İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Başvurusu (B. No: 2017/35667)

1. Başvuru, sendika şube yöneticilerine katıldıkları bir

Başvuru No2017/35667Tarih9 Eylül 2020Okuma10 dk · 2.002 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Eğitim Ve Bilim Emekçileri Sendikası Başvurusu (2)

Karar tarihi
9 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2017/35667
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.002 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, sendika şube yöneticilerine katıldıkları bir

basın açıklaması dolayısıyla idari para cezası verilmesinin başvurucunun

sendika hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 9/10/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik

ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

9. İnternet sitesindeki bilgilere göre Eğitim İşkolu Kamu

Görevlileri Sendikası (EĞİTİM-İŞ) ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasının (EĞİTİM

SEN/Sendika) 23/1/1995 tarihinde birleşerek oluşturduğu başvurucu EĞİTİM SEN

Türkiye'nin 81 ilinde 100 şubesi ve 114 binden fazla üyesi bulunmaktadır.

Sendika; eğitim sektöründe çalışanların ekonomik, sosyal, demokratik, kültürel

haklarının korunması ve geliştirmesi ile özgür ve demokratik bir çalışma

yaşamının oluşturulması iddiasıyla demokratik ve yaşanılası bir ülke talebiyle

çalışmalarını sürdürmektedir (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası, B.

No: 2015/11131, 4/7/2019, § 9).

10. Başvurucu Sendikanın üyesi olduğu Kamu Emekçileri

Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ile Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu

(DİSK) tarafından Batman Belediyesinde çalışan 50 kişinin 14/7/2017 tarihli ve

30124 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 692 sayılı Olağanüstü Hal

Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu

görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak 19/7/2017 tarihinde Batman Merkez

Bahçelievler Mahallesi Bulvar İş Merkezi önünde bir basın açıklaması düzenlenmiştir.

11. Söz konusu basın açıklamasına EĞİTİM SEN Batman

Şubesi Başkanı Mehmet Necati Dadak, Yönetim Kurulu Üyesi Nureddin Şimşek ve

Denetleme Kurulu Üyesi Feyzullah Ekinci de katılmıştır. 30/3/2005 tarihli ve

5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca adı geçen üç sendika

yöneticisinin her birine ayrı ayrı 227 TL idari para cezası uygulanmıştır.

12. Hakkında idari para cezası uygulanan kişiler Batman

2. Sulh Ceza Hâkimliğine itirazda bulunmuşlar, Hâkimlik 12/9/2017 tarihli

kararlarla itirazları reddetmiştir.

13. Hâkimlik kararlarında; adı geçen Sendika

yöneticilerinin basın açıklamasına katıldığı, yapılan bu gösteri için yukarıda

belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca gerekli makamlardan izin alınmadığı ve

herhangi bir bildirimin yapılmadığı belirtilmiştir.

14. Kararlarda; bahse konu basın açıklamasının yapıldığı

yer itibarıyla Batman Valiliğinin (Valilik) 4/11/2016 tarihli ve 2016/04 sayılı

kararına aykırı hareket edildiği, 5326 sayılı Kanun'un "Emre Aykırı

Davranış" başlıklı 32. maddesine istinaden itiraz edenler hakkında

İdari Yaptırım Kararı Tutanağı düzenlendiği, dolayısıyla idari para cezası

gerektiren eylemlerin sübutunda, idari cezanın belirlenmesinde ve tayin edilen

idari para cezasının miktarında herhangi bir isabetsizliğin ve hukuka

aykırılığın bulunmadığı belirtilmiştir.

15. Kararlarda, itiraz edenlerin bu durumun Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ile teminat altına alınan ifade özgürlüğü,

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile örgütlenme özgürlüğüne aykırı

olduğunu iddialarına ilişkin olarak Hâkimlikçe yapılan değerlendirmede;

Sözleşme’nin 10. maddesinin 2. fıkrası ile “Olağanüstü Hallerde Askıya Alma”

başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrası ve Anayasa’nın “Temel Hak ve

Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması” başlıklı 15. maddesi dikkate

alındığında; ülkemizde yaşanan 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası huzur ve

güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, başkalarının hak ve özgürlüklerinin

korunması ve kamu esenliğinin sağlanması amacıyla olağanüstü hâl ilan edildiği

belirtilerek bu kapsamda toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin Valilik iznine

bağlanmasının hak ihlaline yol açmadığı belirtilmiştir.

16. Nihai kararlar bu kişilere 16/9/2017 ve 18/9/2017

tarihlerinde tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu Sendika 9/10/2017 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

18. 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri

Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Zorunlu organlar"

kenar başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Sendika şubesi, sendika ve

konfederasyonların zorunlu organları genel kurul, yönetim kurulu, denetleme

kurulu ve disiplin kuruludur."

