İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İfakat Kasar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/5947)

1. Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti sırasında kamu görevlilerinin

Başvuru No2015/5947Tarih12 Aralık 2018Okuma30 dk · 5.907 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İfakat Kasar Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
12 Aralık 2018
Başvuru Numarası
2015/5947
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.907 kelime·30 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; zorunlu askerlik hizmeti sırasında kamu görevlilerinin

davranışlarıyla intihara sebebiyet vermesi, hizmet kusuru oluşturan bu durum

sonucunda gerçekleşen ölümün yol açtığı zararların giderimi için açılan davanın

reddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ile başvuruya konu dava ve soruşturma dosyası

içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular, 16'ncı Mekanize Piyade Tugayı 2’nci Mekanize

Piyade Tabur Komutanlığı (Diyarbakır/Ergani) emrinde zorunlu askerlik hizmetini

ifa etmekte iken17/12/2012 tarihinde yaşamını yitiren 1991 doğumlu B.K.nın annesi ve kardeşleridir.

A. B.K.nın

Askerlik Süreci ve Ölümü

9. Başvuruculardan İfakat Kasar'ın oğlu, diğer başvurucuların kardeşi B.K., 28/2/2012

tarihinde askere sevk edilmiş ve Balıkesir Bkm. Okl. Eğt. Mrk.

K.lığı emrinde acemi

eğitimini tamamlamasının ardından 30/12/2012 tarihinde Diyarbakır/Devegeçidi'nde 16’ncı Mknz. P.

Tuğ Loj. Des. Bkm. Brl. K.lığına katılış yapmıştır. 28/6/2012 tarihinde

Diyarbakır/Ergani'debulunan 16'ncı Mknz. P. Tuğ. 2. Mknz. P.Tb.K.lığını desteklemek üzere 2.

Direk Destek Takımı'nda görevlendirilmiştir.

10. 6/3/2012 tarihinde yapılan Psikososyal

Risk Faktörü Tarama Anketi'nde "Daha

önce ruhsal (psikolojik) bir rahatsızlık geçirdiniz mi? Son bir

kaç yıl içinde ruhsal (psikolojik) rahatsızlık geçirdiniz mi? Şimdiye

kadar kendinize zarar vermeye/öldürmeye yönelik herhangi bir teşebbüsünüz oldu

mu? Son zamanlarda kendinizi öldürmeyi düşündünüz mü?" gibi

sorulara "Hayır"

cevabını vermiştir.

11. B.K. 6/4/2012 tarihinde yapılan Psikososyal

Risk Faktörü Tarama Anketi'nde de kendi el yazısıyla herhangi bir psikolojik

sorununun bulunmadığını belirtmiştir.

12. B.K.nın

17/12/2012 tarihinde ölümüyle sonuçlanan süreç 15/12/2012 tarihinde

başlamıştır. Bu tarihteKışla Mutfak Nö. Asb., Kh. ve Kh.

Bl. Asb. A.I.nın nöbet

yerine bölüğünden iki er gelerek biri cüzdanının, diğeri ise cüzdanı içindeki

paranın çalındığını A.I.ya söylemiştir. Aynı gün

akşam içtimasında A.I. bölüğe hitaben hırsızlık

olaylarının engellenmesine yönelik bir konuşma yapmıştır.

13. 16/12/2012 tarihinde başvurucuların yakını B.K.nın sorumlusu olduğu çay

ocağındaki dolabın içinde bir adet cep telefonu bulunmuştur. Bu telefonun

birlikten yaklaşık olarak iki hafta önce terhis olan P. Çvş. B.A.ya ait olduğu anlaşılmıştır.

Telefonu bulan P. Onb. S.K. bölük astsubayına teslim etmek üzere telefonu

almıştır.

14. Bulunan cep telefonu ile ilgili olarak bir kısım er ile

birlikte bölük çavuşu U.İ.nin B.K. ile görüşmeler

yaptığı anlaşılmaktadır. Derece mahkemesinin kabulüne göre U.İ. ile yapılan

özel görüşmeler sırasında B.K. cep telefonunu koğuşta yerde bulduğunu ve

ilişkilerinin iyi olmadığı P. Er B.Ö.ye ait olduğunu zannederek bu telefonu

aldığını beyan etmiş; nihayetinde telefonun sahibine gönderilmesi konusunda

aralarında anlaşmışlardır.

15. Olayın meydana geldiği 17/12/2012 tarihinde saat 06.30'da

sabah kahvaltısına gittiklerinde erler E.A., K.Ç. ve Bkm.

Kdm. Üçvş. E. Ç. ile P.Çvş.

U.İ., B.K.dan başkasına ait olduğunu düşündükleri cep

telefonunugetirmesini istemeleri üzerine B.K. cep

telefonunun ekranını kırmış; ardından telefonu bu kişilere teslim etmiştir.

Saat 07.30 civarında bu kişilerle birlikte karargâh bölük astsubayı olan P.

Bçvş. A.I.ya ulaşılmış, cep

telefonu bu kişiye verilmiştir. Bu sırada A.I., B.K.ya cep telefonunu çalıp çalmadığını sormuş; B.K. da

B.Ö.ye ait olduğunu zannedip ona zarar vermek amacıyla cep telefonunu aldığınısöylemiştir. Bunun üzerine A.I. da içtima saati

yaklaştığından içtima alanında durumu bölük komutanına anlatmaları gerektiğini

söyleyerek askerleri göndermiştir. Bu esnada tıraş olacağını belirten B.K.

askerlerin yanından ayrılmıştır. Saat 08.00 civarında

tabur içtiması alındığı sırada rütbeli personelin

kaldığı misafirhaneler bölgesine doğru gittiği görülen B.K., Bkm. Kd. Çvş. M.C. ve E.Ç.nin birlikte kalmakta olduğu odada yerde hareketsiz bir

şekilde yatarken yaklaşık saat 08.30 civarında spor için hazırlanmak üzere

subay/astsubay misafirhanesine gönderilen P. Atğm. A.K. ve B.T. tarafından

bulunmuştur. M.C.nin odadaki dolapta bulunan

silahıyla vurulduğu anlaşılan B.K.ya

müdahale edilmiş, müdahaleden sonuç alınamamış, olay yerine gelen ambulansla ErganiDevlet Hastanesine götürülen B.K.nın

hastaneye ulaşmadan vefat ettiği anlaşılmıştır.

B. Ceza Soruşturması

Süreci

1. Soruşturma Kapsamında

Yapılan İlk İşlemler ve Alınan Raporlar

16. B.K.nın

ambulansla Ergani Devlet Hastanesine götürülmesinin ardından olay yeri muhafaza

altına alınmış ve saat 09.20’de askerî savcı aranarak B.K.nın

vefat ettiği savcıya bildirilmiştir. Bunun üzerine olay, gecikmesinde sakınca

bulunan hâl olarak değerlendirilerek resen bir soruşturma başlatılmıştır.

17. Diyarbakır/Ergani İlçe Jandarma Komutanlığı Olay Yeri

İnceleme ekibinde görevli personele müteveffaya ait el ve yüz svapları ile parmak izi incelemesinin yapılması amacıyla B.K.nın parmak izinin ve

üzerindeki kıyafetlerinin teslim alınması talimatı verilmiştir.Otopsi

işlemine sevk edildiği anlaşılan B.K.ya yapılan ilk

müdahaleye ilişkin olarak genel adli muayene raporu alınmış ve Olay Yeri

İnceleme ekibi, inceleme yapmak üzere olay mahalline geçmiştir.

18. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen Olay Yeri İnceleme Tutanağı'nda olay

yeri ile ilgili olarak şu tespitlere yer verilmiştir:

“….

Olay yerinin rütbeli personelin kaldığı

misafirhane olarak kullanıldığı, binaya girildiğinde sağ tarafta 1 odanın

olduğu, yaklaşık 2 metrelik koridor geçildikten sonra sola dönüldüğünde sağ

tarafta iki oda, koridorun sonunda lavabo, sol tarafta mutfak olduğu, sola

dönüldükten sonra sağdaki ilk odanın kapısının açık olduğu görüldü.

Yaklaşıldığında kapı kilidinin ve kilidin yerleştirilmiş olduğu bölmenin ahşap

kısmının kırılmış olduğu, ayrıca kapıda mermi deliğine benzer bir delik olduğu,

kapının kasasının sağ kısmında da yaklaşım 3-4 milimetrelik yırtık olduğu

görüldü ve kapı aralanarak odanın içerisine girildi. Oda içerisinde sağ ve sol

duvarlara bitişik karşılıklı yatakların konulduğu, yatakların kapıya bakan uç

kısımlarında ikişer bölmeden oluşan dolapların olduğu, orta kısmında çalışma

masası ve sehpa olduğu, hemen kapı girişinde sol tarafta TV sehpasının üzerine

konulmuş tüplü TV olduğu görüldü. Sehpanın uç tarafında yerde küçük boy not

defteri olduğu görülerek defter sayfaları incelenmeye başlanıldı. Defterin bir

sayfasında '[Adem Bçvş. BeniAffedin..” ile başlayan bir yazı olduğu görüldü. Not defteri delil

mahiyetinde olabileceği değerlendirilerek muhafaza altına alınmak üzere dosyaya

konuldu. Odanın incelenmesine devam olundu. Odanın içerisindeki her iki dolabın

kapaklarının açık olduğu görüldü. Dolap Bölmeleri incelendiğinde giysi ve

malzemelerin bulunduğu, kapının hemen arkasında kalan sağ taraftaki dolap

içerisinde bir adet kamuflaj kemerine takılı boş bir tabanca kılıfı görüldü.

Odanın kapıdan girişte sol tarafında ve TV sehpasının hemen önünde yerde1 adet

üzerinde şarjör bulunan “YAVUZ 16 COMPACT M.C.” marka “T6368-09 B 33572” seri

numaralı tabanca ve yerde 2 adet dolu mühimmat ile bir tanesi koltuk üst

süngeri altında, diğeri içinde kuruyemiş bulunan poşet içerisinde olmak üzere 2

taneboş kovan bulunduğu görüldü. Olay yeri inceleme

ekibine silahın kontrol edilmesi için talimat verildi. Silah üzerinde yapılan

inceleme sonucunda silahın emniyetinin açık, horozunun geride ve namlu ağzında

1 adet dolu mühimmat ve silahta çıkarılan şarjörde ise 10 adet mühimmatın

şarjörde olduğu görüldü. Olay yeri incelemeye devam olundu. Olay yeri inceleme

ekibi tarafından misafirhane giriş kapısı önünde bulunan 1 adet mermi çekirdeği

ile oda içerisinde sağ tarafta bulunan 1 adet çekirdek delil torbasına konuldu.

Oda ve olay yeri incelemesinin tamamlanmasını müteakip olayın meydana geldiği

odayı kullanan Bkm. Kd.

Çvş. [M.C.] ve ile Bkm. Kd. Çvş. [E.Ç.] yer gösterme için çağırıldı. Her iki şahsa da şahsitabancalarını nereye koydukları soruldu. Bkm. Kd. Çvş. [E.Ç.] şahsi tabancasının odada bulunmadığını,Bkm. Kd. Çvş.

[M.C.] ise yerde duran silahın

kendisine ait olduğunu ancak odadan çıkmadan önce silahının en son dolabında

bulunan kamuflajında asılı tabanca kılıfında olduğunu, ayrıca içerisinde 15

adet mermi bulunan şarjörün silaha takılı, ancak silahının emniyeti kapalı ve

tam dolduruşta olmayacak şekilde bulundurduğunun beyan ederek silahına ait

tesellüm belgesini ibraz ettiği görüldü. Bkm. Kd. Çvş. [M.C.] tarafından

ibraz edilen belge dosyaya konuldu.Bkm

Kd. Çvş. [E.Ç.]nin

beyanlarına göre odayı en son kendisinin terk ettiği, odayı terk ederken odanın

girişinde sol tarafta kalan dolabını kapattıktan sonra saat 08:00’de yapılacak

olan tabur içtiması için odanın kapısını kilitleyerek

odadan ayrıldığı, odadaki not defterinin kendilerine ait olmadığı, bunundışındaki malzemelerin kendilerine ait olduğunu beyan

ettiği görüldü. Müteveffayı oda içerisinde yatar vaziyette ilk kez gören P.Atğm. [B.T.]

ve P.Atğm. [A.K.]nın

beyanlarına göre olayın meydana geldiği kapının hafif aralık olduğu, kapı

aralığından baktıklarında yerde sırt üstü yatan birisini gördükleri, bukişiin baş tarafı odanın sağ tarafından bulunan yatağa,

ayak tarafının ise kapıya doğru baktığı, ayağının yanında tabanca olduğu, daha

sonra durumu komutanlarına bildirdikleri, olay yerine gelen personel tarafından

müteveffaya gerekli tıbbi yardımın yapılmaya çalışıldığı, ardından olay yerine

gelen ambulansla müteveffanın Ergani Devlet Hastanesi Baştabipliğine sevk

edildiği anlaşıldı. Olay yeri inceleme ekibine silahı teslim almaları, silah ve

boş kovanlar üzerinde gerekli incelemeyi yapıp olay yerinin fotoğraflama işlemi

yapıldıktan sonra raporlarını Askeri Savcılığımıza göndermeleri talimatı

verildi.

…Olay yerinde yapılacak başka bir işlem

kalmadığından, olayla ilgili görgü tanıklarının ifadelerinin tespiti için

tarafımıza tahsis edilen odaya geçildi. İfade alım süreci tamamlandıktan sonra

yapılacak başka bir işlem kalmadığından olay yeri inceleme işlemine son

verilerek iş bu tutanak okunarak imza alına alındı. 17 Aralık 2012 saat 18:00”

19. Aynı gün ceset üzerinde otopsi işlemi yapılmıştır. Düzenlenen

tutanağın Ölü Harici Muayenesi kısmında

şu tespitler yer almaktadır:

“1,68

boyunda, 70-75 kilo ağırlığında, 21-22 yaşlarında, 3 numaralı tıraşlı kumral

saçlı, kumral kaş-kirpikli, ela gözlü, günlük sakal bıyık traşlı, beyan tenli

sünnetli erkek cesedinde ölü katılığının alt ekstremitelerde

devam etmekte olduğu, üst ekstremitelerde yeni

oluşmaya başladığı ölü lekelerinin vücut arka yüzde bası görmeyen yerlerde koyu

renkte oluşmuş olduğu görüldü.

