İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hatice Bolat Başvurusu (B. No: 2014/13335)

1. Başvuru, gözaltında darp iddiasına yönelik olarak yapılan soruşturmanın

Başvuru No2014/13335Tarih19 Eylül 2018Okuma10 dk · 1.979 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hatice Bolat Başvurusu

Karar tarihi
19 Eylül 2018
Başvuru Numarası
2014/13335
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.979 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, gözaltında darp iddiasına yönelik olarak yapılan soruşturmanın

kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmasından dolayı kötü muamele

yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) elde edilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

A. Başvurucu Hakkında

İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca Yapılan

Soruşturmalar

9. Ceza infaz kurumundayken ölüm orucundayken ölen bir

hükümlünün Koşuyolu Lambacı Sokak üzerindeki mezarı başında yapılan gösteri

sırasında, 1971 doğumlu başvurucunun da aralarında yer aldığı yirmi altı şüphelinin

güvenlik görevlilerine taş ve sopalarla saldırması üzerine şüpheliler 7/8/1996

tarihinde yakalanarak 23/8/1996 tarihine kadar gözaltında tutulmuştur. Bu

olaydan dolayı İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının

(DGM Başsavcılığı) 1996/1757 sayılı dosyasında soruşturma başlatılmıştır.

10. Başsavcılığın 26/11/1996 tarihli iddianamesiyle, atılı

suçlardan sanık (başvurucu) hakkında kamu davası açılmıştır. Başvurucu,

İstanbul 5 No.lu DGM'nin E.1996/444 sayılı dosyasında yargılanmıştır. DGM’lerin

kapatılmasından sonra yargılamaya (kapatılan) İstanbul 13. Ağır Ceza

Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) E.2004/241 dosyası üzerinden devam

edilmiştir.

11. Başvurucu; Savcılıkta ve İstanbul 2 No.lu DGM Yedek

Hâkimliğinde verdiği 22/8/1996 tarihli ifadelerinde gözaltında işkence

gördüğünü, vücudunda darp izleri olduğunu söylemiştir. Başvurucu aynı tarihte

tutuklanmıştır. Başvurucu kovuşturmada da bu iddiayı dile getirmekle birlikte

bununla ilgili herhangi bir soruşturma yürütülmemiştir.

12. Adli Tıp Kurumu (ATK) İstanbul DGM Şube Müdürlüğünde

22/8/1996 tarihinde saat 11.00'de yapılan muayenesi sonucunda hazırlanan

raporda; başvurucunun sağ göğüs 1/4 üst iç kadranda tahminen 3 cm çaplı, sağda

rengi değişmeye başlamış, kirli sarı renkli eski ekimozun

üç gün mutat iştigaline engel teşkil ettiği ifade edilmiştir.

13. İstanbul 5 No.lu DGM 20/10/1998 tarihinde başvurucunun

mahkûmiyetine karar vermiştir. Başvurucunun temyizi üzerine bu karar Yargıtay 9.

Ceza Dairesinin 4/10/1999 tarihli ilamıyla bozulmuştur.

14. Mahkemece on beş yıllık zamanaşımı süresinin dolması

nedeniyle başvurucu hakkında açılan kamu davalarının 22/11/2011 tarihinde

düşmesine karar verilmiştir. Bu karar temyiz edilmeksizin 30/11/2011 tarihinde

kesinleşmiştir.

B. İşkence İddialarına

İlişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/19481 Sayılı Soruşturması

15. Başvurucu 11/9/2012 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğünde

görev yapan beş polis memuru hakkında 7/8/1996 ila 23/8/1996 tarihlerinde

gözaltında işkence ve kötü muamelede bulundukları iddiasıyla şikâyette

bulunmuştur. Bu iddialarla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca

(Başsavcılık) 2012/19481 sayılı dosya üzerinden soruşturma başlatılmıştır.

16. Başvurucu, şikâyet dilekçesi ve ifadesinde 7/8/1996

tarihinde Kadıköy'de otobüs durağında beklerken gözaltına alındığını, karakola

götürülürken kafasının duvara vurulduğunu, gözaltında iki gün boyunca

konuşamadığını, karanlık bir hücrede bekletildiğini, yirmi altı kişinin

bulunduğu bir odada gözü kapalı olarak tutulduğunu, vücudunun muhtelif

bölgelerine elektrik verildiğini, tazyikli su, Filistin askısı, buz kalıbına

yatırma, hakaret, ölüm ve tecavüzle tehdit, lağım suyu içirme, başkalarına

yapılan işkenceyi dinletme gibi işkence metotlarına maruz kaldığını

belirtmiştir.

