İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nebi Karataş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13001)

1. Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi

Başvuru No2014/13001Tarih8 Mart 2017Okuma17 dk · 3.399 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nebi Karataş Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
8 Mart 2017
Başvuru Numarası
2014/13001
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.399 kelime·17 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2.Başvurular 5/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3.Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. E.2014/13002 sayılı bireysel başvuru dosyasının hukuki

irtibat nedeniyle E.2014/13001 sayılı başvuru dosyası ile birleştirilmesine

karar verilmiştir.

6.Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmamışlardır.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

10. Başvurucular Mersin ili, Mut ilçesi, Yazalanı

Mahallesi'nde bulunan taşınmazın toplam 4 dönümlük kısmını 20 yıldan fazla

süredir kullandıklarını, kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle

mülkiyet hakkını elde ettiklerini belirterek Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin

(Mahkeme) E.2010/352 ve E.2010/354 sayılı dosyalarında tapu iptali ve tescil

davası açmışlardır.

11. Mahkeme, 20/1/2012 tarihli kararı ile E.2010/354 sayılı

dosyayı, E.2012/352 sayılı dosya ile birleştirmiştir.

12. Mahkeme, 2/3/2012 tarihli kararla 20/11/2001 tarihli ve 4721

sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesindeki yasal şartların

gerçekleşmediğini belirterek başvurucuların davalarını reddetmiştir.

13. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin

16/12/2013 tarihli kararı ile onanmıştır.

14. Başvurucular onama kararını 12/2/2014 tarihinde tebellüğ

etmişler, başvurucular vekili Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) yoluyla

27/2/2014 tarihli iş emri ile karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

15. Aynı Dairenin 20/5/2014 tarihli ilamında, Yargıtay onama

kararının 12/2/2014 tarihinde usulüne uygun olarak davacılar vekiline tebliğ

edildiği, davacılar vekilinin 28/2/2014 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme

isteğinde bulunduğu, karar düzeltme süresinin, 27/2/2014 tarihi çalışma saati

bitimi olduğu, tebliğ tarihinden karar düzeltme dilekçesinin verildiği tarihe

kadar Kanun'da belirtilen 15 günlük karar düzeltme süresinin geçtiği,

süresinden sonra yapılan karar düzeltme isteminin geçersiz olduğu belirtilerek

talebin reddine karar verilmiştir.

16. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin karar, başvurucular

vekiline tebliğ edilmemiş, başvurucular vekilinin kararı öğrendiğini bildirdiği

8/7/2014 tarihine göre bireysel başvurunun süresinde yapıldığı tespit

edilmiştir.

IV.İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

1. Kanun Hükümleri

17. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun geçici 3. maddesi şöyledir:

"(1) Bölge adliye mahkemelerinin,

26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge

Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de

ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin

yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama

tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında,

kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla

yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına

devam olunur.

(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine

görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086

sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır."

18. 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Muhakemeleri

Usulü Kanunu'nun 431. maddesi şöyledir:

"Temyiz dilekçesi, kararı veren bölge

adliye mahkemesi hukuk dairesine veya Yargıtayın

bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine yahut temyiz edenin

bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece

mahkemesine verilebilir.

Temyiz dilekçesi kararı veren mahkemeden başka

bir mahkemeye verilmişse temyiz defterine kaydolunur

ve durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir.

Temyiz edene ücretsiz bir alındı belgesi

verilir."

19.Mülga 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya

tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi

istenebilir:

..."

20.6100 sayılı Kanun'un 445. maddesi şöyledir:

"Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP),

adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan

bilişim sistemidir. Dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda

gerçekleştirildiği hâllerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır.

Elektronik ortamda, güvenli elektronik imza

kullanılarak dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir, dava dosyaları

incelenebilir. Bu Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak

ve belgeler güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabilir ve

gönderilebilir. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgeler

ayrıca fizikî olarak gönderilmez, belge örneği aranmaz.

Elektronik ortamdan fizikî örnek çıkartılması

gereken hâllerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim

veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanır ve mühürlenir.

