İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ertuğrul Atalay Başvurusu (B. No: 2013/9442)

1. Başvurucu,

Başvuru No2013/9442Tarih11 Aralık 2014Okuma10 dk · 2.048 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ertuğrul Atalay Başvurusu

Karar tarihi
11 Aralık 2014
Başvuru Numarası
2013/9442
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.048 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu,

12/3/2009 tarihinde Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan alacak

davasında usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını, hukuka aykırı karar

verildiğini, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, etkili

başvuru ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat

talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 20/12/2013

tarihinde Trabzon Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden

yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 30/4/2013 tarihinde kabul

edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4.

Bölüm Başkanı tarafından 18/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru

konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği, görüş için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 13/8/2014 tarihli yazısında, Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen,

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru

formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen

ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, lise müdürü olarak görev yapmakta iken, idare

tarafından bir başka liseye öğretmen olarak atanması işlemine karşı açtığı

iptal davasını kazandığını belirterek, mahrum kaldığı ek ders ücreti ve

müdürlük tazminatının ödenmesi istemiyle tam yargı davası açmış, bu dava devam

etmekte iken idare tarafından başvurucuya bir miktar ödeme yapılmıştır.

8. Başvurucunun açtığı tam yargı davasının süre aşımı

nedeniyle reddedilmesi üzerine Maliye Hazinesi tarafından başvurucu aleyhine

12/3/2009 tarihinde Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası

açılmıştır. Bu davada, başvurucuya sehven ödeme yapıldığı belirtilerek yapılan

ödemenin geri alınması talep edilmiştir.

9. Mahkemece, 15/3/2013 tarihli ve E.2009/141, K.2013/131

sayılı kararla, başvurucu tarafından açılan tam yargı davasının süre aşımı

nedeniyle reddedildiği ve kararın kesinleştiği belirtilmiş, idare tarafından

yapılan ödemenin yersiz olduğuna ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

10. Temyiz üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10/10/2013

tarih ve E.2013/11149, K.2013/14328 sayılı ilamıyla karar onanarak aynı tarihte

kesinleşmiştir.

11. Karar, başvurucuya 21/11/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

12. Başvurucu, 20/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

13. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi, 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı

mülga Borçlar Kanunu’nun 61 ve devamı maddeleri.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

14. Mahkemenin 11/12/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 20/12/2013 tarih ve 2013/9442 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

15. Başvurucu, Maliye Hazinesi tarafından 12/3/2009 tarihinde

Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan alacak davasının kabul

edildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, idari yargıda

açtığı tam yargı davasında verilen süre aşımı nedeniyle davanın reddine dair

kararın usule ilişkin bir karar olduğunu ve Mahkemece verilen karara esas

teşkil edemeyeceğini, ayrıca idare tarafından kendisine yapılan ödemenin ilgili

Mahkeme kararından kaynaklanmadığını, yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığını belirterek etkili başvuru ve adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

16. Başvuru dilekçesi ve ekleri incelendiğinde, başvurucunun,

Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde aleyhine açılan alacak davasının kabul

edilmesinin etkili başvuru hakkı ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini

ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ihlal iddialarına

ilişkin nitelendirmesi ile bağlı olmayıp hukuki nitelendirmeyi bizzat yapar.

Anılan ihlal iddiaları, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ile Mahkemece verilen kararın adil olup olmamasına ilişkin

olduğundan, bu iddiaların tamamı adil yargılanma hakkının ihlali iddiası

kapsamında nitelendirilmiştir. Başvurucunun makul sürede yargılama yapılmadığı

yönündeki iddiası ayrıca değerlendirilmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

a. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı İddiası

17. Başvurucu, Derece Mahkemelerinin davanın kabulüne ilişkin

kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve adil olmadığını ileri sürmüştür.

18. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

19. 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

20. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel

başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

21. Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası veya açık keyfilik içermesi ve bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu

çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası

veya açık keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince incelenemez (B. No:

2012/1027, 12/2/2013, § 26).

22. Başvuru konusu olayda, Maliye Hazinesi tarafından

12/3/2009 tarihinde başvurucu aleyhine Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde

alacak davası açılmıştır. Bu davada, başvurucuya sehven ödeme yapıldığı

belirtilerek yapılan ödemenin geri alınması talep edilmiştir.

23. Başvurucu, lise müdürü olarak görev yapmakta iken, bir

başka liseye öğretmen olarak atanması işlemine karşı açtığı iptal davasını

kazanması üzerine mahrum kaldığı parasal hakların ödenmesi istemiyle idareye

başvurduğunu, dava konusu ödemenin sehven yapılmadığını iddia ederek davanın

reddini talep etmiştir.

