İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ertuğrul Raşit Benal Başvurusu (B. No: 2016/25245)

1. Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi

Başvuru No2016/25245Tarih17 Temmuz 2018Okuma10 dk · 1.947 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ertuğrul Raşit Benal Başvurusu

Karar tarihi
17 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2016/25245
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.947 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının, hukuka aykırı bir şekilde kamu görevinden

çıkarma nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/9/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Siverek Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünde veteriner

hekim olarak görev yapmakta olan başvurucu, Fetullahçı

Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile bağlantılı suçlardan

yürütülen bir soruşturma kapsamında Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca

30/7/2016 tarihinde gözaltına

alınmıştır.

10. Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı 2/8/2016 tarihinde

başvurucuyu silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyesi olma suçundan tutuklanması

istemiyle Siverek Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Hâkimlik aynı tarihte,

başvurucunun müsnet suçtan tutuklanmasına karar

vermiştir.

11. Başvurucu, tutuklama kararına itiraz etmiş; Diyarbakır 3.

Sulh Ceza Hâkimliği 16/8/2016 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar

vermiştir.

12. Anılan kararın başvurucuya tebliğ edildiği tarih tespit

edilememiştir. Bununla birlikte başvurucu (eşi vasıtasıyla) 2/9/2016 tarihinde

tahliye talebinde bulunmuş, Siverek Sulh Ceza Hâkimliğince 5/9/2016 tarihinde

talebin reddine karar verilmiştir.

13. Başvurucu 29/9/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

14. Öte yandan Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 29/8/2016

tarihli fezlekesiyle başvurucu hakkındaki soruşturma dosyası Şanlıurfa

Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

15. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı 18/11/2016 tarihinde,

Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Hâkimliğine başvurarak başvurucunun adli kontrol altına

alınarak serbest bırakılmasını talep etmiştir.

16. Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Hâkimliği aynı tarihte talebi kabul

ederek başvurucunun tahliyesine ve adli kontrol tedbiri olarak yurt dışına

çıkış yasağı konulmasına karar vermiştir.

17. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2017 tarihli

iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu

işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesinde

kamu davası açılmıştır.İddianamede

başvurucu dışında on altı şüpheli hakkında da aynı suçtan cezalandırma

talebinde bulunulmuştur.

18. İddianamede başvurucunun görevinden uzaklaştırılmasına ve

sonrasında kamu görevinden çıkarılmasına, ayrıca FETÖ/PDY ile bağlantılı olduğu

ifade edilen Ufuk Tarım Orman Sendikasına üyeliğinin bulunmasına dayanılarak

FETÖ/PDY'ye aidiyetini ve üyelik iradesini ortaya

koyduğu değerlendirilmiş; bu itibarla üzerine atılı silahlı terör örgütü üyesi

olma suçunu işlediği ileri sürülmüştür.

19. Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi 23/1/2017 tarihinde

iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/17 sayılı dosya üzerinden

kovuşturma aşaması başlamıştır.

20. Mahkeme 18/1/2018 tarihli duruşmada başvurucu hakkındaki

davanın tefrik edilerek yeni bir esasa (E.2018/51) kaydına karar vermiştir.

21. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 26/2/2018 tarihinde "mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak,

kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ... üzerine yüklenen suçu işlediğinin

sabit olmadığı" gerekçesiyle başvurucunun beraatine

karar verilmiştir. Mahkeme ayrıca "karar

kesinleştiğinde sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre için5271 sayılı

CMK.nun 141 ve devamı maddeleri gereğince tazminat

hakkı hususu olduğununihtarına" da

hükmetmiştir. Kararda aşağıdaki değerlendirmelere yer verilmiştir:

"... her ne kadar iddianamede sadece

sanığın bu örgüte müzahir sendikaya üyeliği örgüt üyeliği için delil olarak

değerlendirilmiş ise de, bu sendikadan 17/07/2016 tarihinde istifa ettiği, bu

hususu tek başınaörgüt üyeliği içinsuç

tarihi, amaç unsuru ve iradenin varlığı bakımından karine olarak

değerlendirilemeyeceği, yine kabul gören hukuk kuralları nazara alındığında ...

bu örgüt üyeliği açısından da verilerin delil olarak kabul edilmeleri için

tesadüfi değil birbirini destekler nitelikte ve yoğunlukta olmasının aranıyorolması, silahlıörgüte üye

olmaksuçu yönünden suç örgütünün işlemeyi amaçladığı

suç ve suçların en azından hazırlık hareketi ile ilgili ciddi bulgu, emare ve

delillerin mevcut olmasının gerekmesi ... sanığınörgütün

sözde meşrutiyet vitrini olarak kullanılan katmanıyla irtibatlı olduğunun

anlaşılması karşısında örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ

kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde ve üzerine atılı ... suçu işlediğine

dair her türlü şüpheden uzak cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığından ...

beraatine karar verilmiştir."

