İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ercan Oral Başvurusu (B. No: 2013/3827)

1. Başvuru, Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan

Başvuru No2013/3827Tarih3 Şubat 2016Okuma13 dk · 2.537 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ercan Oral Başvurusu

Karar tarihi
3 Şubat 2016
Başvuru Numarası
2013/3827
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.537 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan

başvurucunun, faks yoluyla bir gazetenin yazarına göndermek istediği yazıya el

konulması nedeniyle haberleşme veifade özgürlüğünün

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 31/5/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine Kırıkkale

Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 17/6/2015 tarihinde,

başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.

4. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 17/6/2015 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından 26/6/2015 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığa

(Bakanlık) bildirilmiştir. Bakanlık, görüşünü tanınan ek süre içerisinde

28/8/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

7. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

başvurucuya 28/9/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın

görüşüne karşı beyanlarını 5/10/2015 tarihinde ibraz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. (Kapatılan) Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi kararı ile

"devletin egemenliği altında bulunan

topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak"

suçunu işlediği gerekçesiyle başvurucunun hapis cezası ile cezalandırılmasına

karar verilmiştir.

10. Başvurucu, hükümlü olarak bulunduğu Kırıkkale F Tipi Yüksek

Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan (İnfaz Kurumu) bir gazeteciye faks

yoluyla yazı göndermek istemiştir.

11. Söz konusu faks şöyledir:

"Gön: Ercan Oral Alıcı:

E. C.

F Tipi K.Cezaevi 100.

Yıl Mah. ... Cad.

Kırıkkale No:.. 34... ....

İstanbul

Sayın E. C.

Bulunduğumuz Kırıkkale F Tipi Cezaevinde uzun

zamandan beri yoğun bir baskı ile karşı karşıyayız. Yaklaşık iki yıldır kanun

dışı bir uygulamayla normal hapis cezasına

mahkum olduğumuz halde ağırlaştırılmış hapis muamelesi görmekteyiz.

İnfaz Kanununun 25/1-c maddesi ağırlaştırmış

müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin 'ancak kendileriyle aynı

ünitede bulunan mahkumlarla spor, sohbet vs. etkinlikleri için temasına izin verilebileceğini'

öngörmektedir. Oysa bizler normal süreli ve normal müebbet hapis cezasına

çarptırıldığımız halde kurum idaresi iki yıla yakındır bizi ünite içinde izole

ederek hukuka aykırı olarak bizlere ağırlaştırılmış müebbet muamelesi

yapılmaktadır.

Bu açık hukuk dışı uygulamanın yanı sıra

farklı tecrit uygulamaları ve baskı yöntemleri de her gün yenisini ekleyerek

uygulamaktadır. Bu sorunlarımızı ve uygulanan hukuk dışılığı dile getirip

çeşitli kurumlara şikâyet ettiğimizden beri cezaevi idaresinin tutumu açık ve

tehlikeli bir hal almış olup keyfi tutum ve tahriklerle bir provokasyon ortamı

oluşturmaya çalışılmaktadır.

Ülkemizin olumlu bir barış ortamına doğru

gittiği bu süreçte Kırıkkale Cezaevi idaresinin yaratacağı bir provokasyonun

bulunduğumuz cezaeviyle kalmayıp farklı etkiler yaratacağı açıktır. Bu tür

provokasyonların amaç ve sonuçlarını çok iyi analiz edebilen sizlerin hem

üzerinde uygulanan hukuk dışılığın, baskıların giderilmesi, hem de endişesini

taşıdığımız bir provokasyonun önlenmesi için duyarlılığınızı rica ediyorum.

Ayriyeten acı kaybınızdan dolayı başınız sağ

olsun diyor selam ve saygılarımla

22/4/2013 Ercan ORAL"

12. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 68. maddesinin (3)

numaralı fıkrası uyarınca anılan faks yazısını inceleyen İnfaz Kurumu Disiplin

Kurulu 25/4/2013 tarihli ve 2013/264 sayılı kararla bu yazının alıkonulmasına

karar vermiştir.Kararın

ilgili kısmı şöyledir:

"4675 sayılı kanunun 4.