24. Başvurucu aleyhine açılan alacak davası kabul edilmiştir.

Başvurucu, idari yargıda açtığı tam yargı davasında verilen süre aşımı

nedeniyle davanın reddine dair kararın usule ilişkin bir karar olduğunu ve

Mahkemece verilen karara esas teşkil edemeyeceğini, ayrıca idare tarafından

kendisine yapılan ödemenin ilgili Mahkeme kararından kaynaklanmadığını, bu

nedenle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Mahkemece, tarafların dilekçeleri ve delilleri toplanmış, 15/3/2013 tarihinde,

başvurucunun mahrum kaldığı ek ders ücreti ve müdürlük tazminatının ödenmesi

istemiyle açtığı tam yargı davasının reddedildiği, idare tarafından yapılan

ödemenin yersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş ve

Yargıtay tarafından onanarak karar kesinleşmiştir.

25. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları

incelendiğinde, iddiaların özünün Derece Mahkemeleri tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına ve

esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

26. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

Derece Mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt

sunmadığı gibi Mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

27. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfilik de

içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Süresinin Makul Olmadığı İddiası

28. Başvurucunun 12/3/2009 tarihinde Trabzon 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde aleyhine açılan davada yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki şikâyeti açıkça dayanaktan

yoksun olmadığı gibi bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik nedenlerinden

herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun bu bölümüne ilişkin

olarak kabul edilebilirlik kararı verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

29. Başvurucu, 12/3/2009 tarihinde Trabzon 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde aleyhine açılan alacak davasına ilişkin yargılamanın makul sürede

sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

30. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı bir çok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve

AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi

içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer

vermektedir Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı

da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma

hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

31. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup

olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

32. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesi

uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede

karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu alacak davasında, 1086 sayılı

mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul

hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 49).

33. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 12/3/2009

tarihidir.

34. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir (B. No: 2012/13, 2/7/2013,

§ 52). Somut başvuru açısından bu tarih, karar düzeltme yolu kapalı olan hükmün

Yargıtay tarafından onandığı 10/10/2013 tarihidir.

35. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, yargılamanın konusunun idare tarafından başvurucuya

ek ders ücreti adı altında yapılan ödemenin geri alınması talebiyle açılan bir

alacak davası olduğu, 12/3/2009 tarihinde açılan davanın yargılama sürecinde

İlk Derece Mahkemesince yapılan duruşmalarda başvurucunun idari yargıda açtığı

müdürlük tazminatı ve ek ders ücretinin ödenmesine ilişkin tam yargı davasının

sonucunun kesinleşmesinin beklendiği, bu davanın 5/10/2012 tarihinde

reddedildiği ve temyiz edilmeyerek kesinleştiği, Mahkemece verilen 15/3/2013

tarihli kararın temyiz incelemesi neticesinde ise 10/10/2013 tarihinde Yargıtay

tarafından onandığı anlaşılmaktadır.

36. 6100 sayılı Kanun’un

öngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu

yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati temin

etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde

bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar

verilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).

37. Başvuruya konu alacak

davasının incelenmesinde; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların

karmaşıklığı, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi

kriterler dikkate alındığında, somut başvuru açısından farklı bir karar

verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı, yargılamanın uzun sürmesinde,

Mahkemece yapılan duruşmalarda idari yargı yerinde açılan davanın sonucunun üç

yıl on bir ay süreyle beklenmesinin etkili olduğu, başvurucuya atfedilecek bir

kusur bulunmadığı anlaşılmakta olup, dört yıl altı ay yirmi sekiz günlük

yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

38. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

39. Başvurucu, yargılamanın

makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle 17.458,66 TL maddi, 10.000,00 TL manevi

tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

40. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar” kenar

başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin

ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde

mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

41. Başvurucunun tarafı

oldukları uyuşmazlığa ilişkin dört yıl altı ay yirmi sekiz günlük yargılama

süresi nazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya

net 3.350,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

42. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

43. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen toplam 198,35 TL harç ücretinden

oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının "açıkça

dayanaktan yoksun olması" nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 3.350,00 TL manevi

TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

11/12/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Zühtü ARSLAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör Yrd. : Gökçe GÜLTEKİN Başvurucu : Ertuğrul ATALAY

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/9442, 11 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. C. Başvurucuya net 3.350,00 TL manevi
  16. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. Kaleli
  18. Dursun
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/9442
Tarih
11 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Ali Efe Başvurusu (B. No: 2013/2860)
  • Salih Şahin Başvurusu (B. No: 2013/7040)
  • Muammer Yeşiltepe Başvurusu (B. No: 2013/2508)
  • M.ı. Başvurusu (B. No: 2012/1268)
  • Özgür Çapkın Başvurusu (B. No: 2014/2546)
  • Abdullah Aydar Başvurusu (B. No: 2013/64)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.