İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hayriye Özde Çelikbilek Başvurusu (B. No: 2016/13542)

1. Başvuru, bir protesto eylemine katıldığı için başvurucuya

Başvuru No2016/13542Tarih24 Ekim 2019Okuma12 dk · 2.348 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hayriye Özde Çelikbilek Başvurusu

Karar tarihi
24 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2016/13542
R.G. Tarih ve Sayı
28/11/2019-30962
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.348 kelime·12 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir protesto eylemine katıldığı için başvurucuya

idari para cezası verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını

ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/7/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu 1992 doğumlu olup olay tarihinde Ankara

Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi öğrencisidir.

10. 2016 yılının Mart ayı başlarında

ulusal bir gazetede Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunları

Derneği (KAİMDER) ile bağlantılı olduğu söylenen yurtlarda kalan en az on

öğrencinin onlardan sorumlu olan bir öğretmen tarafından tacize uğradığına

ilişkin bir haber yayımlanmıştır. Haberde, çocuklardan birinin yaşadıklarını

bir psikoloğa anlatması, psikoloğun konuyu yetkililere bildirmesiyle olayın

ortaya çıktığı ve Karaman’da Cumhuriyet Savcısının konuyla ilgili soruşturma

başlattığı yer almıştır. Daha sonraki haberlere göre sanığın kısa sürede

tutuklandığı ve yine mart ayı içinde iddianamenin tamamlanarak yargı sürecinin

başladığı anlaşılmaktadır. Kamuoyunda büyük infial uyandıran olay çok sayıda

sivil toplum kuruluşunca takip edilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine

gelmiş, ulusal ve uluslararası yayın organlarında sayısız habere konu olmuştur.

11. Kamuoyu gündemini yoğun bir şekilde meşgul eden söz konusu

olayı protesto etmek amacıyla aralarında başvurucunun da bulunduğu bir grup

25/3/2016 tarihinde saat 14.00 civarında Ensar Vakfı Ankara Şubesi (Şube)

önünde toplanmıştır. Protestocu grup bir pankart açmıştır. Pankartın üzerinde

"Tecavüz Yuvası Ensar Vakfı Kapatılsın,

Öğrenci Kolektifleri" yazmaktadır. Yine pankart üzerinde yer

alan bir ok, Şubenin bulunduğu binanın ana giriş kapısını göstermektedir.

12. Söz konusu protesto eyleminin polise bildirilmesi üzerine Şube

binasının önüne gelen polis ekibi, bina girişinde yer alan Şube tabelasının

üzerine ve bina duvarına sprey boya ile "Tecavüzcü

Ensar" yazılarının yazıldığını, protestocu grubun eylemi

gerçekleştirdikten sonra Kızılay yönüne doğru dağıldığını tespit ederek tutanak

düzenlemiştir.

13. Başvurucu, daha sonra evinde gözaltına alınarak Çankaya İlçe

Emniyet Müdürlüğüne getirilmiştir. Başvurucu hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326

sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca 219 TL idari para cezası

uygulanmıştır.

14. Başvurucu, idari para cezasına karşı Ankara 3. Sulh Ceza

Hâkimliğine (Hâkimlik) itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz dilekçesinde;

protestonun barışçıl olduğu dikkate alınarak eylemin ifade özgürlüğü kapsamında

kaldığı, hangi emre aykırı davranışta bulunulduğunun somut olarak ortaya

konmadığı ve itiraz konusu cezanın caydırıcı etkisinin gözetilmesi gerektiği

savunulmuştur.

15. Hâkimlik, idari yaptırım kararı ile verilen idari para

cezasının usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmiş; daha fazla bir gerekçeye yer

vermeden 15/6/2016 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.

16. Anılan karar, başvurucu vekiline 19/7/2016 tarihinde tebliğ

edilmiştir. Başvurucu 21/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

17. 5326 sayılı Kanun'un "Emre

aykırı davranış" kenar başlıklı 32. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Yetkili makamlar tarafından adli

işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın

korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden

kişiye... idari para cezası verilir..."

B. Uluslararası Hukuk

18. Mevcut başvuruya ilişkin uluslararası hukuk kaynaklarının

derli toplu verildiği kararlar için bkz. Eğitim

ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri ([GK], B. No:2014/920,

25/5/2017, §§ 22-31), Rıza Gökçen Erus ve diğerleri (B. No: 2014/17391, 19/4/2018,

§§ 24-30) başvuruları hakkında verilen kararlar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 24/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; ülkede infiale yol açan istismar ve tecavüz

olaylarını barışçıl bir şekilde protesto ettiğini, ilk derece mahkemesi

kararının gerekçeden yoksun olduğunu, söz konusu idari para cezasının toplantı

ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı üzerinde caydırıcı etkisi bulunduğunu ifade

etmiştir. Başvurucu toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun gerekçeli karar hakkına ilişkin

iddialarının da bir bütün olarak toplantı ve gösteri düzenleme hakkı kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

22. Anayasa’nın "Toplantı

ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı" kenar başlıklı 34. maddesi

şöyledir:

"Herkes, önceden izin almadan, silahsız

ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak,

milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve

genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve

kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda

gösterilir."

