İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

İsmail Sarıtaş Başvurusu (B. No: 2017/21889)

1. Başvuru, alacağın tahsili amacıyla başvurucu aleyhine

Başvuru No2017/21889Tarih28 Ocak 2020Okuma9 dk · 1.835 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm İsmail Sarıtaş Başvurusu

Karar tarihi
28 Ocak 2020
Başvuru Numarası
2017/21889
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.835 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, alacağın tahsili amacıyla başvurucu aleyhine

başlatılan icra takibinde taşınmazın satışından elde edilen bedelin yaklaşık

dokuz yıl süren sıra cetvelinin kesinleşmesi sürecinde nemalandırılmamış olması

nedeniyle mülkiyet hakkının; sıra cetveline ilişkin yargılamanın uzun sürmesi

nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Sıra Cetvelinin

Kesinleşmesi Süreci

8. İzmir'in Karşıyaka ilçesinin Bayraklı Mahallesi'nde bulunan

ve başvurucu adına kayıtlı olan 25020 ada 3 parsel sayılı taşınmaz haczedilerek

8/7/2008 tarihinde 72.350 TL'ye satılmıştır.

9. Anılan taşınmaz üzerinde başka hacizlerin de olması ve tahsil

edilen bedelin tüm alacaklıların alacaklarını karşılamaması nedeniyle 9/3/2009

tarihli sıra cetveli düzenlenmiştir.

10. Bu sıra cetveline karşı alacaklılardan A.Z., diğer alacaklı

Ege Vergi Dairesi Müdürlüğü aleyhine 23/6/2009 tarihinde İzmir 8. İcra Hukuk

Mahkemesinde (Mahkeme) sıra cetvelindeki sıraya itiraz davası açmıştır.

11. Bozma kararları sonrasında Mahkemece 4/6/2015 tarihinde

davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz edilen karar 6/12/2016 tarihinde

Yargıtay 23. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir.

12. Sıra cetveline itiraz davasının kesinleşmesinden sonra

3/2/2017 tarihli yeni sıra cetveli düzenlenmiş ve diğer alacaklılar yanında Ege

Vergi Dairesi Müdürlüğüne 20.040,64 TL'nin ödenmesine karar verilmiştir.

B. Ödeme Emrinin İptali

Davası Süreci

13. Başvurucu tarafından Ege Vergi Dairesi Müdürlüğüne karşı

7/6/2016 tarihinde İzmir 4. Vergi Mahkemesinde ödeme emrinin iptali davası

açılmış ve 5/12/2016 tarihinde ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

14. Başvurucu, başvuru formundaki beyanına göre, sıra cetveline

itiraz davasının tarafı olmaması nedeniyle Ege Vergi Dairesi Müdürlüğüne

yapılan 20.040,64 TL ödemeden 20/3/2017 tarihinde haberdar olmuştur.

15. Başvurucu 18/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili hukuk için bkz. Fatma

Yıldırım, B. No: B. No: 2014/6577, 16/2/2017, §§ 19-29.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 28/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar” kenar başlıklı 46.

maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bireysel başvuru, ancak ihlale yol

açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir

hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.

20. Buna göre bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön

koşullar; başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü

eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı başvurucunun güncel bir hakkının ihlal edilmesi, bu

ihlalden dolayı kişisel olarak ve doğrudan

etkilenmiş olması ve bunların sonucunda kendisinin mağdur olduğunu ileri sürmesidir (Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, § 42).

21. Somut olayda başvurucu sıra cetveline itiraz davasının uzun

sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir. Ancak uzun sürdüğü belirtilen yargılamanın tarafları başvurucunun

borçlu olduğu alacaklılardan A.Z. ile diğer bir alacaklı Ege Vergi Dairesi

Müdürlüğüdür. Başvurucu ise bu davanın tarafı değildir. Dolayısıyla makul

sürede yargılanma hakkı yönünden başvurucunun mağdur olduğu söylenemez.

22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, aleyhine başlatılan icra takibi sırasında taşınmazının

satışından elde edilen bedelin, yaklaşık dokuz yıl süren sıra cetvelinin

kesinleşmesi sürecinde nemalandırılmamış olması nedeniyle mülkiyet hakkının

ihlal edildiğini iddia etmiştir.

