İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Dursun ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2196)

1. Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlalin

Başvuru No2014/2196Tarih14 Eylül 2017Okuma10 dk · 1.936 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mehmet Dursun Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
14 Eylül 2017
Başvuru Numarası
2014/2196
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.936 kelime·10 dk okuma·19 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlalin

ancak yeniden yargılamayla giderilebileceğine dair kararına rağmen yargılamanın

yenilenmesi talebinin kabul edilmemesi ve dosya üzerinden karar verilmesi

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/2/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Sırasıyla 1973, 1976 ve 1973 doğumlu olan başvurucular,

Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumunda

hükümlü olarak bulunmakta; bireysel başvuruya konu yargılama dosyasından

verilmiş müebbet hapis cezasının infazını yerine getirmektedirler.

10. Başvurucular, Diyarbakır 2 No.lu Devlet Güvenlik

Mahkemesinin (DGM) 17/10/1996 tarihli ve E.1992/777, K.1996/453 sayılı

kararıyla devletin hâkimiyeti altındaki topraklardan bir kısmını devlet

idaresinden ayırmaya yönelik eylem yapmak suçundan müebbet hapis cezasına

mahkûm edilmişlerdir. Anılan karar, Yargıtay incelemesinden geçerek 19/1/1998

tarihinde kesinleşmiştir.

11. Başvurucular, mahkûmiyetleriyle sonuçlanan olaylara ilişkin

olarak 29/6/1998 tarihinde AİHM'e başvurmuşlar; DGM heyetinde askerî bir

hâkimin de bulunması nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir yargılama yapılmadığı,

mahkûmiyet kararının gözaltındayken verdikleri ifadelere dayandığı,

Başsavcı'nın verdiği kararın kendilerine bildirilmediği, yargılamanın çok uzun

sürdüğü ve haksız yapıldığından şikâyet etmişlerdir.

12. AİHM, 4/12/2003 tarihli (Dursun

ve diğerleri/Türkiye, B. No: 44267/98) kararıyla aynı konuya ilişkin

verdiği İncal/Türkiye (B. No: 22678/93, 9/6/1998, §§

68, 69) ve Özel/Türkiye (B. No:

42739/98, 7/11/2002, §§ 33, 34) kararlarına da atıf yapmak suretiyle

başvurucuların bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma haklarının ihlal

edildiğine karar vermiştir. Anılan ihlal tespiti dikkate alınarak

başvurucuların adil yargılanma hakkına ilişkin diğer şikâyetlerinin

incelenmesine gerek görülmemiştir. AİHM, kararında prensip olarak yeniden

yargılama yapılmasının ihlalin giderimi için uygun bir yol olacağını da

belirtmiştir.

13. Başvurucular, 23/11/2004 havale tarihli dilekçe ile anılan

ihlal kararına dayanarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.

(Kapatılan) Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. madde ile görevli),

31/5/2005 tarihli ek kararı ile 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesinin (1) numaralı fıkrasının f bendi ve aynı

Kanun’un aynı maddesinin (2) numaralı fıkrasında öngörülen şartları taşımadığı

gerekçesiyle talebine reddine karar vermiştir.

14. Anılan karara yapılan itiraz, Diyarbakır 6. Ağır Ceza

Mahkemesinin 8/2/2006 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

15. Bu arada 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun ile

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na geçici 2. madde

eklenerek 4/2/2003 tarihi itibarıyla AİHM'de derdest olup da sonradan ceza

hükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) veya eki protokollerin

ihlali suretiyle verildiği tespit edilen ancak 5271 sayılı Kanun'un 311.

maddesinin (2) numaralı fıkrası nedeniyle yargılamanın yenilenmesine

başvurulamayan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 15/6/2012 tarihi

itibarıyla icra süreci denetlenmekte olan kararlar açısından da yargılamanın

yenilenmesi yolu açılmıştır.

16. Başvurucular, aynı ihlal kararına dayanarak 2/5/2013

tarihinde 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişikliği gerekçe göstererek

yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.

17. (Kapatılan) Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 19/11/2013

tarihli ve E.2005/46, K.2005/104 sayılı ek kararıyla dosya üzerinden inceleme

yapmış ve başvurucuların talebini reddetmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı

şöyledir:

"Somut olayda; Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi tarafından verilen karar ile; Mahkememiz hükmünün tutukluluk ile

yargılama süresinin ihlal edilmek suretiyle verildiği karara bağlanmıştır.

Ancak; tutukluluk ile yargılama süresinin ihlal edilmesi, hükümlünün

cezalandırılmasına karar verilen Mahkememiz hükmünün dayanağı değildir. Bu

itibarla; yeniden yargılama talebinin kabulü için gerekli olan ve 5271 Sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunun 311/1-f maddesinde düzenlenen; ceza hükmünün İnsan

Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin

ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan

Haklan Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması şartı

gerçekleşmemiştir.

Açıklanan sebeplerle; hükümlü müdafinin

talebinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 311/1 -f maddesinde ve 5271

Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 311/2 maddesinde öngörülen şartları taşımaması

sebebiyle reddine karar vermek ve aşağıdaki hükmü kurmak gerekmiştir."

18. Başvurucular, AİHM'in kararıyla

bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkının ihlalinin

tespit edildiğini, kabul edilebilir bulunan diğer iddiaların incelenmesine

gerek görülmediğini, uygun giderim yolu olarak yargılamanın yenilenmesine

işaret edildiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

19. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, dosya üzerinden verdiği

16/12/2013 tarihli ve 2013/544 Değişik İş sayılı kararıyla başvurucuların

itirazını reddetmiştir.

20. Bu karar, başvurucular müdafiine

tebliğ edilmemiş; başvurucular 14/2/2014 tarihinde kararı öğrendiğini beyan

etmişlerdir.

21. Başvurucu 14/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

22. 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

(f) bendi ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava,

aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla

tekrar görülür:

...

f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana

Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle

verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın

yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten

itibaren bir yıl içinde istenebilir.

(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri,

4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile,

4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular

üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.”

23. 6459 sayılı Kanun’un 21. maddesi ile eklenen 5271 sayılı

Kanun’un geçici 2. maddesi şöyledir:

“(1) İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri

Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle bir ceza

hükmünün verildiğini tespit eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş

kararlarından, 15.6.2012 tarihi itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi

önünde denetlenmekte bulunanlar bakımından bu Kanunun 311 inci maddesinin

ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu durumda olanlar, bu maddenin yürürlüğe

girdiği tarihten itibaren üç ay içinde yargılamanın yenilenmesi talebinde

bulunabilirler.”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 14/9/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

25. Başvurucular, AİHM'in ihlal

kararına istinaden yaptıkları yargılamanın yenilenmesi taleplerinin hukuka

aykırı biçimde reddedildiğini belirterek adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüş; yargılamanın yenilenmesi ile birlikte maddi ve manevi

tazminat talebinde bulunmuşlardır.

26. Bakanlık; yargılamanın yenilenmesi talebinin, içinde askerî

üyenin bulunmadığı heyet tarafından incelendiğini fakat asıl yargılamanın

yerleşik AİHM uygulamalarına aykırı bulunan ve daha sonra yapısı değiştirilen

DGM tarafından yapılmış olduğunu belirtmiş, takdiri Anayasa Mahkemesine

bırakmıştır.

27. Başvurucular, Bakanlık görüşlerine karşı önceki beyanları

ile uyumlu açıklamalar yapmış; AİHM ve Anayasa Mahkemesinin benzer konulardaki

uygulamalarına vurgu yaparak iddia ve taleplerini yinelemiştir.

2. Değerlendirme

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının mahkemeye erişim hakkı

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

29. Başvurucular, yeni bir imkân sunan 6459 sayılı Kanun

değişikliğini ileri sürerek bireysel başvuruların incelenmeye başlandığı tarih

olarak belirlenen 23/9/2012 tarihinden sonra yargılamanın yenilenmesi için

tekrar başvurmuştur. Yeni sebep belirtilerek yapılan başvuru sonunda; verilmiş

kararın Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi kapsamında olduğu, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

30. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilme

ve devamında varsa kanun yolu denetimine başvurabilme anlamına gelmektedir.

Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle

getiren, başka bir ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

31. Başvuru konusu olaya benzer olaylarda uygulanacak ilkeler,

daha önce Anayasa Mahkemesinin Şehmus Yıldız ve Muhyedin Sevinç (B. No: 2014/4954, 8/6/2016)

başvurusuna ilişkin kararında ortaya konulmuştur.