1. Sternum orta

hatta ksifoid kıkırdağın 5 cm üstünde 1, 3 cm çapında

çevresinde vurma halkası bulunan ve barut-is artığı gözlenmeyen ateşli salah

mermi çekirdeği (ASMÇ) giriş yarası,

2. Sol ön aksiller

hat 9. İnterkostal aralığa uyan bölgede 2 cm çapında

ateşli silah mermi çekirdeği (ASMÇ) çıkış yarası mevcut olduğu görüldü.

Her iki dirsek iç büklümü her iki el sırtı,

her iki inguinal bölge ve her iki ayak sırtında

bazıları ekimozlu bazıları ekimosu

enjeksiyon iğne izleri, sol juguler bölgede katater izi, sağ el sırtında 3., 4., ve 5. Parmaklarda 0,2

cm çapında ve sol el 3. Parmak sırtı metakarp

üzerinde 1 cm çapındaekimoze sıyrık alanları olduğu

tespit edildi.

Harici muayenede tarif edilenler dışında

cesette haricen başkaca darp cebir izi, kesici, delici alet yarası, boyunda

boğma ya da boğuşmaya bağlı izler, asıya bağlı telem izi ya da elektrik giriş

çıkışıyla uyumlu cilt lezyon yada lezyonları tespit

edilmedi.

Huzurdaki bilirkişiler harici muayene

neticesinde kesin ölüm sebebini tespit edemediklerinden klasik otopsi talebinde

bulundular. Ceset klasik otopsi için bilirkişileretevdi

edildi.

…

SONUÇ

17.12.2012 tarihinde Ergani ilçesi 2. Mknz. Tb.K.lığı emrinde görevli Bkm.Er B. K.’a ait olduğu

anlaşılan cesede aynı gün …yaılan ölü muayenesi ve

otopsisinden elde edilip yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre,

1. Kişinin göğüs ölgesinde

1 (bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası tespit edilmiş olup,

oluşturduğu yaralanmanın müstakilen öldürücü

nitelikte olduğu,

2. Ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası

cilt cilt altı bulgularına göre, atışın elbiseli

bölgeye isabe e ttiği

anlaşıldığından kesin atış mesafesi tespiti isteniyor ise ölenin olay anında

üzerinde bulunan ve delik ihtiva eden giysilerinin fizik incelemesinin

yaptırılmasının gerektiği,

3. Cesetten otopsi esnasında mermi çekirdeği

elde edilmediği,

4. Kişinin ölümünün ateşli silah çekirdeği

yaralanmasına bağlı kot kemik kırıklarıyla birlikte çok sayıda iç organ

yaralanmalarından gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatindeyiz

dediler.

Bilirkişiler mütalaaları doğrultusunda kesin

ölüm nedeni tespit edildiğinden, klasik otopsi işlemine 17.12.2012 günü saat

14:00’da son verildi.

…”

20. Öte yandan olayda kullanıldığı anlaşılan silah ve silaha ait

şarjör, şarjör içinde 10 adet fişek ile silah namlusundan çıkarılan 1 adet

fişek üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 25/12/2012 tarihli

ekspertiz raporunda anılan silah ve mühimmat üzerinde herhangi bir ize

rastlanmadığı bildirilmiştir.

21. Soruşturma sırasında elde edilen deliller üzerinde

Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarında yaptırılan

incelemeler sonucunda:

i. 10/1/2013 tarihliekspertiz

raporunda; olayda kullanılan silahın atışına engel mekanik herhangi bir

arızasının bulunmadığı,laboratuarda yapılan tatbiki

atışlarda çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, tabancanın fişek yatağından

elde edildiği anlaşılan 1 adet fişeğin kapsülünün sağlam olduğu, görünümü

itibarıyla istimal vasfını koruduğu, kapsülü üzerinde ateşleme iğnesi temas

(sathi) izi bulunan 1 adet fişeğin üzerindeki temas izlerinin teşhis ve tespite

elverişli karakteristik izler ihtiva etmeyen izler olduğu, 2 adet kovan ve 2

adet deforme mermi çekirdeğinin inceleme konusu tabancadan elde edilen mukayese

kovanları ve mermi çekirdekleri ile mikroskopta yapılan karşılaştırmalarında

çeşitli karakteristik izler yönünden uygunluklar bulunduğu, 2 adet kovan ve 2

adet deforme mermi çekirdeğinin bu silah ile atılmış olduğunun tespit edildiği

bildirilmiştir.

ii. 2/1/2013 tarihli ekspertiz raporunda; Bkm

Kd. Çvş. E.Ç.nin sol el avuş içi ve sol el üstü svaplarında

atış artıklarında bulunan antimon elementinin tespit edildiği, diğer svaplarda atış artıklarına rastlanmadığı, Bkm. Kd. Çvş. M.C. ile müteveffa B.K.dan alınan svaplarda atış

artığı ile müteveffanın üzerinde bulunan kamuflaj parkenin sol önde omuz

dikişinden 21 cm aşağıda 1 adet, sol arkada omuz dikişinden 33 cm aşağıda 1

adet olmak üzere 2 adet delik etrafında atış artıklarına rastlanmadığı, atış

mesafesi tayinine yönelik herhangi bir fikir ve kanaat belirtmenin mümkün

olmadığı, parke miflonu, üst gömlek, üs fanila ve

atletin -kıyafetlerin giyiliş tarzı da düşünüldüğünde- parke üzerindeki

deliklerle aynı orijinli olduğu değerlendirilerek ikincil yüzey olduğundan atış

mesafesi tayinin yönelik çalışma yapılmadığı belirtilmiştir.

iii. Yapılan grafoloji incelemeleri sonucunda düzenlenen

17/1/2013 tarihli ekspertiz raporunda, olay yerinde bulunan not defteri

üzerindeki “A. Bçvş

Beni affedin Ben bu utançla kimsenin yüzüne bakamam Ailemde Böyle öldüğümü

bilmesin, [B.K.]” yazı ve imza ile mukayese için toplanan B.K.ya ait belgeler üzerindeki yazıların

karşılaştırılmasından not defterindeki yazıların ve mukayeseye esas yazıların

aynı şahsın elinden çıktığı, yine not defterinin ilgili sayfasındaki imza ile

müteveffanın mukayese imzaları arasında benzerlikler görüldüğünden imzaların

aynı şahsın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.

iv. B.K.nın olay günü üzerinden çıkan

ve üzerinde atış atığı bulunması muhtemel olan giysilerin atış mesafesi tayini

için gönderildiği Ankara Jandarma Kriminal Daire

Başkanlığınca düzenlenen 11/02/2012 tarihli ekspertiz raporunda; giysiler ve

parka üzerindeki ilk mermi giriş noktası olduğu değerlendirilen deformasyonlu

bölge ile polar ceketin sağ göğüs bölgesinde 1 adet küçük ebatlı delinme

bölgesi etrafında atış artıkları tespit edildiği, yapılan atışın -atış

artıklarının dağılımı ve yoğunluğu itibarıyla- uzağa yakın atış olduğunun

değerlendirildiği, mermi giriş delikleri etrafındaki atış artıklarının dağılımı

ve yoğunluğu açısından giysiler üzerinde bulunan delinme bölgelerinin ilk kez

kimyasal incelemeye tabi tutulduğu değerlendirilerek atış mesafesiyle ilgili

olarak bu sonuca varıldığı, söz konusu giysiler üzerinde delinme bölgeleri

haricinde atış artıklarına rastlanmadığı tespit edilmiştir.

v. B.K.dan alınan kan ve idrar

örneklerinin incelenmesi sonucunda kanda alkol ve uyutucu-uyuşturucu maddelerin

bulunmadığı, idrarda uyutucu-uyuşturucu maddelerin bulunmadığı belirlenmiştir.

