İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

F.ö. Başvurusu (B. No: 2013/5895)

1. Başvurucu, yaptığı bir tıbbı

Başvuru No2013/5895Tarih19 Kasım 2014Okuma10 dk · 2.096 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm F.Ö. Başvurusu

Karar tarihi
19 Kasım 2014
Başvuru Numarası
2013/5895
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.096 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, yaptığı bir tıbbı

muayene sırasında hastasına cinsel tacizde bulunduğu yönünde hakkında birtakım

basın yayın organlarında çıkan haber ve yayınlar ile yaptığı tekzip ve

yayınların durdurulması yönündeki taleplerinin yargısal makamlar tarafından

reddedilmesi suretiyle, Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde tanımlanan

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespitiyle tekzip

metinlerinin yayınlanmasına ve uğradığı maddi ve manevi zararın tazminine karar

verilmesini talep etmiştir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 24/7/2013 tarihinde

İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan

ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı

tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölümün İkinci Komisyonunca,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm tarafından 11/7/2014

tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 14/8/2014 tarihli yazısı 28/8/2014 tarihinde başvurucu

vekiline tebliğ edilmiş, başvurucu vekili tarafından Adalet Bakanlığı görüşüne

karşı beyanda bulunulmamıştır.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri

kapsamında tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu hakkında birtakım

basın yayın organlarında, yaptığı bir tıbbi muayene sırasında hastasına cinsel

tacizde bulunduğu yönünde haberler yayınlanmıştır.

8. Başvurucu tarafından,

2/5/2013 tarihinde ilgili yayın organlarına haberin yayınının durdurulması ve

tekzibi hakkında ihtarname gönderilmiştir.

9. Başvurucu tarafından

16/5/2013 tarihinde İstanbul 34. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/268-269 ve 270

Değişik İş sayılı dosyaları üzerinde, düzeltme ve cevap haklarının kullanılması

ile kişilik haklarının ağır ihlali nedeniyle yayınların kaldırılması talebinde

bulunulmuştur.

10. İstanbul 34. Sulh Ceza

Mahkemesi tarafından belirtilen Değişik İş sayılı dosyalar üzerinden, 21/5/2013

tarihli kararlar ile, başvurucunun talepleri reddedilmiştir.

11. Başvurucu tarafından

belirtilen ret kararlarına karşı İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin

2013/244–245 ve 246 Değişik İş sayılı dosyaları üzerinde yapılan itirazlar,

Mahkemenin 10/6/2013 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir.

12. Karar 24/6/2013 tarihinde

tebliğ edilmiş, 24/7/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

B. İlgili

Hukuk

13. 9/6/2004 tarih ve 5157

sayılı Basın Kanunu’nun “Düzeltme ve cevap”

kenar başlıklı 14. maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları şöyledir:

“Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlâl

edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan

zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç

unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan

düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme

yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç

gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden

sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı

puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.

...

...

Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler

içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren,

birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım

tarihinden itibaren onbeş gün içinde cevap ve

düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hâkiminden yayımın

yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar

verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma

yapmaksızın, karara bağlar.

Sulh ceza hâkiminin kararına karşı acele itiraz yoluna

gidilebilir. Yetkili makam üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir.

Yetkili makamın kararı kesindir..”

14. 4/5/2007 tarih ve 5651

sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar

Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un “Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin

engellenmesi” kenar başlıklı 9. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet

ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal

edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten

itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim,

internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin

ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz

saat içinde açıklar ve doğrudan Başkanlığa gönderir; aksi hâlde, erişimin

engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 19/11/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 24/7/2013 tarih ve 2013/5895

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu, hakkında birtakım

basın yayın organlarında, yaptığı bir tıbbi muayene sırasında hastasına cinsel

tacizde bulunduğu yönünde haber ve yayınlar yapıldığını, bu yayınlara ilişkin

olarak yaptığı tekzip taleplerinin yargısal makamlar tarafından reddedildiğini,

belirtilen maddi olay nedeniyle yürütülen ceza soruşturması neticesinde

hakkında iddianame tanzim edilmesine ve olayın bir haber konusu olmasında kamu

yararı olduğunun düşünülebilmesine rağmen, haberin içerik biçimlendirmesi ve

sunuluş şeklinin kamuoyu nezdinde isnat edilen eylemi kesin olarak işlemiş

bulunduğu intibaı yaratmak suretiyle masumiyet karinesine ölçüsüz bir şekilde

zarar verdiğini, yapılan yayınlarda özellikle isminin tamamının, soyadının baş

harfinin ve çalıştığı hastane ile bölümün açıkça yer aldığını, belirtilen

hususlar beyan edilmek suretiyle hukuki koruma talep edilen yargısal makamlarca

bu hususlar nazara alınmaksızın ve gerekçe gösterilmeksizin taleplerinin

reddedildiğini, masumiyet karinesinin ihlaline yargısal makamlarca göz

yumularak iştirak edildiğini ve bu suretle Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde

tanımlanan haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

17. Başvurucu tarafından

Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini

iddia edilmiş olmakla beraber, ihlal iddialarının mahiyeti gereği Anayasa’nın

36. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması uygun görülmüştür.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

