İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hilal Özkök Başvurusu (B. No: 2013/2420)

1. Başvurucu, adına vergi ve

Başvuru No2013/2420Tarih14 Ocak 2014Okuma10 dk · 1.957 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hilal Özkök Başvurusu

Karar tarihi
14 Ocak 2014
Başvuru Numarası
2013/2420
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.957 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, adına vergi ve

vergi cezası salınması nedeniyle kanun önünde eşitlik ve mülkiyet haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 4/4/2013

tarihinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler

tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 11/11/2013 tarihinde, kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki

ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, okul kantini

işletmektedir.

6. Başvurucu hakkında, 2009

yılına ait vergi borcu bulunduğundan bahisle Edremit Vergi Dairesi Müdürlüğünce

(Müdürlük) vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi

tarhiyatı yapılmıştır.

7. Başvurucuya anılan vergi ve

cezaya ilişkin ihbarnameler 20/9/2010 tarihinde tebliğ

edilmiş, başvurucu 22/9/2010 tarihinde uzlaşma talebinde bulunmuş, 29/9/2010

tarihinde yapılan görüşmede uzlaşma sağlanamamış ve uzlaşma sağlanamadığına

ilişkin tutanak düzenlenmiştir.

8. Başvurucu tarafından vergi

ve cezaya ilişkin ihbarnamelere karşı dava açılmamış ve belirlenen borç

tutarının ödemesi yapılmamıştır.

9. Borcun tahsili amacıyla

Müdürlük tarafından 26/9/2011 tarihli 1.362,80 TL

tutarında ödeme emri düzenlenmiştir.

10. Başvurucu tarafından anılan

ödeme emrinin iptali istemiyle Balıkesir Vergi Mahkemesinde dava açılmıştır.

11. Mahkeme, 10/4/2012

tarih ve E.2011/1099, K.2012/344 sayılı kararıyla davayı ret etmiştir. Mahkeme

kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...

Dava

dosyasının incelenmesinden; dava konusu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden

ihbarnamelerin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmesi sonrasında 29.09.2010

tarihinde yapılan uzlaşma görüşmelerinde uzlaşmaya varılamaması ve uzlaşma

temin edilemedi tutanağının aynı gün davacıya tebliğ edilmesine rağmen

süresinde dava açılmamak suretiyle, ihbarnamelerin usulüne uygun olarak

kesinleştiği görüldüğünden, usulüne uygun olarak kesinleştiği anlaşılan vergi

ve cezaların tahsili için düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık

görülmemiştir.

…"

12. Başvurucu tarafından anılan

karara yapılan itiraz Bursa Bölge İdare Mahkemesinin 24/9/2012

tarih ve E.2012/2322, K.2012/2031 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

13. Bu karara karşı yapılan

karar düzeltme talebi de aynı Mahkemenin 24/1/2013

tarih ve E.2012/3700, K.2013/283 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

14. Karar başvurucu vekiline 8/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

15. 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi şöyledir:

“1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre

gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare

mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.

2. Bu süreler;

a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,

b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve

bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı

olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen

işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine

ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması

gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği;

Tarihi izleyen günden başlar.”

16. 4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi

Usul Kanunu’nun ek 7. maddesi şöyledir:

“Müddeti içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza

muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı

takdirde dava açma yoluna gidebilir.

Mükellef veya ceza

muhatabı aynı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce dava açmışsa dava,

uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez;

herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır.

Uzlaşmanın vaki

olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunlardan birisi

üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan,

üzerinde uzlaşılan işbu cezaya karşı dava açamaz.

Uzlaşmanın vaki

olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarhedilen

vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın

kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi

mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava açma müddeti bitmiş veya 15

günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün

olarak uzar.

Uzlaşmanın vaki

olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş olan davanın

görülmesine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine vergi mahkemesinde devam

olunur.”

17. 21/7/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme

Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 1. maddesi şöyledir:

“Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait

vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi

cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i

amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan

doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer

alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu

kanun hükümleri tatbik olunur.

Türk Ceza Kanununun para cezalarının tahsil şekli ve hapse

tahvili hakkındaki hükümleri mahfuzdur.”

