İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ekrem Atıcı Başvurusu (B. No: 2014/15609)

1. Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul

Başvuru No2014/15609Tarih8 Mart 2018Okuma10 dk · 2.017 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ekrem Atıcı Başvurusu

Karar tarihi
8 Mart 2018
Başvuru Numarası
2014/15609
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.017 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul

süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın

makul sürede bitirilememesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 10/9/2014 ve 4/2/2015 tarihlerinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Yapılan incelemede 2015/2093 numaralı başvurunun konu

bakımından aynı nitelikte olması nedeniyle 2014/15609 sayılı başvuru ile

birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 27/12/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve

30/12/2009 tarihinde tasarlayarak kasten öldürme suçundan Balıkesir 2. Sulh

Ceza Mahkemesince tutuklanmıştır.

10. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma

sonunda 23/3/2010 tarihli iddianameyle başvurucu hakkında kasten öldürme,

kasten öldürmeye teşebbüs ve 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar

ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından

cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve yargılamaya Balıkesir 2. Ağır

Ceza Mahkemesinin E.2010/59 sayılı dosyası üzerinden başlanmıştır.

11. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2010 tarihli

iddianamesiyle bir kısım sanıklar ve başvurucu hakkında kasten öldürmeye

teşebbüs, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması

(silahla ateş ederek) ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan

davanın yargılamasına ise Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/267 sayılı

dosyası üzerinden başlanmış; Mahkemenin 8/1/2011 tarihli kararı ile dosya aynı

Mahkemenin E.2010/59 sayılı dosyası ile birleştirilerek yargılamaya bu dosya

üzerinden devam olunmuştur.

12. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği fezleke

üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga 250. madde ile görevli)

10/5/2011 tarihli iddianameyle birçok sanık hakkında çeşitli suçlardan kamu

davası açılmıştır. Aynı iddianameyle başvurucu hakkında da suç işlemek amacıyla

kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan dava açılmış ve davanın yargılamasına

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinde E.2011/115 sayılı dosya üzerinden

başlanmıştır.

13. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince E.2010/59 sayılı dosya

üzerinden yapılan yargılama sonunda 22/2/2011 tarihli kararla bir kısım

sanıklar ve başvurucu hakkında kasten öldürme, öldürmeye teşebbüs (üç kez) ve

6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiş; bir kısım

suçlar yönünden ise beraat kararı verilmiştir.

14. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28/11/2012

tarihli kararıyla eksik kovuşturma nedeniyle bozulmuş; bozma üzerine

yargılamaya Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/261 sayılı dosyası

üzerinden tutuklu olarak devam olunmuştur.

15. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 17/1/2013tarihinde dosyanın

-bağlantılı olduğu gerekçesiyle- İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2011/149

sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiş, anılan Mahkeme de bu dosyayı

tefrik ederek İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2011/115 sayılı dosyası ile

birleştirmiştir. Bu Mahkemenin kanun değişikliği sonucunda kapatılması üzerine

başvurucu hakkındaki dava tekrar Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiş

ve yargılamaya Mahkemenin E.2014/100 sayılı dosyası üzerinden tutuklu olarak

devam olunmuştur.

16. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 19/8/2014 tarihinde

başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun bu

karara yönelik itirazı, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince 29/8/2014 tarihinde

reddedilmiştir. Anılan karar, başvurucuya 5/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve

başvurucu 10/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

17. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi 1/7/2015 tarihli kararı ile

sanıklar hakkında çeşitli suçlardan mahkûmiyet ve/veya beraat kararı vermiştir.

Aynı kararla başvurucunun da kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet

hapis cezası, üç ayrı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 9 yıl ve 12 yıl ( iki

kez) hapis cezası, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan

1 yıl 3 ay hapis cezası ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan 1200 TL

adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme hükümle

birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir.

18. Kararın temyizi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay 1. Ceza

Dairesince 8/5/2017 tarihli kararla, bir kısım eksiklikler giderildikten sonra

ek tebliğname düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle

dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına

tevdiine karar verilmiştir. UYAP ve Yargıtay Başkanlığı dosya sorgulama sistemi

üzerinden yapılan incelemede dosyanın temyiz incelemesinde olduğu

anlaşılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

20. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin

kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 8/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; yargılama boyunca tahliye taleplerinin kabul

edilmediğini, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul süreyi

aştığını ileri sürerek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini

iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca kendisiyle aynı suçtan yargılanan kişilerin

tahliye edilmesine karşın kendisinin tutukluluğunun devam ettirilmesinin

eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

23. Başvurucunun tutukluluğun uzun sürdüğü ve makul süreyi

aştığına ilişkin şikâyetinin Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir. Öte yandan

başvurucunun Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal

edildiğine yönelik iddiasının soyut olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp

mutlaka bireysel başvuru kapsamında yer alan diğer temel hak ve özgürlüklerle

bağlantılı olarak ele alınması gerekmektedir. Buna göre kendisiyle benzer

durumdaki başka kişilere yapılan muamele ile kendisine yapılan muamele arasında

bir farklılığın bulunduğunu ve bu farklılığın meşru bir temeli olmaksızın ırk,

renk, cinsiyet, din, dil vb. ayrımcı bir nedene dayandığını makul delillerle

ortaya koyamayan başvurucunun eşitlik ilkesinin ihlali iddiası, esas olarak

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı çerçevesinde ele alınmalıdır (Aynı yöndeki

değerlendirme için bkz. Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §§

33, 34).

24. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

26. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği

gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle

olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt,

B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

27. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma

imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016, §§ 33-45).

28. Kişi, serbest bırakılmadan yargılanmakta olduğu davada ilk

derece mahkemesi kararıyla mahkûm olmuşsa mahkûmiyet tarihi itibarıyla kişinin

tutukluluk hâli sona erer (Korcan Polatsü, B. No:

2012/726, 2/7/2013, § 33). Başvurucu hâlihazırda tahliye olmuş ya da hükümlü

hâle gelmiş ise tutukluluğun makul süreyi veya kanunda öngörülen azami süreyi

aşması dolayısıyla Anayasa Mahkemesince verilecek bir ihlal kararı başvurucunun

serbest kalması sonucunu doğurmayacaktır. Bu durumda yalnızca kişinin

tutulmasıyla ilgili hak ihlalinin tespiti ve gerekiyorsa belli bir miktar

tazminata hükmedilmesiyle yetinilecektir. Dolayısıyla bu tür ihlal iddiaları

bakımından öncelikle aynı giderim imkânını sağlayan başvuru yollarının

tüketilmesi ve bunlardan sonuç alınamaması hâlinde bireysel başvuruda bulunulması

gerekir. Anayasa Mahkemesi yukarıda atıf yapılan Erkam Abdurrahman Ak ve İrfan

Gerçek kararlarında kişinin tahliye edilmesi hâlinde asıl dava

sonuçlanmamış da olsa5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat

davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna

varmıştır.

29. Somut olayda başvurucu tahliye edilmemiş ancak ilk derece

mahkemesinin 1/7/2015 tarihli kararıyla mahkûm edilmiştir. Mahkûmiyet kararıyla

birlikte tahliye kararında olduğu gibi tutukluluk hâli sona erdiği için 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davasının bu durumda da

etkili bir yol olduğu kabul edilmelidir. Bireysel başvuruda bulunduktan sonra

1/7/2015 tarihinde mahkûmiyetine karar verilen başvurucunun tutukluluğun makul

süreyi aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında

açılacak davada incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna göre

başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli

mahkemece başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolu, başvurucunun durumuna

uygun telafi kabiliyetini haiz etkili bir hukuk yoludur ve bu olağan başvuru

yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun

"ikincillik niteliği" ile bağdaşmamaktadır.

30. Açıklanan gerekçelerle tutukluluğun yasal veya makul süreyi

aştığı iddiasının yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru konusu

yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

31. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle Anayasa'nın

36. maddesinde güvence altına alınanmakul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

32. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

33. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin başlangıç

tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar tarafından

bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği, arama ve gözaltı gibi

birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak suç

isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E, No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

34. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E, § 29).

35. Anılan ilkeler, Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar ve dosyadaki sanık sayısı dikkate alındığında somut olaydaki

yaklaşık 8 yıllık yargılamanın makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

36. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir.”

38. Başvurucu 40.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Ayrıca miktar belirtmeden maddi tazminat talep ettiğini belirtmiştir.

39. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

40. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 7.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

41. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucu, bu konuda herhangi bir belge

sunmamıştır. Dolayısıyla tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar

arasındaki illiyet bağı ortaya konulamayan soyut maddi tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 433 TLharç

ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.413 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında tutukluluğun

makul ve azami süreyi aştığına ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net7.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata

ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 433 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.413 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Balıkesir 2. Ağır Ceza

Mahkemesine (E.2014/100) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

8/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Fatih

HATİPOĞLU

Başvurucu

:

Ekrem ATICI

Vekili

:

Av. Hakan

TOPALOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/15609, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği
  9. B. Makul Sürede
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. C. Başvurucuya net7.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata
  12. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  13. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Necipoğlu
  15. Gökcan
  16. Hatipoğlu
  17. Topaloğlu
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/15609
Tarih
8 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Murat Kurt Başvurusu (B. No: 2015/13014)
  • Ahmet Temiz Başvurusu (B. No: 2015/4500)
  • Adnan Gültepe Başvurusu (B. No: 2014/16516)
  • Menekşe Alkan ve Mehmet Cemal Alkan Başvurusu (B. No: 2014/13327)
  • Aydın Alkan Başvurusu (B. No: 2014/8298)
  • Aydın Oğuz Başvurusu (B. No: 2014/8872)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.