İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

İbrahim Topcu Başvurusu (B. No: 2014/1295)

1. Başvuru, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına

Başvuru No2014/1295Tarih23 Mart 2017Okuma10 dk · 1.997 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm İbrahim Topcu Başvurusu

Karar tarihi
23 Mart 2017
Başvuru Numarası
2014/1295
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.997 kelime·10 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına

karşı yasal süresi içinde itiraz edilmediği gerekçesiyle reddine karar

verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 31/1/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. 1976 doğumlu olan başvurucu, Ankara Barosuna kayıtlı bir

avukat olduğunu belirtmektedir.

9. Başvurucu hakkında Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan

dava 10/10/2013 tarihinde sonuçlanmış ve başvurucu hakkında hükmün

açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Kısa karar, aynı tarihte

başvurucunun yüzüne tefhim edilmiş ve kanun yolu başvurusuna ilişkin yasal

süreler açıklanmıştır.

10. Başvurucu 21/10/2013 tarihinde Ankara 9. Ağır Ceza

Mahkemesine (Mahkeme) itiraz dilekçesi sunmuştur. İtirazı inceleyen Mahkeme,

yedi günlük yasal süre geçtikten sonra yapılan itirazın süresinde olmadığı

gerekçesiyle ve kesin olarak reddine karar vermiştir.

11. Nihai karar, başvurucuya 3/1/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

12. Başvurucu 31/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

13. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri

bırakılması” kenar başlıklı 231. maddesinin (1), (2) ve (12)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Duruşma sonunda, 232 nci

maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası

okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.

(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca

başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir.

...

(12) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz

edilebilir.

14. 5271 sayılı Kanun’un “İtiraz

usulü ve inceleme mercileri” kenar başlıklı 268. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:

“Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz,

kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı

öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir

dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak

suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı

veya hâkim onaylar…”

15. 5271 sayılı Kanun’un “Sürelerin

hesaplanması” kenar başlıklı 39. maddesinin (4) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin

ertesi günü biter.”

B. Uluslararası Hukuk

16. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Adil yargılanma hakkı

1. Herkes, … cezai alanda kendisine yöneltilen

suçlamalar konusunda karar verecek olan … bir mahkeme tarafından davasının …

hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir. …

…”

17. Sözleşme’de açıkça yer almasa da

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahkemeye erişim hakkını, adil

yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olarak nitelendirmektedir (Roche/Birleşik Krallık [BD], B. No: 32555/96,

19/10/2005, § 117; Stanev/Bulgaristan, [BD], B. No: 36760/06,

17/1/2012, § 229). AİHM, mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da

imkânsız hâle getiren uygulamaların mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebileceğini vurgulamaktadır (Golder/Birleşik

Krallık, B. No: 4451/70, 21/2/1975, § 36).

18. Bununla birlikte AİHM, dava açma ya da kanun yollarına

başvuru için belli sürelerin öngörülmesini, bu süreler dava açmayı imkânsız

kılacak ölçüde kısa olmadıkça hukuki belirlilik ilkesinin bir gereği olarak

kabul etmekte ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmayacağını

belirtmektedir (Perez de Rada Cavanilles/İspanya, B. No: 28090/95, 28/10/1998,

§ 45). Ne var ki öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak yanlış

uygulanması ya da yanlış hesaplanması nedeniyle kişilerin dava açma ya da kanun

yollarına başvuru hakkını kullanamamaları söz konusu olduğunda mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğinin kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir (Osu/İtalya, B. No: 36534/97, 11/7/2002, §

35).