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter.

Mahkemelerde görülmekte olan dava, çekişmesiz

yargı, geçici hukuki koruma ve diğer tüm işlemlerde UYAP’ın

kullanılmasına dair usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir."

21. 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun

5. maddesi şöyledir:

"Güvenli elektronik imza, elle atılan

imza ile aynı hukukî sonucu doğurur.

Kanunların resmî şekle veya özel bir merasime

tabi tuttuğu hukukî işlemler ile teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imza

ile gerçekleştirilemez."

22.6/8/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri

ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine

Dair Yönetmeliğin (Yönetmelik) 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli

elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla birimlere elektronik

ortamda bilgi ve belge gönderebilirler.

Gelen evraktan sorumlu personel, UYAP

üzerinden birimlere gönderilen ve iş listesine düşen belgeleri derhâl ilgili

kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır. Onay gerektiren evrak ilgilinin iş

listesine yönlendirilir.

...

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması

açısından saat 00:00'a kadar yapılması zorunludur.

..."

23. Yönetmelik'in 208. maddesinin (9) numaralı fıkrası şöyledir:

"Taraf vekillerince UYAP üzerinden

güvenli elektronik imza ile kanun yolu başvuru dilekçesi gönderilebilir. Bu

işler için ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmez. Avukatların UYAP Avukat

Bilgi Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için

güvenli elektronik imza sahibi olmaları gerekir. Kanun yolu harçları avukat

tarafından elektronik ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılır. Ayrıca bu

işlemlerin Barokart veya kredi kartı gibi ödeme

araçlarıyla yapılması sağlanabilir. Kanun yolu başvurusu, dilekçenin sisteme

kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik

ortamda erişebileceği bir alındı belgesi oluşturulur."

24. 3/4/2012 tarihli ve 28253 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren mülga Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 5.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli

elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla mahkemeler veya hukuk

dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilirler.

Gelen evraktan sorumlu personel, UYAP

üzerinden mahkeme veya hukuk dairelerine gönderilen ve iş listesine düşen

belgeleri derhal ilgili kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır. Hâkimin

onayını gerektiren evrak hâkimin iş listesine yönlendirilir.

...

Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün

sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması

açısından saat 00:00’a kadar yapılması zorunludur.

Fizikî ortamda yapılan işlemlerde süre mesai

saati sonunda biter."

25. Mülga Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 48.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Taraf vekillerince UYAP üzerinden güvenli

elektronik imza ile kanun yolu başvuru dilekçesi gönderilebilir. Bu işler için

ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmez. Avukatların UYAP Avukat Bilgi

Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için elektronik

imza sahibi olmaları gerekir. Kanun yolu harçları avukat tarafından elektronik

ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılır. Ayrıca bu işlemlerin Barokart veya kredi kartı gibi ödeme araçlarıyla yapılması

sağlanabilir. Kanun yolu başvurusu, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte

yapılmış sayılır. İşlem sonucunda başvuru sahibinin elektronik ortamda

erişebileceği bir alındı belgesi oluşturulur.

Elektronik ortamda kanun yolu başvurusu saat

00:00’a kadar yapılabilir."

..."

2. Yargıtay Kararı

26. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/1/2014 tarihli ve

E.2013/14-742, K.2014/16 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...

..Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı

İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair

Yönetmelik ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ilgili genelgesine göre UYAP'a kaydedilerek elektronik ortama aktarılan belgelerle

ilgili kayıt tarihinin ilgili işlemler yönüyle havale tarihi olarak esas

alınması gerekmektedir.

..."

.

B. Uluslararası Hukuk

27. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleri

ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların

esası konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir

mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde, görülmesini

isteme hakkına sahiptir...”

28. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahkemeye erişim

hakkının, Sözleşmenin 6. maddesinde yerini bulan güvencelerin doğal bir parçası

olduğunu (bkz. Lawyer Partners A.S./Slovakya, B.