19. 4688 sayılı Kanun'un "Yönetim, denetleme ve

disiplin kurullarının oluşması, görevleri ve toplantıları" kenar

başlıklı 13. maddesi şöyledir:

"Sendika şubesi ve sendika

yönetim kurulları en az üç, en çok yedi üyeden; konfederasyon yönetim kurulları

ise en az beş, en çok on üyeden oluşur.

Disiplin kurulu en az üç, en çok beş

üyeden, denetleme kurulu en az üç, en çok beş denetçiden oluşur. Şubelerde bir

denetçi ile yetinilebilir.

Yönetim, denetleme ve disiplin kurulları

ile kurulması uygun görülen diğer organların oluşumu, görev ve yetkileri ile

toplanma ve karar alma usulleri Sendikalar Kanununun 16, 17, 18 ve 19 uncu

maddelerinde belirtilen esaslara uygun olarak sendika veya konfederasyonların

tüzüklerinde düzenlenir."

20. EĞİTİM-SEN Tüzüğü'nün "Genel Merkez"

başlıklı III. Bölümü'nde yer alan tüzel kişiliğin organlarına ilişkin 17.

maddesi şöyledir:

"Tüzel Kişilik, Genel Merkez’e

ait olup şubeler Genel Merkez adına, şubelere bağlı birimler şubeler adına

görev yapar ve onun verdiği yetkiyi kullanır. "

21. Aynı Tüzük'ün genel merkez organlarına ilişkin 18.

maddesi şöyledir:

"Genel Merkez organları

şunlardır:

a) Merkez Genel Kurulu

b) EĞİTİM SEN Genel Meclisi

c) Merkez Yürütme Kurulu

d) Merkez Denetleme Kurulu

e) Merkez Disiplin Kurulu"

B. Uluslararası Hukuk

22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvurucu

Sendikanın yaptığı bir başvuruda verdiği kabul edilemezlik kararında; öncelikle

yerleşik içtihatlarına göre AİHM'in halk davası (actio popularis)

niteliğindeki başvuruları inceleme görevi bulunmadığını, başvurucu Sendikanın

Sinop Valiliğinin basın açıklamalarının yapılabileceği yerleri belirleyen kararının

iptali talebiyle açtığı davanın reddedilmesi üzerine başvuruda bulunduğunu,

incelediği diğer başvurulardaki (Akarsubaşı/Türkiye, B. No: 70396/11,

21/7/2015) emre aykırı davranışta bulunduklarından bahisle kendilerine idari

para cezası verilen başvuruculardan farklı olarak Sendikanın toplantı hakkını

kullanmasında anılan Valilik kararına aykırı davranışı nedeniyle kişisel ve

doğrudan maruz kaldığı bir yaptırımın söz konusu olmadığını, bu nedenle in

abstracto (soyut şekilde) ihlal iddialarına ilişkin başvuruları AİHM’in

incelemeyeceğini belirterek kişi bakımından yetkisizlik yönünden başvuruyu

reddetmiştir (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası/Türkiye, (k.k.), B.

No: 16354/10, 27/08/2019).

23. AİHM, Akarsubaşı/Türkiye (bkz. 22) kararına

konu olayda devlet memuru ve sendika üyesi olan başvurucu, Adana Adliyesi

önünde EĞİTİM SEN tarafından düzenlenen gösteriye katılmıştır. Daha önce basın

açıklaması yapılamayacak yerlere ilişkin olarak verilmiş Valilik kararını ihlal

edecek şekilde Adliye Sarayının giriş merdivenleri önünde yapılan bu basın

açıklamasına katıldığı gerekçesiyle başvurucu hakkında 5326 sayılı Kanun’un 32.

maddesine dayanılarak 143 TL idari para cezası uygulanmıştır. AİHM söz konusu

başvuruyu gerçek kişi başvurucunun toplantı hakkına müdahale olarak kabul etmiş

ve Sözleşme’nin 11. maddesi kapsamında toplantı hakkının ihlal edildiğine karar

vermiştir.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

24. Mahkemenin 9/9/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

25. Başvurucu Sendika, 2017 yılı Temmuz istatistiklerine

göre Türkiye genelinde 93.143 üyesinin bulunduğunu, ifade ve örgütlenme

özgürlüğü kapsamında kalması gereken sendikal basın açıklamasına katılmalarından

dolayı şube yöneticilerine verilen idari para cezalarının Sendikanın örgütlenme

özgürlüğüne bir müdahale olduğunu ileri sürmüştür.

