KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Emre Erden Başvurusu
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
- Başvuru Numarası
- 2020/21765
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kanunda kabahat olarak sayılmayan bir fiilden
dolayı idari yaptırım uygulanması nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin
ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
2. COVID-19 hastalığının pandemiye dönüşmesi üzerine yurt
genelinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının uygulandığı 26/5/2020 tarihinde
bir grubun gölette balık tuttuğuna yönelik ihbarda bulunulmuştur. Bu doğrultuda
Kaman İlçe Emniyet Müdürlüğünün 4/6/2020 tarihli İdari Yaptırım Karar Tutanağı
ile 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 282. maddesi
uyarınca başvurucu hakkında sokağa çıkma yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle
3.150 TL idari para cezası uygulanmıştır.
3. Başvurucu, idari izinli olarak bulunduğu ikamet
adresinden şeker hastalığı rahatsızlığından kaynaklanan acil durum nedeniyle
ayrıldığını belirterek idari yaptırım kararının kaldırılması talebiyle itiraz
dilekçesi sunmuştur. Kaman Sulh Ceza Hâkimliği, tutanağın işlem saati ile
hastaneye giriş saati arasında bulunan zaman farkını dikkate alarak itirazın
reddine ve idari yaptırım kararının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.
Karara karşı yapılan itiraz Kırşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/6/2020 tarihli
kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.
4. Başvurucu, nihai kararı 23/6/2020 tarihinde öğrenmiş
ve 6/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
5. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas
incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.
II. DEĞERLENDİRME
6. Başvurucu; 1593 sayılı Kanun'un ilgili maddesinde yer
alan genel ifadelere göre temel hak ve hürriyetlerinin sınırlandırılarak
hakkında işlem tesis edilmesi nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile
seyahat hürriyetinin, sağlık hizmetinden yararlanma konusunda acil ihtiyacı
olmasına rağmen söz konusu idari yaptırımla karşı karşıya kalması nedeniyle de
kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiğini ileri
sürmüştür. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; Kanun'la belirlenen çerçeve
hükmün içeriğinin idarenin düzenleyici işlemleriyle doldurulabileceği,
başvurucunun itirazının yargı mercileri tarafından değerlendirildiği ifade
edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
7. Başvurucunun iddialarının özü, hakkında düzenlenen
idari yaptırım tutanağının yasal dayanağının bulunmadığına ve keyfî olduğuna
ilişkindir. Sağlık hizmetine erişme konusunda başvurucunun herhangi bir engelle
karşılaşmadığı ve iddialarının tutanağın kanuni düzenlemeye dayanmadığına
ilişkin olduğu anlaşıldığından başvuru suçta ve cezada kanunilik ilkesi
kapsamında ele alınmıştır (benzer yönde değerlendirme için bkz. Tolga
Günaydın, B. No: 2021/3477, 17/7/2024).
8. 1593 sayılı Kanun’un 282. maddesi şöyledir:
“Bu Kanunda yazılı olan yasaklara
aykırı hareket edenler veya zorunluluklara uymayanlara, fiilleri ayrıca suç
oluşturmadığı takdirde, ikiyüzelli Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası verilir.”
9. 3/11/2022 tarihli ve 7420 sayılı Kanun'un geçici 4.
maddesi şöyledir:
"(1) 24/4/1930 tarihli ve 1593
sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler
Kanunu kapsamında COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek
amacıyla 11/3/2020 tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe
kadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ
edilmemiş olan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların
tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen söz konusu
kabahatler için idari para cezası verilmez. (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin
5/4/2023 Tarihli ve E: 2023/44, K: 2023/71 Sayılı Kararı ile.)
(2) (Ek: 14/7/2023-7456/24 md.) Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları,
31/12/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuru
üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iade
edilir."
