İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ertuğrul Şahin Başvurusu (B. No: 2017/31126)

1. Başvuru gözaltında bulunulan süre boyunca kötü

Başvuru No2017/31126Tarih29 Eylül 2020Okuma13 dk · 2.678 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ertuğrul Şahin Başvurusu

Karar tarihi
29 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2017/31126
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.678 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru gözaltında bulunulan süre boyunca kötü

muameleye maruz kalınması ve olumsuz tutulma koşulları nedeniyle kötü muamele

yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/8/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 1973 doğumlu olup Ankara'da ikamet

etmektedir.

10. Başvurucu, (kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

üyesi olarak görev yapmakta iken 15 Temmuz darbe teşebbüsü ertesinde Fetullahçı

Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle

20/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır.

11. Toplam dört gün gözaltında kalan başvurucunun

24/7/2016 tarihinde adli kontrol şartı ile serbest bırakılmasına karar

verilmiş, sonrasında Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/7/2016 tarihli

kararıyla başvurucu tutuklanarak Sincan 1 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumuna (İnfaz Kurumu) yerleştirilmiştir.

12. Başvurucu hakkında gözaltına alınırken, gözaltından

çıkarılırken ve gözaltı süresi boyunca bir kez Kara Kuvvetleri Komutanlığı

Ankara Merkez Komutanlığı 1. Askerî İnzibat Bölge Komutanlığından ve yedi kez

Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinden olmak üzere toplam sekiz adli

muayene raporu alınmıştır. Tüm adli muayeneler farklı doktorlar tarafından

yapılmıştır. Muayene koşulları ve içerikleri şöyledir:

-20/7/2016: İç güvenlik yaralısı, işitme cihazı

kullanımı, sağ diz platin, boyun hasarı, bel hasarı, lustral kullanımı, dideral

desyrel kullanımı ifade ediyor. Aktif yakınma yok. Anamnez doğal. Darp ve cebir

izine rastlanmadı.

Başvurucu Merkez Komutanlığında bulunduğu süre içinde

darp ve cebire maruz kalmadığına belirterek raporu imzalamıştır.

-20/7/2016: Darp ve cebir izi yoktur. Bireysel işitme

cihazı kullanıyor. Sağ dize platin takılıdır. Lustral, dideral, desyrel kullanıyor.

Muayene sırasında sağlık meslek mensubu personel ile güvenlik görevlisi

bulunmaktadır. Muayene edilenin kıyafetleri kısmen çıkarılmıştır.

- 20/7/2016: Boyun ağrısı, sol tarafta uyuşukluk. Fiziki

muayene normal. Son muayenesine ek olarak darp ve cebir izi yoktur. Muayene

sırasında sağlık meslek mensubu personel ile güvenlik görevlisi bulunmaktadır.

Muayene edilenin kıyafetleri kısmen çıkarılmıştır.

- 21/7/2016: Bel ağrısı, FM doğal. Diğer raporlarda yer

alan bulgular devam etmektedir. Diğer raporlara ek bulgu saptanmadı. Muayene

sırasında sağlık meslek mensubu personel ile güvenlik görevlisi bulunmaktadır.

- 22/7/2016: Önceki muayeneden farklı bulguya

rastlanmadı. Muayene sırasında sağlık meslek mensubu personel ile güvenlik

görevlisi bulunmaktadır.

- 23/7/2016: Eski duyma bozukluğu olduğunu ve post

travmatik stres bozukluğu olduğunu ifade ediyor. Önceki bulgulardan farklı

muayene bulgusuna rastlanmadı. Sistem muayenesi tabi. Darp ve cebir izi yoktur.

Muayene sırasında sağlık meslek mensubu personel ile güvenlik görevlisi

bulunmaktadır.

-23/7/2016: Darp ve talep yoktur. Muayene sırasında

sağlık meslek mensubu personel ile güvenlik görevlisi bulunmaktadır.

- 24/7/2016: Darp ve cebir yoktur. Lustral, parol,

desyrel, dideral kullanımı. Muayene sırasında güvenlik görevlisi bulunmaktadır.

13. Başvurucu 19/9/2016 tarihinde, gözaltında bulunduğu

süre içinde kolluk görevlileri tarafından kendisine işkence uygulandığı

iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Savcılığına (Savcılık) şikâyette bulunmuştur.