22. Öte yandan dinlenen tanıkların B.K.yı intihara sürükleyecek herhangi bir psikolojik

problemi bulunmadığı ancak daha önce terhis olan askere ait cep telefonunun

çalınması olayıyla ilgisinin bulunduğunun anlaşılması üzerine konunun Karargâh

Bölük Astsubayı P. Bçvş. A.I.ya intikal ettirildiğini

bildikleri, bunun dışında A.I. ya da başka bir personel tarafından bu olayla

ilgili olarak kötü muamelede bulunulduğuna dair herhangi bir beyanları

bulunmamaktadır.

2. Soruşturma Sonucunda Verilen Karar

23. Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı 17/1/2014

tarihindekovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir.

Kararda şu gerekçeye yer verilmiştir:

“...

Tanık beyanları, olay yeri inceleme

tutanakları, adli muayene ve otopsi bulguları, uzmanlık raporları, bilirkişi

raporu ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirilip yorumlandığında,

özellikle olay yerinde bulunan “Adem Bçvş Beni

Affedin Ben bu utançla kimsenin Yüzüne bakamam Ailemde Böyle öldüğümü bilmesin”

şeklindeki not dikkate alındığında, olay öncesinde 06 Aralık 2012 tarihinde

çalındığı anlaşılan […] cep

telefonunun kendisi tarafından çalındığının anlaşılması üzerine utanma

duygusuna kapıldığı, değerlendirilen müteveffa [nın] 17 Aralık 2012 tarihinde saat 08:00 sıralarında, rütbelimisafirhanesi olarak kullanılan 22 numaralı binaya

girdiği, ardından şüpheli [M.C.]

ile [E.Ç.]’nin kaldıkları odanın ahşap olan kapısını vücudunu

kullanarak kırdığı (Otopsi sırasında yapılan ölü harici muayenede müteveffanın

sol juguler bölgede katatrer

izi, sağ el sırtından 3., 4., ve 5. parmaklarda 0,2 cm çapında ve sol el3.

Parmak sırtı metakarp üzerinde 1 cm çapında ekimoze sıyrık alanları tespit edilmesi, yine olay yeri

incelemesi sırasında oda kapısının kilitlenmiş konumdaki gibi kapı dilinin

dışarıda olduğunun, kapı kasasında kapı dilinin takıldığıbölümün

zorlanmaya bağlı olarak kırıldığı, 35 cm’lik tahta

parçasının oda içerisinde yerde olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması

karşısında, Askeri Savcılğımızca oda kapısının

müteveffa tarafından zorlanarak kırıldığı kanaatine varılmıştır.) ardından

müteveffanın oda içerisinde odada kalan rütbeli personelin eşyalarını

karıştırdığı, bu sırada şüpheli Bkm. Kd. Çvş. [M.C.]’nin

dolabında bulunan şüpheliye ait üzerinde içerisinde15 adet dolu mühimmat

bulunan şarjör takılı vaziyetteki [...] tabancayı aldığı ardından yanında bulunan not defteri sayfasında

[…] şeklindeki not yazarak imzaladığı

(Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuarınca

düzenlenen raporda söz konusu notun ve imzanın müteveffanın eli ürünü olduğunun

tespit edildiği anlaşılmıştır.), daha sonra müteveffanın tabancayı doldurmak

isterken tabancada bulunan iki adet dolu mühimmatın gövde üzerindeki atım

yatağından dışarıya atıldığı, ardından müteveffanın tabancayı kendisine doğru

çevirerek iki kez ateşlediği, ateşlenen mermi çekirdeklerinden bir tanesinin

müteveffanın göğsüne isabet edip sırtından çıkması neticesinde müteveffanın

vefat ettiği, müteveffanın intiharının arkasında ceza hukuku bakımından

herhangi bir kişi yada kuruma izafe edilebilecek kusurlu bir davranış tespit edilemediği

yapılan soruşturma sonucunda anlaşılmıştır.Müteveffanın

eli ürünü olduğu anlaşılan intihar notunun başka bir şahıs tarafından zorla

yazdırıldığı yönündeki iddiaları kanıtlayacak somut bir bulgu tespit

edilememiş, zorla yazdırıldığı iddia edilen notun bizzat müteveffa tarafından

imzalandığı dikkate alındığında bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu

değerlendirilmiştir.

...”

24. Başvurucular vekili 5/2/2014 tarihinde kayıtlara giren

dilekçeyle, olayda kullanılan silahın dahagüvenli bir

yerde tutulması gerektiği ve hırsızlık olayının araştırılmasının erlere

bırakılması yönünden ihmali olanların araştırılmasını, öte yandan şüpheli M.C.nin eyleminin kasıtunsuru

yönünden de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek anılan karara itiraz etmiştir.

25. B.K.nın

ağabeyi başvurucu İsmail Hakkı Kasar tarafından da bu karara ayrıca itiraz

edilmiştir. Başvurucu; özellikle kardeşinin ellerinde ve üzerinde ölümüne yol

açan silaha ait herhangi bir bulguya rastlanmaması, parmak izinin olmaması,

intihar olduğu söylenen olayın gerçekleştiği mekânda yapılan olay yeri

incelemesinde iki boş kovanın bulunması, intihar eden bir kişinin kendisine iki

kez ateş etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, silahın alındığı

dolabın kapısındaki buzlu camın kırılmamış olmaması, şüpheli M.C.ye ait ranzada

yatağın bulunmaması, kardeşinin en son 08.00’de görülmesi, 08.30’da da olay

yerinde ölü olarakbulunması, bu kadar süre boyunca

yerde kalmasına rağmen odada kan izine rastlanmaması gibi hususlar nedeniyle

olayın şüpheli olduğunu ileri sürmüştür.

26. İtirazları inceleyen Diyarbakır 2. Hava Kuvveti Komutanlığı

Askerî Mahkemesi, 5/3/2014 tarihli kararı ile soruşturmanın genişletilmesine

karar vermiştir. Mahkeme şu hususların araştırılmasını istemiştir:

i. B.K.yi taşıyan, M.C. ile birlikte

olayın geçtiği odada kalan E.Ç.nin kendi beyanına

göre, olaydan önce 1-2 gün önce silahla herhangi bir atış yapmadığı, olayın

geçtiği odada müteveffaya ait hiçbir parmak izine rastlanılmaması, müteveffa

tarafından kırıldığı varsayılan kapı üzerinde ona ait parmak izine

rastlanılmaması, odada bulunan ve onun tarafından karıştırıldığı belirtilen,

olayda kullanılan silahın bulunduğu dolapta müteveffaya ait hiç bir parmak

izine rastlanılmaması sebepleriyle E.Ç.nin kullandığı

iddia olunan silah üzerinde parmak iziincelemesi

yaptırılması

ii. Müteveffanın olay esnasında kimin izniyle olay mahallinden

kaldırıldığının araştırılarak vefat ettiği saatten ölü bulunduğu saate kadar

yerde kalmasına rağmen olayın gerçekleştiği tarihte olay yerinde müteveffanın

bulunduğu yerde kan izi olup olmadığının araştırılarak, neden kan izi

bulunmadığının, olay yerinde gelenler tarafından delilleri karartacak ya dakarartma ihtimaline binaen herhangi bir temizlik

faaliyeti yapılıp yapılmadığının, müteveffanın olay yerinde bulunduğu yerden

oynatılıp oynatılmadığının araştırılması için olay yerine gelen ve müteveffayı

gören kişilerin tespit edilerek ifadelerinin bu yönde tespit edilmesinin

istenmesi

iii. B.K.nın

ölümünden sonra, ölümünde kullanılan silahın ait olduğu M.C.nin

kullandığı ranzadayatağın bulunup bulunmadığınınaraştırılması

iv. Tabur içtimasında bulunması

gereken B.K.nın hangi

nedenle ve kimin bilgisi ile içtimaya katılmadığının

açıklığa kavuşturulması

v. B.K.nın

olayda kullandığı silahtan atıldığı iddia olunan, 2 adet deforme olmuş mermi

çekirdeği üzerinde ona ait bir kan izi olup olmadığının tespiti

vi. B.K.yı

olay öncesi en son gören M.Ş.nin ifadesinin tespit

edilerek onun nasıl bir ruh hâlinde olduğunun araştırılması, panik içinde olup

olmadığının tespiti

vii. B.K. ile aynı koğuşta kalan, samimi olduğu kişilerin tespit

edilerek tanık olarak ifadelerinin tespit edilmesi, olaydan bir gün önce ve

olay günü nasıl bir ruh hâli içinde olduğunun, bir rütbeli tarafından dövülüp

dövülmediğinin ya da herhangi bir kötü muameleye maruz bırakılıp

bırakılmadığının araştırılması

viii. B.K.nın olay günü iki el ateş

etmek suretiyle gerçekleştirdiği olayda kullanılan silahtan çıkan mermilerin

isabet ettiği yerler ile söz konusu silahın kullanışına ilişkin tüm buhususların nazara alınıp uzman bir bilirkişi dinlenerek

söz konusu silahın ateşlenmesi eyleminin müteveffa dışında farklı bir kişi

tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, bu eylemin sanığa zorla

yaptırılıp yaptırtılmadığı ve eylemin müteveffa tarafından

gerçekleştirilmediğine ilişkin olarak hayatın doğal akışına aykırı bir durum

olup olmadığı hususlarının araştırılması

ix. B.K. tarafından yazıldığı ileri sürülenintihar

mektubunun sanığın el ürünü olup olmadığının tespiti

27. 14/3/2014 tarihli yazılarıyla, 7. Kolordu AskerîSavcılığı, 2. HavaKuvveti

Komutanlığı Askerî Savcılığına;

i. Olayda kullanılan tabanca, şarjör ve fişekler üzerinde

yapılan inceleme sonucunda herhangi bir ize rastlanmadığının tespit edildiği,

inceleme işlemleri tamamlandığı için söz konusu silahın sahibi M.C.ye iade

edilmesi nedeniyle aynı konuyla ilgili ikinci kez inceleme yapılması imkânının

bulunmadığı,

ii. Dosya kapsamındadinlenen tanık beyanlarının

incelenmesi neticesinde B.K.nın

bulunduğu esnada ölümünün kesin olmadığı, yaşatılabileceği düşüncesiyle

hastaneye sevk edildiği, hâl böyle iken bu husustaki araştırmanın hangi nedenle

istendiğinin anlaşılamadığı,

iii. Dosya kapsamında alınan beyanlardan B.K.nın komutanlarının bilgisi dışında içtimaya katılmadığı ve bu yüzden yok yazıldığının

anlaşılması karşısında bu hususta bir araştırmanın neden istendiğinin

anlaşılamadığı,

iv. Kriminal incelemeraporundaintihar

notunun B.K.nın el ürünü olduğununtespit edildiği, bu nedenle aynı hususta ikinci

kez inceleme talep edilmesinin nedeninin anlaşılamadığı gerekçesiyle oluşan

tereddütlerin giderilmesi amacıyla yeniden bir değerlendirme yapılması

istenilmiştir.

28. Askerî Mahkeme soruşturma talebine ilişkin yeni bir

değerlendirme talebinin reddedilmesine, 5/3/2014 tarihli soruşturmanın

genişletilmesine ilişkin kararda belirtilen hususlarda işlemlerin tamamlanması

için dosyanın Askerî Savcılığa geri gönderilmesine karar vermiştir.

29. Belirtilen hususlarda yapılan incelemelerin ardından Askerî

Mahkeme 13/8/2014 tarihli kararıyla,Askerî

Savcılığın B.K.nın vefatı ile ilgili olaya ilişkin

olarak şüpheli M.C. hakkında yürütülen soruşturma sonucunda verilen 17/1/2014 tarihlikovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı

yapılan itirazların reddine karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesinin ilgili

kısmı şu şekildedir:

"...Mahkememizce 05.03.2014 tarih ve

2014/286-63 Müt. sayılı

duruşmasız işlere ait kararı ile soruşturmanın genişletilmesine ilişkin kararda

belirtilen eksikliklerin giderildiği anlaşıldı.

Soruşturma dosyası incelendiğinde,

mahkememizce soruşturmanın genişletilmesi kararı sonrasındaki yapılan

soruşturma işlemleri de değerlendirilerek Müteveffa [B.K.]'nın 17.12.2012 tarihinde vefat etmesi olayına ilişkin

olarak olaydan kısa süre sonra durumdan askeri savcının haberdar edildiği,

askeri savcılık makamı tarafından bizzat olay yerine gidilerek araştırma

yapıldığı, ölüm olayıyla ilgili her türlü ihtimal göz önüne alınarak etkin bir

soruşturma yapıldığı, olay yerinde bulunan delil mahiyetinde olabilecek her

türlü eşyaya el konulduğu, ölüm olayı ile ilgisi olabilecek ve bu konuda bilgi

sahibi olabileceği değerlendirilen tüm personelin ifadelerine başvurulduğu,

olayda kullanılan silahın hemen olay akabinde Diyarbakır Kriminal

Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'ne inceletildiği, ekspertiz raporunda olayda

kullanılan "T6368-09 B 33572" seri numaralı "Yavuz 16

Compact" marka silahın incelendiği, inceleme sonucunda silahta atışına

engel mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığının ve olay yerinde bulunan 2

adet kovan ve 2 adet mermi çekirdeğinin belirtilen silahtan atıldığının tespit

edildiği, ayrıca müteveffanın ve şüpheli [M.C.]'den alınan svaplarda atış

artıklarına rastlanmadığı, dosyada mevcut belgeler ve tanık ifadeleri ışığında

olay yerine sonradan gelen Bkm. Kd.

