İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fikri Yazan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/6796)

1. Başvuru; uzun süreli

Başvuru No2013/6796Tarih15 Ekim 2015Okuma19 dk · 3.819 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Fikri Yazan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
15 Ekim 2015
Başvuru Numarası
2013/6796
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.819 kelime·19 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; uzun süreli

tutukluluk, tutukluluğun kanuni süreyi aşması, yargılamanın makul olmayan bir

süredir devam etmesi, kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmalarının

iki yıl süre ile yasaklanması kararının infazının sona ermesine rağmen yasağın

hâlen devam etmesi nedenleriyle adil yargılanma ve kişi özgürlüğü ve güvenliği

haklarının ihlal edildiği iddiaları hakkındadır.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 23/8/2013 tarihinde

Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin

idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına

engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci

Komisyonunca 10/3/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

26/6/2015 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş, başvuru belgelerinin bir

örneği görüş için gönderilmiştir. Bakanlığın 14/7/2015 tarihli yazısında

Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine

atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu Fikri Yazan

Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 1/7/2009

tarihinde gözaltına alınmış ve 4/7/2009 tarihinde tutuklanmıştır.

8. Başvurucu Fikri Yazan

hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinin

(1) numaralı fıkrası uyarınca suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, 235.

maddesi uyarınca ihaleye fesat karıştırma suçlarından Kastamonu Cumhuriyet

Başsavcılığınca 24/6/2011 tarihli ve E.2011/1170 sayılı iddianame düzenlenmiş

ve Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin E.2011/142 sayılı dosyasında kamu davası

açılmıştır.

9. Başvurucu Fikri Yazan,

Kastamonu Sulh Ceza Mahkemesince 18/2/2010 tarihinde tahliye edilmiştir.

10. Başvurucu Fikri Yazan’ın, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 26/2/2013

tarihli ve E.2011/142, K.2013/51 sayılı kararıyla dokuz ayrı ihaleye fesat

karıştırmaktan dokuz kez 4 yıl 2 ay hapis cezası ile bir ihale yönünden ise

ihalede kamu zararına sebebiyet verildiğinden 6 yıl 3 ay hapis cezası ile

cezalandırılmasına, diğer suçlardan beraatına ve hükümle birlikte

tutuklanmasına, başvurucu Şirketlerin üzerlerine atılı ihaleye fesat

karıştırmak suçunu işlediklerinin sabit olması nedeniyle 4/1/2002 tarihli ve

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca kamu kurum ve

kuruluşlarının ihalesine katılmalarının ikişer yıl süre ile yasaklanmasına

karar verilmiştir.

11. Başvurucu Fikri Yazan,

verilen mahkûmiyet hükmü sonrasında birçok kez tahliye talebinde bulunmuş ancak

bu talepleri reddedilmiştir. Başvurucu Fikri Yazan son olarak 17/6/2013 tarihli

dilekçesiyle Kastamonu İnfaz Hâkimliğine infazın durdurulması ve tutukluluğun kaldırılması

istemiyle başvurmuştur.

12. Kastamonu İnfaz Hâkimliği

9/7/2013 tarihli ve E.2013/699, K.2013/735 sayılı kararıyla başvurucunun talebi

hakkında karar vermeye yetkili olmadığını belirterek tahliye talebi hakkında

karar verilmesine yer olmadığına itiraz yolu açık olmak üzere karar vermiştir.

13. Başvurucunun bu karara

itiraz etmesi üzerine Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi 17/7/2013 tarihli ve

2013/458 Değişik İş sayılı kararıyla dava dosyasının Yargıtay 5. Ceza Dairesine

gönderildiğini belirterek tahliye talebi hakkında Yargıtay 5. Ceza Dairesinin

karar verebileceği gerekçesiyle talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına

ve talep hususunda değerlendirme yapmak üzere talep dilekçesinin Yargıtay 5.

