İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Lobna Al Lamii Başvurusu (B. No: 2017/20160)

1. Başvuru, kamuoyunda Gezi Parkı eylemleri olarak

Başvuru No2017/20160Tarih14 Ekim 2020Okuma11 dk · 2.275 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Lobna Al Lamii Başvurusu

Karar tarihi
14 Ekim 2020
Başvuru Numarası
2017/20160
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.275 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, kamuoyunda Gezi Parkı eylemleri olarak

bilinen protesto gösterileri kapsamında kolluk görevlilerinin haksız güç

kullanması sonucunda yaşamsal tehlike doğacak şekilde yaralanma meydana gelmesi

ve bu olay hakkında etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedenleriyle yaşam

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 5/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) temin edilen belgelere göre ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. İnsan hakları aktivisti olduğunu beyan eden başvurucu,

iddiasına göre Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonunun (DİSK) 31/5/2013

günü saat 13.00'te yapacağı basın açıklamasını dinlemek üzere Taksim

Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı önüne gitmiştir. Güvenlik güçleri, basın açıklaması

yapılırken önce tazyikli suyla, sonra gaz fişekleri atan silahları kullanarak

basın açıklaması için toplanan kalabalığa müdahale etmiştir. Bu esnada

yaralanan başvurucu bir cankurtaran yardımıyla Taksim Eğitim Araştırma Hastanesine

götürülmüştür.

10. Bir kısım polis amiri ve memuru tarafından düzenlenen

31/5/2013 tarihli tutanağa göre ise saat 12.00 sıralarında bir milletvekili ve

çevresinde toplanan kişiler Taksim Meydanı'ndaki tramvay durağı civarında bin

kişilik bir kalabalık oluşturmuştur. Söz konusu kalabalığın yaptığı basın

açıklaması 13.00 sıralarında sona ermiş ancak kalabalık dağılmayıp oturma

eylemi başlatmıştır. Eylemin kanuna aykırı olduğuna ilişkin uyarılara riayet

etmemeleri nedeniyle kalabalığa karşı kademeli olarak artan nispette güç

kullanılmıştır.

11. Başvurucunun kardeşi F.A. başvurucunun yaralanmasına

neden olan kişilerin tespit edilerek cezalandırılmaları isteğini içeren bir

dilekçeyi 8/7/2013 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet

Başsavcılığı) sunmuştur. H.E., A.Y., B.Ö., Ü.G., S.Ö. ve E.S.nin tanık olarak

bildirildiği söz konusu dilekçede;

i. Başvurucunun yere düşmesinden sonra gözü açık bir

şekilde bilinçsizce baktığı ve ağzından köpük geldiği,

ii. Olay nedeniyle başvurucunun iki ameliyat geçirdiği,

kafatası kemiğinin kırıldığı, beyin kanaması ve epileptik nöbet geçirdiği, sağ

kol ve bacağına felç indiği, kırık kafatası kemiğinin çıkarıldığı ve söz konusu

kemik olmadan başının kapatıldığı, tıbbi müdahale sonrasında başvurucunun

günlerce uyutulduğu,

iii. Sağ kolunu oynatamayan başvurucunun destekle ayakta

durabildiği ancak konuşamadığı, psikolojik desteğin yanı sıra fizyotereapi ve

rehabilitasyona ihtiyaç duyduğu iddia edilmiştir.

12. F.A.nın dilekçesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı

olay hakkında derhâl bir soruşturma başlatmıştır.

13. Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucunun yaralanması

nedeniyle yürütülen soruşturmayı protesto gösterileri kapsamında farklı

tarihlerde meydana gelen birçok olay hakkında yürütülen ayrı bir soruşturma

(ana soruşturma) ile birleştirmiştir.

14. İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü, başvurucu hakkında

tanzim edilen tedavi evrakı üzerinden hazırladığı 12/7/2013 tarihli raporda

başvurucunun olay nedeniyle yaşamsal tehlike geçirdiğini, başvurucunun

kafasındaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) olduğunu

ancak olay tarihinden 18 ay sonra duyu ve organlarından birinin işlevinin

sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi yönünden değerlendirme yapılabileceğini belirtmiştir.

15. Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne

gönderdiği 19/7/2013 tarihli yazıyla olayla ilgili MOBESE görüntüleri ile

olayın meydana geldiği yerde bulunan işyerlerine ait kamera görüntülerinin

temin edilmesini, F.A.nın dilekçesinde ileri sürdüğü hususların

araştırılmasını, anılan dilekçede yazılı tanıklar ile resen tespit edilecek

kişilerin olayla ilgili beyanlarının alınmasını, şüphelilerin açık kimlik

bilgileri ile görev yerlerinin belirlenmesini, ayrıca bu kişilerin fotoğraflarının

CD ortamında gönderilmesini istemiştir.