Cvş. [E. Ç.]'nin sol el avuç içi ve sol el üstü svaplarında atış artıklarının bulunduğu, [E. Ç.]'nin silah bakım teknisyeni

olarak görev yaptığı, olay yerine geldiğinde görevde giydiği tulumun üzerinde

bulunduğu, günlük birçok silah bakımı yaptığı ve olay sonrasında müteveffanın

taşınmasına da yardımcı olduğu ve 02.01.2013 tarihli ekpertiz

raporunda belirtilen "olayla ilgili olmadığı halde atış artıklarının

bulunduğu yerlere temas eden ellerde de atış artıkları bulunabilir şeklindeki

not (dz. 418) birlikte değerlendirildiğinde [E.Ç.]'nin el svaplarında

atış artığı çıkmasının mümkün olduğunun dosya kapsamından ve bilirkişi

mütalaalarından anlaşıldığı, müteveffadan alınan svaplardan

ise atış artığı çıkmamasına ilişkin olarak da 02.01.2013tarihli ekpertiz raporunda "silahın cinsine, tutuş şekline ve

patlamanın tam olup olmamasına bağlı olarak ateş eden ele atış artıkları

bulaşmayabilir" şeklinde not düşülerek bu duruma açıklık getirildiği (dz. 418), giysiler üzerinde bulunan ve kimyasal analize

tabi tutulmadığı anlaşılan delinme bölgeleri etrafında atış artıklarının tespit

edildiği, atış artıklarının dağılımı ve yokluğu itibarıyla yapılan atışın

“uzağa yakın atış” olarak değerlendirildiğinin Ankara Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının 11.02.2013 tarihli uzmanlık

raporundan anlaşıldığı(dz.

611), dosyada yapılan atışa ilişkin olarak soruşturmanın genişletilmesi

sonrasında dinlenilen uzman iki bilirkişinin ortak mütalaasında da yapılan

atışın bahsi geçen incelemeye dayanılarak uzağa yakın atış olarak belirtildiği

ve bu atışın 4 cm ile 100 cm arasında yapılan atış olduğunun belirtildiği,

yapılan atışın müteveffanın kendisi tarafından da yapılabileceğinin ancak bu

konuda kesin bir kanıya varılamayacağının belirtildiği (dz.

984-985), kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot

kemik kırıklarıyla birlikte çok sayıda iç organ yaralanmalarından gelişen iç

kanama sonucunda meydana geldiğinin belirlendiği, olay yerinde bulunan nottaki

yazının müteveffaya ait olduğunun Diyarbakır Kriminal

Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 17.01.2013 tarihli ekspertiz raporundan

anlaşıldığı(dz.464-465), ayrıca aynı nota ilişkin yazının şüpheli [M.C.]'in el ürünü olmadığının da 16.05.2014 tarihli

uzmanlık raporuyla tespit edildiği (dz. 968), tüm bu

yapılan soruşturma sonucundaki tespitler ışığında askeri savcılık tarafından

yapılan değerlendirmede müteveffanın intihar ettiği sonucuna ulaşıldığı ve

intihar olayının oluşumunda ceza hukuku bakımından herhangi bir kişi yada

kuruma izafeedilebilecek kusurlu bir davranışın

bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, soruşturma dosyası incelendiğinde

Diyarbakır 7'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından olayın hemen

akabinde soruşturmaya başlandığı ve mahkememizce genişletilen soruşturma ile

eksikliklerinde giderilerek etkin bir soruşturma yapıldığı, bu aşamada herhangi

bir noksan soruşturmanın bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

...Askeri Savcılığın itiraza konu kararında

olayın oluşumunda ceza hukuku bakımından şüpheli Bkm.

Kd.Çvş. [M.C.] ya

da başkaca herhangi bir personelin ölüm olayıyla doğrudan illiyet bağı bulunan

ve ceza kanunları bağlamında sorumluluk gerektiren kusurlu eylem ya da

eylemleri bulunmadığı yönündekikabulünden herhangi

bir isabetsizlik olmadığı, itiraz nedenlerinin yerinde olmadığı, verilen

kararın usul ve yasaya uygun olduğu, olayla ilgili yeterli ve etkin

soruşturmanın yapıldığı, olayın kaza sonucu meydana gelmesinin mevcut delil

durumu itibariyle mümkün olmadığı gibi ceza hukuku kapsamında herhangi bir

kişiye kusur atfedilebilecek bir eyleminde bulunmadığı sonucuna

varıldığından..."

C. İdari Tahkikat Süreci

30. Öte yandan konu ile ilgili olarak üç kişilik bir idari tahkikat

heyeti oluşturulmuş ve bu heyet tarafından yirmi dört askerî personelin

ifadesine başvurulmuştur.

31. Tahkikat sonucu hazırlanan 3/1/2013 tarihli raporda, can

dostu teşkilatı ile ilgili sorunlar tespit edilmiş; olayda silahı kullanılan M.C.nin emniyet ve kaza önleme konulu emre rağmen şahsi

silahını dolabında kilit altında bulundurmadığı,başkasına

ait olduğu düşünülen cep telefonunun görev yaptığı çay ocağında bulunmasından

dolayı B.K.nın birlik önünde teşhir edilme korkusu

yaşamış olabileceği kanaati dile getirilmiştir.

32. Raporda ayrıca B.K.nın

kendisine ait olmayan telefonu sorumluluk alanında bulundurması nedeniyle

kusurlu olduğu, Y.Ç. isimli erin B.K.nın can dostu

olmasına rağmen görevinin gereklerini yerine getirmediği hususlarına yer verilmiştir.

P. Çvş. U.İ.P. Onb. S.K., P. Er E.A, K.Ç ve E.Ç.nin çalıntı telefonla ilgili olayı rütbeli personele

bildirmeyerek kendi içlerinde çözmeye çalışmaları ve bunu yaparken B.K.ya psikolojik baskı uyguladıkları, sıralı üst A.I.nın problemin kendine bildirilmesini müteakip problemin

içtimada çözüleceğini ifade ederek olaya anında müdahale etmeyip olayı

sürüncemede bırakması ve rencide olmuşB.K.ya

refakatçi vermeyerek onu yalnız bırakması suretiyle kusurlu olduğuna

değinilmiştir.

33. Raporda, olayda silahı kullanılan M.C.nin

şahsi silahını yanında bulundurmadığı zamanlarda kalmakta olduğu, kapısı

kilitli odada muhafaza etmesi ancak silahını koyduğu dolabı kilit altında

bulundurmaması, K. Bkm. Bçvs.

A.A.nın ise birliğinin

silahları ile şahsi tabancasını emniyetini alırken astlarının şahsi

tabancalarının muhafazasına yönelik bir telkinde bulunmaması nedeniyle kusurlu

olduğu tespiti yapılmış; benzer olaylarla karşılaşılmaması için birtakım

önerilerde bulunulmuştur.

34. Raporda ayrıca olaya ilişkin olarak herhangi bir personel

hakkında disiplin cezası önerilmemiş, sonuç olarak hırsızlık suçu ile

suçlanması veolayın bölük tarafından öğrenilmesi

kaygısıyla B.K.nın utanç duyduğu, bu psikolojik

durumun etkisiyle M.C.nin odasının kapı kilidini

kırdıktan sonra tabancayı alarak kendisini vurmak suretiyle intihar etmiş

olabileceği değerlendirilmiş; olayın intihar olup olmadığı konusunda kesin

kanaate varılması için adli soruşturma sürecinin tamamlanması gerektiği

hususuna yer verilmiştir.

D. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde Açılan Tam

Yargı Davası Süreci

35. Başvurucular 30/10/2013 tarihinde Millî Savunma Bakanlığına

başvurarak B.K.nın

intiharının askerlik hizmetinin kötü işlemesi nedeniyle gerçekleştiğini ileri

sürerek maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep etmişlerdir.

36. Başvurucular,taleplerinin

zımnen reddedilmesi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) maddi ve

manevi tazminat davası açmışlardır.

37. AYİM 1/10/2014 tarihli kararıyla başvurucuların talebini reddetmiş,

bu sonuca ulaşırken şu gerekçeye dayanmıştır:

"...

Dava konusu olay incelendiğinde; davacılardan İfakat'ın evladı vediğer

davacıların kardeşi olan [B.K.]'ın Diyarbakır 16'ncı Mknz. P.

Tug. 2'nci Mknz. P. Tb. D/Ds. Tk.Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yerine

getirirken P. Çvş. [B.A.] ait

olduğu düşünülen cep telefonunu görev yaptığı çay ocağında bulundurmasından

dolayı hırsızlık suçu ile suçlanması ve olayın bölük tarafından öğrenilmesi

kaygısı nedeni ile duyduğu utanç sonrasında, içinde bulunduğu psikolojik

durumunda etkisiyle kademede beraber çalıştığı Bkm. Kd. Çvş. [M.C.]'in

odasının kapı kilidini kırdıktan sonra tabancayı alarak 17.12.2012 tarihinde

kendisini vurmak suretiyle intihar ettiği, olayla ilgili 7. Kor. K.lığı Askeri Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma

neticesinde ölümün intihardan kaynaklandığı kabulü ile kovuşturmaya yer

olmadığına karar verildiği, bu karara karşı mağdurlar vekili Av. Murat Kazım

Özok'un yaptığı itirazın ise2. Hv.K.K.lığı Askeri

Mahkemesince reddedildiğinin anlaşıldığı, tarafımızca soruşturma dosyalarında

yapılan ayrıntılıincelemede de davacılar yakınının en

ufak bir psikiyatrik rahatsızlığı olduğuna veya sağlıkla ilgili bir probleminin

bulunduğuna dair bir kaydın tespit edilmediği, dinlenen tüm tanıkların (samimi

arkadaşları dahil) davacılar yakınının ne komutanlarıyla ne arkadaşlarıyla ne

de askerlik hizmetiyle bir probleminin olmadığını beyan ettikleri, olayla

ilgili yapılan adli soruşturma neticesindede tespit

edildiği üzere, müteveffanın ölümü nedeniyle kendisine kusur izafe edilecek

herhangi bir şahıs olmadığı, müteveffanın hırsızlık suçu ile suçlanması ve

olayın bölük tarafından öğrenilmesi kaygısı nedeni ile duyduğu utanç

sonrasında, içinde bulunduğu psikolojik durumunda etkisiyle, kapalı kapının kilidini

kırarak başkasına zimmetli silahı alarak intihar ettiği ölüm olayında zararlı

sonucu doğuran eylem ile hizmet arasında illiyet bağının bulunmadığı, davalı

idareye yüklenebilecek bir nedensellik bağının mevcut olmadığı, davalı idarenin

herhangi bir hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluk şartlarının mevcut

olmadığı, dava dilekçesinde de müteveffanın ölümünün askerlik hizmetinin sebep

ve tesirinden kaynaklandığı iddiasını destekleyecek hiçbir olay, bilgi, belge

ya da tıbbi görüş ileri sürülmediği, idari tatbikat raporunda belirtilen

hususların (can dostuna yönelik ve astsubayın hırsızlık olayındaki tutumu ve

odasında silah bulunması) benzer olayların tekerrürüne mani olmaya yönelik

tavsiye niteliğinde olduğu belirtilen hususlarda somut, cezai ve hukuki

sorumluluk gerektirir nitelikte bir ihmal bulunmadığı, tüm bu hususlar birlikte

değerlendirildiğinde davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine

karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

...."

38. Başvurucuların kararındüzeltilmesi

istemiyle yaptığı başvuru da aynı Dairenin 11/3/2015 tarihli kararı ile

reddedilmiştir.

39. Karar 26/3/2015 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ

edilmiştir.

40 . Başvurucular 1/4/2015 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

41. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu’nun “Doğrudan doğruya tam

yargı davası açılması” kenar başlıklı 43. maddesi şöyledir:

“İdari eylemlerden

hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan

önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri

tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde

yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır.

Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği

tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği

tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler.

Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan

tam yargı davasının görevden reddi halinde sonradan Askeri Yüksek İdare

Mahkemesine açılan davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı

aranmaz.”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

42. Mahkemenin 12/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

43. Başvurucular;

i. İdarenin telefon hırsızlığı olayının çözümünü erlere

bıraktığının idari tahkikat raporuyla tespit edildiğini,

ii. Öte yandan yine telefon hırsızlığı ile bağlantılı olarak

yakınları B.K.nın P.Bçvş. A.I.nın kötü muamelesine

maruz kaldığını,

iii. Bu olayların etkisiyle yakınları B.K.nın emirlere aykırı olarak muhafaza edildiği yerden

temin ettiği silahla yaşamına son verdiğini,

iv. İdarenin kendi eylem ve işlemleriyle meydana getirdiği

zararı ödemekle yükümlü olduğunu, ceza soruşturması makamlarınca olayın intihar

olarak nitelendirilmesinin devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü ortadan

kaldırmayacağını, bu yöndeki yükümlülüklerinin gereğini tam olarak yerine

getirmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek

zararlarının giderimini talep etmişlerdir.

B. Değerlendirme

44. Anayasa’nın “Kişinin

dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar başlıklı 17.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

45. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin

temel amaç ve görevleri, (...) kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal

hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,

ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının

gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

46. Başvurucuların iddialarının yakınları B.K.nın üçüncü kişiler tarafından yapılan baskı

sonucunda intihara sürüklendiği, askerlik hizmetini yapmakta olan B.K.nın bu eylemlere karşı korunamadığıyla ilgili olduğu

anlaşılmaktadır. Bu nedenle şikâyetler bir bütün olarak yaşam hakkının pozitif

yükümlülükleri bağlamında ve koruma yükümlülüğü kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Genelİlkeler

47. Kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı birbiriyle sıkı bağlantıları olan devredilmez ve vazgeçilmez haklardan

olup devletin bu konuda pozitif ve negatif yükümlülükleri bulunmaktadır.

Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alanında bulunan hiçbir bireyin

yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme,bunun yanı sıra pozitif bir yükümlülük olarak

yine yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını gerek kamusal

makamların gerek diğer bireylerin gerekse kişinin kendisinin eylemlerinden

kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, §§ 50, 51).