Ceza Dairesine gönderilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu karar 23/7/2013

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

14. Başvurucular, 23/8/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

15. Temyiz üzerine Yargıtay 5.

Ceza Dairesi 1/7/2013 tarihli ve E.2013/10024, K.2013/7332 sayılı kararında

kamu davasından haberdar edilmemiş olup da katılan sıfatını alabilecek surette

suçtan zarar görmüş olanların kanun yollarına başvurma haklarının bulunduğu

gözetilerek hükmün bildirilmesinin gerektiği, yapılan ihalelerle ilgili kamu

kuruluşlarının duruşmadan haberdar edildiğine ve temyiz haklarını

kullanabilmeleri için hükmün tebliğ edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye

rastlanmadığı gerekçesiyle dosyanın İlk Derece Mahkemesine iade edilmesine

karar vermiştir.

16. Eksikliklerin tamamlanmasından

sonra yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 5. Ceza Dairesi 22/11/2013

tarihli ve E.2013/14403, K.2013/11111 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi

kararının bozulmasına ve başvurucunun tahliye edilmesine karar vermiştir.

17. Bozma üzerine yapılan

yargılamada Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi, 7/5/2014 tarihli ve E.2014/6,

K.2014/76 sayılı kararıyla başvurucunun bazı ihaleler yönünden beraatına, bazı

ihaleler yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bazı ihaleler

yönünden mahkûmiyetine karar vermiştir.

18. Anılan karar temyiz edilmiş

olup temyiz incelemesi hâlen devam etmektedir.

B. İlgili Hukuk

19. 5237 sayılı Kanun'un 235.

maddesi şöyledir:

“Kamu kurumu veya

kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da

kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç

yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:

a) Hileli davranışlarla;

1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan

kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,

2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip

olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,

3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen

niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı

bırakmak,

4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen

niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye

almak.

b) Tekliflerle ilgili

olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken

bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak.

c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı

diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan

kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek.

d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale

şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli

anlaşma yapmaları.

(3) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.)

İhaleye fesat karıştırma suçunun;

a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde

temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya

tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi

durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.

b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu

açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen

hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına

hükmolunur.

(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden

görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.

(5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya

kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu

niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu

kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,

bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan

dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya

satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır.”

20. 4734 sayılı

Kanun'un 58. maddesi şöyledir:

“(Değişik birinci fıkra: 30/7/2003-4964/ 35 md.) 17 nci maddede belirtilen

fiil veya davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında fiil veya

davranışlarının özelliğine göre, bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar,

üzerine ihale yapıldığı halde mücbir sebep halleri dışında usulüne göre

sözleşme yapmayanlar hakkında ise altı aydan az olmamak üzere bir yıla kadar, 2

nci ve 3 üncü maddeler ile istisna edilenler dahil

bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı

verilir. Katılma yasakları, ihaleyi yapan bakanlık veya ilgili veya bağlı

bulunulan bakanlık, herhangi bir bakanlığın ilgili veya bağlı kuruluşu

sayılmayan idarelerde bu idarelerin ihale yetkilileri, il özel idareleri ve

belediyeler ile bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelerde ise İçişleri

Bakanlığı tarafından verilir. Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel

kişilerin şahıs şirketi olması halinde şirket ortaklarının tamamı hakkında,

sermaye şirketi olması halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan

gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında birinci fıkra hükmüne göre yasaklama

kararı verilir.

Haklarında yasaklama kararı verilenlerin gerçek veya tüzel

kişi olması durumuna göre; ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları halinde

bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak

olmaları halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla

bu sermaye şirketi hakkında da aynı şekilde yasaklama kararı verilir.

İhale sırasında veya sonrasında bu fiil veya davranışlarda

bulundukları tespit edilenler, idarelerce o ihaleye iştirak ettirilmeyecekleri

gibi yasaklama kararının yürürlüğe girdiği tarihe kadar aynı idare tarafından

yapılacak sonraki ihalelere de iştirak ettirilmezler.