No: 54252/07, 16/6/2009, § 52), bu kapsamda herkesin kişisel hak ve

yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını bir mahkeme veya yargı yeri önüne

getirme hakkının güvence altına alındığını (bkz. Golder/ Birleşik Krallık, B. No: 4451/70, 21/2/1975, § 36)

belirtmiştir. Yine AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinde, mahkeme kararlarına karşı

kanun yolu başvurusunda bulunma hakkının güvence altına alınmadığını, ancak

devletin kendi takdirine bağlı olarak taraflara kanun yolu başvurusunda bulunma

hakkı tanıması durumunda bu incelemeyi yapan mahkeme önünde uygulanan muhakeme

usulünün bu ilkelere uygun olması gerektiğini belirtmiştir (bkz. Delcourt/Belçika, B. No: 2689/65, 17/1/1970, §

26).

29. Bu değerlendirmeye benzer şekilde AİHM, bir hukuk davasında

bölge adliye mahkemesi ilamına yönelik itirazın süre yönünden reddedilmesi

nedeniyle yapılan başvuruyu mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirererek kanun yolu incelemesinde uygulanacak

usulün Sözleşme'nin 6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini

belirtmiştir (bkz. Mushta/Ukrayna, B. No: 8863/06, 18/11/2010, §

39).

30. AİHM, mahkemeye erişim hakkına yönelik birtakım

sınırlandırmaların kabul edilebileceğini ancak sınırlamaların meşru bir amaca

yönelik olmadığı veya kullanılan yöntem ile ulaşılması hedeflenen amaç arasında

makul bir orantısallık ilişkisinin bulunmadığı

durumlarda kısıtlamaların Sözleşme'nin 6. maddenin birinci fıkrasına uygun

olmayacağını belirtmiştir (bkz. Ashıngdane/Birleşik

Krallık,B.

No: 8225/78, 28/5/1985, § 57).

31. Osu/İtalya (B.

No: 36534/97, 11/7/2002, §§ 36-40) davasında, uyuşturucu kaçakçılığı yapan suç

örgütüne üye olduğu gerekçesiyle hakkında 7 yıl hapis cezası verilen başvurucu,

kararı sonradan öğrendiğini belirterek Yargıtayagecikmiş

temyiz başvurusunda bulunmuş, Yargıtay ilgili kanun hükmüne rağmen talebin

süresinde yapılmadığı gerekçesiyle istemi reddetmiştir. AİHM bu başvuruda, dava

açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesinin kabul

edilebileceğini, ancak öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak

yanlış uygulanması ya da hesaplanması nedeniyle kişilerin dava açma ya da kanun

yollarına başvuru hakkını kullanamamaları hâlinde mahkemeye erişim hakkının

ihlal sonucunun ortaya çıkacağını belirterek somut olayda Yargıtayın

ret kararının kanun hükmünün neden uygulanmadığına ilişkin gerekçe içermediğini

bu açıdan öngörülebilir olmadığını belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine

karar vermiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

32. Mahkemenin 8/3/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

1. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü

33. Başvurucular, başvuru konusu davada ilk derece mahkemesinin

kararının Yargıtayca onandığını, onama kararının

12/2/2014 tarihinde vekillerine tebliğ edildiğini, karar düzeltme dilekçesinin

avukatları aracılığı ile UYAP sisteminden Mahkemeye 27/2/2014 tarihinde

gönderildiğini; ancak, Mahkemenin dilekçeyi 28/2/2014 tarihinde işleme

koyduğunu, Yargıtayın da süresinde karar düzeltme

talebinde bulunmadıkları gerekçesiyle taleplerini reddettiğini, Yargıtayın ret kararıyla karar düzeltme haklarının

ellerinden alındığını belirterek Anayasa'nın 36. maddesinde tanımlanan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşler ve tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

34. Bakanlık, Yargıtay onama ilamının 12/2/2014 tarihinde

başvuruculara tebliğ edildiğini, başvurucular vekilinin UYAP üzerinden

2286198849 iş numarası ile 27/2/2014 tarihinde karar düzeltme dilekçesi

gönderdiğini, bu açıdan Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararın,

başvurucuların mahkemeye erişim hakkının özünü etkileyecek şekilde engelleyip

engellemediği hususundaki değerlendirme yetkisinin Anayasa Mahkemesine ait

olduğunu belirtmiştir.

