İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Erendiz Önal Başvurusu (B. No: 2014/1133)

(Başvuru

Başvuru No2014/1133Tarih30 Haziran 2014Okuma11 dk · 2.146 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Erendiz Önal Başvurusu

Başvuru No
2014/1133
Karar tarihi
30 Haziran 2014
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.146 kelime·11 dk okuma·20 bölüm

(Başvuru

Numarası: 2014/1133)

Karar

Tarihi: 30/6/2014

BİRİNCİ

BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, 27/2/2002 tarihinde

Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan tapu iptali ve tescil

davasının kabulüne karar verildiğini, yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüş, tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 28/1/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 31/3/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına,

dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

5. M.G., N.S. aleyhine 8/2/2002

tarihinde Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptali ve tescil

davasında, yanıltılarak ve korkutularak, gerçekte olmadığı halde satış

gösterilip, 29/11/2001 tarihli işlemle hukuka aykırı şekilde taşınmazının

elinden alındığını ileri sürmüş, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına

tapuya tescilini talep etmiştir.

6. Anılan taşınmazın 11/2/2002

tarihinde başvurucuya satıldığının anlaşılması üzerine, 27/2/2002 tarihinde

başvurucu davalı olarak davaya dâhil edilmiştir.

7. Mahkemece, 25/12/2002 tarih ve

E.2002/115, K.2002/1068 sayılı kararla; taşınmazın hile ile davacıdan

alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, taşınmazın satış bedelinin de

düşük olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

8. Temyiz üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 6/5/2003 tarih ve E.2003/3630, K.2003/5444 sayılı ilamıyla;

hile ve ikrah yoluyla taşınmazın alındığı iddialarının her türlü delille

ispatlanmasının mümkün olduğu, dolayısıyla tanıklar dinlenmeden, Cumhuriyet

Başsavcılığına yapılan başvuru dosyası ve Asliye Ceza Mahkemesindeki dava

dosyası değerlendirilmeden eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş

ve hüküm bozulmuştur.

9. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama

sonunda, 15/7/2011 tarih ve E.2003/885, K.2011/255

sayılı kararla; davalı N.S.' nin, taşınmazın bedelini

davacıya ödeyerek taşınmazı satın aldığı, başvurucunun da tapu kaydına

güvenerek ve bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldığı, Ankara 8. Asliye Ceza

Mahkemesinde dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle

düşmesine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

10. Temyiz üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 7/3/2012 tarih ve E.2011/13162, K.2012/2421 sayılı ilamıyla;

ceza davasında dinlenen tarafların ve tanıkların beyanlarına göre davacının

hileye düşürülerek taşınmazın devralındığı, ikinci alıcı konumundaki

başvurucunun, taşınmazın davacıdan devralınması işlemlerine aracılık eden E.A.’nın avukatı olduğu, başvurucunun 11/2/2002 tarihinde

taşınmazı edindiği halde taşınmazda oturmayı sürdüren davacıya ne bir ihtarname

keşide ettirdiği, ne de taşınmazı tahliye etmesi konusunda dava açtığı, bu

durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dâhili davalının durumu bilen ve

bilmesi gereken kişi konumunda olduğu ve Türk Medeni Kanunu’nun 1023.

maddesinden yararlanamayacağı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

11. Karar düzeltme istemi üzerine, aynı Dairenin 20/9/2012 tarih ve E.2012/8814, K.2012/9730 sayılı

kararıyla, davanın 3.000,00 TL dava değeri üzerinden açıldığı, karar düzeltme

sınırı olan 10.300,00 TL'den az olduğu, dolayısıyla karar düzeltme yoluna

gidilemeyeceği gerekçesiyle; karar düzeltme dilekçelerinin reddine karar

verilmiştir.

12. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama

sonunda; 20/12/2012 tarih ve E.2012/576, K.2012/597

sayılı kararla; Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne,

taşınmazın başvurucu adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya

tesciline karar verilmiştir.

13. Temyiz üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16/4/2013 tarih ve E.2013/5100, K.2013/5615 sayılı ilamıyla

hüküm onanmıştır.

