İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Gönül Neşvat Başvurusu (B. No: 2014/3648)

1. Başvuru, eşe ait olan mesken üzerindeki ipoteğin kaldırılması

Başvuru No2014/3648Tarih21 Kasım 2017Okuma7 dk · 1.304 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Gönül Neşvat Başvurusu

Karar tarihi
21 Kasım 2017
Başvuru Numarası
2014/3648
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.304 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, eşe ait olan mesken üzerindeki ipoteğin kaldırılması

isteminin mahkeme tarafından reddedilmesinin aile hayatına saygı hakkını ihlal

ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/3/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucunun çocuklarının sahibi olduğu bir limited şirketin kullandığı kredi karşılığında, eşine ait

olan bir mesken kaydı üzerinde 28/10/2007 tarihinde kredi veren banka lehine

ipotek tesis edilmiştir.

9. Borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla

2008 yılında icra takibi başlatılmıştır.

10. Bu arada alacaklı banka, alacağını 7/1/2010 tarihinde bir

başka anonim şirkete temlik etmiştir.

11. Başvurucu, ipotek tesisine rızası olmadığını belirterek

Aydın Aile Mahkemesinde, alacağı temlik alan anonim şirkete, kredi veren

bankaya, kredi kullanan limited şirkete ve eşine

karşı ipoteğin kaldırılması ile mesken kaydı üzerinde aile konutu şerhi

konulması için 27/8/2010 tarihinde dava açmıştır.

12. Mahkeme 15/3/2012 tarihli karar ile aile konutu şerhi

konulması talebi yönünden davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılması istemi

yönünden ise davanın reddine esastan karar vermiştir. Mahkemenin ipoteğin

kaldırılması istemini reddederken tapu kaydında aile şerhinin bulunmadığı ve

ipotek tesis edilirken diğer eşin açık rızasının bulunmasının herhangi bir

şekle tabi olmadığı gerekçesine dayandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca borçlu

şirketin hissedarları olan kişilerin aynı zamanda başvurucunun çocukları olması

nedeniyle borçlardan ve davanın açıldığı zaman dilimini dikkate alarak ipotek

işleminden haberinin olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda alacaklı şirketin

2008 yılında gönderdiği ihtarnamenin aynı evde ikametgah

sahibi olan başvurucuya tebliğ edildiği de dikkate alınarak ve bankanın iyi

niyetli olduğu düşüncesiyle ipotek şerhinin kaldırılması istemi reddedilmiştir.

13. Temyiz incelemesi sonucunda söz konusu karar, Yargıtay 2.

Hukuk Dairesinin 27/5/2013 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucunun karar

düzeltme talebi, aynı Dairenin 23/12/2013 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

14. Ret kararı başvurucuya 10/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiş,

7/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 21/11/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

16. Başvurucu 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni

Kanunu'nun 194. maddesinin ailehayatını koruma altına

aldığını, ipotek tesis edilen meskenin baştan beri aile konutu olduğunun kabul

edildiğini, Kanun'daki düzenlemenin emredici olduğunu, aynı zamanda ilgili

mevzuatta eşin açık rızasından bahsedildiğini, açık rızanın meskenle ilgili

sözleşmenin şekline uygun yapılması gerektiğini, davanın reddedilmesi nedeniyle

adil yargılanma ve aile hayatına saygı haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

17. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasanın

20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme

hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”

18. Anayasa’nın 41. maddesi şöyledir:

“Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler

arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle

ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını

sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma,

yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan

ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı

çocukları koruyucu tedbirleri alır.”

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu tarafından adil yargılanma

hakkının da ihlal edildiği belirtilmiş olmakla birlikte, iddialarının mahiyeti

gereği başvurunun aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmesi uygun

görülmüştür.

20. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir

(Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

21. Aile yaşamına saygı hakkı kapsamında devlet için söz konusu

olan yükümlülük, sadece belirtilen hakka keyfî surette müdahaleden kaçınmakla

sınırlı olmayıp öncelikli olan bu negatif yükümlülüğe ek olarak aile yaşamına

etkili bir biçimde saygının sağlanması bağlamında pozitif yükümlülükleri de

içermektedir. Söz konusu pozitif yükümlülükler, bireyler arası ilişkiler

alanında olsa da aile yaşamına saygıyı sağlamaya yönelik tedbirlerin alınmasını

zorunlu kılar (Murat Atılgan, B.

No: 2013/9047, 7/5/2015, § 26).

22. 4721 sayılı Kanun'un, 194. maddesinde yer verilen hükümlerle

ailenin yaşam merkezi hâline getirdiği ve kaybı hâlinde aile bireylerinin

barınma hakları ile aile ilişkilerinin sürdürülebilirliğinin tehlikeye gireceği

konut bağlamında birtakım koruyucu düzenlemeler getirilerek bu düzenlemeler

vasıtasıyla aile yaşamının korunmasının amaçlandığı görülmektedir. Aile

hayatına saygı hakkının etkin şekilde kullanımı ve korunması hususundaki pozitif

yükümlülükler çerçevesinde getirilen söz konusu düzenleme ile aile hayatına

saygı hakkının etkin şekilde korunması ve bu kapsamda aile ilişkilerinin

sürdürülebilirliğinin sağlanması hususunda gerekli yasal altyapının

oluşturulduğu görülmektedir (Melahat Karkin [GK],

B. No: 2014/17751, 13/10/2016, § 59).

23. Bununla birlikte söz konusu yükümlülükler, belirtilen

düzenlemelerin hayata geçirilmesi ile tamamlanacağından, özellikle özel hukuk

kişileri arasındaki uyuşmazlıklar açısından temel hakların söz konusu

ilişkilerin yorumlanmasında da gözönünde

bulundurulması, gerekli usule ilişkin güvenceleri de haiz olan bir yargılama

yapılması, ayrıca yargı makamları tarafından Anayasa hükümlerinde ifade edilen

değerlerin özel hukukun hüküm ve kavramlarının yorumlanmasında dikkate alınması

gerekmektedir (Melahat Karkin,

§ 60).

