İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Güven Ersoy Başvurusu (B. No: 2014/15388)

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa

Başvuru No2014/15388Tarih23 Mart 2017Okuma9 dk · 1.859 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Güven Ersoy Başvurusu (2)

Karar tarihi
23 Mart 2017
Başvuru Numarası
2014/15388
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.859 kelime·9 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğa

itiraz yolunun etkin olarak kullanılamaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının; çelişkili tanık beyanları esas alınarak hukuka aykırı karar

verilmesi, başvurucu lehine olan delillere itibar edilmemesi ve makul sürede

yargılama yapılamaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilir olduğuna, esas

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Osmaniye 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2/4/2008

tarihli kararı ile kasten insan öldürme suçundan tutuklanmıştır. Osmaniye

Cumhuriyet Başsavcılığının 18/4/2008 tarihli iddianamesi ile kasten insan

öldürme, kasten insan öldürmeye teşebbüs, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet

suçlarını işlediği iddiasıyla başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır.

8. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 22/12/2011

tarihli kararı ile kasten insan öldürme, kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a

muhalefet suçlarından başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmiştir. Mahkeme,

hüküm ile birlikte başvurucunun tutukluluğunun devamına da karar vermiştir.

Temyiz incelemesi sonucunda hüküm, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 5/11/2012

tarihli kararıyla bozulmuştur.

9. Bozma sonrasında yargılamaya devam eden Osmaniye 1. Ağır Ceza

Mahkemesi, 5/3/2013 tarihli kararı ile başvurucunun, 2 ayrı kasten insan öldürme

suçundan toplam 40 yıl hapis, kasten yaralama suçundan 2 yıl 6 ay hapis, 6136

sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezaları ile

cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkemece hüküm ile birlikte “verilen ceza miktarı, sanıkların işlediği iddia edilen suçun 5271

Sayılı CMK’nın 100. maddesinde sayılan suçlardan

oluşu, sanıkların tevkif tarihleri ve adli kontrol uygulamasının yetersiz

kalacağı dikkate alınarak” başvurucunun tutukluluğunun devamına

karar verilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:

"Tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları,

katılanların iddiası, tanık beyanları, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporlar,

otopsi tutanakları, silah ve parmak izlerine ilişkin ekspertiz raporları,

Osmaniye 1. Asliye Ceza Mahkememiz dosyası ile birleştirilen 2007/488 esas

2008/303 karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde;

...

maktul N.nin Saray

Kıraathanesi yakınlarında olduğunu haber alan sanıklar Güven ERSOY, K.B., M.B.

ve K.B.nin babası olup, olayda ölen; İ.B.nin silahlarını alarak beklemeye başladıkları, maktul

Z. ve N.nin içinde bulundukları oto, sokağın köşesine

geldiğinde, sanık Güven ERSOY tarafından durdurulduğu, sanık Güven’in ele

geçirilemeyen tabancası ile aracın arka koltuğunda oturan N.nin

kolundan tutarak 'aşağı in lan' şeklinde bağırıp silah zoruyla dışarıya

çıkardığı, bu hususun taraflar ile husumeti bulunmayan müşteki H.Ç.nin beyanı ile sabit olduğu, bunun üzerine araçta

bulunan Maktul Z.nin bu olaya müdahale ederek

aralarına girdiği, “Güven abi yapma, biz namusuz, tepelemeyelim birbirimizi,

boş ver, barışın gitsin” şeklinde sözler söylemesine rağmen, sanık Güven’in; N.yi arabadan indirme konusunda ısrarcı olduğu, bu sırada

diğer sanıklar K. ve M. ile olayda ölen İ.B.nin de

kendilerinin bulunduğu kahvehaneden çıkarak tartışmanın olduğu yöne doğru

yöneldikleri, bu sırada Güven’in N.ye ateş ettiği, yaralanan N. ile olayda

ölen; maktul Z. ve geldikleri aracın sürücüsü olan müşteki H.Ç.nin,

hemen aracın arkasına doğru geçerek siper aldıkları, ancak Güven ve diğer

sanıklar K., M. ve olayda ölen İ.B.nin de ellerinde

silahla olaya karıştıkları, karşı taraftan yani bu kişilerin bulunduğu taraftan

otonun arkasına gizlenen N., Z. ve H.ye doğru ateş edilmeye başladıkları, bu

ateş edilme üzerine maktul Z.nin de daha önce N.den almış olduğu tabancayı çekerek karşılık verdiği, bu