Maddesinin 1. fıkrası gereğince 'Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları

ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları,

ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması,

bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin

yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya

faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak' hükmü İnfaz

Hakimliği görevleri olarak tanımlanmış olup, hükümlülerin şikâyet merci kanunda

belirtilmiştir. Bu itibarla hüküm özlünün göndermek istediği faksın kurum

işleyiş ve düzeni ile alakalı çarpıtılmış ifadeler, mesnetsiz suçlamalar ile

kurumu töhmet altında bırakan ifadeler içerdiği, devlet kurumlarına karşı

kamuoyu oluşturma amacı taşıdığı ve kurumu hedef göstermeye çalıştığı

anlaşıldığından 5275 Sayılı kanunun 68. Maddesinin 3 fıkrası '...' hükmü

gereğince hükümlü Ercan ORAL tarafından E. C.'ye

gönderilmek istenen faksın tamamının sakıncalı bulunarak alıcısına

gönderilmemesine..." karar verilmiştir.

13. Başvurucu bu karara karşı Kırıkkale İnfaz Hâkimliği (İnfaz

Hâkimliği) nezdinde şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği, 2/5/2013

tarihli ve E.2013/283, K.2013/326 sayılı kararla İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu

kararına atıfta bulunarak başvurucunun şikâyetini reddetmiştir.

14. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz yoluna

başvurmuştur. İtirazı inceleyen Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi 13/5/2013 tarihli

ve 2013/548 sayılı kararıyla İnfaz Hâkimliğinin kararındaki gerekçeye atıf

yaparak kararın usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle başvurucunun itirazının

reddine karar vermiştir.

15. Başvurucu 31/5/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

16. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (B. No: 2013/1822, §§ 16-19) kararında hükümlü ve tutukluların

gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından

yapılan müdahalelere ilişkin mevzuata yer verilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 3/2/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, faks niteliğindeki mektubunun gönderilmemesi ile

Anayasa'da güvence altına alınan haberleşme ve ifade özgürlüğünün ihlal

edildiğini iddia etmiş ve mektubun gönderilmemesi ile ilgili gerekçede de

"kurum personeli hakkında asılsız bilgi

içermek" şeklinde kendisine cevap verildiğini ve cezaevinde

yaşanılan sıkıntıları dışarıdaki insanlarla paylaşamadığını ifade ederek manevi

tazminat talep etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi

neticesinde başvurucunun iddialarının özü, göndermek istediği mektubun Cezaevi

idaresince sakıncalı görülerek gönderilmemesi nedeniyle haberleşme hürriyetinin

kısıtlanmasına ilişkindir. Bu sebeple başvurucunun iddiaları haberleşme

hürriyeti kapsamında değerlendirilmiştir. Nitekim Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) de haberleşme alanında ifade özgürlüğünün Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin (AİHS/Sözleşme) 8. maddesi ile güvence altına alındığını

hatırlatmaktadır (Silver ve diğerleri/Birleşik

Krallık, B. No: 5947/72…, 25/3/1983, § 107; Fazıl

Ahmet Tamer/Türkiye, B. No: 6289/02, 5/12/2006, § 33; Ahmet Temiz, § 23).

20. Başvurucunun, göndermek istediği mektubun sakıncalı olduğuna

karar verilmesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğine ilişkin

şikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun değildir. Ayrıca başka bir kabul

edilemezlik nedeni de bulunmadığından başvurunun kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Başvurucu ve Bakanlık Görüşleri

21. Başvurucu, gönderilmek istenen mektubun Cezaevi idaresince

Anayasa'da güvence altına alınan haklara aykırı bir şekilde gönderilmediğini,

şikâyet ve itiraz yollarından da sonuç alamadığını belirterek tazminat

talebinde bulunmuştur.

22. Bakanlık görüşünde, AİHM içtihatları hatırlatılarak

başvurucunun iddialarının bu kararlar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği

bildirilmiştir.

23. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvuru

dilekçesindeki ifadelerini yinelemiş; yazılan mektupta sakıncalı bir ibare

olmadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

b. Genel İlkeler

24. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 28-34) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya

kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan

müdahalelere ilişkin genel ilkeler belirtilmiştir.

c. İlkelerin Olaya Uygulanması

i. Müdahalenin Varlığı

25. Somut olayda İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu kararıyla

başvurucunun faks niteliğindeki mektubu sakıncalı olarak değerlendirilerek

gönderilmemiştir. Dolayısıyla anılan işlem ile kamu makamları tarafından

başvurucunun haberleşme özgürlüğüne bir müdahalede bulunulmuştur.

ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

26. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci

fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanmadığı,

Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe

Anayasa’nın 22. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Bu nedenle sınırlamanın;

Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen öze dokunmama, Anayasa’nın ilgili

maddesinde belirtilmiş olma, kanunlar tarafından öngörülme,Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik

toplum düzeninin ve laik Cumhuriyet’in gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir (Ahmet Temiz, § 36).

Kanunilik

27. Anayasa Mahkemesinin Ahmet

Temiz (§§ 37–46) kararında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya

kendilerine gönderilen mektuplara cezaevi idareleri tarafından yapılan müdahalelerin

"kanunilik" ölçütünü

karşıladığı sonucuna varılmıştır. Somut olayda bu sonuçtan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

Meşru Amaç

28. Anayasa Mahkemesinin Ahmet Temiz (§§ 47-50) kararında

hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektuplara

cezaevi idareleri tarafından yapılan müdahalelerde "meşru amaç"

ilkesine ilişkin genel ilkelere yer verilmiştir.

29. 5275 sayılı Kanun’un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrasında

“Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye

düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya

diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya

kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti

içeren mektup, faks ve telgrafların” hükümlüye verilmeyeceği,

hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Burada

belirtilen sebeplerin, Anayasa’nın 22. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmış

olan kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi genel amacı çerçevesinde

cezaevinde güvenliğin ve disiplinin sağlanmasını hedeflediği söylenebilir.

30. Somut olayda Disiplin Kurulu Başkanlığınca başvurucunun

göndermek istediği mektubun sakıncalı bulunarak reddedilme sebebi olarak anılan

mektup ile devlet kurumlarına karşı kamuoyu oluşturmaya ve kurumu hedef

göstermeye çalışılması gösterilmiştir.

31. Bu kapsamda başvurucunun mektuplarının, cezaevi disiplin

kurulunca denetlenmesi suretiyle haberleşme özgürlüğüne yapılan müdahalenin;

kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi ile cezaevlerinde asayiş ve güvenliğin

sağlanması amaçlarını taşıdığı, bunun da Anayasa'nın haberleşme özgürlüğüne

ilişkin 22. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşru bir amaç olduğu sonucuna

varılmıştır.

Demokratik Toplum Düzeninde Gerekli Olma ve

Ölçülülük

32. Başvurucu; gönderilmek istenen metnin içeriğinde sakıncalı

olarak değerlendirilebilecek bir ifade olmadığını, Cezaevinde yaşadığı

sıkıntıları dışarıdaki insanlarla bile paylaşamadığını, kanun metinlerinin

keyfî olarak uygulandığını, haberleşme hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

33. Bakanlık görüşünde, AİHM kararlarında ceza infaz

kurumlarında bulunan kişilerin yazışmalarının belirli ölçüde kontrolünün başlı

başına Sözleşme’nin ihlaline sebebiyet vermeyeceği belirtilmiş; başvuruya konu

mektubun gönderilmemesinin amaçlanan hedefler açısından orantısız olup

olmadığı, bu bağlamda demokratik bir toplumda gerekli olma ve ölçülülük

ilkesine uygun olup olmadığı açısından değerlendirmede bulunulmasının gerekli

olduğu vurgulanmıştır.

34. Başvurucu, Bakanlık görüşünde ifadelerini yinelemiştir.

35. Mektup gönderme ve almanın ceza infaz kurumlarında bulunan

hükümlülerin ve tutukluların dış dünya ile tek bağlantısı olduğu gerçeğini göz

önünde bulundurarak cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim

sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler, bunun için onlara uygun destek

ve yardımı sağlamalıdırlar.

36. Ceza infaz kurumlarına gelen veya bu kurumlardan gönderilen

yazışmalara yapılan müdahalelere gerekçe olarak gösterilebilecek makul

nedenlerin, somut olayın tüm koşulları çerçevesi dahilinde objektif bir

gözlemciyi haberleşme hakkının kötüye kullanıldığına ikna edebilecek nitelikte

olaya özgü olgu ve bilgilerle gerekçelendirilmesi gerekmektedir (Campbell/Birleşik Krallık, B. No:13590/88,

25/3/1992, § 48).