26. Sendika, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına atıfta

bulunarak Hâkimliğin bu kararlarda yer alan ilkeleri dikkate almadığını, idari

para cezası verilmesinin sendika yöneticilerini baskı altına alma amacı

taşıdığını belirterek bu durumun Sendikanın gücünü erittiğini, idari yaptırımın

sendika yöneticilerinin açıklama yapmalarında caydırıcı etkisi sebebiyle Sendikanın

güncel ve kişisel haklarının zedelendiğini, mağdur olduğunu ve bu suretle

sendika kurma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucu Sendika

iddiasını desteklemek amacıyla sendika yöneticilerinin itirazlarının reddine

ilişkin somut olaydaki üç adet karar da dâhil toplam yedi adet kararı dilekçe

ekinde sunmuştur.

27. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesinin ve AİHM'in

kararları ile actio popularis yasağını açıklayan içtihatlarına dikkat

çekilmiş; bir ihlalden ötürü mağdur olma iddiasının öne sürülebilmesi için

kişinin doğrudan aleyhine olan bir işlemden etkilenmesi gerektiği, başvurucu

Sendikanın sadece yöneticilerinin katılmış olduğu kanuna aykırı gerçekleşen

gösteride karşılaşmış oldukları kamu gücü işleminin kendisini doğrudan ve

kişisel olarak etkilediğine dair somut bir veri ortaya koyamadığı

belirtilmiştir. Sendika yöneticilerinin sendikal haklarının veya

toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüklerinin ihlal edilip edilmediğinin ise

ancak kendi yapacakları bir başvuruda incelenebileceği ifade edilerek kişi

bakımından yetkisizlik yönünden yapılacak değerlendirmede bu hususların dikkate

alınması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.

28. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında iç

hukuktaki mevzuat hükümlerine ve AİHM kararlarına yer vermiş; üyelerinin

Anayasa Mahkemesi önünde derdest bireysel başvurularının olduğunu, itirazları

sulh ceza hâkimliklerince reddedilen ancak bireysel başvuruda bulunamayan

onlarca üye ve yöneticiye ait kararların bulunduğunu, sadece yedi adedini

dilekçe ekinde sunduklarını, başvurularında tek tek ihlale yol açtığı ileri

sürülen işlem veya ihmalden söz edilmediğini, ihlallerin bütününe bakıldığında

sendika yöneticilerinin idari para cezasıyla baskı altına alınmasının

Sendikanın gücünü erittiğini belirttiklerini, mağdur sıfatları olmadığı iddia

edilirse tüm üyelerinin idari para cezasıyla cezalandırılmaları durumunda

sendikanın fiiilen kapatılmasının veya iş yapamaz duruma gelmesinin söz konusu

olacağını, üye ve yöneticilerinin fiillerinden sendikaların sorumlu tutulabileceği

dikkate alındığında başvuruda bulunma haklarının bulunduğunun kabulü

gerektiğini belirtmiştir.

29. Başvurucu, Bakanlık görüşünde belirtilen AİHM'in Mutluay

ve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası/Türkiye (B. No: 81688/12,

20/11/2018) ve Özbentve Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası v. Türkiye (B.

No: 56395/08 58241/08, 9/6/2015) kararlarının kendi başvurularından farklı

olduğunu, AİHM kararlarında ceza alan kişilerle birlikte başvuru yapan

sendikanın ifade, toplantı ve örgütlenme özgür yönünden mağdur sıfatının

olmadığına karar verildiğini oysa mevcut başvuruda üye ve yöneticilerine

uygulanan para cezaları nedeniyle sendika hakkından bir mağduriyetinin söz

konusu olduğunu ifade etmiştir.

B. Değerlendirme

30. Anayasa Mahkemesi toplumun menfaatinin korunmasını

amaçlayan ve halk davası (actio popularis) olarak isimlendirilen

başvuruların bireysel başvuru hakkı kapsamında kabul edilmediğini pek çok kez

vurgulamıştır (Tezcan Karakuş Candan ve diğerleri, B. No: 2014/5809,

10/12/2014, § 21; Mahmut Tanal, B. No: 2014/11368, 23/7/2014, § 20; Liberal

Demokrat Parti, B. No: 2014/11268, 23/7/2014, § 18; Kerem Altıparmak ve

Yaman Akdeniz (4), B. No: 2015/18876, 19/11/2019, § 29).

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 46. maddesinde kimlerin

bireysel başvuru yapabileceği sayılmıştır. Buna göre bir kişinin Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte

bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar başvurucunun kamu gücünün eylem veya

işleminden ya da ihmalinden dolayı güncel bir hakkının ihlal edildiği

iddiasında bulunması, iddia edilen ihlalden kişinin kişisel olarak ve doğrudan

etkilenmiş olması ve bunların sonucunda başvurucunun mağdur olduğunu iddia

etmesidir (Fetih Ahmet Özer, B. No: 2013/6179, 20/3/2014, § 24). Bir

başvurunun kabul edilebilmesi için başvurucunun sadece mağdur olduğunu ileri

sürmesi yeterli olmayıp ihlalden doğrudan etkilendiğini, bir diğer ifadeyle

mağdur olduğunu göstermesi veya mağdur olduğu konusunda Anayasa Mahkemesini

ikna etmesi gerekir (Mahmut Tanal,§ 34; Ayşe Hülya Potur, B. No:

2013/8479, 6/2/2014, § 24; Kerem Altıparmak, B. No: 2015/8193,

27/11/2019, § 24).