2. Değerlendirme

35. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

36. Başvurucuların şikâyetinin özünün, karar düzeltme talebinin

esasının Yargıtayca incelenmemesine yönelik

olmasından dolayı iddia, adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer alan

mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

37. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Müdahalenin Varlığı ve Hakkın Kapsamı

38. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu

belirtilmiştir.

39. Anayasa'nın 36. maddesine 2001 yılı değişiklikleriyle

eklenen "adil yargılanma" ibaresine ilişkin gerekçede, taraf

olduğumuz uluslararası sözleşmelerce güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Sözleşme'nin 6.

maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının güvencelerinden birini de

mahkemeye erişim hakkı oluşturmaktadır.

40. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim

hakkıdır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini

savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı

haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en

etkili yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir (AYM,

E.2014/76,K.2014/142, 11/9/2014).

41. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı değerlendirmelerde,mahkemeye erişim hakkının, bir

uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde

karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye

başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka

ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların

mahkemeye erişim hakkını ihlal edebileceğini (Özkan

Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52), ilk derece mahkemesine dava

açma hakkının yanında itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma

imkânı tanınmış ise anılan yollara başvurma hakkının da bu kapsamda

değerlendirilmesi gerektiğini (Ali Atlı,

B. No: 2013/500, 20/3/2014, § 49) belirtmiştir.

42. Süre yönünden karar düzeltme talebinin reddedilmesinin

mahkemeye erişim hakkına bir müdahale teşkil ettiği açıktır.

ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

43. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

44. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 36. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.

45. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe

dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir.

(1) Kanunilik

46. Başvuru konusu olayda, Yargıtay Dairesinin, karar düzeltme

talebini 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesinde öngörülen sürede yapılmadığı

gerekçesiyle reddettiği anlaşılmaktadır.

47. Yargıtay Dairesinin bu hükmü esas alarak verdiği ret

kararına göre yapılan müdahalenin kanun tarafından öngörülme ölçütünü

karşıladığı sonucuna varılmıştır.

(2) Meşru Amaç

48. Başvurucuların karar düzeltme başvurusu süresinden sonra

yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Kanun yollarına başvurmanın belli bir

süreye bağlanmasına ilişkin kuralların, mahkemelerin gereksiz yere meşgul

edilmemesi, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve

kararlara karşı hukuk düzenine karşı olan güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla

vâzedildiği, bu açıdan meşru bir amaca yönelik olduğu

anlaşılmıştır.

(3) Ölçülülük

49. Karar düzeltme talebinin reddedilmesi nedeniyle

başvurucuların mahkemeye erişimine getirilen sınırlamanın ölçülü olup olmadığı

ve başvurucuya ağır bir yük getirip getirmediği hususlarınındeğerlendirilmesi

gerekir.

(a) Genel İlkeler

50. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı değerlendirmelerde,Mahkemeye erişim hakkının, kural olarak

mutlak bir hak olmayıp sınırlandırılabileceği, bu hususta devletlerin takdir

hakları gereği bazı düzenlemeler yapabileceği, bununla birlikte getirilecek

sınırlandırmaların hakkın özünü zedeleyecek nitelikte olmaması, meşru bir amaç

izlemesi, açık ve ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yük

oluşturmaması gerektiği belirtilmiştir (Mesut

Güzel, B. No: 2014/5876, 22/9/2016, § 31). Bu kapsamda dava açmayı

imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça dava açma ya da kanun yollarına başvuru

için belli sürelerin öngörülmesinin, hukuki belirlilik ilkesinin bir gereği

olduğu ve tek başına bu durumun mahkemeye erişim hakkına aykırılık

oluşturmayacağı belirtilmiştir (Remzi Durmaz,

B. No: 2013/1718, 2/10/2013, § 27).

51. Anayasa Mahkemesi, bir yerin Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından verilen idari yaptırım kararına karşı başka yerin Cumhuriyet