37. Bunun yanı sıra yapılacak değerlendirmede hükümlüler

hakkında uygulanan infaz rejiminin ve mahkûmiyet sebeplerinin, iletişimin ve

yapılan müdahalenin niteliğinin ve etkisinin (mahkûmun avukatıyla veya kamu

makamlarıyla ya da AİHM'le yazışması gibi) de dikkate

alınması gerekmektedir (Silver ve

diğerleri/Birleşik Krallık, §§ 98, 102; Atilla ve diğerleri/Türkiye (k.k.),

B. No: 18139/07, 11/5/2010; Yefimenko/Rusya, B. No:/04, 12/2/2013, § 144; Jankauskas/Litvanya, B. No: 59304/00, 24/2/2005, §

22).

38. Hükümlü veya tutuklular (mahkûmlar), Anayasa'nın 19. maddesi

kapsamında"bir mahkûmiyet kararına bağlı olarak

tutma" şeklinde değerlendirilebilecek kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı

dışında (İbrahim Uysal, B. No:

2014/1711, 23/7/2014, §§ 29-33) Anayasa ve Sözleşme'nin ortak alanı kapsamında

kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına genel olarak sahiptirler (Benzer

yönde bir AİHM kararı için bkz. Hirst/Birleşik

Krallık (No. 2), B. No:74025/01, 6/10/2005, § 69). Bununla birlikte

cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin

temini gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul

gerekliliklerin olması durumunda sahip oldukları haklar sınırlanabilir.

39. Somut olayda faks niteliğinde olan mektubun üzerinde yer alan

adres ve alıcı isminden, muhatabın kamuoyunun tanıyabileceği bir gazeteci

olduğu ve faksın da bu kapsamda gazetecinin görev yaptığı şirkete gönderilmek

istendiği anlaşılmaktadır. Ancak Disiplin Kurulu ve Derece Mahkemeleri

kararlarında muhatabın niteliğinin dikkate alınmadığı, bununla beraber

başvurucunun da bireysel başvuru formunda dahi bu hususa ilişkin olarak

herhangi bir işarete yer vermediği tespit edilmiştir.

40. Mektup alıcısının gönderici ile bir ilişkisinin olup

olmadığı ve muhatabın hangi meslekle uğraş içerisinde bulunduğu her olayda

bilinmeyebilir. Fakat muhatabın kim olduğu yapılacak değerlendirmede dikkate

alınması gereken bir etkendir ve bu kapsamda imkânlar ölçüsünde bir araştırma

yapılması gerekmektedir (bkz. § 37). Somut olayda faksın üst kısmında

gönderilmek istenen adresin ayrıca belirtildiği açıktır. Belirtilen bu adresin

internet vasıtasıyla ilgili kişinin görev yaptığı şirket merkezi olduğu rahatlıkla

anlaşılabilir. Ayrıca faksın içeriğinde yer alan "Sayın E. C.",

"...rica ediyorum", "..selam ve

saygılarımla" gibi ifadeler de dikkate alındığında muhatabın kim olduğunun

tam olarak anlaşılabilmesi için en azından başvurucudan bilgi alınması gerektiği

kanaatine varılmıştır.

41. Disiplin Kurulunun kararına karşı yapılan şikâyet ve itiraz

yollarında Derece Mahkemeleri, Kurulun almış olduğu karara atıf yaparak

mektubun gönderilmemesini usul ve yasaya uygun bulmuştur.

42. Disiplin Kurulu kararı (bkz. §12) hükümlülerin cezaevinde

yaşadığı sorunları dış dünya ile paylaşılmasının kısıtlanmak istendiği,

hükümlülerin hukuka aykırı gördüğü işlemleri sadece infaz hâkimliklerine

iletilebileceği şeklinde bir izlenim oluşturmaktadır. Gazetecilerin yargısal

bir karar alma imkânı olmasa da yaşanılan sorunları medya vasıtasıyla kamuoyuna

taşıyarak cezaevlerinde yaşanılan sıkıntılara ilişkin olarak yetkili makamlar

nezdinde bir hassasiyet oluşmasına imkân sağlayabileceği hususu göz ardı

edilmemeli ve bu şekilde insan hakları ihlallerinin önüne geçilmesinde

gazetecilik faaliyetlerinin bir etken olabileceği düşünülmelidir.