17. Başvurucuyla ilgili tıbbi belge ve raporların gönderilmesi

istemiyle Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ve Sakarya Üniversitesi

Eğitim ve Araştırma Hastanesine yazılan müzekkerelere verilen cevapta

belgelerin 1999 depreminde zayi olduğu bildirilmiştir.

18. Başvurucu, Şişli Etfal Eğitim ve

Araştırma Hastanesi özürlü sağlık kurulu raporunu ibraz etmiştir. 14/2/2012

tarihli bu raporda travma sonrası stres bozukluğu, serebrovfasküler olay, ağır dominant üst ekstremite

(kol hareketi) bozukluğu ve ağır yürüme bozukluğu bulunan başvurucunun tüm

vücut fonksiyon kaybı oranının %84 olduğu kaydedilmiştir.

19. ATK 2. İhtisas Kurulunun 16/9/2013 tarihli raporuna göre

başvurucuda tespit edilen fiziksel ve ruhsal bulguların soruşturma konusu

işkence iddiaları yönünden uyumlu olduğu, fiziksel ve ruhsal travmalar sonucu

oluşabilecek bulguların kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden

olmadığı, etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, organ veya

duyulardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da işlevini yitirmesi

niteliğinde anatomik eksiklik, fonksiyonel bozukluk tespit edilmediği mütalaa

olunmuştur.

20. Yapılan soruşturma sonucunda üzerinden on sekiz yıldan fazla

bir müddet geçen olayda zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle Savcılık

18/2/2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.

Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin

26/5/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

21. 7/7/2014 tarihinde tebliğ edilen ret kararına karşı

başvurucu 6/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

22. 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun

olay tarihindeki hâliyle yürürlükte bulunan 243., 102. ve 104. maddelerinin

ilgili kısımları şöyledir:

“Madde

243 - (Değişik: 235 – 5/1/1961) Mahkemeler ve meclisler reis ve azalarından ve

sair hükümet memurlarından biri maznun bulunan kimselerin cürümlerini söyletmek

için işkence eder yahut zalimane veya gayriinsani veya haysiyet kırıcı

muamelelere baş vurursa beş seneye kadar ağır hapis ve müebbeden

veya muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezası ile mahküm

olur.

…

Madde 102 - (Değişik: 3531 – 29/6/1938)

Kanunda başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında

hukuku âmme davası:

…

3 - Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az

ağır hapis veya beş seneden ziyade hapis yahud hidematı âmmeden müebbeden mahrumiyet cezalarından birini müstelzim

cürümlerde on sene,

… geçmesiyle ortadan kalkar.

…

Madde 104 - … Ancak bu sebepler müruru zaman

müddetini 102’inci maddede ayrı ayrı muayyen olan müddetlerin yarısının

ilavesiyle baliğ olacağı müddetten fazla uzatamaz.”

23. 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri

Usulü Kanunu’nun 151. ve 257. maddelerinin ilgili kısımları şöyledir:

“Suçların

İhbarı

Madde 151 - Suçlara dair ihbarlar, şifahi veya

yazılı olarak Cumhuriyet Müddeiumumiliğine, zabıta makam ve memurlarına ve sulh

hakimlerine yapılabilir.

...

Hükmün mevzuu ve suçu takdirde mahkemenin

salahiyeti

Madde 257 – Hükmün mevzuu, duruşmanın

neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibarettir.

…”

B. Uluslararası Hukuk

24. Bir davadaki meselelerin çözüme bağlanması bakımından zaman

(süre) çok önemli ise başvurucuların iddialarını -usulünce ve adil bir şekilde

çözüme bağlanabilmesini sağlayabilmek için- gerekli süratle Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM) huzurunda dile getirilmesini sağlama ödevi

bulunmaktadır (Varnava ve diğerleri/Türkiye [BD], B. No:

16064/90 vd., 18/9/2009, § 160). Bu durum bilhassa Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi (Sözleşme) kapsamında belirli

olayların soruşturulmasına yönelik herhangi bir yükümlülükle ilgili

şikâyetler bakımından geçerlidir. Zaman geçtikçe deliller bozulduğundan zamanın

sadece devletin soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmesi üzerinde değil

aynı zamanda AİHM'in davaya ilişkin kendi

incelemesinin anlamı ve etkililiği üzerinde de bir tesiri bulunmaktadır. Bu

nedenle hiçbir etkili soruşturma yürütülmeyeceği açık hâle gelince, başka bir

deyişle devletin Sözleşme kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirmeyeceği bariz

bir görünüm kazanınca başvurucunun derhâl harekete geçmesi gerekmektedir (Mocanu ve diğerleri/Romanya [BD], B. No:

10865/09, 45886/07, 32431/08, 17/9/2014, § 262; Varnava ve diğerleri, § 161).

25. AİHM; yukarıda ifade edilen ilkeler çerçevesinde

başvurucunun hiçbir soruşturma başlatılmamış olduğunun, soruşturmanın hareketsiz

kaldığının veya başka şekilde etkisiz hâle geldiğinin farkında olduğunda ya da

olması gerektiğinde, ayrıca bu olasılıkların her

birinde gelecekte etkili bir soruşturma yürütülmesine dair yakın ve gerçekçi

bir beklenti bulunmadığında aşırı veya nedensiz yere geciken

bireysel başvuruları altı aylık başvuru süresinin geçmiş olması sebebiyle

reddetmiştir (Narin/Türkiye, B.

No: 18907/02, 15/12/2009,§ 51; Aydınlar ve

diğerleri/Türkiye (k.k.), B. No: 3575/05,

9/3/2010).

26. Görüldüğü üzere AİHM, soruşturmanın etkisizliği veya

eksikliği ile ilgili şikâyette bulunmak isteyen kişilerin başvurularını yapmak

konusunda gereksiz yere gecikmemesini zaruri görmektedir. AİHM'e

göre aradan hatırı sayılır bir süre geçtiğinde ve soruşturma faaliyetlerinde

önemli gecikmeler ve fasılalar yaşandığında akrabaların (mağdurların) etkili

bir soruşturma sağlanmadığı veya sağlanmayacağını anlaması gereken bir nokta

gelecektir (Mocanu ve diğerleri/Romanya, § 268).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 19/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

28. Başvurucu 7/8/1996 ila 22/8/1996 tarihlerinde gözaltında

işkenceye maruz kaldığını, soruşturma savcısı ve mahkemede önündeki

savunmalarında işkence şikâyetini dile getirmiş ise de herhangi bir işlem

yapılmadığını, işkence suçlarında zamanaşımı işlememesine karşın

kovuşturmasızlık kararı verildiğini, 1980 darbesini yapan Kenan Evren hakkında

ceza kararı verilmişken bu dosyada zamanaşımı hükümlerinin uygulandığını

belirterek kötü muamele yasağı, etkili başvuru hakkı ile eşitlik ilkesinin,

adil yargılanma hakkının unsurları olan gerekçeli karar ve hakkaniyete uygun

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Bakanlık görüşünde; işkence ve kötü muamele yasağının ihlal

iddiaları bakımından devletin etkili soruşturma yükümlülüğünün mağdurların

şikâyetine bağlı olmadığı ancak mağdurların yargısal mercilerle iş birliği

yaparak olayın ortaya çıkarılması için üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine

getirmesi gerektiği ifade edilmiştir. Başvuru yolunun tüketilmesinin ihlalin

giderilmesi açısından etkisi yoksa bunun anlaşıldığı andan itibaren bireysel

başvuru yapılması gerektiği, başvurucunun özen yükümlülüğünü yerine

getirmeyerek olaydan çok uzun süre sonra adli mercilere müracaat ettiğini, bu

nedenle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğu belirtilmiştir.

30. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundakine

benzer beyanda bulunmuştur.

B. Değerlendirme

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra

kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları

inceler."

32. Anılan hüküm gereğince Anayasa Mahkemesi 23/9/2012

tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel

başvuruları inceler. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi

ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan

bireysel başvurularla sınırlıdır. Bu düzenleme kamu düzenine ilişkin olduğundan

zaman bakımından yetkinin kapsamının genişletilmesi mümkün değildir (G.S., B. No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).

33. Başvuru konusu olayda çözümlenmesi gereken nokta adli

makamlarca hiçbir işlem yapılmayan ve 1996 yılında sözlü olarak dile getirilen

işkence iddialarının 2012 yılında bu kez yazılı bir şekilde dile getirilmesi

üzerine verilen kovuşturmasızlık kararına karşı yapılan bireysel başvurunun

Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi kapsamında kalıp kalmadığıdır.

34. Anayasa Mahkemesi Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu (B.

No: 2014/15732, 24/01/2018) başvurusunda 1993 yılında meydana gelen bir öldürme

vakasında 2002 yılında daimî arama kararı verilen ve zamanaşımı nedeniyle

kovuşturmasızlık kararının alındığı 2014 yılına kadar soruşturmada ilerleme

sağlanacağına dair umut verici gelişme bulunmayan, başka bir ifadeyle

soruşturmanın etkisizliğinin fark edildiği veya fark edilmesi gerektiği andan

itibaren süresi içinde başvuru yapılmayan bir dosyayı süre aşımı nedeniyle

kabul edilemez bulmuştur.