14. Başvurucunun 10/6/2013 tarihli

karar düzeltme istemi üzerine, aynı Dairenin 19/11/2013 tarih ve E.2013/12953,

K.2013/16217 sayılı ilamıyla; davanın 3.000,00 TL dava değeri üzerinden

açıldığı, karar düzeltme sınırı olan 11.100,00 TL'den az olduğu, dolayısıyla

karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle; karar düzeltme

dilekçelerinin reddine karar verilmiştir.

15. Karar, 30/12/2013 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu, 28/1/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

17. 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk

Medeni Kanunu'nun 716. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe

dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel

hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen

geçirilmesini isteyebilir.”

18. 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga

Borçlar Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Diğer tarafın hilesiyle akit icrasına mecbur olan tarafın

hatası esaslı olmasa bile, o akit ile ilzam olunmaz.”

19. 818 sayılı mülga Kanun'un

29. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Eğer iki

taraftan biri diğer tarafın yahut üçüncü bir şahsın ikrahiyle

bir akit yapmış olursa, kendi hakkında lüzum ifade etmez.”

20. 818 sayılı mülga Kanun'un

30. maddesinin birinci fıkrası şöyledir

“İkrah

olunan taraf, hal ve mevkiine nazaran kendisinin yahut yakın akrabasından

birinin hayat veya şahıs veya namus yahut malları ağır ve derhal vuku bulacak

bir tehlikeye maruz olduğuna kanaat getirdiği takdirde ikrah, muteber

addolunur.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

21. Mahkemenin 30/6/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

28/1/2014 tarih ve 2014/1133 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

22. Başvurucu, tapu kaydına iyi

niyetle güvenerek ve bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldığını, iyi niyetli

üçüncü kişi konumunda olduğu için bu kazanımının korunması gerektiği, E.A.' nın avukatı olmasının iyi niyetli olmadığını

göstermeyeceğini, ayrıca E.A.' nın ceza davasında

yargılanmadığını, E.A.' nın suça iştirak ettiği kabul

edilse dahi bu kişinin avukatı olmasının durumdan haberdar olduğunu göstermeyeceğini,

taşınmazın diğer davalı tarafından nasıl satın alındığını bilmesinin mümkün

olmadığını, Mahkemece keşif yapılmadığını sadece tanıkların dinlendiğini, 11/2/2002 tarihinde taşınmazı satın aldığını, 12/2/2002

tarihinde taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, davacı aleyhine Ankara

21. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2011/341 sayılı dava dosyasında ecrimisil ve müdahalenin meni davası açtığını, dolayısıyla

taşınmazı aldıktan sonra ihtarname çekmediği veya dava açmadığı hususlarının

doğru olmadığını, Mahkemece verilen karara karşı karar düzeltme yoluna

başvurduğunu ancak dava değeri itibarıyla karar düzeltme yolu kapalı olduğu

gerekçesiyle bu taleplerinin incelenmeden reddedildiğini, temyiz dilekçesinde,

karar düzeltme yolunun kapatılmaması için harcın tamamlattırılması talebinin

Yargıtay tarafından dikkate alınmadığını, harcın tamamlattırılmaması nedeniyle

karar düzeltme yoluna başvuru hakkı ortadan kaldırıldığı için hak arama

özgürlüğünün ihlal edildiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek,

mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat

talep etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Başvuru dilekçesi ve ekleri

incelendiğinde, başvurucunun, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine

açılan davanın kabulüne karar verilmesinin ve yargılamanın makul sürede

sonuçlanmamasının mülkiyet ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini ileri

sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına

ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki nitelendirmeyi bizzat yapar.

Anılan ihlal iddiaları, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ile Mahkemece verilen kararın adil olup olmamasına ilişkin

olduğundan, bu iddiaların tamamı adil yargılanma hakkının ihlali iddiası

kapsamında değerlendirilmiştir. Öte yandan başvurucunun, karar düzeltme yoluna

başvuru hakkı ortadan kaldırıldığı için hak arama özgürlüğünün ihlali iddiası

ayrıca değerlendirilmiştir.

a. Yargılamanın

Sonucunun Adil Olmadığı İddiası Yönünden

24. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında

Kanun’un “Bireysel başvuru usulü”

kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvurunun,

başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.”

25. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

“Başvuru süresi ve mazeret”

başlıklı 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel

başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu

öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması

gerekir.”

26. Bireysel başvurunun ön şartlarından

birisi de başvuru süresidir. Süre, başvurunun her aşamasında dikkate alınması

gereken bir usul hükmüdür.

