İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Onur Doğanay Başvurusu (B. No: 2013/1977)

1. Başvurucu, Antalya 5. Asliye Ceza

Başvuru No2013/1977Tarih9 Ocak 2014Okuma12 dk · 2.491 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Onur Doğanay Başvurusu

Karar tarihi
9 Ocak 2014
Başvuru Numarası
2013/1977
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.491 kelime·12 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvurucu, Antalya 5. Asliye Ceza

Mahkemesince hakkında verilen

mahkûmiyet kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunda, Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığının tebliğnamesinin kendisine

gönderilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 11/3/2013

tarihinde Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış

ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 33. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu hakkında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 17/3/2010 tarihli iddianamesiyle hırsızlık suçundan

cezalandırılması için Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası

açılmıştır.

6. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/5/2010

tarih ve E.2010/147, K.2010/715 sayılı kararıyla başvurucunun, hırsızlık

suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve verilen

cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

7. Bu karar 14/7/2010 tarihinde

kesinleşmiştir.

8. Başvurucu, denetim süresi içerisinde 20/12/2010 tarihinde işlediği başka bir hırsızlık suçundan

dolayı Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve hapis cezası ile

cezalandırılmıştır.

9. Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin

ihbarı üzerine Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi dosyayı yeniden ele

alarak 22/3/2011 tarih ve E.2010/147 K.2010/715 sayılı

ek kararı ile başvurucunun denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden

bahisle ertelemeye ilişkin hükmün iptali ile hükmedilen hapis cezasının

infazına karar vermiştir. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ek kararı itiraz

edilmeden kesinleşmiştir.

10. Başvurucu, denetim süresi içerisinde 21/12/2010 tarihlerinde işlediği başka bir hırsızlık

suçundan dolayı daha Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve

mahkum olmuştur.

11. Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine

Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi 19/6/2012 tarih ve

E.2010/147 K.2010/715 sayılı ek kararı ile daha önce ertelenmiş cezanın aynen

infazına karar verilmesi nedeniyle ihbar hakkında işlem yapılmasına yer

olmadığına karar vermiştir.

12. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/6/2012

tarihli ek kararı başvurucuya 22/7/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/6/2012 tarihli ek kararına itiraz etmiş, Antalya 1. Ağır

Ceza Mahkemesinin 5/10/2012 tarih ve 2012/1174 D. İş sayılı kararı ile itirazın

yasal süresinden sonra yapıldığı ve itiraz edilen kararda sanık aleyhine

herhangi bir karar verilmediği gerekçeleriyle reddedilmiştir.

14. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin itirazın reddine dair

kararı 5/10/2012 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu bu kez 11/10/2012

tarihinde, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/6/2012 tarihli ek kararını

temyiz etmiştir.

16. Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 4/2/2013

tarih ve E. 2012/30545, K. 2013/1889 sayılı ilamı ile Antalya 1. Ağır Ceza

Mahkemesinin 5/10/2012 tarihli itirazın reddine dair kararının kesin olduğu

gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

B. İlgili Hukuk

17. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanunu’nun 51. maddesinin (1), (3) ve (7) numaralı fıkraları şöyledir:

(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha

az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu

sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz

yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş

olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için

kişinin;

a) Daha

önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş

olması,

b) Suçu

işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar

suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.

…

(3)

Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak

üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza

süresinden az olamaz.

…

(7)

Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine

yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi

hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine

karar verilir.

…”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 9/1/2014 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 11/3/2013 tarihli ve 2013/1977 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, Antalya 5. Asliye

Ceza Mahkemesinin 19/6/2012 tarihli ek kararına karşı

temyiz yoluna başvurduğunu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi kendisine tebliğ edilmeden Yargıtay 2. Ceza

Dairesinin 4/2/2013 tarih ve E. 2012/30545, K. 2013/1889 sayılı ilamı ile

temyiz talebinin reddedildiğini belirterek,

savunma haklarının kısıtlanması nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Adli

Yardım Talebi Yönünden

20. Başvurucu, bireysel başvuru harcını karşılama imkânının

bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.

21. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin

(2) ve (6) numaralı fıkraları şöyledir:

“(2) Bireysel başvurular harca tabidir.”

“(6) Başvuru evrakında herhangi bir eksiklik

bulunması hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için

başvurucu veya varsa vekiline onbeş günü geçmemek

üzere bir süre verilir ve geçerli bir mazereti olmaksızın bu sürede eksikliğin

tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.”

