İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ercan Şengül ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/15268)

1. Başvuru, hak sahibi olunduğu iddia edilen dairelerin

Başvuru No2014/15268Tarih26 Ekim 2017Okuma12 dk · 2.360 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ercan Şengül Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
26 Ekim 2017
Başvuru Numarası
2014/15268
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.360 kelime·12 dk okuma·25 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, hak sahibi olunduğu iddia edilen dairelerin

bulunduğu apartmanın yapı ruhsat ve projesine aykırı inşa edilmiş olması

sebebiyle kendiliğinden yıkılması nedeniyle mülkiyet hakkının; buna ilişkin

olarak açılan tam yargı davasının uzun sürmesi nedeniyle makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. İncelenen başvuru ile aynı olaydan kaynaklanan ve aynı

şikâyetleri içeren 2014/15254 sayılı başvuruda, başvuru belgelerinin bir örneği

bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü

bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını ibraz

etmiştir.

8. Başvurucunun 10/1/2016 tarihinde vefatı üzerine mirasçılar

başvuruya devam etmek istediklerini bildirmişlerdir.

9. Aynı apartmandaki diğer kişiler tarafından yapılan 2014/15254

sayılı başvuruda Bakanlıktan görüş istenmiş olması ve bu başvurunun da konu

itibarıyla aynı olması gözönünde bulundurularak bu

başvuru yönünden ayrıca Bakanlıktan görüş istenmesine gerek görülmeyerek

başvurunun incelenmesine geçilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

10. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

11. Başvurucuların murisi, tapu kayıtlarına göre Diyarbakır ili

Merkez ilçesi Kayapınar Mahallesi'nde kâin 5914 ve

5915 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmaz üzerinde bulunan Alkan 1 Apartmanında

tapu dışı (harici) satış yoluyla satın aldığını iddia ettikleri dairede ikamet

etmiştir. Yapı ruhsat ve projesine aykırı inşa edildiği ve tehlike arz ettiği

fark edilen apartman, güvenlik gerekçesiyle 7/11/2006 tarihinde Kayapınar Belediye Başkanlığı (Belediye) tarafından

boşaltılmıştır.

12. Belediyenin 8/11/2006 tarihli yazısına istinaden teknik

elemanlardan oluşturulan heyet tarafından Alkan 1 Apartmanı üzerinde yapılan

incelemeler neticesinde hazırlanan 8/11/2006 tarihli teknik raporda; apartmanın

kolonlarında meydana gelen hasarlar sebebiyle apartman sakinleri tarafından

yaptırılan, hiçbir mühendislik hesabına dayanmayan mantolama, sıva ve

güçlendirme çalışmalarının hasarın devam etmesini önleyemediği ve önlemesinin

beklenemeyeceği, bodrum+zemin+4 kat (B+Z+4 kat) olarak projelendirilen

apartmanın uygulamada bodrum+zemin+8 kat (B+Z+8 kat) olarak inşa edildiği,

kolonlarda basınç ezilmesi meydana geldiği, taşıyıcı sistemi oluşturan beton ve

donatı malzemelerinin korozyona uğradığı vb. hususlar tespit edilerek

apartmanın mevcut hâliyle tehlike arz ettiği, ayrıntılı inceleme yapılmadan

apartmanın kullanıma açılmaması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca Belediyenin

8/11/2006 tarihli yazısına istinaden Dicle Üniversitesi Rektörlüğünden alınan

11/12/2006 tarihli inceleme raporu ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye

Başkanlığından (Büyükşehir Belediyesi) alınan 9/11/2006 tarihli teknik raporda

da benzer hususlara temas edilerek yapının tehlike arz ettiği vurgulanmıştır.

13. Belediye 21/11/2006 tarihinde ilgili kurumlara yazı

göndererek apartmanın boşaltılmış olduğunu belirtmiş ve su, elektrik, telefon

şebeke hatlarının bağlantılarının kesilmesini talep etmiştir.

14. Tapu kayıtlarına göre apartmanın üzerinde bulunduğu arsanın

maliki olduğu anlaşılan M.A.ya gönderilen 12/1/2007

tarihli yazı ile alınan teknik raporlara istinaden apartmanın tehlike arz

ettiği, boşaltıldığı ve yıktırılması gerektiği belirtilerek arazi malikince

yıkım işleminin gerçekleştirilmesi gerektiği hususu Belediye tarafından

bildirilmiş; M.A. 6/2/2007 tarihli cevap dilekçesi ile mülkiyeti kendisine ait

olan taşınmaz üzerinde bulunan apartman ile ilgisinin bulunmadığını, apartmanın

kendisi tarafından yapılmadığını ve bu hususta kimseyle sözleşmesinin

bulunmadığını, apartmanın haksız inşaat hükümlerine tabi olduğunu, yıkımı

gerçekleştirecek ekonomik durumunun bulunmadığını belirterek gereğinin

yapılmasını istemiştir.

