sorulması için

yeniden istinabe talebinde bulunulmuştur. Yargılamanın 11. celsesinde ise

istinabe suretiyle dinlenen tanıklar N.T. ve G.B.nin

beyanlarının çelişkili olduğu belirtilerek bunların huzurda dinlenmeleri talep

edilmiştir. Mahkeme, sonuca etkili olmayacağı ve dosyaya bir yenilik

getirmeyeceği gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

34. Başvurucu ve müdafii, beyanları

mahkûmiyet hükmüne esas alınan tanık G.B.nin

beyanlarına itiraz etme imkânından yararlanmış, tanık M.B.nin

ise huzurda dinlenmesini talep etmemiştir. Tanık N.T. ise zaten başvurucuyu

tanımadığını ifade etmiştir. Gerekçeli karar incelendiğinde tanık G.B.nin anlatımlarının mahkûmiyet için yegâne veya

belirleyici delil niteliğinde olmadığı, birçok delil yanında anılan beyana da

dayanıldığı görülmektedir. Mahkeme, sanığın örgütle bağlantısını kabul ederek

bu olgunun doğruluğunu araştırmanın kendi ulaşacağı sonucu etkilemeyeceği

kanaatine vardığından tanık G.B.nin ayrıca huzurda

dinlenmesi talebini reddetmiştir. Anılan tanığın huzurda dinlenilmesi talebinin

dosyadaki mevcut deliller dikkate alınarak reddedilmesine ilişkin kararın

yeterli güvenceleri içeren bir usul çerçevesinde verilmediği ve gerekçeden

yoksun olduğu söylenemez.

35. Açıklanan nedenlerle sorgulama hakkına yönelik açık bir

ihlal olmadığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Sonucuna İlişkin İddialar

36. Başvurucu; hakkında somut delil olarak tek bir yazılı

doküman bulunduğunu ancak bu dokümandaki kimlik bilgilerinin kendi kimlik

bilgileri ile uyuşmadığını, belge üzerinde hiçbir inceleme yapılmadan sahih

olduğu hususunda kanaat getirilerek hükme esas alındığını, delillerin eksik ve

hatalı değerlendirildiğini belirterek beraatı yerine mahkûmiyetine karar

verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

37. Derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No:

2012/1027, 12/2/2013, § 26).

38. Başvurucunun iddialarının esas itibarıyla Mahkemenin

delilleri değerlendirmesinde ve mevzuatı yorumlamasında isabet bulunmadığına

dolayısıyla kararın sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir.

39. Başvurucunun, karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşler

hakkında bilgi sahibi olma ve bunlara karşı etkili bir şekilde itiraz etme ve

kendi delillerini ve iddialarını sunma hususlarında sorunla karşılaştığına dair

bir bulguya rastlanmamıştır.

40. Başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası

veya açık keyfîlik de içermediği anlaşıldığından

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddiaların zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Adil yagılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddiaların açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

30/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Erdal TERCAN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu : Egemen AKTAŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/2404, 30 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. Iı.başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 2013/5512, 3/4/2014, §§ 20-24; Ali
  12. B. No: 11082/06, 13772/05, 25/7/2013, § 717; Cevat
  13. B. Adil yagılanma hakkının ihlal
  14. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Necipoğlu
  16. Gökcan
  17. Yıldırım
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/2404
Tarih
30 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • İsrafil Hurman Başvurusu (B. No: 2014/1782)
  • Mehmet Dağkıran Başvurusu (B. No: 2014/6529)
  • Doğan Eren ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2432)
  • Mehmet Emin Bülbül Başvurusu (B. No: 2014/4463)
  • Sinan Aydın Aygün Başvurusu (B. No: 2014/922)
  • Gülen Sünget ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/3567)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.