İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hanım Altın Başvurusu (B. No: 2015/10002)

1. Başvuru, kaçırıldıktan sonra ateşli silahla yaralanma

Başvuru No2015/10002Tarih12 Aralık 2018Okuma10 dk · 1.962 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hanım Altın Başvurusu

Karar tarihi
12 Aralık 2018
Başvuru Numarası
2015/10002
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.962 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kaçırıldıktan sonra ateşli silahla yaralanma

neticesinde meydana gelen ölüm olayıyla ilgili etkili bir ceza soruşturması

yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 3/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve bir

örneği temin edilen Cizre Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı)

ait soruşturma dosyasındaki mevcutbilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

6. 15/3/1995 tarihinde saat 00.15 civarında Cizre İlçe Jandarma

Komutanlığına (Jandarma Komutanlığı) bir ihbar telefonu gelmiştir.

7. İhbara göre Cizre Belediyesinde işçi olarak çalışan ve

başvurucunun eşi olan C.A.nın

K. Oteli arkasındaki evine, elektrik ve telefon hatlarının kesilmesini müteakip

silahlı iki kişi duvardan atlamak suretiyle girmiş; C.A.yı

evinden alarak götürmüştür. Olaydan on dakika sonra ise silah sesleri

duyulmuştur.

8. İhbar üzerine olay yerine giden jandarma görevlileri saat

03.00'e kadar civarda yaptıkları arama neticesinde herhangi bir ize

rastlamadıklarını, aramaya sabah devam etmek üzere olay yerinden ayrıldıklarını

tutanak altına almışlardır.

9. Ertesi sabah Jandarma Komutanlığına 07.45'te gelen bir başka

ihbar telefonuyla ara sokaktaki boş arazide bir ceset bulunduğu bildirilmiştir.

10. Cesedin bulunduğu yere gelen jandarma görevlileri tarafından

düzenlenen 15/3/1995 tarihli tutanakta; üzerinden çıkan kimlik belgesine göre

cesedin gece kaçırıldığı ihbar edilen C.A.ya

ait olduğu, cesedin yerinden kaldırılmasıyla ceketin üzerinden bir adet 7.62

çapında Kalaşnikof marka silaha ait mermi

çekirdeğinin düştüğü ifade edilmiştir. Tutanağa göre cesedin etrafında 13 adet

aynı marka silaha ait, aynı çapta boş kovan bulunmuştur. Ayrıca civardaki iki

binaya isabet etmiş mermi izlerine ve cesedin bulunduğu yönün karşısındaki

binada da kan izine rastlanmıştır. Olay yerinin basit bir krokisi kolluk

görevlilerince çizilmiştir.

11. Aynı tarihte Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen

Olay Yeri Keşif Tutanağı'nda; cesedin etrafında kan

gölü bulunduğu, etrafındaki binaların duvarlarında mermi izlerine rastlandığı,

cesedin baş kısmından 10 cm ileride bir adet mermi çekirdeği bulunarak cesedin

etrafından toplanan diğer on üç adet boş kovan ile mermi çekirdeğinin de

muhafaza altına alındığı ifade edilmiştir.

12. Cizre Devlet Hastanesinde aynı gün gerçekleştirilen ölü

muayenesi işlemi sonucu düzenlenen rapora göre cesedin değişik yerlerinde

çeşitli ebatlarda ateşli silah mermisi giriş ve çıkış delikleri bulunmakta olup

kesin ölüm sebebi ateşli silah yaralanması nedeniyle multiple

(çoklu) organ ve damar harabiyetidir. Kesin ölüm

nedeninin belirlenmesi nedeniyle otopsi işlemi gerçekleştirilmemiştir.

13. Olay yerinde bulunan iki adet mermi çekirdeğiyle on üç adet

boş kovan Başsavcılık tarafından adli emanete alınmıştır.

14. Soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından C.A.nın bir akrabası ile eşi olan

başvurucunun beyanları alınmıştır. Akrabası 16/3/1995 tarihli beyanında; olayın

gelişimini başvurucudan öğrendiğini, olayı duyup hemen Jandarma Komutanlığını

aradığını, yeğeninin kimseyle problemi olmadığını belirtmiştir.

15. Başvurucu; tercümanla alınan 17/3/1995 tarihli beyanında

özetle gece 00.30 civarında elektrikleri ile telefonlarının kesildiğini, evin

kapısının çalındığını, gelen iki kişiden birinin yüzünün kapalı olduğunu, bu

kişilerin eşini silah zoruyla dışarı çıkardığını, silah sesleri duyulduğunu,

eşinin evden alınmasından yaklaşık on dakika sonra eşinin cesedinin eve 200 m

yakında bulunduğunu, kendisinin cesedi sabah gördüğünü, duyduğu silah sesleri

sırasında eşinin öldürüldüğünü düşündüğünü söylemiştir.

