İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ergün Ata Başvurusu (B. No: 2016/13137)

1. Başvuru, işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın aynı maddi

Başvuru No2016/13137Tarih28 Ocak 2020Okuma10 dk · 1.934 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ergün Ata Başvurusu

Karar tarihi
28 Ocak 2020
Başvuru Numarası
2016/13137
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.934 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın aynı maddi

olaya dayanılarak açılan başka davalarda verilen kararların aksi bir sonuca

ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/7/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin (2)

numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu

değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Elektrik Üretim A.Ş.nin (EÜAŞ/işveren) Seyitömer

Termik Santrali'nde işçi olarak çalışmaktayken dayanışma aidatı ödeyerek toplu

iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanmak istemiş; ancak işveren, aralarında iş

akdi bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

9. Başvurucu, bu defa hizmet kolunda faaliyette bulunan Türkiye

Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikasına (Sendika) üye olma talebinde bulunmuş;

Sendikanın üyelik talebini kabul edip üyelik başvuru formunu göndermesi üzerine

EÜAŞ, başvurucunun kendi personeli olmadığını belirterek belgeleri iade

etmiştir.

10. Başvurucu; kendisi ile birlikte EÜAŞ'a ait işyerinde çalışan

Sendikaya üye işçilerin asıl işverenin işçisi olduğu hâlde muvazaalı olarak alt

işveren işçisi gibi gösterildiğini, işverenin daha az maliyetle işçi

çalıştırmak için bu yola başvurduğunu, bu açıdan bireysel ve kolektif

haklarının kısıtlandığını, hâlen yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi

hükümlerinden Sendika üyeliği nedeniyle yararlanması gerektiğini ileri sürerek

sözleşmeden kaynaklanan işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava açmıştır.

11. Kütahya İş Mahkemesi 6/6/2014 tarihli kararında, Yargıtay

denetiminden geçerek kesinleşen aynı mahiyetteki çok sayıda davayı da emsal

göstermek suretiyle, başvurucunun farklı hazırlanan tek tip sözleşmeler ile

-ihaleyi alan firmalar değişse dahi- EÜAŞ bünyesinde çalışmalarını kesintisiz

devam ettirdiğini, bu firmalar ile alt işverenlik sözleşmelerinin 22/5/2003

tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesine aykırı ve muvazaalı olduğunu,

alt işverenlerin yaptıkları asıl işin işçi temini olduğunu belirterek davayı

kabul etmiştir.

12. Mahkemenin benzer nitelikteki çok sayıda kararı ile birlikte

anılan hüküm temyiz edilmiş; Yargıtay 22. Hukuk Dairesi (Daire) 12/11/2014

tarihinde 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun

Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesini ilk defa somut olay

çerçevesinde değerlendirdiğini belirterek elektrik üretimi yapan davalı

Şirketin bu madde kapsamında tanınan imtiyazlara sahip olması gerektiğini, bu

nedenle asıl işin tamamını veya bir kısmını alt işverene devredebileceğini, bu

açıdan muvazaalı alt işverenlik ilişkisinden bahsedilemeyeceğini belirterek

benzer nitelikteki birçok karar ile birlikte hükmü bozmuştur.

13. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları üzerine

aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı işçiler tarafından açılan davalar

Kütahya 2. İş Mahkemesine, bazı davalar da Kütahya 1. İş Mahkemesine tevzi

edilmiştir.

14. Kütahya 1. İş Mahkemesi yeniden yaptığı yargılamada iki yüz

elliden fazla dosya ile ilgili direnme kararı vermiştir. Bu kararların temyizi

üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna (HGK) gönderilmiş; HGK 30/9/2015

tarihli kararında, davalı kamu tüzel kişiliği ile yapılan hizmet alım

sözleşmelerinin içeriği, alt işverenlerin değişmesine rağmen çalışan işçilerin

değişmemesi, alınacak işçilerin unvanlarının şartnamede ayrı ayrı belirtilmesi,

alt işverenin ücret bordrolarını tutan bir işçi dışında diğer işçileri sevk ve

idare eden işçisinin bulunmaması, puantaj kayıtlarının EÜAŞ tarafından

belirlenen kişilerce tutulması, işe alan ve işten çıkaranın EÜAŞ olması, davacı

ve alt işveren şirket işçilerinin asıl işveren olan EÜAŞ'ın işçileri ile aynı

şekilde ve üretimin her bölümünde çalışması, emir ve talimatların EÜAŞ

tarafından verilmesi, çalışma şartlarının ve yıllık izinlerin EÜAŞ tarafından

belirlenmesi, alt işveren işçilerinin yapılan iş ve hizmette EÜAŞ tarafından

temin edilen ve yine davalıya ait araçları kullanması gibi nedenleri gözönünde

tutarak EÜAŞ ile alt işveren arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu

ve başvurucunun asıl işverenin işçisi olduğunu belirterek ilk derece

mahkemesinin direnme kararını yerinde bulmuş, Daire tarafından incelenmeyen

diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyaları Daireye göndermiştir.