Yasaklama kararları, yasaklamayı gerektiren fiil veya

davranışın tespit edildiği tarihi izleyen en geç kırkbeş

gün içinde verilir. Verilen bu karar Resmi Gazetede

yayımlanmak üzere en geç onbeş gün içinde gönderilir

ve yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Bu kararlar Kamu İhale Kurumunca

izlenerek, kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı olanlara ilişkin siciller

tutulur.

İhaleyi yapan idareler, ihalelere katılmaktan yasaklamayı

gerektirir bir durumla karşılaştıkları takdirde, gereğinin yapılması için bu

durumu ilgili veya bağlı bulunulan bakanlığa bildirmekle yükümlüdür.”

21. 4734 sayılı

Kanun'un 59. maddesi şöyledir:

“ Taahhüt tamamlandıktan ve kabul işlemi yapıldıktan

sonra tespit edilmiş olsa dahi, 17 nci maddede

belirtilen fiil veya davranışlardan Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil eden

fiil veya davranışlarda bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile o işteki ortak

veya vekilleri hakkında Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre ceza kovuşturması

yapılmak üzere yetkili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.

Hükmolunacak cezanın yanısıra, idarece 58 inci

maddeye göre verilen yasaklama kararının bitiş tarihini izleyen günden itibaren

uygulanmak şartıyla bir yıldan az olmamak üzere üç yıla kadar bu Kanun

kapsamında yer alan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan

mahkeme kararıyla 58 inci maddenin ikinci fıkrasında sayılanlarla birlikte

yasaklanırlar.

Bu Kanun kapsamında yapılan ihalelerden dolayı haklarında

birinci fıkra gereğince ceza kovuşturması yapılarak kamu davası açılmasına

karar verilenler ve 58 inci maddenin ikinci fıkrasında sayılanlar yargılama

sonuna kadar Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine

katılamaz. Haklarında kamu davası açılmasına karar verilenler, Cumhuriyet

Savcılıklarınca sicillerine işlenmek üzere Kamu İhale Kurumuna bildirilir.

Bu Kanunda belirtilen yasak fiil veya davranışları nedeniyle

haklarında mükerrer ceza hükmolunanlar ile bu kişilerin sermayesinin yarısından

fazlasına sahip olduğu sermaye şirketleri veya bu kişilerin ortağı olduğu şahıs

şirketleri, mahkeme kararı ile sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan

yasaklanır.

Bu madde hükümlerine göre; mahkeme kararı ile yasaklananlar

ve ceza hükmolunanlar, Cumhuriyet Savcılıklarınca sicillerine işlenmek üzere

Kamu İhale Kurumuna, meslek sicillerine işlenmek üzere de ilgili meslek

odalarına bildirilir.

Sürekli olarak kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış

olanlara ilişkin mahkeme kararları, Kamu İhale Kurumunca, bildirimi izleyen onbeş gün içinde Resmî Gazetede yayımlanmak suretiyle

duyurulur.”

22. 4/12/2004 tarihli ve 5271

sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi şöyledir:

“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını

gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya

sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen

ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı

verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini

uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması

girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe

sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanununda yer alan;

…

11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar

(Madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

…

(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya

hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı

verilemez.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 15/10/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvurucunun 23/8/2013 tarihli ve 2013/6796

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

24. Başvurucu Fikri Yazan, uzun

bir süredir tutuklu olduğunu, tutukluluğunun kanuni süreyi aştığını,

yargılamasının makul olmayan bir süredir devam ettiğini belirterek adil

yargılanma ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür. Başvurucu Şirketler ise haklarında verilen bütün kamu kurum ve

kuruluşlarının ihalelerine katılmalarının iki yıl süre ile yasaklanması

kararının infazının sona ermesine rağmen yasağın hâlen devam ettiğini, bu

yasaklama kararının başlangıç ve bitiş tarihlerinin İlk Derece Mahkemesi

kararında yer almadığını, bu eksikliklerin ek karar ile giderilmesi

taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiği

İddiası

25. Başvurucu Fikri Yazan uzun

süredir tutuklu olduğunu ve tutukluluğun kanuni süreyi aştığını ileri

sürmüştür.

i. 1/7/2009 ile 18/2/2010 Tarihleri Arasındaki Tutukluluk

Hâli Yönünden

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme,

23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine

yapılacak bireysel başvuruları inceler.”