16. Cumhuriyet Başsavcılığı 16/3/1995 tarihli müzekkeresiyle

Jandarma Komutanlığına olayla ilgili tahkikat evrakının ivedi olarak

hazırlanarak gönderilmesi talimatı vermiştir. Tahkikat evrakının iletilmemesi

üzerine tekit yazıları yazılmıştır.

17.Jandarma Komutanlığı 11/7/1995 tarihli yazısıyla tahkikat

evrakını Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı 20/7/1995

tarihli müzekkeresiyle Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğüne (Emniyet Müdürlüğü)

olayın faillerinin etkili şekilde araştırılması, olayın PKK terör örgütü

mensuplarınca gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin incelenmesi talimatını

vermiştir.

18. Olayın o tarihte Jandarma Komutanlığı sorumluluğunda

olduğunun ve anılan kurumdan bilgi alınabileceğinin Emniyet Müdürlüğü

tarafından belirtilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca 2/8/1995 tarihinde

Jandarma Komutanlığına aynı hususları içeren müzekkere iletilmiştir. Cumhuriyet

Başsavcılığı tarafından 12/9/1995 tarihinde tekit müzekkeresi yazılmıştır.

19. Bu aşamadan sonra Cumhuriyet Başsavcılığı ile Jandarma

Komutanlığı ve Emniyet Müdürlüğü arasında 2/11/1995 ile 2/2/2009 tarihleri

arasında olayın faillerinin araştırılmaya devam edilmesi talimatını içeren ve

karşılığında olayın faillerinin araştırılmaya devam edildiği yönünde cevaplar

içeren mutat yazışmalar yapılmıştır.

20. Başvurucu 24/3/2009 tarihli dilekçesinde, eşinin kaçırılması

ve öldürülmesi olayını anlatarak olayın faillerinin bulunmasını talep etmiştir.

Başvurucu, kendisinin de öldürüleceğinden endişe ettiğinden daha önce şikâyetçi

olamadığını belirtmiştir. Dilekçesi sonrasında aynı tarihte tercüman

aracılığıyla ve vekili huzurunda Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından

başvurucunun yeniden beyanı alınmıştır. Başvurucu olayı anlatmasından sonra bu

doğrultuda gerekli araştırmanın yapılması talebinde bulunmuştur.

21. Adli emanete alınan boş kovanlar ve mermi çekirdekleri

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11/5/2009 tarihinde kriminal

inceleme yapılması için Diyarbakır Kriminal Polis

Laboratuvarına iletilmiştir. 17/6/2009 tarihli ekspertiz raporunda; incelenen

mermi çekirdeği ve boş kovanların uzun namlulu, Kalaşnikof

ve benzeri bir silahtan atıldığı, Laboratuvarın Silahı Tespit Edilemeyen Olaylar Arşivi'nde ve Bilgisayarlı

Tarama Sistemi'nde yapılan karşılaştırmalarında herhangi bir

irtibata rastlanmadığı ifade edilmiştir.

22. Cumhuriyet Başsavcılığı 25/4/2012 tarihinde Emniyet

Müdürlüğüne, daimî aramaya aldığı olaya dair soruşturma dosyası hakkında üçer

aylık dönemlerde bilgi verilmesi yönünde müzekkere yazmıştır.

23.Bu aşamadan sonra olayın faillerinin araştırılmaya devam

edildiği yönünde mutat yazışmaların yapıldığı ve Emniyet Müdürlüğünce

Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan faillerin tespit edilemediğine ilişkin son

yazının 29/12/2014 tarihli olduğu anlaşılmıştır.

24. Başvurucu, vekili aracılığıyla sunduğu 13/3/2015 tarihli

dilekçeyle olayın faillerinin tespiti için kolluk güçlerine müzekkere yazılması

ve eşinin öldürülmesinde kullanılan silah ve silah benzeri aletler için gerekli

tahkikatın yapılması taleplerini iletmiştir.

25. Cumhuriyet Başsavcılığı 24/3/2015 tarihinde, adam öldürme

suçu için olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 1/3/1926 tarihli ve

765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen yirmi yıllık dava zamanaşımı

süresinin dolduğu gerekçesiyle olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar

vermiştir.