15. Daire 24/2/2016 tarihli kararında, HGK tarafından davalı

işverenin imzaladığı alt işverenlik sözleşmesinin muvazaa sebebiyle geçersiz ve

davacıların baştan itibaren asıl işverenin işçisi olduğu hususunun kabul

edildiğini, uygulama birliği ile hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik

ilkelerini gözönüne aldığını belirterek kararları onamıştır.

16. Aralarında başvurucunun davasının da bulunduğu davalara

bakan Kütahya 2. İş Mahkemesi ise birçok dosyada Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin

12/11/2014 tarihli bozma ilamına uyarak 1/6/2015 tarihinde davaların reddine

karar vermiştir.

17. Temyiz üzerine Daire 16/3/2016 tarihli kararında; bozma

ilamına uyularak karar verilen diğer dosyalarla benzer şekilde değerlendirme

yaparak HGK'nın 30/9/2015 tarihli kararıyla olayda muvazaanın varlığının kabul

edildiğini, bozma kararındaki görüşünü korumasına rağmen hukuki istikrar adına

HGK'dan geçen kararları onadığını ancak ilk derece mahkemesince bozmaya

uyulması nedeniyle HGK'nın önüne çıkmayan somut olayda davalı lehine usule

ilişkin müktesep hak oluştuğunu belirterek hükmün onanmasına karar vermiştir.

18. Bu arada aralarında başvurucunun vekillerinin de bulunduğu

avukatlar tarafından 15/5/2015 tarihli dilekçeyle Yargıtay 7. Hukuk Dairesi,

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararları arasında

asıl işveren ile alt işveren arasındaki iş ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı

hususunda içtihat aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek içtihadın

birleştirilmesi talep edilmiştir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu 3/3/2016

tarihli ve 74 sayılı kararı ile muvazaa iddiasının her somut olayın özelliğine

göre çözümlenmesi gerektiğini belirtmiş, içtihadı birleştirme yoluna

gidilmesine gerek olmadığına karar vermiştir.

19. Onama kararı 20/6/2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve 12/7/2016

tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. İlgili hukuk için bkz. Hakan

Altıncan (GK), B. No: 2016/13021, 17/5/2018, §§ 20-36.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 28/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; yargısal süreçte kendisi ile aynı durumda olan

işçilerle ilgili davaların bir kısmı işçi lehine sonuçlandığı hâlde kendisinin

de dâhil olduğu aynı nitelikteki bazı davalarda ret kararları verildiğini,

Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin önceki içtihadından ayrılarak bozma kararı

vermesi üzerine dosyaların bir kısmının tevzi edildiği Kütahya 1. İş

Mahkemesinin eski kararında direndiğini, direnme kararı verilen dosyalarla

ilgili olarak HGK'nın Dairenin bozma kararlarını kaldırması üzerine davaların

işçiler lehine sonuçlandığını, aynı nitelikteki bazı dosyaların ise Kütahya 2.

İş Mahkemesine tevzi edildiğini, bu mahkemenin bozma kararına uyarak davaları

reddettiğini, neticede aynı işyerinde çalışan aynı durumdaki işçilerin bir

kısmı ile ilgili davalar kabul edilirken bir kısmında ret kararları verildiğini

belirterek Anayasa'nın 10., 35. ve 36. maddelerindeki haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüş ve yeniden yargılama kararı verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa’nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, Anayasa'nın 10. ve 35.