18. Aynı Kanun’un 58. maddesinin

birinci fıkrası ise şöyledir:

“Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu

olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ

tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine

bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli,

incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu

hükümleri tatbik olunur.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 14/1/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

4/4/2013 tarih ve 2013/2420 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu, Maliye Bakanlığı

Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 8/10/2008 tarihli

yazısında kantin kiralama işlemlerinin katma değer vergisinden istisna

edildiğinin valiliklere bildirildiğini, emsal mahkeme kararlarında katma değer

vergisi tarhiyatı işlemlerinin iptal edildiğini, vergi ve vergi cezası borcu

nedeniyle aracının ve gayrimenkulünün haczedildiğini belirterek Anayasa’nın 10.

maddesinde düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesinin ve 35. maddesinde

düzenlenen mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminata

hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların

başvurucu tarafından yapılan hukuki tavsifi ile bağlı değildir. Başvurucunun,

açtığı davada verilen kararın sonucundan şikâyetçi olduğu görülmektedir. Bu

nedenle, başvurucunun eşitlik ilkesi ve mülkiyet hakkı ile bağlantı kurarak

ileri sürdüğü iddialar adil yargılanma hakkının ihlali iddiası kapsamında

değerlendirilmiştir.

22. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

23. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

24. 6216 sayılı Kanun’un “Esas hakkındaki inceleme” kenar başlıklı

49. maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı

yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal

edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile

sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme

yapılamaz.”

25. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

26. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfilik içermesi ve bu durumun

kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş

olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular bariz

takdir hatası veya açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesince esas

yönünden incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, §

26).

27. 6183 sayılı Kanun’un 1.

maddesine göre kamu alacakları, Devlete ve diğer kamu tüzel kişilerine ait

vergi, resim, harç, mahkeme masrafı, vergi cezası, para cezası, gecikme zammı

ve gecikme faizi gibi alacaklardır. 6183 sayılı Kanun’un esası, vergiler başta

olmak üzere kamu alacağını güvence altına almak ve ödenmediği takdirde kamu

alacağını zora dayanarak, Devlet gücü ve memurları eliyle tahsil etmektir.

28. Kamu alacağını ödemekle

yükümlü olan borçlunun, bu alacak ile ilgili ödeme emri çıkartılması aşamasına

gelmeden alacağın esasına ilişkin yargı mercilerine başvurma hakkı

bulunmaktadır. Özel kanununda hüküm bulunan hâllerde ödeme vadesinde, yoksa

6183 sayılı Kanun’un 37. maddesine göre tebliğden itibaren bir aylık süre

içinde yargı yerlerine başvurarak kamu alacağının esası dava konusu

edilebilecektir. Kamu alacağı esasının dava konusu edilmemesi veya dava konusu

edilmesine rağmen alacakta hukuki sakatlık bulunmadığına karar verilmesi

durumunda alacak kesinleşmiş olacak ve tahsili için ödeme emri düzenlenecektir.

6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin birinci fıkrasına göre bu aşamada ödeme

emrine itiraz hâlinde mahkeme davayı sırf tahsile ilişkin olarak, böyle bir

borcun olmadığı, borcun kısmen ödendiği ve borcun zamanaşımına uğradığı

nedenleriyle sınırlı olarak inceleyebilecektir (AYM, E.2009/83, K.2011/29, K.T.

3/2/2011).

29. Başvuru konusu olayda,

başvurucu, ödeme emrine karşı açtığı davada ve dava hakkında verilen karar

üzerine yaptığı itiraz ve karar düzeltme taleplerinde, ihbarnamelerin tebliğ

edilmediği, kamu alacağının usulüne uygun kesinleşmediği, kantin kiralama

işlemlerinin katma değer vergisinden istisna edildiğinin valiliklere

bildirildiği halde kendisi hakkında işlem tesis edildiği, emsal mahkeme

kararlarında katma değer vergisi tarhiyatı işlemlerinin iptal edildiği

hususlarını ileri sürmüştür. Balıkesir Vergi Mahkemesi ise ödeme emrinin

dayanağını teşkil eden ihbarnamelerin başvurucuya usulüne uygun bir şekilde

tebliğ edildiği, uzlaşma görüşmelerinin sonuçsuz kalması üzerine düzenlenen

tutanağın başvurucuya tebliğ edilmesine rağmen dava açılmadığı ve sonuç olarak

kamu alacağının usulüne uygun kesinleştiği gerekçesiyle ödeme emrine karşı

açılan davayı reddetmiş, karara karşı yapılan itiraz ve karar düzeltme

talepleri de Bursa Bölge İdare Mahkemesince reddedilerek, karar kesinleşmiştir.