18. Başvuru formu ile eklerinin

incelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

19. Başvurucu, hakkında birtakım

basın yayın organlarında, yaptığı bir tıbbi muayene sırasında hastasına cinsel

tacizde bulunduğu yönünde çıkan haber ve yayınlar nedeniyle yaptığı tekzip

taleplerinin yargısal makamlar tarafından gerekçe gösterilmeksizin

reddedildiğini, yapılan yayınlarda özellikle isminin tamamının, soyadının baş

harfinin ve çalıştığı hastane ile bölümün açıkça yer aldığını, belirtilen

hususlar beyan edilmek suretiyle hukuki koruma talep edilen yargısal makamlarca

bu hususlar nazara alınmaksızın, temel iddiaları karşılanmaksızın ve ret

gerekçeleri ayrıntılı olarak açıklanmaksızın verilen kararlar nedeniyle,

masumiyet karinesinin ihlaline yargısal makamlarca göz yumularak iştirak

edildiğini iddia etmiş olup, ihlal iddialarının mahiyeti gereği Anayasa’nın 36.

maddesi kapsamında güvence altına alının gerekçeli karar hakkı yönünden

değerlendirme yapılması uygun görülmüştür.

20. Adalet Bakanlığı görüş

yazısında, başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki iddialarının

gerekçeli karar hakkı ile delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

uygulanması ve derece mahkemelerinin uyuşmazlığa getirdiği çözümün adil

olmaması hususlarına ilişkin olduğu belirtilmekle birlikte, Anayasa Mahkemesinin

önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvurunun bu

bölümü hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

21. Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" kenar başlıklı

36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

22. Anayasa'nın 141. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

"Bütün mahkemelerin her türlü kararları

gerekçeli olarak yazılır."

23. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarından ortaya çıkan ve

adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa'nın

36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında,

ilgili hükmü Sözleşme'nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak

suretiyle, gerek Sözleşme'nin lafzi içeriğinde yer alan gerekse Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi içtihadıyla adil yargılanma hakkının koruma alanına dâhil

edilen ilke ve hakları, Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında kabul etmektedir

(Bkz. B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

24. Gerekçeli karar hakkı da

adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden biri olup, bütün mahkemelerin

her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağını belirten Anayasanın 141.

maddesinin de, Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği,

gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No. 2013/1213, 4/12/2013, § 25).

25. Mahkeme kararlarının

gerekçeli olması, kanun yoluna başvurma olanağını etkili kullanabilmek ve

mahkemelere güveni sağlamak açısından, hem tarafların

hem kamunun menfaatini ilgilendirmekte olup, kararın gerekçesi hakkında bilgi

sahibi olunmaması, kanun yoluna müracaat imkânını da işlevsiz hale

getirecektir. Bu nedenle mahkeme kararlarının dayanaklarının yeteri kadar açık

bir biçimde gösterilmesi zorunludur (B. No. 2013/1780, 20/3/2014, § 67).

26. Mahkeme kararlarının

gerekçeli olması adil yargılanma hakkının unsurlarından birisi olmakla beraber,

bu hak yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya ayrıntılı şekilde

yanıt verilmesi şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle, gerekçe gösterme

zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre değişebilir. Bununla birlikte

başvurucunun ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair

iddialarının cevapsız bırakılmış olması bir hak ihlaline neden olacaktır. Bunun

yanı sıra, kanun yolu mahkemelerince verilen karar gerekçelerinin ayrıntılı

olmaması da bu hakkın ihlal edildiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Kanun yolu

mahkemelerince verilen bu tür kararların, ilk derece mahkemesi kararlarında yer

verilen gerekçelerin kabul edilmiş olduğu şeklinde yorumlanması uygun olup, bu

durumda, üst dereceli mahkeme tarafından önceki mahkeme kararının gerekçesinin

benimsendiği kabul edilmelidir (B. No. 2013/1213, 4/12/2013, § 26).

27. Belirtilen hususların yanı

sıra, somut başvuruya ilişkin yargısal süreç açısından, 5157 sayılı Kanun’da

sulh ceza hâkiminin istemi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara

bağlayacağı, sulh ceza hâkiminin kararına karşı acele itiraz yoluna

gidilebileceği ve yetkili makamın söz konusu itirazı üç gün içinde inceleyerek

karara bağlaması gerektiği, benzer şekilde 5651 sayılı Kanun’da hâkimin,

internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin

ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz

saat içinde açıklayacağı hususunda düzenleyici sürelere yer verildiği

görülmektedir (Bkz. §§ 13-14). Ancak belirtilen düzenleyici sürelerin, söz

konusu hukuki mekanizmaya başvurmuş olan kişilerin temel iddialarının Mahkemece

değerlendirilerek karara bağlanması imkânını ortadan kaldıracak şekilde

yorumlanması mümkün değildir.