maddelerinde güvence altına alınan haklarının da ihlal edildiğini ileri

sürmüşse de iddialarının özünün adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri

olan hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin olduğu ve bu kapsamda bir

inceleme yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

26. Başvuru konusuna ilişkin ilkelerin daha önce ortaya

konulduğu Hakan Altıncan kararında

Anayasa Mahkemesi; Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin uyuşmazlığın çözümünde

kullanılan yöntemden ayrılarak yeni bir yaklaşım benimsediğini, esas itibarıyla

Yargıtay Dairesinin hukuk kurallarını yorumlama ve uygulama yetkisine sahip

olarak içtihat değişikliğine gitmiş olmasının tek başına adil yargılanma

hakkının ihlali sonucunu doğurmayacağını, ancak anılan değişikliğin aynı

uyuşmazlıkları çözüme bağlayan diğer Daire ve HGK tarafından benimsenmediğini,

en üst dereceli mahkeme sıfatıyla Yargıtayın kendi içinde tutarlı ve yeknesak

bir uygulamanın bulunmadığını ifade etmiştir. Ayrıca Yargıtay 22. Hukuk

Dairesinin daha sonra da bu yeni yaklaşımıyla çelişkili sonuçlar doğuran

kararlar verdiği, bu çelişki nedeniyle benzer durumda bulunan kişilerin bir

kısmının talepleri doğrultusunda karar elde ederken bir kısmının davalarının

aksi yönde sonuçlandığı, bu açıdan aynı somut olaydan kaynaklanan

uyuşmazlıklara konu davaların birbirine zıt şekilde sonuçlanmasının ve

başvurucunun davasının da bu şekilde reddedilmesinin hukuki belirsizliğe yol

açtığı, bu durumun başvurucu ve hukuk düzeni açısından öngörülemez nitelikte

olduğu belirtilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna

ulaşılmıştır (Hakan Altıncan, §§

54, 55).

27. Somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum

bulunmamaktadır.Buna göre birlikte aynı işyerinde çalışan ve aynı mahkemede

dava açan işçilerle ilgili olarak benzer gerekçelerle verilen kararların

Yargıtay 22. Hukuk Dairesince bozulması üzerine bir kısım dosyanın tevzi

edildiği Kütahya 1. İş Mahkemesinin direnme kararları vermesi ve HGK'nın

direnme kararlarını yerinde bularak neticede bu davalar hakkında kabul

kararları verirken aralarında başvurucunun davasının da bulunduğu bazı

davaların tevzi edildiği Kütahya 2. İş Mahkemesinin Yargıtay Dairesinin bozma

kararına uyarak davaların reddine karar vermesi ve bu kararların Yargıtay 22.

Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmesi nedeniyle benzer durumda bulunan kişiler

arasında yargısal sistemin işleyişinden kaynaklanan nedenlerle farklı sonuçlar

doğmuştur.

28. Başvurucunun davasının ne şekilde sonuçlanması gerektiğine

dair herhangi bir çıkarım yapmak Anayasa Mahkemesinin değerlendirme yetkisi

dışında kalmakla birlikte nihai yargılama makamını oluşturan Yargıtay Daireleri

ve HGK arasındaki yorum farklılıklarının benzer nitelikteki davaların karara

bağlanması sürecinde hukuki belirsizliğe yol açtığı, bu belirsizliğin

giderilmesine yönelik mekanizmanın da (bkz. § 18) Yargıtayca işletilmediği ve

bu durumun başvurucu için öngörülemez nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

31. Başvurucu; yeniden yargılama yapılmasına ve 100.000 TL

maddi, 100.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

32. Somut olaydan kaynaklanan uyuşmazlıklara konu davaların

birbirine zıt şekilde sonuçlanmasının ve başvurucunun davasının da bu şekilde

reddedilmesinin hukuki belirsizliğe yol açtığı anlaşıldığından, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

33. Adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle

ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal

sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Kütahya 2. İş Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

34. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.000

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.239,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere Kütahya 2. İş Mahkemesine (E.2015/842, K.2015/398) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 239,50 TL harç ve 3000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.239,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Yargıtay 22. Hukuk Dairesine

(E.2015/23578, K.2016/8120) GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

28/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Pınar ARMAĞAN YILDIRIM Başvurucu : Ergün ATA Vekili : Av. Mehmet Reha AKAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/13137, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun
  11. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete
  12. C. Kararın bir örneğinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkının
  13. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/13137
Tarih
28 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • İsmail Sarıtaş Başvurusu (B. No: 2017/21889)
  • K.ö. Başvurusu (B. No: 2017/34068)
  • Yaşar Hunaz Başvurusu (B. No: 2015/15098)
  • Güler Çetintaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/27889)
  • İbrahim Zenkin ve Recep Arda Başvurusu (B. No: 2016/2772)
  • Gaffar Bayram ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/3712)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.