Başsavcılığı vasıtasıyla süresinde yapılan itirazda, sulh ceza mahkemesince,

dilekçenin fiilen mahkemeye ulaştığı tarihin esas alınarak itirazın

reddedilmesi nedeniyle yapılan başvuruyu mahkemeye erişim hakkı kapsamında

incelemiş, başvurucunun bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığını aracı kılarak

başvuruda bulunmasının usul kurallarına aykırı olmadığını, bu açıdan

başvurucunun bu konuda özensiz veya ihmalkâr davrandığının söylenemeyeceğini, mahkemeninusul kurallarının uygulanmasındaki açık hatasının

bireyin mahkemeye erişim hakkından yararlanamaması ve kendisine uygulanan

yaptırımın hukukiliğini inceletememesi sonucunu doğurduğunu belirterek

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (Remzi Durmaz, B. No: 2013/1718,

2/10/2013,§§ 35-38).

(b) İlkelerin Olaya Uygulanması

52. Başvurucular, yasal süre içerisinde karar düzeltme talebinde

bulunmalarına rağmen Yargıtay tarafından taleplerinin reddedildiğini belirterek

karar düzeltme haklarınınengellendiğini iddia

etmişlerdir.

53. Somut olayda değerlendirilmesi gereken mesele,

başvurucuların karardüzeltme talebinin kanun yolu

incelemesine konu yapılmamasının, mahkemeye erişim hakkına orantısız bir

müdahale oluşturup oluşturmadığıdır.

54. Başvurucular, 27/2/2014 tarihli dilekçelerinde ayrıntılı bir

şekilde itirazlarınıdile getirerekkarar

düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, başvurucuların talebini

15 günlük sürede ileri sürülmediğini belirterek reddetmiştir.

55. Başvuru konusu olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086

sayılı Kanun'un 440. maddesinde, Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya

tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceği

belirtilmiştir.

56. 6100 sayılı Kanun'un 445. maddesinde, elektronik ortamda

güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabileceği, harç ve avansın

ödenebileceği dava dosyalarının incelenebileceği, Kanun kapsamında fizikî

olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgelerin güvenli elektronik imzayla

elektronik ortamda hazırlanarak gönderilebileceği belirtilmiştir.

57. Yine başvuru konusu olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 5. ve 48. maddelerinde, taraf ve

vekilleri ile diğer ilgililerin, güvenli elektronik imza ile imzalamak

suretiyle UYAP vasıtasıyla mahkemeler veya hukuk dairelerine elektronik ortamda

bilgi ve belge gönderebilecekleri, taraf vekillerince UYAP üzerinden güvenli

elektronik imza ile kanun yolu başvuru dilekçesinin gönderilebileceği, bu işler

için ayrıca elle atılmış imzalı belge istenmeyeceği, avukatların UYAP Avukat

Bilgi Sistemi üzerinden kanun yolu başvuru dilekçesi gönderebilmeleri için

elektronik imza sahibi olmalarının gerekli olduğu, kanun yolu harçlarının

avukat tarafından elektronik ortamda mahkeme veznesi hesabına aktarılacağı,

kanun yolu başvurusunun, dilekçenin sisteme kaydedildiği tarihte yapılmış

sayılacağı belirtilmiştir.

58. Başvuru formuna ekli belgeler ve UYAP sisteminden yapılan

incelemede, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16/12/2013 tarihli onama ilamının

12/2/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ edildiği, başvurucular vekilinin UYAP'tan 27/2/2014 tarihi saat 12.20'de 2286198849 iş emir

numarası ile karar düzeltme talebinde bulunduğu, yine aynı tarih saat 12.30'da

Mut Mahkemeler veznesine karar düzeltme harcını yatırdığı, Mut Asliye Hukuk

Mahkemesi görevlilerince karar düzeltme dilekçesinin aynı gün saat 13.01'de

görülmesine rağmen dilekçe ile ilgili işleme28/2/2014 günü saat 9.47'de

başlanıldığı anlaşılmıştır.