10. COVID-19 salgını ile mücadele amacıyla alınan bazı
tedbirlere aykırı hareket edildiği gerekçesiyle 30/3/2005 tarihli ve5326sayılı
Kabahatler Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanılarak uygulanan idari para
cezalarının iade edilmemesinin öngörüldüğü 7420 sayılı Kanun’un geçici 4.
maddesinin ikinci cümlesindeki "...tahsil edilmiş olan idari para
cezaları iade edilmez." kuralı Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu
tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Anayasa’ya aykırı olduğu
gerekçesiyle iptal edilmiştir (AYM, E. 2023/44, K.2023/71, 5/4/2023; Tolga
Günaydın, § 11).
11. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından verilen söz
konusu iptal kararı üzerine bu defa 7420 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesinin
yürürlüğe girdiği 9/11/2022 tarihinden önce yapılan ödemelerin iade edilmesini
temin etmek amacıyla 7420 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesine “(2) Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları,
31/12/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuru
üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iade
edilir.” fıkrası eklenmiştir (bkz. § 9). Bu düzenlemeye göre 7420 sayılı
Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamında olan ve anılan maddenin yürürlüğe girdiği
9/11/2022 tarihinden önce tahsil edilen idari para cezalarının tahsilatı yapan
idari birime 31/12/2024 tarihine kadar başvurulması hâlinde iade edilmesi
imkânı getirilmiştir. Buna ek olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından
hazırlanan ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararına da atıf
yapılarak söz konusu idari para cezalarının iade edilmesine yönelik usul ve
esasların düzenlendiği Tahsilat Genel Tebliği 5/8/2023 tarihli ve 32270 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
12. Anılan kurallarla kanun koyucu ve kamu makamları
tarafından Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde -ödenmiş ya da ödenmemiş
olsun- başvuruya konu idari para cezalarının sonuçlarını giderici mevzuat
değişiklikleri yapıldığı anlaşılmıştır.
13. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) “Düşme
kararı” kenar başlıklı 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi
gereği Anayasa Mahkemesi, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması
hâlinde başvurunun düşmesine karar verebilir (S.Ö., B. No: 2013/7087,
18/9/2014, § 23; Mehmet Emin Bülbül, B. No: 2014/4463, 16/6/2016, §§
46-48).
14. Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerden de
anlaşılacağı üzere ilgili kamu birimine 31/12/2024 tarihine kadar başvurulması
durumunda COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek için 1593
ve/veya 5326 sayılı Kanunlar uyarınca başvurucu hakkında uygulanan idari para
cezasına konu tutarın iade edilmesi mümkün hâle gelmiştir. Dolayısıyla ihlalin
ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik gerekli mevzuat
değişikliklerinin yapıldığı açıktır (Tolga Günaydın, § 16).
15. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, somut başvuruda dile
getirilen şikâyeti daha önce Mustafa Karakuş ([GK], B. No: 2020/34781,
17/1/2023) kararında incelemiştir. Kararda başvurucuya isnat edilen sokağa
çıkma yasağını ihlal etme fiilinin 1593 sayılı Kanun'un 282. maddesinde yer
alan "Bu Kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket etme veya
zorunluluklara uymayanlara, ... idarî para cezası verilir.” şeklindeki
hükmün kapsamına girmediği sonucuna ulaşarak Anayasa'nın 38. maddesinin birinci
fıkrasında düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine
karar vermiştir (ayrıca benzer yönde değerlendirmeler içeren kararlar için bkz.
Selma Atabey [GK], B. No: 2021/38893, 27/9/2023; Çağla Yolaşan Kurul
[GK], B. No: 2021/29184, 27/9/2023). Anılan kararda yapılan değerlendirmeler ve
ulaşılan sonuç gözetildiğinde -İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı
fıkrasında öngörülen- başvurunun incelenmesinin devamında Anayasa'nın
uygulanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da
insan haklarına saygının gerekli kıldığı herhangi bir durumun da söz konusu olmadığı
anlaşılmıştır.
16. Açıklanan gerekçelerle ihlalin ve sonuçlarının
ortadan kalkması nedeniyle başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.
III. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
BIRAKILMASINA 4/2/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan : Basri BAĞCI Üyeler : Engin YILDIRIM Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Metin KIRATLI Raportör : Fatih ALKAN Başvurucu : Emre ERDEN
Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2020/21765, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası