İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Lami Özgen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/27552)

1. Başvuru; bağımsız ve tarafsızlık niteliklerinden

Başvuru No2017/27552Tarih14 Ekim 2020Okuma15 dk · 2.929 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Lami Özgen Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
14 Ekim 2020
Başvuru Numarası
2017/27552
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.929 kelime·15 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; bağımsız ve tarafsızlık niteliklerinden

yoksun olan bir mahkemede görülen yargılamanın çok uzun sürmesi ve yargılamanın

sonucunun adil olmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca anayasal haklar kapsamında koruma

altında bulunan bazı eylemlerin terör örgütü üyeliği suçundan verilen

mahkûmiyet kararında delil olarak kullanılması nedeniyle örgütlenme özgürlüğü

ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının; uygulanan gözaltı ve

tutuklama tedbirleri nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; uygulanan

adli kontrol tedbiri nedeniyle de seyahat özgürlüğünün ihlal edildiği ileri

sürülmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 21/6/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

6. Olayların meydana geldiği tarihlerde başvurucular Kamu

Emekçileri Sendikaları Konfederasyonunda (KESK) ve KESK'e bağlı bazı

sendikalarda üye ya da yönetici konumunda olan kişilerdir.

7. Başvurucular; PKK terör örgütüne üye oldukları

gerekçesiyle gözaltına alınmışlar ve tutuklanmışlardır. Cumhuriyet savcısı

31/7/2009 tarihli iddianamesi ile başvurucuların terör örgütüne üye olma

suçundan cezalandırılmasını talep etmiştir. Başvurucular hakkındaki yargılama

İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) yapılmıştır. Mahkeme 21/11/2009

tarihinde başvurucuların tahliyesine ve haklarında yurt dışına çıkış yasağı

şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Yargılama

sonucunda Mahkeme 28/11/2011 tarihinde, başvurucuların PKK terör örgütüne üye

olma suçundan mahkûmiyetlerine hükmetmiştir. Mahkûmiyet hükmüyle, başvurucular

hakkında daha önce verilen yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol

tedbirinin devamına da karar verilmiştir.

8. İlk derece mahkemesi, gerekçeli kararına

başvurucuların da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yapılan soruşturma ve

kovuşturmanın hangi sebeplere dayandığına ilişkin genel bir açıklama yaparak

başlamıştır. Mahkeme yapmış olduğu genel açıklamadan sonra her bir sanık

yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapmıştır. Başvurucu Lami Özgen yönünden

yapılan değerlendirme şu şekildedir:

"Sanık Lami Özgen’in KCK/TM-DEK

merkezi konferans delegesi olarak 16-18 Ocak tarihinde Diyarbakır ilinde

yapılan merkezi konferansa katılmış ve yapılan seçimlerde MYK üyesi

seçilmiştir. Sanıklar Haydar Deniz ile sanık Mehmet Hanefi Kuruş’un

Diyarbakır’daki merkezi konferans sonrası yapmış oldukları görüşmede, Haydar

Deniz’in 'Mehmet senin dışında kim girdi başka' Mehmet Hanefi Kuruş’un

'bildiğim bu Ankara’daki Lami girdi, Sait girdi' (Tape T 13 KL:4 Dz.320) demiş

olup, sanığın MYK üyesi seçildiğine ilişkin olarak benzer görüşmeleri diğer

sanıkların da kendi aralarında yapmış oldukları görülmektedir.

Sanık Lami Özgen 28 Şubat 2009 tarihinde

Ankara ilinde KCK/TM-DEK’in MYK toplantısını organize ettiği, iletişim tespit

tutanaklarından anlaşılmaktadır. (Tape AE 1, Tape AE 2, Tape AE 3, Tape AE 4

KL

1 Dz.455-475)

Sanık Lami Özgen diğer sanık Mehmet

Hanefi Kuruş gibi 4 Nisan 2009 tarihinde Şanlıurfa ili Halfeti ilçesinde

düzenlenen sözde doğum günü etkinliklerine katıldığı iletişim tespit

tutanakları (Tape AE 7 KL:1 Dz.468) ve baz veri analiz bilgilerinden

anlaşılmaktadır.

