İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Koray Erdoğan Başvurusu (B. No: 2013/1989)

1. Başvuru, polis kadrosuna yeniden atamanın yapılması talebinin

Başvuru No2013/1989Tarih10 Mart 2016Okuma14 dk · 2.781 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Koray Erdoğan Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2016
Başvuru Numarası
2013/1989
R.G. Tarih ve Sayı
19/4/2016-29689
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.781 kelime·14 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, polis kadrosuna yeniden atamanın yapılması talebinin

reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesinin

işlem gerekçesinden farklı bir gerekçeyle davayı reddetmesi ve kanun yolu

aşamasında ileri sürülen itirazın karşılanmaması nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/3/2013 tarihinde Trabzon

Bölge İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari

yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel

teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/10/2015

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 27/11/2015

tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 23/12/2015

tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 4/1/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu,

Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Trabzon Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak

görev yapmakta iken rahatsızlığı nedeniyle Trabzon Numune Hastanesine sevk

edilmiş; anılan Hastane tarafından başvurucuya

atipik depresyon+anxiete

bozukluğu teşhisi konmuştur.

9. Başvurucunun durumu Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce

incelenmiş, malul olmadığı tespitinin yapılmasının ardından sağlık durumu

nedeniyle başvurucu, Bakanlığın 27/12/2002 tarihli

onayı ile genel idari hizmetler sınıfında memur kadrosuna atanmıştır.

10. Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün 18/12/2002 tarihli yazısıyla, başvurucunun teşkilatlarına

naklen atanma talebinde bulunduğunun bildirildiğive atanmasındasakıncayokise muvafakatleriyle birlikte hakkında

yapılmış olan adli ve idari kovuşturma olup olmadığının bildirilmesi istenmiş

ve başvurucuya muvafakat verilmesi üzerine başvurucu Artvin Gençlik ve Spor İl

Müdürlüğüne atletizm antrenörü olarak atanmıştır.

11. Başvurucunun yeniden polis kadrosuna atamasının yapılmasına

ilişkin talebi, polis memuru ihtiyacının polis meslek yüksekokulları ile polis

meslek eğitim merkezi müdürlüklerinden mezun olacak aday polis memurları

arasından karşılandığı ve başvurucunun hizmetine ihtiyaç duyulmadığı

gerekçesiyle İçişleri Bakanlığının 28/11/2007 tarihli

işlemi ile reddedilmiştir.

12. Başvurucu tarafından söz konusu işlemin iptali istemiyle

açılan davada Rize İdare Mahkemesi 14/11/2008 tarihli

ve E.2008/141, K.2008/822 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir.

Karar gerekçesi şöyledir:

"...Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Trabzon Polis

Okulu'nda öğrenimini tamamladıktan sonra polis adayı olarak 15/07/1997

tarihinde Trabzon Polis Okulunda göreve başladığı, bir süre anılan okulda, bir

süre de Trabzon Emniyet Müdürlüğü Çarşı Polis Karakolu'nda çalıştıktan sonra

27/12/2002 tarihli onayla genel idari hizmetler sınıfında görevlendirildiği,

ardından Artvin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne memurolarak

atanma isteğinin İçişleri Bakanlığı'nca 03/11/2004 tarih ve 17539 sayılı onayla

kabulü sonucu 07/12/2004 tarihinde Emniyet Teşkilatından ilişiğinin kesildiği,

daha sonra davacının 26/11/2007 tarihli dilekçesiyle tekrar polis memurluğuna

atanma isteminde bulunduğu, bu istemin 28/11/2007 tarih ve 194007 sayılı dava

konusu işlemle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı

anlaşılmaktadır.