24. Mevzuatın yorumlanmasıyla ilgili sorunları çözmek öncelikle

derece mahkemelerinin yetki ve sorumluluk alanındadır. Olayın tüm tarafları ile

doğrudan temas hâlinde bulunan derece mahkemelerinin olayın koşullarını

değerlendirmek açısından daha avantajlı konumda bulunduğu da tartışmasızdır.

Anayasa Mahkemesinin rolü ise bu kuralların yorumunun temel hak ve özgürlüklere

etkilerini değerlendirmekle sınırlıdır. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi, derece

mahkemeleri tarafından izlenen usulü denetleme ve özellikle mahkemelerin ilgili

mevzuat hükümlerini yorumlayıp uygularken Anayasa’nın 20. ve 41. maddelerindeki

güvenceleri gözetip gözetmediğini belirleme yetkisine sahiptir. Bu kapsamda

Anayasa Mahkemesinin görevi, aile konutu ve korunmasına ilişkin hükümlerin

yorumlanması ve uygulanması hususunda derece mahkemelerinin yerini almak

olmayıp kamusal makamların takdir hakları kapsamında aldıkları kararları aile

hayatına saygı hakkı bağlamında söz konusu olan güvenceler açısından

değerlendirmektir (Melahat Karkin, § 61).

25. Derece mahkemelerinin aile hayatı kapsamındaki ilişkilerin

sürdürülebilir ve etkili olmasını temin edecek şekilde hareket etmesi

zaruridir. Derece mahkemelerinin takdir yetkilerini makul ve sağduyulu bir

şekilde kullanıp kullanmadıkları hususunu özellikle değerlendirmek durumunda

olan Anayasa Mahkemesi takdiri haklı göstermek için öne sürülen gerekçelerin

ilgili ve yeterli olup olmadığını incelemektedir (Murat Atılgan, § 44; N.

Ö., B. No: 2014/19725, 19/11/2015, § 55).

26. Somut olayda başvurucunun eşine ait olan ve başvurucu ile

ailesi tarafından da kullanılan taşınmazda bir ipotek tesis edildiği, ipotekle

temin edilen borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile

takip işlemlerinin yürütüldüğü ve başvurucu tarafından söz konusu ipoteğin

kaldırılması talebiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama sonucunda

taşınmazın aile konutu niteliğinde olduğu anlaşılmakla birlikte derece

mahkemesince tapuda malik olmayan diğer eşin açık rızasının bulunmasının

herhangi bir şekle tabi olmadığı, başvurucunun çocuklarının sahibi olduğu

davalı limited şirket için çekilen krediden üç yıl

sonra açılan davada başvurucunun aile konutu üzerindeki ipotek işleminden

haberdar olmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul

edilmiştir. Bunun sonucu olarak ipotek tesisine ilişkin işlemden önce

taşınmazın tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh

bulunmadığı, bu durumda davalı bankanın iyi niyetli olduğu ve ipotek verilmesi

işleminde başvurucunun açık rızasının bulunduğu kabulüyle ipoteğin kaldırılması

isteminin reddine karar verilmiştir.

27. Derece mahkemelerinin karar gerekçelerinin incelenmesinden

tarafların hukuki menfaatleri arasında bir dengeleme yapıldığı ve yargısal makamlarca

takdirlerinin gerekçelerinin ayrıntılı şekilde ortaya konduğu, bu kapsamda

kararlarda yer verilen tespit ve unsurlar itibarıyla aile hayatına saygı hakkı

yönünden yargısal makamların takdir yetkilerinin sınırının aşıldığına ilişkin

bir bulguya rastlanmadığı anlaşılmaktadır.

28. Açıklanan nedenlerle başvurunun, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

21/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Hikmet Murat

AKKAYA

Başvurucu

:

Gönül NEŞVAT

Vekili

:

Av. İmran

YALÇIN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/3648, 21 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Başvurucunun İddiaları
  8. B. Değerlendirme
  9. A. Başvurunun açıkça
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Yıldırım
  12. Özgüldür
  13. Topal
  14. M. Emin KUZ
  15. Akkaya
  16. Yalçın
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/3648
Tarih
21 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • İhsan Taş Başvurusu (B. No: 2014/11255)
  • Ayla Akat Ata Başvurusu (B. No: 2014/221)
  • Ateşler Dizayn Yapı Tarım Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/7057)
  • Adnan Alver Başvurusu (B. No: 2014/5800)
  • Nurten Hızal Başvurusu (B. No: 2014/12673)
  • G.g. Başvurusu (B. No: 2014/10349)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.