14. Başvurucunun Savcılık kararına yansıyan, soruşturma

aşamasındaki şikâyeti şöyledir:

" ... müştekinin ... şikayet

dilekçesinde 20 Temmuz 2016 tarihine kadar Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

Başkanlığında Üye olarak görev yaptığını, bu tarihte gözaltına alınarak Ankara

Merkez Komutanlığına götürüldüğünü, buradan da Gazi Üniversitesi Spor Salonunda

Emniyet Genel Müdürlüğü personeli tarafından teslim alındığını, spor salonuna

ters kelepçeyle getirildiğini, burada kendilerine hakaret edildiğini, sivil

giyinimli, amir olduğu anlaşılan bir polis memurunun kendisine işkence ve kötü

muamelede bulunduğunu, bu kişinin komutlarıyla 4 sıra halinde dizüstü

pozisyonda, kelepçeli bir şekilde dört saat bekletildiklerini, ayrıca bu şahsın

kendilerini darp ettiğini, darp sonucu, daha önce Hakkari Çukurca'da yaşadığı

yaralanma olayı nedeniyle ameliyat olduğu sağ dizinde ağrı meydana geldiğini,

durumunu yanına gelen diğer bir görevliye anlattığını, bilahare kendisini darp

eden şahsın da yanına geldiğini, daha sonra bacak ve kalçası üzerinde durmasına

izin verildiğini, Hakim Albay [H.Z.] ve Hakim Albay [Y.T.Ç.nin] de darp

edildiklerini, işkence gördüklerini, 4 saatin sonunda tuvalet ihtiyacı için

8'er1i ve 5'er1i gruplar halinde 2 gözlü bir tuvalet noktasına gitmelerine izin

verildiğini,

Bu olaylar sonrasında Sincan

yakınlarındaki beyaz brandayla üzeri kapatılmış, beton zeminli yerde 20 Temmuz

2016-24 Temmuz 2016 tarihleri arasında gözaltında bulunduğunu, gelen

doktorların şikayetlerini kayda geçirmediğini, bu yerde de 1000-1200 kişinin

bulunduğunu, 4 kabini bulunan konteynerde tuvalet sırası beklediklerini, alt

eşofman ve üst kısa kollu fanilayla 4 gün geçirdiğini beyan ederek şikayetçi

olduğu ..."

15. Başvurucunun tutulduğu kapalı spor salonuna ilişkin

kamera görüntüleri Savcılık tarafından talep edilmişse de Ankara Emniyet

Müdürlüğünün 27/1/2017 tarihli cevabında anılan kapalı spor salonuna ait kamera

kayıtlarının mevcut olmadığı bildirilmiştir.

16. Savcılık ayrıca başvurucunun tutulduğu infaz

kurumundaki sağlık raporlarını talep etmiş, İnfaz Kurumunun 28/3/2017 tarihli

cevap yazısında başvurucunun İnfaz Kurumunda bulunduğu süre boyunca gözaltında

kötü muamele gördüğüne dair bildirimde bulunmadığı belirtilerek başvurucuya ait

ilk muayene evrakı gönderilmiştir. 30/7/2016 tarihli ilk muayene raporunda,

başvurucuda travmatik stres bozukluğunun mevcut olduğu, başvurucunun pazartesi

günü poliklinik kontrolüne gönderildiği, başvurucuda darp ve cebir izine

rastlanmadığı belirtilmiştir.

17. Şikâyet edilen kolluk görevlileri hakkında Savcılığın

2/5/2017 tarihli kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar

verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"... Cumhuriyet Savcılığımızca

