İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İbrahim Doğan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2249)

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

Başvuru No2014/2249Tarih20 Eylül 2017Okuma10 dk · 1.993 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İbrahim Doğan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
20 Eylül 2017
Başvuru Numarası
2014/2249
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.993 kelime·10 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılama aşamasında savunma hakkının

kısıtlanması ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle de

adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 18/2/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga 250.

maddeyle görevli) yürütülen bir soruşturma kapsamında 13/2/2010 tarihinde

gözaltına alınmış ve Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga 250. maddeyle

görevli) 16/2/2010 tarihli kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan

tutuklanmışlardır.

9. Başvurucular, sorgu sırasında üniversite öğrencisi

olduklarını ifade etmişlerdir.

10. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 4/6/2010 tarihli

iddianamesi ile başvurucuların "tehlikeli maddeleri izinsiz olarak

bulundurma veya el değiştirme, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda

patlayıcı madde kullanma, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü

propagandası yapma, terör örgütlerine yardım etme, mala zarar verme, görevi

yaptırmamak için direnme" suçlarını işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları

istemiyle Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK mülga 250. maddeyle görevli)

kamu davası açılmıştır. İddianamede başvurucular da dâhil olmak üzere toplam 26

sanığın cezalandırılması talep olunmuştur.

11. Dava, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/137 sayılı

dosyası üzerinden başvurucular bakımından tutuklu olarak görülmüştür.

12. Mahkeme 14/1/2014 tarihinde resen yaptığı inceleme sonunda

başvurucuların tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.

13. Başvurucular, 15/1/2014 tarihinde karara itiraz etmişler;

Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/1/2014 tarihli kararı ile itirazın kesin

olarak reddine karar verilmiştir.

14. Başvurucular, anılan kararı 6/2/2014 tarihinde

öğrendiklerini bildirmişlerdir.

15. Başvurucular 18/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

16. Öte yandan 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un 1.

maddesi ile CMK mülga 250. maddeyle görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin

kaldırılması üzerine Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/3/2014 tarihli

kararı ile dosya, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2014/190) devredilmiştir.

17. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 8/5/2014 tarihinde yapılan

duruşmada başvurucuların tahliyesine karar vermiştir.

18. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk

derece mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı

141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

20. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 20/9/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

22. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun oldukları anlaşılan ve bireysel başvuru

tarihinde öğrenci olup cezaevinde tutuklu bulunan başvurucuların açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

23. Başvurucular, tutukluluğa ilişkin mahkeme kararlarının

gerekçesiz olduğunu ve bu kararlarda adli kontrolün yetersiz görülme nedenine

dair bir açıklama yapılmadığını, aynı matbu ifadelerin tekrarlanması suretiyle

tutukluluğun devam ettirildiğini, öğrenci olmaları dolayısıyla

tutukluluklarının eğitim hakkını da engellediğini belirterek Anayasa'nın 10.,

36., 38., 40., 138. ve 142. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, tutukluluk nedeniyle

yükseköğrenimlerine devam edemediklerini belirterek Anayasa'nın 42. maddesi ile

güvence altına alınan eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerse de başvurucuların tutuklanmaları nedeniyle öğrenimlerine devam

edememeleri hürriyetlerinden yoksun kalmalarının doğal sonucu olup ayrıca başvurucuların

eğitim hakkına bir müdahalede bulunulmamıştır. Bu nedenlerle başvurucuların

anılan iddiaları da dâhil olmak üzere bu bölümdeki tüm şikâyetlerinin

Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkı kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür (benzer yöndeki bir

değerlendirme için bkz. Ersel Turhan,

B. No: 2014/1191, 17/5/2016, § 31).

25. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

27. Yukarıda belirilen Anayasa ve

Kanun hükümleri gereğince Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen

hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği

gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle

olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt,

B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

28. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddialarıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa (ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak) 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma

imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).

29. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 8/5/2014

tarihinde tahliyelerine karar verilen başvurucuların tutukluluklarının makul

süreyi aştığına ilişkin iddiaları, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında

açılacak davada da incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna

göre başvurucuların tutukluluklarının makul süreyi aştığının tespiti hâlinde

görevli mahkemece başvurucular lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna

göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolunun

başvurucuların durumuna uygun telafi kabiliyetini haiz etkili bir hukuk yolu

olduğu ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun

incelenmesinin bireysel başvurunun "ikincillik niteliği" ile

bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurucuların tutukluluğun makul

süreyi aştığı iddialarına ilişkin olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden

bireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Savunma Hakkının

Kısıtlandığı İddiası

a. Başvurucuların

İddiaları

31. Başvurucular, suçlamalara ilişkin yeterli delil olmadığını,

etkili bir inceleme ve araştırma yapılmadan gizli tanık beyanlarına ve telefon

görüşme kayıtlarına dayanılarak kendilerine suç isnat edildiğini, gizli tanığın

duruşmada dinlenmemesi nedeniyle tanığı sorgulama imkânından yoksun

kaldıklarını, ana dilde savunma yapma taleplerinin kabul görmediğini, böylece

savunma haklarının kısıtlandığını belirterek Anayasa'nın 10., 36., 38. ve 142.

maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, §

16). Bu itibarla başvurucuların bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi

gerekir.

33. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek

için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (bkz. § 27).

34. Somut olayda başvurucular hakkındaki dava,

hem bireysel başvurunun yapıldığı hem de Anayasa Mahkemesince bireysel

başvurunun karara bağlandığı tarihler itibarıyla ilk derece mahkemesinde

derdesttir. Başvurucuların başvuru formunda dile getirdikleri savunma

haklarının kısıtlandığına ilişkin şikâyetlerini, derece mahkemelerinde devam

eden yargılamada ve sonrasında istinaf/temyiz aşamasında ileri sürebilme ve

ileri sürmüş ise bu şikâyetlerin bu aşamalarda incelenme imkânı bulunmaktadır.

Bu çerçevede derece mahkemelerinin yargılama ve istinaf/temyiz süreçleri

beklenmeden yargılama sürecindeki adil yargılanma hakkı ihlali şikâyetlerinin

başvurucular tarafından bireysel başvuruya konu edildiği görülmüştür.

35. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemeleri ve

istinaf/temyiz mercileri önünde usulüne uygun olarak devam eden başvuru yolları

tüketilmeden temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının bireysel

başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargılamanın Makul

Sürede Sonuçlandırılmadığı İddiası

a. Başvurucunun İddiaları

36. Başvurucular, yargılandıkları davada soruşturma ve

kovuşturma süreçlerinin uzun sürdüğünü belirterek Anayasa'nın 36. ve 38.

maddelerinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

i. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

37. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

ii. Esas Yönünden

38. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

39. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

40. Somut olayda davada yer alan kişi sayısı, davanın terör

suçlarına ilişkin olması, birçok olayın dava konusu edilmesi, başvuruculara

yönelik çok sayıda suçlamanın bulunması olguları başvuruya konu yargılamanın

kısmen karmaşık nitelikte olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte

başvurucular hakkındaki yargılama sürecinin önemli bir bölümünün tutuklu olarak

sürdürüldüğü dikkate alındığında ve davaya bütün olarak bakıldığında yaklaşık 7

yıl 7 aydır ilk derece mahkemelerinde devam eden yargılamanın süresinde makul

olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

41. Açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

iii. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

42. 6216 sayılı Kanun'un "Kararlar"

kenar başlıklı 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

43. Başvurucular, 10.000'er TL maddi ve 20.000'er TL manevi

tazminat talep etmişlerdir.

44. Başvuruda Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

45. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucuların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zarar ile tespit edilen

ihlal arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucuların bu konuda herhangi bir

belge sunmamış olmaları nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar

verilmesi gerekir.

46. Başvurucular 22/9/2016 tarihli dilekçeleri ile manevi

tazminat talebinden vazgeçtiklerini bildirmişlerdir. Bu nedenle başvurucuların

manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

47. 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Savunma imkânının

kısıtlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Yargılamanın makul

sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvurucuların,

1. Maddi tazminat

taleplerinin REDDİNE,

2. Manevi tazminat

taleplerinin feragat nedeniyle REDDİNE,

E. 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesine

(E.2014/190) GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

20/9/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Aydın ŞİMŞEK

Başvurucular

:

1. İbrahim

DOĞAN

2. Metin

KORKMAZ

3. Ozan EREN

4. Servet

OYAR

Vekili

:

Av. Vedat

ÖZKAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/2249, 20 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adli Yardım Talebi
  9. B. Kişi Hürriyeti ve
  10. C. Adil Yargılanma
  11. B. 1. Kişi hürriyeti ve
  12. E. 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin
  13. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  14. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Gökcan
  16. Hakyemez
  17. Doğan
  18. Korkmaz
  19. Oyar
  20. Özkan
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/2249
Tarih
20 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Nurten Aksu Başvurusu (B. No: 2014/6996)
  • Zülfi Kınık Başvurusu (B. No: 2014/19461)
  • Abdullah Baybaşin Başvurusu (B. No: 2014/5161)
  • Mustafa Adnan Gül Başvurusu (B. No: 2014/7271)
  • Mehmet Dursun ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2196)
  • Mustafa Aydın Başvurusu (B. No: 2014/17027)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.