26. Bahse konu karara başvurucu vekilince yapılan itiraz, Cizre

Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/4/2015 tarihli kararıyla kararda usul ve kanuna

aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

27. Ret kararı başvurucuya 4/5/2015 tarihinde tebliğ edilmiş

olup başvurucu bireysel başvuruyu 3/6/2015 tarihinde yapmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

28. Konuyla ilgili ulusal ve uluslararası hukuka ilişkin

bilgiler Anayasa Mahkemesinin Sultani Acar

(B. No:2014/16344, 22/3/2018, §§ 29-61) başvurusu hakkında verdiği kararda yer

almaktadır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

29. Mahkemenin 12/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

30. Başvurucu; eşinin öldürülmesi nedeniyle yaşam hakkının,

olaya dair soruşturmada dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle

kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi nedeniyle de adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

31. Başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirme ile bağlı

olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eden Anayasa

Mahkemesi (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16) başvurucunun iddialarının özünün ölüm olayının etkili

bir biçimde soruşturulmadığına ilişkin olduğunu dikkate alarak diğer haklar ile

bağlantı kurularak ileri sürülen iddiaları da yaşam hakkı kapsamında

incelemiştir.

32.Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişi

açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen

kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:

2012/752, 17/9/2013,§ 41). Başvuru konusu olayda

müteveffa, başvurucunun eşidir. Bu nedenle başvuruda, başvuru ehliyeti

açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.

33. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlik

kriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“İhlale

neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş

idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir.”

35. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği

tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekir.”

36. Yaşam hakkı kapsamında incelenmesi gereken bir olayla ilgili

soruşturmanın etkili olup olmadığı yönünden inceleme yapılabilmesi için -mutlak

surette gerekli olmasa da- yürütülen soruşturmanın makul bir süreyi aşmaması

şartıyla ilgili kamu makamları tarafından nasıl sonlandırılacağının beklenmesi,

bireysel başvuru ile getirilen koruma mekanizmasının ikincil niteliğine uygun

olacaktır (Rahil Dink ve diğerleri, B. No: 2012/848,

17/7/2014, § 76; Hüseyin Caruş,

B. No: 2013/7812, 6/10/2015, § 46).

37. Başvurucuların yetkili makamlara müracaat etmesine rağmen

doğal olmayan bir ölümle ilgili soruşturma başlatılmamışsa, başlatılan soruşturmada

ilerleme yoksa veya soruşturma artık etkisiz bir hâl almışsa başvuruculardan

soruşturmanın sonucunu beklemelerini istemek makul olmayacaktır. Böyle bir

durumda başvurucular, gerekli özeni göstermeli ve şikâyetini çok uzun süre

geçirmeden Anayasa Mahkemesine sunabilmelidirler (Rahil Dink ve diğerleri, § 77). Zira soruşturmanın etkililiğini

sağlayacak bir başvuru yolu bulunmamaktadır. O hâlde anılan ihlal iddiaları

yönünden başvuru yollarının tüketilmesi gerekmemektedir (Yasin Ağca, B. No: 2014/13163, 11/5/2017, § 121). Böyle bir durumda başvurucular,

etkili bir soruşturma yürütülmediğinin farkına vardıkları veya varmaları

gerektiği andan itibaren süresi içinde bireysel başvuruda bulunmalıdırlar.

Doğal olarak başvurucuların etkili bir soruşturma yürütülmediğinin ne zaman

farkına varmaları gerektiği herbaşvurunun şartlarına

bağlı olarak değerlendirilecektir (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, B.

No: 2014/15732, 24/1/2018, § 87; Sultani Acar, § 84).

38. Soruşturmada ilerleme sağlanacağına dair umut verici

gelişmeler ve gerçekçi varsayımlar bulunduğu, soruşturmanın ilerlemesini

sağlayıcı tedbirler alındığı sürece başvuruculardan başvuru yollarını

tüketmeden bireysel başvuruda bulunmaları da beklenmemelidir. Ancak bu hâlde

dahi soruşturmanın daha sonra etkisizleştiğini öğrenen başvurucular, durumun

farkına vardıkları veya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde

bireysel başvuruda bulunmalıdırlar (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, § 88;

Sultani Acar, § 85).

39. Soruşturmanın etkisizliğinin fark edildiği veya fark

edilmesi gerektiği andan itibaren süresi içinde bireysel başvuru yapılmayıp

zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar

verilmesinin beklenmesi hâlinde soruşturmaya konu olayın üzerinden geçen uzun

zaman, gerçeklerin ortaya çıkmasını zorlaştıracak ve neredeyse imkânsız hâle

getirecektir. Böylesi bir durumda Anayasa Mahkemesi, devletin negatif ve

pozitif yükümlülüklerine gerçekten uyup uymadığını inceleyemeyecek; yaşam

hakkının usul boyutu yönünden yapacağı değerlendirmede yeniden yargılamaya

karar veremeyecek ve şartları gerçekleştiğinde sadece ihlali tespit edip

tazminata hükmedebilecektir. Oysa ölüm olayının sebep ve koşulları ile

sorumluların tespitine imkân veren etkinlikte bir soruşturma yapılması ve

gerektiği takdirde sorumluların caydırıcı bir ceza ile cezalandırılmaları için

yeniden yargılamaya karar verilebilmesinin benzer yaşam hakkı ihlallerinin

önlenmesinde oynadığı rolün önemi tartışmasızdır (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, § 89;

Sultani Acar, § 86).