müştekinin gözaltı sürecine ilişkin kamera kayıtlarının ve tüm doktor

raporlarının talep edildiği, Emniyet Müdürlüğünden gönderilen cevabi yazıda suç

tarihine ilişkin güvenlik kamera kayıtlarının mevcut olmadığının bildirildiği,

Dosyaya gönderilen doktor raporlarında,

ilk olarak müştekinin 20 Temmuz 2016 tarihli Kara Kuvvetleri Komutanlığı Ankara

Merkez Komutanlığı I. Askeri İnzibat Bölge Komutanlığından raporunun alındığı,

iç güvenlik yaralısı, işitme cihazı kullanımı, sağ diz platin, boyun hasarı,

bel hasarı, lostral kullanımı, dideral desyrel kullanımı beyan ettiği, aktif

yakınmanın olmadığı, anamez doğal, darp, cebir izine rastlanılmadığının

belirtildiği, ayrıca müştekinin Merkez Komutanlığında bulunduğu süreçle darp ve

cebire maruz kalmadığına dair evrakı imzaladığı,

Müştekinin 20/07/2016 tarihli 1589

sayılı raporunda, darp, cebir izinin bulunmadığı, bireysel işitme cihazı

kullandığı, sağ dizinde platin takılı olduğu, lostral, dideral, desyrel

ilaçlarının kullanıldığının belirtildiği,

Müştekinin aynı tarihli 16-294 sayılı

raporunda, boyun ağrısı-sol tarafında uyuşukluk, fizik muayene normal, son

raporuna ek olarak darp ve cebir izin bulunmadığının belirtildiği,

Müştekinin 22/07/2016 tarihli 1299

sayılı raporunda, şikayetinin bulunmadığı, önceki muayeneden farklı bulguya

rastlanılmadığının belirtildiği,

23/07/2016 tarihli yine Ankara Gazi

Mustafa Devlet Hastanesinden alınan 18/96raporda, eski duyma kusuru bulunduğu,

post travmatik stres bozukluğu olduğunun beyan edildiği, önceki bulgulardan

farklı muayene bulgusunun saplanmadığı, sistem muayenesinin tabi, darp, cebir

izinin bulunmadığının belirtildiği,

23/07/2016 tarihli 2213 sayılı raporunda

da, darp ve talebinin olmadığının belirtildiği,

24/07/2016 tarihli 2247 sayılı raporunda

da, darp, cebir izinin olmadığının belirtildiği,

Müştekinin Sincan I Nolu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden talep edilen ve kurumca gönderilen

30/07/2016 tarihli raporunda da, travmatik Stres bozukluğunun mevcut olduğu,

pazartesi günü poliklinik kontrolüne gönderildiği, darp ve cebir izine

rastlanılmadığının belirtildiği,

UYAP ortamında yapılan kontrolde, müştekinin

kendisiyle birlikte darp edildiğini belirttiği [H.Z.] ve [Y.T.Ç.nin] herhangi

bir şikayetlerinin olmadığının görüldüğü,

Müştekinin temel ihtiyaçlarının

karşılanmadığı iddiasıyla ilgili olarak, Türkiye'de 15/07/2016 tarihinde

gerçekleşen darbe girişiminde Emniyet Birim ve Binalarının bombalanması sonucu

hizmet binalarında hasar oluştuğu, çalışma sistemlerinin çöktüğü, elektirik ve

suların kesildiği, çok sayıda gözaltı olduğu, ülkede olağanüstü bir halin

oluştuğu, Darbe Teşebbüsü tehlikesinin devanı etmesi nedeniyle görev yapacak

eleman sıkıntısı olduğu, olağanüstü şartlarda fiili imkansızlıklar ortamında

Devletin imkanları ölçüsünde gözaltına alınanların ihtiyaçlarını karşılamaya

çalıştığı, müştekinin Gazi Spor Merkezinde 4 saat boyunca işkence ve kötü

muameleye tabi tutulduğu iddialarıyla ilgili olarak kamu davasının açılmasını

gerektirir delil bulunmadığı anlaşılmakla;

I) Kamu görevlilerine isnat edilen

suçların yasal unsurlarının oluşmadığı ve işkence ve kötü muameleye tabi

tutulduğuna dair kamu davasının açılmasını gerektirir delil bulunmadığı

anlaşılmakla KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA ..."

18. Kovuşturma yapılmamasına ilişkin karara başvurucunun

yaptığı itiraz3/7/2017 tarihinde Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğince

reddedilmiştir. Anılan karar 28/7/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

19. Başvurucu 8/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

20. Mahkemenin 29/9/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gözaltında

Tutulma Koşulları Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

21. Başvurucu; gözaltında kötü koşullarda tutulduğunu,

zaman zaman kendisine yiyecek ve su dahi verilmediğini, temiz hava, temizlik ve

aydınlatma koşullarının kötü olduğunu belirterek kötü muamele yasağının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

22. Bakanlık, bu hususta görüş bildirmemiştir.

2. Değerlendirme

23. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği,

Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu

şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu

makamlara sunması, bu süreçte de dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli

özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177,

26/3/2013, § 17).

24. Kişinin tutuklanmasıyla ya da gözaltı sürecinin

sonunda salıverilmesiyle birlikte gözaltı sürecindeki tutma hâli sona erer.