27. Bu hüküm gereğince Anayasa

Mahkemesi, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler. Dolayısıyla Mahkemenin zaman

bakımından yetkisi ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılan bireysel başvurularla sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu

düzenleme karşısında, anılan tarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve kararları

da içerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi mümkün değildir (G.S., B. No: 2012/832, 12/2/2013, § 14,).

28. Kişi

serbest bırakılmadan yargılanmakta olduğu davada ilk derece mahkemesi kararıyla

mahkûm olmuşsa mahkûmiyet tarihi itibariyle de tutukluluk hâli sona erer. Çünkü

bu durumda kişinin hukuki durumu “bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu” olma

kapsamından çıkmaktadır. Bireysel başvuru incelemesi açısından, tutuklamanın

şartları ile mahkûmiyete hükmedilmesi arasındaki esaslı fark bunu gerektirir.

Zira mahkûmiyete karar verilmiş olmakla isnat olunan suçun işlendiği, bundan

failin sorumlu olduğunun sübuta erdiği kabul edilmekte ve bu nedenle sanık

hakkında hürriyeti bağlayıcı cezaya ve/veya para cezasına hükmedilmektedir.

Mahkûmiyetle birlikte kişinin kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedenine

bağlı olarak tutukluluk hâli sona ermektedir. Bu açıdan mahkûmiyet kararının

kesinleşmiş olması ayrıca gerekmez (Korcan Pulatsü, B. No: 2012/726,

2/7/2013, § 33).

29. Somut olayda Başvurucu,

Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 1/7/2009

tarihinde gözaltına alınmış ve 4/7/2009 tarihinde tutuklanmıştır. Yargılama

devam ederken başvurucu, Kastamonu Sulh Ceza Mahkemesince 18/2/2010 tarihinde

tahliye edilmiş dolayısıyla tutukluluk hâli Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisinden önce sona ermiştir.

30. Açıklanan nedenlerle

başvurucunun tutukluluğa ilişkin şikâyetlerine konu olan kararların tamamının

Anayasa Mahkemesinin yetkisinin başladığı tarihten önce kesinleştiği

anlaşıldığından başvurunun zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

ii. 26/2/2013

Tarihinden Sonraki Tutukluluk Hâli Yönünden

31. Anayasa'nın 19. maddesinin

ikinci fıkrası şöyledir:

“Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve

güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; … halleri dışında kimse

hürriyetinden yoksun bırakılamaz.”

32. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik

şartları ve incelenmesi" kenar başlıklı 48. maddesinin (2)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine

karar verebilir.”

33. Anayasa'nın

19. maddenin birinci fıkrasında herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına

sahip olduğu, ikinci ve üçüncü fıkralarında ise bireylerin bu haktan şekil ve

şartları kanunda gösterilen bazı istisnai durumlarda mahrum edilebileceği

kuralı yer almaktadır (Hamit Kaya, B. No: 2012/338, 2/7/2013, §

38). Buna göre hürriyetten yoksun bırakılma ancak Anayasa'nın anılan

maddesi kapsamında belirlenen durumlardan birinin varlığı hâlinde söz konusu

olabilir. (Fikret Eskin, B.

No: 2012/348, 4/12/2013, § 39). "Mahkemelerce

verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların yerine getirilmesi"

amacıyla kişilerin hürriyetinden yoksun bırakılması maddenin ikinci fıkrasında

sayılan hâllerden biridir.

34. Somut

olayda Kastamonu

Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 26/2/2013 tarihinde

başvurucunun ihaleye fesat karıştırma suçundan hapis cezası ile

cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutuklanmasına karar verilmiştir. Mahkemenin vermiş olduğu mahkûmiyet kararı

sonrasındaki bu tutma hâli, Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasındaki “mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların

yerine getirilmesi” kapsamındadır.