22. 6216 sayılı Kanun’un 75. maddesinin (8) numaralı fıkrası

şöyledir:

“2/7/1964 tarihli ve

492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (l) sayılı Tarifenin “A) Mahkeme Harçları”

başlıklı bölümünün ilk cümlesine “yargı konularında” ibaresinden sonra gelmek

üzere “, Anayasa Mahkemesine bireysel başvurularda” ibaresi ve “l- Başvurma

harcı” başlıklı fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

4.Anayasa Mahkemesinde 150,00 TL”

23. 6216 sayılı Kanun’un 49. maddesinin (7) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvuruların incelenmesinde, bu

Kanun ve İçtüzükte hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel

başvurunun niteliğine uygun hükümleri uygulanır.”

24. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

“Bireysel başvuru harcı ve adlî yardım”

kenar başlığını taşıyan 62. maddesi şöyledir:

“(1) 2/7/1964 tarihli

ve 492 sayılı Harçlar Kanununa Bağlı (I) sayılı Tarifenin A) Mahkeme Harçları”

başlıklı Bölümünün ilk cümlesinde belirtilen bireysel başvuru harcı Maliye

Veznelerine yatırılır.

(2) Adlî yardım talepleri, genel hükümlere

göre başvuruların kabul edilebilirliği hakkında karar verecek Bölüm veya

Komisyonlar tarafından hükme bağlanır.”

25. İçtüzüğün “Form ve

eklerin ön incelemesi ve eksiklikler” kenar başlığını taşıyan 60. maddesi

şöyledir:

“(1) Bireysel Başvuru Bürosu gelen başvuruları

şeklî eksiklikler bulunup bulunmadığı yönünden inceler. Başvuru formunda veya

eklerinde herhangi bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde, bunların

tamamlattırılması için başvurucuya, varsa avukatına veya kanuni temsilcisine onbeş günü geçmemek üzere bir süre verilir.

(2) Eksikliklerin tamamlattırılmasına dair

yazıda başvurucuya geçerli bir mazereti olmaksızın verilen sürede eksiklikleri

tamamlamadığı takdirde başvurusunun reddine karar verileceği bildirilir.

(3) Başvurunun; süresinde yapılmadığı, 59 uncu

ve 60 ıncı maddelerdeki şekil şartlarına uygun

olmadığı ve tespit edilen eksikliklerin verilen kesin sürelerde tamamlanmadığı

hâllerde Komisyonlar Başraportörü tarafından reddine

karar verilir ve başvurucuya tebliğ edilir. Bu karara tebliğ tarihinden

itibaren yedi gün içinde Komisyona itiraz edilebilir. Bu konuda Komisyonların

verdiği kararlar kesindir.”.

26. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk

Muhakemeleri Kanunu’nun 11/4/2013 tarih ve 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade

Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un

22. maddesi ile değişik 334. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde

zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya

tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici

hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan

yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.”

27. 6100 sayılı Kanun’un 336. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile

birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini

karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri

mahkemeye sunmak zorundadır.”

28. 6100 sayılı Kanun’un 339. maddesi şöyledir:

“Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm

yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız

çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması

hâlinde, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık

eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebilir.

Adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen

veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin, adli yardımdan

yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme,

hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir.”

29. Hukukumuzda yargılama giderlerine ve bu kapsamda

harçlardan geçici muafiyete ilişkin adli yardım hükümleri 6100 sayılı Kanun'un

334. ilâ 340. maddelerinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 6216 sayılı Kanun ile İçtüzük’ün yukarıda belirtilen hükümleri uyarınca bireysel

başvuru harcından geçici muafiyete ilişkin adli yardım talepleri hakkında,

bireysel başvurunun niteliğine uygun düştüğü oranda uygulanacak olan “genel hükümler” 6100 sayılı Kanun'un adli

yardıma ilişkin 334. ilâ 340. maddeleridir.

30. Bu hükümler karşısında, adli yardım talebinin kabul

edilebilmesi için başvurucunun kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor

duruma düşürmeksizin, gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme

gücünden yoksun olması, ikinci olarak da taleplerinin dayanaksız olmaması

gerekmektedir (B. No: 2012/1181, 17/9/2013, § 23).

31. Adli yardıma ilişkin koşullardan

ikincisi olan ve 6100 sayılı Kanun’un 334. maddesinin 6459 sayılı Kanunla

değişik (1) numaralı fıkrasında yer alan "taleplerinin

açıkça dayanaktan yoksun olmaması" koşulunun, bireysel

başvurulara ilişkin 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında

belirtilen “Mahkemenin

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebileceği” şeklindeki

kuralda belirtilen “açıkça dayanaktan yoksunluktan”

farklı bir anlam taşıdığını belirtmek gerekir.