Davalı idare her ne kadar dava konusu işlemle davacının talebini,

emniyet teşkilatının polis memuru ihtiyacının sınırlı sayıdaki kadrolarının

polis okullarından mezun olacaklara tahsis edilerek kullanılacağı gerekçesiyle

reddetmişse de bu gerekçe yeterli olmayıp,davacının

bu yöndeki başvurusunun, takdir yetkisi çerçevesinde, ilgilinin polis memurluğu

için gerekli şartları kaybedip kaybetmediği, ihtiyaç, kadro durumu, kurumda

çalıştığı döneme ilişkin hizmetleri (takdir, teşekkür, taltif vb.) hizmet

süresi, sicilleri yönünden incelenerek hizmet gerekleri ile kamu yararı

çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Somut olayda davalı idarenin savunmasında,

davacının polis memuru olarak görev yaptığı dönemde geçirdiği rahatsızlık

nedeniyle malülen emeklilik talebinde bulunduğunu

ancak emekli sandığınca malülen emekliliğinin kabul

edilmemesi üzerine polis memurluğundan alınarak genel idari hizmetler sınıfında

görevlendirildiğini bu haliyle sağlık yönünden zaten polis olma şartlarını

kaybettiğini iddia etmesi ve davacının da davalı idareye yaptığı başvuru

dilekçesinde bu durumu doğrular mahiyette sağlık sorunları nedeniyle polis

memuru kadrosundan genel idari hizmetler sınıfına geçtiğini belirtmesi

karşısında davacının polis memuru olarak görev yapmasına engel bir sağlık

probleminin bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durumda emniyet teşkilatının yürüttüğü

hizmetlerin özelliği de dikkate alındığında sağlık sorunu bulunan ve bu sorunu

nedeniyle aktif polislik görevinden alınarak genel idari hizmetler sınıfına

geçirilen davacının, kurumlar arası geçiş yapıp bir müddet çalıştıktan sonra

yeniden polis memurluğuna geçirilmesi isteminin reddine ilişkin dava konusu

işlemde kamu yararı ile hizmet gerekleri açısından hukuka ve mevzuata aykırılık

bulunmamaktadır."

13. Başvurucunun bu karar üzerine Trabzon Numune Eğitim ve

Araştırma Hastanesinden aldığı 16/12/2008 tarihli ve

11709 sayılı sağlık kurulu raporunda

"Polis Memuru olur. Oy birliği ile alınmış sağlık kurulu kararıdır."

şeklinde karar verilmiştir.

14. Başvurucu; İlk Derece Mahkemesi kararına yapılan temyiz

başvurusunda, işlemde yer almayan bir gerekçeyle davanın reddedildiğini,

sağlığının polis memuru olmaya engel olmadığını ve buna ilişkin sağlık kurulu

raporu aldığını ileri sürmüştür.

15. Danıştay Beşinci Dairesi, başvurucunun iddiaları hakkında

bir değerlendirme yapmaksızın 22/3/2011 tarihli ve

E.2009/1132, K.2011/1528 sayılı kararıyla temyiz talebini reddederek kararı

onamıştır.

16. Başvurucu, karar düzeltme talebinde de aynı iddiaları ileri

sürmüş; Danıştay Beşinci Dairesi yine iddialar hakkında bir değerlendirme

yapmadan 6/12/2012 tarihli ve E.2011/8786, K.2012/8458

sayılı kararıyla düzeltme talebini reddetmiştir.

17. Karar, başvurcuya 11/2/2013 tarihlinde tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 7/3/2013 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

19. 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu'nun 74. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında,

kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri

üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi

suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle

girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak

derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro

derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok

olmaması ve memurların isteği de şarttır.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 10/3/2016 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21. Başvurucu; polis memuru olarak

göreve dönmek için yaptığı başvurunun idarece reddedildiğini, bu işleme karşı

açtığı davada İlk Derece Mahkemesinin davalı idarenin ret gerekçesinde yer

almayan bir nedeni gerekçe gösterdiğini, malulen emekli olma yönünde talebi

olmadığı ve sağlık yönünden de polislik mesleğini yapmaya engel bir durumu

bulunmadığı hâlde böyle bir talep varmış gibi gerekçenin oluşturulduğunu, bu

hususları Danıştay aşamasında ileri sürmesine rağmen iddialarının ve sunulan

sağlık raporunun dikkate alınmayarak temyiz ve karar düzeltme taleplerinin de

reddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüş; ihlalin tespiti ile görevine iadesinin sağlanması ve uğradığı 115.000

TL maddi zararının ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun

iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında çelişmeli yargılama ilkesinin

ihlal edildiği iddiası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

23. Başvurucunun

iddiası açıkça dayanaktan yoksun olmayıp başka bir kabul edilemezlik nedeni de

bulunmadığından başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

24. Başvurucu, polis memurluğuna dönme

talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada İlk Derece Mahkemesinin

işlem gerekçesinde olmayan farklı bir gerekçeyle davayı reddettiğini, kanun

yolu aşamasında sunduğu sağlık kurulu raporunda polis memuru olabileceğinin

belirtildiğini, temyiz ve karar düzeltme dilekçelerinde bu yönde itirazlarda

bulunduğunu ancak Danıştay Beşinci Dairesinin bu durum hakkında bir

değerlendirme yapmaksızın başvurularını reddettiğini ileri sürmüştür.