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

24. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının sadece

kullanılması sırasında değil kullanılmasından sonraki işlemlerin de hak

üzerinde sınırlayıcı etkisi

bulunmaktadır (Erdal Karadaş,

B. No: 2017/22700, 28/5/2019, § 46;Osman Erbil, B.

No: 2013/2394, 25/3/2015, § 53; Dursun

Soydan ve diğerleri, B. No: 2015/2948, 14/11/2018, § 39;Rıza Gökçen

Erus ve diğerleri, B. No: 2014/17391,

19/4/2018, § 40; sendika hakkına ilişkin olarak bkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 48). Bu

sebeple başvurucunun katıldığı protesto eylemine kolluk kuvvetleri herhangi bir

müdahalede bulunmamış olsa bile daha sonra idari para cezası ile

cezalandırılmasının toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yönelik bir

müdahale olduğu kabul edilmelidir.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

25. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 34. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel

hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen

sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ...

demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı

olamaz.”

26. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

27. 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır (5326 sayılı Kanun'un 32. maddesine ilişkin kanunilik

değerlendirmesi için bkz. Eğitim ve Bilim

Emekçileri Sendikası ve diğerleri, §§ 52-69).

ii. Meşru Amaç

28. Başvurucunun idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin

kararın Anayasa'nın 34. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden kamu düzeninin korunmasına yönelik

önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

(a) Demokratik

Toplumda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının Önemi

29. Anayasa Mahkemesi demokratik

toplum düzeninin gerekleri ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini

daha önce pek çok kez açıklamıştır. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkı, demokratik toplumun en temel değerleri arasında yer almakta olup

bireylerin ortak fikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına duyurmak için bir

araya gelebilme imkânını korumayı amaçlamaktadır. Kolektif bir şekilde

kullanılan ve düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan

yöntemlerle düşüncelerini açıklama imkânı veren bu hak çoğulcu demokrasilerin

gelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması ve

yayılmasını güvence altına almaktadır (Dilan

Ögüz Canan [GK], B. No: 2014/20411,

30/11/2017, § 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, § 115; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK], § 79; Osman

Erbil, § 45).

30. Bu hak, ifade özgürlüğünün özel bir biçimidir. Anayasal

haklar içinde kendine has özerk rolünün ve özel uygulama alanının varlığına

rağmen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı aynı zamanda ifade

özgürlüğü ışığında değerlendirilmelidir (ifade özgürlüğü ile toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı arasındaki ilişki için bkz. Dilan Ögüz Canan;

Ali Rıza Özer ve diğerleri;

Osman Erbil, Gülşah Öztürk ve diğerleri, B. No:

2013/3936, 17/2/2016; Ömer Faruk Akyüz,

B. No: 2015/9247, 4/4/2018).

(b) Müdahalenin

Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

31. Buna göre toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına

yapılan bir müdahale zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa (bazı

farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında bkz. Dilan Ögüz Canan

§ 32; sendika hakkı bağlamında

bkz. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve

diğerleri, § 73; Tayfun Cengiz,

B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 56; Adalet

Mehtap Buluryer, B. No: 2013/5447,

16/10/2014, §§ 103-105; grev hakkı bağlamında bkz. Kristal-İş Sendikası [GK], B. No: 2014/12166, 2/7/2015, §

70) ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse

(bazı farklılıklarla birlikte toplantı hakkı bağlamında Dilan Ögüz Canan

§§ 33, 56; sendika hakkı bağlamında bkz. Eğitim

ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 74) demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

32. Anayasa Mahkemesi önündeki başvuruya konu gösteriden önce medyada,

Karaman'da bir ilkokulda görev yapan sınıf öğretmeninin on erkek öğrenciye

cinsel istismarda bulunduğu iddia edilmiş; toplumda büyük bir infial yaratan

olay ülke gündeminin başat konusu olmuştur.

33. Bir üniversite öğrencisi olan başvurucu, yaşanan istismar

olayını protesto etmek amacıyla Ensar Vakfı Ankara Şubesi önünde diğer

arkadaşlarıyla birlikte pankart açmak suretiyle bir eylem gerçekleştirmiştir.

Başvurucuya 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesinde yer alan emre itaatsizlik kabahatine aykırı davranışta bulunması

nedeniyle 219 TL idari para cezası verilmiştir. Gerçekleştirilen eylem

nedeniyle başvurucu hakkında kamu makamlarınca herhangi bir adli veya idari

soruşturma açıldığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.