19. Son olarak mahkemeye erişim hakkının sadece ilk derece

mahkemesine dava açma hakkını değil eğer iç hukukta itiraz, istinaf veya temyiz

gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise üst mahkemelere başvurma

hakkını da içerdiğini vurgulamak gerekir (Bayar

ve Gürbüz/Türkiye, B. No: 37569/06, 27/11/2012, § 42).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 23/3/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; itirazının süresinde yapıldığını, sürenin bitimi

olan 17/10/2013 tarihinin resmî tatil olduğunu, başvuruda bulunduğu 21/10/2013

tarihinin ise resmî tatilin bitimini takip eden ilk mesai günü olduğunu, bu

nedenle itirazının süre yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ret

kararının gerekçeden yoksun olduğunu, bu nedenlerle gerekçe hakkının ve adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yeniden yargılanma

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

22. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşrû

vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun gerekçe hakkı kapsamındaki

iddiaları, mahkemeye erişmeyi ilgilendiren başvuru süresinin hesaplanmasına

ilişkin değerlendirmenin karara yansımasıyla ilgili olduğundan başvurunun adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkı yönünden incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

24. Adil yargılanma hakkını düzenleyen Anayasa’nın 36.

maddesinde ve Sözleşme'nin 6. maddesinde, mahkemeye erişim hakkına açıkça yer

verilmemişse de maddelerin (1) numaralı fıkralarındaki “herkesin yargı

mercileri veya mahkeme önünde iddia ve savunmada bulunma hakkına sahip

olduğuna” ilişkin birbirine yakın

ifadelerin 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile anılan

maddeye eklenen “adil yargılanma” ibaresi ve adil yargılanma hakkının doğası

gereği mahkemeye erişim hakkını da kapsadığının kabulü gerekir.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Müdahalenin Varlığı ve

Hakkın Kapsamı

26. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama

özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden

gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili

güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi

ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi

için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir.

Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden

yararlanmak mümkün olmaz (Mohammed Aynosah, B. No:

2013/8896, 23/2/2016, § 33).

27. Anayasa'nın 36. maddesinde mahkemeye erişim hakkı açısından

herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte bunun hiçbir

şekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Özel

sınırlama nedeni öngörülmemiş olan hakların da hakkın doğasından kaynaklanan

bazı sınırlarının bulunduğu kabul edilmektedir. Ayrıca hakkı düzenleyen maddede

herhangi bir sınırlama nedenine yer verilmemiş olsa da Anayasa'nın 13.

maddesinde yer alan sınırlama ölçütlerine dayanılarak bu hakların

sınırlandırılması da mümkündür (Tahir Gökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, § 39).

28. Mahkemeye erişim hakkı adil yargılanma hakkının en temel

unsurlarından biridir. Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da

imkânsız hâle getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir.

Bununla birlikte dava açma ya da kanun yollarına başvuru için süre ve şekil

gibi birtakım koşullar öngörülmesi, dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde katı

olmadıkça hukuki belirlilik ilkesinin gereği olup mahkemeye erişim hakkına

aykırılık oluşturmaz. Ne var ki öngörülen koşulların açıkça hukuka aykırı

olarak yanlış uygulanması ya da yorumlanması nedeniyle kişiler dava açma ya da

kanun yollarına başvuru hakkını kullanamadığı takdirde mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğinin kabulü gerekir (Remzi

Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013, § 27; Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 59; Neriman Polat, B. No: 2012/1223,

5/11/2014, § 35).

29. Başvurucu, itiraz yoluna başvurma süresine ilişkin

hükümlerin yorumlanması ve uygulanmasından şikâyet etmektedir. İtiraz konusu

işlemin başvurucunun yüzüne karşı tebliğ (tefhim) edildiği tarih ile

başvurucunun itiraz başvurusunu yaptığı tarih arasında 2013 yılının Kurban

Bayramı tatilinin bulunmasına rağmen Mahkemenin itiraz süresinin

hesaplanmasında tatil sürelerini dikkate almadığı görülmektedir. Mevcut hâliyle

kanuni bir düzenlemeye dayandırılarak verilen red

kararının mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalenin varlığını ortaya

koyduğu kabul edilmelidir.

ii. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

30. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

31. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 36. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.

32. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe

dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir.

33. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek ve devamında varsa kanun yolu denetimine başvurabilmek anlamına

gelmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını

anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde

etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

34. Bu kapsamda değerlendirilen usul kurallarının, hukuki

güvenliğin sağlanması ve yargılamanın düzgün bir şekilde yürütülmesi sonucu

adaletin tecelli etmesine hizmet etmek yerine, kişilerin davalarının yetkili

bir mahkeme tarafından görülmesi noktasında bir çeşit engel hâline geldiği

durumlarda mahkemeye erişim hakkının ihlali tartışmaya açılmış olacaktır.

35. Mahkemelerin usul kurallarını uygularken bir yandan davanın

hakkaniyetine halel getirecek kadar katı şekilcilikten, öte yandan kanunla

öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı

bir esneklikten kaçınmaları gerekmektedir (Kamil

Koç, § 65).

36. Başvuru konusu olayda uygulanan 5271 sayılı Kanun’un 268.

maddesinde, mahkeme kararlarına karşı “itiraz” kanun yoluna başvuru süresi ile

başvuru yeri açıkça belirlenirken aynı Kanun’un 39. maddesinde yasal sürelerin

hesaplanma yöntemi ve resmî tatil günlerinin esas alınma usulleri şüpheye yer

vermeyecek biçimde düzenlenmiştir. Başvurucunun şikâyeti de mevcut kanuni

düzenlemenin açıkça hatalı uygulanması ile ilgilidir.

37. Bu kapsamda başvurucu hakkında 8. Ağır Ceza Mahkemesi

tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10/10/2013

tarihinde tefhim edildiği, itiraz kanun yoluna başvurma süresinin yedi gün

olduğu ve sürenin tefhim tarihinden başladığı, 2013 yılı Kurban Bayramı resmî

tatil günlerinin 15/10/2013-18/10/2013 tarihlerine rastladığı ve takip eden iki

günün hafta sonu tatili olduğu, başvurucunun itiraz dilekçesini resmi tatil

sonrası 21/10/2013 tarihinde yetkili makama ilettiği anlaşılmaktadır.

38. Resmî tatil günlerine rastlayan itiraz kanun yolu süresinin

hesaplanmasında Mahkemenin hatası, bireyin itiraz inceleme taleplerinin esastan

yapılmasını engellemiş; başvurucunun mahkemeye erişim hakkından yararlanamaması

ve kendisine uygulanan hükmün hukukiliğini inceletememesi sonucunu doğurmuştur.

39. Sonuç olarak başvurucunun açık kanun hükümlerine

verilebilecek olağan anlama göre süresinde yapılan itiraz kanun yolu başvurusu,

derece mahkemesinin açık kanun hükmünü şüphe barındırmayan fiilî duruma aykırı

şekilde uygulaması neticesinde reddedilmiş ve mahkemeye erişim hakkı ihlal

edilmiştir.

40. Açıklanan nedenlerle başvurucunun adil yargılanma hakkının

unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un 50.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

42. Başvurucu, yeniden yargılama talebinde bulunmuştur.

43. Başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

44. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 9. Ağır Ceza

Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara

9. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekalet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

23/3/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Abuzer YAZICIOĞLU

Başvurucu

:

İbrahim

TOPCU

Vekili

:

Av. Emrullah

BEYTAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/1295, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  14. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  15. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  16. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Yıldırım
  19. Özgüldür
  20. Akıncı
  21. Topal
  22. M. Emin KUZ
  23. Topcu
  24. Beytar
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/1295
Tarih
23 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Mehmet Gözütok Başvurusu (B. No: 2014/2522)
  • Mustafa Kişioğlu Başvurusu (B. No: 2014/11491)
  • Serdar Somuncu Başvurusu (B. No: 2014/7775)
  • Burhan Carlı Başvurusu (B. No: 2014/8781)
  • Murat Eken ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/12481)
  • Firuze Batır ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/6420)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.