59. Başvurucunun karar düzeltme talebi, Yargıtay 8. Hukuk

Dairesinin 20/5/2014 tarihli ilamında belirtilen "...somut olayda 12/02/2014 tarihinde Yargıtay onama kararı

usulüne uygun olarak davacılar vekiline tebliğ edilmiştir. Davacılar vekili,

28/02/2014 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Karar

düzeltme süresi, 27/02/2014 tarihi çalışma saati bitimi olup tebliğ tarihinden

karar düzeltme dilekçesinin verildiği tarihe kadar Kanunda belirtilen 15 günlük

karar düzeltme süresi geçmiş bulunmaktadır. Süresinden sonra yapılan karar

düzeltme istemi geçersizdir." gerekçesi ile reddedilmiştir.

60. Yukarıda belirtilen tespitler ışığında 12/2/2014 tarihinde

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 16/12/2013 tarihli ilamını tebellüğ eden

başvurucuların UYAP sistemi üzerinden ilama karşı 27/2/2014 tarihinde karar

düzeltme talebinde bulunmalarına rağmen dilekçenin Mahkeme görevlileri

tarafından yasal süre dolduktan bir gün sonra yani 28/2/2014 tarihinde işleme

konulması nedeniyle bu tarihi esas alarak karar düzeltme dilekçesini süre

yönünden reddetmesinin öngörülebilirlik sınırları içerisinde olduğunun değerlendirilemeyeceğini,

Mahkeme yazı işlerinin gecikmesinden kaynaklanan uygulamanın yanlış bir olguya

dayanılarak açık bir hata ile gerçekleştirildiği ve başvurucuların kanun yolunu

kullanması imkânını ortadan kaldırdığı, başvurucular üzerinde ağır bir yüke sebep

olduğu, başvurucuların katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru

amaçlarla orantısız olduğu; dolayısıyla müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

61. Yukarıda açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye

erişim haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

62. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

63. Başvurucular zararları karşılığı 131.905,20 TL maddi

tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.

64. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

ulaşılmıştır.

65. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin Yargıtay ilgili Dairesine gönderilmek üzere Mut Asliye

Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

66. Başvurucular Durmuş Öcal, Ayşe Öcal ve Yılmaz Öcal

açısından, dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvuruculara ödenmesine; başvurucu Nebi Karataş açısından

dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden

oluşan toplam 2006,10 TL yargılama giderinin başvurucu Nebi Karataş'a

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla

ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmek üzere Mut Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.2010/352, K.2012/101) GÖNDERİLMESİNE,

D. Yeniden yargılama kararı verilmekle başvurucuların tazminat

taleplerinin REDDİNE,

E. a) 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucular

Durmuş Öcal, Ayşe Öcal ve Yılmaz Öcal'a MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

b) 206,10 TL harç ve 1800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucu

Nebi Karataş'a ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

8/3/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Yakup MACİT

Başvurucular

:

1. Nebi

KARATAŞ

Vekili

:

Av. Mehmet

Türker KÜÇÜK

2. Durmuş

ÖCAL

3. Ayşe ÖCAL

4. Yılmaz

ÖCAL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/13001, 8 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Iv.ilgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  11. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  12. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  13. D. Yeniden yargılama kararı verilmekle başvurucuların tazminat
  14. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Yıldırım
  17. Özgüldür
  18. Akıncı
  19. Topal
  20. M. Emin KUZ
  21. Karataş
  22. Öcal
  23. Öcal
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/13001
Tarih
8 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • İbrahim Topcu Başvurusu (B. No: 2014/1295)
  • Mehmet Gözütok Başvurusu (B. No: 2014/2522)
  • Mustafa Kişioğlu Başvurusu (B. No: 2014/11491)
  • Serdar Somuncu Başvurusu (B. No: 2014/7775)
  • Burhan Carlı Başvurusu (B. No: 2014/8781)
  • Murat Eken ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/12481)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.