Gözaltı sürecinden sonra kişinin tutuklanması ihlal iddiasına ilişkin tutma

hâlinin devam ettiğini göstermez. Zira kişi tutuklandıktan sonra ceza infaz

kurumuna gönderilmekte ve dolayısıyla tutma koşulları değişmektedir. Ayrıca ceza

infaz kurumundaki tutma hâlinde kişilerin tutma koşullarına ilişkin olarak

infaz hâkimliklerine başvurma imkânı bulunmaktadır. Bu itibarla gözaltı süreci

sona eren kişiler yönünden artık mevcut ihlali önleyici ya da tutma

koşullarının geleceğe yönelik olarak düzeltilmesini temin edici hukuk yollarına

başvurulması anlamını yitirmekte, bu durumda uğranılan zararları tazmin edici

mekanizmaların varlığı yeterli hâle gelmektedir. Dolayısıyla gözaltı süreci

sona erenlerin nezarethaneden ayrıldıkları tarihe kadar maruz kaldıkları tutma

koşullarına ilişkin şikâyetleri bakımından etkili hukuk mekanizmasının tazminat

yolu olduğu söylenebilir (Nebahat Baysal Gül, B. No: 2016/14634,

28/5/2019, § 23).

25. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı Kanun İdari Yargılama

Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel

hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından idari yargıda tam yargı davası

açılabileceği belirtilmiştir. Buna göre idarenin işlem ve eylemlerinden

kaynaklanan her türlü zararın idari yargıda açılacak bir tam yargı davasına

konu edilmesi mümkündür. Bu bağlamda idari yargıda açılacak tam yargı davasında

idare mahkemesinin tutulma koşullarının ilgili ulusal ve uluslararası hukuka

uygun olup olmadığını denetlemesi ve bu çerçevede tutulma koşullarının hukuka

aykırı olduğunu tespit etmesi hâlinde -zararın ve bu zararla tutulma koşulları

arasında illiyet bağının da bulunması kaydıyla- tazminata hükmetme yetkisini

haiz olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır (Nebahat Baysal Gül, §§

27, 28).

26. Bu durumda 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi dikkate

alındığında ulaşılabilir ve tutulma koşullarının standartlara uygun olmaması

sebebiyle doğan maddi ve manevi zararların karşılanması bakımından başarı şansı

sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz olduğu görülen tam yargı

davası başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel

başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna varılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kolluk

Görevlilerinin Kasıtlı Eylemleri Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

28. Başvurucu; gözaltında bulunduğu süre boyunca kolluk

görevlileri tarafından sistematik olarak işkenceye maruz kaldığını, ters

kelepçe takıldığını, başına, sırtına, koluna ve bacaklarına çeşitli şekillerde

vurulduğunu, saatlerce dizlerinin üzerine çökerek ve başına bastırılarak

tutulduğunu, ağır sözlü ve fiilî şiddete maruz kaldığını belirterek kötü

muamele yasağının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Bakanlık görüşünde, başvurucunun iddialarının soyut

olması ve sağlık raporlarıyla desteklenmemesi nedeniyle şikâyetlerinin açıkça

dayanaktan yoksun olduğu belirtilmiştir.

30. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvuru

formunda dile getirdiği hususları yinelemiş; sadece doktor raporlarını dikkate

almanın hakkaniyete aykırı olduğunu, olayın gerçekleştiği koşullar nedeniyle

doktor raporlarına şüphe ile yaklaşılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

31. Anayasa Mahkemesi olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969,

18/9/2013, § 16). Başvurucu tarafından Anayasa’da güvence altına alınan diğer

haklar ile bağlantı kurularak ileri sürülen iddiaların Anayasa’nın 17.

maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağı

kapsamında olduğu değerlendirilmiş ve inceleme bu kapsamda yapılmıştır.

32. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri,

B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).

33. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutu

çerçevesinde bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak ve

Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna

ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde olay hakkında etkili bir

resmî soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir (Cezmi Demir ve diğerleri,

§ 110; Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 25).

34. Ancak bir soruşturmanın başlatılabilmesi için

öncelikle işkence ve kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle

desteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğinin tespit edilebilmesi için

her türlü makul şüpheden uzak kanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki bir

kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyen

birtakım karinelerden de oluşabilir. Ancak bu uygun koşulların tespiti hâlinde

bir soruşturma yükümlülüğünün bulunduğundan bahsedilebilir (C.D., B. No:

2013/394, 6/3/2014, § 28). Öte yandan bir şikâyet yapılmadığında bile kötü

muameleyi gösteren yeterli belirtiler olduğunda soruşturma açılması

sağlanmalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).

35. Bu noktada kişinin sağlıklı hâldeyken gözaltına

alındığı ancak salıverildiği anda ya da salıverilmeden önce vücudunda yaralanma

tespit edildiği durumlarda söz konusu yaralanmanın nasıl oluştuğu hususunda

makul bir açıklama getirme ve mağdurun bu yöndeki iddialarını şüphede bırakacak

kanıtları sunma yükümlülüğünün devlete ait olduğunu, özellikle ilgili

iddiaların doktor raporları ile doğrulandığı hâllerde kötü muamele yasağı

bağlamında açık sorunların ortaya çıkacağını ifade etmek gerekir (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 94).