çatışma sonrasında maktul Z., maktul N., müşteki H. ve olayın karşı tarafında

bulunan daha sonradan ölen İ.B.nin yaralandıkları,

olay yerinden hastaneye kaldırılan bu yaralılardan N.C. ve İ.B.nin

9/12/2007 tarihinde Z.K.nin ise 10/12/2007 tarihinde

hastanede tedavileri yapılırken vefat ettikleri anlaşılmıştır. Olaydan hemen

sonra K.B., M.B. olay yerinden ayrılmış, Güven Ersoy firar etmiştir.

...

Her ne kadar sanıklardan Güven Ersoy olay yerinde

bulunmadığını ileri sürmüş ise de soruşturma aşamasında olaydan hemen sonra

ifade veren A.R.U. ilk ifadesinde K. ve M.yi teşhis

etmiş, ancak görse tanıyabileceği orta boyda, şişman, 30 – 35 yaşlarında bir

şahsın daha karşı tarafa ateş ettiğini belirtmesi üzerine Güven Ersoy’un

yakalanmasından sonra teşhis yaptırıldığında şahsın teşhise katılan 5 kişi

arasında olmadığını belirtmiş, Güven Ersoy’un fotoğrafı gösterildiğinde Güven’i

teşhis ettiği, 10 dakika sonra yeniden Cumhuriyet Başsavcılığına giderek canlı

teşhis işlemi yaptırıldığında Güven Ersoy’u teşhis ettiğini ancak korkmasından

dolayı o şekilde ifade verdiğini belirtmesi dikkate alındığında tanığın

soruşturma aşamasındaki ifadesine itibar edilmiş, ayrıca Güven’in kardeşi M.E.nin olaydan hemen sonra Güven’in telaşlı ve tedirgin

bir şekilde eve geldiğini, çocuklarını arayamadığını bu nedenle çocuklarını

getirmesini söylediğini belirtmesi, bu sanığın olaydan hemen sonra firar

etmesi, akabinde Ö.K. adına düzenlenmiş kendi resminin yapıştırıldığı sahte

sürücü belgesi ile yakalanması, ilk olayda N. ve O. tarafından ateş edildiğinde

yaralanması dikkate alındığında Güven’in de ateş eden sanıklar içerisinde

bulunduğu ve suça doğrudan katıldığı mahkememizce kabul edilmiştir. "

10. Anılan karar, başvurucuya duruşmada tefhim edilmiştir.

11. Başvuru formu ve eklerinde, hüküm ile birlikte verilen

tutukluluğun devamı kararına karşı itiraz yoluna gidildiğine dair bilgi ve/veya

belge sunulmamıştır.

12. Başvurucu, hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz

etmiştir. Başvurucu, Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderdiği 5/7/2013 tarihli

dilekçesi ile tahliyesine de karar verilmesini talep etmiştir.

13. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 23/6/2014 tarihli ve

E.2014/2329, K.2014/3591 sayılı kararıyla başvurucu hakkında kasten insan öldürme

ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerinin

onanmasına; kasten yaralama suçundan verilen hükmün ise “kullanılan silahın elverişliliği, sanıkların maktüller ve mağdur arasında ayrım yapmaksızın üçünün

üzerine doğru çok sayıda ateş etmeleri ve aynı olayda N. ve Z.'yi öldürmeleri hususları birlikte dikkate alındığında,

açığa çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten

öldürme suçuna teşebbüs yerine yazılı şekilde suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek

kasten yaralamadan hüküm kurulması” gerekçesiyle bozulmasına karar

verilmiştir. Anılan Yargıtay kararında, ayrıca başvurucunun tahliye talebinin

reddine de karar verilmiştir.