16. Kolluk görevlileri 11/9/2013-13/9/2013 tarihleri

arasında E.S., Ü.G., H.E. ve A.Y.nin ifadelerini almıştır. Ne var ki F.A.nın

dilekçesinde ismi geçen B.Ö. ifade vermeye gitmemiş, S.Ö.ye ise ulaşılamamıştır.

i. İfadesinde H.E., olay günü başvurucu ile Talimhane'de

karşılaştığını, yapılacak basın açıklamasını dinlemek için Atatürk Anıtı

çevresinde bir yere oturduklarını, basın açıklamasının başlamasından kısa bir

süre sonra Sıraselviler Caddesi tarafından gelen toplumsal olaylara müdahale

araçlarının (TOMA) toplanan kalabalığa tazyikli su sıkmaya başladığını, eş

zamanlı olarak kalabalığa biber gazı da atıldığını (İfadesine başvurulan kişi

söz konusu gazın ne şekilde atıldığı yönünde bilgi vermemiştir.), çevrede Çevik

Kuvvette görevli polislerin bulunduğunu, başvurucu ile birlikte Atatürk

Anıtı'na doğru kol kola koştuklarını ancak anıt çevresindeki demir korkuluklar

nedeniyle birbirlerinden ayrıldıklarını, Taksim Meydanı'ndan anıta doğru

bakınca yerde yatan birini gördüğünü, anıta doğru yürüyünce yerde yatan kişinin

başvurucu olduğunu fark ettiğini, başvurucunun epilepsi krizine benzer bir kriz

geçirdiğini gördüğünü, çevredeki polislere ve cankurtaran görevlilerine

seslendiğini, cankurtaranda sağlık görevlisi olmadığını, başvurucunun

cankurtaran sürücüsü ve polisler tarafından cankurtarana bindirildiğini, yolda

karşılaştıkları bir başka cankurtaranda görevli bazı sağlık görevlilerinin

başvurucu ile kendisinin de içinde bulunduğu cankurtarana geçtiği ve başvurucunun

yaralanma anını görmediğini beyan etmiştir.

ii. Ü.G. olay günü bir milletvekili ve çevresinde

toplananlarla birlikte sloganlar atıp şarkı söyleyerek Taksim Meydanı'na

gittiğini, başvurucuyu anıt çevresinde yerde otururken gördüğünü, basın

açıklaması yapılırken TOMA'dan basın açıklaması yapan gruba tazyikli su

sıkıldığını, daha sonra gazlı müdahalenin başladığını, polislerin herhangi bir

uyarısını duymadığını ancak daha sonradan izlediği görüntülerde polisin ses

sistemi aracılığıyla uyarı yaptığını fark ettiğini, başvurucunun nasıl

yaralandığını görmediğini söylemiştir.

iii. A.Y. başvurucuyu basın açıklamasını izlerken

gördüğünü, Çevik Kuvvetin gazlı müdahalede bulunduğunu, başvurucunun nasıl

yaralandığını görmediğini ifade etmiştir.

iv. E.S. basın açıklamasına hazırlık yapıldığı sırada gaz

bombası atıldığını, gazdan etkilenen kişiler görse de yaralanan herhangi bir

kimseyi görmediğini beyan etmiştir.

17. Soruşturmada mağdur sıfatıyla yer alan bazı kişilere

yönelik eylemler nedeniyle birkaç polis amiri ve memuru hakkında yürütülen

disiplin soruşturmasına ilişkin belgeler soruşturma evrakı arasında alınmıştır.

18. Medya kuruluşları ile haber ajanslarından temin

edilenler de dâhil protesto gösterileri kapsamında meydana gelen eylemlerle

ilgili görüntüleri içerir CD'ler ile DVD'ler soruşturma dosyasına alınmıştır.

19. Başkalarının 31/5/2013 tarihli yaralanmalarıyla

ilgili olarak 31/5/2013 günü saat 08.00 ile 1/6/2013 günü saat 08.00 arasında

Taksim Meydanı'nda görevli Çevik Kuvvet gruplarına ait çizelge ile 31/5/2013

tarihinde Taksim Meydanı ve çevresinde gaz kullanmakla görevli olan İstanbul

Emniyet Müdürlüğünün farklı birimlerinde görevli polislere -söz konusu kişilere

zetçi denmektedir- listeler temin edilmiştir.