24. Başvurucu; 8/7/2008 tarihinde satılan taşınmaz bedelinin

3/2/2017 tarihli sıra cetveliyle alacaklılara ödendiğini, bu sıra cetvelinde

Ege Vergi Dairesi Müdürlüğüne 20.040,64 TL ödenmesine karar verildiğini, ancak

bu alacaklı aleyhine açtığı dava üzerine ödeme emirlerinin iptal edildiğini

belirterek Ege Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapılan ödemenin yersiz olduğunu,

paranın kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

25. Başvurucu taşınmazın ihaleyle satışının yapıldığı tarih ile

sıra cetveline göre yapıldığı tarih arasında geçen yaklaşık dokuz yıllık süre

zarfında ihale bedelinin nemalandırılmasını öngören bir yasal hükmün

bulunmamasının, paranın değer kaybına neden olduğunu, dolayısıyla mülkiyet

hakkının ihlaline yol açan ciddi bir eksiklik olduğunu belirtmiştir. Başvurucu,

somut olayda taşınmaz bedelinin nemalandırılmaması nedeniyle oluşan zararın

engellenmesinin faiz kurumuyla sağlanabileceğine işaret etmiştir.

2. Değerlendirme

26. Anayasa’nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

27. Başvuruya konu olayda uygulanacak ilkeler Anayasa

Mahkemesinin Fatma Yıldırım (§§

44-52) kararında belirtilmiştir.

28. Somut olayda birçok alacaklı tarafından başvurucu aleyhine

2005, 2006 ve 2007 yıllarında başlatılan icra takipleri sonucunda bahsi geçen

taşınmaz haczedilmiştir. Yapılan ihale sonucu taşınmaz 8/7/2008 tarihinde

72.350 TL'ye satılmış ve satış bedeli tahsil edilmiştir. Anılan taşınmaz

üzerinde başka hacizlerin de olması ve tahsil edilen bedelin tüm alacaklıların

alacaklarını karşılamaması nedeniyle 9/3/2009 tarihli sıra cetveli

düzenlenmiştir.Bu sıra cetveline karşı alacaklılardan A.Z., diğer alacaklı Ege

Vergi Dairesi Müdürlüğü aleyhine sıra cetvelindeki sıraya itiraz davası

açımıştır. Davanın kabulüne dair karar, 6/12/2016 tarihinde kesinleşmiştir (§§

8-11).

29. Başvurucunun yakındığı husus, borç ilişkisinin taraflara

yüklediği edimlerin ifasına ilişkin olmayıp borçluya ait taşınmazın satışından

elde edilen bedelin yaklaşık dokuz yıl süren sıra cetvelinin kesinleşmesi

sürecinde icra müdürlüğünce nemalandırılmamasıdır. İcra müdürlükleri, mülkiyet

hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülükler gereğince oluşturulan ve

ödenmeyen borçları kanunda öngörülen usullere göre gerektiğinde zor kullanmak

suretiyle tahsil ederek alacaklılara ödeyen kamu kuruluşlarıdır. İcra

müdürlüklerinin bu görevlerinin ifası sırasında tesis ettiği işlem ve eylemler

kamu gücü işlem ve eylemleri niteliğinde olup bu işlem ve eylemler veya

eylemsizlikler nedeniyle hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının, icra

takibinin temelindeki borç ilişkisinden bağımsız olarak değerlendirilmesi

gerekmektedir. Bu durumda, borçlunun taşınmazının satışı sonucu tahsil edilen

ihale bedelinin nemalandırılması veya nemalandırılmaması icra müdürlüklerinin

bu görevlerinin ifası kapsamında kaldığından somut olayda nemalandırmama

şeklinde tezahür eden uygulamanın devlete yüklenen pozitif yükümlülüklerle

ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmaktadır (benzer değerlendirme için bkz. Fatma Yıldırım, § 55).

30. Devletin, cebri icra sürecini makul bir sürede sonuçlandırma

yükümlülüğü altında bulunduğu gözetildiğinde cebri icranın uzaması hâlinde,

gerek borçlunun gerekse alacaklının hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla

somut olayın gerektirdiği her türlü tedbirin alınmasının devletin

sorumluluğunda bulunduğu söylenebilir. Özellikle icra sürecinde devletin

hâkimiyeti ve kontrolü altında bulunan borçlu veya alacaklıya ait mal ve hakların

ekonomik değerini koruyucu ve idareye, normal idari işleyişin dışında bir

külfet yüklemeyecek tedbirlerin alınmaması somut olayın koşulları çerçevesinde

koruma yükümünün ihlali olarak yorumlanabilir (Fatma

Yıldırım, § 59).

