İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kurbani Çıldır Başvurusu (B. No: 2013/6239)

1.

Başvuru No2013/6239Tarih15 Aralık 2015Okuma14 dk · 2.723 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Kurbani Çıldır Başvurusu

Karar tarihi
15 Aralık 2015
Başvuru Numarası
2013/6239
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.723 kelime·14 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1.

Başvuru, taşınmaz hissesinin kamulaştırılarak idare adına tescil edilmesinin

ardından açılan tapu iptali ve tescil davasında terditli

talepler bulunmasına karşın Mahkemenin asıl talep hakkında bir değerlendirme

yapmadan ikinci talep hakkında hüküm kurması ve asıl talebe ilişkin

değerlendirmenin karar düzeltme aşamasında yapılması nedenleriyle adil yargılanma

ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2.

Başvuru 16/8/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe

ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3.

İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 14/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4.

Bölüm Başkanı tarafından 5/6/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5.

Adalet Bakanlığına (Bakanlık) başvuru konusu olay ve olgular bildirilmiş,

başvuru belgelerinin bir örneği görüş için gönderilmiştir.

6.

Bakanlığın 14/8/2015 tarihli görüş yazısı 27/8/2015 tarihinde başvurucu

vekiline tebliğ edilmiş, başvurucu vekili Bakanlık cevabına karşı beyanlarını

ibraz etmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7.

Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit

edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

8.

Başvurucunun, Ankara ili Çankaya ilçesi Dikmen Mahallesi 154 numaralı parselde

bulunan taşınmazdaki hissesi kamulaştırılarak 11/7/1991 tarihinde Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığı adına tescil edilmiştir.

9.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeninin 10/1/2008 tarihli kararıyla onaylanan

81210 sayılı parselasyon planı ile bu işlemin dayanağı olan Dikmen Vadisi 4. ve

5. Etaplarla ilgili 1/1000 ölçekli uygulama planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar

planı revizyonunun kabulüne ilişkin Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi

kararları ile Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı kararının iptali istemiyle

7/4/2008 tarihinde Ankara 13. İdare Mahkemesinde dava açılmıştır.

10.

Mahkemenin 13/5/2009 tarihli ve E.2008/363, K.2009/594 sayılı ilamıyla; alınan

bilirkişi raporunda dava konusu idari işlemlerin planlama mevzuatına

aykırılıklar içerdiği, anılan planlarda yeşil alan ve kültür alanı olarak

ayrılan alanların çelişkili olduğu, bu bağlamda hangi alanların kültür alanları

ve yeşil alan kullanımına ayrıldığı konusunda belirsizliklerin bulunduğu,

davalı idarenin kentsel dönüşüm ve gelişime ilişkin mevzuatı doğru

yorumlamadığı, bu mevzuatın imar mevzuatı yerine kullanılmaya çalışıldığı, bu

nedenle yetki sınırlarının aşıldığı yönünde tespitlere yer verildiği, bilirkişi

raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu belirtilerek dava konusu

idari işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Karar temyiz edilmemiş ve

kesinleşmiştir.

11.

Başvurucu; 2/5/2011 tarihinde Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu

iptali ve tescil davasında Ankara ili Çankaya ilçesi Dikmen Mahallesi 154

numaralı parselde bulunan taşınmazdaki hissesinin davalı idare tarafından

kamulaştırılarak 11/7/1991 tarihinde idare adına tescil edildiğini ancak söz

konusu tescile dayanak olan kamulaştırma kararının Ankara 13. İdare

Mahkemesinin E.2008/363 sayılı kesinleşen kararı ile iptal edildiğini, davalı

Ankara Büyükşehir Belediyesinin 15/5/2009 tarihli kararıyla kamulaştırmalardan

tek taraflı olarak vazgeçtiğini belirterek tescilin yolsuz hâle geldiğinin

kabul edilmesini, idarenin kamulaştırma için ödediği bedelin iadesi ile

taşınmazdaki ilgili hissenin kendisi adına tesciline karar verilmesini, aksi

kanaat hâlinde 4/11/1983 tarihli 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 23.

maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde geri alma hakkının kabul edilmesini,

taşınmazın adına tescil edilmesini ve idarenin müdahalesinin menine karar

verilmesini talep etmiştir.

12.

Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 8/3/2012 tarihli ve E.2011/131, K.2012/78

sayılı kararında " ...Ankara 13. İdare

Mahkemesince verilen iptal kararını müteakip 5998 sayılı Kanun’un 73.

maddesinde yapılan değişiklik ile; Büyükşehir Belediye sınırları dâhilinde

Kentsel Dönüşüm Alanı ilan etme yetkisinin Büyükşehir Belediyelerine verildiği

ve Bakanlar Kurulu’nun 7/7/2010 tarihli 2010/670 sayılı kararının 13/7/2010

tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girdiği, bu karar gereğince Ankara Büyükşehir

Belediye Meclisinin almış olduğu 16/7/2010 tarihli 2199 sayılı kararı ile

1/5000 ölçekli Dikmen Vadisi son etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim proje alanı

sınırı önerisinin onayına ilişkin İmar ve Bayındırlık Komisyonunun raporunun

kabul edildiği bilahare aynı meclisin 13/08/2010 tarihli 2496 sayılı kararı ile

1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının onayına

ilişkin İmar ve Bayındırlık Komisyonunun raporunun kabul edilmesi ile

taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılabileceği ve davaya konu

taşınmazdaki tüm hisselerin henüz kamulaştırılmamış olması nedeni ile beş

yıllık geri alım süresinin başlamadığı..." gerekçesiyle davanın

reddine karar verilmiştir.

13.

Başvurucu, temyiz dilekçesinde geri alma talebinden vazgeçtiği hususunu da

belirtmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19/2/2013 tarihli ve E.2012/22665,

K.2013/2467 sayılı ilamı ile "...Dosyada

bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, davanın reddine

karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz

itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün

onanmasına" hükmedilmiştir.

14.

Başvurucu; temyiz dilekçesinde geri alma hakkından vazgeçtiğini belirtmesine

karşın bu durumun dikkate alınmadığını, açtığı davanın tapu iptali ve tescil

davası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek karar düzeltme isteminde

bulunmuştur. Aynı Dairenin 17/6/2013 tarihli ve E.2013/12098, K.2013/12637

sayılı ilamı ile "...Dava konusu edilen

154 parsel sayılı taşınmazdaki davacıya ait hissenin kamulaştırılmasına ilişkin

işlem kesinleşmiştir. Bu nedenle, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni

Kanunu’nun 705. maddesi uyarınca yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil

isteminin koşulları oluşmadığı gibi Kamulaştırma Kanunu’nun 23. maddesine göre

geri alma şartlarının da mevcut olmadığı tüm dosya kapsamı ile

sabittir..." gerekçesiyle karar düzeltme istemi de

reddedilmiştir.

15.

Karar başvurucuya 2/8/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir

16.

Başvurucu 16/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

17. 22/11/2011

tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Tescil" kenar başlıklı 705. maddesi şöyledir:

"Taşınmaz

mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.

Miras, mahkeme

kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer

hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin

tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş

olmasına bağlıdır."

18.

3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı” kenar başlıklı 73.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“(Değişik:

17/6/2010-5998/1 md.)

Belediye, belediye

meclisi kararıyla; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji

parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı

alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek,

kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler

almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir. Bir alanın

kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak ilan edilebilmesi için yukarıda sayılan

hususlardan birinin veya bir kaçının gerçekleşmesi ve

bu alanın belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunması şarttır.

Ancak, kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve

gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili

belediyenin talebi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar

Kurulunca bu yönde karar alınması şarttır.

…

Büyükşehir belediye

ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan

etmeye büyükşehir belediyeleri yetkilidir. Büyükşehir belediye meclisince uygun

görülmesi halinde ilçe belediyeleri kendi sınırları içinde kentsel dönüşüm ve

gelişim projeleri uygulayabilir.”

19.

18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440.

maddesi şöyledir:

"I. Yargıtay

kararlarına karşı tefhim veya tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki

sebeplerden dolayı karar düzeltilmesi istenebilir;

1- Temyiz dilekçesi

ve kanuni süresi içinde verilmiş olması şartiyle

karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların

kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması,

2- Yargıtay kararında

birbirine aykırı fıkralar bulunması,

3- Yargıtay

incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde bir hile veya

sahteliğin ortaya çıkması.