15. Alkan 1 Apartmanının sakinleri, apartmanın hâlihazır

durumunun iskâna elverişli olup olmadığının ve uğradıkları maddi zararların

ayrı ayrı tespit edilmesi için 1/2/2007 tarihinde Diyarbakır 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde delil tespiti talebinde bulunmuşlardır.

16. Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/18 Değişik İş

sayılı dosyası kapsamında 2/2/2007 tarihinde yapılan keşif sonrasında

düzenlenen 12/4/2007 tarihli bilirkişi raporunda, 8/11/2006 tarihli teknik

rapordakine benzer hususlar tespit edilmiş ve apartmanın tümünün boşaltıldığı,

apartmana ait yapı kullanım belgesinin bulunmadığı belirtilerek her bir

dairenin tespit tarihi itibarıyla değeri belirlenmiştir.

17. Alkan 1 Apartmanı 4/2/2007 tarihinde kendiliğinden

çökmüştür.

18. Alkan 1 Apartmanının çökmesine ilişkin olarak Diyarbakır

Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2007/2553 Soruşturma sayılı dosya

kapsamında düzenlenen 8/3/2007 tarihli bilirkişi raporunda, yapı ruhsatına göre

B+Z+4 katlı üç blok olarak yapılması gerekirken apartmanın B+Z+8 katlı tek blok

olarak projesine, ruhsatına ve tekniğe aykırı şekilde yapıldığı, apartmanın

bodrum ve zemin katlarında bulunan düşey taşıyıcı sistem elemanlarının çoğunda

boyuna donatıların burkulması, bu kolonların taşıma gücünü yitirerek plastik

mafsala dönüşmesi ile apartmanın taşıyıcı elemanlarının taşıma gücü sınırını geçerek

yıkıldığı belirtilmiştir.

19. Apartman sakinleri, vekilleri aracılığıyla 26/4/2007

tarihinde Büyükşehir Belediyesine ve 26/4/2007 ile 17/5/2007 tarihlerinde

Belediyeye başvurarak Alkan 1 Apartmanının çökmesi nedeniyle maddi ve manevi

zarara uğradıklarını belirterek zararlarının karşılanmasını istemişlerdir.

Büyükşehir Belediyesinin 15/5/2007 tarihli ve Belediyenin 24/5/2007 tarihli

cevap yazılarında olay sebebiyle idarelerin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı

belirtilmiştir.

20. Başvurucuların murisi, Büyükşehir Belediyesince apartmanın

gerekli kontrol ve denetimlerinin yapılmadığını, Belediyenin de yapı ruhsatına

aykırı olduğu anlaşılan apartmanı yapı ruhsatına uygun hâle getirmek için

hiçbir çalışma yapmadığını belirterek maddi ve manevi zararının karşılanması

istemiyle 6/7/2007 tarihinde Büyükşehir Belediyesi ve Belediye aleyhine

Diyarbakır 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) tam yargı davası açmıştır.

21. Mahkemece 22/5/2008 tarihli kararla davanın reddine karar

verilmiştir. Kararın gerekçesinde, çöken Alkan 1 Apartmanının 16 numaralı

dairesinin davacıya ait olduğuna ilişkin hukuken kabul edilebilir belgelerin

sunulamadığı ve mülkiyetin kanıtlanamadığı belirtilmiştir. Tazminat davalarında

kişilerin zararlarının tazmin edilebilmesi için her şeyden önce zarara uğrayan

mal varlığı ile davacı konumundaki şahıs arasında hukuki bir bağ bulunması

gerektiği ifade edilen gerekçede, somut olayda çöken daire ile davacı şahıs

arasında bu türden bir bağın ortaya konulamadığı kanaatine varıldığı

açıklanmıştır. Kararda, bu sebeple başvurucuların murisi adına tazminata

hükmedilme olanağının bulunmadığı vurgulanmıştır. Mahkeme ayrıca bilirkişi

raporlarına dayanarak, binanın yıkılmasının teknik standartlara uygun

olmamasından ve yetersiz malzeme kullanılmasından kaynaklandığının altını

çizmiş ve bunun sorumluluğunun da idareye değil, müteahhide ait olduğunu

belirtmiştir. Mahkeme son olarak belediyelerin denetim eksikliklerinin

bulunduğunu kabul etmekle birlikte tazmini istenen zararın bu denetim

eksikliğinden kaynaklanmadığına hükmetmiştir.