Sanık Lami Özgen terör örgütü

KCK/TM-DEK’in merkezi konferansında MYK delegesi olarak seçildiği, seçim

sonrası örgütsel faaliyetleri yürüttüğü keza bu doğrultuda başta Mehmet Hanifi

Kuruş olmak üzere diğer sanıklarla irtibat kurduğu, ayrıca terör örgütü

tarafından Şanlıurfa ili Halfeti ilçesinde düzenlenen hükümlü Abdullah

Öcalan’ın sözde doğum günü etkinliklerine katıldığı ve bu şekilde terör örgütü

üyesi olduğu anlaşılmıştır."

9. Başvurucu Songül Morsümbül yönünden yapılan

değerlendirme şu şekildedir:

"Sanık Songül Morsümbül’ün 16-18 Ocak

2009 tarihinde KCK/TM-DEK’in merkezi konferansına katılıp ve yapılan seçim

sonucunda MYK üyesi seçildiği, 19.01.2009 tarihinde (Tape H-6 KL:3 Dz.96) sanık

Elif Akgül Ateş ile H.B. arasında Elif Akgül Ateş’in 'eskilerden var mı kimse'

H.B.’nin 'Hasan ile N. birde S. hoca kaldı gerisi değişti', Elif Akgül Ateş’in

'hı değişti', H.B.’nin 'Songül girdi bizden biliyorsun', 19.01.2009 tarihinde

de (Tape E 10 KL:3 Dz.186) sanıklar Haydar Deniz ile Aziz Akikol’un arasında,

Aziz Akikol’un 'ya seçimleri şey Mehmet Kuruş kazandı' Haydar Deniz’in 'he',

Aziz Akikol’un 'he o da gösterildi giremedi o da, ya 12 kişiydi, ikisini

kestiler, Sadrettin ile Mustafa’yı kestiler, 10 kişi seçtiler işte öyle yani',

Aziz Akikol’un 'bilmiyorum işte ya Hasan vardı aynısı', Haydar Deniz’in 'hı

Diyarbakır Amedden', Aziz Akikol’un 'valla bilmiyorum o da Hasan', Haydar

Deniz’in 'hı Urfa’dan Hasan', Aziz Akikol’un 'yok yok Urfa’dan değil yani

bilmiyorum, tam böyle tanımıyorum ya genç çocuklar işte', Aziz Akikol’un 'Lami

Lami vardı, eskiden S. vardı', Haydar Deniz’in 'evet', Aziz Akikol’un 'bilmiyorum

artık bayanlardan bir şey vardı, hı Morsümbül var', Haydar Deniz’in 'Hı Songül'

şeklinde geçen görüşmelerden anlaşılmaktadır.