22. Karar, istinaf yolu tüketilmeksizin 21/3/2018 tarihinde

kesinleşmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

23. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü ile (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

" (1) Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında

yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,

...

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya

tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler.

(2)

Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler,

ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara

geçirilir.

..."

24. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 17/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

26. Başvurucu; bir memurun kamu görevinden çıkarılması için

usulüne göre adli ve/veya idari bir soruşturmanın yapılması ve suçluluğunun

kanıtlanmasının gerektiğini, buna rağmen hakkında soruşturma yapılmadan ve

savunması alınmadan olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesi (KHK) ile haksız

ve hukuka aykırı bir şekilde kamu görevinden ihraç edildiğini, böylelikle

çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

27. Bakanlık görüşünde başvurucunun bu bölümdeki iddialarına

ilişkin olarak bir açıklamaya yer verilmemiştir.

2. Değerlendirme

28. Anayasa'nın Anayasa Mahkemesinin "görev ve yetkileri"ni düzenleyen 148.

maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

29. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

30. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel başvuru

yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen

hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, §§ 16, 17).

31. 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanan 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması

Hakkında KHK'nın 1. maddesiyle Anayasa'nın 120. maddesi kapsamında ilan edilen

ve 21/7/2016 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla onaylanan

olağanüstü hâl kapsamında, terör örgütlerine veya devletin millî güvenliğine

karşı faaliyette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı,

oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı

veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis

edilmeksizin doğrudan KHK hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin

başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hâl İşlemleri

İnceleme Komisyonu (Komisyon) kurulmuştur.

32. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü hâl KHK'ları ile kamu

görevinden çıkarılan kişiler yönünden anılan Komisyona başvuru yolunun

tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğunu belirtmiştir (Remziye Duman, B. No: 2016/25923,

20/7/2017, §§ 35-48). Bu itibarla Komisyona başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincillik

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna varılmıştır.

33. Açıklanan gerekçelerle idari ve/veya yargısal başvuru

yolları tüketilmeden temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının

bireysel başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

34. Başvurucu; üzerine atılı suç ile bir ilgisinin

bulunmadığını, suç işlediğine dair hiçbir delilin olmadığını, buna rağmen

haksız ve hukuksuz bir şekilde kaçma şüphesine ve delillerin toplanmamış

olmasına dayanılarak tutuklanmasına karar verildiğini ileri sürmüştür.

35. Bakanlık görüşünde öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 141.

maddesinde öngörülmüş olan tazminat davası açılmadan bireysel başvuruda

bulunulduğu belirtilmiştir. Bakanlık ayrıca başvurucunun iddiaları

değerlendirilirken darbe teşebbüsü sonrasındaki olağanüstü durumun özelliklerinin

ve sulh ceza hâkimliklerinin delilleri inceleme ve değerlendirme konusundaki

konumlarının dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştir.

2. Değerlendirme

36. Başvurucu, Siverek Sulh Ceza Hâkimliğinin 2/8/2016 tarihli kararıyla

tutuklanmıştır. Başvurucunun tutuklama kararına yönelik itirazı, Diyarbakır 3.

Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/8/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Anılan

kararın başvurucuya hangi tarihte tebliğ edildiği tespit edilememiştir. Bununla

birlikte başvurucunun (eşi vasıtasıyla) 2/9/2016 tarihinde tahliye talebinde

bulunduğu görülmektedir (bkz. § 12). Dolayısıyla başvurucunun tutuklamaya

yönelik itirazının reddine karar verildiğini tahliye talebinde bulunduğu

2/9/2016 tarihinden önce öğrendiğine dair bilgi veya belge bulunmamaktadır. Bu

durumda anılan tarihten sonra otuz gün içinde (29/9/2016 tarihinde) yapılan

bireysel başvurunun süresinde yapıldığının kabulü gerekir.

37. Bununla birlikte bireysel başvuru yoluyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmiş

olması gerekir (Ayşe Zıraman

ve Cennet Yeşilyurt, §§ 16, 17). Ancak tüketilmesi gereken başvuru

yollarının ulaşılabilir olması yanında telafi kabiliyetini haiz ve

tüketildiğinde başvurucunun şikâyetlerini gidermede makul başarı şansı tanıması

gerekir. Dolayısıyla mevzuatta bu yollara yer verilmesi tek başına yeterli

olmayıp uygulamada da etkili olduğunun gösterilmesi ya da en azından etkili

olmadığının kanıtlanmamış olması gerekir (Ramazan

Aras, B. No: 2012/239, 2/7/2013, § 29).