22. Temyiz üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin (Daire)

19/10/2010 tarihli ilamı ile Mahkeme kararı bozulmuştur. Bozma ilamının

gerekçesinde, uyuşmazlık konusu yapı için 1993 yılında zemin+4 normal kat için

dönemin yetkili idaresi olan Diyarbakır Belediye Başkanlığı tarafından inşaat

ruhsatı verildiği ancak on yılı geçkin bir süre boyunca herhangi bir kontrol

veya denetim yapılmadığı hatırlatılmıştır. Daire, davalı idarelerin uzunca bir

süre denetim yükümlülüklerini yerine getirmediği ve böylece hizmetin geç

işlemesi nedeniyle zararın doğmasına yol açtıkları sonucuna ulaşmıştır. Kararda

ayrıca yapıyı yapanın ruhsata, fenne ve inşaat tekniklerine aykırı davranması,

fenni mesulün gerekli gözetimi yaparak durumu yetkili idareye bildirmemesi ve

davacının da bu tür bir yapıyı satın alması nedenleriyle zararın doğmasında

etken oldukları kanaati açıklanmıştır. Daire sonuç olarak birden fazla tarafın

ihmal ve kusurlarıyla zararın doğmasına sebep olduğu gözetilerek tarafların

kusur oranları belirlenmek suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden karar

verilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

23. Bozma ilamı üzerine dosyanın gönderildiği Mahkeme24/5/2011

tarihli kararıyla ve aynı gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.

24. Başvurucuların murisi tarafından ısrar kararının temyiz

edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) 12/11/2012

tarihinde verdiği kararla ısrar kararını onamıştır. Karar düzeltme istemi de İDDK'nın 9/6/2014 tarihinde verdiği karar ile

reddedilmiştir.

25. Nihai karar, başvurucuların murisine 13/8/2014 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

26. Başvurucuların murisi 12/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

27. Uyuşmazlıkta uygulanacak hukukla ilgili olarak bkz. Harun Yalçın ve diğerleri, B. No:

2014/15254, 17/11/2016, §§ 27-31.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 26/10/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkı

Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

29. Başvurucuların murisi, taşınmazı tapu dışı (harici) satış

yoluyla aldığını belirtmiştir. Söz konusu adreste elektrik, su ve telefon

aboneliklerinin ve seçmen kaydının bulunduğunu ifade eden muris, buna ilişkin

fatura ve kayıtları sunmasına rağmen resmî tapu belgesi bulunmaması nedeniyle

tazminat isteminin reddedilmiş olmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiği görüşünü

savunmuştur. Başvurucuların murisi, Belediye ve Büyükşehir Belediyesinin

kontrollerini ve gerekli denetimlerini yapmaması neticesinde yapının çökmesine

sebebiyet verildiğini ve mülkiyetin korunması hususunda devletin pozitif

yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürmüştür. Başvurucuların murisi

ayrıca İDDK'nın temyiz isteminin reddine ilişkin

kararının gerekçesiz olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

şikâyetinde bulunmuştur.

30. Bakanlık görüş yazısında, mülkiyet hakkı konusundaki ihlal

iddialarının incelenebilmesi için öncelikli olarak mülkiyete ilişkin korunmaya

değer bir menfaate sahip olunduğunun başvurucu tarafından ispatlanması ve meşru

beklenti durumunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek şikâyetin

incelenmesinde işaret edilen hususların da dikkate alınması gerektiği

bildirilmiştir.

2. Değerlendirme

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

32. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı

35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."

33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). İDDK'nın temyiz

isteminin reddine ilişkin kararının gerekçesiz olmasına yönelik şikâyetin,

özünde mülkiyetin varlığıyla ilgili olması nedeniyle mülkiyet hakkı kapsamında

incelenmesi uygun görülmüştür.

34. Anayasa Mahkemesi, aynı apartmanda daireleri bulunduğunu öne

süren diğer kişiler tarafından yapılan başvuruyu incelemiştir (Harun Yalçın ve diğerleri, B. No:

2014/15254, 17/11/2016). Bahsi geçen başvuruda, mevcut başvurudakiyle aynı

iddialar öne sürülmüştür (Harun Yalçın ve

diğerleri, § 33). Anayasa Mahkemesi bahsi geçen başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olduğu sonucuna ulaşmış ve mülkiyet hakkına yönelik şikâyetin

kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Harun

Yalçın ve diğerleri, §§48-64).