4- Yargıtay kararının

usul ve kanuna aykırı bulunması,

II. Yargıtay evvelce

cevapsız bırakılan itirazları kendi görüşüne göre hükme etki yapacak nitelikte

bulmazsa karar düzeltilmesi isteği üzerine vereceği kararda bu itirazları

reddederken herbiri hakkında gerekçe göstermek zorundadır ."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

20.

Mahkemenin 15/12/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

16/8/2013 tarihli ve 2013/6239 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

21.

Başvurucu; Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptali ve tescil

davasında Ankara ili Çankaya ilçesi Dikmen mahallesi 154 numaralı parselde

bulunan bir taşınmazdaki hissesinin davalı idare tarafından kamulaştırılarak

11/7/1991 tarihinde idare adına tescil edildiğini ancak söz konusu tescile

dayanak olan kamulaştırma kararının Ankara 13. İdare Mahkemesinin E.2008/363

sayılı kesinleşen kararı ile iptal edildiğini, davalı Ankara Büyükşehir

Belediyesinin 15/5/2009 tarihli kararıyla tek taraflı olarak kamulaştırmalardan

vazgeçtiğini, bu nedenle tescilin yolsuz hâle geldiğini, açtığı davanın terditli bir dava olduğunu, asıl talebinin tapu iptali ve

tescile ilişkin olduğunu, bunun mümkün olmaması hâlinde geri alma hakkının

kabul edilmesini talep ettiğini, kaldı ki yargılama sırasında geri alma

talebinden vazgeçtiğini, bu kapsamda Mahkemece ancak asıl talebinin reddi

hâlinde ikinci talep hakkında karar verilmesi gerektiğini oysa Mahkemenin asıl

talebini görmezden gelerek ikinci talebi hakkında karar verdiğini, bu durumun

temyiz aşamasında da dikkate alınmadığını, karar düzeltme ilamında ise asıl

talebi hakkında değerlendirme yapıldığını, İlk Derece Mahkemesince

değerlendirilmemiş ve karara bağlanmamış herhangi bir hususun Yargıtay

tarafından ele alınmasının evrensel hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini

belirterek iddia ve savunma hakkının kısıtlandığını, hak arama hürriyeti ile

adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin

tespit edilmesi, yeniden yargılama yapılması ve tazminat ödenmesi talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiği İddiası

22.

Başvurucu; Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptali ve tescil

davasında Ankara ili Çankaya ilçesi Dikmen Mahallesi 154 numaralı parselde

bulunan bir taşınmazdaki hissesinin davalı idare tarafından kamulaştırılarak

11/7/1991 tarihinde idare adına tescil edildiğini ancak söz konusu tescile

dayanak olan kamulaştırma kararının Ankara 13. İdare Mahkemesinin E.2008/363

sayılı kesinleşen kararı ile iptal edildiğini, davalı Ankara Büyükşehir

Belediyesinin 15/5/2009 tarihli kararıyla tek taraflı olarak kamulaştırmalardan

vazgeçtiğini bu nedenle tescilin yolsuz hâle geldiğini ancak açtığı tapu iptali

ve tescil davasının gereğince incelenmeksizin reddedildiğini belirterek

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

23.

Bakanlığın görüş yazısında, başvurucunun şikâyetlerinin adil yargılanma hakkı

kapsamında incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.

24.

Başvuru formunun incelenmesi neticesinde başvurucunun 2942 sayılı Kanun'un 23.

maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde geri alma hakkına ilişkin şikâyette

bulunmadığı ve bireysel başvuru konusu yapılan davada bu haktan vazgeçildiğini

belirttiği dikkate alınarak geri alma talebine yönelik inceleme yapılmasına

gerek görülmemiştir.

25.

Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı"

kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı

olamaz."

26.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (Sözleşme) Ek (1) No.lu Protokol'ün "Mülkiyetin korunması" kenar başlıklı

1. maddesi şöyledir:

"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk

dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak

kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun

genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına

uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların

veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları

uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."

27.

Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ve

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası hükümlerine göre

Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi

için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın, Anayasa'da

güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve Türkiye'nin taraf olduğu

ek protokollerin kapsamına da girmesi gerekir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

28.

Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanında yer alan mülkiyet hakkı; mevcut

mal, mülk ve varlıkları koruyan bir güvencedir. Bir kişinin hâlihazırda sahibi

olmadığı bir mülkün mülkiyetini kazanma hakkı, kişinin bu konudaki menfaati ne

kadar güçlü olursa olsun Anayasa ve Sözleşme'yle

korunan mülkiyet kavramı içerisinde değildir. Bu hususun istisnası olarak belli

durumlarda bir "ekonomik değer" veya icrası mümkün bir

"alacağı" elde etmeye yönelik "meşru bir beklenti", Anayasa

ve Sözleşme'nin ortak koruma alanında yer alan mülkiyet hakkı güvencesinden

yararlanabilir (Kemal Yeler ve Ali Arslan

Çelebi, B. No: 2012/636, 15/4/2014, §§ 36, 37).

29.

Üzerinde maliki konusunda uyuşmazlık bulunan bir taşınmaza ait mülkiyet

hakkının varlığını tespit etme yetkisi mahkemelere bırakılmıştır. Bir taşınmaz

üzerinde hak iddia eden kişinin söz konusu hakkın varlığını mahkeme önünde

ispat etmesi gerekir (Kemal Yeler ve Ali

Arslan Çelebi, § 38).

30.

Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 8/3/2012 tarihli ve E.2011/131, K.2012/78

sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak

kullanılabileceği ve davaya konu taşınmazdaki tüm hisselerin henüz

kamulaştırılmamış olması nedeni ile beş yıllık geri alım süresinin başlamadığı

gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucunun tescil talebi

hakkında ise İlk Derece Mahkemesince karar verilmemiştir. Temyiz üzerine

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19/2/2013 tarihli ilamıyla karar onanmıştır. Karar

düzeltme incelemesinde ise aynı Dairenin 17/6/2013 tarihli ve E.2013/12098,

K.2013/12637 sayılı ilamı ile 4721 sayılı Kanun’un 705. maddesi uyarınca yolsuz

tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminin koşullarının oluşmadığı

belirtilerek karar düzeltme

istemi reddedilmiştir.

31.

Başvurucunun davasına dayanak olan Ankara 13. İdare Mahkemesinin 13/5/2009

tarihli ve E.2008/363, K.2009/594 sayılı iptal kararının incelenmesi sonucunda

bu kararın dava konusu taşınmaz hakkında alınan kamulaştırma kararının iptaline

yönelik olmadığı (bkz. § 9), taşınmazın idare tarafından kamulaştırılarak

11/7/1991 tarihinde idare adına tescil edildiği, başvurucunun ileri sürdüğü

Ankara Büyükşehir Belediyesinin 15/5/2009 tarihli tek taraflı olarak

kamulaştırmalardan vazgeçildiğine ilişkin kararının da tek başına mülkiyet

hakkının varlığını ispatlamadığı anlaşılmıştır.

32.

Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 35. maddesi kapsamına giren

korunmaya değer bir menfaatinin bulunmadığı anlaşıldığından başvurunun bu

kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları

yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği

İddiası

33.

Başvurucu; açtığı dava terditli bir dava olmasına

rağmen İlk Derece Mahkemesince asıl talebi hakkında karar verilmeden ferî

talebi hakkında karar verildiğini, bu durumun temyiz aşamasında da dikkate

alınmadığını, Yargıtayın karar düzeltme incelemesinde

yerel mahkeme gibi hareket ettiğini ve nihai talebi hakkında değerlendirme

yapıldığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

34.

Bakanlık görüş yazısında Yargıtayın karar düzeltme

dilekçesinde bildirilmiş olan karar düzeltme sebepleri ile bağlı olmadığı,

başvurucunun talep ettiği hususlar gözetilerek karar düzeltme incelemesi

yapıldığı belirtilmiştir.

35. Anayasa'nın

36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta

ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

36. Anayasa'nın

141. maddesinin son fıkrası şöyledir:

“Davaların

en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.”

37. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2)

numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça

dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

38.

6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği

belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkının ihlaline yönelik

bir belirti bulunmadığı hâllerde bir ihlalin olmadığının açık olduğu

gerekçesiyle açıkça dayanaktan yoksunluk kararı verebilir.

39.

Anayasa’da mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkilerinin, işleyişinin ve

yargılama usullerinin kanunla düzenlenmesi öngörülmüştür. Buna göre usul

kanunlarının -Anayasa’ya uygun olmak koşuluyla- düzenlenmesi kanun koyucunun

takdirine bırakılmıştır (Tufan Şahin,

B. No: 2012/799, 26/3/2013, § 19).

40.