27. Bireysel başvuruların, 6216 sayılı

Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün

64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, başvuru yollarının tüketildiği

tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine doğrudan veya diğer mahkemeler yahut yurt

dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılması gerekmektedir (B. No: 2012/1075, 12/2/2013, §§ 18-19).

28. Başvuru konusu olayda,

başvurucu aleyhine Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve

tescil davasında 15/7/2011 tarihli kararla davanın

reddine karar verilmiştir.

29. Temyiz incelemesi sonucu

Yargıtay 1. Hukuk Dairesince hükmün bozulması üzerine başvurucu karar düzeltme

yoluna başvurmuş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, dava değeri itibarıyla karar

düzeltme yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle 20/9/2012

tarihinde karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

30. Mahkemece bozma kararına

uyularak, 20/12/2012 tarihinde davanın kabulüne karar

verilmiş, anılan kararın başvurucu tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk

Dairesince 16/4/2013 tarihinde hüküm onanmıştır. Başvurucunun 10/6/2013 tarihli karar düzeltme istemi üzerine, Yargıtay 1.

Hukuk Dairesince 19/11/2013 tarihinde, dava değeri itibarıyla karar düzeltme

yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar

verilmiştir.

31. Karar düzeltme yolu kapalı

olan hüküm, temyiz onama karar tarihi itibarıyla kesinleşir. Somut olayda başvurucu,

Yargıtay 1. Hukuk Dairesince verilen onama kararının tebliğinden sonra, karar

düzeltme isteminde bulunmuşsa da anılan hükme yönelik olarak karar düzeltme

yolu kapalı olduğu için temyiz onama tarihi olan 16/4/2013

tarihi itibarıyla hüküm kesinleşmiştir. Zira dava değeri itibarıyla karar

düzeltme yolu kapalı olan hükme karşı karar düzeltme isteminde bulunulması,

hükmün kesinleştiği tarihi değiştirmez. Yargıtay tarafından da dava değeri

itibarıyla karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle dilekçenin

reddine karar verilmiştir. Başvurucunun davanın esasına ilişkin iddiaları ise

Yargıtay 1. Hukuk Dairesince temyizen incelenmiş ve 16/4/2013 tarihinde hüküm onanarak bu tarihte başvuru

yolları tüketilmiştir. Dolayısıyla karar düzeltme yolu kapalı olan hükme

yönelik olarak, onama kararının başvurucu tarafından öğrenildiği 10/6/2013 tarihinden itibaren otuz günlük sürede bireysel

başvuruda bulunulması gerekir.

32. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

64. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre, bireysel başvurunun,

başvuru yollarının tüketildiği ve başvuru yolu

öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Karar

düzeltme yolu açık olmayan hükme yönelik olarak karar düzeltme isteminde

bulunulması, başvurucuya bireysel başvuruda bulunmak için yeniden süre vermez.

33. Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar,

Yargıtay 1. Hukuk Dairesince 16/4/2013 tarihinde

onanmış ve bu tarihte kesinleşmiştir. Başvurucu, onama kararının öğrenildiği 10/6/2013 tarihinden itibaren otuz günlük başvuru süresi

içinde bireysel başvuruda bulunması gerekirken, bu sürenin geçmesinden sonra

28/1/2014 tarihinde başvuruda bulunmuştur.

Dolayısıyla başvuruda süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

34. Açıklanan nedenlerle, ihlale

neden olduğu iddia edilen karara ilişkin olarak otuz gün geçtikten sonra

yapılan başvurunun, diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “süre aşımı” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Karar Düzeltme Yoluna Başvuru

Hakkının İhlali İddiası Yönünden

35. Başvurucu, Mahkemece verilen

karara karşı karar düzeltme yoluna başvurduğunu ancak dava değeri itibarıyla

karar düzeltme yolu kapalı olduğu gerekçesiyle bu taleplerinin incelenmeden

reddedildiğini, temyiz dilekçesinde, karar düzeltme yolunun kapatılmaması için

harcın tamamlattırılması talebinin Yargıtay tarafından dikkate alınmadığını,

harcın tamamlattırılmaması nedeniyle karar düzeltme yoluna başvuru hakkı

ortadan kaldırıldığı için hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

36. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı

mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma

hakkına sahiptir.”