14. Bozma sonrasında yapılan yargılamada Mahkemenin 18/11/2014

tarihli kararıyla başvurucunun hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar

verilmiştir. Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 9/11/2016

tarihli kararıyla düzeltilerek onanmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 23/3/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

16. İkinci Bölüm Birinci Komisyonu tarafından 29/12/2014

tarihinde, başvurunun kabul edilebilir olduğuna ve esas incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına; dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmişse de

başvuru dilekçesi ve eklerinin incelenmesi neticesinde Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 28. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereği

Bölümler, kabul edilebilirliğe ilişkin bir engelin varlığını tespit etmeleri ya

da bu durumun sonradan ortaya çıkması halinde incelemenin her aşamasında kabul

edilemezlik kararı verebilir. Bu çerçevede kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilerek değerlendirme yapılmıştır.

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

17. Başvurucu; hakkında yürütülen yargılamada kanuni tutukluluk

süresinin aşıldığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, tutukluluğa

itiraz yolunu etkin olarak kullanamadığını, kararların gerekçesiz olduğunu

belirterek Anayasa’nın 19. maddesinde tanımlanan kişi özgürlüğü ve güvenliği

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

18. Başvurucunun 23/12/2013 tarihinde aynı konuya ilişkin olarak

ileri sürdüğü ihlal iddiaları ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuruda bulunduğu, Birinci Bölümün 4/2/2016 tarihli ve 2014/126 başvuru

numaralı kararıyla başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verildiği

anlaşılmıştır.

19. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru niteliğinde olması

nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucu; yargılandığı ceza davasına konu olaya

katılmadığını, olay yerinde olmadığını, kendisini teşhis eden tanığın tarafsız

olmayan beyanına dayanıldığını, Mahkemenin gerekçesinin kasten öldürme suçundan

cezalandırılması için yeterli olmadığını iddia etmiştir.

21. Anayasa’nın 36. ve 141. maddeleri gereği mahkemelerin her

türlü kararının gerekçeli olması gerekir. Ancak bu hak, yargılamada ileri

sürülen tüm iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde

anlaşılamaz (Mehmet Yavuz, B. No:

2013/2995, 20/2/2014, § 51). Ancak ileri sürülen iddialardan biri kabul

edildiğinde davanın sonucuna etkili olması hâlinde mahkeme bu hususa belirli ve

açık bir yanıt vermek zorunda olabilir(Yasemin

Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 56).

22. Somut olayda, yapılan yargılama sonunda tarafların davanın

sonucuna etkili olabilecek tüm iddia ve savunmaları ile dosya kapsamının

dikkate alındığı; verilen kararda, hükme ulaşılması için yeterli gerekçe

bulunduğu görüldüğünden gerekçeli karar hakkına yönelik bir ihlal olmadığının

açık olduğu anlaşılmaktadır.

23. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

24. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

26. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

ise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili

kararını verdiği tarih esas alınır (B.E.,

B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

27. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

28. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 8 yıl 7 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

29. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

31. Başvurucu, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

32. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

33. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında -yargılamadaki taraf sayısı da dikkate alınarak- başvurucuya net

7.200 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Anayasa

Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için başvurucunun uğradığını iddia

ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır.

Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle maddi

tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

34. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması

nedeniyle REDDİNE,

2. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 7.200 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine

(E.2014/313, K.2014,383) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

23/3/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Gökçe

GÜLTEKİN

Başvurucu : Güven ERSOY Vekili : Av. Yusuf Ziya GÖKLÜ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/15388, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Z. ve N.nin içinde bulundukları oto, sokağın köşesine
  7. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve
  9. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  12. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Yıldırım
  14. Özgüldür
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Gültekin
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/15388
Tarih
23 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Kocaman Balıkçılık İhr. İth. Tic. Ltd. Şti. ve Öz Callut Tar. Pet. Su Ür. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti Başvurusu (B. No: 2014/13827)
  • Volkan Topçu Başvurusu (B. No: 2014/9457)
  • Faysal Bil Başvurusu (B. No: 2014/3397)
  • Mehmet Tava Başvurusu (B. No: 2014/18006)
  • Nebi Karataş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13001)
  • İbrahim Topcu Başvurusu (B. No: 2014/1295)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.