35. Anayasa Mahkemesi, başvurucuların Alkan 1 Apartmanının

çökmesi sebebiyle uğranılan zararların tazmini için idari yargıda tam yargı

davaları açabildiklerini ve bu kapsamda mülkiyet hakkına yönelik müdahaleye

karşı yetkili makamlar önünde itiraz etme olanağını kullanabildiklerini

vurgulamıştır (Harun Yalçın ve diğerleri,

§ 57). Anayasa Mahkemesi, başvurucuların uyuşmazlık konusu daireleri tapu dışı

(harici) olarak satın aldıkları kişilere karşı somut olayın özelliklerine göre

edimin ifası veya tazminat talebiyle derece mahkemeleri önünde dava açmalarının

ve sözleşme ilişkisi içinde bulundukları kişilerce zararlarının aynen ifa veya

tazminat yoluyla giderilmesinin mümkün olduğuna işaret etmiştir (Harun Yalçın ve diğerleri, § 62). Anayasa

Mahkemesi netice olarak ihlal iddialarıyla ilişkili olarak başvuruculara

yetkili makamlar önünde itiraz etme olanağının tanınmış olmasını ve

başvurucuların sözleşme ilişkisi içinde bulundukları kişilerden olası

zararlarının tazminine yönelik olarak başvurabilecekleri hukuki yolların

varlığını dikkate alarak mülkiyet hakkına yönelik bir ihlalin olmadığı sonucuna

ulaşmıştır. Aynı apartmandaki diğer bir daire üzerinde hak iddiasında bulunan

başvurucuların murisi tarafından yapılan ve aynı iddiaları içeren bu başvuruda

Anayasa Mahkemesinin anılan kararından farklı bir sonuca ulaşılmasını

gerektiren herhangi bir neden bulunmamaktadır.

36. Açıklanan nedenlerle başvurucunun mülkiyet hakkına yönelik

bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının,

diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul sürede

Yargılanma Hakkı Yönünden

37. Başvurucuların murisi, yargılamanın yedi yılı aşkın bir

sürede sonuçlanması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

38. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

39. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

40. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

41. Anılan ilkeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda 7 yıl 1 ay devam

eden yargılamanın süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

42. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

43. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya

da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya

ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

44. Başvurucuların murisi, hak ihlalinin tespiti ile apartmanın

yıkılması sebebiyle daire bedelinin tespit edilerek ödenmesi; tespit

edilememesi hâlinde ise 150.000 TL maddi tazminat, uzun süren yargılama

sebebiyle 10.000 TL maddi tazminat, apartmanın yıkılması ve uzun yargılama

sebebiyle 400.000 TL manevi tazminat ödenmesi taleplerinde bulunmuştur.

45. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

46. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuların (mirasçıların) her birine ayrı ayrı net 720 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

47. Mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verildiğinden

bu iddiaya ilişkin tazminat talebinin reddi gerekir.

48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara (mirasçılara) müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A.1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddiaların KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuların her birine ayrı ayrı net 720 TL manevi

tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

26/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Ayhan KILIÇ

Başvurucular

:

1. Erdoğan

ŞENGÜL

2. Mülkiye

GÜLEN

3. Sezer

ŞENGÜL

4. Suat

ŞENGÜL

5. Sultan

SELİMOĞLU

6. Suret

ŞENGÜL

7. Suzan

MALKOÇ

8. Şeyhmus ŞENGÜL

9. Zülfakar ŞENGÜL

Vekili

:

Av. Barış

YAVUZ

10. Ercan

ŞENGÜL

(Henüz vasi tayin edilmemiş)

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/15268, 26 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Mülkiyet Hakkı
  9. B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). İDDK'nın temyiz
  10. B. Makul sürede
  11. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  12. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  13. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Yıldırım
  15. Özgüldür
  16. Akıncı
  17. Topal
  18. M. Emin KUZ
  19. Şengül
  20. Gülen
  21. Şengül
  22. Şengül
  23. Selimoğlu
  24. Şengül
  25. Malkoç
  26. Yavuz
  27. Şengül
  28. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/15268
Tarih
26 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Birgül Pişkin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2085)
  • Ahmet Uğur Balkaner Başvurusu (B. No: 2014/13535)
  • Eıza Kashkoeva Başvurusu (B. No: 2016/9483)
  • Bekir Kul Başvurusu (B. No: 2014/20193)
  • A. S. Başvurusu (B. No: 2016/5688)
  • Ö. E. B. Başvurusu (B. No: 2014/20005)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.