34. Öte yandan somut olayda ne idari işleme ilişkin evraklarda

ne de ilk derece mahkemesi kararında başvurucunun aykırı davrandığı ileri

sürülen emir hakkında bir bilgiye yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin

yerleşik hâle gelen içtihadına göre 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca

bir kişinin cezalandırılabilmesi için usulüne uygun olarak verilmiş bir emir

bulunmalı ve söz konusu emre aykırı davranış nedeniyle kişilerin temel

haklarına müdahaleyi haklı kılacak olan ve emrin amacı olan kamu güvenliğinin,

kamu düzeninin, genel sağlığın bozulduğunun veya bozulma tehlikesinin

bulunduğunun da kamu gücünü kullanan yetkili mercilerin kararlarında (örneğin

ceza tutanağını düzenleyen polis raporlarında veya derece mahkemelerinin

gerekçelerinde) gösterilmesi gerekir (Rıza

Gökçen Erus ve diğerleri, § 64; Dilan Ögüz Canan,

§§ 51, 53; Dursun Soydan ve diğerleri, §

57).

35. Öte yandan mevcut başvuruda olduğu gibi göstericilerin

şiddet eylemlerine karışmadıkları veya toplantı nedeniyle bir zarar

tehlikesinin doğduğunun gösterilemediği durumlarda kamu makamlarının toplantı

ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına belirli bir ölçüye kadar müsamaha

göstermesi gerekir (Eğitim ve Bilim

Emekçileri Sendikası ve diğerleri, § 81; Dursun Soydan ve diğerleri, § 59;Dilan Ögüz Canan, § 55; Ömer Faruk Akyüz, § 70). Barışçıl bir

gösteri veya basın açıklaması nedeniyle -somut olayda olduğu gibi- ilke olarak

cezai bir yaptırım da uygulanmaması gerekir.

36. Somut olayda, polis tutanaklarında ve Hâkimlik kararında

başvurucunun eyleminin hangi emre aykırılık teşkil ettiğine dair bir bilgi veya

değerlendirme bulunmadığı gibi gerçekleştirilen protesto gösterisi nedeniyle

kamu düzeninin bozulduğuna veya bozulma tehlikesi ortaya çıktığına (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri,

§ 93; Dursun Soydan ve diğerleri, §

60) yani müdahalenin zorunlu bir toplumsal

ihtiyacı karşıladığına ilişkin, somut olayla bağlantılı bir gerekçe

de ortaya konmamıştır.

37. Son olarak Anayasa'nın 34. maddesi barışçıl toplantı ve

gösteri yürüyüşüne katılan kişilere hukuken kınanabilir bir olaya karışmadıkları

sürece en hafif kabul edilecek cezanın dahi uygulanmamasını temin eder. Zira

barışçıl gösteriye katılanlar hakkında gösteri sonrasında idari para cezaları

verilmesi gibi yaptırımlar kişilerin haklarını kullanmalarında caydırıcı etkiye

neden olabilir(Rıza

Gökçen Erus, § 55). Somut olayda başvurucu

hakkında uygulanan para cezasının başvurucunun benzer toplantı veya gösterilere

katılmasında caydırıcı etki doğurabileceği kabul edilmelidir (Dursun Soydan ve diğerleri, § 63).

38. Dolayısıyla idari para cezası verilmesi nedeniyle

başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına yapılan müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak

değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.

39. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 34. maddesinde güvence

altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

41. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasına ilişkin

kabul edilen ilkeler için bkz. Mehmet Doğan

[GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60.

42. Başvurucu, maddi tazminat olarak para cezasının iadesine ve

manevi tazminat olarak da 5.000 TL tazminata karar verilmesi talebinde

bulunmuştur.

43. Anayasa Mahkemesi başvurucunun idari para cezası ile

cezalandırılmasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı hususunun ilgili

ve yeterli gerekçe ile ortaya konulamadığı değerlendirmesinde bulunarak

toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği sonucuna

varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği

kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

44. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden

yargılama ise usul hukukunda yer alan, benzer kurumlardan farklı ve bireysel

başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir.

Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması gereken iş,

öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılmasından ve

Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında

belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir.Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden

yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

45. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali

nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesinin yeterli giderim

sağladığı değerlendirildiğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi

gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 2.475 TL vekâlet

ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğine (2016/2130 Değişik İş)GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

24/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Burak FIRAT

Başvurucu

:

Hayriye Özde

ÇELİKBİLEK

Vekili : Av. Doğukan Tonguç CANKURT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/13542, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 56; Adalet
  13. A. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal
  14. E. 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin
  15. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Gökcan
  18. Özgüldür
  19. Hakyemez
  20. Çelikbilek
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/13542
Tarih
24 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Binali Boran Başvurusu (B. No: 2016/1235)
  • Emre Bebek Başvurusu (B. No: 2016/11390)
  • Cihanpa Cihaner İç ve Dış Tic. Paz. A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/15208)
  • Kemal Yılmaz Başvurusu (B. No: 2016/6320)
  • İbrahim Tuncer Başvurusu (B. No: 2016/15305)
  • Hasan Fırat Başvurusu (B. No: 2015/9496)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.