40. Somut olayda olayla ilgili olarak aynı gün resen soruşturma

başlatılmış olay yeri kolluk görevlilerince ve Cumhuriyet Başsavcılığınca

incelenmiş, olay yerinin krokisi çizilmiş, müteveffanın eşinin beyanına

başvurulmuş, ölü muayene işlemi yapılmıştır. Sonraki süreçte Cumhuriyet

Başsavcılığı tarafından olayın faillerinin belirlenebilmesini ve dolayısıyla

soruşturmanın etkililiğini sağlayabilecek nitelikte bir soruşturma işlemi

yapılmamış; yalnızca faillerin tespitine çalışılması yönünde kolluk güçlerine

müzekkereler yazılması ve faillerin aranmasına devam edildiği yönünde kolluk

görevlilerince düzenli olmayan aralıklarla düzenlenen matbu tutanakların

soruşturma dosyasına konulmasıyla yetinilmiştir.

41. Başvurucu, vekili aracılığıyla 24/3/2009 tarihinde

Cumhuriyet Başsavcılığından olayın faillerinin bulunması yönünde talepte

bulunmuştur (bkz. § 20). Ancak o ana kadar olayın faillerinin tespit edilmesine

imkân veren herhangi bir somut delil elde edilemediği ve bu yönde başvurucu

tarafından da somut bir delil ortaya konulamadığı dikkate alındığında talepte

yer alan hususların soruşturmanın ilerlemesini sağlayıcı nitelikte olmadığı

anlaşılmaktadır. Nitekim soruşturmada, bu dilekçe sonrasında mermi

çekirdekleriyle boş kovanlara dair ekpertiz raporu

temin edilmesi dışında bir ilerleme de sağlanamamıştır. Raporda da incelenen

materyalin herhangi bir irtibatına rastlanamadığı tespitinde bulunulmuştur. O

hâlde 24/3/2009 tarihli talep sonrasında soruşturmada ilerleme sağlanacağına

dair başvurucuda bir beklenti oluştuğundan söz etmek mümkün değildir.

42. C.A.nın

öldürülmesi ile ilgili şikâyetini yetkili makamlara iletmede veya soruşturmanın

etkisizliğiyle ilgili bireysel başvuru yapmada güçlük çektiği yönünde herhangi

bir iddiası bulunmayan başvurucunun, olayla ilgili soruşturmanın

genişletilmesine yönelik yetkili makamlardan talepte bulunduğuna dair herhangi

bir bilgi veya belgeye de rastlanmamıştır. Soruşturmada ilerleme sağlanacağına

dair umut verici bir gelişme yaşanmadığı gibi soruşturmanın ilerlemesini

sağlayıcı bir tedbir de alınmamıştır.

43. Başvurucu, bireysel başvuru yapmak için kovuşturmaya yer

olmadığına dair karar verilmesini ve bu karara yaptığı itirazın sonuçlanmasını

beklemiştir. Soruşturmada herhangi bir gelişme yaşanmadığı dolayısıyla etkisiz

olduğu çok uzun bir zamandır açık soruşturmanın sonuçlanmasının başvurucu

tarafından beklenilmesinin gerekmediğini ve bireysel başvuruların kabul

edilmeye başlandığı 23/9/2012 tarihinden sonra başvuru yapma imkânının

bulunduğunu dikkate alan Anayasa Mahkemesi, zaman bakımından yetkisinin

başladığı tarih ile bireysel başvuru tarihi arasındaki sürenin makul kabul

edilemeyecek ölçüde uzun olduğu ve başvurunun süresinde yapılmış bir başvuru

olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.

44. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

12/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucu

:

Hanım ALTIN

Vekili

:

Av. Baran

NAS

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/10002, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Özgüldür
  12. Gökcan
  13. Hakyemez
  14. Nas
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/10002
Tarih
12 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Murat Kalkan Başvurusu (B. No: 2017/21904)
  • Mete Aslan Başvurusu (B. No: 2014/12734)
  • Mustafa Demirhan Başvurusu (B. No: 2014/16855)
  • M.a.g. Başvurusu (B. No: 2018/4268)
  • Aydın Kılıç Başvurusu (B. No: 2014/8740)
  • Salim Dalbudak Başvurusu (B. No: 2015/19507)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.