32. Başvurucu somut olayda Sendika il yöneticilerini

temsilen değil doğrudan Sendika tüzel kişiliği adına bireysel başvuruda

bulunmuş ve olağanüstü hâl ilan edilen dönemde basın açıklamalarının izne

bağlanmasına rağmen izinsiz yapılan basın açıklamasına katılmaları nedeniyle

2017 yılında sendika yöneticilerine verilmiş yedi adet idari yaptırım kararına

yönelik itirazın reddine ilişkin kararları sunmuştur. Söz konusu cezaların

Sendikanın gücünü erittiğini belirten başvurucu cezaların caydırıcı etkisi

nedeniyle Sendikanın güncel ve kişisel olarak bu yaptırımdan etkilendiğini

belirterek mağdur sıfatı taşıdığını ileri sürmektedir. Dolayısıyla somut olayda

çözümlenmesi gereken mesele il şube yöneticilerine emre aykırılık nedeniyle

verilen idari para cezaları dolayısıyla başvurucu Sendikanın iddia edilen

ihlalden kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olup olmadığının

belirlenmesidir.

33. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu Eğitim ve Bilim

Emekçileri Sendikası ve diğerleri ([GK], B. No: 2014/920, 25/5/2017, §§

37-47) kararında; hem Sendikaya hem de Sendikanın yönetici ve üyelerine idari

para cezası verilmesine ilişkin başvuruda, kabul edilebilirlik incelemesini

bireysel başvuruda bulunan yönetici ve üyeler ile başvurucu Sendika yönünden

ayrı ayrı yapmıştır. Üyelerine verilen para cezası dışında Sendikaya ayrıca

uygulanan idari para cezası yaptırımı Anayasa Mahkemesi tarafından başvurucu

Sendikanın sendika hakkına müdahale kabul edilmiş ve Anayasa’nın 51. maddesinin

ihlal edildiğine karar verilmiştir.

34. Bu çerçevede tüzel kişi olan Sendikanın mağdur

sıfatının varlığı müdahaleden kendi tüzel kişiliğine uygulanan bir yaptırımın

söz konusu olması hâlinde ya da yöneticilerine veya üyelerine yönelik

müdahalenin sonuçlarının tüzel kişiliği üzerinde ve fonksiyonlarını yerine

getirmesinde doğrudan ve sistematik olarak etkide bulunduğunun ispatına

bağlıdır. Anayasa Mahkemesi böyle bir başvuruda başvurucu tarafından ihlal

iddiasının tüzel kişiliği kişisel olarak etkileme ihtimaline dair makul ve ikna

edici deliller ortaya konulmasını şart koşmaktadır. Aksi hâlde yaptırıma maruz

kalan sendika yöneticisi de olsa böyle bir başvuru soyut ve genel nitelikte bir

başvurudan öteye geçemeyecektir.

35. Sonuç olarak başvurucu Sendika, başvuruya konu

toplantıya katılanların cezalandırılmasının kendi tüzel kişiliğini ve

fonksiyonlarını yerine getirmesini etkilediğine ve kendi hakkına müdahale

teşkil ettiğine ilişkin iddialarını soyutluktan çıkaramamış, başvurusunun actio

popularis (halk davası) niteliğinde olmadığını makul ve ikna edici

gerekçelerle temellendirememiştir.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun kişi bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 9/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Yücel ARSLAN Başvurucu : Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Temsilcisi : Feray AYTEKİN AYDOĞAN Vekili : Av. Erkan ŞENSES

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/35667, 9 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. A. Ulusal Hukuk
  11. B. Uluslararası Hukuk
  12. V. İnceleme Ve
  13. Gerekçe
  14. A. Başvurucunun
  15. B. Değerlendirme
  16. A. Başvurunun kişi bakımından yetkisizlik
  17. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  18. M. Emin KUZ
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/35667
Tarih
9 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Hüseyin Egemen Keskin Başvurusu (B. No: 2016/6619)
  • Hüseyin Tolga Coşkuner Başvurusu (B. No: 2017/35511)
  • Mahir Engin Çelik Başvurusu (B. No: 2017/38729)
  • Serdal Boyraz Başvurusu (B. No: 2016/15796)
  • Adnan Ceylan Başvurusu (B. No: 2016/7302)
  • Ali Akar Başvurusu (B. No: 2017/21016)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.