25. Bakanlık görüş yazısında; İlk Derece Mahkemesinin sebep

ikamesi yaparak dava hakkında karar vermesinin çelişmeli yargılama ilkesi

çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, bu ilkenin kural olarak bir hukuk ya

da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler

hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı

verdiği; yine ilkenin -taraflarca sunulmuş delil ve görüşler yanında- bağımsız

bir yargıç,hükümet

temsilcisi, idare yahut alınan kararı veren mahkeme tarafından sunulmuş delil

ve görüşler için de geçerli olduğu, mahkeme tarafından resen ortaya konan

gerekçe ile ilgili olarak başvuranların cevap hakkını kullanmalarına müsaade

edilip edilmediğinin yargılamanın bütünü dikkate alınarak irdelenmesi suretiyle

başvurunun incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.

26. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevap vermemiştir.

27. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

28. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)“Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile

ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar

konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak

görülmesini isteme hakkına sahiptir…”

29. Yargılama sırasında tanık dinletme hakkı da dâhil olmak

üzere delillerin ibrazı ve değerlendirilmesi, adil yargılanma hakkının

unsurlarından biri olarak kabul edilen silahların eşitliği ilkesi kapsamında

kabul edilmekte olup bu hak ve gerekçeli karar hakkı da -makul sürede

yargılanma hakkı gibi- adil yargılanma hakkının somut görünümleridir. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında inceleme yaptığı birçok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle gerek Sözleşme’nin

lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil edilen gerekçeli karar hakkı, silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkeleri gibi ilke ve haklara Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer

vermektedir (Güher Ergun ve diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

30. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri silahların

eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule

ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelmektedir (Yaşasın Aslan, B.

No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32). Kural olarak

başvurucular, davanın karşı tarafına tanınan bir avantajın kendisine zarar

vermiş olduğunu veya bu durumdan olumsuz etkilendiğini ispat etmek zorunda

değildir. Taraflardan birine tanınan diğerine tanınmayan avantajın fiilen

olumsuz bir sonuç doğurduğuna dair delil bulunmasa da silahların eşitliği

ilkesi ihlal edilmiş sayılır (Zagorodnikov/Rusya,

B. No: 66941/01, 7/6/2007, § 30).

31. AİHM içtihatlarına göre silahların eşitliği ilkesinin arka

planında, tarafların adaletin işleyişine olan güvenlerinin korunması

bulunmaktadır. Bu ise ancak diğer güvencelerle birlikte tarafların dosyadaki

tüm bilgi ve belgelerle ilgili görüş bildirme fırsatına sahip olduklarından

emin olabilmeleri hâlinde sağlanabilir (Nideröst-Huber/İsviçre, B. No: 18990/91, 18/2/1997, § 29).

32. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli

yargılanma hakkı; kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,

gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla

ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir (Benzer yöndeki AİHM kararları

için bkz. J.J./Hollanda, B. No: 9/1997/793/994, 27/3/1998, § 43; Vermeulen/Belçika, B. No:

19075/91, 20/2/1996, § 33; Faik Gümüş, B.

No: 2012/603, 20/2/2014, § 47).

33. Adil yargılanma hakkının unsurlarından olan çelişmeli

yargılama ilkesi, taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve yorum

yapma hakkının tanınmasını ve bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif

olarak katılmasını gerektirmektedir. Bu anlamda mahkemece tarafların

dinlenilmemesi, taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesi, yargılama

faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabilecektir (Benzer

yöndeki AİHM kararları için bkz. Ruiz-Mateos/İspanya, B. No: 12952/87, 23/6/1993, § 63; Feldbrugge/Hollanda, B. No: 8562/79, 29/05/1986, §

44). Yukarıda da belirtildiği üzere çelişmeli yargılama ilkesi, silahların

eşitliği ilkesi ile yakından ilişkili olup bu iki ilke birbirini tamamlar

niteliktedir. Zira çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edilmesi durumunda

davasını savunabilmesi açısından taraflar arasındaki denge bozulacaktır.