28. Başvuru konusu olayda,

başvurucu tarafından İstanbul 34. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/268-269 ve 270

Değişik İş sayılı dosyaları üzerinde, 5157 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5651

sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, düzeltme ve cevap haklarının kullanılması

ile kişilik haklarının ağır ihlali nedeniyle yayınların kaldırılması talebinde

bulunulduğu, söz konusu başvuru içeriklerinde özellikle, belirtilen maddi olay

nedeniyle yürütülen ceza soruşturması neticesinde hakkında iddianame tanzim

edilmesine ve olayın bir haber konusu olmasında kamu yararı olduğunun

düşünülebilmesine rağmen, haberin içerik biçimlendirmesi ve sunuluş şeklinin

kamuoyu nezdinde isnat edilen eylemi kesin olarak işlemiş bulunduğu intibaı

yarattığı ve yapılan yayınlarda özellikle isminin tamamının, soyadının baş

harfinin ve çalıştığı hastane ile bölümün açıkça yer aldığı beyan edilmek

suretiyle hukuki koruma talep edildiği görülmektedir.

29. İlgili mevzuat hükümlerinde

de, yetkili yargısal makamlar tarafından, yapılan yayın içeriği nedeniyle özel

hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğinin değerlendirilerek karar

verilmesi gerektiğinin belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece belirtilen

esaslar üzerinden verilen 21/5/2013 tarihli kararlarda, başvurucu hakkında

başvuruya konu olay nedeniyle kamu davası açılmış olduğu, yargılamanın alenî

olduğu ve basın özgürlüğü kapsamında konunun ilgili basın yayın kuruluşlarınca

yorum katılmaksızın haber yapıldığı, haberin yanlış çıkması durumunda dahi hak

ihlali kastı ile hareket etmeyen gazetecinin bundan sorumlu tutulmayacağı

belirtilerek ve başvuruya konu yayın içeriğine dair somut tespit ve

değerlendirmede bulunulmaksızın tekzip talebinin reddedildiği, belirtilen ret

kararlarına karşı yapılan itirazların da İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin

2013/244-245 ve 246 Değişik İş sayılı dosyaları üzerinde değerlendirilerek,

Mahkemenin 10/6/2013 tarihli kararlarıyla, İstanbul 34. Sulh Ceza Mahkemesinin

2013/268-269 ve 270 Değişik İş sayılı karar gerekçeleri benimsenmek suretiyle

reddedildiği, bu kapsamda Sulh Ceza Mahkemesinin karar gerekçelerini

benimsediği anlaşılan itiraz merciince kararlarda ayrıntılı gerekçeye yer

verilmediği ve söz konusu yargısal kararlarda, başvurucunun yapılan yayın içeriği

nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğine ilişkin temel iddialarının

değerlendirilerek karşılanmadığı anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216

Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

31. Başvurucu, ihlalin

tespitiyle tekzip metinlerinin yayınlanmasına ve uğradığı 1.500,00 TL maddi,

100.000,00 TL manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

32. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin

ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde

mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

33. Mevcut başvuruda Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği

tespit edilmiş olmakla, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili Mahkemesine gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

34. Başvurucu tarafından

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, yeniden yargılama yapmak üzere

dosyanın ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin başvurucunun

ihlal iddiası açısından yeterli bir tazmin oluşturduğu anlaşıldığından,

başvurucunun maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

35. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 harç ve 1.500,00 TL vekâlet

ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında güvence altına alınan

gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili Mahkemesine gönderilmesine,

D. Başvurucunun tazminata ilişkin taleplerinin REDDİNE,

E. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 harç ve 1.500,00 TL vekâlet

ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

19/11/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Şebnem NEBİOĞLU ÖNER Başvurucu : F. Ö. Vekili : Av. İshak Şadi ÇARSANCAKLI

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/5895, 19 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. A. Olaylar
  9. B. İlgili
  10. IV. İnceleme Ve
  11. Gerekçe
  12. A. Başvurucunun
  13. B. Değerlendirme
  14. V. Hüküm
  15. B. Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında güvence altına alınan
  16. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. Kaleli
  18. Dursun
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/5895
Tarih
19 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Nuran Karlık Başvurusu (B. No: 2013/729)
  • İsa Yağbasan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1481)
  • Hasan Oğuz Ermumcu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/8720)
  • Faruk Akça Başvurusu (B. No: 2013/2769)
  • Kadir Can Başvurusu (B. No: 2013/7527)
  • Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/845)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.