38. 5271 sayılı Kanun'un tazminat isteminin düzenlendiği 141.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendinde yer alan, kanuna uygun olarak

yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına

veya beraatlerine karar verilen kişilerin, maddi ve

manevi her türlü zararlarını devletten isteyebileceklerine ilişkin hükmün bu

hususta bir başvuru mekanizması öngördüğü görülmektedir. Anılan bent uyarınca,

haklarında yakalama veya tutuklama tedbiri uygulanan kişilerle ilgili olarak

soruşturmanın sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ya da

kovuşturmanın sonunda beraate hükmedildiği durumlarda

anılan tedbirlerin kanuna uygun olup olmadığından bağımsız olarak tazminat

imkânı tanınmıştır. Nitekim böylesi durumlarda kişiler hakkındaki yakalama veya

tutuklama tedbirlerinin kanuna uygun olmasının tazminat istemine engel teşkil

etmediği anılan hükmün içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır.

39. Diğer taraftan aynı fıkranın (a) bendinde kanunlarda

belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına

karar verilen kişilerin maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten

isteyebilecekleri düzenlenmiştir.

40. Bu kapsamda haklarındaki soruşturma süreci kovuşturmaya yer

olmadığı kararıyla veya kovuşturma süreci beraat kararıyla sonuçlanan kişilerin

-5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi

uyarınca- yakalama veya tutuklama tedbirlerinin kanuna uygun olup olmadığından

bağımsız olarak tazminat isteminde bulunmaları mümkün olduğu gibi -anılan

fıkranın (a) bendi uyarınca-bu tedbirlerin kanuna aykırı olduğu iddiasıyla

tazminat talep etme imkânları da mevcuttur.

41. Anayasa Mahkemesi tutuklamanın hukuki olmadığı, tutukluluğun

kanunda öngörülen azami süreyi veya makul süreyi aştığı iddialarıyla ilgili

olarak 5271 sayılı Kanun'da öngörülen tazminat davası açma yolunun bireysel

başvuru öncesinde tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğuna karar

vermiştir (Birçok karar arasından bkz. Hamit

Kaya, B. No: 2012/338, 2/7/2013, §§ 34-50; Erkam Abdurrahman Ak, B.

No: 2014/8515, 28/9/2016, §§ 48-62; İrfan

Gerçek, B. No:

2014/6500, 29/9/2016, §§ 33-45; Ömer Köse,

B. No: 2014/12036, 16/11/2016, §§ 28-38). Mahkeme tutuklandıktan sonra beraat

eden veya haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişiler yönünden

de bu yolun bireysel başvuru öncesinde tüketilmesi gerektiğini ifade etmiştir (Hüseyin Hançer, B. No: 2013/8319,

7/1/2016, §§ 37-41; Bilal Canpolat,

B. No: 2014/983, 18/5/2016,§§ 37-43; Kamil Erdoğan, B. No: 2017/4023,

19/4/2018, §§ 38-42).

42. Somut olayda, hakkındaki tutuklama tedbirinin hukuki

olmadığını ileri süren başvurucu hakkında 26/2/2018 tarihinde beraat kararı

verilmiş ve hüküm 21/3/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Buna göre başvurucu

hükmün kesinleştiği tarihten itibaren 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca tazminat talebinde bulunma

imkânına sahiptir. Nitekim başvurucunun yargılandığı Şanlıurfa 5. Ağır Ceza

Mahkemesince de hükümle birlikte başvurucuya bu imkânın hatırlatıldığı

görülmektedir. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava

yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk

yolu olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun

incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun bu bölümdeki iddialarına

ilişkin olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel başvuru yapıldığı

anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

A. 1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

17/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör : Aydın ŞİMŞEK Başvurucu : Ertuğrul Raşit BENAL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/25245, 17 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adil Yargılanma
  9. B. Kişi Hürriyeti ve
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Özgüldür
  12. Gökcan
  13. Hakyemez
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/25245
Tarih
17 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Fatma Maden Başvurusu (B. No: 2016/28719)
  • Murat Lekesiz Başvurusu (B. No: 2017/36376)
  • Akdeniz İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2015/2909)
  • Ömer Ulukapı Başvurusu (B. No: 2017/17771)
  • Besime Konca Başvurusu (B. No: 2017/5867)
  • Mustafa Durmaz Başvurusu (B. No: 2016/69011)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.