Çelişmeli yargılamanın medeni haklara ilişkin davalarda da kabul ediliyor

olması, medeni bir hakka ilişkin yargılamada da tarafların duruşmada hazır

bulunmalarını, daha genel bir ifade ile yargılamanın bütününe aktif olarak

katılmalarını ifade etmektedir (Abdullah

Özen, B. No: 2013/4424, 6/3/2014, § 21).

34. Çelişmeli yargılama ilkesi; taraflarca sunulmuş delil ve

görüşler yanında, bağımsız bir yargıç, bir hükümet temsilcisi, bir idare yahut

alınan kararı veren mahkeme tarafından sunulmuş delil ve görüşler için de

geçerlidir (Kök /Türkiye, B. No:

1855/02, 19/10/2006).

35. AİHM’e göre bizzat yargıç,

bilhassa bir temyiz talebini reddettiğinde veya resen kabul edilmiş bir

gerekçeye istinaden bir uyuşmazlık hakkında hükme vardığında da bu ilkeye

riayet etmelidir (Kök /Türkiye)

36. Başvuru konusu olayda başvurucunun,

yeniden polis memuru olarak atamasının yapılmasına ilişkin talebi; hizmetine

ihtiyaç duyulmadığı ve polis memuru ihtiyacının polis meslek yüksekokulları ile

polis meslek eğitim merkezi müdürlüklerinden mezun olacak aday polis

memurlarından karşılandığı gerekçesiyle reddedilmiş; İlk Derece Mahkemesi ise

anılan gerekçenin yeterli olmadığını kararında belirttikten sonra işlem

gerekçesinde olmayan bir sebebe dayanarak daha önce tartışılmayan bir husus

olan başvurucunun sağlık durumunu incelemeye almış ve neticede başvurucunun

sağlık durumunun aktif polislik mesleğini yapmaya engel olduğu gerekçesiyle

davanın reddine karar vermiştir.

37. Başvurucu, bu kararın ardından polis

memuru olabileceğine ilişkin sağlık kurulu raporu alarak kararı temyiz etmiş ve

temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararına gerekçe olan sağlık durumu

hakkında belge ve görüşlerini sunarak kararda yapılan sebep ikamesinin hukuka

aykırı olduğuna ilişkin itarazlarını ileri sürmüş;

Danıştay Beşinci Dairesi ise İlk Derece Mahkemesi kararına atıf yapmak

suretiyle temyiz talebini reddetmiştir. Başvurucu tarafından aynı

gerekçelerle yapılan karar düzeltme talebi de Daire tarafından reddedilmiştir.

38. Açılan bir davada idarece ileri

sürülmemiş ancak idari yargı yerince dosyanın incelenmesi sonucu başka bir

neden saptanmış ve idarece ileri sürülen nedenin hukuken geçerli olmadığı

belirlenmiş ise idarenin ileri sürdüğü nedenin bir yana bırakılarak dosyadan

saptanan nedene göre uyuşmazlığın çözümlenebilmesine idare hukukunda "sebep ikamesi" adı verildiği

bilinen bir olgudur. Dosyadan saptananbu nedenin

dava konusu işlemin tesisini haklı kılacak nitelikte olması durumunda davanın

reddine karar verilebilecektir (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/6/2009 tarihli, E.2009/189 sayılı kararı).

39. AİHM, Andret

ve diğerleri/Fransa (B. No: 1956/02, 25/5/2004)

başvurusunda üst mahkemenin taraflara gerekçe ikamesi yapacağını bildirdiğini

ve başvuranların da buna cevap verebildiklerini tespit ederek çelişmeli

yargılama ilkesi yönünden başvurunun kabul edilmezliğine karar vermiştir.

