İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sedat Demir Başvurusu (B. No: 2013/9646)

1. Başvuru, sözleşmenin feshi üzerine Askeri Yüksek İdare

Başvuru No2013/9646Tarih31 Mart 2016Okuma12 dk · 2.401 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Sedat Demir Başvurusu

Karar tarihi
31 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/9646
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.401 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, sözleşmenin feshi üzerine Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinde (AYİM) açılan davada, sözleşmenin feshine dayanak disiplin

cezalarının hukuka aykırı olduğu iddialarının dikkate alınmaması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru

26/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona

sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/5/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 29/6/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 30/10/2014 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş

7/11/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne

karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu1998 yılında imzaladığı sözleşme ile uzman erbaş

olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) başladığı görevini sürdürmekte iken son

bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam otuz günden fazla hürriyeti

bağlayıcı disiplin cezası alması nedeniyle 12/10/2012 tarihinde başvurucunun

sözleşmesi feshedilmiştir.

9. Başvurucuyla ilgili disiplin safahatı dosya kapsamından

anlaşıldığı kadarıyla şöyledir:

i. 25/12/2011 tarihinde vardiya görevi esnasında çevre yoluna

giren araç hakkında bilgi vermemesi nedeniyle 28/12/2011 tarihinde beş gün göz

hapsi cezası verilmiştir.

ii. Beş günlük sağlık raporunun 13/5/2012 tarihinde bitmesine

rağmen ertesi gün saat 08.00’de mesaiye gelmediği gerekçesiyle 6/6/2012

tarihinde üç gün göz hapsi disiplin cezasıyla cezalandırılmıştır.

iii. 5/4/2012 tarihinde cep telefonu bulundurmak suretiyle yasak

edilen cihaz ve aletleri bulundurduğu veya kullandığı gerekçesiyle Disiplin

Mahkemesinin 3/7/2012 tarihli ve E.2012/105, K.2012/110 sayılı kararı ile on

gün göz hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.

iv. 15/8/2012 tarihinde amir ve üste saygısızlık ettiği gerekçesiyle

14/9/2012 tarihinde yedi gün göz hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.

v. 12/9/2012 tarihinde izinsiz garnizonu terk ettiği

gerekçesiyle 24/9/2012 tarihinde üç gün göz hapsi disiplin cezası ile

cezalandırılmıştır.

vi. 12/9/2012 tarihinde mesaiye gelmediği gerekçesiyle 24/9/2012

tarihinde üç gün göz hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.

vii. 12/9/2012 tarihinde amir ve üste saygısızlık ettiği

gerekçesiyle 24/9/2012 tarihinde üç gün göz hapsi disiplin cezası ile

cezalandırılmıştır.

10. Başvurucu hakkında ayrıca “üste

fiilen taarruz” suçunun işlendiği gerekçesiyle 6. Mekanize Tümen

Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 13/2/2013 tarihinde verdiği kararla müsnet suçtan dolayı mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının

geri bırakılmasına karar verildiği, ayrıca başvurucunun en son istirahat raporu

aldığı 7/10/2012 tarihinden geriye doğru bir yıllık süre içinde 89 gün süreyle

istirahat raporu aldığı anlaşılmaktadır.

11. Yukarıda belirtilen disiplin cezaları sonucunda son disiplin

cezası aldığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde toplam otuz günden fazla

hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası aldığı gerekçesiyle 24/9/2012 tarihinden

itibaren etkili olmak üzere 12/10/2012 tarihinde başvurucunun sözleşmesi

feshedilmiş ve aynı gün tebligat yapılarak başvurucu terhis edilmiştir.

12. Başvurucu bu işleme karşı AYİM'de

16/11/2012 tarihinde iptal davası açmıştır.

