İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İrfan Çinkaya Başvurusu (B. No: 2014/11854)

1. Başvuru, işçi alacakları istemiyle açılan davada bilirkişi

Başvuru No2014/11854Tarih5 Ekim 2017Okuma14 dk · 2.803 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İrfan Çinkaya Başvurusu

Karar tarihi
5 Ekim 2017
Başvuru Numarası
2014/11854
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.803 kelime·14 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işçi alacakları istemiyle açılan davada bilirkişi

raporuna yönelik itirazların dikkate alınmaması, aleyhe ayrı ayrı vekâlet

ücretine hükmedilmesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/7/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 21/12/2010 tarihinde

Ankara 17. İş Mahkemesinde iki davalı şirket aleyhine açtığı işçi ve işveren

ilişkisinden kaynaklanan alacak davasında geçerli neden gösterilmeksizin hizmet

akdine son verildiğini, işyerinde hafta tatili ve bayramlar dâhil olmak üzere

haftanın yedi günü 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, sadece dini

bayramların bir kısmında izin kullandığını, davalılar arasında asıl işveren alt

işveren ilişkisi olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak

kaydı ile 1.000 TL fazla çalışma ücreti ile 200 TL hafta tatili ve Ulusal

Bayram ve Genel Tatil Günleri (UBGT) alacaklarının akdin feshi tarihinden

işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep

etmiştir.

9. Ankara 17. İş Mahkemesi 8/5/2014

tarihli karar ile hizmet akdi işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden

dinlenen tanık beyanları, bordro örnekleri, banka kayıtları ve bilirkişi

raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 179 TL brüt fazla mesai alacağı ile

59,88 brüt hafta tatili alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle

davalılardan müştereken tahsiline miktar itibariyle kesin olarak karar

vermiştir. Mahkeme, yargılama giderlerinin kabul ret oranına göre taraflardan

tahsiline, kendisini vekille temsil ettiren başvurucu lehine 1.500 TL ve yine

kendilerini vekilletemsil ettiren davalılar lehine

ayrı ayrı 1.500 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir.

10. Başvurucu, Ankara 17. İş Mahkemesine sunduğu 23/6/2014 havale tarihli dilekçe ile davalılar yararına ayrı

ayrı olmak üzere 1.500 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin maddi hata olduğunu,

hüküm kısmında davalılar yararına ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin

gerekçesine yer verilmediğini belirterek söz konusu maddi hatanın

düzeltilmesini talep etmiştir.

11. Sunulan dilekçe üzerine Ankara 17. İş Mahkemesi 25/6/2014 tarihli ek kararı ile taraflara tanınan haklar ve

borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı ve her iki davalınında

kendilerini ayrı ayrı vekille temsil ettirip davanın kısmen reddine karar

verilmesi nedeniyle vekâlet ücretine hak kazandıkları gerekçesiyle başvurucunun

tavzih talebini reddetmiştir.

12. Başvurucu bireysel başvuru formunda Ankara 17. İş

Mahkemesinin 8/5/2014 tarihli gerekçeli kararının

3/7/2014 tarihinde kalemde tebliğ alındığını ve kendisine tebligat belgesi

verilmediğini beyan etmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Kanun Hükümleri

13. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Yargılama giderleri şunlardır:

...

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun

gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.

...''

14. 6100 sayılı Kanun'un 326. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

"(2) Davada iki taraftan her biri kısmen

haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre

paylaştırır.''

15. 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı

Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi şöyledir:

"Avukatlı ücreti, avukatın hukukî

yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.

...''

16. 1136 sayılı Kanun'un 169. maddesi

şöyledir:

"Yargı mercilerince karşı tarafa

yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az

ve üç katından fazla olamaz.''

17. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan

davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi

ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık

ücretine hükmolunur.''

B. Yargıtay İçtihatları

18. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 6/10/2008

tarihli ve E.2008/14498, K.2008/11843 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"e-) Karar tarihi

itibariyle geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 nci maddesindeki 'müteselsilen sorumlu

olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar

vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret

sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur' düzenlemesi göz ardı

edilerek davanın reddi sebebi ortak olan davalılar lehine ayrı ayrı avukatlık

ücretine hükmedilmemesi, isabetsizdir.''

19. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 22/6/2011

tarihli ve E.2011/12439, K.2011/8326 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

" Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarına

gelince;

Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık

Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 nci

maddesine göre müteselsil sorumluluk da dahil olmak

üzere birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak

olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine

ise her ret sebebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunur''

20. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 20/2/2017

tarihli ve E.2017/3365, K.2017/2728 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:

"Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2016

yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin ikinci fıkrasında;

'Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden

fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar

vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret

sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur' şeklinde düzenlenme yer

almaktadır.

Somut olayda davanın ilgili tarife gereği

belirlenen vekalet ücretinin aralarında asıl

işveren-alt işverenlik bulunan bu açıdan müteselsil sorumluluğu olmakla aynı

sebeple talebi kısmi red edilen davalılar lehine ayr ayrı vekalet ücrerine

hükmedilmesi isabetli olmamıştır.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 5/10/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye

Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, her bir davalı için ayrı ayrı, toplamda karar

altına alınan alacak miktarından fazla olarak ve Avukatlık Asgari Ücret

Tarifesine aykırı şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesinin adil yargılanma

hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

23. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Herkes, meşrû

vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya

davalı olarak iddia ve savunma (Değişik ibare: 3.10.2001-4709/14 md.) ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Kendilerini vekille

temsil ettiren davalılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine karar verilmesine

yönelik şikâyetin mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan birden

fazla vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

i. Müdahalenin

Varlığı ve Hakkın Kapsamı

26. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında; herkesin

yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme, bunun doğal sonucu

olarak da iddiada bulunma, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına

alınmıştır. Anılan maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisi

bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde Anayasa’nın 40. maddesi uyarınca

diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmayı ve bunların

korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir (AYM, E.2011/33,

K.2012/54, 11/4/2012; AYM, E.2010/83, K.2012/169,

1/11/2012; E.2012/108, K.2013/64, 22/5/2013; E.2013/64, K.2013/142, 28/11/2013;

E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014; E.2015/96, K.2016/9, 10/2/2016, § 18).

27. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı ve uyuşmazlık

kapsamında bir talebi mahkeme önüne taşıyabilmek ve bunların etkili bir şekilde

karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Mahkemeye erişim hakkı,

hak arama özgürlüğünün bir gereği olmakla birlikte hak arama özgürlüğünün

varlığının kabulü için tek başına yeterli bulunmamaktadır. Mahkemeye erişimi

etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı önemli ölçüde zorlaştırıcı veya

caydırıcı nitelikte (AYM, E.2013/40, K.2013/139, 28/11/2013)

kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını (Özkan Şen, § 52) ya da kişinin bizatihi

mahkemeye başvurmuş olmasını anlamsız hâle getiren sınırlamalar, mahkemeye

erişim hakkını ihlal edebilir (İbrahim Can

Kişi, B. No: 2012/1052, 23/7/2014, § 31).

28. Vekâlet ücreti yargılama gideri olup bununla, davacı veya

davalının o dava nedeniyle aldıkları hukuki yardım karşılığında avukata

ödedikleri ücretin telafisi amaçlanmaktadır (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014). Dava aşamasında kimin lehine ya da aleyhine

olacağı önceden belli olmayan bu ücret yükümlülüğü, bir usul kuralı olup

mahkemeye erişim hakkı ile ilişkilidir (Serkan

Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38).

29. Taraflardan birinin yargılamadaki başarı oranına göre

kazanılan veya kaybedilen değer oranında lehine veya aleyhine vekâlet ücretine

hükmedilmesine yönelik düzenlemeler mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil

etmektedir (Serkan Acar, § 39; Muhbet Adanır ve diğerleri, B, No: 2014/10261, 8/12/2016, § 101)

ii. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

30. Adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olan mahkemeye

erişim hakkı, mutlak bir hak olmayıp bu hakkın sınırlandırılması mümkündür.

Ancak mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve

özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın

13. maddesinin gözönünde bulundurulması

gerekmektedir.

31. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

32. Anılan madde uyarınca temel hak ve özgürlükler, demokratik

toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın

Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir.

33. Anayasa’nın 36. maddesinde, hak arama özgürlüğü için

herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte bunun hiçbir

şekilde sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez.

Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hak ve

özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlama sebebi gösterilmemiş

hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir (AYM,

E.2010/83, K.2012/169, 1/11/2012; E.2012/108,

K.2013/64, 22/5/2013; E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014; E.2014/177, K.2015/49,

14/5/2015; Hüseyin Dayan, B. No:

2013/5033, 13/4/2016, § 46). Sonuç itibarıyla mutlak olmayan ve sınırlandırılabilen

mahkemeye erişim hakkına ilişkin sınırlandırmaların kanuna dayanması, hakkın

özünü zedeleyecek şekilde hakkı kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi ve

ölçülü olması gerekir (Serkan Acar,

B. No:2013/1613, 2/10/2013, § 38; İbrahim Can Kişi,

§ 36).

34. 6100 sayılı Kanun'da yargılama giderlerinden sayılan ve

mahkeme tarafından haklılık durumuna göre taraflara yükletileceği belirtilen

vekâlet ücretinin birden fazla davalı aleyhine açılan davalarda ne şekilde

yükleneceği açık değildir. Ancak 1136 sayılı Kanun uyarınca

bağlayıcı olan Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından hazırlanıp

Bakanlığa gönderilen ve 2014 yılı için yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari

Ücret Tarifesinin 3. maddesinin (2) numaralı fıkrasında birden fazla davalıya

karşı açılan davaların reddinde, ret sebebinin ortak olması hâlinde tek vekâlet

ücretine karar verileceği ifade edilmiştir.

35. Yargıtay'ın özellikle işçi alacaklarından kaynaklanan

uyuşmazlıkların temyiz mercii olan daireleri alt işveren ve asıl işverene karşı

açılan davaların reddinde ortak sebebe dayanılması hâlinde davalılar ayrı ayrı

vekiller vasıtasıyla temsil edilmiş olsalar dahi tek bir vekâlet ücretine

hükmedileceğini istikrarlı olarak kararlarında vurgulamıştır.

36. Başvurucu, somut olayda iş sözleşmesinin haksız olarak

feshedilmesi nedeniyleödenmeyen işçilik alacaklarının

tahsili istemiyle asıl işveren ve alt işverene karşı dava açmıştır. İlk derece

mahkemesi yapmış olduğu yargılama sonucunda bir kısım işçi alacağının

ödenmediği saptamasında bulunarak davanın kısmen kabulüne karar vermiş ve redde

konu miktar yönünden kendisini vekille temsil ettiren her bir davalı lehine

ayrı ayrı maktu vekâlet ücretine karar vermiştir.

37. Davanın kısmen kabulü nedeniyle

davalılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine karar verilmişse de ilk derece

mahkemesi kararında bu hususun yasal dayanağı açıklanmadığından 1136 sayılı

Kanun'un 169. maddesi uyarınca bağlayıcı olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesin'e aykırı olarak her bir davalı lehine ayrı ayrı

hükmedilen 1.500 TLvekâlet ücretinin kanunilik

unsurunu taşıdığı söylenemez.

38. Açıklanan nedenlerle her bir davalı lehine ayrı ayrı

hükmedilen 1.500 TL vekâlet ücreti yönünden Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

39. Başvurucu makul sürede yargılanma hakkının ve yargılamanın

makul sürede sonuçlanmamasından dolayı dava konusu edilen 20/3/2007-24/7/2009

dönemine ilişkin olan fazla mesai, hafta tatili ve UGBT alacaklarının,

20/3/2012-24/7/2014 tarihleri arasında değişik tarihlerde zamanaşına

uğradığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

40. Yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle dava konusu bir kısım

alacağın zamanaşımına uğradığı iddiasının incelenmesi sonucu 9/5/2014

tarihli gerekçeli kararda başvurucunun herhangi bir alacak talebinin

zamanaşımına uğradığına ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadığı tespit

edilmiş, söz konusu iddianın yargılamanın uzaması ile ilişkisi de anlaşılamamış

dolayısıyla bu şikâyet yönünden ayrıca değerlendirme yapılmamıştır.

41. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olan iş mahkemelerinde

açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi

olarak uyuşmazlığı karara bağlayacak davanın açıldığı tarih; sürenin sona

erdiği tarih olarak yargılamanın sona erdiği (Nesrin

Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013, § 69),

yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği

tarih esas alınır (Mehmet Salih Ayyıldız,

B. No: 2012/397, 17/11/2014, § 25).

42. İş mahkemelerinde görülen davalarda yargılama süresinin

makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç

dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu

ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin

Kılıç, §§ 57, 58).

43. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık üç yıl beş aylık

yargılama süresinin makul olduğu sonucuna varmak gerekir.

44. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Silahların Eşitliği

İlkesi ve Çelişmeli Yargılama Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

45. Başvurucunun hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı

olduğu, bu hususa ilişkin itirazı karşılanmadan hüküm kurulduğu şikâyetinin

silahların eşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılanma hakkı yönünden incelenmesi

uygun görülmüştür.

46. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkeleri

ışığında taraflara, iddialarını sunmak hususunda uygun olanakların sağlanması

şarttır. Tanık delili de dâhil olmak üzere delillerini sunma ve inceletme

noktasında taraflara uygun imkânların tanınması gerekir. Bu anlamda delillere

ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddiaları yargılamanın bütünü

ışığında değerlendirilmelidir (Muhittin Kaya

ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve

Ticaret Ltd. Şti.,

B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).

47. Anayasa Mahkemesinin görevi, herhangi bir davada bilirkişi

raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek değildir.

Savunma makamının tanık dinletme taleplerinin gerekliliği ya da bilirkişi

raporu benzeri delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi hususları

derece mahkemelerinin yetkisi dâhilindedir (Sencer

Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014,

§ 68). Anayasa Mahkemesinin görevi delillerin sunulması da dâhil olmak üzere

başvuru konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının

değerlendirilmesidir.

48. Başvuru konusu olayda yerel

Mahkemece, tarafların ibraz ettikleri delil ve beyan dilekçeleri kapsamında

değerlendirme yapılarak başvurucuya sunulan belgelere ilişkin olarak inceleme

ve beyanda bulunma olanağı tanındığı, uzman bilirkişiden denetime elverişli

rapor alındığı, karar gerekçesinde davanın niteliğine uygun ve talepleri

karşılayacak değerlendirmeler yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği,

bu çerçevede başvurucunun yargılamanın sonucunu etkileyecek usule ilişkin bir

imkândan mahrum bırakılmadığı bu çerçevede çelişmeli yargılama hakkı ve

silahların eşitliği ilkelerine yönelik açık ve görünür bir ihlal bulunmadığı

anlaşılmaktadır.

49. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

50. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya

da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya

ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

51. Başvurucu, aleyhine birden fazla vekâlet ücretine karar

verilmesi nedeniyle uğramış olduğu 1.500 TL maddi zararın tazmini isteğinde

bulunmuştur.

52. Başvurucu aleyhine hükmedilen birden fazla vekâlet ücreti

yönünden Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

53. Başvurucu aleyhine fazladan hükmedilen 1.500 TL vekâlet

ücreti yönünden mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 17. İş

Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

54. Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkı ile silahların

eşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerinin

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verildiğinden buna ilişkin tazminat talebinin

reddi gerekir.

55. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harcın ve

1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Silahların eşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılama hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin başvurucu aleyhine hükmedilen vekâlet

ücreti yönünden Anayasa'nın 36. maddesinde güvenceye bağlanan mahkemeye erişim

hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere Ankara 17. İş Mahkemesine (E.2010/1061) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 206,10 TL harcın ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

5/10/2017tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucu

:

İrfan

ÇİNKAYA

Vekili

:

Av. İncilay

ŞAHİN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/11854, 5 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Kanun Hükümleri
  8. B. Yargıtay İçtihatları
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mahkemeye
  11. B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Kendilerini vekille
  12. B. Makul Sürede
  13. C. Silahların Eşitliği
  14. D. 6216 Sayılı Kanun'un
  15. A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  16. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  17. C. Kararın bir örneğinin başvurucu aleyhine hükmedilen vekâlet
  18. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  19. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  20. Gökcan
  21. Hakyemez
  22. Çinkaya
  23. Şahin
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/11854
Tarih
5 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • İsmail Hakkı Bulunmaz Başvurusu (B. No: 2014/2960)
  • Bilal Güler ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/12926)
  • Haci Boğatekin Başvurusu (B. No: 2014/18101)
  • Mehmet Kılınç Başvurusu (B. No: 2014/13473)
  • Ayşe Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/5)
  • Aydemir Güvener Başvurusu (B. No: 2014/15223)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.