30. Balıkesir Vergi Mahkemesi,

uyuşmazlıkta, ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edildiği tespitini yapmış

ve ihbarnamelere karşı süresi içinde dava açılmayarak kamu alacağının

kesinleştiği sonucuna ulaştıktan sonra davayı reddetmiştir. Mahkemenin, davanın

esasına yönelik başvurucunun ileri sürdüğü iddiaları, 6183 sayılı Kanun’un 58.

maddesinde belirtilen “böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği

veya zamanaşımına uğradığı” kapsamında değerlendirmeyerek uyuşmazlığı çözüme kavuşturduğu

anlaşılmaktadır.

31. Adil yargılanma hakkı

bireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün

adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle,

bireysel başvuruda adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için

başvurucunun yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediği, bu çerçevede

yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığı veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi

delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme

kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği

veya kararın gerekçesiz olduğu gibi, mahkeme kararının oluşumuna sebep olan

unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da açık keyfiliğe

ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir. Somut olayda

başvurucunun, yargılama sürecinin hakkaniyete aykırı olduğuna dair bir bilgi ya

da belge sunmamış olup, mahkemece verilen kararın içeriğinin adil olmadığı

şikâyetini dile getirdiği anlaşılmaktadır.

32. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, derece mahkemesi kararının açık bir keyfilik de içermediği

anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

nedenlerle;

1. Başvurunun, “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, Mehmet ERTEN ve Burhan ÜSTÜN’ün karşı oyları ve OY

ÇOKLUĞUYLA,

2. Yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde bırakılmasına OY

BİRLİĞİYLE,

14/1/2014 tarihinde karar verildi.

KARŞIOY GEREKÇESİ

Okul kantini işleten başvurucu hakkında, 2009

yılına ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi

tarhiyatı yapılmış, tebliğ üzerine uzlaşma talebinde bulunmuş, uzlaşmanın

sağlanamaması üzerine tutanak tanzim edilmiştir.

Başvurucu, vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı

dava açmamış ve belirlenen borç tutarını ödememiş, sadece, borcun tahsili için

6183 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak gönderilen ödeme emrinin iptal

edilmesi için mahkemeye başvurmuştur.

Başvurucu, başvuru

belgelerinde, kantin kiralama işlemlerinin katma değer vergisinden istisna

edildiğinin valiliklere bildirildiğini, benzer nitelikteki katma değer vergisi

tarhiyat işlemlerinin mahkemelerce iptal edildiğini, buna rağmen vergi ve vergi

cezası borcu nedeniyle malları üzerinde haciz işlemi yapıldığını, böylece

Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesinin ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüş, ödeme emrine yönelik olarak açtığı dava ile ilgili her hangi bir

hak ihlalinden söz etmemiştir.

İleri

sürülen bu iddianın, ödeme emrine karşı açılan dava bakımından değil, kamu

alacağının esası ile ilgili karar vermeye yetkili mahkemede açılacak olan dava

bakımından dile getirilmesi gerekir. Oysa, uzlaşmanın

sağlanamaması üzerine başvurucu tarafından kamu alacağının esasıyla ilgili

açılması gereken dava zamanında açılmamış ve söz konusu kamu alacağı

kesinleşmiştir. Kesinleşme ise, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisinin başladığı 23.9.2012 tarihinden önce gerçekleşmiştir.

23.9.2012 tarihinden önce kesinleşen kamu

alacağı ile ilgili başvurunun, “zaman

bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

Açıklanan nedenle ödeme emrinin iptali için

açılan davaya yönelik her hangi bir hak ihlali yapıldığını ileri sürmeyen

başvurucunun, başvuru talebinin açıkça dayanaktan yoksun bulunarak kabul edilemez olduğuna ilişkin

çoğunluk görüşüne katılmadık.

Başkan

:

Serruh KALELİ

Üyeler

:

Mehmet ERTEN

Zehra Ayla PERKTAŞ

Burhan ÜSTÜN

Erdal TERCAN

Raportör

:

Bahadır YALÇINÖZ

Başvurucu

:

Hilal ÖZKÖK

Vekili

:

Av. Gökçe GARİPCAN OCAK

Üye

Mehmet

ERTEN

Üye

Burhan

ÜSTÜN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/2420, 14 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Karşıoy Gerekçesi
  16. Erten
  17. Üstün
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/2420
Tarih
14 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Hilal Özkök Başvurusu (B. No: 2013/5028)
  • Kemal Aktaş ve Selma Irmak Başvurusu (B. No: 2014/85)
  • Onur Doğanay Başvurusu (B. No: 2013/1977)
  • Yusuf Gezer Başvurusu (B. No: 2013/2103)
  • Cevdet Genç Başvurusu (B. No: 2012/142)
  • Ali Kaya ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1999)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.