13. AYİM Birinci Dairesinin 25/6/2013 tarihli ve E.2012/1463,

K.2013/755 sayılı kararıyla dava oyçokluğuyla reddedilmiştir. Karar

gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"... Davacının

28/12/2011 ile 24/9/2012 tarihleri arasında toplam 34 gün hürriyeti bağlayıcı

disiplin cezası aldığı; dava konusu fesih işlemine esas teşkil eden tüm

disiplin cezalarının As. Ceza Kanunun 168 ve müteakip maddelerindeki hükümlere

uygun şekilde verildikleri isnat edilen disiplin suçlarının yazılı olarak

bildirildiği ve yazılı savunmalarının alındığı, davacının yazılı olarak savunma

vermekten imtina etmesi veya istirahat alması nedeniyle birlikte bulunamaması

nedeniyle yazılı savunmasının alınamadığı tarihlerde ise savunmalarının telefon

edilmek ve kendisiyle görüşülmek suretiyle sözlü olarak alınmış olduğu ve bu

şekilde savunmalarının alınmış olduğunun da bu konuda tanzim edilmiş olan savunma

tutanakları ile ispat edildiği, verilen cezaların As. C. K.nu 171’nci maddedeki

merbut cetvele uygun yetkiler dâhilinde olduğu, davacı hakkında 24/9/2012

tarihinde verilmiş olan 3 ayrı disiplin cezasının da her birinin “izinsiz

garnizonu terk etmek”, “amir ve üste saygısızlık”,“mesaiye

gelmemek” şeklinde ayrı ayrı işlenen disiplin suçlarından dolayı verilmiş

olduğu) görülmekte olup; davacı vekilinin iddialarının aksine bahse konu

disiplin cezalarında bu cezaların keyfi tutum ve davranışlar ile husumet nedeniyle

sıkıştırılarak verildiğine ve yok hükmündelik

nitelemesine tabi tutulabilecek bir hukuki sakatlık bulunmadığı, bu itibarla

geriye doğru son bir yıl içerisinde disiplin mahkemesi ile farklı ve yetkili

iki disiplin amiri tarafından verilen bu disiplin cezalarının toplamının otuz

günden fazla olduğu dikkate alınarak davacı hakkında idarece bağlı yetkiden

hareketle tesis edilen 12/10/2012 tarihli sözleşme feshine dair işlemde hukuka

ve ilgili yasal düzenlemelere aykırı bir husus bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”

14. Karşı oy gerekçesi ise şöyledir:

“Davacı hakkında verilen disiplin cezalarının

bir kısmında davacının telefon üzerinden “savunmasının” alındığı, aynı günde

davacıya üç ayrı disiplin cezası verildiği anlaşılmakla; davacının telefon

üzerinden “savunmasının” alınması (cezaların geriye doğru bir yıl içinde

bırakılma çabası), aynı günde üç ayrı disiplin cezasının verilmesi gibi

hususlar göz önüne alındığında, anılan cezaların sıkılaştırılmış cezalar

olduğu, ayrıca davacının telefon üzerinden ifadesi alınarak disiplin hukukunda

ifade almada “vicahilik” ilkesine uyulmadığı, bütün

bu olguların sözleşme fesih işlemi tesis etmeye yönelik olduğu izlenimi

yarattığı, dolayısıyla dava konusu işlemin sebep unsuru açısından iptaline

karar verilmesi…”

15. Başvurucunun karar düzeltme istemi AYİM Birinci Dairesinin

13/11/2013 tarihli ve E.2013/1133, K.2013/1048 sayılı kararı reddedilmiştir. Bu

karar başvurucuya 26/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 26/12/2013 tarihinde, süresi içinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

17. 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun,

başvuruya konu cezaların verildiği tarihte yürürlükte bulunan “Cezanın kat’ileşmesi”

kenar başlıklı mülga 181. maddesi şöyledir:

“Bir disiplin cezası

resmi surette mahkuma tebliğ edildiği vakit kat’ileşir. Ve bu cezayı veren tarafından kaldırılamaz ve

değiştirilemez. Bu cezanın kaldırılması veya değiştirilmesi ancak şikayet yoluyla veya ceza veren âmirin mahkum lehine

yapacağı müracaat üzerine veyahut affı âli ile kabildir.”