48. Anayasa Mahkemesinin yaşam hakkı kapsamında devletin sahip

olduğu pozitif yükümlülükler açısından benimsediği temel yaklaşıma göre

devletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında gerçekleşen ölüm

olaylarında Anayasa’nın 17. maddesi devlete, elindeki tüm imkânları kullanarak

bu konuda ihdas edilmiş yasal ve idari çerçevenin yaşamı tehlikede olan

kişileri korumak için gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin

durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili idari ve yargısal tedbirleri

alma görevi yüklemektedir. Bu yükümlülük, kamusal olsun veya olmasın yaşam

hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 52).

49. Bu kapsamda bazı özel koşullarda devletin kişinin kendi

eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı yaşamı korumak amacıyla gerekli

tedbirleri alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Zorunlu askerlik hizmeti için de

geçerli olan bu yükümlülüğün ortaya çıkması için askerî mercilerin kendi

kontrolleri altındaki bir kişinin kendini öldürmesi konusunda gerçek bir risk

olduğunu bilip bilmediklerini ya da bilmeleri gerekip gerekmediğini tespit

etmek, böyle bir durum söz konusu ise bu riski ortadan kaldırmak için makul

ölçüler çerçevesinde ve sahip oldukları yetkiler kapsamında kendilerinden

beklenen her şeyi yapıp yapmadıklarını incelemek gerekir. Ancak özellikle insan

davranışının öngörülemezliği, öncelikler ve kaynaklar

değerlendirilerek yapılacak işlemin veya yürütülecek faaliyetin tercihi dikkate

alınarak pozitif yükümlülük; yetkililer üzerine aşırı yük oluşturacak şekilde

yorumlanmamalıdır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesince yapılacak incelemede,

basit bir ihmali veya değerlendirme hatasını aşan bir kusurun askerî

yetkililere atfedilebilip atfedilemeyeceğinin ortaya konması gerekmektedir (Sadık Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841,

23/1/2014, § 74).

50. Askerlik yükümlülüğü kapsamında yürütülen bazı eylem ve

etkinliklerin doğasına ve insan unsuruna bağlı olarak ortaya çıkan risk

seviyesine uygun şekilde yaşamı koruyucu yasal ve idari düzenlemelerin

bulunması gerekmektedir. Devlet askerlik görevini zorunlu kıldığı için

özellikle silahların kullanımı konusunda büyük bir titizlik göstermeli,

psikolojik sorunları olan askerlerin tedavi edilmesini ve onlara yönelik uygun

tedbirlerin alınmasını sağlamalıdır. Oluşturulan yasal ve idari düzenlemelerde,

askerlik yaşamının doğasında var olan tehlikelerle karşı karşıya bulunan askerlerin

etkin bir şekilde korunmasını sağlayan uygulamaya ilişkin tedbirlerin ve emir

komuta zinciri içinde yer alan sorumlular tarafından işlenebilecek kusur ve

hataların tespit edilmesini sağlayacak usullerin öngörülmesi gerekmektedir. Bu

çerçevede askere alım sırasında kişilerin uygun denetimlerden geçirilmesi, askerlik

öncesinde ve sırasında kişilere gerekli denetim ve müdahalelerin yapılması

büyük önem taşımaktadır (Sadık Koçak ve

diğerleri, §§ 75, 76).

51. Kişilerin yaşamının korunması için yeterli yasal ve idari

bir çerçevenin oluşturulması yükümlülüğü, askerlik hizmetini ifa eden kişilerin

yaşam ve sağlıklarının korunması için de geçerlidir.

2. İlkelerin Olaya Uygulanması

52. Somut olayda yaşam hakkının korunması için oluşturulan yasal

çerçevenin yetersiz olduğu şeklinde bir iddia ileri sürülmediği gibi Anayasa

Mahkemesi tarafından bu konuda resen gözetilmesi ve incelenmesi gereken bir

hususun da bulunmadığı anlaşılmıştır.

53. Başvurucular, genel olarak ceza soruşturması sürecine

yönelik herhangi bir eleştiri getirmemişler; B.K.nın ölümünün intihar olmadığı yönünde bir iddiayı

da açıkça ileri sürmemişlerdir. Başvurucular, ceza sorumluluğu yönünden olayda

herhangi bir hususun tespit edilememiş olmasının kamu görevlilerinin ihmal niteliğindeki

davranışlarından kaynaklanan zararlar bağlamında idarenin sorumluluğunu ortadan

kaldırmayacağını ileri sürmektedirler. Bu açıdan başvurucular, telefon

hırsızlığı olayının çözümünün bırakıldığı erler ile konunun aktarıldığı en

yakın üstün B.K.ya yönelik

kötü muamele oluşturduğu ileri sürülen davranışlarının yine ihmal olarak

değerlendirilebilecek, dışarıda bırakılan dolu bir silahın yakınları B.K.nın intiharına yol açtığını ileri sürmektedirler.

54. Derece mahkemesi dosyalarında yer verilen ifadelerin

incelenmesinden tanıkların telefon hırsızlığı olayı ile ilgili olarak B.K.nın psikolojik baskıya maruz

kaldığı yönünde emare ortaya koymadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan telefon

hırsızlığı olayının başvurucuların yakınına isnat edilmesi ile başvurucuların

yakının intiharı arasında geçen sürenin kısalığı dikkate alındığında B.K.nın intiharına yol açabilecek

ölçüde, aynı kademedeki arkadaşları tarafından yapılan bir baskıya maruz

kaldığı sonucuna ulaşılabilmesi için gerekli delillerin olayda tespit edilemediği

gözönünde bulundurulmalıdır.

55. Öte yandan başvurucular, B.K.nın en yakın üstü A.I.nın

kötü muamelesine maruz kaldığı ve bunun da intiharına yol açtığı yönündeki

iddiaları kapsamında somut herhangi bir delil ileri süremedikleri gibi derece

mahkemeleri dosyaları ile idari tahkikat raporu ve eklerinde de bu yönde bir

veriye rastlanamamıştır. Bu nedenle başvurucuların bu iddialarına itibar etmek

olanağı bulunmamaktadır.

56. Yukarıda yer verilen tespitler ışığında Anayasa

Mahkemesince, somut olayda soruşturma makamlarının B.K.nın intiharında idareye atfedilebilecek bir kusur

bulunmadığı yönünde yapmış oldukları tespitten ayrılmayı gerektirir bir husus

bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

57. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

12/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Melek KARALİ

SAUNDERS

Başvurucular

:

1. İfakat KASAR

2. Adile

KASAR

3. Aynur

BİRİNCİ

4. Adem Uğur KASAR 5. İsmail Hakkı KASAR Vekilleri : Av. Musa Kazım ÖZOK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/5947, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. B.K.nın
  7. B. Ceza Soruşturması
  8. Sonuç
  9. C. İdari Tahkikat Süreci
  10. D. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde Açılan Tam
  11. IV. İlgili Hukuk
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  16. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  17. Özgüldür
  18. Gökcan
  19. Hakyemez
  20. Saunders
  21. Kasar
  22. Birinci
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/5947
Tarih
12 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Firdes Kurt Başvurusu (B. No: 2015/6338)
  • S.y. Başvurusu (B. No: 2015/14397)
  • Faruk Akar ve Yalçın Alpay Başvurusu (B. No: 2014/14382)
  • Faruk Büyük Başvurusu (B. No: 2015/17044)
  • Ali Ahmet Böken Başvurusu (B. No: 2017/25973)
  • Hanım Altın Başvurusu (B. No: 2015/10002)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.