35. Başvurucu, kötü muamele iddialarını 22/8/1996 tarihinde

Cumhuriyet savcısına ve aynı tarihte sorgusunu yapan hâkime ifade etmiştir.

Kamu davası açıldıktan sonra tutuklu olarak yargılandığı duruşmalarda da aynı

iddialar başvurucu ve başvurucunun avukatı tarafından tekrarlanmıştır (Duruşma

tutanaklarının tamamı dosyada bulunmadığından kovuşturma aşamasında bunları

dile getirdiği tarih kesin bir şekilde belirlenememiştir.). Ancak bu iddialar,

gerek Savcılık gerekse de Mahkemece dikkate alınmadığından hiçbir zaman

soruşturmaya konu olmamıştır.

36. Etkili soruşturma yükümlülüğünün yöntemsel dayanaklarından

biri olan 1412 sayılı Kanun’un 257. maddesine göre yargılamanın konusu ancak

iddianamede gösterilen fiillerden ibarettir. 257. maddeyle birlikte

düşünüldüğünde terör örgütü üyeliği suçlarından soruşturma ya da kovuşturma

aşamasında savunma yapılırken işkence ve kötü muameleye maruz kalındığı

yönündeki anlatımlar, genellikle isnat olunan suçların işlenmediğini ya da

delillerin hukuka aykırı olduğunu göstermek için bir savunma argümanı olarak

kullanılmaktadır (Benzer yöndeki bir değerlendirme için bkz. Mehmet Sedat Aban, B. No: 2014/12912,

12/01/2017, § 30).

37. Somut olayda başvurucunun örgüt üyeliği suçundan

yargılandığı davada ilk karar 20/10/1998'de verilmiştir. Verilen bu kararda

başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığı iddiası hakkında Cumhuriyet

savcılığına suç ihbarında bulunulmaması, bu iddianın Mahkemece ciddiye

alınmadığını göstermesi bakımından önemlidir.

38. Duruşmalarda kendisini bir avukatla temsil ettiren

başvurucunun yaptığı sözlü şikâyetin -bizzat kendisinin başvuru formunda zikrettiği-

etkisizliğinin daha evvel farkında olduğu, tıpkı başvuru konusu işbu dosyada

yaptığı gibi Savcılığın kanun yolu denetimine açık, resmî bir kararıyla

sonuçlandırılmasını on yıllık zamanaşımı süresi dolmadan sağlama yolunu tercih

etmediği görülmektedir. Şikâyet iradesinin savunma argümanı olarak kullanılıp

kullanılmadığı konusunda belirsizlik taşıyan sözlü şikâyetlerden farklı olarak

yazılı şikâyetlerde bu irade mutlak hâle dönüştüğünden yazılı olarak dile

getirilen şikâyetlerin adli makamlarca işlemsiz bırakılması neredeyse

olanaksızdır.

39. Başvuru konusu olayda, on yıllık zamanaşımı süresi 23/8/2006

tarihinde dolmuştur. Zamanaşımı süresinin dolmasından sonra yapılan şikâyetin

etkili bir sonuç doğurmayacağı aşikârdır. Dolayısıyla daha önce herhangi bir

soruşturmanın yapılmadığı olayda zamanaşımının dolduğu anda soruşturmaya

ilişkin hukuksal durumun kesinleştiğinin kabulü gerekir. Nitekim Cumhuriyet

Savcılığı zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar

vermiştir. Bu durumda zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle etkisiz kalacağı

açık olan şikâyet yoluna başvurulması kesinleşmiş olan süreci yeniden

canlandırmayacağından 11/9/2012 tarihli dilekçe üzerine yapılan soruşturma

neticesinde verilen kararın Anayasa Mahkemesini zaman bakımından yetkisinin

kapsamı dışında kaldığı sonucuna varılmıştır.

40. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin zaman

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun zaman

bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 19/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Hüseyin

MECEK

Başvurucu

:

Hatice BOLAT

Vekili

:

Av. Rahşan

AYTAÇ SALA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/13335, 19 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvurucu Hakkında
  7. B. İşkence İddialarına
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Başvurunun zaman
  15. Özgüldür
  16. Gökcan
  17. Mecek
  18. Aytaç Sala
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/13335
Tarih
19 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Ali Rıza Akarsu Başvurusu (B. No: 2015/6999)
  • Rıza Doğan Başvurusu (B. No: 2015/5099)
  • Bircan Çelik ve Meryem Çelik Başvurusu (B. No: 2015/8572)
  • Mehmet Hanefi Özçoban ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/2849)
  • Bahri Karakoç ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/6952)
  • Dilek Dönmez ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/13090)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.