Sanık Songül Morsümbül ile G. arasında

geçen 17.02.2009 tarihinde (Tape AG-1 KL:10 Dz.89) G.’nin 'ne geçmiş', Songül

Morsümbül’ün 'naptı nasıldı temposu', G.’nin 'iyiydi kadının yaklaşımı, S.’yı

çok şey yapıyorlar ama öyle aşırı bir şeyi olmadı yani şeyi, yalnızca bana bir

çıkışı oldu, siz dedi ne adına katılıyorsunuz, hani ben ben dedim ki bak ben

KESK’li bir kadınım dedim, KESK için örgütlü bir kadınım dedim, biz emek

örgütüyüz, bir de dedim DEKAP biliyorsun dedim yani, KESK’in programıyla çok da

farklı düşünmüyoruz dedim', Sanık ile Z.B. adlı kişi arasında 01.03.2009

tarihinde (Tape AG-3 KL:10 Dz.86’da Songül’ün 'Ankara’ya', Z.’in 'Ankara’ya ben

şey soracağım bugün sizin toplantınız MYK veya kadının varmıydı Ankara’da her

hangi bir toplantınız', Songül Morsümbül’ün KESK’in mi”, Z.B.’nın ''he KESK’in,

DEKAP’ın mı yürütmenin mi ne bileyim', Songül Morsümbül’ün 'yoo', Z.B.’nın

'eminmisin', Songül Morsümbül’ün 'karma karma hı', Z.B.’nın 'karmanın yürütmesi

değil mi', sanık Songül Morsümbül ile A.E. adlı kişi arasında 11.03.2009

tarihinde (Tape AG-5 KL:10 Dz.82) A.E.’ın 'bir de şöyle bir şey vardı Sevgi

eskiden yedekti, eşgüdüm ile yürütüyorduk, dolayısıyla birimizden birisine bir

şey olduğunda diğeri geliyordu, şimdi Sevgi’de pozisyonu değişince şimdi

diyoruz ki şeyi gönderelim Ayten diye bir arkadaş var burada yürütmede',

Songül’ün 'hayır doğru değil', A.E.’ın 'ondan sonra yok deniliyor benim oraya

gelmem üç günlük çalışmayı bırakmam demek ve bizzat planlama içinde olan

birisiyim ben', Songül’ün 'buda bizim için önemli bir sonuç ben buraya sen

buraya', A.E.’ın 'anladım da Songül biz dememiş miydik mart ayında planlama

almayalım Nisan’da alalım', Songül’ün 'A. o bizi aşan bir durum niye bunu bu

kadar zorlaştırıyorsun, kendine ve bize, bizi aşan bir durum', A.E.’ın 'benim

için hava hoş biner gelirim yani ama burada bir çalışma, ama onu anlatamadım

planlamışız', Songül’ün 'tamam gelirsin değmez ise eleştirini verirsin bizde

sana karşı öz eleştirimizi veririz oldu mu A.', A.E.’ın 'sorun bir birimizi

eleştirmek sorun olmaması lazım, hani böyle ben seni eleştirecek bir şey

bulayım sende beni eleştir', Songül’ün 'telefon uçlarında bunları yapmak çok

doğru bir şey değil gerçekten, bir gerginlik olmazsa herhalde toplantıda

alınmaz diye düşünüyorum, gelmen gerekiyor yani, Sevgi’nin gelmeme durumu var

14 Mart’ta Tıp bayramı var' şeklinde yapılan görüşmelerden sanığın KCK/TM-DEK’e

bağlı DEKAP içerisinde faaliyet yürüttüğü, toplantıya çağırdığı A.E.’ın gelmeme

yönündeki iradesine karşı 'tamam gelirsin, değmez ise eleştirini verirsin,

bizde sana karşı öz eleştiriyi veririz' şeklinde örgüt adına tehdit ettiği

görülmektedir.

Sanık Songül Morsümbül 04.04.2009

tarihinde Şanlıurfa ili Halfeti ilçesinde, güvenlik güçlerine karşı taşlı

sopalı saldırıya dönüşen ve çıkan olaylar sırasında iki göstericinin ölmesi ile

sonuçlanan, hükümlü Abdullah Öcalan’ın sözde doğum günü etkinliklerine

katıldığı, 4/4/2009 (Tape AG-17 KL:10 Dz.69) tarihinde diğer sanık H.B.

arasında, H.’nin 'Amar’da mısın, Amar’a gittin mi sen?', Songül’ün, 'evet, evet

Urfa’dayız', H.’nin 'İki kişiyi kaybetmişiz he', Songül’ün 'Evet iki kişiyi

kaybetmişiz, iki kişi yoğun bakımda, çok sayıda yaralımız var, hastanede şu

anda morgun önündeyiz, otopsilerini bekliyoruz.' H.’nin 'şerefsizler taradılar

mı?', Songül’ün 'Direk nokta atışı yapmışlar, zaten taradılar, tarayacakları

kadar da nokta atışları yaptılar.' şeklinde geçen görüşme ve benzer görüşmelerden

anlaşılmaktadır.