36. Kötü muameleye maruz kalması nedeniyle mağdur

olduğunu ileri süren kişilerin kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıkta

bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emareleri ve delilleri sunmaları

gerektiğini belirtmek gerekir. Bu kapsamda mağdur olduğunu ileri süren

kişilerin olgulara dayanmayan yetersiz açıklamaları, iddialarının delillerle

desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu, kötü muamelenin yapıldığı

yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeleri gibi hususlar kötü

muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddiaların savunabilir

olduğundan, dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma

başlatılması gerekliliğinden söz edilemeyecektir. Bu gibi durumlar -iddiaların

güçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirilmemesi-

söz konusu olduğunda mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili bir

soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye girebileceklerini

söyleyebilmek de mümkün değildir (Beyza Metin, B. No: 2014/19426,

12/12/2018, §§ 45, 46).

37. Bununla birlikte kişilerin iddialarını desteklemek

için yetkili makamlara zamanında başvurmaları gibi bir özen yükümlülükleri de

bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu tür şikâyetleri esastan inceleyebilmek

için bu konuda haklı bir neden ileri sürülmediğinde kişilerin iddialarını

desteklemek için kendilerinden makul olarak beklenen her şeyi yerine

getirdiğine kanaat getirmek durumundadır. Aksine kanaat getirildiğinde söz

konusu iddialar savunabilir düzeye ulaşmadığı için kötü muamele yasağının ihlal

edildiği iddiasının incelenebilmesi mümkün olmamaktadır (Beyza Metin, §

47).

38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre

özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal

edildiği, buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

39. Kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına

ilişkin başvurularda, başvurucunun delil elde etmesi konusundaki zorluklar

dikkate alınmakta ve başvurucudan ihlal iddialarını kanıtlaması

beklenmemektedir. Ancak başvurucudan ihlal iddialarının araştırılmasına, dosya

kapsamında sahip olunan bilgi ve belgelerle karşılaştırılarak bir değerlendirme

yapılmasına elverişli somut bir olay anlatımı yapması beklenmektedir (Mehmet

Özkara, B. No: 2015/7415, 17/7/2019, § 31).

40. Başvurucu, gözaltında tutulduğu sırada sözlü ve

fiziksel şiddete uğradığını ileri sürmektedir. Gözaltına alınırken, gözaltı

süresi boyunca ve gözaltından çıkarılırken başvurucu hakkında toplam sekiz

sağlık raporu alındığı, İnfaz Kurumundan ise ilk muayene raporunun talep

edildiği görülmektedir. Alınan sağlık raporlarında başvurucuda darp ve cebir

izine rastlanmadığına yönelik tespit yapıldığı anlaşılmaktadır. Başvurucu,

sağlık raporlarının gerçeği yansıtmadığını iddia etmiş ise de bu iddiayı

destekleyen bir olgu ortaya koyamamıştır. Bu durumda başvurucunun iddialarının

sağlık raporlarıyla desteklenmediği anlaşılmaktadır.

41. Diğer yandan olayın gerçekleştiği ileri sürülen

kapalı spor salonuna ait kamera kaydı ise bulunmamaktadır.

42. Tüm bu tespitlere göre başvuruya konu şiddet olayına

ilişkin olarak ileri sürülen iddiaları desteklemeyen sağlık raporları

değerlendirildiğinde başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin olarak

savunulabilir bir iddiasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Gözaltında tutulma koşullarından dolayı kötü

muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kolluk görevlilerinin kasıtlı eylemlerinden dolayı

kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 29/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Gökçe GÜLTEKİN YILMAZ Başvurucu : Ertuğrul ŞAHİN Vekili : Av. Hüseyin AYGÜN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/31126, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. IV. İnceleme Ve
  9. Gerekçe
  10. A. Gözaltında
  11. B. Kolluk
  12. A. 1. Gözaltında tutulma koşullarından dolayı kötü
  13. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/31126
Tarih
29 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Hamdi Uluçay Başvurusu (B. No: 2017/36300)
  • Levent Tütüncü Başvurusu (B. No: 2015/7108)
  • Bülent Yavuz Başvurusu (B. No: 2018/24609)
  • Süleyman Koçlar Başvurusu (B. No: 2017/16996)
  • Mehmet Şirin Kafi ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/17738)
  • Tijen Mert Başvurusu (B. No: 2018/4928)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.