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

32. Somut olay bakımından 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinin

(1) numaralı fıkrasının (f) bendinde öngörülen "ceza

hükmünün, Sözleşme'nin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verilmesi ve

hükmün bu aykırılığa dayanması" kuralının mahkemeye erişim

hakkıyla bağdaşmayacak biçimde uygulanıp uygulanmadığı önem taşımaktadır.

33. AİHM'in ihlal kararına konu olan

davada, yargılamanın asıl kısmının askerî bir hâkimin de üye olarak bulunduğu

DGM heyeti tarafından yürütülerek hüküm verildiği, daha sonraki yeniden

yargılama taleplerinin değerlendirmesini yapan heyetlerde askerî üyenin

bulunmadığı, değerlendirme işlemlerinin dosya üzerinden yapıldığı ve taleplerin

reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

34. Başvurucular, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma

haklarının ihlal edildiğine ilişkin karara istinaden yargılamanın yenilenmesi

talebinde bulunmuşlardır. Başvurucuların talebi, DGM’lerin bağımsız ve tarafsız

olmadığı şeklindeki AİHM ihlal tespitinin, mahkûmiyet hükmünün dayanağı

olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f)

bendinde öngörülen şartın karşılanmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

35. AİHM'in ihlal kararının,

başvurucular hakkındaki kesin hükmün sıhhatini etkilediği, dolayısıyla yeniden

yargılama konusunda ciddi bir gerekçe oluşturduğu hâlde 5271 sayılı Kanun'un

uygulanması ile ilgili yapılan hatalı yorumun başvurucuların yargılamanın

yenilenmesi haklarını ortadan kaldırdığı, diğer bir ifadeyle AİHM kararına

rağmen Diyarbakır 2 No.lu DGM hükmünün ihlale dayanmadığı şeklindeki yorumun

başvurucuların yeniden yargılanmasına engel olduğu ve mahkemeye erişim

haklarını ihlal ettiği anlaşılmıştır.

36. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence

altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

37. Başvurucular; ayrıca yeniden yargılama taleplerinin

değerlendirilmesinin dosya üzerinden yapıldığını ve başvuruculardan Seyithan

Akdeniz’in yaş düzeltme işleminin dikkate alınmadığını, bu nedenlerle

Anayasa'nın 36. maddelerinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

38. Başvurucuların mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği

yönündeki yukarıdaki tespit dikkate alındığında Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki diğer şikâyetlerinin

kabul edilebilirliği ve esası hakkında ayrıca karar verilmesine gerek olmadığı

sonucuna varılmıştır.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

40. Başvurucular; yargılamanın yenilenmesi ve 50.000 TL maddi,

50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

41. Başvurucuların mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

42. Başvurucularla ilgili AİHM kararındaki ihlal tespitleri

çerçevesinde mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere (kapatılan) Diyarbakır

5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

43. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yetkili idari

yargı merciine gönderilmesine karar verilmesinin ihlal iddiası açısından

yeterli bir tazmin oluşturduğu anlaşıldığından başvurucunun tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

44. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Diğer ihlal iddialarının İNCELENMESİNE GEREK BULUNMADIĞINA,

D. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekalet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen

süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

14/9/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör

:

Abuzer

YAZICIOĞLU

Başvurucular

:

1. Mehmet

DURSUN

2. Seyithan

AKDENİZ

3. Yakup

GÜNEŞ

Vekili : Av. Selahattin KAYA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/2196, 14 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Mahkemeye Erişim
  9. B. Diğer İhlal İddiaları
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  13. D. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  14. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Necipoğlu
  17. Gökcan
  18. Yazıcıoğlu
  19. Dursun
  20. Akdeniz
  21. Güneş
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/2196
Tarih
14 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Mustafa Aydın Başvurusu (B. No: 2014/17027)
  • Nureddin Atuğ Başvurusu (B. No: 2014/11189)
  • Berivan Elter ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/1825)
  • Mustafa Ercan Başvurusu (B. No: 2014/17045)
  • Ahmet Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/18135)
  • Hakkı İlker Yaşar ve Birgün Yayıncılık ve İletişim Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/12902)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.