35. Açıklanan

nedenlerle 26/2/2013 tarihinden sonraki tutukluluk dönemine ilişkin şikâyetin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği

İddiaları

i. Şirketlerin İhalelere Katılma Yasağına

İlişkin Şikâyetleri Yönünden

36. Başvurucu Şirketler,

haklarında verilen kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmalarının iki

yıl süre ile yasaklanması kararının infazının sona ermesine rağmen yasağın

hâlen devam ettiğini, bu yasaklama kararının başlangıç ve bitiş tarihlerinin

İlk Derece Mahkemesi kararında yer almadığını, bu eksikliklerin ek karar ile

giderilmesi taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek adil yargılanma

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

37. Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece

mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir kanun

yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne

getirdiği şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere

usulüne uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtlarını

zamanında bu makamlara sunması ve aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu

takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet

Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

38. 6216 sayılı

Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca ihlale neden olduğu ileri

sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru

yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması, başka

bir deyişle bireysel başvuru yapıldığı tarihte başvuru koşullarının tamamının

sağlanmış olması gerekir. Bununla birlikte bir başvuru yolu yoksa ya da olan

başvuru yolları etkili değilse Mahkeme somut olayın koşullarını dikkate alarak

bir başvurunun incelenmesine karar verebilir. Başvuru konusu olay dikkate

alındığında başvuru yollarının tüketilmesi kuralına istisna tanınmasını

gerektiren bir durumun bulunmadığı görülmektedir (Ümit Ata, B. No: 2012/254, 6/2/2014, § 33).

39. Kastamonu Ağır Ceza

Mahkemesi, 26/2/2013 tarihli ve E.2011/142, K.2013/51 sayılı kararıyla atılı

suçlardan başvurucu Fikri Yazan’ın mahkûmiyetine ve

başvurucu Şirketlerin iki yıl süre ile ihalelere katılmasının yasaklanmasına

karar vermiştir. Başvurucuların bu şikâyetleri temyiz kanun yolunda

incelenebilecek niteliktedir. Başvuru yapıldığı tarihte anılan kararın temyiz

incelemesi sonuçlanmamıştır. Dolayısıyla bu şikâyetler bakımından olağan kanun

yolları tüketilmemiştir.

40. Açıklanan

nedenlerle kanunda öngörülmüş yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilmeden

bireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

ii. Makul

Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği İddiası Yönünden

41. Başvuru formu ile eklerinin

incelenmesi sonucunda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

şikâyetinin açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar

verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığından kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

42. Başvurucu Fikri Yazan, “örgüt kurma ve yönetme” ve

“ihaleye fesat karıştırma” suçundan hakkında açılan kamu davasında makul sürede

yargılama yapılmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

43. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18) Sözleşme metni

ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil

yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36.

maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında

ilgili hükmü, Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak

suretiyle Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil

yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36.

maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul

sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil olup ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan

süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma

hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 38, 39).

44. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (Güher Ergun ve

diğerleri, §§ 41-45).

45. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B.E., B. No: 2013/625, 9/1/2014, § 31).

Başvuru konusu olayda başvurucu hakkında, “örgüt kurma ve yönetme” ve “ihaleye

fesat karıştırma” suçlarını işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır.

Başvurucu hakkında isnat olunan suçlar 5237 sayılı Kanun’un 220. maddesinin (1)

numaralı fıkrasında, 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ve (3) numaralı

fıkrasının (b) bentlerinde hapis cezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu

çerçevede başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36.

maddesinin güvence kapsamına girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B.E., § 32).

46. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği iddiasının

yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak etkilendiği

arama ve gözaltı gibi birtakım tedbirlerin uygulanması anıdır. Somut başvuru

açısından bu tarih, başvurucunun göz altına alındığı 1/7/2009 tarihidir.

47. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında 1/7/2009 tarihinde gözaltına alınarak 4/7/2009 tarihinde

tutuklanan başvurucu hakkında, Başsavcılığın 24/6/2011 tarihli iddianamesi ile “örgüt

kurma ve yönetme” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarını işlediği iddiasıyla

kamu davası açıldığı, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesince başvurucunun

savunmasının alındığı, müştekilerin dinlendiği, iletişim tespit tutanakları ve

bilirkişi raporları değerlendirilerek 26/2/2013 tarihli karar ile başvurucunun,

dokuz ayrı ihaleye fesat karıştırmaktan dokuz kez 4 yıl 2 ay hapis cezası ile

bir ihale yönünden ise ihalede kamu zararına sebebiyet verildiğinden 6 yıl 3 ay

hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutuklanmasına karar

verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin

22/11/2013 tarihli ilamıyla hükmün bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Mahkemece, başvurucunun bazı

ihaleler yönünden beraatına, bazı ihaleler yönünden hükmün açıklanmasının geri

bırakılmasına, bazı ihaleler yönünden mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın

temyiz incelemesinin hâlen devam ettiği anlaşılmıştır.

48. 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabi

mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar

verilmiştir (B.E.,§§

23-41; Ersin Ceyhan, B. No:

2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40).

49. Başvuruya konu davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken

usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya

koymakla birlikte davaya bütün olarak bakıldığında somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu

yargılama sürecinde altı yılı aşkın süredir devam eden makul olmayan bir

gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

50. Açıklanan nedenlerle

başvurucu Fikri Yazan’ın Anayasanın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

51. Başvurucu Fikri Yazan, maruz kaldığı zararın karşılığı

olarak tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

52. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

53. Başvurucunun tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin altı yılı

aşkın süredir devam eden yargılama süresi nazara alındığında yargılama

faaliyetinin uzunluğu sebebiyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan

manevi zararları karşılığında başvurucuya net 3.150 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

54. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucu

Fikri Yazan'a ödenmesine karar verilmesi gerekir.

55. Başvuruya konu yargılamanın

altı yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını

ihlal ettiği gözetilerek anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir

yargılama dosyasında hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A.

Başvuruculardan,

1.

Fikri Yazan’ın,

a.

Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği yönündeki şikâyetlerinin;

i.

4/11/2009 ile 6/2/2013 tarihleri arasındaki tutukluluk hâli yönünden süre aşımı nedeniyle,

ii.

26/2/2013 tarihinden sonraki tutukluluk hâli yönünden açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

b.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2.

Şirketlerin ihalelere katılma yasağına ilişkin şikâyetlerinin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B.

Başvurucu Fikri Yazan’ın Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C.

Başvurucu Fikri Yazan’a net 3.150 TL manevi TAZMİNAT

ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D.

198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucu Fikri Yazan'a ÖDENMESİNE,

E.

Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına başvuru

tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede gecikme olması hâlinde

bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz

uygulanmasına,

F.

Kararın bir örneğinin Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine

15/10/2015 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Osman Alifeyyaz PAKSÜT Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Raportör Yrd. : Yusuf Enes KAYA Başvurucular : 1. Fikri YAZAN 2. Kartal İsfendiyarbey Özel Güvenlik Sanayi Tic. Ltd. Şti. 3. Salt Beton Parke Taah. Temizlik Turizm Gıda Ltd. Şti.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/6796, 15 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/6796
Tarih
15 Ekim 2015

İlgili Kararlar

  • Burak Levent Kaya Başvurusu (B. No: 2013/100)
  • Abdulvahap Kavak Başvurusu (B. No: 2013/7477)
  • Kenan Sayın Başvurusu (B. No: 2013/5376)
  • Ahmet Acartürk Başvurusu (B. No: 2013/2084)
  • Ali Mükerrem Furtun Başvurusu (B. No: 2013/9020)
  • Hüseyin Caruş Başvurusu (B. No: 2013/7812)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.