18. Aynı Kanun’un, başvuruya konu cezaların verildiği tarihte

yürürlükte bulunan “Şikâyet”

kenar başlıklı mülga 188. maddesi şöyledir:

“1- Bir disiplin

cezasından şikâyet, cezalı tarafından veya kendisinin mafevkleri tarafından

doğrudan doğruya yapılır.

2- Cezalı tarafından yapılacak şikâyet ancak

tebliğinden bir gece sonra yapılabilir.

3- Şikâyet cezanın infazını geri bırakmaz.

4- Disiplin cezaları hakkında cezalı

tarafından yapılacak şikâyet üzerine karar vermeğe salâhiyetli

âmir, bu kararın verileceği zamanda cezayı vermiş olan âmirin bir derece

mafevki olan disiplin amiridir.

5- Şikâyetler hemen tetkik edilerek bir karara

bağlanır.”

19. Disiplin cezalarının verildiği tarih itibarıyla yürürlükte

bulunan hâliyle 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

Kanunu’nun 21. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Cumhurbaşkanının,

Yüksek Askeri Şüranın tasarrufları ve Sıkıyönetim

Komutanlarının 1402 sayılı Kanunda yazılı tasarrufları ile disiplin suç ve t(e)cavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar

yargı denet(i)mi dışındadır.”

20. Başvurucunun ilişiğinin kesildiği tarihte yürürlükte bulunan

hâliyle 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 3269 sayılı

Kanun’un 12. maddesi şöyledir:

“Ayrıca;

…

d) Disiplin mahkemeleri veya en az iki

disiplin amirinden disiplin cezası aldığı tarihten geriye doğru son bir yıl

içerisinde toplam otuz günden daha fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası

alanların,

…

Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 31/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; on dört yıl boyunca TSK'ya hizmet ettiğini, bu

süre boyunca TSK'nın disiplinini vahim derecede bozacak disiplin zafiyeti içine

girmediğini, kişisel husumetle çok kısa bir sürede disiplin cezaları verilerek

hizmetten el çektirilmeye zorlandığını, söz konusu cezaların yargı mercileri

tarafından verilmediğini, ayrıca telefonla savunma alınarak savunma hakkının

ihlal edildiğini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) oda hapsi cezası ile

ilgili verdiği ihlal kararları olduğunu, bu disiplin cezaları yok hükmünde

olduğundan bu cezalara dayanılarak sözleşmesinin feshedilmesinin hukuka aykırı

olduğunu, bu şekilde savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüş; dava konusu fesih işleminin iptaliyle maddi ve manevi tazminata

hükmedilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru konusu olayda, başvurucuya göz hapsi

disiplin cezaları uygulanmış ve bu cezaların son bir yıl içinde otuz günlük

süreyi aşması nedeniyle başvurucunun sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucunun

iddiaları ağırlıklı olarak göz hapsi disiplin cezalarının hukuka aykırı olarak

verildiğine ve hukuka aykırı bu cezalara dayalı olarak sözleşmesinin

feshedilmesi işlemine karşı açtığı davanın reddedilmesine ilişkin olduğundan

başvuru bu iddialar kapsamında aşağıdaki başlıklar altındadeğerlendirilmiştir:

a. Göz Hapsi Disiplin Cezalarına İlişkin İddia

24. Başvurucu; disiplin cezalarının hukuka aykırı olarak

verildiğini, disiplin cezalarında telefonla savunma alınarak usule

uyulmadığını, disiplin cezalarının keyfî olarak ve husumet nedeniyle

sıkılaştırılarak verildiğini, söz konusu cezaların yok hükmünde olduğunu, AİHM

tarafından oda hapsiyle ilgili Türkiye aleyhine verilen ihlal kararları

olduğunu ileri sürmüştür.

25. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvurunun,

başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir

mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten

itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen

delillerle birlikte başvurabilirler. Mahkeme, öncelikle başvurucunun

mazeretinin geçerli görülüp görülmediğini inceleyerek talebi kabul veya

reddeder.”

26. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 64.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Başvurucu mücbir sebep

veya ağır hastalık gibi haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvurusunu

yapamadığı takdirde, mazeretinin kalktığı tarihten itibaren onbeş

gün içinde ve mazeretini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilir.

Komisyonlar raportörlüğünce mazeretin kabulünün gerekip gerekmediği yönünde

karar taslağı hazırlanır. Komisyon, öncelikle başvurucunun mazeretinin geçerli

görülüp görülmediğini inceleyerek mazereti kabul veya reddeder.”

27. Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan

başvuru süresine riayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her

aşamasında resen nazara alınması gereken bir başvuru koşuludur (Taner Kurban, B. No: 2013/1582, 7/11/2013,

§ 19).

28. Bireysel başvuruların 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin

(5) numaralı fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru

yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan veya diğer mahkemeler yahut yurt dışı

temsilcilikler vasıtasıyla yapılması gerekmektedir.

29. 1632 sayılı Kanun’un başvuruya konu göz hapsi cezalarının

verildiği tarihlerde yürürlükte olan mülga 181. maddesi gereğince anılan Kanun

kapsamında verilen disiplin cezalarının “cezalıya

tebliğ edildiği tarihte” kesinleşeceği hususunda duraksamaya yer

bulunmamaktadır (bkz. § 17).

30. Başvurucu 28/12/2011 tarihinde beş gün, 6/6/2012 tarihinde

üç gün, 3/7/2012 tarihinde on gün, 14/9/2012 tarihinde yedi gün 24/9/2012

tarihinde dokuz gün göz hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.

31. Başvuru dilekçesi içeriği, ekleri ve başvurucunun iddiaları

kapsamından başvurucuya verilen disiplin cezalarının başvurucuya tebliğine veya

bu cezaların uygulandığına dair herhangi bir bilgi veya belge sunulmamıştır. Bu

çerçevede disiplin cezalarının başvurucu tarafından en geç sözleşmenin

feshedildiğine dair yazının kendisine tebliğ edildiği 12/10/2012 tarihinde

öğrenildiğinin ve bu tarihte kesinleştiğinin kabulü gerekir.

32. 12/10/2012 tarihi itibarıyla 1602 sayılı Kanun'un 21.

maddesine göre disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince

verilen cezaların yargı denetimi dışında olduğu dikkate alındığında

başvurulacak ve tüketilmesi gereken bir hukuk yolu bulunmamaktadır.

33. Bu durumda disiplin cezalarıyla ilgili şikâyetleri içeren

bireysel başvurunun 12/10/2012 tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılması

gerekirken 26/12/2013 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından başvuruda süre aşımı

bulunduğu sonucuna varılmıştır.

34. Açıklanan nedenlerleotuz gün

içinde yapılmayan başvurunun bu kısmının süre

aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. AYİM Kararının Adil Olmadığına İlişkin İddia

35. Başvurucu, sözleşmenin feshi işlemine karşı açtığı iptal

davasında, işleme esas teşkil eden disiplin cezalarının usulsüz ve yok hükmünde

olmasının dikkate alınmadığını ve bu nedenle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

36. Bakanlık görüşünde, başvurucunun yargılama sürecinin hakkaniyete

aykırı olduğuna dair bir bilgi ya da belge sunmadığı, aksine yargılama

sonucunda verilen kararın adil olmadığı şikâyetini dile getirdiğinin

anlaşıldığı, AYİM tarafından dosya kapsamındaki deliller çerçevesinde yapılan

değerlendirmede ve ulaşılan sonuçta bariz takdir hatası veya açık keyfîliğe rastlanmadığının değerlendirildiği

belirtilmiştir.

37. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda,

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

38. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı şöyledir:

"Mahkeme, … açıkça

dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

39. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içermesi ve bu

durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal

etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular,

belirtilen istisnai hâller dışında Anayasa Mahkemesince esas yönünden

incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz,

B. No: 2012/1027, 12/2/2013, §26).

40. Başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki bu iddiası,

sözleşmenin feshi işleminin sebep unsurunu teşkil eden disiplin cezalarının

usulsüz ve yok hükmünde olduğu, bu işleme karşı açtığı iptal davasında disiplin

cezalarına ilişkin usule ilişkin sakatlıkların dikkate alınmadığı noktasında

düğümlenmektedir (Uğur Özdemir,

B. No: 2013/2600, 23/1/2014, § 38).

41. AYİM kararında, idarenin bağlı yetki içinde bulunmasının

başvurucunun sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğurduğu, fesih işleminin

sebep unsurunu teşkil eden disiplin cezalarının yok hükmünde olduğunun kabul

edilmesini gerektirecek herhangi bir hukuki gerekçe bulunmaması nedeniyle

iddianın temelsiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

42. Adil yargılanma hakkı, bireylere dava sonucunda verilen

kararın değil; yargılama sürecinin ve usulünün adil olup olmadığını denetletme

imkânı verir. Bu nedenle bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin

şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun yargılama sürecinde haklarına

saygı gösterilmediğine; bu çerçevede yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde

itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi delillerini ve iddialarını sunamadığı ya

da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi

tarafından dinlenmediği veya kararın gerekçesiz olduğu gibi mahkeme kararının

oluşumuna sebep olan unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya

da açık keyfiliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir (Naci Karakoç, B. No: 2013/2767, 2/10/2013,

§ 22).

43. Somut olayda başvurucunun davasına esas teşkil eden disiplin

cezalarındaki var olduğu ileri sürülen hukuka aykırılıklardan özellikle

savunmasının telefonla alınması ve sıkılaştırılmış ceza uygulanmasına ilişkin

iddiaları AYİM tarafından tartışılarak değerlendirilmiş ve oyçokluğuyla tüm bu

hususların bağlı yetki çerçevesinde tesis edilen sözleşmenin feshi işlemini

sakatlamadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak başvurucunun, yargılama

sürecinin hakkaniyete aykırı olduğuna dair bir bilgi ya da belge sunmadığı, aksine

yargılama sonucunda verilen kararın adil olmadığı şikâyetini dile getirdiği

anlaşılmakta olup AYİM tarafından dosya kapsamındaki deliller çerçevesinde

yapılan değerlendirmede ve ulaşılan sonuçta bariz bir takdir hatası veya açık

keyfiliğe rastlanmadığından, bu noktada Anayasa Mahkemesinin, Yüksek Mahkemenin

takdirine müdahalesi söz konusu olamaz.

44. Açıklanan nedenlerle başvurucunun davanın reddine dair

kararın adil olmadığı iddiasının temyiz mercii şikâyeti niteliğinde olduğu ve

kararın açık bir keyfîlik de içermediği

anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Göz hapsi disiplin cezalarına ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararının adil olmadığına

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

31/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Mehmet Sadık YAMLI Başvurucu : Sedat DEMİR Vekili : Av. Güray GÜNEŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/9646, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/9646
Tarih
31 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Feyziye Kılıç ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6645)
  • Metin Yamalak Başvurusu (B. No: 2013/7132)
  • Kamuran Reşit Bekir Başvurusu (B. No: 2013/8425)
  • Melek Yolcu Başvurusu (B. No: 2013/977)
  • Bilal Turan ve Diğerleribaşvurusu (B. No: 2013/7418)
  • Ahmet Kütük Başvurusu (B. No: 2015/19099)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.