20. Başvurucu, vekili aracılığıyla Cumhuriyet

Başsavcılığına verdiği 29/5/2014 tarihli dilekçede, soruşturma dosyasının

kapsamının sağlıklı bir bilirkişi incelemesini ve şikâyetlerin kendisine özgü

yanlarının araştırılmasını engellediğini öne sürerek kendisiyle ilgili

soruşturmanın mevcut soruşturmadan ayrılmasını talep etmiştir.

21. Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi Parkı eylemleri olarak

bilinen olaylarla ilgili tüm şikâyetlerin bir arada değerlendirilmesi nedeniyle

başvurucunun yaralanması hakkında yürütülen soruşturmanın sürüncemede kaldığı

sonucuna varmış ve 12/5/2015 tarihindebaşvurucuyla ilgili soruşturmayı devam

eden soruşturmadan ayırmıştır.

22. Cumhuriyet Başsavcılığı 5/10/2015 tarihli yazıyla

İstanbul Emniyet Müdürlüğünden müştekinin yaralanması olayıyla ilgili tutanak

tutulup tutulmadığının araştırılmasını ve şüphelilerin tespit edilerek

ifadeleri alınmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığında hazır edilmelerini

istemiştir.

23. Cumhuriyet Başsavcılığı 31/5/2013 günü 13.00-14.00

saatleri arasında Taksim Meydanı'ndaki MOBESE görüntülerini temin edip söz

konusu görüntülerde başvurucunun yaralanması olayının yer alıp almadığını

bilirkişiye incelettirmiştir. Dört görüntü kaydını inceleyen bilirkişi

tarafından hazırlanan 18/12/2015 tarihli raporda; görüntülerin ses kaydı

içermediği, görüntülerin başında bir kısmı oturan, bir kısmı ayakta duran kalabalığa

13.10 sıralarında duman ve su sıkılarak müdahale edildiği, insanların koşarak

uzaklaşmaya çalıştığı, TOMA'ların turuncu renkli su sıktığı, elinde gaz

tabancası bulunan polis memurlarının gaz tabancalarını sürekli sağa sola

ateşleyerek gruplar hâlinde ilerlediği, 13.41 sıralarında polis memurlarının

gaz tabancaları ile ateş ettikleri, çevredeki kişilerin bir şahsın cankurtarana

binmesine yardım ettikleri, başvurucunun nasıl yaralandığıyla ilgili herhangi

bir görüntü tespit edilemediği belirtilmiştir. Bahse konu bilirkişi raporu

soruşturma dosyasına 22/12/2015 tarihinde girmiştir.

24. İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Cumhuriyet

Başsavcılığına gönderilen 4/3/2016 tarihli yazıda MOBESE kayıtları dikkate

alındığında başvurucuyu yaraladığı iddia edilen polis memurunun tespit

edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

25. Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelilerin dava zamanaşımı

süresince araştırılması ve tespit edilmesi hâlinde Cumhuriyet Başsavcılığında

hazır edilmesi için 10/3/2016 tarihinde daimî arama kararı vermiştir.

26. Kolluk görevlileri, şüphelilerin aranmasına rağmen

yakalanamadığına ilişkin olarak 7/4/2016 ve 26/10/2016 tarihlerinde tutanak

tanzim etmiştir.

27. Başvurucu, soruşturma dosyasını incelemek ve/veya

soruşturma dosyasının fotokopisini almak için vekili aracılığıyla 3/4/2017,

23/12/2019, 1/2/2019 ve 10/6/2020 tarihlerinde Cumhuriyet Başsavcılığına

dilekçe vermiştir.

28. Soruşturma derdesttir.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

29. Mahkemenin 14/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

30. Başvurucu, kolluğun müdahalesi sonucu yaralandığını

ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğini belirterek

etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bu iddiası kapsamında

başvurucu; medya kuruluşları ile haber ajanslarından elde edilen görüntüler

üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, olayla ilgili olarak yalnızca

dört kişinin ifadesinin alındığını, dosyanın işlemsiz bırakıldığını, fail veya

faillerin bulunmasına yönelik herhangi bir işlem yapılmadığını, olayla ilgili

olarak Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmasından 2 yıl 7 ay sonra görüntü

kayıtlarının incelendiğini ve soruşturmanın ivedilikle ve özenle

yürütülmediğini iddia etmiştir.