Sanık Songül Morsümbül 02.01.2009

tarihinde terör örgütü tarafından tertiplenen alternatif'1 Mayıs'

etkinliklerine de katılmıştır. (Tape AG 18 KL: 10, Dz.68)

Yukarıda açıklandığı üzere sanık Songül

Morsümbül 16-18 Ocak 2009 tarihinde Diyarbakır'da düzenlenen KCK/TM-DEK’in

merkezi konferansına katılarak MYK üyesi seçildiği, DEK’e bağlı DEKAP

içerisinde faaliyet yürütüp toplantılar düzenlediği, merkezi konferansta alınan

kararlar doğrultusunda 04.04.2009 ve 02.05.2009 günü Şanlıurfa’da düzenlenen

faaliyetlere katıldığı ve bu şekilde terör örgütü üyesi olduğu

anlaşılmıştır."

10. Başvurucu Yüksel Özmen yönünden yapılan değerlendirme

şu şekildedir:

"Sanık Yüksel Özmen’in KCK/TM-DEK’e

merkezi konferansına delege sıfatıyla 16-18 Ocak 2009 tarihinde katılarak oy

kullandığı, Pegasus Havayolları yolcu listesi, 18.01.2009 tarihinde (Tape B-11

KL

3 Dz.325) M.A.T. ile yapmış olduğu, 'sen ne yapıyorsun', Yüksel’in 'iyiyiz

biz Ankara’dayız hava alanındayız', M.A.T.'un 'hayırdır', Yüksel’in 'konferans

var ya Diyarbakır’dan geldik Ankara’da bekliyoruz aktarmalı geçtik' şeklinde

geçen görüşmesi ve diğer iletişim tespit tutanaklarından anlaşılmaktadır.

Sanık Yüksel Özmen yukarıda belirtilen

konferansta KCK/TM-DEK merkezi disiplin kuruluna seçildiği, diğer sanıklar

Mehmet Hanefi Kuruş ile H.G. arasında 20.01.2009 tarihinde (Tape T-17 KL:4

Dz.308), M.Hanefi Kuruş’un 'bir şeye çok dikkat edeceğiz, birey ile hiç

uğraşmayacağız, sana bir şey söyleyeyim Yüksel’in il yürütmesindeki görevinin

düşmesi gerekir. O disiplin kuruluna tekrar seçildi dikkat edin düşürün'

şeklinde yapmış oldukları telefon görüşmelerinden anlaşılmaktadır.

Sanık Yüksel Özmen 16-18 Ocak 2009

tarihinde Diyarbakır ilinde yapılan KCK/TM-DEK’in merkezi konferansına delege

sıfatıyla katıldığı, burada yapılan seçimde merkez disiplin kuruluna seçildiği,

bunun dışında il, ilçe ve diğer illerdeki örgüt toplantılarına katıldığı, il

yürütmesindeki görevine bölge sorumlusu seçilen Mehmet Hanefi Kuruş’a muhalif

olması nedeniyle tüzük bahane gösterilerek son verildiği, diğer birim

toplantılarına katıldığı ve bu şekilde örgüte üye olduğu sonucuna

varılmıştır."

11. Temyiz üzerine mahkûmiyet kararı Yargıtay 16. Ceza

Dairesi tarafından 13/3/2017 tarihinde onanmıştır. Başvurucular, nihai karardan

23/5/2017 tarihinde haberdar olduklarını belirtmişler; 21/6/2017 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

12. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin

Birdal [GK], B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 14/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Bağımsız ve

Tarafsız Bir Mahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları

14. Başvurucular; yargılamada görev alan ve

mahkûmiyetleri yönünde oy kullanan hâkimlerin, yargılamada görev alan

Cumhuriyet savcısının ve soruşturma aşamasında görev alan kolluk görevlilerinin

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturmaları

kapsamında görevlerinden alındıklarını, bu nedenle yapılan yargılamanın

bağımsız ve tarafsız şekilde yürütülmediğinin açık olduğunu belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

15. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda,

başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını kanıtlamak ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak

başvurucuya düşer. Başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali

nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesinde

belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerle deliller açıklanmalıdır (Sabah

Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim

Şirketi [GK], B. No: 2014/12727, 25/5/2017, § 19).

16. Somut olayda başvurucular, yargılamada görev alan

hâkimlerin FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında görevden alınmaları nedeniyle

Mahkemenin bağımsız ve tarafsız olamayacağını ileri sürmüşseler de belirtilen

hususun yargılamayı etkilediğine dair somut bir olgu göstermedikleri ya da

hukuken kabul edilebilir herhangi bir açıklama yapmadıkları anlaşılmıştır. Bu

itibarla başvurucular, ihlal iddialarına ilişkin delillerini sunma, temel hak

ve özgürlüğün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunma yönündeki

yükümlülüğünü yerine getirmemişlerdir. Dolayısıyla başvurucular tarafından

ileri sürülen bu iddianın temellendirilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

17. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları

18. Başvurucular; yargılamanın makul sürede

tamamlanmadığını belirterek adil yargılanma hakkı bağlamındaki makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

19. Bireysel başvuru sonrasında, 31/7/2018 tarihli ve

30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı Bazı

Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20.

maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine

Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a

geçici madde eklenmiştir.

20. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan bireysel

başvuruların, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

21. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ilk bakışta ulaşılabilir ve

ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesi olduğunu değerlendirmiştir. Buna göre Tazminat Komisyonuna başvuru

yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat

Yüksel, §§ 27-36). Somut başvuru yönünden de söz konusu karardan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının

başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

3. Diğer İddialar

a. Başvurucuların

İddiaları

23. Başvurucular; haklarındaki soruşturmanın Jandarma

teşkilatınca yürütüldüğünü ancak yaşadıkları yerlerde soruşturma yapma

yetkisinin Emniyet teşkilatına ait olduğunu, söz konusu durumun FETÖ tarafından

kendilerine kumpas kurulduğunun açık göstergesi olduğunu ifade etmişlerdir.

Başvurucular ayrıca lehlerine olan delillerin dikkate alınmadığını

savunmuşlardır.

24. Bundan başka başvurucular; suçun hem maddi hem manevi

unsurlarının oluşmadığını, Kürdistan Demokratik Topluluğu/Türkiye Meclisi

(KCK/TM) yapısı içinde olduğu belirtilen Demokratik Emek Konfederasyonunun

(DEK) terör örgütüyle bağını ortaya koyan açıklamalara kararda yer

verilmediğini, evlerinde ve üzerilerinde yapılan aramalarda ele geçirilen belge

ve eşyaların terör örgütüne üye olma suçu açısından delil olarak

değerlendirilecek nitelikte olmadığını ileri sürmüşler ve tüm bu nedenlerle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.

b. Değerlendirme

25. Başvurucuların 21/6/2017 tarihinde, toplantı ve

gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiaları ile ilgili olarak

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundukları, Birinci Bölümün 18/6/2020

tarihli ve 2017/27572 başvuru numaralı kararıyla başvurunun bu yönden ihlal

kararıyla sonuçlandığı anlaşılmıştır.

26. Belirtilen başvuruda, toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığından adil yargılanma

hakkına ilişkin olarak bu başlık altındaki şikâyetlerin ayrıca

değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.

B. Örgütlenme

Özgürlüğü ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

27. Başvurucular; sendikal bazı faaliyetlerinin terör

örgütü faaliyeti gibi değerlendirildiğini belirtmişlerdir. Başvurucular ayrıca

aleyhlerine delil olarak değerlendirilen ve KCK/TM-DEK toplantısı olduğu

belirtilen toplantının gerçekleştiğinin maddi delillerle ispatlanamadığını, söz

konusu toplantının sendikal nitelikli bir toplantı olduğunu ifade etmişlerdir.