31. Olayda icra müdürlüğünce taşınmazın ihaleyle satışının

yapıldığı tarih ile sıra cetvelinin kesinleştiği tarih arasında yaklaşık dokuz

yıllık bir süre geçmiştir. Cebri icranın bir parçası olan sıra cetvelinin

kesinleşmesi sürecinde geçen dokuz yıllık makul olmayan sürede borçlu ve alacaklının

hak ve menfaatlerini koruyucu ve durumun gerektirdiği olağan tedbirlerin idare

tarafından alınması beklenmektedir (benzer değerlendirme için bkz. Fatma Yıldırım, § 60).

32. Borçluya ait taşınmazların satışından tahsil edilen bedelin

alacaklılara ödenmesine kadar tarafların para üzerinde tasarrufta bulunma,

parayı kullanma veya paranın değerinin enflasyon karşısında aşınmasını önleyici

tedbirler alma imkânı bulunmamaktadır. Tahsil edilen bedel bu süreçte henüz

icra müdürlüğünün yed ve kontrolü altındadır. Dolayısıyla bu paranın enflasyon

karşısında kıymet yitirmesini önleyebilecek olan da para üzerinde tasarrufta

bulunma kudretini elinde bulunduran icra müdürlüğüdür. Tahsil edilen ihale

bedelinin alım gücünü kaybetmesini engellemenin yolu bunun nemalandırılmasıdır.

Ayrıca bu paranın nemalandırılması, icra müdürlüğüne olağan idari işleyişin

ötesinde bir külfet de yüklememektedir. İcra müdürlüğünün yapması gereken,

ihale bedelinin vadesiz mevduat hesabında bekletilmesi yerine vadeli bir

hesapta tutulmasıdır. Bu nedenle olayın somut koşulları gözetildiğinde mülkiyet

hakkının korunması ödevinin gerektirdiği pozitif yükümlülüklerin, ihale

bedelinin nemalandırılması tedbirinin alınmasını da içerdiği sonucuna

ulaşılmıştır.

33. Bu itibarla icra müdürlüğünün ihale bedelinin vadeli bir

mevduat hesabına yatırılması biçiminde alacağı basit bir tedbirle icra

sürecinin hızlı işlememesinin başvurucu üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri

asgari seviyeye indirememiş olması, mülkiyet hakkının devlete yüklediği koruma

pozitif yükümlülüğün ihlali sonucunu doğurmuştur.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 35.

maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

35. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

36. Başvurucu, 51.018,68 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi

tazminat talebinde bulunmuştur.

37. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan

kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875,

7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal

kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin

devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle

sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B.No: 2016/12506, 7/11/2019).

38. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55,

57).

39. İncelenen başvuruda icra müdürlüğünce tahsil edilen ihale

bedelinin sıra cetvelinin kesinleşmesi sürecinde nemalandırılmaması nedeniyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin

icra müdürlüğünün fiilinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

40. Ege Vergi Dairesi Müdürlüğünün alacağına istinaden

başvurucuya gönderilen 20.040,64 TL'lik ödeme emrinin iptaline karar verilmiş

olması karşısında 2008 yılının Temmuz ayında icra dairesince satışı gerçekleşen

taşınmaz bedelinin sıra cetveline itiraz davasının kesinleştiği 2017 yılı Şubat

ayına kadar nemalandırılmaması nedeniyle uğranılan yaklaşık zararın tespiti

20.040,64 TL üzerinden hesaplanmıştır. Buna göre başvurucuya 18.000 TL maddi

tazminat ödenmesi gerekir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3000

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.257,50 TL tutarındaki yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya 18.000 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata

ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.257,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

28/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Mahmut ALTIN Başvurucu : İsmail SARITAŞ Vekili : Av. Saime Gülden ÇİÇEK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/21889, 28 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Sıra Cetvelinin
  7. B. Ödeme Emrinin İptali
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Makul Sürede
  11. B. Mülkiyet Hakkının
  12. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  13. C. Başvurucuya 18.000 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata
  14. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine
  15. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/21889
Tarih
28 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • K.ö. Başvurusu (B. No: 2017/34068)
  • Yaşar Hunaz Başvurusu (B. No: 2015/15098)
  • Güler Çetintaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/27889)
  • İbrahim Zenkin ve Recep Arda Başvurusu (B. No: 2016/2772)
  • Gaffar Bayram ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/3712)
  • Mehmet Emin Balcı Başvurusu (B. No: 2015/10459)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.