32. “Taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun

olmaması” şeklindeki

değişikliği yapan 6459 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Tasarı ile, insan

haklarına saygı ve bu konuda ortaya çıkan aksaklıkları iç hukukumuzda çözüme

bağlama ilkelerinin gereğinin yerine getirilebilmesi ve ülkemizin AİHM önündeki

davalar açısından görünümünün daha iyi bir noktaya taşınabilmesi amacıyla, AİHS

tarafından koruma altına alınan hakların ihlaline sebebiyet verebilen çeşitli

kanunlardaki ilgili hükümlerde değişiklik yapılması ve söz konusu olabilecek

ihlal durumlarının ortadan kaldırılması hedeflenmektedir”; 6459

sayılı Kanun’un 22. maddesinin gerekçesinde ise

“AİHM, adlî yardım talep eden kişinin haklılığı kriterinin aranmadığı bir

sistemi tavsiye etmekte ve adlî yardım talebinin açıkça dayanaktan yoksun

olmaması kaydıyla kişilerin adlî yardımdan yararlandırılması gerektiğini

vurgulamaktadır. Maddede yapılan düzenlemeyle, dava veya takibin açıkça

dayanaktan yoksun bulunmaması kaydıyla adlî yardımdan yararlanılabilmesi

sağlanarak adlî yardımın kapsamı genişletilmektedir.” denilmiştir.

Buna göre değişikliğin amacının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarına uyumun sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla değişiklikle

getirilen “taleplerin açıkça dayanaktan

yoksun olmaması” şartının anlamını tespit bakımından AİHM

kararlarının göz önünde tutulması gerekir.

33. AİHM, adli yardım talepleri bakımından kamunun parasının

“makul bir başarı şansına sahip talep”te

bulunan kimselere tahsis edilmek istenmesinin meşru olduğunu belirtmiş, yerel

mahkemenin esasa ilişkin talebin temelsiz olduğu yönündeki kararının tazminat

talebinin yerindeliğine ilişkin bir karar olduğunu ifade etmiştir (bkz. Bakan/Türkiye B. No: 50939/99, 12/6/2007, § 74). AİHM, Bakan/Türkiye

kararında, Belçika’ya karşı yapılan benzer bir başvuruya atıf yapmış ve anılan

başvuruda, adli yardım hususunda karar vermeye yetkili olan Adli Yardım Bürosunun,

başvurucunun adli yardım talebini, davasını dayandıracağı iddianın esası

yönünden “haklı olmadığı”nı gerekçe göstererek

reddetmesinin, mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği sonucuna vardığını (bkz. Aerts/ Belçika, B. No: 25357/94, 30/7/1998, § 60), bunun üzerine Belçika’nın, adli yardıma

ilişkin kanunda değişiklik yaparak bu yöndeki taleplerin yalnızca açıkça

dayanaktan yoksunluk nedeniyle reddedilmesi kuralını yürürlüğe koyduğunu (bkz. Debeffe/Belçika (kk),

B. No: 64612/01, 9/7/2002) hatırlatmıştır (bkz. Bakan/Türkiye, § 75).

34. 6100 sayılı Kanun’un adli yardıma

ilişkin hükümleri, 6459 sayılı Kanun’un genel gerekçesi, 6459 sayılı Kanun’un

22. maddesinin gerekçesi ve AİHM içtihatları dikkate alındığında, 6100 sayılı

Kanun’un 334. maddesinin (1) numaralı fıkrasının değişikliği ile getirilen “taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması”

koşulunun, “ilk bakışta başvurunun başarısız olacağının açıkça görülmemesi”

şeklinde anlaşılması gerekir.

35. Mahkememizin 17/9/2013 tarih ve

2012/1181 başvuru numaralı kararında başvurucunun adli yardım kapsamında

bireysel başvuru harcından geçici olarak muafiyetine karar verilebilmesi için

önce, başvurucunun sunduğu belgeler ışığında, mali açıdan zor duruma düşmeden

yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda olup olmadığı

değerlendirmesi, daha sonra adli yardım talebinin dayanaksız olup olmadığının,

kabul edilebilirlik incelemesinden önce ve bağımsız olarak incelenmesi

gerektiği ifade edilmiştir (B. No: 2012/1181, 17/9/2013, § 26).

36. Somut olayda, hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan

başvurucunun, sosyal güvenlik kapsamında bir gelirinin bulunmadığı, geçimini

önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden

yoksun olduğu sunduğu belgeden anlaşılmaktadır.

37. Başvurucu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin kendisine tebliğ edilmemiş olmasının

savunma haklarını kısıtladığını ileri sürerek bireysel başvuruda bulunmuştur.

Başvuru konusu talebin dayanaksız olmadığı kabul edilmelidir.

38. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun adli yardım talebinin

kabulüne karar verilmesi gerekir.

2. Kabul

Edilebilirlik İncelemesi

39. 6216 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvuru

ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel

ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.”

40. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak

ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin

taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından,

ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

41. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/5/2010

tarih ve E.2010/147, K. 2010/715 sayılı kararıyla başvurucunun, hırsızlık

suçundan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve verilen

cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. Başvurucunun deneme süresi içerisinde

yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine dosyayı yeniden ele alan

Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi, 22/3/2011 tarih ve

E.2010/147 K. 2010/715 sayılı ek kararı ile ertelenmiş cezanın aynen infazına

karar vermiş ve bu karar kesinleşmiştir. 22/3/2011

tarihli ek karardan sonra, başvurucunun 26/5/2010 tarihli kararın deneme süresi

içerisinde işlediği başka suçlar nedeniyle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesine

ihbarda bulunulmuştur. Mahkeme, 19/6/2012 tarihli ek

kararı ile başvurucu hakkında daha önce aynen infaz kararı verildiğini

belirterek yeni ihbar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar

vermiştir.

42. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar” başlıklı 46. maddesinde kimlerin

bireysel başvuru yapabileceği sayılmış olup, anılan maddenin (1) numaralı

fıkrasına göre; bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunabilmesi için iki temel ön koşul bulunmaktadır. Bunlardan birincisi

başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya

işleminden ya da ihmalinden dolayı, “güncel

bir hakkının ihlal edilmesi” ve bunun sonucunda başvurucunun

kendisinin “mağdur” olduğunu

ileri sürmesi, ikincisi ise bu ihlalden dolayı kişinin “kişisel olarak ve doğrudan” etkilenmiş

olması gerekir.

43. Bu iki temel koşula ilave olarak

6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı”

başlıklı 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre Anayasa Mahkemesine ancak

Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden, Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller

kapsamındaki herhangi birinin ihlal edildiği iddiasıyla başvurulabilir. Buradan çıkan sonuca göre Anayasada

güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden, AİHS ve buna ek Türkiye’nin

taraf olduğu protokoller kapsamında bir hakkı doğrudan etkilenmeyen kişi “mağdur” statüsü kazanamaz.

44. Bireysel başvuruda “mağdur”

kavramı, davada menfaat veya dava ehliyeti kuralları gibi kurallardan bağımsız

bir şekilde yorumlanır (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Gorraiz Lizarraga ve

Diğerleri/İspanya, No: 62543/00, 10/11/2004,

§ 35). Ayrıca “mağdur” kavramının yorumu, günümüzde toplumun koşulları ışığında

değişime tabi olup, bu kavram aşırı biçimcilikten uzak bir şekilde

uygulanmalıdır (Gorraiz Lizarraga ve

Diğerleri/İspanya, § 38).

45. Öte yandan bir başvurunun kabul edilebilmesi için

başvurucunun sadece mağdur olduğunu ileri sürmesi yeterli olmayıp, ihlalden

doğrudan etkilendiğini yani mağdur olduğunu göstermesi veya mağdur olduğu

konusunda Anayasa Mahkemesini ikna etmesi gerekir. Bu itibarla, mağdur olduğu

zannı veya şüphesi de mağdurluk statüsünün varlığı için yeterli değildir.

46. Başvuru konusu Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/6/2012 tarihli ek kararı ile ertelenmiş cezanın aynen

infazı için yapılan yeni ihbar hakkında işlem yapılmasına yer olmadığına

ilişkin karar, başvurucuyu doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen, objektif

olarak başvurucuyu zarara uğratan bir karar değildir. Bu sebeple Antalya 1.

Ağır Ceza Mahkemesi itirazı reddetmiş; Yargıtay 2. Ceza Dairesi de temyiz

talebinin reddine karar vermiştir.

47. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun ihlale neden olduğunu

ileri sürdüğü mahkeme kararından kişisel olarak etkilenmesi mümkün olmadığı

anlaşıldığından, başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin “kişi yönünden yetkisizlik”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

A. Başvurucunun yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun

olması ve talebinin açıkça dayanaktan yoksun

olmaması nedeniyle adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurunun, “kişi yönünden

yetkisizlik” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Başvurucunun bireysel başvurusunda haksız çıkması nedeniyle

198,35 TL harçtan ibaret yargılama giderinin başvurucudan TAHSİLİNE,

9/1/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Raportör : Yunus HEPER Başvurucu : Onur DOĞANAY

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/1977, 9 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. V. Hüküm
  12. A. Başvurucunun yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun
  13. B. Başvurunun, “kişi yönünden
  14. C. Başvurucunun bireysel başvurusunda haksız çıkması nedeniyle
  15. Paksüt

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/1977
Tarih
9 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yusuf Gezer Başvurusu (B. No: 2013/2103)
  • Cevdet Genç Başvurusu (B. No: 2012/142)
  • Ali Kaya ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/1999)
  • Şerif Esen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/3282)
  • Halil Üstündağ Başvurusu (B. No: 2013/5062)
  • Emin Aydın Başvurusu (B. No: 2013/2602)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.