28. Bundan başka başvurucular; iletişim kayıtlarındaki

tüm konuşmaların sendikal nitelikli görüşmeler olduğunu, kaldı ki iletişim

kayıtlarına tek başına dayanılarak ceza tayinine gidilemeyeceğini, Halfeti

ilçesinde gerçekleşen gösteriye katılmanın terör örgütüne üye olma suçu

açısından delil olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmişler ve tüm bu

nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

29. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Somut olayda başvurucuların şikâyeti, örgütlenme özgürlüğü ile toplantı

ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamındaki eylemlerinin terör örgütüne

üye olma suçundan mahkûmiyetlerinde delil olarak değerlendirmeye alınmış

olmasıdır. Bu nedenle başvurucuların bu başlık altındaki iddiaları örgütlenme

özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

30. Başvurucuların 21/6/2017 tarihinde, aynı konuya

ilişkin ileri sürdükleri ihlal iddiaları ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulundukları, Birinci Bölümün 18/6/2020 tarihli ve

2017/27572 başvuru numaralı kararıyla başvurunun bu yönden ihlal kararıyla

sonuçlandığı anlaşılmıştır.

31. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer

başvuru niteliğinde olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

C. Kişi

Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

32. Başvurucular; kendilerine kurulan bir komplo ile

gözaltına alınıp tutuklanmaları nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

33. Başvurucuların 21/6/2017 tarihinde, aynı konuya

ilişkin ileri sürdükleri ihlal iddiaları ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulundukları, Birinci Bölümün 18/6/2020 tarihli ve

2017/27572 başvuru numaralı kararıyla başvurunun bu yönüyle kabul edilemez olduğuna

kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer

başvuru niteliğinde olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

D. Seyahat

Hürriyetinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

35. Başvurucular; hükümle birlikte haklarında yurt dışına

çıkış yasağı yönünde adli kontrol tedbirine hükmolunması nedeniyle seyahat

hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

36. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel

başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia

edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek

protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma

alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun

kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

37. Anayasa’nın 23. ve Sözleşme’ye ek (4) numaralı

Protokol’ün 2. maddesinde, ülke içinde seyahat özgürlüğü bulunmakla birlikte

kişilerin bulunduğu ülkeden ayrılma özgürlüğü de bulunmaktadır. Ancak anılan

Protokol’e Türkiye taraf olmadığından Anayasa’nın 23. maddesinde yer alan

seyahat özgürlüğüne yönelik başvurular bireysel başvuru kapsamında değildir.

38. Nitekim Anayasa Mahkemesi bir kararında yurt dışına

çıkış yasağı getiren adli kontrol tedbirinin kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkına değil seyahat hürriyetine ilişkin olduğunu belirttikten sonra

başvurucunun bu yasak nedeniyle özgürlüğünün kısıtlandığı iddiasını konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulmuştur (Sebahat Tuncel,

B. No: 2012/1051, 20/2/2014, §§ 41-54).

39. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılama

yapılmaması dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmesi

dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki diğer ihlal

iddialarının incelenmesine GEREK BULUNMADIĞINA,

4. Örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması

nedeniyle REDDİNE,

5. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması nedeniyle REDDİNE,

6. Seyahat hürriyetinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın

konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA 14/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Selahaddin MENTEŞ Raportör : Ömer MENCİK Başvurucular : 1. Lami ÖZGEN 2. Songül MORSUNBUL TARHAN 3. Yüksel ÖZMEN Başvurucular Vekili : Av. Öztürk TÜRKDOĞAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/27552, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. Kl
  10. Kl
  11. IV. İlgili Hukuk
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. Adil
  14. B. Örgütlenme
  15. C. Kişi
  16. D. Seyahat
  17. A. 1. Bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılama
  18. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/27552
Tarih
14 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Emre Karakurum ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/23503)
  • Reşit Ertan Başvurusu (B. No: 2017/16522)
  • Lobna Al Lamii Başvurusu (B. No: 2017/20160)
  • Hüseyin Barsak Başvurusu (B. No: 2017/23924)
  • Maşallah Tosun Başvurusu (B. No: 2017/29771)
  • Azizer İnşaat Taahhüt Temizlik Hizmetleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2018/7875)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.