37. Anayasa’nın 141. maddesinin

son fıkrası şöyledir:

“Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması,

yargının görevidir.”

38. Anayasa’nın 142. maddesi

şöyledir:

“Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama

usulleri kanunla düzenlenir.”

39. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla

Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

40. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

41. Anılan Anayasa ve Kanun

hükümlerine göre, Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının

incelenebilmesi için, kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın

Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi (AİHS) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da

girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle, Anayasa ve AİHS’ nin

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

42. Hak arama özgürlüğü

Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenmiş ve anılan maddede hak arama hürriyeti

için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş ise de Anayasa’nın,

mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin

kanunla düzenleneceğini öngören 142. ve davaların mümkün olan süratle

sonuçlandırılmasını ifade eden 141. maddelerinin, hak arama hürriyetinin

kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi gerektiği açıktır (B. No: 2013/816, 6/2/2014, § 46).

43. Anayasa’da, “mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin,

işleyişinin ve yargılama usullerinin” kanunla düzenlenmesi

öngörülmüştür. Buna göre, usul kanunlarının Anayasa’ya uygun olmak koşuluyla

düzenlenmesi kanun koyucunun takdirine bırakılmıştır. Anayasa’da tüm mahkeme

kararlarına karşı karar düzeltme yoluna başvurulabilmesi hakkını içeren bir

kurala yer verilmemiştir (B. No: 2012/799, 26/3/2013,

§ 19).

44. Temyiz incelemesi sonucu

verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna başvuru hakkı, Anayasa’da güvence

altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden olmadığı gibi, AİHS ve buna ek

Türkiye’nin taraf olduğu protokollerden herhangi birinin kapsamına da

girmemektedir.

45. Başvuru konusu olayda

başvurucunun, 15/7/2011 tarihli Mahkeme kararının

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından bozulması üzerine karar düzeltme talebinde

bulunduğu ve 20/9/2012 tarihinde, dava değeri itibarıyla karar düzeltme yolu

kapalı olduğu gerekçesiyle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verildiği

belirlenmiştir.

46. Başvurucunun, 20/12/2012 tarihli Mahkeme kararının temyizi üzerine

Yargıtay 1. Hukuk Dairesince 16/4/2013 tarihinde hüküm onanmıştır.

Başvurucunun, anılan karara yönelik karar düzeltme isteminin incelenmesi

neticesinde, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından, dava değeri itibarıyla karar

düzeltme yolu kapalı olduğu gerekçesiyle karar düzeltme dilekçesinin reddine

karar verilmiştir.

47. Açıklanan

nedenlerle, başvuru

konusu ihlal iddiasının Anayasa ve AİHS’nin

ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığından başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “konu bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun,

1.

Adil yargılanma hakkının ihlali iddiası yönünden “süre aşımı”,

2.

Karar düzeltme yoluna başvuru hakkının olmaması yönünden “konu bakımından yetkisizlik”,

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

30/6/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh KALELİ

Üyeler

:

Zehra

Ayla PERKTAŞ

Burhan

ÜSTÜN

Erdal

TERCAN

Zühtü

ARSLAN

Raportör

:

Murat

AZAKLI

Başvurucu

:

Erendiz

ÖNAL

Vekili : Av. Zehra Hamide GÜRBÜZ ÖNAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/1133, 30 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Birinci
  4. Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun
  7. Konusu
  8. II. Başvuru
  9. Süreci
  10. III. Olay Ve
  11. Olgular
  12. A. Olaylar
  13. B. İlgili Hukuk
  14. IV. İnceleme Ve
  15. Gerekçe
  16. A. Başvurucunun
  17. B. Değerlendirme
  18. Üstün
  19. Tercan
  20. Arslan
  21. Azaklı
  22. Önal
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/1133
Tarih
30 Haziran 2014

İlgili Kararlar

  • Ahmet Gökhan Rahtuvan Başvurusu (B. No: 2014/4991)
  • Nazif Çalıkoğlu Başvurusu (B. No: 2013/5468)
  • Ercan Bekar Başvurusu (B. No: 2013/7503)
  • Orhan Kartal Başvurusu (B. No: 2013/1743)
  • Şehmus Daş Başvurusu (B. No: 2013/7275)
  • Şenol Bülbül Başvurusu (B. No: 2013/5390)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.