43. İlgili mektup ayrıca "kurum

işleyiş ve düzeni ile alakalı çarpıtılmış ifadeler, mesnetsiz suçlamalar ile

kurumu töhmet altında bırakan ifadeler" içerdiği gerekçesine

dayandırılarak gönderilmemiş ve başvurucunun anılan mektupla devlet kurumlarına

karşı kamuoyu oluşturma ve kurumu hedef göstermeye çalıştığı sonucuna

varılmıştır. 5275 sayılı Kanun'un 68. maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

"(3) Kurumun asayiş ve

güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar

amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden

olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit

ve hakareti içeren mektup, faks ve telgraflar hükümlüye verilmez. Hükümlü

tarafından yazılmış ise gönderilmez."

44. Bu kapsamda Disiplin Kurulu kararından "kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan yanlış

ifadeler içerdiği" gerekçesiyle mektubun alıkonulmasına karar

verildiği düşünülebilir. Başvurucunun ileri sürdüğü

hususlar gerçeğe uygun olmasa bile bu iddiaların mektubun muhatabı dikkate

alındığında kamuoyu ile paylaşılacağı kesin olarak söylenemez. Nitekim

gazetecilik faaliyeti yürüten habercilerin de yasalar ve Anayasa karşısında

sorumlulukları bulunmaktadır. Ayrıca Cezaevi İdaresi ve Derece Mahkemelerinin,

hükümlü tarafından gönderilmek istenen mektubun sadece yalan yanlış bilgiler

içerdiğini değil, aynı zamanda bu bilgilerin kişi ve kuruluşları paniğe

yöneltecek nitelikte olduğunu karar gerekçelerinde göstermeleri gerekmektedir.

Buna ilişkin olarak herhangi bir gerekçeye yer verilmediği gibi anılan mektubun

tamamen alıkonulmasını gerektirecek boyutta Cezaevinde düzeni ve güvenliği

tehlikeye sokan özel ve istisnai koşulların bulunduğuna dair herhangi bir

açıklamaya da yer verilmemiştir. Dolayısıyla somut olayda açıklanan sebeplerle

bir gazeteciye gönderilmek istenen mektubun alıkonulmasının "demokratik bir toplumda gerekli" ve

"ölçülü" olmadığı

açıktır.

45. Bu sebeple başvurucunun Anayasa'nın 22. maddesinde güvence

altına alınan haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

46. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

47. Başvurucu anayasal hakları ihlal

edildiği için 4.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

48. Başvurucunun göndermek istediği mektubun alıkonulması

nedeniyle dile getirmek istenen hususların güncelliğini kaybetme ihtimali ve

sadece manevi tazminat talep edilmesi karşısında, başvurucunun Anayasa'nın 22.

maddesinde güvence altına alınan haberleşme özgürlüğünün ihlal edildiğinin

tespit edilmesiyle uğranılan manevi zararlar karşılığında başvurucuya net 1.500

TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

49. Başvuru kapsamında haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği

gözetilerek kararın bir örneğinin bilgi için Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine ve

Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Haberleşme özgürlüğünün ihlaline ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvurucuya net 1.500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine

GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

3/2/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Hikmet Murat AKKAYA Başvurucu : Ercan ORAL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/3827, 3 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Haberleşme özgürlüğünün ihlaline ilişkin iddianın KABUL
  12. C. Anayasa’nın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme
  13. D. Başvurucuya net 1.500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE
  14. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Paksüt
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/3827
Tarih
3 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Hüdayi Ercoşkun Başvurusu (B. No: 2013/6235)
  • Yaman Turizm Servis Nakliye San. Tic. Ltd. Şti. ve Ali Maşacı Başvurusu (B. No: 2013/6150)
  • Salih Alkan Başvurusu (B. No: 2013/4747)
  • Sedat Demir Başvurusu (B. No: 2013/9646)
  • Feyziye Kılıç ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6645)
  • Metin Yamalak Başvurusu (B. No: 2013/7132)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.