31. Bakanlık görüşünde; devletin bireylerin maddi ve

manevi varlığına yönelik olarak yapılan müdahalelere karşı etkili mekanizmalar

kurma çerçevesindeki pozitif yükümlülüğünün tüm müdahale türleri açısından

mutlaka cezai soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerekli kılmadığı,

başvurucunun kolluk görevlileri tarafından maddi ve manevi varlığına müdahale

edildiği iddiasıyla hukuk davası yoluna başvurarak daha etkin bir giderim

sağlamasının mümkün olduğu, başvurucunun yaralanması ile ilgili olarak idari yargıda

tazminat davası açmadığı belirtilmiştir. Ayrıca başvuru süresinin daimî arama

kararının verildiği tarihten itibaren başladığı öne sürülmüştür. Bakanlık

görüşünde son olarak etkili soruşturma yükümlülüğünün bir sonuç yükümlülüğü

olmadığı, başvuruya konu şikâyetin aydınlatılması için gerekli adımların

atıldığı, etkili soruşturma yükümlülüğünün gereklerinin yerine getirildiği

ifade edilmiştir.

32. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında

başvuruya konu olay nedeniyle uzun süre ayaklarını ve kollarını kullanmadığını,

konuşamadığını, bildiği dilleri ve anılarını yitirdiğini, yurt içinde ve yurt

dışında tedavi gördüğünü, tedavisinin devam ettiğini, güç kullanımı sonucu

meydana geldiği ileri sürülen kötü muamele iddiaları yönünden tüketilmesi gereken

etkili hukuk yolunun ceza soruşturması olduğunu, Bakanlık görüşünde belirtilen

idari davanın açılmaması nedeniyle başvuru yollarının tüketilmediği iddiasının

yerinde olmadığını, olaydan sonra yeni zararların ortaya çıktığını, 27/7/2020

tarihinde İçişleri Bakanlığına idari başvuru yaptığını iddia etmiştir.

Başvurucu ek olarak daimî arama kararı verilmesinden sonra üçer aylık rutin

yazışmaların dahi yapılmadığını, dosyada bir gelişme olup olmadığını görmek

için bir süre beklemenin makul olduğunu, daimî arama kararı verilen

soruşturmaların sürüncemede kaldığı yönündeki iddianın son derece sakıncalı

olduğunu ileri sürmüş ve hakkında düzenlenen bazı tıbbi belgeler ile

yaralanmasıyla ilgili bazı fotoğrafları dilekçesine eklemiştir. Dilekçe ekinde

yer alan ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Hastanesince düzenlenen 8/3/2020

tarihli erişkinler için engellilik sağlık kurulu raporunda başvurucunun %52

oranında engelli olduğu belirtilmiştir. Raporun geçerlilik süresi iki yıldır.

B. Değerlendirme

1. Hukuki

Nitelendirme ve İncelemenin Kapsamı Yönünden

33. Anayasa Mahkemesi olayların başvurucular tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddialarının özünün kolluk görevlilerinin haksız güç

kullanımı nedeniyle hayati tehlike geçirecek ölçüde yaralandığına, bu olayla

ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğine ilişkin olduğu ve

kullanılan kamu gücünün netice itibarıyla ölümcül olmasa bile başvurucunun

yaşamını tehlikeye soktuğu dikkate alındığında başvurunun yaşam hakkının

öldürmeme yükümlülüğüne ilişkin maddi boyutu ile etkili soruşturma

yükümlülüğüne ilişkin usul boyutu kapsamında incelenmesi gerekir.

34. Unutulmamalıdır ki ölüm gerçekleşmese dahi bazı

hâllerde başvurunun yaşam hakkı çerçevesinde incelenebilmesi mümkündür (Mehmet

Karadağ, B. No: 2013/2030, 26/6/2014, § 20) ve bu hâllerde başvurunun yaşam

hakkı kapsamında incelenip incelenmeyeceğinin tespitinde diğer faktörlerle

birlikte kişiye karşı kullanılan gücün derecesi, türü, kullanımının ardında

yatan niyet ve amaç birlikte değerlendirilir (Mustafa Çelik ve Siyahmet

Şeran, B. No: 2014/7227, 12/1/2017, § 69).

35. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak

alınacak “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar

başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes, yaşama... hakkına sahiptir.”

36. Anayasa’nın “Devletin temel amaç ve görevleri”

kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri...

kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle

bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri

kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları

hazırlamaya çalışmaktır.”

2. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

37. Yaşam hakkı kapsamında incelenebilecek bir olayla

ilgili soruşturmanın etkili olup olmadığı yönünden inceleme yapılabilmesi için

-mutlak surette gerekli olmasa da- yürütülen soruşturmanın makul bir süreyi

aşmaması şartıyla ilgili kamu makamları tarafından nasıl sonlandırılacağının

beklenmesi bireysel başvuru ile getirilen koruma mekanizmasının ikincil

niteliğine uygun olacaktır (Rahil Dink ve diğerleri, B. No: 2012/848,

17/7/2014, § 76; Hüseyin Caruş, B. No: 2013/7812, 6/10/2015, § 46).

38. Bununla birlikte başvurucunun yetkili makamlara

müracaat etmesine rağmen doğal olmayan bir ölümle ilgili soruşturma

başlatılmamışsa başlatılan soruşturmada ilerleme yoksa veya soruşturma artık

etkisiz bir hâl almışsa başvurucudan soruşturmanın sonucunu beklemesini istemek

makul olmayacaktır. Böyle bir durumda başvurucu, gerekli özeni göstermeli ve

şikâyetini çok uzun süre geçirmeden Anayasa Mahkemesine sunabilmelidir (Rahil

Dink ve diğerleri, § 77)

39. Böyle bir durumda başvurucu, etkili bir soruşturma

yürütülmediğinin farkına vardığı veya varması gereken andan itibaren otuz gün

içinde bireysel başvuruda bulunmalıdır. Doğal olarak başvurucunun etkili bir

soruşturma yürütülmediğinin ne zaman farkına varması gerektiği her davanın

şartlarına bağlı olarak değerlendirilecektir (Adle Azizoğlu ve Sadat

Azizoğlu, B. No: 2014/15732, 24/1/2018, § 87).

40. Somut başvuru, başvurucunun yaralanması ile ilgili

ceza soruşturması sona ermeden yapılmıştır. Bu durumda yapılması gereken iş,

başvurucunun süresinden önce başvuru yapıp yapmadığını, vaktinden önce başvuru

yapmamış ise başvuruyu süresinde yapıp yapmadığını tespit etmekten ibarettir.

41. Başvuruya konu edilen soruşturmada, başvurucuda meydana

gelen yaralanma hakkındaki adli raporun henüz soruşturmanın başında

aldırıldığı, olaydan birkaç ay sonra ise bazı tanıkların kollukça bilgi sahibi

sıfatıyla dinlendiği görülmüştür. 2015 yılında bazı MOBESE kayıtları üzerinde

bilirkişi incelemesi de yaptırılmıştır. Ne var ki söz konusu bilirkişi

incelemesinden sonra fail veya faillerin tespitine yönelik herhangi bir işlem

tesis edilmemiştir. Nitekim Cumhuriyet Başsavcılığı 10/3/2016 tarihinde daimî

arama kararı vermiştir. Bu bakımdan mevcut başvurunun vaktinden önce

yapıldığını söylemek mümkün değildir.

42. Öte yandan 29/5/2014 tarihli dilekçe ile ana

soruşturma dosyasının kapsamının sağlıklı bir bilirkişi incelemesini ve

şikâyetlerin kendisine özgü yanlarının araştırılmasını engellediğini öne

sürerek kendisiyle ilgili soruşturmanın mevcut soruşturmadan tefrik edilmesini

isteyen başvurucu, bilirkişi raporunun 22/12/2015 tarihinde soruşturma

dosyasına girmesinden sonra fail veya faillerin tespitine yönelik hiçbir işlem

tesis edilmediği hâlde özen yükümlülüğüne aykırı davranarak bireysel başvuru

yapmak için 5/4/2017 tarihine kadar beklemiştir. Başvurucu, özen yükümlülüğüne

uygun hareket etmesine engel olan ve kendisinden kaynaklanmayan herhangi bir

sebebin varlığını da ileri sürmemiştir. Bu nedenle başvurunun süresinde

yapılmadığı sonucuna varılmıştır.

43. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre

aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 14/10/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Selahaddin MENTEŞ Raportör : Murat İlter DEVECİ Başvurucu : Lobna AL LAMİİ Vekili : Av. Taylan TANAY

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/20160, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Başvurucunun
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın süre
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/20160
Tarih
14 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Hüseyin Barsak Başvurusu (B. No: 2017/23924)
  • Maşallah Tosun Başvurusu (B. No: 2017/29771)
  • Azizer İnşaat Taahhüt Temizlik Hizmetleri Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2018/7875)
  • Rasim Numan Myymyun Başvurusu (B. No: 2018/5939)
  • H.g. Başvurusu (B. No: 2018/8582)
  • Raşit Dörtyol Başvurusu (B. No: 2017/33829)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.