Usul hukukumuzda karar düzeltme yolu, temyiz yolunun devamı ve onun

tamamlayıcısı olarak öngörülmüş ve bu yapısı nedeniyle karar düzeltme nedenleri, 1086 sayılı Kanun’un

yürürlükte olan 440. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Temyiz

incelemesinde ilke olarak temyiz mercii, ilk derece mahkemesi kararının hukuka

ve kanuna uygunluğunu denetler ve herhangi bir aykırılık tespit etmesi hâlinde

yeniden karar verilmek üzere dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderir. Bu

genel ilke, kanun koyucunun düzenlediği usul kanunları çerçevesinde tespit

edildiği gibi yine usul kanunları ile bu genel ilkeye bazı hâllerde istisnalar

getirilmesi mümkündür. Anayasa ve adil yargılanma hakkı kapsamında, temyiz ve

karar düzeltme incelemesi sonucunda kararın hukuka aykırılığının tespit edilmesi

hâlinde yeniden karar verilmesi için dosyanın mutlaka ilk derece mahkemesine

geri gönderilmesine yönelik bir kural bulunmamaktadır (Zeynel Abit Yavuz,

B. No: 2013/342, 17/11/2014, § 45).

41.

1086 sayılı Kanun’un 440. maddesinin ikinci fıkrasında Yargıtayın

karar düzeltme incelemesi sırasında evvelce cevapsız bırakılan itirazları,

hükme etki yapacak nitelikte bulmaması halinde gerekçe göstererek reddetmek

zorunda olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Bu hüküm sonucunda usul ekonomisi

ilkesine uygun olarak -yargılamanın son aşamasında dahi- davanın sonucuna

etkisi olmayan fakat cevapsız bırakılan şikâyetlerin karşılanmasının

amaçlandığı açıktır.

42.

Somut olayda Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 8/3/2012 tarihli ve

E.2011/131, K.2012/78 sayılı kararıyla başvurucunun 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde geri alma hakkı yönünden

davanın reddine karar verilmiştir (bkz. § 11). Başvurucunun tescil talebi

hakkında ise İlk Derece Mahkemesince karar verilmemiştir. Temyiz üzerine

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19/2/2013 tarihli ilamıyla karar onanmıştır. Karar

düzeltme incelemesinde ise aynı Dairenin 17/6/2013 tarihli ve E.2013/12098,

K.2013/12637 sayılı ilamı ile 4721 sayılı Kanun’un 705. maddesi uyarınca yolsuz

tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil isteminin koşullarının oluşmadığı

belirtilerek karar düzeltme

istemi reddedilmiştir.

43.

Karar düzeltme incelemesinde 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesinin ikinci

fıkrasına göre cevapsız bırakılan tescil istemine ilişkin şikâyetin

incelendiği, gerekçeli olarak talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasına katkı sağlayan ve usul ekonomisi

ilkesini gözeten söz konusu kuralın uygulanmasının tek başına adil yargılanma

hakkını ihlal ettiğinden söz edilemez. Yargıtay tarafından İlk Derece

Mahkemesince karşılanmayan talebin gerekçeli olarak reddedilmesinde hukuka

aykırı ve keyfî bir uygulama tespit edilmemiştir.

44. Açıklanan

nedenlerle Yargıtay tarafından İlk Derece Mahkemesince karşılanmayan talebin

gerekçeli olarak reddedilmesinde adil yargılanma hakkına yönelik açık bir

müdahale olmadığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkını ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin

başvurucu üzerinde bırakılmasına

15/12/2015

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Alparslan ALTAN

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Gökçe GÜLTEKİN Başvurucu : Kurbani ÇILDIR Vekili : Av. Fatih KURBAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/6239, 15 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. II. Yargıtay evvelce
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. Yargılama giderlerinin
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/6239
Tarih
15 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Beşir Doğan Başvurusu (B. No: 2013/2335)
  • Turan Uytun ve Kevzer Uytun Başvurusu (B. No: 2013/9461)
  • Özka Lastik ve Kauçuk San. Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2013/6686)
  • Deniz Özfırat Başvurusu (B. No: 2013/7929)
  • Fatma Gören ve Zahide Haspolat Başvurusu (B. No: 2015/9000)
  • Şafi İçiğen Başvurusu (B. No: 2014/4319)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.