40.İdari yargı yerlerince sebep ikamesi

yapılması durumunda çelişmeli yargılama ilkesi çerçevesinde yeni durumun

taraflara bildirmek suretiyle görüş ve itirazların alınarak yeterli tartışma

olanağının tanınması yahut ilk derece mahkemesince karar aşamasında sebep

ikamesi yapılmış ise karara karşı taraflara etkili ve sonuç alabilecek kanun

yollarına başvuru yapma imkânı verilerek yeni sebebe ilişkin yeterli

itirazların sunulmasının sağlanması ve bu yeni sebebe karşı tarafların ileri

sürdüğü uyuşmazlığın sonucuna etkili iddiaların temyiz mercince

değerlendirilmesi durumunda çelişmeli yargılama ilkesinin gerekleri yerine

getirilebilecektir.

41. Somut olayda İlk Derece Mahkemesi,

dava konusu edilen işlemde belirtilen gerekçede ve uyuşmazlığın çözümü için

tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmalarda yer alan hususlar arasında

bulunmayan başvurucunun sağlık durumu yönünden bir inceleme yaparak sonuca ulaşmış

olup, bu yönde bir inceleme yapacağını daha öncesinden taraflara bildirmeyerek

tarafların görüş ve iddialarını almamıştır. Başvurucu, temyiz ve karar düzeltme

taleplerinde Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldığı 16/12/2008 tarihli ve 11709 sayılı "Polis Memuru olur. Oy birliği ile alınmış sağlık kurulu

kararıdır." şeklindeki sağlık kurulu raporunu sunmuş ve sağlık

durumunun polis memuru olmaya elverişli olduğunu ileri sürmüş olmasına karşın

Danıştay Beşinci Dairesince bu iddia hakkında bir değerlendirme yapılmaksızın

kanun yolu incelemeleri reddedilmiştir.

42. Bu durumda,İlk

Derece Mahkemesince sağlık durumu nedeniyle polis memuru olamayacağı

gerekçesiyle reddedilen davaya ilişkin olarak temyiz ve karar düzeltme

taleplerinde başvurucu tarafından dayanak sağlık kurulu raporu sunmak suretiyle

sağlık durumunun polis memuru olmaya elverişli olduğuna dair ileri sürülen

iddianın ciddi olduğu ve daha öncesinde bu durumun tartışmaya açılmadığı halde

kanun yolu aşamasında Danıştay Beşinci Dairesince bu konuda ayrı bir

değerlendirmede bulunulmamıştır.

43. Sonuç olarak, İlk Derece Mahkemesi kararında yapılan sebep

ikamesine yönelikbaşvurucunun etkili ve sonuç almaya

yönelik itirazlarını temyiz ve karar düzeltme aşamalarında sunmasına karşın, bu

konu hakkında bir değerlendirme yapmaksızın kanun yolu incelemelerinin

reddedilmesi nedeniyle başvuruya konu olaydaçelişmeli

yargılama ilkesinin ihlal edildiği anlaşılmaktadır.

44. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında çelişmeli yargılama

ilkesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

45. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

46. Başvurucu ihlalin tespiti ile görevine iadesinin sağlanması

ve uğradığı 115.000 TL maddi zararının ödenmesine karar verilmesi talebinde

bulunmuştur.

47. Başvuru konusu olayda adil yargılanma hakkının

güvencelerinden olan çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

48. Çelişmeli yargılama ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Rize İdare Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

49. Başvurucu tarafından uğradığı zararların tazmini talebinde

bulunulmuş olup mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiği

tespit edilmiş ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiş olduğundan, bu

aşamada tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

50. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında çelişmeli yargılanma ilkesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Rize

İdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

10/3/2016tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Erdal TERCAN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Bahadır YALÇINÖZ Başvurucu : Koray ERDOĞAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/1989, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun
  12. A. Çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin
  13. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  14. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin
  15. E. 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  16. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/1989
Tarih
10 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Hacı Kılıç Başvurusu (B. No: 2013/7840)
  • Aydın Aslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/4644)
  • Josef Asboth Başvurusu (B. No: 2013/6484)
  • İffet İnci Gültekin Başvurusu (B. No: 2013/9585)
  • Fevzi Aydın Başvurusu (B. No: 2013/2741)
  • Celal Özdemir Başvurusu (B. No: 2014/7037)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.